![]() |
Gülü sevdim Her çiçek mutlaka güzeldir amma, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Kırmızı gülleri taktım yakama, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Sarı çiğdem yaylalarda beğse de. Beyaz sümbül ak gerdana değse de, Al lâleler boyunları eğse de, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Nergizler dağlara sırtın yaslasın, Navruzları kayalardan seslensin, Menekşeler dereleri süslesin, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Sevdiğim kıskanır sarılmasınlar, Boşuna dil döküp yorulmasınlar, Kır çiçekleri hiç darılmasınlar, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Karanfiller güzel koksa da bize, Gelincikler sürme çekse de göze, Zambaklar sohbeti dökse de naza, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Papatyalar altın gibi sararsa, Dünyada ne kadar çiçekler varsa, Kimi sevdiğim soruyorlarsa, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Renklerinden ayrı manalar çıkar, Kimini güldürür, kimini yakar, Efendimin terinde de gül kokar, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Asla batmaz gülümdeki har bana, Onun ile kışlar hep bahar bana, Gül canandır, gül sevgili yâr bana, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Ataroğlu’m gülden kına yaksınlar, Üzerime gül suyunu döksünler, Mezarımın baş ucuna diksinler, Gülü sevdim, seveceğim her zaman. Mehmet Atar |
BİR SEVDA TÜRKÜSÜ Sokul yanıma, çığlıklar dolarken kentin sokaklarına yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan. Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi sımsıkı tut ellerimi ki, bir kır çiçeği korkusuzluğuna ulaşayım. Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal, okunması düşlenen bir kitabın el değmemiş koyakları kadar gizemli, sevdaya ait ne varsa içimde sırtımda taşıyorum akşamları. Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp ipini koparan uçurtma gibi çılgın olmak istiyorum, bu yüzden, görmüyor musun kollarım sana uzanıyor savaş alanının tam ortasından Peşimde kanıma susamış canavarlar var, gecenin sabaha yakın olan kısmında çalı ol yapraklarının arasına al beni, dikenlerin batmasın ama. Çocuklar kadar berrak pınarlar olsun avuçlarında, bir yudum içtiğimde ay kanatlarını tak gözlerime gözlerinle yak beni yüreğindeki ateşle. Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü, uyusam uykuların en derininde, mermer yontular görsem düşümde, kılıfından çıkarsam ölümü rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden, uyandığımda sen yoksan haykırsam, haykırsam, haykırsam... A. KADİR BİLGİN- |
AZAT Mecnuna öğütler verirdin eskiden azat Gül ömrüne bir de az diyordun, Oysa bilmiyordun, gül ömrü kadar gün yüzü görmedim hayatta Yanaklarımda parsel parsel bir isyan mavisi, el süremiyorum Anlıyor musun azat? Avuçlarımda kan lekesi varken; silemem gözyaşımı Aşkı böyle bilmezdim ben azat Bir düğüm olur içimde çözemem de; Ayıklayamam saçlarımı aklımın içinden Aşklar diyorsusn değil mi? Her şeyin sebebi… Haklısın, az mı yollara düşmedik Dünkü tökezleyipte ayağımızı kırdığımız yer... Saklayamıyorum azat, kumlar biliyor sırrımızı Topuklarımızda yağmur ıslaklığı var Saklamaya gelmez sağanak lekesi Ya kalemiz azat, üzerinde derin yaralar var Kağıdın az mı ahını aldık? Gece yine kime konuşmuş sustuklarımızı? İstanbul paklar diyormuş günahlarımızı İstanbul, ilk önce kendini üç kuruşa satanı bulsun! Söz mü azat, ödeyecek miyiz düşlerimizin kefaretini Ölü düşlerimizi tampon yapıp gözümüze; Gülüp geçer miyiz eski günlere... İçimizde git gide büyüyen bu aşk, Ertelenmeli mi başka bir sevgiliye, Yoksa boş bir mezar bulup gömülüp geçilmeli mi? Yüreğimizin yıkıntıları arasında sadece işaret parmağımız görünüyor Ve sadece bir şeyi işaret ediyor, aşkı… yani ölüm sebebimizi Umut ve korkunun kan kardeşliği var kanımızda Sevmeye neden bu kadar aşırı cürretkar? Gözlerin ifademi alalı çok oldu ama susmadan geçemiyorum azat Geceye ihanet sayıyorum bize beyaz kefen yakıştıranı Yusufu çalan kuyu, ha nerde bizim kanlı gömleğimiz? Candan geçiyorum azat, senden… kirli bir tebehsümle çalıyorlar adımızı uluyor çakallar duyuyor musun azat, cesedimizi sakla, ve akla bu acı hayattan ikimizi! Yazar cumhur 23 02 2007 |
sevgilim niye yaktın, beni ataşlara koydun, aşkımıza kalbimin yaşın damlattın, sana yemin edip bırakmam diye yemin okudum, çaresiz,seni gara topraklara ellerimle verdim, kırılsaydı ellerim, baharında gencecik seni zalım topraklara verdim, sen benim ahım oldun, seni ben topraga gelin etmek icin sevmedim, ardından agıtlar yakmak icin sevmedim, senin için gözyaşlarımı sel etmek için sevmedim, bir vefasız dünyada seni arar oldum, senden sonra gülermiyim, sensiz bu aşkı başkasında içermiyim, ben sen yoksan bu canı neyleyim, agır gelir bana senli hayallerim,onlara yanar oldum, topraklar kärim oldu, aşkım benim sevdam soldu, hani solmaz derdin bizim aşkımızın gülü, elimde kurumuş sevda çiceklerimle yanı başında aglar oldum yasin yüksel |
Öğreti sana neler öğrettim gülüm denizin güzelliğini sevince saf ve sakin kızınca dehşet olduğunu havanın temizini kuşların ötüşünü gülen insanların sevincini ağlayanların derdini sana neler öğrettim gülüm ağaçların yeşilini baharın güzelliğini doğanın bereketini sevdanın hasretini kelebeğin özgürlüğünü balıkların sessizliğini sana daha neler öğrettim gülüm ama öğretemedim beni sevmeyi Mustafa Emirler | |
Beş onsekiz treni Sana doğru gelirken İlk vagon ilk koltuğa Oturuverdim birden. Sensizlik durağında İnince bu trenden Yine yoktun yanımda Ürperiverdim birden. Bir zamanlar seninle El ele dolaştığım Caddeler şimdi benim En iyi arkadaşım. Aşk yüklü bu trenin İçindeki yolcular Hepsi de benim gibi Umuda koşmaktalar. İçimdeki sevgini Olmasan da atamam. Yağmur olup gönlüme Dolmasan da atamam. mehmet ali çıbıklı |
kadın kılıĞı Köprü altlarının sidik kokusu Buram buram cesaret Gecenin efendileri Her köşe başında soluğunuz Sere serpe Feri sönmüş gözlerinizden hayat okunuyor Yine de ürkek adımlarım Korku sıvazlıyor sırtımı Bir sizin nefes sesiniz Bir benim ayak sesim Tedirginlik iç kemiren Biriniz selam verse Soluğum buz olur Oysa Sen insansın dedi Çıkar şu kadın kılığını üzerinden Fer boşa söndürülmedi Bir onların nefes sesi Bir benim ayak sesim Şu köşeyi de dönünce Evim orada Benim bir evim var Kadın kılığında Ayben Çevik |
Hep hayalimde düşlerimde; Sana kavuşmak anı. Hep o anı düşlediğimde; İsterim durdursalar zamanı. İşte o an onun için yaşadığım, Yoksa bu işkenceyle nasıl yaşarım? erdoğan gürtepe |
Mehtaba... yalnızsın işte senin öykün hiç yazılmamış bu yüzden can çekişir gülümsemen damarların bu yüzden düğümlenir geceler uyumaz bilmez misin bu yüzden köprüdür sabahlar sana saçların bu yüzden emanettir yastığına meçhuldür rengi gözlerinin bilmek istemezler fırtınalarını yağmur dikmiş annen doğarken yanaklarına Baba, lütfen öp göz yaşlarımı. Öğrendiğinde hiç olmazsa sen anla… **Kendimden yine kendimedir bu şiir, affola.** Mehtap... |
Gecelerin ötesinden sesleniyorum Duyuyormusun? Eminim duyuyorsun, Gülümser mi yoksa Gözbebeklerime asıp gittiğin İçime içime doğru bakan gözlerin. Sevdana yaktığım her ağıt Çığlık çığlığa ulaşmalı sana Ayaklarım uğrayamıyorsa Yaşadığın mekan'a Dinle ve ağla ağıtlarıma. Reddin aşılmaz setler çekmesin Sen benim tam canevimdesin Yüreğin yorulup tıkandıysa sevgiden Bırak engelleme beni Sevgim ve şevkatimle doldururum yeniden. Ah benim gül yüzlüm Ah benim iki gözüm Başka ne yapabilirim. Anıları yanıltma çaban boşuna Yorma kendini, bırak uğraşma Kirlenmemiş seven soluğun içimde Her aldığım soluk yeniden yeniden Taşıyor seni bütün hücrelerime. Gecelerin ötesinden sesleniyorum Duyuyormusun? Vapur düdüklerine seslenişimi Martı gözlerine bakışlarımı Avuçlarına terimi bırakmıştım Kızamam sana imkansızım, kızamam Vapurları yak, batır yok et Martıların gözlerini oy çıkar Avuçlarından terimi kazı istersen Sür çıkar şehrinden adımı Ben zaten vaz geçmişim kendimden Ama gül yüzlüm Bilmelisin Senden asla vaz geçmem, geçemem. esel arslan |
| Saat: 18:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık