![]() |
Gülüm; Sana Olan Sevgime Dair…Gülüm seni seviyorum Ama ölürcesine değil 93’de Saddam’ım zulmünden kaçan Iraklının bir parça ekmek için Dicle Nehrinin azgın sularında boğulması gibi… Gülüm seni seviyorum Ama ağlak aşk şairlerinin söylediği gibi yani “adam gibi” değil Göğüs başında açlık dindiren bebe gibi “mıh gibi adını aklımda tutamıyorum” ama Bir Japon’un Hiroşima’yı hatırladığı kadar hatırlıyorum… Gülüm seni seviyorum Ama bulut gibi değil, yağmur gibi değil, bahar gibi değil Nazım’ın şiiri sevdiği belki Belki Asyalı kölenin özgürlüğüne dair umudu gibi… Gülüm; Belki ben sevmesini bilmiyorum Ama sevemiyorum seni Canımın içi gibi Uğruna ölürüm diyemiyorum Ben anca seni Elleri nasır tutmuş işçinin uzun boyunlu oğlunun başını okşaması kadar sevebiliyorum Hintli bir çocuğun ekmeğini Afrikalı çocukla paylaşması kadar sevebiliyorum… |
YELKENSİZ GEMİ... "Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. Öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki, ondaki anlam! Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? Savunmayacak mıydın sevgimizi? "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden, Mücadele beklemiştim oysa... Yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım... Kıyıya ulaştırırsın sanmıştım... Oysa, onu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... Bu kadar yıpratıcı olamazsın... Oysa, bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, Geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı. Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm martıları uçurdun şimdi... Hangi yöne gittiler bilmiyorum, Geri dönerler mi bilmiyorum. Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, Neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde? Neden artık rüzgar esmiyor, Her şey seninle mi kaldı yoksa? Mantığım... Mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. Bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var! Evet! Ben istedim ayrılığı, çıkmaz yollara yönelen bendim, Kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim... Kahretsin! Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ve senin buna nasıl göz yumduğunu... Tıpkı balkondaki akasyaları sularken, Fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi... Su, onun için hayat olmalıydı oysa... Ve... Sen de benim tutunacak dalım! Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, Olmaması gereken ama daima varolan. Farklı uçlardaydık seninle, Farklı mevsimleri seviyorduk, farklı zamanlarda.... Sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, Daha doğrusu öyle sanıyordum... Binlerce yıldız arasında, Ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım... Yıldızları söndürmekti... Sorunları yok etmekti... "Bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine, sıradan, şakacıktan... "Hayır" demeliydin! Hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde, Hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye. Sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye... Beni yolumdan alıkoymalıydın... "kal" demeliydin... Defalarca "kal" demeliydin... Oysa, demedin... Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben Akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim... Belki böylesi daha iyi oldu... "Kal" deseydin kalırdım... Hem de seve seve kalırdım. Martılarla kalırdım. Yakamozlarla kalırdım. Demedin oysa! Bilir misin? Kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken... Bilir misin? Nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek... Bilir misin? Nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek... 'KAL' desen kalacaktım... DEMEDİN OYSA!!! |
Saatin Beşindeyim Acıların İçinde Bu gece yine soğuk bir düşle uyandım Hala üşüyordu parmaklarım Bakışlarım seni aradı karanlıkta Umut yoktu oysa bu olasılıkta Kısık bir sevda ateşiyle sigaramı yaktım Efkarım dağıldı odama Duman duman oldu bakışlarım Saatin beşindeyim acıların içinde Özleminle dans ederken yüreğim Acı bir sevda türküsüydü söylenen Uzaklarda ‘Sonbaharda ‘ diyordu belli belirsiz sesiyle Diyordu ki kavuşmak sonbaharda... |
Soğuk Cehennem ruha söz komploları kuran şiir yalnızlığımızı rehin alır usulca ışığa yönelir sürgün, çiçek açar hayal kırıklığına uğratılmazsa eğer kuşlardan öte öyle bir ses var ki kutsal; kibirli deniz atlarına binen içimizde ses ve dil özgürleşen imgeleri yüreğimizin derinlerden yükselen çürüme kokulu sözcükler, yaralar açan bir dilin göğsünde kahverengi derişik sözler: aldıralım onlara neden bir taşla arkadaşlık edilmez hiçbir zaman taş yerinde durur öylece ve bir şey beklemez dostluk ettiğimiz, öldüğümüzde yaprakları kanayacak arkadaş ağacımızın olmaması kentin bir yerinde yalnızlığımızı itiraf edebileceğimiz eşyalar en vefalı arkadaşlarımız, ruhları olan aynamızda yansıyan hiç önem vermediğimiz sevmediğimizi söyleyebilir miyiz birine dürüstçe ve iyice sevebilmek için başka birini rüzgâr esmese görüntülerimiz yansımaz gökyüzüne hiçbir ruh durmadan değişen akşam ânı olamaz öyle renkleri olamaz, bir akşam ânı olamaz ruh sınırda ve kendine özgü delidir akşam iskelenin altında ürkünç sesler çıkartır deniz kendini kanıtlamak ister; uzaklara bakarken bir rıhtımdan, ufka çekiliriz olmadığımız gibi gitmek istemenin ne önemi var kendimizi sıyıramadıkça yüreğimizden uyanmamalı rüyadan, umut etmeli aldanmaktan memnun olmadık mı şimdiye kadar dışında acı var aldanışların; bu ne kadar doğru sıradanlığı ve aldanış olarak kalması yaşamın gerçekliğin keskin kenarına elimi sürmek istemem yangın ya da hiç hangisi diğerinden farklı sarhoş meleklerin payı var azalan her sevgide kan yerine kahkahaları soğuk cehennemin karanlığın kırışıklıklarında yankılanan binlerce ıslık sesinin gizlendiği rüzgâr ve istanbullu yalnızlığım. |
Çocukça Aşk
|
Yaz Yağmuru…Ansızın karardı gökyüzü, Delice bir sağanak ile, Delindi gökler… Yollar kaldırımlara taşarken, Bütün ışıkları bastırırcasına çaktı şimşek. İrkildi insanlar; Durdu trafik… Duramadım yerimde; Çıktım sokağa; Beş dakika sonra sırılsıklamdı bedenim. Beş muhteşem dakika, Beş yaşama dönüş anı… Girdim içeri; Ve dindi yağmur. Maviye çalarken gökyüzü, Çekildi sular, denize dönmek üzere… Ve açıldı trafik, yüzlerce aracı önüne katarak… Saltanatını sürmekte yeniden gürültü Ve her şey aynı rutinliğinde şimdi… Gökyüzü yağmur kokmuyor artık. |
YANLIZLIĞIM Seçebilmesi gerek Bu yürek Sesinin rengini Binlerce çığlık içinde Bakışlarının güneşinde Eridiğini görmeliyim. Hayat denen katılığın Ve görmeden Ölmemeliyim. Uzaklardan Seslenerek Gel demelisin Zehir zemberek türküler Söyleyerek Günleri tüketmeliyim Sihirli sözcükler fısıldamalısın Kulağıma Sessiz sakin olmalısın Tılsımı bozulmamalı Düşümde seni görmeliyim Katli vacip tir artık Yalnız lığımı Asmalıyım darağacına Ve her şeyi göze alıp sana gelmeliyim. |
Cam Kırığı Yüreğim
|
SEVDAM SÜRGÜNDÜR Sevdam sürgünlere benzer, Dağ başlarının sessizliği hüküm sürer, Sonbaharın hüznünü yaşarım her gün. Tecrit olur gönlüm, Başka insanlara yer yoktur içimde: Aldığım nefeste sen, Attığım adımda sen, Konuştuğum konularda sen, Söylediğim şarkılarda sen, Uyurum sen,uyanırım sen... Sensiz ne kadar yalnızım bir bilsen! Sevdam sürgünlere benzer, Bahar yaşama sevinci vermez, Yıldızların ve mehtabın anlamı olmaz, Deli dolu birini bekler gönlüm. Sensiz çekilmiyor günler: Düşler kurarım sen, Pencereden bakarım sen, Gecemde sen,günümde sen... Yaşama nedenimsin sen! Geçen her anımda gülüm, Seni ne kadar özlüyorum bir bilsen! Sevdam sürgünlere benzer. Bir gün alır başımı giderim: Sırtımda sevdam, Sevdamda sen! Şimdi senden uzaklarda Ne haldeyim bir bilsen! ! ! |
Aşk Diyen Cümlelerim Sana isyanım hiç olmadı Bir zamanlar sevdiğim, Sana sarılmalarımsa şimdi birer hiçler... Seni sevmelerimi gözün görmedi Bir zamanlar düşündüğüm, Hepsi anlamsız artık, Ve hepsi artık dündeler... Gerçek ve tartışılmaz olan yaşadıklarımızdı, Bir zamanlar yaşadığım... Başkalarına rağmen yaşadıklarımız... Ama inkar edilen gözler ve dilekler karıştı aşka Kimler karışmadı ki bizden başka... Sana isyanım hiç olmadı Bir zamanlar sevgilim, Sana seslenmelerim de şimdi yokluktalar, Şimdi suskun ve yastalar... Muvaffak olabildiğimiz,bir aşkımız değildi, Onu da insanlar kirletti, İşte bu yüzden sana kızmadım hiç, Ve sana isyanım hiç olmadı, Seni özlemelerim var şimdi, Seni düşünen bir kalbim... Ve en garibi, Belki döner diyen cümlelerim... |
| Saat: 11:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık