MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

MaLiNBeR 28 Şubat 2007 01:23

Canım İstanbul

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

Necip Fazıl Kısakürek





Acı Şiir

Bir yerleriniz yaralanmıştır mutlaka, ya düşmüşsünüzdür çocukken, ya da
incinmişsinizdir aşıkken

Kapanmaz sandığınız ne yaralar kapanmıştır
Durmaz sandığınız ne kanlar pıhtılaşmıştır kabuk bağlayıp
Hani efkar bir sis gibi çöktüğünde başınıza
Bir yüz ararsınız
Tüm yüzlerle yerdeğiştiren gözlerinizde
Yaranızı kanatan
Hep ağrıyan yerinize değmek istercesine
Mazoist bir duygu çöreklenir beyninize
İşte o zaman
Yalnızlığın atlıları
Boşanıp dizginlerinden
Karanlıkları getirirler doludizgin
Bir dönülmez sefere çıkar düşünceler
Tozduman içinde göz gözü görmez
Ve anlaşılmaz sesler
Çıkararak
Bağırarak
Haykırarak
Duyulmak istersiniz
Duyulmazsınız
Kanayan yerleriniz görünmez karanlıkta
Yalnızsınızdır yalnızlıkla
Yüzler silinir
Acılar diner
Gün ışır
Yorgun bir gecenin sabahına

Yaşananlar zamana karışır
Ve insan yeni acılar için
Geçmiş acılara alışır.


Oğuzkan Bölükbaşı


arwen 28 Şubat 2007 01:31

Hiç tanışamadık galiba senle
Gördüğüm kadın sen,
Belki,
Hiç sen olamadım…
Ne anlamın olduğunu,
Kime yazıldığını kadınım
Hiç anlayamadım…


mahmut koray biber


arwen 28 Şubat 2007 01:37

Nasıl yavaşlar kalbim
yerine döner mi bir daha
bak karnımın üstünde bir ateş
nasıl da titriyor düşüncelerim
ya gelmesen
nasıl eskisi gibi olabilirim

En iyisi uyumak
sen gelene dek aklım kalmaz yoksa
ama ya gelmesen
şimdi nasıl geçecek şu iki saat
bak gittikçe geriliyor her tarafım
ya gelmesen
nasıl dönerim yokluğuna bir daha
karnım ağırlaşıyor
göğsümde ağrılar dolaşıyor
şimdi ne yapsam
aklımı nasıl durdurabilirim şimdi

En iyisi uyumak
ama ya gelmesen
nasıl uyanırım


masum elmas gül


SiMYaCı 28 Şubat 2007 08:11

DESEM Kİ

Desem ki
Vakitlerden bir nisan akşamı
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Desem ki
Sen benim için hava kadar lazım
Ekmek kadar mübarek,su gibi aziz bir şeysin
Nimetsin nimettensin
Desem ki
İnan bana sevdiğim inan
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini
Rüzgarla,nehirlerle,kuşlarla beraber
Günlerden sonra bir gün şayet
Sesimi fark edemezsen
Rüzgarların.nehirlerin,kuşların sesinden
Eğer sesimi fark edemezsen
Bil ki ölmüşümdür
Fakat yinede üzülme
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini
Ve
Neden sonra tekrar duyduğun
Gün sesimi gökkubbede
Bil ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm
Ve seni arıyorum demektir…..


Cahit Sıtkı Tarancı





Mystic@L 28 Şubat 2007 09:55

Ben oyumu felakete veriyorum seyda
sana dönük yanımda çengiler mat oluyor
saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor
ve seyda ben oyumu felakete veriyorum

Yolum uzadıkça kabaran direncimi
her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum
kolay gele demek de nerden çıktı seydam
gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını
imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor
gördüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da
saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor
işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için seyda
dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum.

Geç bi yol, nazlı güleryüzlü şiirler yazamam ben
esenlik şölenleri bitti vakt-i cerağanda
vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
ama ne Raks'ı ne Ağıt'ı ben Endülüs'ü evetliyorum

Artık bol kahkahalı çok şükürleri bıraktım
esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
fakat seydam bir avuç külü yakamadığım için
ben oyumu felakete veriyorum.

Mustafa İslamoğlu


tikkymelike 28 Şubat 2007 09:57

ANİDEN

Bu nasıl bir acı
Bir acı var içimde hiç bir şeye benzemiyor
İmkansızlığın korkusumu...
Sevginin verdiği ızdırarmı
Nedir bu adını koyamadığım
Çaresizliğim gün gibi açık
Sabır...gönlümün söylediği
Gönlümün her defasında duyduğu şarkı
Nakarat gibi dilinde sabır sabır
Gelmeyecek sanki beklenen günler
Değmeyecek mi...?beklerken geçen yıllar seneler
Satırlara dökülen tek tek heceler
Bir dileğim var yalnız Rabbimden
Kavuştur artık bizi
Hiç beklemeden...
Aniden...

Ayla Yaşar


tikkymelike 28 Şubat 2007 10:16

ÖNCE KİM TERK ETTİ BENİ

Ellerimden aldılar yüzünün haritasını
İçimden siliyorlar..
Dur diyemiyorum..
Yılların getirdiği her şeyi
Bir yalana sildiriyorlar şimdi
Sessiz telefonların
Gözyaşlarında akla gelen numarasını
İsimsiz bir kimliğe yakıştırıyorlar şimdi..

Gidişinden bir ömür geçti sanki
Söylenmeyen sözlerin mahkumiyetin de
Yaşanıyor yalancı karlar
Zaman sensizliğe sürüklüyor
Etrafta tanıdık yüzlerin hala acınısı bakışları.

Değişen ben değilim,değişen ne şimdi...
Kim gitti önce benden..
Kim terk etti beni..
Zamana yayılan ayrılık kokusu..
Sevda değil şimdi..

Kabuk tutmayan yaraların alışıldık sancıları var yine bu gece.
Bu sabah kalktığımda yoktun...dün sabahta..yarın da yok..
Önce kim terk etti beni...

Aylin Ön


Nephthys 28 Şubat 2007 12:28

Adimla Nasil Berabersem


hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
bir dakika bile çikmiyorsun aklimdan
kosar gibi yürüyüsün
karanlikta bir isik gibi aydinlik gülüsün

hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
uzak uzak yildizlarla çevrilmis kainatin
karanlik bosluklarinda akip giderken zaman

adimla nasil berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluga inanmis olmanin gururuyla rahat
koltugumuzun altinda birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
ayni sartlar altinda kismet olmiyan
gerçekleri görmenin aydinligi alinlarimizda

hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarin
sen bana kalbim kadar elim kadar yakinsin .

Attila Ilhan


Misafir 28 Şubat 2007 13:27


Ay dolunay

ay
seni yaşatıyor bana sevgili
yakamozlarla deniz beni
uzakları okşuyor ay ışıkları
kolların bomboş bilmekteyim
hissetmek
medcezirlerini bütün denizlerin
aşk cığlıklarını evrenin
yakomazların
çakıltaşlarının
tüm şarkıların sesinde
baktığım noktadan aydınlıkların
yansımasını anılarımın
sen ben ve nevbaharın
artakalan
zamane aşklarından
dolunay zamanlarının
yarımdan
iki karanlık
iki ay
gelişinden belli
mehtap
ay
dolunay

30.06.2004
Nevin Kalafatoğlu


tikkymelike 28 Şubat 2007 13:54

DÜŞEN SEVDA

Gecenin nemi düştü gözyaşıma
Ağlamak yoktu yüreğim
Bu son vedada
İstemesemde durmaz akar yaşlar
Ben gecenin tutsağıyım
Boşa bütün çabalar
Hem ne olur korkutsa her geçen gece
Zaten sen öldürüyorsun beni
İlmek ilmek hece hece
Gece korkutur sen öldürürsün
İkinizde birbirinizden üstün
Bir farkınız var şaşırtıcı
Ama bir o kadar da kırıcı
Gece bir getirir bir götürür
O korkunç karanlığı
Sen bir getirdin ayrılığı
Ne atmak var ne satmak
Ne de duymak
Düşen sevdamızın dev çığlığını...

Ömer Çetin



Saat: 16:52

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık