MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 9 Aralık 2009 22:16

G özüm açıp sende görmüşüm her şeyi.
Ö pmek isterdim de
Zorlukla kaçardın yanı başımdan.
Ü ryan bedenin filizin,
M eyvelerine,
Ü şüyüp,ürpererek yaklaşırdım.
N için bu kadar özelsin benimçin?
B esleyip büyüttüm sevgim her gün.
E riyip buharlaşır cismim,
B ir bakışla.
E llerin sanki bir sunakta “zem zem”sunar.
G üğümün madeni Hecer’ül Esvet’ten der,kaynaklar.
İ çtikçe bu gönül bir hoş olur.
S inem ayrılığa dayanmaz,yalazlanır.
İ lle seni gözler yollarda, bu gözler.
N afile mi bekler de akar selsebil olur.

Yakup Onat


Mavi Melek 9 Aralık 2009 22:41

Anla


'Ne çabuk da tükenmiş aşklarının cümbüşü,
Demek yazların bitti şimdi kışında üşü...'

Öyle boyun büküp de masum haller takınma,
Ben ne günler yaşadım kırık dökük bir canla,
Hem gittin hem özledim deyip bir de yakınma,
Bende sana kanacak yürek yok artık anla...

Virane gönül bağım kalmadı tek bir gülüm,
Senden bana ömürlük çile oldu ödülüm,
Arama yangınımı savruldu bütün külüm,
Bende sana yanacak yürek yok artık anla...

Dünde bıraktım aşkın ötesi berisini,
Boş verdim senden sonra hayatın gerisini,
Rüyama girse bile bir masal perisini,
Bende sensin sanacak yürek yok artık anla...

Yâd etmek günah seni yâd etmek haram dile,
Adın anılır belki ama ihanet ile,
Ara sıra resmine bakıp da dalsam bile,
Bende seni anacak yürek yok artık anla...

Ne çok şeyi götürdün benden alıp giderken,
Hatta kalbimi söktün aşka veda ederken,
Bir zamanlar tek sevdam sen tek aşkımsın derken,
Bende senin denecek yürek yok artık anla...

Gönlüme yıllar önce sapladığın bu sancı,
Umudu yolcum etti beni dertlere hancı,
Ellerim ellerine öylesine yabancı,
Bende sana dönecek yürek yok artık anla...


Ersin Kayışlı


Alvarez Ocean 10 Aralık 2009 00:25

Korku

Nerden başlasam sana anlatmaya
Dalları kırılıyor cesaretimin
Bir şeyler eksik biliyorum
Yıllar sonra içimi titreten olmamıştı senin kadar
Yanımda olsan bu kadar senli olmazdım
Her yerde sen varsın
Her oturup kalkışım
Her adım atışım
Her uykuya dalışım
Nasıl girdin bu derbeder olmuş vurgun yemiş çatlak damarlarıma
Tam dilimin üstündesin ama adını söyleyemem
Korkuyorum çünkü
Elimi uzatsam dokunabilecekçesine yakınsın belki
Kör sayıyorum kendimi o kadar gözümün önündesin ki
Ama seni seviyorum demeye cesaretim yok olsaydı söylerdim elbet
Ne tuhaf değil mi sevildiğini duymak ne güzeldir oysa
Ama bunu duyduğunda kaybetmek var sonunda
En çıkmaz sokağın en virane caddesinde otururken düşlerim
Şimdi son bir isteğim var senden
Bir ışık yolla ve düğüm çözülsün
Bir ışık yolla ki bu bulutlar kaybolsun
Bir ışık ne olur bir fidan orman olsun
Korkmasam sorardım belki ama
Bunca yılın üstüne seni gölge sayamam
Bekle sen şimdilik çünkü sana kıyamam.

20.05.2006

- Gültekin Yazıcı


reyan 10 Aralık 2009 22:29

Senden Sonra Çok Durmadım Kendimde

Parmak uçlarıma vuruyor yokluğun,
yine sen düşüyorsun satırlarıma,
bak yine seni çiziyorum şiir dolusu,
sonra geçip karşısına iyiki varsın diyorum,
ağlıyorum.
hançerlerle kazıyorum göz yaşlarımı yanağımdan,
akan kanın üzerine yeminler ediyorum,
bir daha ağlamak yok diyorum,
sonra bozup tövbemi günahlarıma bir yenisini ekliyorum.

senden sonra çok durmadım kendimde,
sahipsiz bedenimi bırakıp tenha bir köşede,
eksik bir canla düştüm peşine,
hadi yine çık karşıma,
önce yalan sevginle seviyorum de,
sonrada elvedalar bırak yüreğime bütün gerçekliğinle,
bende bu acıyla bir dize daha ekliyeyim şiirime,
ve kokunu süreyim satırlarıma hiç koklamamak üzere.

terketmek sana terkedilmek bana kolay nasıl olsa,
tek tanesine inanmam ela gözlerin yaşla dolsa,
sende inanmamıştın hatırla,
sana gitme diye haykıran,
titreyen feryadıma,
yalnızlığı bırakıp avuçlarıma yol almıştın,
adresi meçhul bir diyara,
aldırma sen bana yalnızlıkta yakıştı yanıma.

soğuk bir gecenin kıyısından sensizliğe bakıyorum,
hasretinin ummanına dalıyor bakışlarım,
çığlıklar yağdırıyorum kör karanlığa,
umutlarımı bağlayıp bir taşa,
sebepsizce bırakıyorum sonsuzluğun sonuna,
bütün dönüş yollarına mayınlar döşüyorum,
kapatıyorum kendimi sessizliğe,
ve yine konuşmamak üzere susuyorum,
farkındayım çok sürmez suskunluğum,
çünkü hayalin vurdukça gönül sahiline,
kalemimi batırıp yüreğime,
firari bir şiire suretini işliyorum,
ve yine geçip karşısına dön diye haykırıyorum,
bu yüzden uzun sürmez suskunluğum,
ben sadece kendimi kandırıyorum,
döşediğim bütün mayınlara bir bir kendim basıyorum,
ama inan sensizlik kadar ölmüyorum ölemiyorum...


alintidir


Misafir 11 Aralık 2009 19:49

Alıntı:

arwen adlı kullanıcıdan alıntı (Mesaj 1578730)
Yüreğim Sensin






Sonunu bile bile çıkmaz bir sokağa giriyorum.
Sokağım dar, sokağım soğuk, sokağım karanlık.,
Her şeye rağmen yürümeye devam ediyorum.
Bunlar sevda yolları sonundasen olmasan bile.
Yollar çetin savaşıyorlar, akıtıyorlar gözyaşımı.
Bunlar sevda yaşları, ağladığımı bilmesen de.
Korkmuyorum; çünkü yalnız değilim bu yolculukta.
Elimi tutmuyor, yüzüme bakmıyorsun belki;
Ama bedenin ve ruhun kaplamış yüreğimi.
Sen hep yanımdasın, benimle yaşıyorsun.
Atıyorsun her saniye, beni de yaşatıyorsun...
Yağmur Tahıllıoğlu

bu şiiri nereden aldınız acaba?


Alvarez Ocean 11 Aralık 2009 21:12

Ortadoğu Destanı

Dök eteğindeki taşı tarihe ben şahidim

Ellerindeydi savaşın oyuncakları
Vurdukça
Öldürdükçe
Hop hop hopluyordu
Duramıyordu
Neşesinden batının çocukları…

Ben tarihe şahit oldum
Kağnıcakla yürüdüm
Barış barış diye büyüdüm
Amma…
Bir meydanda tam görüş açımdan uruldum…

Büyüdükçe batının çocukları
Daha çok vurucu
Daha çok kırıcı
Daha çok öldürücü
Oldu ve de olacak silahtan oyuncakları…

Yakmıştı yahudileri cayır cayır
Naziler’di imansız
Kalanları şimdi Filistin’de
Daha da insafsız
Nürnberg gaz odalarını
Gazze’ye taşıdılar dünya duyarsız
Ben tarihe şahit oldum da
Tarih bana tamamen umarsız...

Ey Çocuk!
Dök bırak elindeki taşları
Kalem al kağıt yaz
Diyeceğim
Amma…
Varmıyor dilim
Çünkü;
Batının kazık kadar çocukları
Dökmüyor eteğindeki taşları
Bırakmıyor hala silahtan oyuncakları…!

Bencildi batının çocukları
Baskaşında olsun istemezdi
Silahtan oyuncakları
Mezapotamya’da saklı sandılar
Ev ev didik didik aradılar
Oyuncaklarıyla taradılar
Bulamadılar
Bulamadıkça hırslandılar
Beşbin yıllık tarihi
Bir çırpıda çaldılar

Ben bir tarihe şahit oldum
Medeniyetler beşiğinde doğdum
Beşiğin sıkı bağlanmış ipinde boğuldum

Bencildi batının çocukları
Silah mıydı aradıkları
Yetmezdi bu oysa
Neft kuyularıydı amaçları
Vurdular yurduna sahip çıkanları
Anneleri babaları ve tüm çocukları

Ben bir tarihe şahit oldum
Beşeriyetin şehrini
Virane edilmiş buldum
Başımı yerden yere vurdum
Ve
Özgürlüğümü göklere savurdum

Ey
Bağdat’ın
Felluce’nin
Necef’in çocukları!
Dök bırak elindeki taşları
Kalem al kağıt yaz
Diyeceğim
Amma…
Varmıyor dilim
Çünkü;
Batının altın yeleli çocukları
Dökmüyor eteğindeki taşları
Bırakmıyor hala silahtan oyuncakları…!

Ari ırkındandı batının çocukları
Ar’sızlandıkça
Kalmadı Ar’ları
Yetmezdi oysa bu
Ve
Kendilerine benzettiler tanrıları

Gözlerini mavi’ye
Tenini beyaz’a
Saçlarını sarı’ya
Boyadılar
Yakışır mıydı oysa bu
Filistin’in incisi
Yağız esmeri İsa’ya…

Ben bir tarihe şahit oldum
Dinler kavşağında doğdum
Bilimin yolunda yaya kaldım da
Eridim bittim tükendim kahroldum...

Büyüktü* batının çocukları
Alırlardı her şeyi
Sıkarak imiğini
Sökerek iliğini
Emerek kanını
Bozarak AR’ını...

Ben bir tarihe şahit oldum da
Tarih sundu bana şehadet şerbetini

Ey
Ortadoğu’nun çocuğu!
Kalem al tarih yaz…

Çek kalemini
Ve At’ının gemini
Şahlan
Ve
Rüzgara ver yeleni
Et insanlığın yeminini **

“Verme alsan da dünyaları”***
Çölde olsa da
Cennetler cenneti
Insanlık beşiği
Medeniyet eşiği vatanını…!

Alma batının malını
Karışla
karış karış
boydan boya
batılı çocuğun alnını…!

Ben böyle bir tarihe şahit olmadım
....Ben böyle bir tarihe şahit
......Ben böyle bir tarihe
.........Taaa!

* Büyük = kompleksli/paranoya
**Insanlık yemini = Medeniyet Beşeriyet Bilim Aydınlık Barış ve Huzur.
***Ulusal şair büyük Üstad M.A. Ersoy’un İstiklal Marşı şiirinden alıntıdır.

Kopenhag - 10.05.2004

- Muammer Çelik


arwen 11 Aralık 2009 22:57

Al beni bir meçhulde sakla yok olayım
Işığını söndür güneş sana köle olayım
Sabaklar sizde durun geceye eş olayım
Beni sende ara sana derman olayım

Hayatın içinden geçerek acılarla yoğruldum
Kimse bilmez sevdiğimi sırrı bende sakladım
Yüreğimi dağladı bu ateş özleminle hep yandım
Beni sende ara sana derman olayım

Azap oldu bu sensizlik ne olur doğmasaydım
Sana böyle hasret dertlere eş olmasaydım
Yok olsaydım dünyada sensiz yaşamasaydım
Beni sende ara sana derman olayım

Ellerini bir uzat söyle bana nerdesin
Bir özlemin içinde işte yine bendesin
Sen sevdiğim bir tanem sen sevendesin
Beni sende ara sana derman olayım
25 3 2009 İzmir


şiirkolik 13 Aralık 2009 20:41

Müjgan Akyüz hece şiirlerinden*Yunus tövbesi
 
Yunus tövbesi


Emirsiz çıktım yola, halkımdan utanınca
Hatamı anlamıştım, balığa atanınca
Suçlumuz kim? Diyerek,, soruyorken gemide
Aklıma gelmemişti, duruyorken geride
Kur'a bana çıkınca, öfkeyi hatırladım
Hatam canı yakınca, sureyi tekrarladım
Rab öfkelense bile, O'nun öfkesi hikmet
Size zindan balıklar, bana çilesi nimet
Şimdi civara bakıp, kendimi görüyorum
Yalnızlık buhranında, derdimi çözüyorum




Rabbim! Sen okyanussun, damlaya merhamet et
Rabbim! Maden verensin, zümrüte hidayet et
İşte kalbim ve ruhum, sundum şimdi emrine
Her hükmüne razıyım, buyur bana, emrin ne?
Sözüne ram olunca, deniz güzel bir sahra
Balığın karnındayken, kalkıyorum sahura
Yiyeceğim tek azık, dilimdeki bu dua
Müslümana halaskâr, selamettir bu dua
''Sen noksan sıfatlardan, münezzehsin Ya Rabbim
Ben nefsine zulmeden, zalim oldum Ya Rabbim''




Küçücük balık karnı, buldum aşkın aslını
Sanki sonsuz bir dünya, gördüm maşuk vaslını
Balığın karnı kadar, sonsuzlukta bu dünyam
Tövbeye sarılınca, kurtuldu gerçek dünyam
Şimdi şefkat sırası, Rab kıyıya atıyor
Ninova üzerinden, kara bulut batıyor
Arınmış bütün ruhlar, döndü şimdi namaza
Hataların farkında, başladılar niyaza
''Sen noksan sıfatlardan, münezzehsin Ya Rabbim
Ben nefsine zulmeden, zalim oldum Ya Rabbim''


Müjgân Akyüz MAJ


BiRuMuT 14 Aralık 2009 23:30

Bir Martının Kanadına Takılı Kaldı Yüreğim

Bir martının kanadına takılı kaldı yüreğim
bir kayıkla açılıp güneşe doğru yol almak istedim gün boyu
Bir gece vakti dolunayda
tek başına düşüncelere dalmak..

Dalgaların sesine karışmalı
içimdeki sessiz çığlık
Rüzgar
yaprakları suyun üstüne ulaştırmalı bir de sevdaları

Kaç kişi sessizce anlatmıştır sevdasını denize?
Ve kaç kişi sırlarını paylaşmıştır bilinmez
Ama ben
tüm sevda türkülerini dinlemek istiyorum denizin dilinden
Tüm gözyaşlarının suya yansımasını görmek
Belki aralarında kendi sırlarımı da bulurum diye
İnsanlar arasında kaybolmuş gönülleri fark edebilirim diye...

Martılar ne kadar da şanslılar
özgürce dolaşıyorlar gökyüzünde
Bir martının gözleriyle bakmak her şeye ne güzel olurdu.
Ne güzel olurdu maviye
özgürlüğe hasret duyanları görebilmek

Ne çok şiir yazıldı adına
ne çok türkülerde geçti adın ey deniz!.
Benimde türküm var mıdır derinlerinde?
Yüreğimden kopup gelen cümleleri duyar mısın
söylemeden
Hisseder misin
içine düştüğüm yokluğu
Yoklukla birlikte bulduğum varlığı...

Bir sabah vakti balıklarla karşılamak günü
dolunayın suya bıraktığı benliğini izlemek ne güzel..
ve yıldızları izlemek ay kaybolduğunda
Ne güzel denizi hissetmek içinde, deniz olmak ne güzel...


arwen 15 Aralık 2009 21:07

Nasılsa öyle yaşanacaktı.
Söylenecek bir bahane vardı,
Aslına bakarsan.
Ha,bugün yalnızlık.
Ha,günün ötesi seni sevmek.
Seni sevmek,beni harcamak olmayacaktı.

Sana yüklediğim anlamları,
Senmişsin gibi düşünme,aldanırsın.
Sen o anlamlarla,
Sadece bende varsın.
Ben seviyorsam,sen bahanesin.
Sen anlamsın, seni seviyorsam.
İrem Altaş


arwen 16 Aralık 2009 21:00

gördüğüm düşü anlatmak için uyandırdım onu:

(adelıa prado)

hiç uyumamayı dilerdim tanrıdan eğer son dileğimi sorsaydı
ama uyuyorum işte ne kadar dirensemde
sunaklara dökülen sular kanları temizlerken
amazon ormanlarının koynunda çırılçıplak koşmayı isterdim

annem sen olmalıydın yol göstericim sözlerinle
tarantula kokan palmiyelerin arasında
ürpererek uyanmazdım belki o zaman
belki o zaman bedensiz simsiyah giysili hayaletlerde görmezdim
arka odamızın bahçesinden pencereye çıkışlarını
hayretler içinde seyretmezdim

bu yüzden uyandıramadım yanımda uyuyanı
dizlerimle çekip sokuldum yapıştım sırtına
oysa sokak ışığı vuruyordu odaya kirli sarı
tüylerim diken diken uzanmışlardı
badanası çatlak tavana

evet seni seviyorum ve neden yadsıyayım bunu
annem gibi sevgilim gibi arkadaşlarım gibi
ve morglarda sihipsiz kalmış ölüler
şu günlerde sonbaharlar gibi
evet seni seviyorum ve neden yadsıyayım bunu
bakışlarındaki acı gibi yorgunluk gibi
ve karşılığı olmayan her şey
çıkarsız aşklar gibi

evet seni seviyorum ve neden yadsıyayım bunu
simsiyah saçlarında varoşların duvarlarında
yaralı yüzler dolaşırken soluk alırken düşler
ve sokak aralarında güneşten yoksun çocuklarla
gezmeye çıkan sineklerle
evet...
seni seviyorum...
ve neden yadsıyayım
neden isteyerek uyuyayım
şimdi sarıl bana doyasıya sımsıkı
evladın gibi
acıların gibi
ailen gibi
yağmur ormanlarında sonsuzluğa
çamurlu bedenimle çırılçıplak uzanayım
Necmi Dayan


arwen 17 Aralık 2009 21:46

Sen özelimdesin yerin çok özel
Aşkın haz veriyor Cananım güzel
Kalbinin sahibi inanki benim
Al kalbim senindir almasın yad el.

Aşkının ateşi içimi yakar
Gözlerim aşkınla aşk ile bakar
Sensizliğim inan ömrümü yıkar
Bana yoldaş olur gökte yıldızlar.
Fuat Gürsoy


arwen 18 Aralık 2009 21:19

Yokluğunda

Savuruyor rüzgar yine sarı yaprakları
Pencereme konan her yağmur damlası
Gözlerimden akan yaş oldu sensizlikte
Sensiz, yalnız soğuk gecelerimde

Dalgalanır yüreğim yokluğunda
Hüzünlere dalar gözlerim
Ellerimi uzatsam içimi ürperten
Tenini hissederim tenimi yakan

Sonra dudakların gelir aklıma
Eriyip gidişim kollarında
Gerçekle düşler karışır o anda
Benliğimi yakar ateşin

Vazgeçilmezim olursun yeniden
Güneşim olursun beni yakan
Işığım olursun kör karanlığımda
Tek umudumsun sen yangınlarımda

Yıldız Şahbaz


arwen 18 Aralık 2009 23:22

Sen gittikten sonra
Çok sey değisti hayatımda..
Her gece senin hayalinle yatarken,
Simdiyse
Sevimli, agzı dili olmayan bir ayıcıkla yatıyorum…
Biliyor musun o senden daha vefalı çıktı..
Sen hayatıma girdikten sonra;
Onu bir kenara atmıstım..
Ama o senin gibi
Pes edip kaçmaktansa
Bıraktığım yerde beni beklemis!

Keske sende dilsiz bir ayıcık kadar
SADIK olsaydın sevgine ve bana..
Ben seni yanlıs tanımısım..
Sen gittikten sonra bosuna ağlamısım!
Senin gibi adiler için DEĞMEZMİS!
O kadar gözyasına….

Basta sen bana BİTTİ dedin..
Ama asıl sen deil ben seni içimde BİTİRDİM!


NE KADAR ZOR OLSA DA!!


(alıntıdır)


Mavi Melek 19 Aralık 2009 01:28

Gözlerin Asla Yarınlara Islanmasın


ne peki ?
bir kuşluk vakti
yana yakıla peşine düşmemin sebebi
kendimi deniz sanarken
su damlacıklarından bile kaçışım ...

uyuyan yanardağlarımı uyandırıp
gözlerini upuzun bekleyişim

mevsim kırgınlıklarım....
çocuk inadım....
yalan yanlış kıskançlığım....
ne peki ?


oysa sen......
düşlerini yitirmiş
maziyi kurşuna dizmiş
her aşka mecnun
çoğalan anlam.....


neden sözlerin kısa ?
avutsan ya beni yalanlarla
tutsan kollarımdan
düşmesem uçurumlara....


ne peki aslolan ?
bir özge sabah mı ?
dert dolu şarkılar mı ?
bir kaç dize şiir mi yaşantıma teselli ?

söyle ne peki ?

inanmazsın alnımda bile yokluğun yazar....
avuçlarımda hasretin...
öyleyse !
son kez
kandilim ol....
bir nursun dünyamda
ışığınla,
gideceğim yolu göster..


ah yar.....
kaç asalet ayıklayıp
şafağı gözlüyorum gider ayak
yerli yersiz hüzünleniyorum
ve bir söz vermeni istiyorum.....

/gözlerin asla yarınlara ıslanmasın /

asla.....
söz ver........

aklım dolu....
kalbim deli
ben senden gidiyorum....

hoşçakal sevgilim.......


Nebile Aydın


arwen 19 Aralık 2009 23:27

Ben Hancıyım Sen de Yolcu






Nerden rastlamıştım sana, hayatımı zehir ettin,
Beni böyle boynu bükük,bırakıpta nasıl gittin.
Söyle,nasıl,nasıl gittin, dönüp arkana bakmadan,
Gayri dönsen de fayda yok, kendi biletini kestin.

Israr etme,hiç yalvarma,aşkta da bunun yeri yok,
Kendin ettin,kendin buldun, bunda benim günahım yok.
Ne oldu ki sana böyle,işleri sürdün yokuşa,
Ben hancıyım, sen de yolcu, tren geçti, haberin yok...

...
Cemil Öksüz


Mavi Melek 20 Aralık 2009 01:52

Kuşanırım Gözlerini...


Geceyi giyindim üzerime
Mil çekilmiş gözlerim Mecnun’dan yadigar
Köşa başlarında çığlıklanır varlığım
Ne yana baksam Leylam var...

Bir suret yansıması
Bir deli hoyrat
Ellerimden sızar ahir zaman
Kuşanırım aşka dair ne varsa
Kuşanırım gözlerini…

Kurak yaşanmışlıklara inat
Islak haykırışlar salarım yoklara…

Gök yere diz çökende
Yer göğe baş vuranda gel…

Zehir zemberek birkaç kelam düşer dilime
Kurduğum her cümle de can verir düşler
Kalem kanar
Kağıt kanar
Şiir kanar…

Yokluğun dolar alnımın çizgilerine
Tırnaklarımla kazırım adının her harfini geceye
Elim kanar…

Kafa tutarım aynada ki yokluk yansımalarına
Söverim – sayarım….
Dilim kanar

Susarım…

Girdap sarmalında esir varlık
Susuşlar üryan
Çırpınışlar acemi
Ve bıçak keskinliği
Ve yangın harı
Ve başkaldırı
Ve yokluğun

Oyy yokluğun..

Elim kolum bağlı kaldım
Vardan yok(a ) bir yol oldum…


İmdat Özcan


arwen 20 Aralık 2009 22:29

Biliyorum
gideceksin
Bir hoşçakal
demeden...
Avlusuz
evler gibi
Çıplak
kalacağım...
yad olmaz artık
benim hüznüm
Dem almaz...
Gideceksin
biliyorum
Ağlar gibi
ıslatacak
toprak beni
Ayaklarım
Tutmayacak
Kuşluk vakti
sökülen
Sığırcık sürüsü
ömrüm....

Dirhem dirhem
soluyacağım
Sensizliği...
Biliyorum
Gideceksin
Tırnaklarım
Uzayacak ama
Kesmeyeceğim...
Ağlamaklı kalacağım
Böyle kaç vakit
Ama ağlayamıyacağım...
Atila Öztel


Misafir 21 Aralık 2009 10:53

KALP HIRSIZI

Hırsızsın işte,
Hırsızsın sen,
Sakın 'hırsız değilim' deme,
Kalbimi çaldın,
Kalbimi benden...
Kalbim;
Sessiz,
Sakin,
Yalnız yaşarken...
Fırtınalar koptu,
Depremler oldu,
Kalbim fırladı yerinden,
Sen kalbimi çalarken...

Ömürlü Aksoy - Kayseri

İLK GÜNLER

Noktalama işaretlerini gerek var mı bilmemize?
Bir soru işareti (?) düşünce içimize,
Nedir bu deyip şaşmayalım(!) ikimizde,
Ayrılığın ilk günüdür bunu bil...

Aradan aylar yıllar geçtiğinde,
Belki karşılaşırsak her hangi bir yerde,
Küçücük bir nokta (.) da kalsam gönlünde,
Hatırlarsın o ilk günleri bunu bil...

Ömürlü Aksoy - Kayseri


arwen 21 Aralık 2009 23:09

Hafife alma taşınmayacak kadar ağırdır sevgim
Sana çok uzaklardan kocaman sevgi getirdim.
Kendimi sana adadım, ben sende delirdim.
Adın sevda ama sevgi yazıyor yüreğimde...

Şaşırma bu halime, bence sana daha fazlası lazım.
Seni sevgiler denizinde bırakmak yıkamak lazım.
Bana dünya değil bir tek dünyan lazım
Adın sevda ama sevgi yazıyor yüreğimde

Deprem olsa da yer yarılsada sıcaklığını ararım
Ben oldukca sen olacaksın, sen oldukca da ben varım.
Dünyanın bir yarısı sensin, bir yarısıda ben yarim.
Adın sevda ama sevgi yazıyor yüreğimde....
Onur Şevik


arwen 22 Aralık 2009 21:20

Kaç kez,
Dudaklarında tutuştu yüreğim…
Kaç kez,
Gözbebeklerinde eridim…

Bir kez devindi ya ruhum ruhuna…
O da yetti…
Delirdim…

Çölleri özleten susuzluklar içinde
Serap da olsa
Bir yudumluk mutluluk bekledim…

Kaç kez,
Tövbe ettim aşkına
Ve sana kaç kez…

Cehennemi aratan acılar içinde
Kıvrana kıvrana,
Yollarını bekledim, kaç kez…
Gelmedin…

Kaç kez,
Kalbimde bıçakladım seni…
Kaç kez,
Kızgın şişlerle dağladım, kaç kez…

Kardın… Tipiydin… Borandın…
Bir an bile dinmedin…
Tükenmedin hiç…
Çoğaldın… Çoğaldın…
Yine çoğaldın…
Isırgan otu gibi
Her yanıma dolandın…

Oysa…
Bir kez bile dokunmadın yüreğime
Yüreğinle! ! !

Bekledim…
Ben hep bekledim…

Kaç kez gelmedin…
Kaç kez…

Bu aşkı
Bütün acılarıyla
Sana bırakıyorum…

Sonsuz kere tövbe sana…
Ve aşkına…
Gidiyorum…

Bursa, 10 Aralık 2009
Ali Özkan Asafoğulları


arwen 23 Aralık 2009 22:01

Akşam kızıllığı gibi çöktü içime hüzün
Alev gibi yanan saçlarınla dalgandı hüznün
Çırpınıp can verdi içimde acaip bir hüzüzün
Zümrüt gözlerin geçerken canevimden bugün

sarmaş dolaş hayallerin batar dağlar ardında
Bir sevda çıkar geceyle yan yana kol kola
Düşüncelerim iflas etmiş, hayallerin bilinçaltımda
Alevden saçların bağrımda dolandı bu gün

Nişangahıdır yüreğim yitik bir namlunun
Hatırasıdır canlanır gece yarısı sevdalının
Bedenime yalnızlığı çöksede acılarının
Kayboldum sevayın dehlizlerinden bu gün

Itır kokuları serpilmiş seherde yer yüzüne
Yakamozu sarar ışığının ay yerine bedenime
Bir gün yok olup gitmek duruversin yeryüzünde
Payitahtımı yere serdi bakışların bu gün




Ahmet Selami Demir


Mavi Melek 25 Aralık 2009 01:11

Aşk


Aşk...Biçare yüreğimin yegane fırtınası...
Hani şu kuşların bile kaçtığı kadar sert olan,
Sonunda kırık dökük binalar bırakan...

Tüm hayaller onunla gerçekleşir; canan,
Ve tüm hayal kırıklıkları...
Gözümden akan gözyaşları gibidir sevda,
Aşkın zerafetiyle yanan...
Çare bilmeden çöllerde yol alan...

Gökteki yıldızları bilir misin ?
Hani şu bir araya gelip ayı kıskanan...
İşte sen o gökteki ay gibisin
Yüreğimi yerinden oynatan...

Sen takvim yaprakları gibiydin
Hiç bitmeyecekmiş gibi başlayan...
Ve ardına bile bakmadan sessizce dökülen,
Kınından çekilmiş kılıç gibi,geri dönmeyen...

Kendini bir de benim yerime koy,
Geç aynanın karşısına ve kendinle yüzleş...
Gör bakalım ardında bıraktığın harabeyi,
Gör sevgi ve nefretimin ikilemini...

Bir yalan bul ve saklan ardına
Sonra da seyret oradan beni...
Zavallı kalbimin nafile bekleyişini;
Acı,hasret ve elemini...

Bu haykırışlar çaresiz bir aşıktan...
Şafakta bile güneşsiz kalan,
Ruhu karanlığa mahkum bir çocuktan...
Sıra bana geldi sanırım;
Nokta koyma vakti o tarifsiz aşka...

Aşk...Sonu gelmez gib rüyaydı gördüğüm...
Aşk...Yalancı bir sahneydi öldüğüm...


Hakan Yücel


ahmed 25 Aralık 2009 09:05

Olmasanda Yanımda



Olmasan da yanımda..!
Gülümsediğinde
Çiçekler açardı içimde
Yani sen varken;
Mutluydum...

İşte yoksun..
Bütün yüzler asık
Çiçekler solgun
Bütün aşklar yenilgin....
...Sen içime düşen kadın..
Mutlu musun?

Olmasan da yanımda..!
Düşlerdim..
Gözlerinde zamanı unutur
Saçlarını avuçlar koklardım
Yani sen varken;
Mutluydum...

İşte yoksun..
Yaşam kırık dökük
Koca şehir zifiri karanlık
Bu kaçıncı paket sigaram
Bu kaçıncı kadehim....
....sen içime düşen kadın
Mutlu musun?

Olmasan da yanımda..!
Kelimeler, sözcükler
Pınar olur çağlardı içimde
Cennet kuşları uçuşurdu
Masal gibiydi yaşamım
Yani sen varken
Mutluydum....

İşte yoksun...
Her şey karma karışık
Gözlerim dolu dolu
İçimde fırtına kalıntıları
Güllerin boyunları bükük
Seni gülümseten o adamda
Yok artık.!
Sen içim de dolaşan kadın
Mutlu musun?

Mehmet Tuncer


BiRuMuT 25 Aralık 2009 14:36

Sıkıntıya Antibiyotik

Gece ansızın çıkıveren bir geçmiştin benim için,
Hiçbir zaman beklemiyordum seni,
Sınırları zorlamanın bir anlamı yok zamanda,
Kaybolan ve eriyen geçmişin ayak izleri,
Karda yürürken izlerini belli ediyorsan geçmişte,
Geleceğin kapılarını zorlama,
Her sıkıntında bir antibiyotikim senin kalıplaşmış hayatında...

Emre Türker


arwen 25 Aralık 2009 21:46

Çok uzun zaman oldu
Bir tek sen varsın yokluğumun farkında
Bir tek sen hayalse bile yanımda
Ağır öykülerin vefalı mağrur kahramanı
Ödünsüz yaşamdan
Parçamdan kılçıksız
Diş bilemesiz hain dostlukta.


Bir tek sen varsın özlemimin farkında
Can cana gelince
Yol yorgunu kapanası gözler
Derin uyku canı çıkası
Terin emek cilası
Yerin gönül sevdası
Sevdan ruhumun ekmeği
Az biraz katık olup da
Çok uzun zaman oldu
Seni ciğer dolusu solumayalı.


Bir tek sen varsın acemiliğimin farkında
Dil sürçmesiyle yanlış söylenip
Düzeltilmek istenirken hani daha da batan anların
Sıkıntı teri gibi gece boyu
İhaleli düşlerimin inşa yeri
Kalbimin, damarımın umut neferi
Az biraz özlem olup da
Çok uzun zaman oldu
Seni kokunla burnuma çekmeyeli.
Namık Cem


arwen 27 Aralık 2009 14:04

Seni Sevmek




SENİ SEVMEK ÖLÜMÜ SEVMEK DEMEKMİŞ


bir hayal bir yok oluşmuş seni yaşamak
seni yaşamak ıssızlıkmış,sessiz sessiz kaybolmakmış gözlerden.
seni sevmek nefes alamamakmış,boğulmakmış
seni sevmek ölüme deli gibi aşık olup,ölümü deli gibi sevmek demekmiş

eğer sevebiliyorsan sevdiğini nedensiz sevmelisin,
eğer seviyorsan onun uğrunda herşeyi yapabilmelisin,
eğer seviyorsan onun için ölmelisin çünkü onu sevmek ölümü sevmek demek olduğunu bilmelisin

şimdi bir dilek tut içinden ama içinde ölüm kelimesi mutlaka olsun
gözlerini kapat hayal et onun yanında olduğunu,aynı havayı teneffüs ettiğini düşün,
gözlerine baktığını düşün düşünki kalbinden kopanları hisset,
ona bakarken hayatının bir film şeridi gibi geçeceğini göreceksin,uyandığında onun yanında olmadığını gördüğünde,
nasıl yaşayan bir ölü olduğunu göreceksin
aşık olacaksın o zaman ölüme çünkü onu sevmek ölümü sevmektir,delice tutulmaktır sevdana bırakmamaktır,işte o anda anlayacaksın ellerini bıraktığında gözlerinden uzaklaştığında,ufak ufak uzaklaştıkça içindeki acıyı hissettiğinde,ölümü ve ona aşık olmanın ölüme aşık olmak olduğunu
Yılmaz Tosun


ener 27 Aralık 2009 17:44


kıyamet alameti... acıları çekmek seni yaşamamı
yaşarken ölmek seni yaşamak mı
seni sevmek yok olmakmı
seni için var olmak seni görmek bu hayatta ne bana dermisin zalim


sana ömrümü herşeyimi verdim
senden ben ne istedim
biliyorum
biliyorum sen benden kalbimi çalacasın
ömrümü yedin be

hayatımı mahpettin
senin için çektiğim acıların hangisine layıksın
sen bence nesin bilirmisin sen benim kıyamet alametimsin

Alıntı...


Mavi Melek 27 Aralık 2009 23:42

Kavak Yeli


Ne de güzel bir sabah, mevsimlerden ilkbahar
Bu mevsimde değişir, gönüllere düşer yâr
Yüreklerde yangınlar, küle dönmüş, olmuş har
.......... Nedir baştaki esen, yoksa kavak yeli mi?
.......... Yangını söndürecek, coşkun sevda seli mi?

Bu bahar papatyalar, bir başka mı kokuyor
Arılar bal topluyor, hem de petek dokuyor
Karıncalar çalışıp, kışa ışık yakıyor
.......... Nedir baştaki esen, yoksa kavak yeli mi?
.......... İçine sindirecek, coşkun sevda seli mi?

Başları dumanlanmış, ulu ulu mor dağlar
Yemyeşile boyanmış, üzüm veren o bağlar
Nisan yağmuru yağar, sel olur coşar çağlar
.......... Nedir baştaki esen, yoksa kavak yeli mi?
.......... Başını döndürecek, coşkun sevda seli mi?

Masmavidir gökyüzü, güneş bir başka doğar
Yağmur olur bulutlar, yere bereket yağar
Açar lale menekşe, güller kokuya boğar
.......... Nedir baştaki esen yoksa kavak yeli mi?
.......... Hasreti dindirecek, coşkun sevda seli mi?

Başımda esen rüzgâr, meltem değil poyrazmış
Yârin bana yaptığı, hep edaymış nazmış
Yüreğindeki kormuş, aşkı dilde niyazmış
.......... Nedir baştaki esen yoksa kavak yeli mi?
.......... Gönlümü kandıracak, coşkun sevda seli mi


Nilüfer Sarp


BiRuMuT 28 Aralık 2009 21:13

AYRILIK

ayrılık kıskançlığın ta kendisidir
ayrılık güvensizlikten kaynaklanır
ayrılık savaşın en büyük göstergesidir
ayrılık ölümdür, ölüme kucak açmaktır
ayrılık gururdandır, onurdandır
ayrılık sevimsizdir
ayrılık göreslemektir
ayrılık düşünmektir
ayrılık yolculuktur
ayrılık gitmektir
ayrılık şaşkınlık yaratır
ayrılık en değersiz unsurdur
ayrılık kavgayla başlar
ayrılık umuda kaçmaktır
ayrılık dört duvar arasındadır
ayrılık aykırılıktır
ayrılık bedeninden kopmasıdır insanın
ayrılık deniz milidir, insanın pusulasıdır
ayrılık zamandır
ayrılık üzülmektir
ayrılık şımartılmıştır
ayrılık iki ipin ucuna tutunamamasıdır
ayrılık sevdadan başlar
ayrılık bir ezgiden başlar
ayrılık bir anlamda doğruluktur
ayrılık yanlışa neden olur
ayrılık bir öyküde, bir şiirde, bir kitapta başlar
ayrılık dağların tomurcuklarındadır
ayrılık çiçek açtırmaz
ayrılık yitirmektir
ayrılık gece olunca başlar
ayrılık gündüzün konuşmalarıdır
ayrılık tutuklu kelimelerin imgesidir
ayrılık şairlerin başını yakar
ayrılık edebi yolculuğa çıkarır insanı
ayrılık kimsesizliktir
ayrılık beyazdan kararır
ayrılık mutluluğa yol açacağını düşünür
ayrılık kendini kandırmasıdır insanın
ayrılık yabancılaştırılmıştır
ayrılık eser, estirir
ayrılık çözümsüzlüğü bitirir
ayrılık ihtiyaç duyarsın
ayrılık değişimdir
ayrılık insanın elini şaraba uzatır
ayrılık gözetmeksizin…
ayrılık ilktir
ayrılık hiç düşünmediğin yerde karşına çıkar
ayrılık pazarlıktır
ayrılık öfkeden başlar
ayrılık mektuptadır
ayrılık cesarettir
ayrılık yasalara karşı değildir, içindedir
ayrılık kanundur
ayrılık insanın insana verdiği cezadır
ayrılık gözyaşıdır
ayrılık gül değil, gülün dikenidir
ayrılık inanmaktır
ayrılık yalnızlaştırmaktır
ayrılık inadınadır, inadına…
ayrılık küfürdür, küfürden başlar
ayrılık insanı hasta eder, ilaçlaştırır
ayrılık kültablasının içine sığınmasıdır insanın
ayrılık yazmaktır
ayrılık bu şiir gibi saçmalıktır

Erdal Eksert


BiRuMuT 28 Aralık 2009 21:25

İhtiyar Aşık

Yıllardan beridir ağaran teller
Bu akşam parıldar şakaklarımda
"Bu gece ömrümün en son demi, der
Büsbütün ağarsın varsın yarın da.."

Çırpınır göğsünün içinde kalbi
Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi
Nedir bu esrarlı halin sebebi?
Neden parlıyor o gözler? Bir oda:

Yaşlanmış, altında ipek bir sedir
Bir kız ki ay ondan parlak değildir
Öptükçe ağaran bir gül denilir
İhtiyar bülbülün dudaklarında

Ahmet Kutsi Tecer


arwen 28 Aralık 2009 22:12

Hasretin yakıyor her gün kalbimi
Gözlerin gözlerimden hiç gitmiyor
Kalbindeki ateş yakıyor beni
Gönlümü gönlünden ayıramadım

Şaşırdım yolumu bulamadım ben
İnsanca sevgine doyamadım ben

Aşkın ateşidir bağrımı yakan
Sevda güneşidir kalbime akan
Yıldızlara tutunup sallanırken
Gönlümü gönlünden ayıramadım

Şaşırdım yolumu bulamadım ben
İnsanca sevgine doyamadım ben
Turgut Çakır


Mavi Melek 29 Aralık 2009 01:19

Kanatsız Zamanlar


Kuşum

Ellerimle tuttuğum koca karanlıkta
Yüreği yorgun bir
Kırlangıç avuçlarımda...
Yıldız yörüngesinde hep sevdaya alacaklı
Döndü durdu,
Vurdular...
Kurşunu buza kesmiş ayrılık nişancıları
Hedef şaşmadan tam isabet....



Oyuncular

Çürümüş izansız hayat oyuncuları
Tek tek gelin karşıma...
Meydan sizinse
Aşk hep benim...

Dokuz yaralı melek
Kanatları kırık,
göç yollarında omuzlarımda
Zamanları yok olmuş
Onlar hep masum ,aşk hep ziyankar,
Her daim günahkar...

Delice yağıyor kızıla bulanmış yağmur..
Sel oluyor
Kendi yalanlarında boğuluyor sahte süvariler
Öfkeli bir koşu bu
Yanmak için kendi ateşlerine...



Sevgiliye...

Dokunma rüzgarın kanatlarında uçuşan özgürlüğüme
Sana suskunum
Dilimde hüzünlerin demli tadı
Boyun eğmisliğim bir tek kendime....



İnançlarımın koğuşunda takılı bir kanca gibiydin
Ne kadar asılsam varlığına
Acıtıyordun...


( Sende kalan kanayan ruhumun resmidir şimdi )



Öpsem gözlerinden
Bırakırmıydın beni boşluğunda mavi hasretinin
Sonsuzluğuna...

Düşermiydik birlikte
Kefeni taze hayallerin son nefesine....


Yıldız Parlak



ener 29 Aralık 2009 13:20

SEVİYORUM SENİ

Yeni bir gün, yeni bir başlangıç...

Yeni bir ümit...

Ve...

Soğuk ve yağışlı bir bayram sabahı.

Heyecanlıyım,

Ve suskun,

Ve daha cesaretli...

Uzaklardan gelen,

İçimde bir yerlere gizlenmiş,

Sadece sesini duyabildiğim bir yabancı.

Karşımda...

Yabancı değil artık bana ve duygularıma.

Zaman akıp gidiyor...

Duyulması istenenler duyuluyor...

Bazen sessizlik alıyor sözü.

Bazen de bakışlar anlatıyor söylenemeyenleri...

Neydi istenen?

Yaşadığımızın, paylaştığımızın adı neydi?

Herşey söylenmiş miydi?

Derken...

Zamanı gelmişti ayrılığın...

Bir yabancıydın beklediğim...

Ve şimdi sevdiğim adamsın, özlediğim...

Seviyorum seni


fadedliver 30 Aralık 2009 00:16

Nedir derdin söyle diye
Bir gün bana sormadın
Yüzüme bakmakın
Bilsen nasıl acı çekdim
Kendim kimse görsün istemedim
Candan seveni bekledim
Bu günün yeniden yarınları var
Mutluyduk belki, bu güne kadar
Ya sonra, ne yaparım senden sonra
Acımadan geçer yıllar
Zamanla yalnızlık başlar
Yola çıkar pişmanlıklar
Kal, sevgini de al
Gidiyorum ben, sen hoşça kal

Bilmem nasıl yaşarım ben
Böyle karşılıksız severken
Kopmalıyız iş işten geçmeden

Alışkanlık betermiş hepsinden
Korkuyorum her biten günden
Bırak kalbimi sen şimdiden


fadedliver 30 Aralık 2009 00:21

Zülfesinden dökülen iksiri içtiğim an,
Anladım sevdasını kıyamdaki Elif'in.
Kaç bin melek Elif'çe kıyamdadır göklerde
Kaç bin Elif koruyor, gökleri devrilmekten
Bir Elif etrafında dönüyor cümle âlem
Ve Elif'ler yazıyor, yaralı nice kalem

Dağların hayalinde Elif'çe durmak vardır
Kuşların aradığı Elif'in zülfesidir
Serviler Eli f'çe bir teslimiyet içinde
Eğilir rûzigârın mest eden huzurunda
Balıklar deryalarda kayıp Elif'ler arar
Dalgaların arzusu Elif'çe yükselmektir

Mücerred Elif idi Mecnûn'un aradığı
Elif'i sinesine batırıp yandı Leylâ
Fuzûlî'nin gözünden akan yaş Elif oldu
Elif Elif yükseldi gönüllerden vâveylâ
Saf saf oldu şiirler huzurunda Elif 'in
Bâkî'nin musallâda son gördüğü Elif'di

Sen ki Elif yazansın, boyunca güzel olan,
Zülfesi zülfün gibi, sevdalar tutuşturan…
Bir kere "âh" yazanda, yıldızları yandıran,
Cennette her hûrinin gıbta ile andığı
Ve Elif 'i yaratan Rabbimin nimetisin
Seni kanlı sineme Elif diye çekeyim…

Kaç Elif mikdârınca haykırayım sevdiğim
Gönlümde ummanlarca büyüyen bu sevdamı…
Bir "He" gibi kıvrılıp, seyretsem endamını…
Beraber bir "âh" olup yükselsek ötelere,
Bilmem ki, bu sevdayı anlatmış olur muyuz,
Kıyamette huzura çıktığımız vakitte...

Ekrem Kaftan


Misafir 30 Aralık 2009 21:46

aşk bitti.
elimden sanki minik bir balık kayıp gitti.
aşk bitti.
içimden sanki bir şeyler kopup gitti.

aşk hiç biter mi?
hiçbir şey olmamış gibi boşlukta kaybolup gider mi?
aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?

kalır adımızla bir sokak duvarında,
bir ağaç kabuğunda, bir takvim kenarında,
kalır bir çiçekte bir defter arasında,
bir tırnak yarasında, bir dolmuş sırasında,

kalır bir odada, bir yastık oyasında,
bir mum ışığında, bir yer yatağında,

aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?
aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?

kalır dilimizde yinelenen bir şarkıda,
bir okul çıkışında, bir çocuk bakışında,
kalır bir kitapta, bir masal perisinde,
bir hasta odasında, bir gece yarısında,

kalır bir durakta, yırtık bir afişte,
buruk bir gülüşte, dalmış yürüyüşte,

aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?
aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?

kalır bir sokakta, bir genel telefonda,
bir soru yanıtında, bir komşu suratında,
kalır bir pazarda, bir kahve kokusunda,
bir tavşan niyetinde, bir çorap fiyatında,

kalır bir yosunda, bir deniz kıyısında,
bir martı kanadında, bir vapur bacasında,

aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?
aşk hiç biter mi? aşk hiç biter mi?


alın size sebebi :):):)


AHILYA 1 Ocak 2010 19:30

KADINLAR GÜNÜN KUTLU OLSUN KADINIM
 



Kadınım ben eşim anayım yarim
El ele omuz omuza her yerde varım
Bu eşsiz vatana kurban olayım
Kadınım her yerde varım diyorum

Doktor oldum doğum ölümler gördüm
Hemşireyim hastalara şifalar verdim
Hakim oldum masumları kolladım
Kadınım her yerde varım diyorum

Yunus oldum halka güven sağladım
Kaptan oldum denizlerde rota kolladım
Hostes oldum havalarda hizmetler verdim
Kadınım her yerde varım diyorum

Avukat'ım daima masumiyetten yana
Memur oldum marş marş görev başına
Postacıyım mektuplar getirdim sana
Kadınım her yerde varım diyorum

Jokey oldum yarış atlarını koşturdum
Amigoydum maçta sizi coşturdum
Depremlerde acil yardımlara koşturdum
Kadınım her yerde varım diyorum

Manken oldum hep modayı bende izledin
Rehber olduk yol gösterdik gezdirdik
Her kötü günlerde birlikteyiz söz verdik
Kadınım her yerde varım diyorum

Subay olduk silah sıktık vurğuncuya haine
Emret komutanım geldim hemen göreve
Öğretmenim A.B.C.'yi benden öğrendin
Kadınım her yerde varım diyorum

Aşçıyım tatlıyı, böreği elimden yedin
Bağlarda tarlada çileler dertler çektim
İnek sağdım yayık yaydım çicekler ektim
Kadınım her yerde varım diyorum

Ressam oldum ölmezliği ben çizdim
Artist oldum türlü rollerde ben gezdim
Kadınım vatanıma milletime söz verdim
Kadınım her yerde varım diyorum

Şair oldum satır satır siirler yazdım
Boksör oldum tekme tokat salladım
Atlet oldum rakiplerimi solladım
Kadınım her yerde varım diyorum

Kadın oldum sevgilime mutluluk verdim
En kutsalı anne oldum yavrularımı sevdim
Psikoloğ idim insanları şefkat ile izledim
Kadınım her yerde varım diyorum

Şoför oldum arabamla gazladım
Star oldum sahneleri ben salladım
Mebus oldum ben milletimi kolladım
Kadınım her yerde varım diyorum

Türkiyede otuzaltı bin kadının sesi
%80 beylerden şiddet gören kendisi
Kadın asildir yuvasının tek efendisi
Kadınım her yerde varım diyorum

Ebe oldum doğumlarda göbekler kestim
Dadı oldum bebişlere ninniler dizdim
Babaanne oldum artık torunlar düzdüm
Kadınım her yerde varım diyorum

Adım Döner döne döne ne işler yaptım
Türkiye'm Vatan'ım Bayrağım sana taptım
Yaşadım bu dünyanın ******* ben sattım
Kadınım her yerde varım diyorum



DÖNER ÖZEKE
08.03.2005


AHILYA 1 Ocak 2010 19:33

CANIM ANKARAM
 




Eskiden dolmuşlar muavinler vardı
Medeniyet geldi mazide kaldı
Avrupa birliği kapıyı çaldı
Aman dostlar ANKARA ne harika

Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş
Anafartalardan adliyeye koş
Atpazarı bakırcılar carşısı
Aman dostlar ANKARA ne harika

Hacıbayrama git yarı hacı ol
Ahrete gideni bu camide gör
Ölüm aklında mı bir kendine sor
Aman dostlar ANKARA ne harika

Gençlik parkı genç kalanlar gezmiyor
Hergele meydanı neler gizliyor
Ulus ta ATATÜRK bizi izliyor
Aman dostlar ANKARA ne harika

Dışkapı sırayla pavyonlar barlar
Yıba çarşısında kaybolan canlar
Meşhur benderesi ne sırlar saklar
Aman dostlar ANKARA ne harika

Dışkapıda Gülhanesi Gatası
Etlik kavşağında S.S.K hastanesi
Nerde yıkılmışmı halk pastanesi
Aman dostlar ANKARA ne harika

Etlik ayvalıdan çıkarsın yola
Keçiören şelalede verirsin mola
Aydınlıkevlerde Altınpark rüya
Aman dostlar ANKARA ne harika

Altındağı gelin gibi süzülür
Ankaranın her yöresi gezilir
Ankarayı görmeyen dostlar üzülür
Aman dostlar ANKARA ne harika

Aydınlık siteler altmmış evleri
Saime kadında Şehitliği görmeli
Çinçin bağlarında mezarlığı gezmeli
Aman dostlar ANKARA ne harika

Mamak Muhabere nöbette bekler
Mamak yokuşunda motorun tekler
Türk Askeri heran yasak bölge der
Aman dostlar ANKARA ne harika

Akdere deyince şaşırıp kalma
İmrohol yolunda aşıklar turna
Cebeci dört yolda tarih sorgula
Aman dostlar ANKARA ne harika

Demetevler karşıyaka mezarlık
Ankara'ya göktaşından nazarlık
Hayat ile etmeyin ha pazarlık
Aman dostlar ANKARA ne harika

Yenimahalle Demet Çiftlik kavşagı
Hayvanat bahcesi ANKARA çayı
Batıkent ostimi Sincan fatihi
Aman dostlar ANKARA ne harika

ATATÜRK ormana kurmuş çitfliği
Orada avlarmış yaban kekliği
Hele birde verir isen tekliği
Aman dostlar ANKARA ne harika

Etimesgut aşti of aklım şaştı
Emekten Bahçeli ANIT kabiri
ATATÜRK'ü her fırsatta görmeli
Aman dostlar ANKARA ne harika

Akköprüsü Optimomu Armada
Beş boyutlu sinemalar orada
Fatihtedir harikalar diyarı
Aman dostlar ANKARA ne harika

Devletin sahipsiz insanlarından
Hava kuvvetleri Genel Kurmayı
Meclisin önünde soluk almayı
Aman dostlar ANKARA ne harika

Kızılaya indim şaşırdım kaldım
Şapkamı kafamdan düşürdüm kaldım
Kotlu,mini etekli kızlara daldım
Aman dostlar ANKARA ne harika

Sıhıyeye indim sekerek gittim
Zafer carşısını ziyaret ettim
Kültür,Sanat,Kitap,Kaset zebildi
Aman dostlar ANKARA ne harika

Gima'nın önünde randevu bana
Sakarya başını sallatır sana
Barlarda ozanlar dinletir bana
Aman allah ANKARA ne harika

Gimayı sollayıp Karanfile gir
Her adım başında seyyarları gör
Bilmesen adresi büfelere sor
Aman dostlar ANKARA ne harika

Konur sokak koçlar gibi bekliyor
Bütün gençlik orda horan tepiyor
Canlı müzik ruha neşe katıyor
Aman dostlar ANKARA ne harika

Harika camiyi görmek istersen
Ruhuna cenneti sermek istersen
Kocatepeye de hele bir gel sen
Aman dostlar ANKARA ne harika

Tunalının kibarlığı hoşluğu
İçinizde dolduruyor boşluğu
Dinlenmek için Kuğulu parkın hoşluğu
Aman dostlar ANKARA ne harika

Ataküle, Ankara'nın yüksek tepesi
Çankaya yıldızda uydu sitesi
Ne güzeldir şu botanik bahçesi
Aman dostlar Ankara ne harika

Hadi dostum ayağına paten tak
Uçak gibi uçarsın nerde fark
Ataküleye çık Ankaraya bak
Aman dostlar ANKARA ne harika

Döner'im Dönüp de şaşırdım kaldım
Ankaranın güzelliğine daldım
Kendimi ankaranın bağrına saldım
Aman dostlar ANKARA ne harika



DÖNER ÖZEKE
07.02.2005


arwen 1 Ocak 2010 23:26

Sana aşıktım ben, aşık!
Hem de en güzeliydi yaşadığım aşkların.
Gülen gözlerinde bulmuştum onu.
Tek isteğim büyütmekti o güzelim yeşertiyi.
Sevgimiz harlansın diye
Odun istedim senden, odun!
Ocağımız yansın, sevgin büyüsün istedim.
Aldın o ateşi sen!
Azgın sulara gömdün.
Söndürdün kıvılcımları,
Hiç, hiç beslemedin sen beni.
Aç kodun, zayıflattın ateşimi
Yanan korlarım küle döndü sayende.
Söndürdün bendeki ateşi ya,
Canın sağolsun...
Muradiye Yollu (söğüt)


arwen 2 Ocak 2010 23:19

Gel Deme; Gelirsem Gidemem




Bir ayrılığın çekilmiş en güzel resmiydik!
Ne senin duvarında asılıydı o resim ne benim cüzdanımda saklı..

Sen yetinmeyi bilmezdin,kendine bile yetmezdin!
Ellerim mi tutacaktı seni bazen hiç gelmezdin!

Evinden sıkıldığında sığındığın bir otel odasıydım senin için
Sadece uyumayı becererip sabah olunca defolup gittiğin..

Beceriksizdim..
Gitmeyi hiçbir zaman öğrenememiştim seninleyken..
Sen gidince,gitmek zorunda kalmıştım sadece..
Sakın çağırma gelemem!
Ezberim kuvvetli değil,nasıl gidilir unuttum
Gelirsem bir daha gidemem!

Tüm dillerde unut gel demeyi..kekeme ol
Önce gel de bana sonra me..(gel-me)

Sen her zaman yaptığın gibi başka tenleri ağzında gevele!
Elçin Gelir


alfhonso 3 Ocak 2010 09:01

İyi ki geldin bana..
Gelip boş olan yanımı doldurdun..
sonbaharın matemine dokunup da gizlice..
sol yanımda durdun..



ışıyan bir alev gibiydi gözlerin..
önce ılık bir rüzgarla sardı yüreğimi..
sonrasında volkanlar yokladı düşlerimi..
ve sen bir daha hiç gitmedin..
hep o serin güzde..
hep olacağın yerde..
yüreğimde..
sol yanımda.. bekledin..


bir gün..
‘her şeye inat kal’.. dedin..


karşı çıkıp da
inadına alıp başını..
gitmedi…
bekledi gönül…
durdu ve bir nefes aldı…
gördüklerini göremediklerini bir bir saydı..
hepsinde esen ılık bir rüzgar vardı..
rüzgar tekrar tekrar sararken nefesini..
gitmedi..
gözlerini kapayıp onca söze inat..
bekledi..


gittiğin uzak şehirlerden..
dönüp de ellerinden tutmanı..
gelip de bahar gözlerinle bakmanı..
kavuşup da bir daha kopmamayı..
bekledi..
iyi ki de bekledi..


geldiğin gün anladı..
bitmemişti bu masal..
her ne kadar bitti dese de..
her ne kadar bitmesi gerekse de..
bitemedi..
bitmeyecek
sonsuza dek sürecekti..


kaç baharları eskitecek..
kaç kez rüzgarlarla kanatlanıp da..
ellerime değecek..
saçlarımdan usulca öpüp
türkümüzü söyleyecekti..


iyi ki diyorum şimdi..
iyi ki sevdim
ve seviyorum seni..



Seni düşlüyorum sevgili seni
Henüz tanışmasada tenim teninle
Kapattıgımda gözlerimi karşımdasın
Beklediğim sen olmalısın sevgili sen


Bir sevda masalı gizli içimde
Düşlerimde beklediğim aşk sen
Senden önce yoktum zaten ben
Özlediğim sevdiğim bir sen


Hayaller kurdum gözlerinde
Huzuru neşeyi buldum sözlerinde
Yeniden yaşattın aşkı sevgiyi
Beklediğim özlediğim sen olmalısın
Sen........



reyan 4 Ocak 2010 15:52

Gözlerime bak! ..
Göreceksin içimdeki seni..
Göreceksin birdamla umut için
Terkedilen dünleri...

Ağlıyorsam dokunma!
Islanmasın yüreğin..
Dağılmasın yüzümdeki çiseler...
Kimbilir kaç yağmur daha
Üşüyecek bu beden
Ve kırılacak filizlenen ümitler...

Bak.. İyice bak gözlerime
Bulduğunda kendini çekinme
Kopar git karanlığımdan
Düşmesin yanlızlığımın gölgesi üstüne..
Giderken gönlümü al
Biraz olsun bana da bırak
Gülümseyen aydınlığından...

Ağlamalıyım.. Doya doya..

Yıllanmış anılarımı sancılarımı
Sana ve aşka dair ne varsa
Koyup cebime herşeyimi
Suskun bir deniz seferinde
Atmalıyım balıklara...

Gözlerime bak..Son kez..
Göreceksin..
Anılarda sen
Sende ilkbahar
Ve gözbebeğinde kaybolmuş
Yorgun hiçliğiyle bir ben....




BiRuMuT 9 Ocak 2010 00:21

Bitme

bitme!bak,içtim,yürüdüm,kederlendim
denize girdim,üşüdüm,sana geldim

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme

bitme!bak,koştum,savruldum,hep
örselendim
cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim
uzaklarda öyle çok kederlendim

günler bitmeden bitme
bitmeden hasret gitme

bu yangın geceler,bu intihar
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
bu dolunay gecenin göğsünü yarar
benim göğsümde de sana geniş bir yer var

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme...

Yılmaz Odabaşı



arwen 9 Ocak 2010 23:39

Gece




Yıldızlara tutundum
Gidiyorum gündüz gece
Kimin umurunda
Sana aşkımı söyledim
Dinlemedin beni
Oysa seni sevmiştim
Anlamdın beni
Ne olur küs ayrılmayalım
Yıldızlar darılır bize
Bu dünya yalan dünya
Sevelim sevilelim
Aşk şarkıları söyleyelim
Dinlemedin beni yine
Oysa seni çok sevmiştim
Ama anlamadın beni
Turgut Çakır


arwen 10 Ocak 2010 23:35

Gülüm....




Atsam kendimi çöl'lere,kalsam susuz,
Sen yoksun diye artık,umut'lar da umut'suz,
Sevmiş bir kere gönül,ne yapsın masum ve suç'suz,
O gönül benim,suç'lu benim be gülüm.....

Biliyorum çoluk,çocuğ'a karıştın,artık nafile,
Ama susturamıyorum,yakınıyor,haykırıyor,geliyor kalbim dile,
Bende sana açılıyorum,bunların umut'suz olduğunu bile bile,
Umut'lar belki dile gelir,diyorum be gülüm.....

Avunuyor bu kalbim,eski hatıra'ların hatırına,
Odak'lamış kendisini sevgine,bakamıyor sağına,soluna,
Sensiz'lik iyice beliriveriyor,kalınca yalnız başıma,
Yalnız'lığa böylece alıştım,be gülüm.....

Feryat,figan'lar kopuyor içim'de,
Durduramıyor,susturamıyorum,hiçbir şekil'de,
Diyorum kaderim'de,bu şekildey'miş,çilem'de,
Çekmeye alıştım artık,be gülüm.....

Gün'ler bana,sene'ler kadar uzak,
Sanki her bir zaman,kuruyor bana bir tuzak,
Sensiz'lik dünyam'da,olmuş salkım saçak,
Ne yapayım? ,buna da alışırım be gülüm.....

Saçıım'da sayısız belirmiş,beyaz kıl'lar,
Artık benim'de,dünya'dan gitmemi istiyor yıl'lar,
Her bir anımı,hatıraların'la dolduruyor zaman'lar,
Bir türlü aklım'da,çıkmıyorsun be gülüm.....
İbrahim Tetik


BiRuMuT 11 Ocak 2010 09:34


Sen kırk yılda bir gibisin.
Sen içimdeki çocuğun sessiz çığlığı
Sen içimdeki yaşlı adamın yalnızlığındaki görünmeyen yüzüsün.
Hiç yazılmamış ve belki de hiç yazılmayacak alın yazımsın
Ve hiç yaşayamayacağım ikinci hayatımsın.
Sen ilksin…
İlk aşık olduğum ilk çıktığım ilk üzüldüğüm değilsin
Ama sadece ilksin.
Kimsin? Nerden geldin?
Nereye gidiyorsun bilmiyorum Ama biliyorum “Gideceksin”.
Yüzüne baktığım zaman gördüklerimi bağırmak istiyorum
Ama korkuyorum bir daha görememekten.
Ve susuyorum…
Bu ben değilim aslında Korkan susankaçan…
Kim bilir belki de bu senin hayat boyu üzerinde çalıştığın
Usta hareketlerle şekil verdiğin
Ruhunun bir kısmını üzerine üflediğin
Ve bana verdiğin bir sanat eseri.
Senin Şekillendirdiğin hayatın bir parçasıyım.
Bu Benmiyim bilmiyorum.
Sen en az ortak özelliği olanımsın
Sen en küçüğüsün hayatımın
Ve en büyüğü kalbimin.
Kalabalıkta ki yalnızlığım
Gürültünün ortasındaki sessizliğim
Unutmadığım birkaç isimden biri
Ve sen ilk sustuğumsun.
Sen yolda yürürken hayalini kurduğum
Ama hayallerime sığamayacağın kadara güzel olan
Ve bi o kadara da ulaşamayacağımsın…
Sen hep hayalini kurduğum
Kimselerin ve benim de bilmediğim o yerde
Denize bakan ağaçların arasındaki ahşap evimin önünde
Yakamozu seyreden kişisin…
Sen aşkımla kalbini vurmak istediğim
Ama vuramadığım tek hedefsin.
Sen benim yağmurlu ve karanlık bir gecenden amansız çıkıp gelen
Müjdeli haberimsin.
Sen yüzüne severek dokunmak istediğim
Ama bir türlü dokunamadığım ilk insansın.
Sen ilk yazdığım değil İlk sakladığım şiirsin.
Sen ilk girdiğim sınav değil İlk kaybettiğim sınavsın.
Sen yaşadığım değil Yaşamadığım hayatımsın.
Ve sen hayatımın ilk sonusun.
Sen bu kokuşmuş dünyada yıllardır aradığım ve geç bulduğum Masum çocuk yüzüsün. Uzağımdaki yakınım yakınımdaki uzağımsın.
En yakınında olmak istediğim ama en uzağında olmam gerekensin.
Ve aslında sen ilk ve teksin.


arwen 13 Ocak 2010 23:03

Yıllardır özlediğim sen’mişsin meğer
Kalbimde gizlediğim can’mışsın meğer
Yürekten özlediğim yar’mışsın meğer.

Ben seni bekledim hep bir ömür boyu
Özlediğim sevgili senmişsin meğer…

Tut ellerimden artık bırakma beni
Seni çok seviyorum ağlatma beni.
Dünyada hiç dost yok ki unutma beni

Ben seni özledim hep bir ömür boyu
Acımasız ellerde bırakma beni…

Gözyaşlarım kurudu ağlayamam ben
Aşk denizlerinde yaşayamam ben
Ölürüm canım senden ayrılamam ben.

Ben seni özledim hep bir ömür boyu,
Sensiz yaşamaya hiç dayanamam ben…
Erdinç Sert


alfhonso 14 Ocak 2010 09:22

Parça teSirLi sanCıLar düşüyOr kaLbime…
“ -susmak aşkın dilidir- diyen sevgili konuş şimdi, kelimelerine ihtiyacım var…”
Parça tesirli sancılar düşüyor kalbime…
düştükçe uçurum, sancıdıkça aşk…
ve aşklaştıkça kalp
daha çok parçalanıyor hayat
yaklaştıkça daha bir özlüyorum
kabul ediyorum,galibimsin
ve ben her şeyini savaş alanında bırakan
mağlup bir komutan gibiyim şimdilerde..
tüm zaferlerimi sende yitirmişim
kör bir şahinin gözleriyle yol arıyorum kendime
sana çıkmayacağını bildiğim yolları görmekten korkuyorum belki de kim bilir?..

çıkmaz sokaklarda kısır kalıyorum döngülere.. ve ben dönemezken kendime labirentlerinde kaybolmuşken, sağım sen, solum sen, yolum sen, yönüm sen olmuşken, senden gayrısına yok,yokluğuna râm olmuşken,
susma ömrüm!...
yol kesil cehenneme...
keskin bir virajsın içimde bir türlü alamadığım..
ne zaman geçmeye kalksam senden,
ya bir uçurum boşluğu, ya bir şarampol oluyor sonum..
uzanan elleri tutmuyorum..
yüreğime taktığın alyans tutuyor içimi,
içini bırakmıyorum..
dul bir hasrete yâd/igar kalıyorum ötelerde
Yar dediğimi ağyar, yaban dediğimi yar sanıyorlar..
Sancılanıyorum sessizliğine
Tam vakti;
susturucu takılmışken yüreğime,
haykıramazken,
her kurşun içimi parçalarken,
infilak ederken isyanlarım sensizliğe,
ve akarken gözümden ırmak ırmak,
susma ömrüm!...

ateş kesil cehenneme...


tüm piyonlarım tükendi.
Elimde bir şah…
nereye koysam kendine mat çekiyor..
Cemreler ihanet ediyor adına,
Aslı hükümsüz..
kendini bile ısıtmıyor..
adım lâl kalıyor zemheri ayazlarına..
d-üşüyorum..
muhaciri değilim gayrı bu Arafın..
ne cennet kokabiliyorum, ne cehennem yanabiliyorum..
kendimsiz bir kent kuruyorum yokluğunun sokağına..
baykuşlara sakinlik yapıyor kentimin ıssızlığı…
sesine parazit yapan bir sesle yıkılıyorum
uğraşma aşk..!
kal(n)dıramazsın;
kumdan kaleler gibi bir rüzgarlık değil, bir cümlelik yıkımlarım..
bilmem ki hangi rihter ölçer sarsıntılarımı..
artçı sellere verirken sitemimi,
sana “sus”arken,
ölüme “su”sarken,
müptelâsıyken kahramanı bıçaklanmış masalların
aşk için aşıkları ezip geçmişken,
susma ömrüm!...

şehâdet getir cinnetime...


öznesi sen olan bir ömre verdim adını,
ki ölüm yar olana kadar tek yar dediğim ol diye..
sana geldim, ölüme yar etme diye.
Susma diye çırpınışlarımın tek müsebbibisin..
Biliyorum aldırmıyorsun
Dönmeyeyim istiyorsun sultanlığına
Ve aslında aşk’tan korkuyorsun
Zulmetin sırtımda yama olurken yar’alarıma

Hani olur da geldiğimde bir gün
kapanacaksa yüzüme şehrinin kapıları,
her lisanı lâl bırakan bakışlarım anlamını yitirecekse eğer
ve el elini tutacaksa ellerin,
Elimde değil yanacağım


O vakit gülüp geçeceksen yangınlarıma,
Sarmayacaksan,
Benimle kınanıp, benimle yanmayacaksan,
Cennetten kovulmayı göze almayacaksan,
Bir sözüne çölde vaha gibi susarken
öyle umarsız susacaksan…
sen de sus ömrüm!...

Sus!.. Sus ki, ölüm bana yar, ben ölüme YAR olayım…
sen toprak kesil cesedime


arwen 14 Ocak 2010 23:41

Gel Artık Üzme Beni Gözümden yaşlar akar
Güller açmadan solar
Gönlüme hicran dolar
Gel artık üzme beni

Sevda güneşim doğsun
Ayrılıklar son bulsun
Kalbimiz aşkla dolsun
Gel artık üzme beni

Beklerim ben vuslatı
Geçmiyor aşk yarası
Zindan etme hayatı
Gel artık üzme beni

Gözlerini kapama
Yüreğimi dağlama
Yeter canımı yakma
Gel artık üzme beni

Her yanım hatıralar
Günüm seninle başlar
Bana kerem diyorlar
Gel artık üzme beni


Soner Keskin



Saat: 11:42

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık