![]() |
Esir Düştüm Sensizliğe Koyu karanlıklara serdim yokluğunu Gideceğim zaman baktığımda sonbahar hüznüyle sarılmış gözlerine Ne umut vardı satırlarımda nede huzurum vardı rengini yitirdiğim hayatta Gitmişti herşey seninle birlikte... Sönmüştü ışığını umut saydığım yıldızımın aydınlığı Abıhayat bile içsem ellerinden Sönmüştü artık ve bitmişti artık Yüreğimin açık mavi satırları... Belki bir ümit var dedim gözlerinde Umutlar besledim yeşile Ne bir gelen ne bir giden vardı umutlarıma Yemyeşil sitemlerden başka... Adı sanı yok şimdi beslediğim aşkın Senli şiirlere saklandı gözlerin Şanı şöhreti bitti aşkımın ansızın... Ve yine hüzün ve yine ayrılık... Ayrılık işte bu zamanı belli değil Kırılır hayallerim yazdığım her bir satırda İşte yine bir son İşte yine sana elveda.... Enes Aktaş |
Söyleyemedin son sözünü bana,yazamadım şarkılara şiirlere romanlara Ararım durmadan karanlıkta ruhunu hep sorarım tükenen anıları onlara Hala cevap alamadım biliyorum dua ederdin geride kalan tüm dostlara Güzellikler dilerdin seni seven seni tanıyan yardıma muhtaç insanlara Baktım anı defterine hep iyimser yüklemişsin gönlüne giderken hatıralarına Şu an seni sensiz yaşayan ben Unutamadım hala baka kaldım arkandan ta uzaklara Bahattin Tonbul |
Git Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz, Bakışların gönlümü caydırmadan githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, Duruşların gönlümü yandırmadan githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Bütün resimlerini sök at duvardan, Sana ait ne varsa çıkart odamdanhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Kitabın arasında şöyle canından, Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Hani bir şarkı vardı mazide kalan, Öyle içten acıklı, öylesi nalanhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, Nasıl gülüşürdük biz dert ortasındahttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Ekmek paramız yokmuş ne gam, ne tasa, Güzel hatıraları zehretmeden githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Hani mevsimlerden, hep biri bahardı, Hani gökten her cemre bize yağardı, Hani kış ortasında mevsim bahardı, Şu inanmış gönlümü, kandırmadan githttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif Allah aşkına bırak, öldürmeden git Bedirhan Gökçehttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/images/smilies/noktaqp6.gif |
İlk Aşk Aklım boyum kadar havalarda. On altı yaşın deliliğinde debelenirken yüreğim, Önce gözlerin dokundu gönlüme. Nakış nakış işlendi hayalin, Aklım ile birlikte, Göz bebeklerime. Ne zaman görsem seni, Büyüdü göz bebeklerim. Hiç danışmadan bana, Kalbimin tik taklarıydı, Terler bıraktı avuçlarıma. Bu muydu aşk; Aklıma sarmaşık çıkmazı düşünceleri sokan. Deli yaşın akıllı düşlerini gördüren. Yedi rengin yetmezliği hayallerimi, Renkli kalem süsleyen. Ne ondurup, Ne güldüren. Nasıl da duruldum. Seni aklıma ev sahibi yapınca O yaşın çıkmazlarında dalga dalga iken yüreğim, Sana yelken açtım pusulasız. Ben sana demir attım, Ben sana vuruldum. Zamansız, Apansız. Sen aşıksın oğlum dediler. Aşkı bilen, Büyük ağabeyler. İşte, O gün bu gün, Ne zaman aşktan bahsetseler, Avuçlarım terler. H.Mahmut Halıcı |
SUS/TUM! Aşk; hızla koşup tökezlediğin patikalarda İzin vermiyor düşüşlere Devasa bir duvar buluşuyor düşlerinle Tükettiğin günlere adak. Artık hayatın uğultusunda karşılıyorum seni Hüzünlü hatıralar saklayan kalbimden uzak... Şarkılar sustu, Mecali kalmadı notaların kaçışlarından aldığı nasiplere Kelimeler sustu, Kabuslararası yolculuk seni düşünmeler Dil sustu, Bitti artık her doğan güne seni dilenmeler... Kalbinin puslu camlarına çarpıp Geri dönen sesimi işitmeyeli çok oldu Delik deşik kalbimi teğelledim gerçeklerle Seviyordun, aşıktın da ne oldu Teslim ettin ellere, ellerinle! Deniz sustu, Dalgasını sakladı senin için göz yaşı dökeceklere Şiir sustu, Dizelerini teslim etmiyor artık değerini bilmeyeceklere Ben sustum, İnanmıyorum artık çıkarsız sevmelere... ELIF SEZGIN |
Gitme Kal BU Gece Gİtme kal bu gece ..Yanımda ol ..En güzel kokularını sürün bu gece...En güzel elbiseni giy bu gece.. Bir mum ısıgı yak odana..Saclarını cöz..Pencereni arala esen rüzgarda dagılsın mis kokulu sacların..Basını koy gögsüme..Bagrıma yaslan ve gözlerini kapa ve anlat tüm mutluluklarını bana..Hayallerini ve yasamak isteyipte simdiye kadar yasayamadıgın tüm seylerini anlat bana..Agla biraz; senin gözbebeklerinden süzülen gözyaslarını narin ellerimle sileyim..Gülümse biraz ; senin tatlı gülüşlerinle bende gülümseyeyim..Cocuklugunu anlat yaramazlıklarını söyle bana..Canımsın sen benim, kokunda Cennetin en güzel kokularını bileyim..Biricigim sen benim, dudaklarındaki kor ates hissedeyim..Gözbebegimsin sen benim , günesi sende bilip yarınlarımda senin hayallerinde yasayayım.Dizlerinde uyumak isterim ama seninle uyumak istemiyorum seninle sabahın ilk ısıklarını görmek istiyorum..Bir an rüzgarda üsüse bedenim kollarını ac delice sarılayım..Anlattıgın tüm mutluluklarda seninle mutlu olayım...Agladıgın tüm satırlarda bende gözbebeklerimi ıslatayım..Sarkıların en güzelini senin icin dinleyeyim.Eger okyanus misali kalbinden bir damla sevgi ayırdıysan bana, ayrı kentlerin aynı sabahında aynı sevdaya nefes alıyorsak birbirimizi ne kadar cok seviyormusuz demek ki..Soframdaki asım, bereketli ekmegim, bohcamdaki katıgım ve yarınlarımdaki umutsıgımsın sen benim.Meger ne susamısım senin sevgine. Senin sevgini kana kana ictigimi bil.Aglarsam bir gün gözbebeklerimi narin ellerinle sil.. Rüzgarı kabul et..Esen her rüzgarla mutlulukların en güzelini bırakacagım yanına..Kücücük ellerinel tutuver soguk elllerimi..Ürkek ceylana benzer yüregime Cennetin en güzel meleginin kalbini yani kendi kalbini bırakıver bu gece..Hadi sahile inelim.Bak karsıda yasadıgın koca sehrin ısıkları yanıyor..Ayaklarımıza denizin mutluluk dalgaları vuruyor..Gelen her dalgada sevgimize bir mutluluk daha eklensin..Esen her yelde sana Cennetin en güzel ciceklerin kokusunu hediye edeyim..Yıldızlara gülümse bu gece yıldızların en parlaklarından sana bir tac yapıp o güzel saclarını süsleyeyim..Avuclarını ac bulutların arasından tenine düsen her damlada mutluluk olup düsecegim..Yak bir sigara daha..İcine cektigin her nefeste ben olayım..Ama cigerlerine cek dumanını...Hep orda kalayım ben..Seninle huzur buluyorum.Sana yazdıgım siirlerin her bir kelimesinde ayrı seviyorum seni...Yagmurdan sonra gökkusagında acan tüm renklerde sevgini buluyorum. Zordur sevmeler..Ölümle yasam arasındaki ince cizgiye benzer sevgiler..Ayrılıklarda ölümü; mutluluklarda ise en güzel sevgi diye bilirsin..Acılarının icinde bile yarınlarındaki mutluluklarına bir mumısıgı yak..Yasadıgın mutlulukları kendine kar say..Cünkü hayat o kadar kısa ki zamanın vuslatında nerde ne zaman bu dünyadan gidecegimiz belli degil. Seni sevmenin bedeli olarak canım istense kosa kosa giderim Azrail' e.Pembe kösşkler, süslü şiirler vaat edemem ama seni bir ömürboyu sevebilecek bir kalbi verebilirim sana..Benimle yasarken uzaklarda zannetme beni..Ben bir nefes kadar yakın olacagım sana...GÜldügünde bir gülüsün olup mutsuz insanlarin kalbine düsecegim..Aglarsan bir gün gözbebeklerinden süzülip Cennetin bahcelerinde bir gül olup sevgiyi anlatacagım..Belki mutlulukları yasarken zorluklar cıkacak karsına..Nefesin daralacak zamanın derinliginde..Canında bezeceksin belki de ..Ama ben bir nefes kadar hemen yanıbasında olacagım...Sakın pes etme..Gözlerini görmesem de gözlerindeki rengarenk yasama sevincleri hissedecegim.Kokunu bilemesemde Cennetin en kokusu oldugunu hatırlayıp esen her rüzgarda senin kokunu arayacagım..Aşkın bedeli sorgulama..Sadece yasa beni.. BU gece yıldız yıldız düsecegim avuclarına..Bir yagmur danesi olup damla damla tenine düsecegim..Sadece simdi seviyor ve seviliyorsan sende sev seni senden cok seveni..Sevgi varsa eger kalbinde ne gecmisindeki pişmanlıkları hatırla ne de gelecegindeki günler bekle..Sadece bugündeki mutlulukların icindeki ben' deki sevgilerine sarıl..Delice arzuladıgın ve kollarında olmaktan pişman olmadıgın ve sesini duydugunda titredigin ve gözlerin icine bakmaktan usanmadıgın birisine sevginin en güzelini yani kalbini ver..Ellerini acıp seni sen diye bekleyeni sende bekletme.. Hadi bu gece sarıl mutluluklarındaki en güzel sevdigine..Rüyalara uzanıp hic kalkmayalım..Sabah kalktıgımızda senin gül yüzünle güne merhaba diyecegim..Sen uyurken bu kentin en güzel ciceklerini toplayıp yatagına serecegim..Geçecegin tüm yollara ugrayıp mutluluklarla süsleyecegim..Yazdıgım tüm siirlerde sana ait birseyler var...Her kelimede ayrı sevdim seni.. Gece kabuslardan uıyanıp aglarsam gözbebeklerimdeki gözyaslarımı siler misin? Sabah uyandıgında tatlı sesinden " seni seviyorum canım " diye seslenir misin ? Bu gece gitme kal yanımda...Senin dizlerinde uyuyakalayım..senin sevginde yasayayım...Son nefesimi senin yanında alayım.. HüZüNnn...;) http://img16.glitterfy.com/77/glitterfy162141T384D39.gif |
Gezdiğim her yerde hüzün var Baktığım her yerde yüzün var Yüreğim de aşkın közü var Yoksun ya, yarım kalmışım Senin için göz yaşı döktüğüm Her yazdığına boyun büktüğüm Gitme diye acıya yüz sürdüğüm Yoksun ya, yarım kalmışım Artık inan güneş doğmuyor Bak yıldızlar bile parlamıyor Denize ışıklar artık vurmuyor Yoksun ya, yarım kalmışım Uzak olsun artık sevmeler Bitti canım, o gel demeler Ama kesilmiyor inlemeler Yoksun ya, yarım kalmışım Yıldızlar bir gün parlayacak Ama ne sen nede ben olacak O gözlerin bir gün arayacak Bu sondu, beni bulamayacak Yoksun ya, yarım kalmışım Mustafa Ali AKBAŞ |
gözyaşLarımı yağmura kattım ben dağıLdılar damLa damLa yağmurLa ağladım görme diye sen yaLnızLıkLa bir başımayım şimdi ne sen varsın ne ben kendimi kaybetmişim yaLnızca seni yaşıyorum içimde yaLnızca seni çekiyorum içime ama bak sensizim gitmekmi kaLmakmı güzeL oLanı SEN GİTTİN ben kaLDIM neden bu kadar canım acıdı oysa bu aşk zaten imkansızdı sonu olmayan bir sevdaydı ama içim yanıyor haLa seni bu kadar sevmenin acısını çekiyorum nefes aLamıyorum uyuyamıyorum gidişini kabuL edemedi yüreğim bu hayattan koptum sanki gittiğinden beri ben yaşamıyorum artık resimLerinde yetmiyo bak arıyorum seni haLa ve her yağmurda bir gözyaşı iLiştiriyorum yağmur damLaLarına... |
Git şimdi gidiyorsun git oysa senden tek bir damla istemiştim sana kocaman bir deniz sunmak için şimdi gidiyorsun git ne zaman başladı bu hikaye anımsamak zor gençtim hazırda fırtınalarım vardı dörtnala sevdalarım komazdı öyle üç-beş nöbetleri geceler içimi acıtmazdı böyle bir insan bu kadar eksilebilir mi hatırlarsan sesine uyku kaçmış bir adam vardı bu şehrin bir yerlerinde düşler ormanının gece bekçisi derdin sen ona gözlerinde gizledi o seni sen bilmedin o adam bendim unuttun mu bak sevdiğin adam gülmeyi bile unuttu seni unutamadı işin kolayına kaçmadım uğruna ölmedim yani uğruna ölünecek sandığım biri için yaşadım hep sen bunu da bilmedin ben bir bakışına bin anlam yükledim sen aşka kestirmeden gittin bir hayatın özetini bırakıp avuçlarıma şimdi gidiyorsun git bana karanlığın ne demek olduğunu öğretmeden bütün ışıklarımı söndürüyorsun bu cehennem cinayetlerini işliyorsun sonra bunlara intihar süsü veriyorsun yazıklar olsun yazıklar olsun susuyorsun susuyorum susacaklarım bitmiyor uzun lafın kısası olmaz anlatacağım çok şey var hoyrat bir rüzgar gibi geldin aklımı ve hayatımı dağıttın şimdi gidiyorsun git daha ayrılığa bile çarpmadan aşk bizden döndü bir yılan gibi soktun koynuma kimsesiz geceleri artık ölüm sana dokunamamaktan kötü değil ama sana dokunmak da yasak bana göz çukurlarımdaki karanlık bunu anlatır sen var ya sen allah kahretsin! yani şimdi gözleri sana benzeyen bir kızım olmayacak mı yani şimdi başkaları mı sevecek seni başkaları mı tutacak ellerini ben saçlarını okşadığım zaman ellerin öksüz kalırdı şimdi gidiyorsun git Kahraman TAZEOĞLU |
hayat ellerimden kayıyor bir güvercin çırpınıyor hava ekim sessizliğine hakim saçlarımdan denizler, gözlerimden resimler, dudağımdan türküler uçuyor... pejmürde olur yüreğim bu zamanlar garip bir mevsim şu sonbahar... Fatos Huy |
Şimdi , Kapatsam gözlerimii ... bir uçurumun kenarında ! Açsam kollarımıı ... Beyaz bir elbise üstümdeehttp://www.izafet.com/images/smilies/smilv.gifve saçlarım darmadağın olsaa ... Soğuk soğuk hisstsem ölümün nefesini! Elimde bana yazmış olduğun mektuplarr ... yırtıp yırtıp bıraksam rüzgarın kucağına her birini... ! Söylediğin tüm güzel cümlelerini bağıra bağıra geri yollasam sanaa ... Ve tüm canımı acıtanları da döksem denize bedenimle birlikte ! Yine kaybettim,sende kendimi, bende seni, bende beni. Gitmek ... ama temelli, çözüm olur mu ? Sadece,Bir adım kaldı.Sadece bir adım,vazgeçmeye herşeyden ! Hoşçakal,sahiplenilmeyen duygularımm ... Hoşçakal,bende var olamayan San-a ... ... Denizin üstünde beyaz bir ayakkabı ... Hemen yanında ... umutlarını yitirmiş bir genç kız |
ŞırıngayLa ruhumu Uyuşturduğum wakit; SiyahLara bürünmüş gözLere ÖLüm şiirLeri yazdım Ben ne kadar mahkumsam karanLığa Benim dünyama girdiğin wakit AcıLarın yoL gösterdiği Ruhun zindan ediLdiği Bir kabustasın ... Şafak pek uğramaz buraLara ... unutma ! Hep karanLık bir son Bir öncesi oLmadığı gibi Bir sonrası da yok Siyah-beyaz, öLüm-yaşam Arada bir çizgi yok Yaşadığım her gün öLüyorum ÖLdüğüm her gün ise Gerçekten yaşadığımı Hiç bir şey hissetmediğimi Gecenin koyuLuğunda Huzur buLduğumu farkediyorum |
Sabır dolu bu cevher Yağmur öncesi kasvet, yine çöktü gönüle Sefa bilmez ömrümü, durmadan yazar kâtip Çığlıklarım dönerken, üstü islenmiş küle Gelen günden umutsuz, adını söyler hatip Sancı üstüne sancı, anidendi firakın Söylediğin şu son söz, ölümü etti yakın Suçum seni sevmek mi? Bekledim senden takdir Gayz dolu bakışların, bana en büyük tekdir ilkbahar motifliydi, sana vâkıf her günüm Aşkımın bekasında, tehditle doldu dünüm Yarına ışık iken, umulmaz bir merhale Adını anmak yasak, nasıl geldik bu hale? Memduha değil halin, beni kırıp giderken Huzursuz bir çehreyle, hayatımdan yiterken Şeytan sana tarafsa, mâziyi madem kes at Mahkeme defterinde, gözyaşın neden kesat? Göğe lâyık bir yıldız, hiç yerlere iner mi? Yıldızın aşk çığlığı, tek bir sözle söner mi? Aşk,toprağa gönüllü, kıymetli bir mücevher Yine de seni bekler, sabır dolu bu cevher Müjgân Akyüz MAJ |
Ravza sesi rüyamda-Müjgan Akyüz Ravza sesi; rüyamın, ruhuma dinlettiği Görülmez, tek bir sesin, ham ruhlara yettiği Tekbir dedi nefesim, aşkla şahlandı sîne Yandı ruhum hasretle, hep seni andı yine ____Tâlibim; ham halimle, bu gönlüm sana havza ____Bitmeyen alevimle, gelmek isterim Ravza Bir gün girebilsem, ah! O, zengin iklimine İsterim yüzüm gülsün, nasip oldu kimine Hassaslaştı artık ruh, dalıyor hülyalara Sesini duymak için, yatıyor rüyalara ____Bedeni gözünden sil, gönlüm îmana havza ____Yakaran ellerimle, gelmek isterim Ravza Kâbe'nin mimberisin! Misafir bu cahile Rüyadan uyanınca, haykır haydi, ''ah!'' İle Kalsam bu yakazada, arzulara ilişme Arzum; sende saflaşmak, şer yaraları deşme ____Cidarından al beni, gönlüm katına havza ____Manevi âlemimle, gelmek isterim Ravza Müjgân Akyüz maj ********* Havza : Taraf.(Bir hükümetin idaresi altında bulunan bütün ülkeler.) Yakaza: Uyku,uyanıklık arası Cidar: Duvar,zar |
Aşkı Anladım Seni kalpten sevdiğimi Bir kez daha anladım. Çektiğimiz çileleri Aşkımıza adadım. Seni içten sevdiğimi Bir kez daha anladım Kırdım gönül zincirini Umutlara bağladım. Seninasıl sevdiğimi İşte şimdi anladım Bizi çekemeyenleri Allah'a ısmarladım. Zeki Akdoğan |
İç cebimde,sol göğsümle senin o dalgın ve dargın yüzün, susuyor. sanki ağrımış, ağlamış bir hüzün.. İç cebimde,sol göğsümle o renksiz günlerden kalan geriye, nereye gitmişliğin,eskimişliğin, bir de beklememişliğin.. İç cebimde, tarihsiz ve tarifsiz suretin senin, her sabah giyinir benimle ve düşer düştüğüm yere, dönüşlerimde eve.. Dönüşlerimde düşlerimle, iç cebimde, sol göğsümle, bir fotoğrafsın.. nice küllerden geriye... Yılmaz Odabaşı |
İkimize yetecek kadar Aşklar biriktiriyorum Beni sana getiren yollarda Ne kadar daha aşk biriktirmem gerekiyor Senin benim olabilmen için Anlamam hesaptan, kitaptan Anlamam ben matematikten falan Ama senle benim toplamım aşk olduğunu biliyorum Çıkarma işlemim zayıf Çıkaramam seni bu kalbimden Ama hayatımı, her şeyimi, nefesimi, aşkımı bölerim senle Senin aşkına binlerce kez çarpılırım Her türlü sağlamasına da katlanırım Mehmet Adın |
Yokum Tohumları teker – teker ektim. Gönlümce suladım, gönlümden geçenleri. Bazıları yoksun! Ben yoksun... Sen de öyle... Teker – teker attım yalnızlıklarına her birini, Gönlümce... Gönlümden o geçti... Artık yoklar! Ben yokum sensiz! Sen de öyle! Ferit Emre Adaklı |
HER SOLUK ALIŞTA Kaldırın bugün ne kadar engel varsa güneşle aranızda elinizin değdiği her şey gökyüzü koksun Türkülerle doldurun göğsünüzü açılın kırlara çiçekler devşirin kolan vurun ağaçtan ağaca her soluk alışta duysanız bile o zonklayan hüznü `~ Bugün ilkyazın ilk günühttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gifhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif |
Seni Saklayacağım Seni saklayacağım inan Yazdıklarımda çizdiklerimde Şarkılarımda sözlerimde. Sen kalacaksın kimse bilmeyecek Ve kimseler görmiyecek seni Yaşayacaksın gözlerimde. Sen göreceksin duyacaksın Parıldayan bir sevi sıcaklığı Uyuyacak uyanacaksın. Bakacaksın benzemiyor Gelen günler geçenlere Dalacaksın. Bir seviyi anlamak Bir yaşam harcamaktır Harcayacaksın. Seni yaşayacağım anlatılmaz Yaşayacağım gözlerimde; Gözlerimde saklayacağım. Bir gün tam anlatmaya... Bakacaksın Gözlerimi kapayacağım... Anlayacaksın. Özdemir Asaf |
A Y I Ş I Ğ I N D A Bak şehrin ışıklarını kapatmışlar, Sokak lambalarının bir tanesini açık bırakmışlar, Ay ışığında tam takır boş sokaklar, Efkarlı gecelerden bir dahalar, Sokakta dolaşan aşk sarhoşları, Aşk acısı var her adım atışları, Ay ışığında bir başkadır muhabbet telaşları, Sanki gündüzündeki güneşi gecede unutmuşlar, Her ferde bir yıldızı gökyüzüne bırakmışlar, Ay ışığında cümbüş de denizde martılar, Gök yüzüne varırcasına kanat çırparlar, Sanki denizdeki dalgalarla yarış dadırlar, Ay ışığının denize iz düşümleri, En dipteki yosunları kucaklar, Bir başka renklilikte dans eder balıklar, Tam yanı başındadır ay ışığı ve yıldızlar, Gökyüzüne kanat çırpar denizdeki martılar, Ay ışığında deniz uçlarını,köşe başlarını, Mesken tutmuş aşıklar, Sessiz denize olta atıyor balıkçı tayfaları, devamlı kulakları öpüyor ayışığı kelebekleri, Issız gecede gökyüzüne dikleniyor, Taşlı tarladan cılız buğday başakları, Ayışığında toprak işleyen ırgat kadınlar, Gözleri öpüyor yıldızlar iri cüsseli aya inat, Filizlenme devresinde ana yemi bekleyen, Ay ışığı cümbüşünde tüy döken kara guguk, Gecenin derinliklerinde tabiata baş kaldıran, İştahlandıkça iştahlanan mor sümbül,yaban gülü Hep ısıtırsın baharın karanlık gecelerini Dağılır sıkıntıları,sevda ışınla tatlanır Durgun deniz ışığınla parlar, Gündüz gibi öter kuşlar ayışığında, Sende mutluluğu ta o zaman gördüm, Denizi ayna yapıp güldüğünde, Durgun denize ay ışığı, Şekli güzelliğin iz düşümünde. Alıntı... |
Çaresizlik bir girdap gibi çekiyor içine Çırpındıkça daha çok batıyorum Sesimi duyan,elini uzatan yok Yüreğim parçalara ayrılıyor Çare bensiz ben çaresiz diyor şair Ben çareler içinde çaresizim. Harcandım,tüketildim, Bittim bitirildim… Çığlıklarımı kimse duymuyor, Sesimmi çıkmıyor yoksa? Dünyamı sağır? Bittim, bitirildim Kezban Akdağ |
Sus" dedin sustum ... Oysa Dilimin ucunda öyle çok kelime vardı ki .... Yuttum .... Kendi cümlelerimde boğdun Ne yapsanda bendeki "sen" 'i kirletemezsin "Sen" 'i öyle bir derine sakladım ki Sen bile ulaşamassın ...... Bırak ! Dokunma ! İçimdeki mabedin öylece kalsın... "Bırak" Diyorum! Daha fazla uğraşma "Sen" 'i benden alamassın Canımı yaksın ruhumu kanatsın bırak "sen" 'i bende kalsın İçimdeki "sen"'i sen bile yıkamassın... Bırak ! Dokunma ! Dokundukça derine batarsın Hançerlerini sapla en derine Ne farkeder GİTTİN Bundan fazla acıtamazsın... |
Bana bir resim çiz ; Mum ışığında aydınlanmayı bekleyen geceler Kapkara gökyüzünde kaybolmuş yıldızlar Acıyan yüreğim olsun içinde .. Acıyı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Kan revan içerisinde unutmaya uyuyan insanlar Kırık dökük düşler Kırılmış insanlar olsun içinde .. Unutmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yolunu kaybetmiş insanların oradan oraya savrulmaları Aradıklarını bulamamanın yıkılmışlığı Acı ile kanamaları olsun içinde .. Kanamayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Yalnızlığın ayazında donmaya ramak kala insanlar Sigaramın dumanında boğulan düşler Dumansız düşünceler olsun içinde .. Ramak kalmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Beklemekten usanmayan fakat beklediği 'şey'i unutan insanlar Titrek cümleler ağlamaklı sözcükler Unutulan insanlar olsun içinde .. Unutulmayı çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Koşan ama sol tarafındaki ağırlıktan kaçamayan O ağırlığın altında ezilirken Çığlıkları duyulmayan insanlar olsun içinde .. Sessiz çığlıkları çiz bana ! Bana bir resim çiz ; Simsiyah bir sahnede siyah bir perde olsun Perdenin açılmasıyla şeytanlar dans etsin Kapkaranlık sahnede mutluluğun ve yalnızlığın son oyununu oynasınlar sonsuza değin.. Sonsuzluğu çiz bana ! . . . Bana bir resim çiz ; Adı ihanet olsun ... Bana bir resim çiz ; Adı ayrılık olsun ... |
Seni Görmeden Olmuyor Kullanımcı tanımsız hayatlar yaşanıyor, Heryerde yeni yüklenmemiş programlar kullanılıyor, Masaüstü çok dağınık,şeytan düzenle diyor, Güncelliyorum her sabah kendimi,yinede hayat yeni bir hata buluyor, Seni görmeden olmuyor. Yeni bir pencere açılmıyor,eskisi ise kolay kapanmıyor Başlat çok solda ve çok aşağıda kalıyor, Sahi ben başlat desem de hemen olmuyor,önce bir liste beliriyor, Bilgisayarım,belgelerim,müziğim,resimlerim hepsi orada duruyor Peki yaşamaya çalıştığım zavallı hayatım Seni görmeden olmuyor. Seni kimler aldı,seni kimler yüklüyor. Eller yerini tuşlara,bakışlarsa merceklere bırakmış hayatım Dudaklarında da dillerinde de artık ve hep ellerin izi var Bazen üzülsem de o değişmiyor, işlem için yetkim yok diyor Seni görmeden olmuyor. Sabah ezan sesleri duyuluyor,ellerim hep geçmişe kayıyor, İleti geçmişlerim,eski ziyaretlerim aklıma geliyor, İçimden bir ses bir araç olsa zamanı durduracak,belki geri alacak diyor, Derken imdadıma sistem geri yükleme yetişiyor,hadi diyor, Oysa bu adam hala bir geri yükleme noktası oluşturamıyor, Seni görmeden olmuyor. Nerden başladı bilmiyorum,ne geri ne ileri gidebiliyorum Galiba bu hayat,bu nefes,bu saatler kaçak,ömrüm benden lisans soruyor Göremiyorum,bilemiyorum,nefes alamıyorum Bu realiteyi artık sadece sanal hayatlar yaşayabiliyor Seni görmeden olmuyor ama üzgünüm çok ısındın,seni bu sefer kapatıyorum.. Kıvanç Demirel |
Çıkıverip Gel....! Bir gün ansızın çıkıp gel Habersizce, sessizce gel Öyle doğal, kendince gel Plansız programsız Çıkıverip gel işte! Şu fecrin karanlık yalnızlığına ilaç Bir ışık bir aydınlık ol ruhuma Boğulmadan kahır kuyusunda Uzat elini bana Hayatı paylaşalım seninle Sevgi denizinde yüzelim Yıldızlar alkışlasın Dolunay esirgesin bizi Öyle sevelim ki birbirimizi Dünya gülümsesin aşkımıza Yaşayanlar tanık olup kutsasın bizi Kıskanmasın hiç kimse Bütün güzellikleri yayalım ömrümüze Ölene kadar bırakma ellerimi Üşümesin yüreğim Gidersen yıkılır bu şehir üstüme Birlikte yaşlanalım Ellerimi bırakma Serap Yeşil |
GİTMEKLE BİTMİYOR SEVDA Yazılmış tüm sözlerin şiirlerin hikayelerin ötesinden Sana haykırmak istediklerim vardı. Senin asla bilemediğin hayata yenik düşmüş, çok isterdim sana her seferinde anlatmayı. Ama öyle dolambaçlı yolların ardında saklı kalmıştı ki sevdan. Ne sözlerim yetişti ömrüne, Ne kelimelerim varabildi gönlüne. Bütün bu yaşanmış yalanların ardından İçerimde ağlayan, Bedenimde kanayan, Özümde azap çeken bir sen hala var. Her nerede ne halt ediyorsan bil “ Gitmekle bitmiyor sevda ” alıntıdır |
HARFLERİN DİLİ Yirmi dokuz harf var dilimizde, Tek tek say, bak, incele iyice, A,Ş,K, harfleri yan yana gelince, Kalp yanıyor, tutuşuyor iyice... Aşk diye yazılan o tek hece, Ne Türkçedir, ne İngilizce, Sanki karışık bir bilmece, Bilen, çözen yok ki iyice... Ömürlü AKSOY- Kayseri |
AMAN DOKTOR Aman doktor değme yarama Yaram için için kanıyor Boşa başka bir dert arama Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor bu kalp yarası Kalp çalınmış kalmış darası İlaçlarla yoktur arası Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor haber kötü, bil Böyle tedavi mümkün değil Kabul edip saygıyla eğil Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Aman doktor sende yok çare Haber yolla vefasız yare Ömürlü olmuş pare pare Yaram için için kanıyor Ateş düşmüş gibi yanıyor Ömürlü AKSOY Kayseri Ağustos,iki 1000 sekiz |
Kirli Sarı Aşk Ağrısı Şimdi, bir tutam karanfildir ayrılık. Çiğnesem, yokluğunun kokusuna bürünür ağzım; yutsam acı bir sevda yarası oturur benliğime. Kalsaydın sevgilim, ömürlük gülkurusu sevdalar büyütecektim varlığına. Gittin... Gözyaşlarımı geçirdin yüreğinin eşiğine kadar. Gittin sevgilim. Söyleyemediğim tüm sözcükler dilimde az kaldı; rengi çekildi yüzünden şiirlerimin, yalazlanan yollar ardında, kasıma gülümseyen masmavi bir yaz kaldı. Güneşi görmeden ölmem sevgilim, Bu umut bana gözlerinden miras kaldı. - I - kırmızıya bürünmüş gökyaşları avurtları çökmüş hilal ve esmer yalnızlıkların nihayetinde avuçlarımızda biriken su yakarışları öyküsüne öykündüğümüz, metruk bir yanılgı ve kehribar sarısı vazgeçişler ihtişamla çağıldıyor gözbebeklerinde yok ormanlarda hiç gürgenlerin gölgesine defnedilmiş bir sevdadır kırık tebessümün sevgili bak gözlerime ellerimde şafak üşüyor tan ağarıyor ayalarının içinde terinden terime göç eden imgedir bu kalabalık sanki aşk ayyuka çıkıyor tün çekilince - II - ölüme adanmış begonya kokusu çamların terkisinde kuruyan kozalak ve nüzul yüreklerin saçaklarında tiril tiril titreyen serçe kadar yokuz oysa kasım yanıyor dudakların kuşluk vakti kasım kasım kasılıyor içimizde aşk sen yazılmamış kaderimin soğuk mührü öpsen dudaklarıma iz bırakır saçların öpsem (c)an çekilir sözbebeklerinden sanki ten tenden ürperiyor gün yükselince - III- yol boyu dalgın karıncalar dizgisi yol boyu keder gözlerin bitimsiz bir mazinin ufuk çizgisi söyle varlığına daha kaç milat var sevgili an'da hapsolup sonsuzluğa hür kalmaksa aşk ben vazgeçtim sen de geç hürriyetinden geç ki izi kalsın bitimsiz caddelerde ayak izlerinin yürüsek, gölge siyahlığında salınır aşk peşimizden dursak, namı yürür tenimde fahiş gizlerinin sanki tin ardan sıyrılıyor gün çekilince - IV - şimdi hazanda zamansız açıveren bir erguvandır içimizde aşk... gitmesek diyorum yığılıp kalsak kaldırım taşlarına ayrılıklar kurmadan yolumuza kumpas ya da... gitsek diyorum er bir vedaya hüküm giysek gözbebeklerimizi çürütmeden yas ağla sevgili ağla ki munzur arınsın gözyaşlarında şimdi biz öznesi gizil aşkların devrik katilleriyiz oysa kan cellada ne çok yakışıyor tün yükselince .............................. ... Aşk yürüdüğümüz yollarda saklı kalsa da ayak izlerin; ben karanlığın bağrında dualar yeşertmeyi yüreğinden öğrendim. Bu yüzdendir ki korkmam artık ipi çekilmiş yalnızlıklardan. Pişman değilim sevgilim, gözlerinin sunağında kurban ettiğim diz(e)lerimden; yalanım varsa aşk çarpsın sözlerimi. Ben kirletmeden dokunmayı, ellerinden öğrendim. Kirlendiyse yüreğin, indir beni gözlerinden, müsait bir uçurum kenarına, razıyım. Biliyorsun her uçurum kayalığında filizlenir, düz topraklara sığmayan yalnızlığım. Yazdığım şiirin üstüne kalbimi basarım ki; Sana hiç büyümeyecek çocuk yanımla aşığım... Ayşe Yılmaz |
Yüreğim Sensin Sonunu bile bile çıkmaz bir sokağa giriyorum. Sokağım dar, sokağım soğuk, sokağım karanlık., Her şeye rağmen yürümeye devam ediyorum. Bunlar sevda yolları sonundasen olmasan bile. Yollar çetin savaşıyorlar, akıtıyorlar gözyaşımı. Bunlar sevda yaşları, ağladığımı bilmesen de. Korkmuyorum; çünkü yalnız değilim bu yolculukta. Elimi tutmuyor, yüzüme bakmıyorsun belki; Ama bedenin ve ruhun kaplamış yüreğimi. Sen hep yanımdasın, benimle yaşıyorsun. Atıyorsun her saniye, beni de yaşatıyorsun... Yağmur Tahıllıoğlu |
Ne Aşk Kanımı çekseler, yüreğim dursa, Canansız gecede mehtap istemem. Gönlüm en bahtiyar, çiçeğe konsa, Seni yazmıyorsa kitap istemem. Doyursam cihanı, yoksul kalmasa, Geceler uzasa güneş doğmasa, İçimde heyecan, sevda olmasa, Sensiz bir anımda sevap istemem. İplere çekilse, solan semada, Varlığım hüzünle donsa sevdada, Razıyım çileme, dolan her anda, Gerçekten ayrılıp serap istemem. Kurdoğlu cihana geçmez de sözüm, Muhabbet ateşi doluyor özüm, Bütün güzelliğe kapansa gözüm, En küçük noktanı harap istemem. 01.01.2007 - Cengiz Unutan |
Aylardan Kasım Günlerden perşembe Saat 16:24 Seni düşünüyorum Mevsimsel sandığım Hisler deryasındayım. Aklımın bir ucunda Öylece takılıp kalıyorsun Gözlerim dalıyor sonra Bilmediğim uzaklıklara Ve bir hayal gibi Süzülüyorsun odama Önce gözlerin geliyor karşıma Sıcacık sevecen gözlerin Sonra ellerin uzanıyor Ve bir tüy hafifliğinde Yüzümde dolaşan ellerin Hafifçe başımı kaldırıp Sana bakıyorum Uzak ve silik Bir tebessüm oluyor dudakların Aniden.. Bir sis bulutu sarıyor odamı Bırakıp beni gözü yaşlı Yok oluyorsun Yitip gidiyorsun anılarımdan Sonrası derin bir sessizlik Ürperiyorum Rüzgar uğuldayarak camları yalıyor Üşüyorum Zifiri bir karanlık var Ne kadar zaman öylece kaldığımı Hatırlamıyorum Uzaktan bir ses duyuyorum Sanki geceyi yırtıyor Usulca kıvrılıyorum koltuğuma Boş gözlerle bakıyorum etrafa Koyu ve derin bir boşluk kaplıyor her yanı Uyumak istiyorum.. Bir çok anlamın içinde Kendi anlamını araştıran Kavramları eline yüzüne bulaştıran Gerçek ile hayali.. Birbirine karıştıran Yitik, Fakat dev bir boşluktur anlamsızlık. Kendimden gitmek istiyorum. Kaçmak.. Çok uzaklara gitmek Beni bulamayacağım.. Hatta anımsamayacağım Bir boyuta geçmek.. Duygularımdan arınmak Acılarımdan sıyrılmak Ve bu kadar saçma sapan Umarsızca,arsızca sevebilen Benden vaz geçmek Unutmak.. 'KURTULMAK' istiyorum. 26 Kasım 2009 / 16:45 Emine Genç |
Gecelerin Tekelinde Geceler olmalı sağ elinde Dumanı tüten vuslatları parçalamalı tek kurşun Zamanın dokusunda göreceli yarıklar açmalı Saat her onbiri vurduğunda aksamalı bir duygu İki tek atıp sızan kalplerle dolmalı her kuytu... Geceler olmalı sağ elinde Bilinmedik hazlara gebe madem her hayatın döngüsü Bir deli yarışa dönüşmeye meyilli, ölüme atılan her adımda Kimin eli kimin cebinde ne farkeder, yaşa gitsin Görürsen aya doğru uçan yunuslar, sakın şaşırma... Sana sevdandan soruyorlar, de ki "Ben geceleri tutuyorum sağ elimde, sevdamdan size ne? Anlatsam anlamazsınız nasıl olsa, Atlas'ın çilesini Boşuna kafa yormayın çelişkilerime, kuş aklınız da pır pır eder İlahî adalete isyan etmek biz âşıklara kalsın bari..." - Mustafa Bilen |
ask nedir_?... aşk beklemektir, bi ömür boyu sevmektir, o istemesede sonsuza dek sevmektir, her gece onu düşünmektir aşk nedir_? aşk acı çekmektir, kalbi yerle bir etmektir, ölene dek acı çekmektir, uyuyamamaktır aşk aşk nedir_? aşk delicesine sevmektir, onun için gerekirse çekip gitmektir, seni seviyorum diyememektir, aşk bir felakettir aşk nedir_? gece gündüz onu düşünmektir, |
Ayrılık Bir gün seveceğim desem kendime İnanmıyorum sevginin var olduğuna Gönüllerin hep kelepçe gibi birbirine bağlandığına Ayrılık kapıyı çaldığında biten duygular gibi... İçimde ona karşı belki çok az hatıra kaldı Bunların hepsi yalan dolanla kaplı Aşk sıradan masal sözleri gibi gelip geçici Ayrılık kapıyı çaldığında anladım aşkın bütün gerçek yüzünü... Sevildiğini sandığı zaman farklı bir dünyada yaşıyor gibi insan Araya giren bütün pembe düş gibi görünse de Ayrılık kapıyı çaldığında aynanın gerçek yüzü içimizi yakar kavurur... Hislerinle baş başa kalır kimi zaman insan Hep kendinde meziyetler aramaya başlar Aslında aşkın bitmesinin gerçek olan tek yanı Ayrılık kapıyı çaldığında insanların uyuşmaz yönlerinin farkına varılması... Kendini sevdiğin ve sevildiğin her şeyden soyutlarsın İçini yakan aşkın ateşini bir nefretle kendi kendine kusarsın Kalbine vermiş olduğu yangını Ayrılık kapıyı çaldığında soğutmaya başlarsın... Hayatta gerçek olan ilahi aşktır. Bazen bir sevgiliye bağlanmak Leyla ile Mecnun, Aslı ile Kerem gibi Onun için kor gibi yanmak Bazen yaratanın aşkı ile Allah huzuruna kavuşmak Ayrılık kapıyı çaldığında gerçek aşkın farkına varıp Kendi içinde yaşamaya başlarsın... - Havva Tandoğan |
Nasılda çıktım; Karanlık gecenin merdivenlerini... Nasıl da uçtum karanlıklardan.. Nasılda; Düştüm göğüslerinin arasına. Umutların yeşerdiği. Ne güzel bir andı.. Umutlarımın ayı söndü. Hayat öpücüğün içime daldı. Gözyaşım döküldü. Ayak izlerime... Çiyanlar dallarıma kondu. Acı ve ıstırap... Zihnime kazındı. Yüreğimi incitti. Eritti umutlarımın yuvasını. Ahuladı sevda tohumlarımı. Kalbimin sahibi. Sevda dininin ilahı. Ne zaman gireceksin... Rüyalarıma? Ne zaman saracaksın kollarında beni. Ne zaman içeçeğiz ab-u hayat şarabını seninle. Kadınınsı tenin sahibi. Denizlerde yüzerdim. Aşkınla; Gözlerinin mavi denizinde. Boğuldum.. Çınar ağacıydım. Serinlerdin gölgemde. Vardın sırrıma. Yaylaların yeşili. Dağların karıydım. Erittin beni, Gün ışığıydım, Sağanak yağışlarını gördüm. Bir bülbül gibi yazmıştım. Uyandırdı beni o şirin ötüşün, Zambak ve papatya kokun... Bilmiyordum; Zambak ve papatyayı, Kokunu alana dek, Nerdeydin kadınım, Yapraklarım kurumadan önce. Gelseydin ya bana. Papatyanın ne değeri var.. Aşıksız? Gülün ne değeri var. Dikensiz? Yağmurun ne değeri var. Yapraksız? Toprağın ne önemi var. Düşmezse üzerine güneş. Tarlanın ne önemi var. Tohumsuz ve çiçeksiz... Sevdanın ne önemi var. Sevdan yüreğimi sarmazsa? Senin gibi, El sürmezse yüreğimin yangınına? Ben olmazsam; Kim türkülerini söylerdi /Senin için. Kim şiirler yazardı/Senin için. Kim çiçek demetlerini/Boynuna taktı. Kim ellerine/Gül topladı. Kim çığlıklar atsın/ Mecnun gibi. Kim gönül defterimi işler. Yüreğine adın eker/Bahçıvan gibi. Berrak gözlerin/ Elma yanakların sahibi. Şelale kaşların/Bal dudakların sahibi. Kelime ol bana. Defterimin satırlarına şiir ol. Yürek ol açıl bana... Çatlayan dudaklarıma/İlaç ol. Kuruyan çiğerime/Nefes ol. Tenim ol bedenime/ Benim ol.... Ali Kamil |
Birer Çiçekti Düşlerimiz - Cengiz Azman Sınırsız günlerin sonlarında arardık Sanki sonları varmış gibi Yıldızları saymaya çalışırdık On, yirmi, otuz derken Yorulurdu gözlerimiz Bırakırdık öylece Hiç dokunulmamış gibi Saçlarını okşardık gecenin Işıksız kapkaranlık olurdu ya Yinede açtırırdık gülleri Darmadağın olurdu bedenlerimiz Herbir parçası ayrı yerdeydi Sevinçleri bulurdu sevinçlerimiz Kat kat artardı hasretimiz Hiç ama hiç birleşmediler Tek başlarına birer çiçekti düşlerimiz Cengiz Azman |
Saat on dokuz otuz günlerden deli bir akşam, Koyu bir bant çekili zaten suskun dudaklarıma... Dur durak bilmeden taşladım dallarımı. Daha filizlenmesini bile beklemeden, Hamken yedim olmamış ümitlerimi... Kahhar olandan kehanetini bekliyorum, İki satır şiirle çırılçıplak ömrümün... Yıldız geçitlerinde sönmüş bir bahara açılır, sürgüsü pas tutmuş kilitsiz kapılarım. Her günüm bir değilmi bu meçhulde, Günlerden bir cuma...Aylardan ise yirmi kasım... Ömer Tomruk |
Elbet Birgün Ardından öylece bakmak var ya... Yanında durup sana uzak olmak, Nefesini hissedip dokunamamak En ağır acıdır bana!!! Hani sesini duyup cevap verememek, Her yerde seni görüp gözlerine bakamamak, Hani gökyüzünde güneş parlar da, Ben fırtınalı yağmurda kalır, Sırılsıklam ıslanırım yokluğunda!!! Geceler boyu uykusuzluktan kıvranır Ama bir saniye bile kapanmaz gözlerim. Dudaklarım haykırır ya, Ama sesimi duymazsın bilirim. Hani bir umutla, Gökyüzüne bakar ya gözlerim, Hergün, Elbet birgün diye beklerim!!! - Zekiye Sarı |
Hey sen sosyete güzeli Sana sesleniyorum Bıktın mı allı pullu takılardan Dilediğini yiyip içmekten Eksik olan ne buldun da bende Benim neyi mi sevdin anlamıyorum Neden anlamıyorsun ANLAMIYORUM Bak kızım! Kaç defa söyledim sana Param yok pulum yok açım aç Neden anlamıyorsun Üç kuruşluk neyimi sevdin ANLAMIYORUM Sen hem! Benle kaşık atamasın sudan çorbaya Gün olur Kuru soğanla bayat bir ekmeğe Diş geçiremezsin Geçiremesin Emin ol abartmıyorum Alınma hiç Bana surat yapma hiç Gözlerini dik dik dayama öyle Alışmışımdır Bak gel sen beni dinle Çek git dön evine Bak bir halime Bak bir haline Beni nasıl yakıştırdın kendine ANLAMIYORUM Bak gel sen beni dinle Çek git dön evine Hem sen alışmışsındır bolluğa Bir yavan ekmeği bölemezsin benle Allı pullu vitrinlere takılır gözün Bakamazsın göz ucu boynu bükük Hadi git beni halime bırak Görmüyor musun? Konuşacak mecalim yok Kirlenecek yüreğim yok Güvenecek bir tarafım yok Art arası iki mısralık adamım işte Hadi git dön evine Görmüyor musun? Zati eşref saatini bekliyorum |
Beni ölmekten beter ediyorsun Bana yüzünü öyle asıyorsunya Sözlerimi ortadan kesiyorsunya Hele birde kurşun gibi bakıyorsunya Beni ölmekten beter ediyorsun Bir çalımla yerinden kalkıyorsunya Kapıyı yüzüme çarpıyorsunya Hele birde mırıldanıyorsunya Beni ölmekten beter ediyyorsun Durmadan bahane arıyorsunya Kafayı bana takıyorsunya Üstüne birde sigara yakıyorsunya Beni ölmekten beter ediyorsun Ben yaklaştıkça sen kaçıyorsunya Dokunsam elimi atıyorsunya Uyumadan uyumuş gibiyapıyorsunya Beni ölmekten beter ediyorsun Nazmi Yabangülü |
Sen Mi YaLancısıN Ben Mi ? yalan söyledin bana bırakıp gittin beni hani biz ayrılmayacaktık hani rüzgarlar yıkamazdı bizi hani biz depremde bile yıkılmayan binalardık hani ilerde evlenecektik yalan söyledin arkamdan vurup gittin al hançeri vur kalbime zaten ölmüşüm sen vursan işler mi yüreğime bak ölülerden ses geliyor mu dinle bende ölüyüm nasıl olsa basit bir oyundu senin için herşeyde yalan söyledin umut kurdeleleri bağlamıştık geleceğe aşkımızı duymuştu yıldızlar hani her tür olumsuzluk karşısında yanımdaydın nerelerdesin gittin arkana bakmadan hemde bıraktın beni öylece karşıma geçip yalan söyledin dedin bana söyle susma konuş hadi ne zaman hangi konuda sana söylediğim hangi cümlede senin gözlerin bile yalancı çıktı ben sana hiç yalan söylemedim hadi bul yalan kelimemi o zaman söyle ne diyeceksen suçum neydi söylesene sen mi yalancısın ben mi? kim yalan söylemiş söyle her konuda yalan söyleyen sonra yalanları gün ışığına çıkan sen mi? yoksa hiç yalan söylememiş deliler gibi seni seven ben mi? söyleyeyim sana sana duyduğum aşkta yalan değildi seninki gibi sahte değildi sen mi ben mi? hangimiz yalancı hangimiz yalan hangimiz doğru bir cevap ver bana olur mu? yalancı yarim... özlemin bile yalanmış bense suya hasret gibi senin adını sayıkladım... ne yapayım senin gibi değilim yalan söyleyemiyorum ben sevdim mi gerçek severim senin gibi yalancıktan değil... Cemile Özyurt |
Sustum! Ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime kimse duymuyor... Sustum! Bin ah sürüp dudaklarıma ne kadar susulacaksa o kadar sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor... Sustum! Tam acılarımı haykıracaktım ki, sustum ne kadar susulacaksa o kadar sustum! bir çığlık kanıyor demedim, en derininde yüreğimin... içimdeki volkanları boğarak sustum! açmadım kimselere yüreğimi hançeri sadece kendime sapladım sapladım ve sustum! hüznü yüzümde, acıları gözlerimde topladım sustum!.. Sustum! sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar sokaklarında kahrolduğum şehir gözlerim konuşuyor yalnız! Saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor... Sustum! tuz basıp yaralarıma! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına gül döküp kalabalıklara her gece kimsesiz geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor... Sustum! tam sevdiğimi haykıracaktım ki, sustum sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor Ne zaman dudaklarından öpmeye kalksam hayatı saçlarını koklasam rüzgarların içimde incecik bir sevgi ürperiyor sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara kimse silmiyor yağmur dinmiyor sevdiğim bilmiyor Sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse duymuyor Sustum! İçimde dalgalar kabardıkça volkanlar gibi sustum sustu dudağımdaki şiir gözlerimdeki nehir gönlümdeki yara bulutlar haykırdı isyanımı şimşekler haykırdı sadece ben duydum sadece ben Ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor geceler avutmuyor ben sustum acılarım konuşuyor yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor Ben sustum! susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor dışarda inleyen rüzgar yıldızlar küs ay üzgün yağmur dinmiyor içimde binlerce şiir kanıyor her gece kimse bilmiyor kimse duymuyor sustum! sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu hayat, sustu zaman acılar konuşuyor yalnız acılarım konuşuyor kimse duymuyor... duymuyor... duymu... duy... |
Ah benim cam yapılı yüreğim Sıcaklığında eriyen Sensizliğimde katılaşan kırılgan yüreğim Gözlerindeki ışıldayan sevgin Sana yansır, odaklanır cam yüreğim. Ağlama sakın sensizliğime ne olur Gözyaşların leke tutar Kanar acımsı acımsı cam yüreğim. Bakışlarımda hep sen Cam yüreğimde saklı adın var N’olur üzme beni sevdiğim, Narinim, çabuk kırılırım… Halil Akyürek |
SESSİZ ÇIĞLIK Ölüme doğru bir koşuşturma söz konusu.. Korkuyorsun! Ayakların istemese de gitmeyi, Adımların seni zorluyor.. Beyninde esir olmuş sözcükler.. Yüreğine hapsolmuş söz geçiremediğin cümleler.. Dur! diyor bir ses Gitme! Dinlemiyorsun.. Bir adım atıyorsun, Ve bir adım daha.. Gözlerini açtığında uçurumun kenarındasın.. Korkuyorsun! Bir an için kapatıyorsun tekrar gözlerini Ve kendini mazide buluyorsun.. Gözünün önünde koltukta örgü ören annen, Gazete okuyan baban, Şömine başında sen.. Gülüşmeler,ardı ardına patlayan kahkahalar.. Sonra çığlık.. Düşüncelerle boğuşuyorsun.. Gözyaşların akıp iniyor ince gerdanına, İrkiliyorsun... Bir adım daha atıyorsun Ve acılarının son bulduğunu sandığın, Noktadasın artık.. Kevser Ceyhan |
Kadeh elimde kafam sarhoş Oturuyorum yalnız kendimle Düşünceler hoş, zaman durmuş Kafam boş. Bir yandan zorluyor gözyaşım Öte yandan hapsediyor duygularım Kendimle savaş veriyorum Genç olsam koymaz fazla ya Zaman geçmiş ihtiyardır yaşım. Sensiz olmuyormuş yaşam Gören gözlerim renksiz Daha perde inmedi çok şükür İnse de ne yazar ki Gören göz ne eylesin sensiz. Bu gece seni düşündüm Bir tek saniye bile ara vermeden Bırakıp giderken anlamamıştım hemen Yalnızlığın bu kadar zor olduğunu Erkekler ağlamazmış derlerdi Ağlamaz mıydım, bilseydim bu kadar kolay olduğunu. Fevzi Turan |
Mesire Yerleri Sonra yavaş yavaş siz de Kırlara gömüldünüz Yaşayan bir aleme doğru Açıldı hafifçe şemsiyeniz. Nasıl da kaynaşıyordu meydan Değişmemişti kırların hali Otlar fidanlar gibiydiniz Uzakta şimdi. Sıcakla beraber upuzun Dereyle akıyordunuz Yahut sallanıyordu rüzgarda Başaklar gibi kollarınız. Devam edin devam edin Gittikçe otlar karıncalar gibi İşte serçeler buğday sapları Günün civcivli vakti. Güneşle karışıvermiş Kırın içinde ne varsa Öyle gürültüsüz ferah Sıcak sıcağına dünya. Bir de şöyle düşünün Otlar fidanlar uzanış Arasında insanlar Kaynayıp gitmiş. - Edip Cansever |
Aşkımı hiç saklamam-alıntı-Müjgan Akyüz Aşkımı hiç saklamam Gecem seyyahe dalmış mâzide dolaşırken Bedenimde bir hoşluk unutamam buseyi Aşkıma zikirlerle benliğim şaşırırken Yârimin hatırına ben kıramam kimseyi Semazenin misali sarhoşluk hiç bitmese Ruhları birleştiren aşkımız hiç gitmese Dünlerimden süzülen yarınıma yâr olsan Başka kazanç istemem kaderime kâr olsan Aşkının alevinin dumanları boğsa da Vuslatın umuduyla yanmaya razı cürmüm Bin daha ölmez miyim tekrar tekrar doğsa da Gönüllü bir er gibi emrinde benim ömrüm Benim de dostum olur sana hayrı dileyen Düşmanlığı bırakıp sevgisiyle besleyen Merhameti dileyen her kalbe kucak açtım Kini lügatten silip en güzel aşka kaçtım Düş dediğin de ne ki güneşimdesin sanki Benliğime sız da gör ruhum sende arındı Gelecek ömrüm ise sensiz olmaz inan ki Gurur da ne kelime kalbe aşkın barındı Aşkımız kavi olsun maskelere aldanma Kıskananlar çok olur adlarını hiç anma Bozguncu oyun kursun sev beni inadına Seveni Allah görür al beni kanadına Sevgin bana süprizdi hiç ihtimal vermezken Aramızda sırlı bağ mucizeye inandım Hayatım çok rutindi yazgımı beğenmezken Yaradan tarafından aşkın ile sınandım Kullar hiç kusursuz mu elbet çok günahım var Allah'ın bilgisinde sana büyük aşkım var Cezası çekilecek, hesap günü aklamam Kullar da bilse n'olur aşkımı hiç saklamam Müjgân Akyüz MAJ... |
Her Sabah Çiğnediğin Ama sen O ihtimali tükettin... Biri İstanbul’a ayak basar da Vapursuz... Martısız.. Adasız.. Turnasız.. Kalır mı? Ve Elleri cebinde Maltepe sahilinde gezen bir adam Durduk yere Bursa’ya kaş çatar mı? Oturduğu kayalıklara şekil vermek Biraz Şair işidir.... Uzaktan gördüm Senin, Her sabah çiğnediğin Benim kahverengi gözlerimdir... (Seni yazan kalemin gözleri de nemlidir.. Hem.. İstanbul dediğin nedir ki? Bir küçük çekmece........... Tam saklayacaktım kendimi içinde Gözlerin beni kovuverdi.. Beceremedim, Riyakar bir gülüşe merhaba demeyi.. Aslına bakarsan Ben hiç denemedim İstanbul’da KARŞI’dan KARŞI’ya geçmeyi.... Okan Savcı |
| Saat: 11:42 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık