![]() |
Hani uzaktaki parlak gelir ya insana, Uzakta oldugun için tutkunum ben sana, Hani en güzel asklar imkansiz gelir ya insana, Imkansiz oldugun için tutkunum ben sana. Güllerin Hepsi Güzeldir Ama Senin Kadar Degil, Seni Herkes Sever Ama benim Kadar Degil Bir gün bir rüzgar eserse oralara. Benim sana olan sevgimi fisildarsa kulagina unutma sende bana bir tutam sevgi yolla... Ask ölene kadar askim mezara kadar askim kalbim durana kadar ask mahsere kadar canim. seni sevmekten asla vazgecmem Bazi asklar okyanus gobidir. Görmesende sonunda bir yerde bittigini bilirsin. Simdi okyanuslar bile kiskanir sana olan Sevgimi. Görmesemde biliyorum sonunu, sonsuza denk bitmeyecek. Ne dünden daha az Ne yarindan daha Cok Seni bugünde, Dün oldugu gibi Yarin olacagi gibi Coooooooooooooooook seviyorum Askimiz kara bulutlarla kapliysa eger..Yagmurun yagmasini bekle. cünkü her yagmurdan sonra gokkusagi cikar..... Gecenin karanliginda düsüncelerle bogusurken, sen de beni hayal et ki düsüncelerde bulusalim benim narin cicegim Bütün gün uyuyorum diye, bana deli diyorlar. Budalalar rüyamda seni gördügümü bilmiyorlar. Beni atese at vücudum yansin , sadece kalbimi birak, cünku;orda sen varsin Askin göz yaslari denize düstügünde sahile su imzayi atar: Seni seviyorum Hayatta gördüğüm bu uzun rüyanın; En şehvetli anıydı Göz göze gelmemiz O an.. Sen bende kocaman bir yürek yarattın.. Sadece tek bir bakış sebep olmuştu, O gece o kocaman yüreği yaratmaya.. Birde şimdi düşün.. O kocaman yürek ne hale gelmiştir ne kadar büyümüştür.. Ama sen merak etme.. Benim gücüm onu taşımaya yetecek.. ALİ NAİL ÖZHAN SENİ ANLAMAK Benden, seni kelimelere döküp Yaşattığın mutluluğu anlatmamı istiyorsun.. Ben ise susuyorum biliyorum ki hiçbir kelime anlatmaya yetmeyecek Bende ki seni.. Susuyorum.. ve Yüreğimle, beynimle kendime dair ne varsa sana sunuyorum Görebilesin diye bende ki seni... Ezine DEĞİRMENCİ |
Delikanlım!. İyi bak yıldızlara, onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin.. Delikanlım!. Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir. Delikanlım!. Sen ki, ya bir köşe başında kan sızarak kaşından gebereceksin, ya da bir darağacında can vereceksin. İyi bak yıldızlara onları göremezsin belki bir daha... Delikanlım!. Belki beni anladın, belki anlamadın. Kesiyorum sözümü. İşte kapı açıldı geldi beklenen kadın.. |
ADINA ISLANIYOR SAÇLARIM Yabancı bir şehrin sokaklarında Meçhule uzayan adımlarımdasın Dışımda bulut akar, gece akar, zaman akar, İçimdeyse sen akarsın! Bilirsin ki; Kuzey rüzgarları beslenir saçlarımda Ve yangın havasında yagar benim kar'ım Serseri yağmurlar altında Adına ıslanıyor saçlarım Sokak lambaları fersiz yanar Binbir fısıltıyı besler yapraklar Işık yılı uzaklığınca Çaresizliğe kodlanmıştır numaralar Telefon tuşlarında kalıyor yarım Serseri yağmurlar altında Adına ıslanıyor saçlarım Zamane atlıları çalar aklımı Duvarlarda iz sürer gölgem Bulutlara yaslanır soylu isyanım İçimde dalgalanır karmakarışık mekanlar Bir ışık ses verir, her şey ses olur Seslerin kaynağında sen varsın ben varım Serseri yağmurlar altında Adına ıslanıyor saçlarım Gün doğacak, gün batacak, zaman akacak Bulutlar okşayacak gecenin saçlarını Damla damla anılar birikecek hücrelerimde Nice kaldırımlar öpecek ayaklarım Sessiz çığlıklar büyütecek dudaklarım Ve yine yangın havasında yağacak benim kar'ım Serseri yağmurlar altında Adına ıslanacak saçlarım Adına ıslanacak saçlarım |
Hüznü soludum İhaneti duydum, yalan sözlerde Derdini okudum, yaşlı gözlerde Yılgınlığı gördüm, bezgin yüzlerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Korkuyu hissettim, ürkek gözlerde Kaygıyı yaşadım, saklı gizlerde Yorgunluğu gördüm, derin izlerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Riyayı okudum, sahte yüzlerde Yalnızlığı tattım, ıssız çöllerde Yaşamaktan bıktım, solgun güzlerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Hayalini kurdum, yeşil çamlarda Yıllarca bekledim, ıslak camlarda Yolunu gözledim, uzun yazlarda Aşkın deryasında, hüznü soludum. Heyecanı kokladım, kızıl güllerde Şarkılar söyledim, şakrak dillerde Sevdamla avundum, yaban ellerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Coştum keyiflendim, çılgın sazlarda Günleri tükettim, tatlı hazlarda Sevgisiz üşüdüm, soğuk kışlarda Aşkın deryasında, hüznü soludum. Kuşlar da ötmüyor, kuru dallarda Kederim artıyor, böyle anlarda Ağıtlar yakıyor, bülbül gülzarda Aşkın deryasında, hüznü soludum. Umutlar üşüdü, gece düşlerde Nağmeler aradım, coşkun seslerde Gönlümü avuttum, meyhanelerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Arzular tükendi, solgun sislerde Ruhumu seyrettim, seven kalplerde Bedenim perişan, yaman hallerde Aşkın deryasında, hüznü soludum. Hırsımla kavruldum, kızgın kumla Cansız serildim, karanlıklarda Bahtımı yıkadım, derin sularda Aşkın deryasında, hüznü soludum. Kayboldu umudum, medet fallarda Aradım maziyi, hep şarkılarda Savruldum hazanda, gönlüm hovarda Aşkın deryasında, hüznü soludum. Sarardı yüreğim, kaçan baharda Kurudu bedenim, sensiz yollarda Bulamadım dostu, bezgin canlarda Aşkın deryasında, hüznüsoludum. |
Umutlarımız Sevdamızdır Gece nöbetlerinde umudu biledik Kaç kış geçti bilemiyorum Bahar ve kışı yaşamadan Umut nöbetleri tuttuk Umutsuzluğun tam ortasında. Ekmeğimiz, aşımız, suyumuz yoktu Bölüşürdük bir zehirli sigarayı Ve bin bir kahrı Hayallerimizi de bırakmıştık Umutlarımız kırık Volta bile atmak yasak Zeytin taneli tesbih çekilmiyor Çekilmiyor umut nöbetlerini tutmak, Umuda varmak! Umut dağlardadır. Piran'dan Zilan'dan Dêrsim'den bu yana Yan yana yatırdılar. Sevda dolu yürekleri Bin yıldır türküsü söylendi Yas tutmadık Yüreğimizde biledik umutlarımızı Umutlarımızı sevdamızdı Sevda güzeldir Sevda bir çift karagöz Sevda, sevgi, güzellik Bir avuç topraktaki filiz O filiz güldür çınardır Selvidir kendine aşık eden Gel ki vurulma sevdalanma Sevmeyen yürek neye yarar arkadaş Türküsünü çok dinledik Mem û Zîn'in Acıyı oradan biliriz! |
Akşam Erken İner Mahpushaneye Akşam erken iner mahpushaneye. Ejderha olsan kar etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete. Akşam erken iner mahpushaneye. İner, yedi kol demiri, Yedi kapıya. Birden, ağlamaklı olur bahçe. Karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe... Aynı korkunç sevdadadır Gökte bulut, dalga kaysı. Başlar koymağa hapislik. Karanlık can sıkıntısı... "Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri, Bense volta'dayım ranza dibinde Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu... Vurulsam kaybolsam derim, Çırılçıplak, bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düşmanlık da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya. Başlar gece devriyesi jandarmaların... Hırsla çakarım kibriti, İlk nefeste yarılanır cigaram, Bir duman alırım, dolu, Bir duman, kendimi öldüresiye, Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin, Ama akşam erken iniyor mahpushaneye. Ve dışarda delikanlı bir bahar, Seviyorum seni, Çıldırasıya... |
Sevda Gözyaşını Dökünce Güle Sevda gözyaşını dökünce güle, Şebnem güzelliği getirmiş dile, Sümbül boynun eğip sevgisi ile, Hasbıhale dalmış, dalış o dalış. Menekşe gözünde sevgi yeşermiş, Aşka uzanmayan sevda beşermiş, Göz ışırsa kalbe sevda düşermiş, Kalpten sevda almış, alış o alış. Papatyaya güneş vurmuş çığ gibi, Sanki mavi koyda, sular sığ gibi, Bakışların kalpten işler tığ gibi, Dantel izi kalmış, kalış o kalış. Türkü mayalanmış duyguya akar, Gözler birleşende aşk ordan bakar, Aşkın ateşi var, alevler yakar, Bağra ateş salmış, salış o salış. Yürekte aydınlık, mutluluk nerde? Sevinç yürek olsun kalmasın yerde, Gözler de umuttan nezih bir perde, Gönül sazı çalmış, çalış o çalış. |
Ha güle hasret, ha sana Hasret aynı insana Yağmur olup üzerime yağsana Bak! Yine susamışım sevdana SENİ ÖZLÜYORUM BEBEĞİMM |
Masal Düşler denizinde Rotasız gemi Sevgi ile doluyor yelkeni Kin, nefret rüzgarları Teğet geçiyor gemiyi Mutluluktan ufuk çizgisi Sevda adasını arıyor gemi Hayal hayal içinde Sevda yürek ateşinde Efsanelerin birinde Bir sevda adası varmış Arzu ile Kamber limanda, Ferhat suyu ile yıkanıyorken Şirin Yusuf, Züleyhasının dizlerinde Adsız sevdalıların buluştuğu Sevda adası varmış Kim ki yanar ise Sevdanın vazgeçilmez ateşinde Kim ki kavuşamaz sevdiğine Kavuşmak için sevgiliye Meçhul bir gemi Ayrılırmış, acıların kıyısından Pusulası güneş Rüzgarı sevdası olurmuş Ebekuşağı yayılır yollarına, Yaklaştıkça adacığa Oynaşırmış renkleri Gecenin karanlığı Yüreğindeki sevgi ile aydınlanır, Öpermiş yeryüzünü Yıldız yüklü gökyüzü Yakamozlar klavuz Varılırmış sevda adasına Tek yürek insanlar Tek bir beden gibi Kucaklarmış sevdayı Gökten üç yıldız kaymış Biri, Sevdanın peşinde koşanlara Biri, Sevdalılara Biri, Yola çıkmış gemidekilere |
Bir sevinç göz kırpar bana Gözlerinin sevincine bu gözler hasret Başka sevinçlerin sırtını dönsün bana Yüregindeki gerçek sevincine bu kalp hasret Avuçlarımın içi yara durmadan kanıyor Sevdamın sonsuzlugu artık sonu arıyor Düşer avuçlarıma kara sevdan Delerde geçer bu avuçlar yanagına hasret Saçlarım artık rüzgarlarda özgürlügünü istiyor Ama nafile benim şehrim rüzgara hasret Bu gözler artık yagmurların bitmesini istiyor Ama faydası yok benim buralar güneşe hasret Gülüm dikeniylede olsun yapraklarını istiyor Ama olmuyor yapraklar gerçek suya hasret Bu kalp artık mutlulugunu istiyor Ama bunun hiç faydası yok bu yürek sevdigine hasret.. |
| Saat: 13:16 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık