![]() |
Bu kent! Bu sokaklar! Gri bir özlem taşıyor kıyıdaki o banklar... Ahh... Hâlâ esaretin altında bu kent... Yarım bırakılmış bir besteydin sanki hiç kimsenin bilmediği. Hâlâ söyleniyorsun buralarda, melodin hiç dinmedi... Bilir misin bu kent tepeden tırnağa sen dolu. Her adımımda, her sokakta sen çıkıyorsun karşıma. Gün seninle başlıyor bu kentte... Önce güneş oluyorsun, derken kahvaltım, müziğim, çantam, saatim... Her şey sen oluyor birden. Gittiğim kafe, baktığım deniz, yaktığım sigara, her şey sen... Hâlâ söyleniyorsun dedim ya buralarda, kulağımdaki uğultu sen... Gözümdeki görüntü sen.. Yüreğimdeki gürültü sen... Hâlâ esaretin altında bu kent, burada yaşamak sen... Ve gün senle bitiyor elbet... Şimdi içimde hazin bir sonbahar gibi soluk hayalin! Ve artık yordu yüreğimi melodin.. Yeter! Sonu gelmedi mi bu esaretin? |
Düş Denizine Yolculuk bir tekne soluklansa datçalimanda, liman da ne liman ya,hem de küçücük, bir merhaba ile sokulsam usulcacık bana ait ne varsa,hepsi yanımda.... tekne beni alır mı ? alsın ne olur ! hiç sesimi çıkarmam,gürültü etmem, tılsım bozul'caksa ardıma bakmam, ama anılarım kalsın ne olur...... bir tekne soluklansa datçalimanda, adı da tweety olsun mu ? olsun... beni de yanına alsın mı alsın, gün bitmeden daracık bir zamanda.... dalgalara kafa tutan çetin bir reis, ben yüreğim baştanbaşa gülücük, bilmem acep biter mi o keyifli yolculuk ? bir deniz feneri içimdeki his..... bir tekne soluklansa datçalimanda, ama yakın zamanda,ama yakın zamanda..... |
Anneciğim! Evlatlar vardır başarılarını, zaferlerini yazarlar... Sana yazacak bir başarım, bir ödülüm yok anne. Keşke olsaydı da, seni sevindirebilseydim. Keşke, benim de anneme yazacak, anlatacak başarılarım olsaydı. Ama yok anne... Sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne. İlk evvel saçlarım hayat mücadelesinde yenildi. Düşmanlarım hep benden güçlü oldu anne. Onların tahta kılıçları benim çelikten kılıcımı paramparça etti. Onlar beni yenmek için ne senaryolar yazdı, ne iftiralar attılar. Ben, ‘masumum’ bile diyemedim. Düşmanlarıma hep yenildim anne. Ve ne yazık ki, dostlarıma da... Dostlarım da beni hep yendi... Ben onları dost bilirken onlar beni meydanlarda tuş ettiler. Arkamda hep bir hançer yarası oldu anne. Senin anlayacağın, dostlarım beni düşmanlarımdan daha beter etti! Kahkahayı unuttum, tebessümle dost oldum. Yüzümde acı bir tebessüm var şimdi. Bahtıma yenildim anne! Çocukluk yıllarımın özlemiyle seni aradım anne... Senden daha şefkatlisini, daha merhametlisini bulamayacağımı bilerek... Her şey küçükken güzelmiş anne. Şimdi büyüdüm ve yenilmeyi öğrendim anne. Gülü çok sevdim, hele alını, pembesini... Bahtıma hep beyazı düştü anne... O çok sevdiğim güllerin, dikenlerine yenildim anne... Açlığa-tokluğa, hastalığa-sağlığa, dosta-düşmana... Hepsine ama hepsine yenildim... Senin anlayacağın hayata yenildim anne... Yenildim... |
Kolay Değil Sevgim
|
Gizdüşüm Boşlukta kemiklerin kanattığı karanlık: Sürekli, geceye bölünen saatlerin asıldığı yer. Kıyı boyunca çalınan sabah: Esrik tin. Sehpada unuttum başımı, us yitik. Divansızların bembeyaz ayetleri gibi peşin hüküm giydik. Gözlerim deniziğnesi. Kırıl benliğimin benli gözenekleri İçinde, sürgünlerin gizli sessizliği. Alnıma dayarım güz görümlük ömrümü, seherin cılız eliyle. Uzaktaki vahşi güle hüzün kokarım. Ve ölüm ardıma leke düşer, gözlerimden çekilen sıcaklık korkuluk yüzümde soğur soğur, iki kaş arasında yenilir kendine uzun yol. Çiçek tüter düşler karanlığı kısıp pencerede gök uçurtma çeker yıldız çölüne Bir ışık örtüsü açılacak göğe, acılaşan gecede; suya ateş düşüp kirpiklerime gömülecek, yüzüme sıkışmış erguvan ölüleri. Dilenci kızlara serpinti yağmurun kırık sesi. Ay batışı gözlere iki ezgi gibi hüzün çökerim, tetikte yalnız kalan gölgemle. Sıkıntımın yıldız sefası, n'olur kapatma kollarını, sakalıma basma sabah. Denk cepheli çalışmalar ederi kadar başlık paramız, asmayın bizi. Güvencin uçuşu, alabildiğine rüzgar; gez arpacık göz tetikte. Ölüm açmazda bekleyen kuş seslerine sağanak: Bakire umutlar. Görünmez viranlığım. Çiğ damlacıkları... Soluğunda sevişen fesleğenlerin, üç kulaç kurşuni sudan gözlerini saran kokusu; sendeleyen hoş bir yaşam, inanç yüklü gülüşlerde. Gecenin sararmış mühründe billurlaşan sessizliğe dolunay doğarım. Düş artık yakamdan güneş kırıklarına dadanan sevda. |
Ayrılık İstemeden Gelir
|
SENI ARIYORUM Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım Sensizliğin köşe başındayım Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum Bütün umutsuzluğuma inat Yine seni arıyorum... Dudaklarımda bildiğin o ıslık Sokak lambalarına sığınıyorum Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle Bir deli rüzğar saçlarımda Yalnızlıktan üşüyorum Bulamayacağımı bile bile Yine seni arıyorum... Anlatacak nelerim var bir bilsen Içimde ihtilaller kopmuş Kendimi sürgüne verdim Mutluluğum çoktan iflas etmiş İtiraza hakkım yok biliyorum Beni savunmak sana düştü Seni arıyorum... Yarım kalmış şiirlerim gibisin Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda Öylesine eksiğim sensiz Öylesine sahipsiz. İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum İçinde geç kalmışlığın çaresizliği Çocuklar gibi ağlıyorum Ve gel gör ki her damla gözyaşımda Yine seni arıyorum... |
Ve Bir Gün Ve bir gün seni sevdiğimi söylersem
|
ANADOLU GEZİSİ Ter kokuyordu Çukurova tarlaları Irgat Türküleri duyuluyordu uzaktan Ekin biçiyordu yalınayaklı köy kızları Elleri kabarıyordu oraktan. Gökbelen dağlarına yağmur yağıyordu Yetimler mahallesinde bir çocuk ağlıyordu Kan kokuyordu doğunun çimenli yayları Silah sesleri geliyordu Şırnak'tan. Oğulsuz koymuşlardı ak saçlı anaları Tütünler tedirgin olmuştu ocaktan. Cilo dağlarında kamalaklar üşüyordu Garipler köyünde bir gelin düşünüyordu Yosun kokuyordu Karadeniz'in mavnaları Yırtık havalar döküyordu parmaktan. Bıçak gibi bir soğuk biçiyordu baharı Dal boylu gençler gidiyordu bıçaktan. Ilgaz dağlarında kurtlar uluyordu. Bekarlar kahvesinde bir adam uyuyordu. Şehvet kokuyordu Ege'nin bereketli ovaları Taze bedenler soyuluyordu ahlaktan. Tedirgin etmişlerdi bizim havaları Yadırgı seleri geliyor plaktan. Çatalkaya dağında kartallar dönüyordu Bir nesil yaşıyor, bir tarih ölüyordu. |
Seni Seviyorum
|
| Saat: 13:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık