![]() |
23 Nisan İlk Meclisin açıldığı günde Bayram olur bizde Gelin katılın siz de Kutlu olsun 23 Nisan Atatürk'ten bizlere En güzel armağandır Söyleriz hep birlikte Kutlu olsun 23 Nisan Ozan Özel |
İKİNDİ VAKTİ bu kaçıncı bahardır bilmem , kaçıncı ikindi söylenen şarkı mahurdur çiseleyen yağmur mahzun bir bulut gider geceye bir vakit namazında nafile, yetmez hüküm elveda diyen güneşe vurur ha vurur bir hırçın dalga kuzey denizinde martıların göğsüne Sefer YEŞİLYURT |
Aşk Değil Aşk değil sevgi değil tapılacak varlıksın Sen hurisin meleksin özlediğim kadınsın Yıllarca beklediğim hep hayaller kurduğum Düşlerimde bir sultan yüreğimde sancısın Yaşıyorum şimdi ben sevgilere doyarak Hayaller ülkesinde hülyalara dalarak İnan ki canım benim ömrümce beklediğim Yollarına hasreti sevgileri ektiğim Yıllarım boşa geçti sevgini arayarak Uğruna Mecnun olup hep cefalar çektiğim Yaşıyorum şimdi ben sevgilere doyarak Hülyalar ülkesinde sonsuz düşler kurarak Doğan Ümit Aksel |
*****Trabzon'a Veda****** Yeşilin tüm tonları Barınır senin bağrında Hırçın Karadeniz dalgaları Sükut bulur kıyında Çöker puslu hava Yumuşak bir yorgan gibi Ulu doruklarına Doğa adeta gülümser Misafirperver Trabzonlulara Sümela size kalsın desem Yıldızları ayaklarına sersem Yetmedi tonlarca altın versem Üstelik görmeleri için her yıl Bedava turlar düzenlesem Kabul eder mi Trabzonlular Uzun gölü Kayseri'ye götürsem Trabzonlular Trabzonlular Doğası gibi saf Arı gibi çalışkan Yunus gibi sevgi dolu Vefakâr insanlar Bu yüksek yaylalarda Hayat vardır, aşk vardır Rengarenk çiçekler Sanki horon teper Kemençe eşliğinde Hayır dua eksik olmaz Ninelerin dilinde Bu şehirde zaman Hızlı akar her nedense Akşam güneşi batarken Sahil ana baba günü Balıkçılar, satıcılar Çoluk, çocuk, genç, yaşlı Sanki milli bayram günü Parktaki ressamın tuvaline Ne güzel yansımış Yeşille mavinin düğünü Balığa balık demez insanlar Koca deniz kıyısında Denizkızı da çıksa denizden Adı hamsidir Trabzon'da Ayrılık vakti geldiğinde Kalbiniz kalır geride Veda edilmez bu güzel şehre Söz vermeden tekrar dönmeye Elveda Trabzon Kavuşmak dileğiyle seneye........ 21 Mayıs 2006 ZİGANA GEÇİDİ Ergül Sırkıntı |
bir şiir bu kadar güzel olabilir tutarsa elinden bir defa kadın bu da bir cumhuriyettir, gülüm hürriyet bu meydanda cem edilmiştir cumhurla cumbadan bakar cihâna bir eski yüz hepimizin içindeki/jurnalde yazan budur: bu n hayır, azizim, güllerden cuma değil bu şiir bu kadar güzelken pazar ne ki pürzâr bile olabilir, koy lâleyi kenara olsun! koyup kafayı bir yastığa reformmuş, yenilikmiş, dönüşümmüş hepsi fos! hepsi sosu sosyalitesi bol hepsi hayâl ezmesi, almayız ölene dek ölmek için birbirimizin bakışlarından uyuruz, iyi mi boş kalan yanlarımızdan sarkılıp... bir şiir anca bu kadar çarpıtılabilir tutarsa dilini onun siyahî bir kadı Fatih ÇODUR |
AYRILAN Aşkı doğuran şey nedir; O yakınlığı,iki can arasında? Ve kopuş ne zaman başlar? Ne zaman biter bir sevda? Bir kurt gibi içten içe Gelişip büyür çürüme Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır Ayrı duygusal zamanlarda Ataol Behramoğlu |
4 *GECELEYİN ÖLÜR ŞAİRLER Geceleyin ölür şairler Ansızın karanlık bir gece Son nefeste kalemle son hece Uçurumdan düşer beraber Geceleyin ölür şairler Kimsesiz bir sema altında Şiirler kimsesiz, kimsesizdir veda Her ceset kendi naaşını defneder Geceleyin ölür şairler Acılar içinde inleyerek Belki mutluluğa son çeyrek... Yıldızlar söner birer birer Korkunç yüzleri ıraktır gözden Geceleyin ölmekte şairler Çaresizce ruhu terkeder Kederden harap olmuş ten ........... Halil İbrahim Keçebaş |
Müptela Şiirleri 1 Ah şu seyribeleş aşklar kapımda kadın çığlıkları kadar çirkin yularından boşalmış azılı kısrak gibi oynaşan bir resim bu bakış yalanlar salıncağı kurulan elma evler çürük hazine sandıkları tılsımı bozuk kitabe seyrüsefer ah şu seyricefa gökyüzü köpek oynaşı boyacı telaşı kadınlar ayaları yırtık tek kurt-arma-sı mümkün adam yalpalayan ışık def'e düşmüş yıkık dam. bu seyrediş sevda yalağına tutunan susamiş insanlar dilenci obruğu ucuza satılmış el gölgesi defde dönen göbeksiz yağ fukaraları. ah dönüş def oldu sen defoldun hayatımdan. ışık söndü vaazları kesildi kapıların son bulundu soluk kesildi ustası eskidi zanaatın. Ahmet Serdar... |
Elim Yüreğimde hoş geldin gönlü güzel yüreği ak pak insan. gelip de dağları aşıp gözlerinde o kor sevdanla suskunluk muydu payım desene... gecelerin ulu yalnızlığında ses ol rüzgarıma. dağıt hüznümü. adımla benimle ağlayan kaldırımı. susma konuştur özlemini. bunca dolmuşken ben taşarken sana sağnak sağnak bana akan gözyaşında buluştu dilsiz sevda. lodosla poyraz es... gönlün ateşini dağıt. nura doysun kararmış dünya. sevgisizliğine ağlasın kırıntıdaki can. savrul ey saç, her telinde bin aşk. kıvrıl dört büklüm vedanın dili. gözyaşının yoluna, çiz resmini... aksın ığıl ığıl sevdanın rengi. sessizliği dinle, sevdanın izi nerde. ayna ise yürek seven nerde. bir ses geldi derinlerden de, baktım elim yüreğimde. 25.2. 2007 Serap Hoca |
İNATÇI DAMLA Camdan kayan damlalara bakarken, Anlıyorum yağmur yağıyor... Camda kaymak istemeyen inatçı bir damla gibi... Hayatta herhangi bir şeye Zorla da olsa direnmek gibi... Nafile bir çaba Doğanın kanunu Yer çekimine yenilen inatçı bir damla gibi... HAYATA,İNSANLARA, DOĞAYA,YA DA KADERE yenilmek... Çoğu zaman seçme şansın olmadan... A.Elif Arkadaş |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık