![]() |
Uyuyan Güzel ...Uyuyan Güzel... Bir kadın yatıyor uzanmış yatagında Kır çiçekli perdesi az aralı,odası loş Gümüş rengi katılmıs altından saçlarına Mor gecelerden ışıgını süzüyor tenine,ay... Kimdi bu güzel,hangi güzelliklerin ilahesi Milimetre karelere böldüm o pak tenini Sihirli bir alem arzularımla süslendi Rüyalarına girmek istedigim bu evrende... Bir ara uyanacagı oldu bu güzel kadının Kelebek kanatlarını çırpışı gibi büyülü Sanki gözle görülmeyen bir yelpaze Ve bu yelpazeden dagılan bir hoş koku... Bu bekleyiş amansız,dayanılmaz sabır Bir mengenede yüregim sıkıldıkça sıkılıyor Dokunmak istedigim dokunulmamışlıgına Ellerim gidip geliyor,çıldırtıyor deli ediyor... Yakup İcik Yakup Icik |
SEN DOSTUMDUN Sen dostumdun benim Gülünce güneşler açan Bulutlara,rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar. Kayıp bir adresden geliyor sesin şimdi. Üşüyorsun Unutma ki dostumsun sen; Nerdeysen orda ölmek isterim. Ahmet Telli |
Unutmaya Başlama * susadım Ömer Hayyam gibi asi isyanlarda unutacağım doğacak aşkları şarkılarda unutmanın şiirine başladım yalanlarda insanlar aldatıyor gülmeyen loş sokaklarda * ıslak gemim su alıp yan yüzecek batmasa da tarumar rüzgarım , esintilerim olmasa da gözlerin var ya diye şiir yazmam bu dünyada insanlar aldatıyor gülmeyen loş sokaklarda * sitemli bakıp sitemsiz konuşacak yanımda renksiz aynayım şiirlerimi boyamasa da sulu yağan yağmura sözüm geçmiyor yollarda insanlar aldatıyor gülmeyen loş sokaklarda * Serdar San İzmir , 17.09.2006 |
Konuş susma, Paylaş yüreğinden geçen, İyi kötü ne varsa, İkimiz adına. Konuş susma, Sevgi ise duyduğun bana, Dök sevgini en güzel satırlara. Beste olsun bu sözler, Şarkılar söylensin, İkimiz adına. Konuş susma, Aç kalbinin kapısını bana. Yaşayalım bu aşkı en temiz duygularla. Dilden dile söylensin, Masallar yazılsın, İkimiz adına. Konuş susma, Eğer hissettiğin nefretse bana, Çöz dilindeki en ağır sözcükleri, Anlat gözyaşlarıma. Çağlayanlar, ırmaklar oluşsun Akan gözyaşlarımla Çare olsun kurumuş topraklara İkimiz adına. Konuş yeterki susma. Cesaretin var mı? Bu aşkı yaşatmaya. Ben zaten acımı paylaşıyorum, Sensiz ay ve haftalarla. Yeterki artık beni anla, Haykır ikimiz adına. vildan bayraktar |
YÜREĞİMDEN ÖP BENİ Sanma ki zaman aşka ilaç gibidir, Zaman; yaprağı çalan rüzgar gibidir, Yüreğim çalı batmış toprak gibidir. İster nadasa bırak, ister yak beni. Çıkar ruhunu ne kaldı ki geriye… Kabusun olur gündüzünde gecende… İster başına taç yap, beni bu Halide, İster götür bitpazarında sat beni… Dalgalar vurdukça acıtır kayayı. Kanatır döner zindan eder dünyayı. Karabasan olurda basar rüyanı, İster hayrına, ister şerre yor beni… Boş ver silmeyi gözyaşlarımı, Gücün yeterse kahkahaya boğ beni. Bırak yanaklarımı dudaklarımı… Gücün yetiyorsa yüreğimden öp beni… Cafer YILMAZ- |
Annem Öldü Mü? ne hız ellerini üzdün dünyadan balanı tek koyup nereye gittin? nasıl yok oluyormuş bir anda insan sanki bu dünyada hiç yok imişsin.. güneş gurup etti... oda karardı... bir anda yok oldun sen hayal gibi. şimdi düşünürüm senden ne kaldı.. gönlünde hatıran kara hal gibi... beni boya başa yetirdin anne bize borçlu bildik her zaman seni sen beni dünyaya getirdin anne bense yola saldım dünyadan seni... sen bana beşikte ninni çalmışsın bugün ninni çalsam sana ben de mi? senin şirin şirin ninnilerini sana gaytarayım cenazende mi? "uykun şirin olsun" diyerdin bana "uykun şirin olsun" deyim mi sana gerek ben başına dönüm dolanım, beni hayat için hep uyutanım, söyle ölümçün nasıl uyutayım seni ben bugün? bu nasıl dünyadır anlayamam ben, cilvesi cürbecür, rengi cürbecür dün öz nefesiyle seni isiden bugün buza dönüp, taşa dönüptür bu nasıl dünyadır... insanoğlunun hayali göktedir kendi yerdedir... sağken omuzunda hayatın yükü ölende ceseti çiyinlerdedir... bu nice dünyadır bu nice dünya ölüm hakikat hayatı rüya derdimin gamımın ortağı sendin niye yüz çevirdin ya niye benden?... "derdin bana gelsin" hani diyerdin niye dert ekledin derdime ya sen annem, kimse seni darıltmamıştır, ben seni ben seni darıltan kadar. şimdi kime açsam derdimi bir bir kim benim derdime yanar sen kadar? evin her yerinde görülür yerin gözüm ahtarcıdır anne ey anne "ninem" "hani" diyor küçük azerin ne cevap verem ana ey ana bilmem bilmem bilmem bu ölüm nedir hayat var iken nefesin ey anam hala evdedir kendin yer altında taşa dönmüşsün bugün yedin oldu... annem yedi gün, bizimle beraber ağlar odalar sana yalnız sana sana demek için gönlümde ne kadar bilsen sözüm var... annem ısmarlandın anne toprağa bu ölüm sineme çekti dağ benim sen benim arkamda benzerdin dağa sanki de arkamdan uçtu dağ benim... ömrü başa vurdun altmış yaşında altmışın üstünde durup yaşında artık senin için durudğu zaman benim çün dolaşır gün olur akşam... vakit geçer sen benden uzaklaşırsın ben sana günbegün yakınlaşırım... BAHTİYAR VAHAPZADE |
Geceye şiir Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün; Gelin, gelin, onu açın geceler! Beni yâdedermiş gibi, bütün gün Ötün kulağımda, çın çın, geceler! Geceler çekmeyin benimçin hüzün, Gelin siz, ruhumu tenimden süzün; Bırakın nâşımı yerde gündüzün, Gölgemi alın da kaçın geceler! 2 İnsanlar içinde en yalnız insan; Düşün, taş duvara başın gömülü! Ve kapan sükûta, granitten, taştan, Mazgallı bir kale gibi örülü. Gözünü tavandan ayırma ki, sen, Üşürsün, gölgeni yerde görürsen. Dikilir karşına, mumu söndürsen. Ölüler içinde en yalnız ölü... NECİP FAZIL KISAKUREK |
NE İSTER NEYİ ÖZLER BİLEMEDİĞİM YAR Sana yıldızları indiremesem de, Onlara ulaşabiliyorum senden bir haberle Her an beni unuttuğunu bilsem de, Hiçbirzaman unutamıyorum senide sevgimi de, Seni içimde doğuran özlem, Öldüren... Seni öldüremem ki ben,. Külünden doğan kuşa benzersin bu yüzden Şiirler şarkılar söylüyorum sana Ama sen dilimi bilmiyorsun Bende tatlı bir düş içinde tutsaksın Ama sen benim düşlerimi bilmiyorsun Birde tutsak kalmayı sevmiyorsun. Bir mektubun var kırlangıcın çatal kuyruğunda Pencereni açık bıraksana yar. Ne ister neyi özler bilemediğim yar! Çocukluksa... Bende senin için rengarenk bilyeler var, Mutluluksa.. Hayatta bolca keşfedilmeyi bekleyeni var, Umutsa... Gökyüzüne bak ne renk var, Kısacık ömründeki bir tek soluğu kaça yeniden alırsın söylesene yar. Sensiz günüme bir yenisini daha ekle yar. Bende sensizlikte tükenmeyen sevdan var. Elçin Orhan |
deli dolu geçtik ateş hatlarından sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde sevdikçe korktum korktukça daha çok sevdim er geç birbirini boğacaktı bu duygular biliyordum neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları yoluna kendi döşediğinin senin yarınlara inancın benden yüklüydü daha cesaretliydin planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar er geç açacaktı biliyordun deli sevdalı çocuk ruhumun nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı değersiz değerlere sırt dönmüş güvenli saflığında bir sonsuzluk buldun kendine ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza sonra birden yeşil bir kentte ılık bir yaz gecesine astın beni sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi ödedim cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü son sözün ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim anılar kemirdi yüreğimi felç oldu hislerim zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden tek bir saniye bile süzülmüyordu ters çevirmeye cesaretim yoktu çünkü yeniden başlayacak bir hayatın korkağı olmuştum aşkların sonrasında hüzün vardır ya sen hüznü boğarsın ya da hüzün seni boğar ama birisi kanatlarını kırarsa eğer yaralı kuş rolüne soyunacağına yürümeyi denemelisin hayata dönmelisin bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü ve sonunu infaz ediyordu içimde o gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer ölen ben olurdum o gece hayatın lekesiz bir anında seni intihar ettim şimdi katil benim artık güncemde bir boşluksun yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun ve sana ait sandığım her şeyin aslında benim olduğunu öğreniyorum hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin kendimi keşfettikçe seni kaybediyorum ve ufkuma sensizliği korkusuzca geriyorum Kahraman TAZEOĞLU |
İSTERSEN AL GÖTÜR BENİ Ölümsüz gülüşünle başlıyorum Her güzelliğe her sevince Bir yağmur ince ince Sürerken beni başka zamanlara Zamanla yorgun hanlara Dönüyor işte gördün herşeyim Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim Sınırsız bir boşluğu süre süre Yorgunum çok uzaklardan geldim Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun Korkuyu yakından tanıdım Ölümsüz düşmanı oldum korkunun Şimdi bakışınla bağlanıyorum Kocaman bir dünyaya umutla Bir akşam aşılmaz kaygılar Çağırırken beni sonsuzluğuma Sıcaklığın beni alıştırıyor Soğuk ve yağmurlu akşamlara Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum Ellerine ayaklarına saçlarına. Afşar Timuçin |
| Saat: 01:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık