MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Medya Haber (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/2640-medya-haber.html)

Demir YumruK 10 Şubat 2008 16:34

Ermeni bakanla tartıştı

Başbakan Erdoğan, Münih'te kendisine, 'Neden ilişki kuramıyoruz?' diyen Ermenistan Dışişleri Bakanı Oskanyan'a, '40 bin Ermeni neden Türkiye'ye kaçıp geliyor, bunu kendinize sorun' diye cevap verdi. ABDULLAH KARAKUŞ Münih

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'nın Münih kentinde katıldığı "44. Münih Güvenlik Toplantısı"nda Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan ile tartıştı.
Erdoğan, "Aramızda savaş yok, neden ilişki kuramıyoruz" diyen Oskanyan'a, "Ülkemde 40 bin Ermeni var, bunlar Ermenistan'dan kaçıp bize geliyorlar. Bunun hesabını kendinize sorun" karşılığını verdi.

Oskanyan'ın sorusu

Erdoğan'ın onur konuğu olarak konuştuğu toplantıya Oskanyan da katıldı. Oskanyan, konuşmasının ardından Erdoğan'a, "Sizinle bizim aramızda diplomatik ilişki yok, sınır kapımız kapalı. Bunun sebebini sorduğumuzda bize hep 1915'te yaşanan soykırımla ilgili gelişmeleri ve Dağlık Karabağ konusunu söylüyorsunuz. Ama ülkelerimiz arasında savaş yok. Dolayısıyla bu sorunları oturup neden konuşamıyoruz? Neden diplomatik ilişki kuramıyoruz? Bizim diplomatik ilişki için herhangi bir ön şartımız yok" dedi.
Bunun üzerine Erdoğan, Ermenistan ile havayolu taşımacılığının olmadığını, ancak Başbakan olduktan sonra kapıları açtığını belirterek, "Şimdi kargo taşımacılığı yapılıyor. Mesaj olsun diye Van Gölü'ndeki Akdamar Adası'nı restore ettik. Bunu Ermeni vatandaşlarımızın hizmetine açtık. Kaldı ki benim ülkemde şu anda vatandaş olmayan 40 bin Ermeni var. Bunlar Ermenistan'dan niye benim ülkeme kaçıp geliyorlar? Bunun hesabını bir siz kendinize sorun. Çünkü Türkiye bir barış ülkesi" diye konuştu.
Dağlık Karabağ konusunda dünyanın Ermenistan'ı işgalci olarak kabul ettiğini söyleyen Erdoğan, Ermenistan'ın çekilmesini istedi. Erdoğan, "Oraya yüz binlerce Azeri yerleşsin. Bunlar bizim de soydaşlarımız.
Buna niye olumlu yaklaşmıyorsunuz? Barış sürecine katkınız olsun. Kimin kimleri nasıl derdest ettiğini, soykırımda bulunduğu Karabağ olayları ortaya koyuyor" dedi.


Demir YumruK 13 Şubat 2008 13:34

"Asit gecikmeli bomba" ile vuracaklardı.

TOLGA ŞARDAN Ankara

Gaziantep'te, 24 Ocak'ta, 17 kişinin tutuklandığı operasyonda ele geçirilen El Kaide hücresinin, rotary ve lions kulüplerine yönelik baskın planları yaptığı belirlendi.
Eş zamanlı olarak Gaziantep, İstanbul ve Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen "Ufuk" kod adlı operasyonda bir bölümü yanmış halde ele geçirilen dokümanların üzerinde yapılan araştırmalarda önemli bulgulara ulaşıldı.
Gaziantep'teki hücrenin lideri Mehmet Yılmaz'ın geçen yaz Irak'ta öldürülmesinin ardından yeniden hücre çalışması başlatıldığı saptandı. Polis, Mehmet Polat'ın yeni lider olarak çalışmalara başlamasının ardından, Ahmet Yıldız'ı İran'a gönderdiğini ve El Kaide hücreleriyle temas kuran Yasin adlı El Kaide yöneticisiyle görüştüğünü belirledi. Yıldız'ın geçen yıl ekim ve kasımda iki kez İran'a giderek Yasin ile görüştüğü ortaya çıktı.

Pakistan'daki kurye
Bu ziyaretlerde hücrenin saldırı planlarının yapıldığı saptandı. 14 Ocak 2008'de kurulan son temas sonrasında 1-2 hafta içinde eylem için harekete geçmenin planlandığı, örgütten izin gelmemesi halinde ise yeni eylem planı uygulanacağı bilgisinin de Pakistan'da bulunan örgütün üst düzey üyelerinin kuryesi olan Atiyah Abd-al Rahman'a ulaştırıldığı tespit edildi.

Kulüplere kar maskeli saldırı
ABD ve İsrail hedeflerine yönelik araştırma yapan, Polat liderliğindeki yeni hücrenin, en önemli hedeflerinden birinin Adana'daki İncirlik Üssü'ne silahlı saldırı olduğu belirlendi. Hücrenin, Türkiye genelindeki rotary ve lions kulüplerini hedef aldığı saptandı. Hücrenin bu amaçla uzun namlulu silah ve tabancalarla, kar maskesi, biber gazı ve kelepçeler kullanarak, belirlenen rotary ve lions kulüplerine baskın yapmak suretiyle rehin alma eylemi planladığı belirlendi. Gaziantep'teki rotary ve lions üyelerinin listeleri ve toplantı dönemlerine ait belgeler de bulundu.

Asit gecikmeli bomba
Örgüt içinde yer alan Müslüm Kılıç'ta ele geçirilen dokümanın incelenmesinde, El Kaide hücresinin "asit gecikmeli bomba" yapımı konusunda çalışma yaptığı saptandı. Polis, Ahmet Yıldız'ın bilgisayarında bazı patlayıcıların tahrip gücünü gösteren dokümanlara ulaştı. Evlerdeki aramalarda patlayıcı madde yapımında kullanılan kimyasal maddeler, silah ve mühimmatın yanı sıra kamplarda kullanılan haki renkte 15 çadır ele geçirildi. Örgütün, Nizip'in Dayıdağı Köyü'nde silahlı eğitim yaptığı anlaşılırken, 1800'e yakın mermi de bulundu.
İstanbul'da gözaltına alınan Çeçen asıllı Ramazan Erkinol adlı zanlının ise Ahmad Qargay ve Ramazan kod adını kullandığı, Osman Topal adına sahte Türk kimliği ile Malasharip Mogamedov adına Rusya pasaportunun bulunduğu ortaya çıktı. Çeçen zanlının, örgütün lider adayı olduğu tespit edildi.
Emniyet yetkilileri, "asit geciktirmeli bomba" düzeneğini, bağlantı ve ateşleyici sisteminde asit ve bazdan oluşan iki farklı kimyasalın kullanımı olarak açıkladı. Düzenekte kullanılacak materyale asit emdirildiğini, devreyi tamamlamak için baz kullanıldığını belirten emniyet yetkilileri, böylelikle ayarlanan zaman içinde kullanılarak patlayıcının daha kolay infilak ettirildiğini kaydetti.


Demir YumruK 15 Şubat 2008 14:47

İşsizlik yüzde 10.1'e yükseldi

Türkiye'de Kasım 2007 dönemi itibarıyla işsizlik oranı, yüzde 10,1 olarak hesaplandı.
Geçen yılın aynı döneminde işsizlik oranı yüzde 9,6 düzeyinde bulunuyordu.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibarıyla her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Anketinin, "Ekim-Kasım-Aralık 2007" dönemini kapsayan "Kasım 2007" sonuçlarına göre, bu dönemde işgücüne katılım oranı ise yüzde 46,9 olarak hesaplandı.
İşsizlik oranı kentlerde yüzde 12, kırsal kesimde yüzde 7,1 olarak belirlendi.
İşsizlik oranları geçen yılın Ocak döneminde yüzde 11, Şubat döneminde yüzde 11,4, Mart’ta yüzde 10,4, Nisan’da yüzde 9,8, Mayıs’ta yüzde 8,9, Haziran’da yüzde 8,8, Temmuz’da yüzde 8,8, Ağustos’ta yüzde 9,2, Eylül’de yüzde 9,3 ve Ekim’de de yüzde 9,7 düzeyinde idi.
2005 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketinin tahminleri, hareketli
üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor.
Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.

2 milyon 350 bin kişi işsiz

Geçen yılın Kasım döneminde Türkiye’de işsiz sayısı, 2006’nın aynı dönemine göre 85 bin kişi artarak 2 milyon 350 bin kişi olarak belirlendi.
Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı ise 2006’nın aynı dönemine kıyasla 368 bin kişi azalarak 20 milyon 867 bin kişiye geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu, üçer aylık dönemler itibarıyla her ay kamuoyuna duyurduğu Hanehalkı İşgücü Anketinin (Ekim-Kasım-Aralık 2007)
dönemini kapsayan "Kasım 2007" sonuçlarını açıkladı.
İşgücü Anketine göre, Kasım 2007 döneminde Türkiye’de kurumsal olmayan sivil nüfus, 2006’nın aynı dönemine göre 759 bin kişi artarak 69 milyon 185 bin kişiye, kurumsal olmayan çalışma çağındaki nüfus da 740 bin kişi
artarak 49 milyon 511 bin kişiye çıktı.
Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 349 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı da 19 bin kişi azaldı. Söz konusu dönemde, istihdam edilenlerin yüzde 25’i tarım, yüzde 20,6’sı sanayi, yüzde 6’sı inşaat, yüzde 48,4’ü ise hizmetler sektöründe bulunuyor.

İşsizlik kentte de kırsalda da arttı

Türkiye genelinde işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 85 bin kişi artarak 2 milyon 350 bin kişiye yükseldi.
İşsizlik oranı ise 2006’nın aynı dönemine göre 0,5 puan arttı ve yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşti.
Kentsel yerlerde işsizlik oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 12, kırsal yerlerde de 0,6 puan artışla yüzde 7,1 oldu.
Kasım 2007 döneminde genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 20 olarak hesaplandı. Bu oran geçen yıl aynı dönemde yüzde 19 idi.
Türkiye’de tarım dışı işsizlik oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puan artarak yüzde 12,6 olarak gerçekleşti.
Bu dönemdeki işsizlerin 73,4’ü erkek nüfustan oluşurken, işsizlerin yüzde 56’sı lise altı eğitimli durumda bulunuyor.
Bunların yüzde 29,1’i bir yıl ve daha uzun süredir iş ararken, işsizlerin yüzde 83’ü daha önce bir işte çalışmış durumda.
Bu dönemde istihdam edilenlerin ise yüzde 75’i erkek nüfustan oluşurken, bunların yüzde 61’i lise altı eğitimli durumda.
İstihdam edilenlerin yüzde 59,7’si ücretli, maaşlı ve yevmiyeli, yüzde 27,3’ü kendi hesabına ve işveren, yüzde 13’ü ücretsiz aile işçisi
konumunda.
TÜİK’e göre, kayıt dışı istihdam edilenlerin oranı, Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 2,6 puanlık azalışla yüzde 45,4 olarak gerçekleşti.
Bu dönemde, 2006’nın aynı dönemine göre tarım sektöründeki kayıt dışılık yüzde 87,8’den yüzde 87’ye, tarım dışı sektörde de yüzde 33,9’dan yüzde 31,6’ya geriledi.

İş gücüne katılım geriledi

Kasım 2007 döneminde iş gücüne katılım oranı ise önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puanlık azalma ile yüzde 46,9 oldu. İş gücüne katılma oranı erkeklerde 0,9 puanlık azalışla yüzde 70,9, kadınlarda ise 1,6 puanlık azalma ile yüzde 23,4 olarak ölçüldü.
Kentsel yerlerde iş gücüne katılma oranı 0,9 puanlık azalmayla yüzde 44,8, kırsal yerlerde ise 2 puanlık azalışla yüzde 50,6 oldu.
Toplam iş gücünün yüzde 17,8’ini 15-24 yaş grubundakiler oluştururken, lise altı eğitimlilerde iş gücüne katılma oranı yüzde 45,7, yüksek öğretim mezunlarında bu oran yüzde 77,9 olarak hesaplandı.
Lise altı eğitimlilerde erkeklerin iş gücüne katılma oranı yüzde 70,7 iken, kadınlarda bu oran yüzde 19,9 oldu.
Yüksek öğretim mezunlarında, erkeklerde iş gücüne katılma oranı yüzde 83,7, kadınlarda yüzde 68,7 olarak ölçüldü.
Kasım 2007 döneminde iş gücü dışında olanların yüzde 37,5’i daha önce bir işte çalıştı.
Daha önce bir işte çalışıp, söz konusu dönemde iş gücü dışında olanların (9 milyon 862 bin kişi) yüzde 30,9’u emeklilik, yüzde 10,1’i mevsim gereği, yüzde 17,9’u sağlık nedeniyle, yüzde 9,1’i evlilik, yüzde 5,5’i işten çıkartılma/iş yerinin kapanması, yüzde 4,8’i işinden memnun olmama ve yüzde 21,7’si diğer nedenlerle en son çalıştıkları işten ayrıldı.

İş gücü hareketleri

Geçen yılın Kasım döneminde 1 milyon 55 bin kişi; işe yeni başlamış veya iş değiştirmiş olarak kayıtlara geçerken, bunların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 5,1 oldu.
İşe yeni başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 33,5’i 25-34 yaş grubunda. Bu dönemde işe başlayan veya iş değiştirenlerin yüzde 25,2’si sanayi, yüzde 43,4’ü hizmetler, yüzde 20,1’i inşaat sektöründe, yüzde 11,3’ü ise tarım sektöründe.
Mevcut işsizlerin yüzde 16’sını (375 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu.
Bu arada, Maliye Bakanlığı tarafından derlenen verilere göre, 2007 yılı 4. döneminde toplam kamu istihdamı 2 milyon 925 bin kişi oldu.


Demir YumruK 16 Şubat 2008 16:24

Şırıngalı saldırgan yakalandı

Ali ŞEN- Tolunay DUMAN- Murat KİBRİTOĞLU/TARSUS(Mersin), (DHA).
MERSİN’in Tarsus İlçesi’nde, pazartesi günü 2 kız öğrencinin bacaklarına yakıcı sıvı atılmasıyla başlayan, bu sabah aynı şekilde 2 kızın daha saldırıya uğramasıyla şırıngalı saldırı mağdurların sayısı 7'ye çıkarken, zanlı da yakalandı. Sivil kadın polislerin önlem aldığı bölgede, saldırı sonrası bir apartmana girerken yeri MOBESE kamerasıyla saptanarak yakalanan 28 yaşındaki zanlı Deniz K.'nın üzerinde, olaylarda kullandığı sanılan şırınga ele geçti, attığı sıvının ise sülfürik asit olduğu anlaşıldı. Deniz K.'nın ilk sözü “Ben ne yapmışım ki?'' olurken, Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, olayın siyasi yönünün olup olmadığının araştırıldığını söyledi.
Tarsus'ta 11 Şubat’ta 2 kız öğrenci, 14 Şubat’ta 2’si hemşire biri ev hanımı 3 kadına yönelik şırıngalı saldırıyı yapan kişinin kurbanlarının verdikleri bilgiler, saldırganın aynı kişi olduğu ihtimalini güçlendirdi. Saldırıları yapan kişinin eşkali, MOBESE kameraları ve verilen bilgiler doğrultusunda saptandı ve yakalanması için Tarsus Emniyet Müdürlüğü alarma geçti ve saldırıların gerçekleştirildiği bölgede, saldırıya hedef olacak şekilde sivil kadın polisler gezmeye başladı.
Kentin ana caddelerini gözetleyen kamera sistemini de özel olarak dizayn eden polisin aldığı önlem beklenen sonucu da verdi. Şırıngalı saldırgan, bu sabah saat 08.00’de Atatürk Bulvarı’ndaki araç trafiğine kapalı Yarenlik Caddesi’nde bir tekstil atölyesinde çalışan 17 yaşındaki İ.G. ve yaşıtı E.Ş.’ye yine şırınga ile sıvı püskürtünce haberdar olan polis, kamera kayıtlarından bu noktadaki eşkalleri incelemeye aldı. Saldırıya uğrayan 2 kız da Tarsus Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Polis, son şırınga kurbanlarından da çevresinde dolaşan kişilerle ilgili eşkali alıp kamera görüntüleri ile karşılaştırdı.

MOBESE KAMERALARINA YAKALANDI

Saldırıların gerçekleştirildiği bölgedeki MOBESE kameralarının kayıtlarında, eşkale uyan zanlının olayın gerçekleştirildiği Yarenlik Caddesi’ne 50 metre uzaklıktaki Langen Bulvarı’nda bulunan Yeşilyurt Apartmanı’na girdiğini saptadı. Bunun üzerine çok sayıda sivil polis, apartmanı ablukaya aldı.
Zanlının gizlenmek için buraya girmiş olabileceği olasılığı üzerinde duran polis, beklemeye başladı. 20 dakikalık beklemenin ardından binadan çıkan zanlı, caddede bulunan sivil ekipler tarafından etkisiz hale getirildi. Zanlının bir fabrikada işçi olarak çalışan Deniz K. olduğu belirlendi. Üzerinde kot pantolon, siyah mont ve siyah bere bulunan kirli sakallı, bıyıksız zanlı, sorgulanmak üzere Tarsus Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
İlk olayı gerçekleştirdiği zamanki kıyafetleriyle yakalanan, 1.90 boylarındaki Deniz K., polis götürürken çekim yapan gazetecilerin ‘Saldırıyı neden gerçekleştirdin?’ sorusunu ‘Ben ne yapmışım ki?’ diyerek yanıtlamakla yetindi.

DENGESİZ DAVRANIYOR

Tarsus Kaymakamı Abdulhamit Erguvan olayla ilgili yaptığı açıklamada, zanlının MOBESE kameralarındaki görüntülerinden saptandığını söyledi.
İlk belirlemelere göre olayın ideolojik yönü olmadığını, ancak yine de araştırıldığını kaydeden Erguvan, zanlının Tarsus nüfusuna kayıtlı olduğunu, şırınga ile atılan sıvının akülerde kullanılan sülfürik asit olduğunu söyledi.
Kaymakam Erguvan, olayın türbanla ilgisi olup olmadığının araştırıldığını belirtirken de “Ailesinde şu ana kadar kapalı bir kimse saptanmadı. Dengesiz davranışları var. Saldırıları neden yaptığı konusunda da çelişkili ifadeler veriyor. Bu da gösteriyor ki psikolojik sorunları var'' dedi. Erguvan, zanlının saldırıları kendisinin yaptığını itiraf ettiğini söyleyen Kaymakam Erguvan, ancak neden yaptığına ilişkin tutarsız cevaplar verdiğini anlattı.
İlk saldırıya uğrayan iki kız öğrencilerden binin ifadesinde saldırganın ‘Bu kızın eteği kısa’ dediğini dikkate alan polis, şırıngayla yakalanan zanlı Deniz K.'nın yanında başka kişilerin de olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
Öte yandan, bu sabah saldırıya uğrayan 2 kız, tedavilerinin ardından Çocuk Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Bir tekstil atölyesinde çalışan kızların bugün izinli olmamalarına rağmen işe gitmeyerek çarşıya gezmeye çıktıkları, saldırının bu sırada meydana geldiğini söyledikleri belirtildi.

EŞİ HAMİLE, ANNESİ KRİZ GEÇİRDİ

Şırıngalı saldırı zanlısı Deniz K.’nın ev hanımı olan eşi Fatma K.’nın ilk çocuklarına hamile olduğu, birkaç gün sonra da doğum yapmasının beklendiği ortaya çıktı. Zanlının karnı burnundaki hamile eşi Fatma K., eve gelen polisin yaptığı inceleme sonrasında olayı öğrenince, baba evine gitti.
Mithatpaşa Mahallesi’nde 2 katlı bir evin alt katında oturduğu belirtilen zanlının, üst katında ise ikinci evliliğini yapan annesi ile üveybabasının yaşadığı belirtildi. Zanlının babasından boşandıktan sonra İbrahim H. ile evlenen annesi 56 yaşındaki Hatice H., oğlunun şırıngalı saldırıları gerçekleştiren kişi olarak yakalandığını duyunca sinir krizi geçirdi. Evinde bulunan Kuran-ı Kerim’e el basarak oğlunun böyle bir şey yapmayacağına dair yemin eden iki çocuk annesi Hatice H., “Benim oğlum böyle şey yapmaz. İşinde gücünde olan bir kişidir. Eğer böyle bir yapmışsa da arkadaş kurbanı olmuştur'' dedi.

VALİ: SİYASİ YÖNÜ ARAŞTIRILIYOR

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’le birlikte katıldığı özel bir hastanenin açılış töreni sonrası zanlının yakalanmasıyla ilgili gazetecilere açıklama yaptı. 11 Şubat’ta 2 kız öğrenci, 15 Şubat’ta 2’si hemşire biri ev hanımı 3 kadının saldırıya uğradığını hatırlatan Vali Aksoy, “Bugün sabah itibariyle 2 kıza daha saldırı yapıldığı tespit edildi. Güvenlik güçleri yaptıkları çalışma neticesinde bu saldırıyı gerçekleştiren kişiyi suç aletiyle yakaladı. Şu anda sorgulaması devam ediyor. Şu anda yapabileceğimiz açıklama bu kadar'' dedi.
Mersin Valisi Aksoy, olayın siyasi yönü olup olmadığının araştırıldığını belirtirken, “Şu anda inceleniyor. 1980 doğumlu bir kişi. İnceleme devam ederken, bu yönde elimizde bir bilgi yokken açıklama yapmamız doğru değil'' diye konuştu. Aksoy, sıvının türü konusunda ise, “Sıvı kezzap değil. Aküde kullanılan bir asit türüdür. Sorgulama tamamlandığında detaylı açıklama yapacağız'' diye konuştu.


Demir YumruK 17 Şubat 2008 21:33

İstanbul - Edirne arasındaki yollar ulaşıma kapandı

Yoğun tipi, İstanbul’da kara ve deniz ulaşımını olumsuz yönde etkiliyor. TEM Otoyolu Edirne istikameti Selimpaşa’dan, D-100 Karayolu ise Silivri’den itibaren çift yönlü olarak ulaşıma kapandı.

FSM Köprüsü Edirne istikameti TIR'lara kapatıldı...

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yoğun tipi nedeniyle TEM Otoyolu Edirne istikametine doğru Selimpaşa’dan itibaren çift taraflı, D-100 Karayolu ise Silivri’den itibaren çift yönlü olarak ulaşıma kapandı.
Araçlar, TEM Hadımköy ayrımından E-5'e yönlendiriliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada da Silivri-Edirne Karayolu TEM Kavaklı mevkisi ile Selimpaşa D-100 yolunun şiddetli kar nedeniyle kapalı olduğu belirtilerek, yolda devrilen bir tırın vinçler aracılığıyla kaldırılmaya çalışıldığı kaydedildi.
Bölgede tipi nedeniyle görüş mesafesinin yer yer 10 metreye kadar düştüğü belirtilen açıklamada, Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü ekiplerinin 3 kar kaplanı, 3 kürüme ve tuz serpme aracı ve çok amaçlı 2 araç ile kara yolları ekiplerine yardıma gittiği ifade edildi.
Bu arada, Eskihisar-Topçular arabalı vapur seferleri ile saat 12.00’de yapılması gereken Pendik-Yalova seferinin karşılıklı yapılamadığı, saat 14.00’te yapılacak Yalova-Pendik feribot seferlerinin iptal edildiği, Kartal-Yalova deniz otobüsü seferlerinin de yapılamadığı bildirildi.
Kar yağışının, gün içinde daha da yoğunlaşacağı, yarın öğle saatlerine kadar etkisini sürdüreceği belirtiliyor.

DENİZ VE HAVA ULAŞIMI FELÇ

Kar yağışı, deniz ulaşımını da aksattı. Bazı deniz otobüsü seferleri iptal edildi. Boğaz ise gemi trafiğine açıldı.
Yurt genelindeki kar yağışı nedeniyle, İstanbul'dan Konya, Eskişehir ve Kahramanmaraş'a yapılması planlanan uçak seferleri iptal edildi.
Atatürk Havalimanı'nda bulunan yolculardan bazıları uçmaktan vazgeçerek evine dönerken, bir bölümü de hava şartlarının düzelebileceği umuduyla bekleyişini sürdürüyor.
DHM yetkilileri, Atatürk Havalimanı'nda pist, apron ve taksi yolları olarak bilinen "PAT" sahalarında gece boyunca kar temizleme çalışmaları yapıldığını, buzlanmaya karşı önlemlerin alındığını, bu nedenle bir sorun yaşanmadığını kaydetti.

YÜKSEK KESİMLERDE BUZLANMA

Yüksek kesimlerde özellikle köprü ve viyadüklerde, yer yer buzlanma meydana geldi. Bu noktalarda araçlar güçlükle hareket ediyor. Yetkililer, sürücüleri araçlarında zincir bulundurmaları konusunda uyardı.
Uyarılara rağmen kar yağışına hazırlıksız yakalanan araç sahipleri, zor anlar yaşadı. Zincirsiz yola çıkan araçlar yollarda kaldı.
İstanbul genelinde 2'si yaralanmalı 191 maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. TEM'de meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybetti.
Sokakta kalan insanlar ise, Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri ve Hızır Acil cankurtarma ambulansları ile toplanarak otellere yerleştiriliyor.

TEKİRDAĞ
Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan, kar ve tipi nedeniyle ulaşıma kapalı olan Tekirdağ-İstanbul kara yolu ile ilçe yollarını açma çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Doğan, AA muhabirine, Çorlu, Çerkezköy, Saray, Marmara Ereğlisi’nde kar yağışının aralıklarla devam ettiğini söyledi. Yolda mahsur kalan araçlardaki vatandaşları, askeri birlikler tanklarla kurtardı.
İl Özel İdaresi, Karayolları ve ilçe belediye ekiplerinin, kapalı yolları açmak için kar küreme ve tuzlama çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Doğan, tipiye bağlı olarak bazen köy yollarının da kapandığını belirtti.
Tekirdağ bölgesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı birliklerin ihtiyaç olduğu takdirde battaniye ve gıda yardımları için hazır beklediğini anlatan Doğan, kar yağışının etkili olduğu ilçelerde kaymakamların görevi başında olduğunu kaydetti.
Bu arada Şarköy ilçesinde, Tekirdağ, İstanbul, Edirne ve Çanakkale otobüs seferleri iptal edildi.
Saatteki hızı 90 kilometreye ulaşan fırtına yüzünden sık sık elektriklerin kesildiği ilçede Şarköy’e elektrik sağlayan yüksek gerilim hatları fırtına nedeniyle koptu.

-EDİRNE-

Edirne-İstanbul arasındaki TEM Otoyolu ve D-100 kara yolunun Çorlu ilçesinden itibaren kapalı olması nedeniyle Edirne’den İstanbul’a giden araç sürücüleri uyarılıyor.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Şubesi yetkilileri, Edirne’den İstanbul istikametine TEM Otoyolu ve D-100 kara yolundan gitmek isteyen araçlar sürücülerini, her iki yol güzergahının Çorlu kesiminden itibaren kapalı olduğu konusunda uyarıyorlar.
Yetkililer, Edirne’den hareket eden araçların Babaeski, Lüleburgaz ve Çorlu ilçesine kadar gidebildiğini bildirdiler.


Demir YumruK 18 Şubat 2008 12:24

Antalya'ya 16 yıl sonra kar düştü

ANTALYA, (DHA)

ANTALYA'ya bu sabahtan itibaren kar yağmaya başladı. Kente en son kar, 15 yıl önce yağmıştı.
Kent merkezinde saat 09.00 gibi başlayan kar yağışı, devam ediyor. Ana caddelerde yürüyenler, yağan karla birlikte şaşkınlık yaşadı. Ev ve işyerlerinin pencerelerinden dışarı bakanlar yağan karı görünce kendilerini sokağa attı. Okullardaki çocuklar teneffüse çıkınca kar yağışını izledi. Antalyalılar, 15 yıl sonra yağan karla birlikte fotoğraf makinelerini alıp sokaklara çıktı. Rakımı 39 olan sahil kentinde kar yağışının günboyu sürmesi bekleniyor.
Antalya'ya en son kar 1993 yılı Şubat ayında yağmış, beyaza bürünen Kaleiçi manzarası kartpostallara fotoğraf olmuştu.


Fırtına 18 Şubat 2008 20:33

MSN'de RAHİP Yasak Kelime
 
MSN'de RAHİP Yasak Kelime


MSN'de inanılmaz bir yasak ortaya çıktı. Türkçe olarak RAHİP yazdığınızda iletiniz sansüre uğruyor...

MSN'i açın ve listenizde çevrimiçi olan birisine 'rahip' yazıp gönderin. İletiniz gönderilmiş gibi gözükse de karşı tarafa ulaşmıyor, ulaştırılmıyor.

Rahip kelimesini cümle içinde kullandığınızda da bütün cümle sansüre uğruyor ve karşı tarafa iletilmiyor...

Ancak rahip kelimesini büyük harfle (RAHİP) yazınca sorun olmuyor...Çünkü İngilizce'de bildiğiniz gibi büyük "İ" harfi yok...
Aynı kelimeyi büyük olarak İngilizce harflere uygun yazınca, yani RAHİP yerine RAHIP yazınca sansür hemen devreye giriyor....

Nadir olarak da bu kelime yerine 'maalesef mesajınız karşı tarafa' iletilemedi uyarısı geliyor. Bu sansürün ve denetlemenin neden yapıldığı konusunda herhangi bir bilgi yok.

Bu engelleme sadece Türkçe Rahip kelimesi için geçerli... Rahibin İngilizcesini yazdığınızda mesele olmuyor...


Kaynak: İnternet Haber


The Unique 19 Şubat 2008 20:15

Alıntı:

Kosova bağımsız, Sırplar tepkili


Pazar günü bağımsızlığını ilan eden Kosova; ABD, İngiltere ve Türkiye’nin yanı sıra, bazı Avrupa Birliği ülkeleri tarafından da resmen tanındı. Karara sert tepki gösteren Sırbistan ise, Kosova’yı tanıyan ülkelerdeki büyükelçilerini geri çağırdı.


http://www.ntvmsnbc.com/news/280695.jpg

PRİŞTİNE - Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesiyle birlikte bazı ülkeler, bu ülkeyi tanıyacağını açıklarken; bazıları karara sert tepki gösterdi. Kimi ülkeler ise Kosova ile ilgili karar vermek için süre istedi.

BM Güvenlik Konseyi, Kosova meclisinin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Sırbistan’ın isteğiyle düzenlediği 2. acil toplantısında da yine uzlaşmaya varamadı. Konsey, ne bir ortak açıklama ne de bir karar tasarısı kabul edebildi. http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif
Kosova’yı tanıyanlar, tanımayanlar ve kararsızlar
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif
Toplantıda 2 kez söz alan Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç, Konsey üyelerine seslenerek “Eğer bu gayrimeşru harekete bugün göz yumarsanız yarın sizin ülkenizde aynı tür bağımsızlık ilanları olmayacağına kim garanti verebilir?” dedi.

Tadiç, Kosova’nın bağımsızlığını hiçbir zaman tanımayacaklarını vurgulayarak, bu hareketin çağdaş uluslararası sistemin ilkelerini tamamıyla ihlal ettiği görüşünü savundu.

Tadiç, Kosova’nın bağımsızlığını kabul eden ülkelerin Sırbistan’a dost eli uzatmadıklarını belirterek, Avrupa’nın demokratik bir ülkesi olarak meşru haklarını barışçıl bir biçimde sonuna dek savunacaklarını bildirdi.

Tadiç, eski Yugoslavya’da 1990’larda yaşananlardan dolayı kendisinin özür dilediğini, bugün Sırbistan’da çok başka bir yönetimin bulunduğunu, ancak Sırplar’dan kimsenin özür dilemediğini kaydetti.

BAN, İKİ TARAFA DA İTİDAL ÇAĞRISI YAPTI
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ise BM’nin 1244 sayılı kararının Kosova’da yasal temel oluşturmayı sürdüreceğini belirterek, tarafları şiddetten uzak durmaya çağırdı.

Ban, “Bağımsızlık ilanının yasal olup olmadığıyla ilgili ise yorum yapamam” dedi.

Kosova’da yaşayan nüfusun güvenliğini sağlamaya çalışacaklarını belirten Ban, BM Kosova Misyonu’nun (UNMIK) ülkede görev yapmayı sürdüreceğini söyledi.

ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Zalmay Halilzad ise, üye ülkelerin yapması gerekenin Sırbistan ile Kosova arasında normal ilişkilerin oluşmasının sağlanması olduğunu vurguladı.

SIRBİSTAN BÜYÜKELÇİLERİNİ ÇAĞIRDI
Sırbistan Dışişleri Bakanı Vuk Jeremiç, başta ABD ve Avrupa’da kimi ülkeler olmak üzere Kosova’nın bağımsızlığını tanıyan her ülkeye karşı belli bir tutum alacaklarını dile getirdi.

Sırbistan, Kosova’yı tanıyan ülkelerdeki büyükelçilerine ülkeye “geri dön” talimatı verdi.http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gifVe Sırbistan Türk Dışişleri Bakanlığına NOTA verdi ..
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/lnk_story.gifKosova’da bağımsızlık süreci
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif
Sırbistan’da, Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesine kızan Sırplar, bağımsızlığa en büyük desteği verdiğini düşündükleri ABD’nin başkent Belgrad’daki büyükelçiliğini taşladı.

Çoğu genç 2 bin kadar Sırp, 500’den fazla güvenlik görevlisinin koruduğu Büyükelçiliğin etrafını sararak, “Kosova, Sırbistan’ın kalbidir” sloganını attı.

Büyükelçiliğin bulunduğu bölgedeki trafiği alt üst eden ve binaya taş atan göstericiler camları kırdı.
NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 13:48 TSİ 19 Şubat 2008 Salı


Demir YumruK 20 Şubat 2008 16:27

Yılın ilk ay tutulması bu gece

Bu yıl gerçekleşecek iki ay tutulmasından ilki bu gece meydana gelecek. Ayın bakır renge dönüşeceği bu gökyüzü şöleni dolayısıyla Ankara Üniversitesi (AÜ) Rasathanesinde bir dizi etkinlik düzenlenecek. Ücretsiz gerçekleştirilecek etkinliklerde, tam ay tutulmasının yanı sıra Satürn ve Mars gezegenlerinin de gözlemi yapılacak.
AA muhabirinin, Ankara Üniversitesi Rasathanesi yetkililerinden edindiği bilgiye göre, tam ay tutulması bu gece Türkiye saati ile 02.36’da başlayacak. 05.01’de gerçekleşecek olan tam tutulma yaklaşık 50 dakika sürecek. Tutulma başlangıcında güney-güneybatı yönünde ufuktan yaklaşık 40 derece yükseklikte görülecek olan Ay, tam tutulma başlangıcında batı yönünde ufuktan yaklaşık 15 derece yükseklikte olacak. Tam tutulmadan saat 07.09’da çıkacak olan Ay, 06.38’de batacak, bu nedenle tutulmanın sonu Türkiye’den izlenemeyecek. Tam Ay tutulması, Kuzey ve Güney Amerika, Afrika ve Avrupa kıtalarından da izlenebilecek. Sabaha karşı gerçekleşecek olan tam tutulma evlerden izlenebileceği gibi AÜ Rasathanesinde uzman gözlemcilerin eşliğinde de ücretsiz izlenebilecek. Ay tutulması nedeniyle rasathane gece boyu açık olacak. Saat 22.00’de başlayacak etkinliklerde "Ay Tutulmasının Önemi" konulu bir sunum yapılacak. Belgesel gosterimlerinin de yapılacağı rasathanede ziyaretçiler, havanın açık olması durumunda rasathanedeki tüm teleskoplardan gökyüzünü izleyebilecekler. Ziyaretçiler, teleskoplarla tam ay tutulmasının yanı sıra, gökyüzünde izlenmeye uygun tüm gök cisimleri ile Satürn ve Mars gezegenlerini de izleyebilecekler.

AY TUTULMASI

Ay, Dünya’nın çevresinde; Dünya da Ay ile birlikte Güneş çevresinde yörünge hareketleri yaparken Güneş’e dönük olan yüzleri aydınlık, öbür yüzleri de karanlık olarak görülüyor. Karanlık tarafta uzayda birer gölge konisi oluşuyor.
Ay, Dünya’nın gölge konisine girdiğinde Ay tutulması, Ay’ın gölge konisi Yer üzerine düştüğünde ise Güneş tutulması meydana geliyor. Ay tutulması sadece Ay Dolunay evresindeyken Dünya’nın gölgesinin bir kısmından geçerse gerçekleşiyor. Tam Ay tutulması esnasında Ay’ın tümü Dünya’nın tam gölge bölgesinden geçiyor ve bu olay Ay’ın görünen renginin değişime uğramasıyla hemen göze çarpıyor.
Ay tutulması dünyanın yuvarlak olduğunun gözlemsel bir tespiti olması bakımından da ilgiyle izleniyor. Çünkü Ay’ı örten dünyanın gölgesi olduğundan gölgenin biçiminden hareketle Yer’in şekli belirlenebiliyor.
Ay tutulmasında Ay’ın dünyaya dönük yüzü kızıl bir renge bürünüyor. Bu kızarmış ışımın incelenmesiyle yer atmosferi hakkında, atmosferin kimyasal pozisyonu ve atmosferdeki toz miktarı gibi ayrıntılı bilgi edinilebiliyor.


Alıntıdır:milliyet.com.t


Demir YumruK 21 Şubat 2008 15:21

Paylaşılamayan Hacker

Antalya'da yakalanan dünyanın en ünlü 'hacker'larından Maksym Yastremsky paylaşılamıyor

Kamil Elibol / Bugün

ABD ve Ukrayna ünlü hacker'ın kendilerine iade edilmesini istedi. Türkiye korsanı kime göndereceğine karar veremedi.Dünyanın en ünlü hacker'larından biri sayılan ve Antalya'da düzenlenen "Şifre" kod adlı operasyonla tutuklanan Ukraynalı Maksym Yastremsky Türkiye'yi iki arada bıraktı.
14-15 Şubat tarihleri arasında Ankara'da resmi temaslarda bulunan ABD Adalet Bakanı Michael Mukasey, California Eyaleti'nin "ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı ve erişim" suçlarından Yastremsky'i Kırmızı Bülten ile aradığını belirterek kendilerine iadesi için lobi yürüttü. Mukasey, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin ile İçişleri Bakanı Beşir Atalay'la yaptığı görüşmelerde Yastremsky'nin ABD'ye iade edilmesini talep etti. ABD'li Bakan'ın, "İade süreci konusunda yasal girişimde bulunacağız, Yastremsky'nin dosyasını Türkiye'ye göndereceğiz" dediği öğrenildi.

KULLANACAKLAR MI?

Ukrayna İnterpolü de "erişim ve dolandırıcılık" suçlarından aradığı vatandaşlarının kendilerine iade edilmesi için girişimde bulundu. Adalet Bakanlığı, ABD ve Ukrayna arasında "paylaşılamayan" hacker'ın iade sürecini yargılanacağı suçtan alacağı ceza sonrasına bıraktı. ABD'nin hacker'in iadesi için Adalet Bakanı düzeyinde girişimde bulunması, "CIA ya da FBI Hacker'ı üstün yeteneklerinden dolayı kullanmak mı istiyor?" şüphesine yol açtı. Üst düzey bir yetkili, "ABD ilk kez terörist olmayan bir suçlu için bu kadar bastırıyor" dedi.
Ünlü hacker Yastremsky, geçtiğimiz yıl 26 Temmuz akşamı Kemer'deki lüks bir otele yapılan baskınla yakalanmıştı. Gencin bilgisayarında, 64 ayrı ülke vatandaşına ait 80 bin kredi ve banka kartı bilgisinin bulunduğu, bunları üçüncü kişilere satarak dolandırıcılık yaptığı anlaşılmıştı. Yastremsky'nin mağdurlardan bin 200'ünün Türk olduğu belirtiliyor.


Peşmerge Sözcüsü Türk topçusu Hakurk'u bombaladı...
Ferit ASLAN/DHA

Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği`nin (KYB) resmi internet sitesi, Türk savaş uçaklarının dün akşam ve bu sabah saatlerinde Kuzey Irak`taki PKK kamplarının bulunduğu bölgeler üzerinde yaptığı keşif uçuşlarından sonra Türk topçusunun Hakkari`nin Şemdinli İlçesi karşısında bulunan Hakurk ve Bradost bölgelerini bombaladığını açıkladı.
Irak Devlet Başkanı Celal Talabani`nin lideri olduğu Irak Kürdistan Yurtseverler Birliğinin resmi internet sitesi, Türk savaş uçaklarının keşif uçuşlarından sonra Türk topçusunun bu sabah saatlerinde Şemdinli ilçesinin karşısında bulunan Hakurk ve Bradost alanlarını bombaladığını ileri sürdü. Türkiye-İran ve Irak sınırının kesiştiği noktada yer alan Hakurk bölgesine çok sayıda top atığı yapıldığını açıklayan site, top atışlarının yapıldığı sıralarda da bazı uçakların havada keşif uçuşu yaptığını belirtti..
Bölgesel Kürt Yönetiminin Peşmerge Bakanlığı sözcüsü Cabbar Yaver ve Perşmerge Güvenlik Komutanı Hüseyin Bervari, Türk savaş uçaklarının dün akşam Türkiye saatiyle 20.00`de Sidekan, Kandil, Ranya, Sinin, Erguş, Harkuk ve Avaşin bölgelerine alçaktan keşif uçuşları yaptıklarını açıklamıştı


Alıntı:milliyet.com.tr


Demir YumruK 25 Şubat 2008 11:58

100 araçlık konvoy yurda döndü

Kuzey Irak'taki kara harekâtına katılan bir askeri birlik dün akşam saatlerinde sınırın sıfır noktasında bulunan Hakkâri'nin Çukurca ilçesine bağlı Üzümlü köyünden yurda giriş yaptı. Tamamı kar elbiseli askerleri taşıyan 100 araçlık konvoy, saat 19.00 sıralarında Üzümlü'den Çukurca ilçesindeki 3. Sınır Jandarma Taktik Alay Komutanlığı'na geldi. Konvoya frekans karıştırıcı 'jammer'li araçlar eşlik etti. Askerlerin morallerinin oldukça yüksek olduğu gözlendi. Birliğin dönüşü sırasında 3. Sınır Jandarma Taktik Alay Komutanlığı'nda yoğun bir helikopter trafiği yaşandığı gözlendi.


Demir YumruK 28 Şubat 2008 15:51

Kardeşlerin bıçaklı düellosu kanlı bitti

Hüseyin TÜCCAR- Bülent CİVANOĞLU/BURSA, (DHA)

BURSA'da madde bağımlısı olan 23 yaşındaki Ahmet Ardıç ile kendisi gibi madde bağımlısı olan kardeşi 21 yaşındaki Mehmet Ardıç arasında çıkan tartışma, karşılıklı küfürleşmelerle kavgaya dönüştü. Bıçakları çeken iki kardeş birbirine girdi. Karnından bıçaklanan Ahmet Ardıç öldü, kardeşi Mehmet Ardıç bacağından yaralandı.
Olay bugün saat 13.00 sıralarında merkez Yıldırım İlçesi Musababa Mahallesi, Işık Sokak'taki evde meydana geldi. Madde bağımlısı olan Ahmet Ardıç, içersinde uçucu madde bulunan pet şişeyle eve geldi.
Ahmet Ardıç, Özden Güç'le nikahsız olarak birlikte yaşayan ve 50 gün önce Kubilay adında oğlu dünyaya gelen, kendisi gibi uçucu madde bağımlısı olan kardeşi Mehmet Ardıç tarafından, “Artık eve kafa kelle gelme. Annem va, eşim var, bebeğim var. Rahatsız oluyoruz'' diye çıkıştı. Ağabey- kardeş arasındaki tartışma kısa sürede küfürleşmeye dönüştü. Bu sırada mutfaktan bıçak alan Ahmet Ardıç ile kardeşi Mehmet'i, anneleri Canan Ardıç ve Özden Güç ayırmaya çalıştı ancak başarılı olamadı. Her ikisi de eline bıçak geçiren kardeşlerin kavgası şiddetlendi. Kavgada karnından bıçaklanan Ahmet Ardıç, çağrılan ambulans gelene kadar yaşamını yitirirken, sol bacağından bıçaklanan Mehmet Ardıç ise taksiyle, yakında bulunan özel bir sağlık kuruluşuna götürüldü. Burada müdahalesi yapılan Mehmet Ardıç, görevlilerin polise haber vermesi sonucu yakalandı. 112 Acil Servis'ten çağrılan ambulansla Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ağabey katili, tedavi edildikten sonra gözaltına alındı.
Cinayetle ilgili soruşturmaya Bursa Cumhuriyet Savcılığı'nca başlandı. Ölen Ahmet Ardıç'ın asker kaçağı olduğu, ‘yaralama’ suçundan arandığı ortaya çıktı.


kaynak: milliyet.com


Bluesorrow 1 Mart 2008 13:28

PKK klibinde Çerkez müziği
PKK yine propaganda amaçlı klip hazırladı. Fona da Çerkez müziği koydu. Çerkezlerden tepki yağdı!
Bölücü terör örgütü PKK'nın propaganda amaçlı hazırladığı klipte Çerkezlerin geleneksel bir müziğini kullanması Çerkezlerin tepkisini çekti.

Operasyonlarda öldürülen teröristlerin fotoğraflarının yer aldığı klibin fonunda Çerkezlerin geleneksel bir müziğinin kullanıldığını gören Çerkezler, bir çok forumda ve internet sitelerinde olaya tepki gösterdi ve görüntülerin Youtube video paylaşım sitesinden kaldırılması için kampanya başlattı.

Özellikle "facebook" sitesinde Çerkez kökenli gençlerin kurduğu gruplarda olaya büyük tepki gösterilirken, kullanıcılara gönderilen bir mesajda; "Bu videoyu gördüğümde kalp krizi geçirecektim. Duyduğumda kan beynime sıçradı. Bu videonun Youtube'dan kaldırılması için elimizden geleni yapalım. Bir bayrak bir bayraktır" ifadeleri yer alıyor.
Kaynak:İnternet Haber
Allah belalarını versin


Kral_Aslan 4 Mart 2008 15:48

http://img.mynet.com/ha3/k/kopru.jpg

Köprü geçişi ucuzluyor

Ulaştırma Bakanlığı, köprü geçiş ücretlerini indiriyor. Otomobil, motosiklet, kamyonet ve minibüslerin köprü geçiş ücreti 3,75 YTL'den 3,25 YTL'ye çekilecek.

Alınan bilgiye göre, köprü geçiş ücretlerinin kaldırılması beklenirken, Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kontrolündeki İstanbul Boğaz Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki geçiş ücretlerinde indirim yaptı. Bakanlığın hazırladığı yeni tarifeler, kısa süre içinde uygulamaya girecek.

Eylül 2006'da zamlanan köprü geçiş ücretlerine Nisan 2007'de indirim yapılmıştı. Yeni tarife ile şoförler yüzde 11 ile yüzde 13 arasında daha düşük ücret ödeyecek.

İŞTE YENİ ÜCRETLER

Bakanlıktan edinilen bilgiye göre, 3,75 YTL olan iki akslı ve aks aralığı 3,20 metreden küçük olan otomobil, motosiklet, kamyonet, pikap, jeep, ambulans, cenaze aracı, küçük ve büyük otobüs ile kamyon geçiş ücretlerinde yüzde 13,33 oranında indirim yapıldı. Söz konusu araçlar yeni tarife uyarınca 3,25 YTL'ye köprüleri kullanacak. 3 akslı otobüs, kamyon ve treyler ücretleri de yüzde 11,11 indirimle 9 YTL'den 8 YTL'ye düşürüldü. 4-5 akslı her türlü aracın geçiş ücreti de yüzde 9 oranında indirimle 22 YTL'den 20 YTL'ye indi.

Yeni tarifeye göre 6 ve daha fazla akslı her türlü aracın geçiş ücreti yüzde 10,7 oranında indirimle 28 YTL'den 25 YTL'ye düştü. Ulaştırma Bakanlığı kaynakları, yeni tarifelerin kısa süre içinde uygulamaya gireceğini bildirdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın, indirime ilişkin kararı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le birlikte Romanya'ya gitmeden önce imzaladığı öğrenildi. 1 Eylül 2006 tarihinde zam yapılan köprü geçiş ücretlerine Nisan 2007'de indirim yapılmıştı.

Nisan ayında otomobil, kamyonet, pikap, minibüs gibi araçların geçiş ücreti 4 YTL'den 3,75 YTL'ye, kamyon ve otobüslerin geçiş ücretleri 10 YTL'den 9 YTL'ye, 4-5 akslı otobüs, kamyon ve TIR'ların geçiş ücreti 30 YTL'den 25 YTL'ye, 6 akslı ve daha fazla araçların geçiş ücreti de 35 YTL'den 28 YTL'ye indirilmişti.

İHA


Demir YumruK 4 Mart 2008 16:18

Kahraman pilot 137 kişiyi kurtardı

ALMANYA’nın Münih kentinden havalanan ve içinde 131 yolcu ile 6 mürettebat bulunan uçak, Hamburg’a acil iniş yaptı.
Ülkeyi son günlerde etkisi altına alan kasırgadan etkilenen uçağı Lufthansa firmasının pilotu Oliver A. usta bir şekilde indirdi. Bild’in haberine göre, iniş anında fırtına yüzünden uçağın kanadı hızla yere çarptı. Yan yatan kanat bir süre yerde uçakla birlikte sürüklendi.
Usta pilot ve yardımcı pilot Maxi J. soğukkanlı bir şekilde uçağın savrulmamasını sağladı ve uçağa tam gaz vererek tekrar uçmasını sağladı. Pilotlar uçağı daha sonra daha güvenli bir alana indirdi. Olayı saniye saniye bir Bild okuyucusu kameraya aldı. Uçaktaki yolculardan biri, “Bunlar tarif edilemez dakikalardı. Yolcuların birçoğu ölüm korkusuyla gözyaşlarına boğuldu” dedi.

kaynak:milliyet


Demir YumruK 26 Mart 2008 14:05

Antarktika'dan Altındağ ilçesi kadar parça koptu

Küresel ısınma yüzünden Antarktika'dan neredeyse Ankara'nın Altındağ ilçesi büyüklüğünde parça koptu.

Uydudan alınan fotoğraflar, 569 kilometrekarelik yüzeye sahip devasa parçanın Antarktika'dan ayrıldığını, bunun 414 kilometrekarelik kısmının da dağılıp gittiğini gösteriyor.

Colorado Üniversitesi Kar ve Buzulları İzleme Merkezinin tespitine göre, parçalanma 28 Şubat'ta 25,5 km boyunda 2,4 km eninde dev bir parçanın aniden kopmasıyla başladı.

Bu kopuş, Wilkins platosunun parçalanma sürecini tetikledi ve 12 bin 950 kilometrekare yüzeye sahip platodan 569 kilometrekarelik parça koptu.

Uzmanlara göre, bu hızla devam ederse yakın gelecekte bölgedeki buzul tabakasının yarısı yok olacak.

Ted Scambos adlı uzman, yaklaşık 1500 yıldır var olduğunu düşündükleri Wilkins platosundaki parçalanmaya sıcak hava ve okyanus dalgalarının yol açtığına işaret etti.

Antarktika'da yaz sona erdiğinden, bilim adamları önümüzdeki aylarda Wilkins'ten yeni parçaların kopmasını beklemiyor.

1995 yılında da 75 km boyunda 37 km enindeki Larsen A platosu Antarktika'dan ayrılıp Weddel denizinde parçalanmıştı.

Larsen B platosu da 2002 yılında kopup parçalanmıştı. Uzmanlara göre, son 50 yıl içinde Antarktika küresel ısınma yüzünden en az 13 bin kilometrekare eridi.


evo 27 Mart 2008 08:46

YOUTUBE'A ERİŞİME AZ KALDI

http://www.aa.com.tr/images/stories/KATEGORILER/Egitim_Bilim/2014/youtube_logo.jpg

İSTANBUL
- Görüntü paylaşım sitesi YouTube'dan yapılan açıklamada, ''son kapatma kararına neden teşkil eden videoların incelendiği ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırıldığı'' bildirildi.
YouTube'dan yapılan yazılı açıklamada, Türk kullanıcıların şu anda YouTube'a erişememesinden üzgün olunduğu belirtildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
''Son kapatma kararına neden teşkil eden videoları inceledik ve YouTube içerik politikasına aykırı içeriğe sahip olmasından dolayı yayından kaldırdık. YouTube'a Türkiye'den kısa bir süre içerisinde erişimin tekrar sağlanmasını bekliyoruz. YouTube olarak Türk kanunlarına aykırı olabilecek içeriğe ilişkin sorunları gidermek amacıyla yetkililerle işbirliğine her zaman hazırız.''

A.A.


nünü 2 Nisan 2008 11:57



Bu baligi kesinlikle yemeyin

http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gifKiyilarimizda her gecen yil daha fazla gorulen ve yirtici ozelligi nedeniyle balik turlerine zarar verdigi belirtilen balon baliklari, tezgahlarda satisa sunulurken, uzmanlar yogun toksin iceren bu turun kesinlikle yenilmemesi gerektigini bildiriyor.

Akdeniz'de su sicakligindaki artisla beraber Kizildeniz'den Suveys Kanali yoluyla goc eden ve ekonomik degeri yuksek baliklari yiyerek beslenen Indo-Pasifik kokenli bir tur olan balon baliginin (Lagocephalus sceleratus), Turkiye kiyilarinda da giderek cogalmasi balikcilari endiselendirirken, bilincsiz bazi saticilarin bu turu tezgahlarina tasimasi tehlikeyi de beraberinde getiriyor.


The Unique 2 Nisan 2008 17:50

AK Parti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yedek parti' ihtimalini düşünerek hafta sonu Güçlü Türkiye Partisi (GTP) Genel Başkanı Tuna Bekleviç ile Edirne'de görüştüğü yönündeki iddiaları yalanladı. AK Parti, yedek parti iddialarını 'dezenformasyon' olarak nitelendirdi.
AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, bugünkü bazı gazetelerde AK Parti MKYK toplantısına atfen yer alan haberlerin gerçek dışı olduğu belirtildi.
Açıklamada, "Baştan sona uydurma diyaloglar, asla cereyan etmemiş olan konuşmalar, hayali senaryolar eşliğinde ne yazık ki manşetlere taşınmıştır. Genel Başkan Yardımcısı sayın Fırat'ın toplantı akabinde yaptığı açıklama dışındaki bütün bilgilerin gerçekdışı olduğunu belirtiyor, bilinçli olarak üretilen bu yalan haberleri, gazetecilik meslek ahlak ilkelerini hiçe sayan bu yayınları kınıyoruz" denildi.
Açıklamada, Oktay Ekşi'nin grup toplantısının basına kapalı bölümünde Başbakan Erdoğan'ın sarfettiği iddia edilen bazı sözleri kamuoyuna yapılmış açıklama gibi gerçek kabul ederek, bunun üzerine yorum bina etmesinin etik değerlerle bağdaşmadığı vurgulandı.
Açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'yedek parti' ihtimalini düşünerek hafta sonu Güçlü Türkiye Partisi (GTP) Genel Başkanı Tuna Bekleviç ile Edirne'de görüştüğü yönündeki iddialar da yalanlandı. Yedek parti iddialarını 'dezenformasyon' olarak nitelendirilen açıklamada, "Yedek parti iddialarının, ilgili tarafların yalanlamaları yok sayılarak ve hiç sorgulanmadan, doğruluğu araştırılmadan, belirli gazetelerde yer almış olması, özellikle düşündürücüdür. Dezenformasyon kampanyası izlenimi veren bu haberin temel iddialarının, haberi doğruladığı öne sürülen GTP Genel Başkanı sayın Tuna Bekleviç tarafından aslında dün yazılı bir açıklamayla tekzip edilmiş olduğunu kamuoyumuzun bilgisine sunuyoruz" denildi.
http://www.memurlar.net/common/images/press/3.gif


The Unique 2 Nisan 2008 17:56

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasasında değişiklik yapan tasarının, ölüm aylığına ilgili maddesi kabul edildi.
“Temel yasa” olarak görüşülen tasarının 1. bölümünde yer alan 3 madde daha kabul edildi.
Sosyal taraflarla varılan anlaşma doğrultusunda AK Parti tarafından, ölüm aylıklarına ilişkin değişiklik önergesi verildi.
Yapılan düzenlemeye göre, SSK'lıların hak sahipleri için daha önce tasarıda yer alan bin 800 gün prim şartı, 900 güne indirildi. Ölüm aylığından yararlanabilmek için en az bin 800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirmiş olma veya SSK'lıların hak sahipleri, her türlü borçlanma süreleri hariç veya 5 yıldan beri sigortalı olma şartıyla toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmaları halinde ölüm aylığından yararlanacak.
Daha önce tasarıda yer alan evlenme yardımından yararlanacak olan “eş ve kız çocuklar” ibaresi de değiştirildi. Buna göre, sadece kız çocukları, aylık veya gelirinin 2 yıllık tutarı kadar evlenme yardımı alacaklar.
“EMEKLİLİKTE 65 YAŞI, 2028'E KADAR ÖTELEDİK”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, ölüm aylığıyla ilgili uygulamanın SSK'lılarda 900, BAĞ-KUR'da bin 800, Emekli Sandığında ise 3 bin 600 gün prim zorunluluğu olduğunu, bunların hepsini bin 800 güne eşitlemeye çalıştıklarını belirterek, sosyal taraflarla yaptıkları görüşmeler sonucunda SSK'lı hak sahipleri için bunu 900 günde tuttuklarını bildirdi.
Sosyal taraflarla yapılan görüşmeler sonucunda yüzde 90'a varan bir uzlaşmanın sağlandığını ifade eden Çelik, dünkü eylemlerin neden yapıldığına bir anlam
veremediğini söyledi.
Faruk Çelik, 65 yaşında emekliliğe ilişkin eleştiriler üzerine ise “Bu tasarının getirdikleri zaruri bir düzenlemedir. Partilerle, sivil toplum örgütleriyle yaptığımız görüşmelerde hiç kimse bunun aksini söylemedi. Herkes düzenlemenin gerekli olduğunu söylüyor. Emeklilikte 65 yaşı, 2028'e kadar öteledik. 2028'e kadar kademeli olarak Sayın Bahçeli, Ecevit ve Yılmaz Hükümetinin yaptığı düzenleme geçerlidir. 2028'e kadar emeklilikte 60 yaş geçerlidir” diye konuştu.
TBMM Genel Kurulunda, tasarının 1. bölümünde yer alan 23. maddenin görüşülmesine devam ediliyor.
http://www.memurlar.net/common/images/press/2.gif


Demir YumruK 4 Nisan 2008 14:33

"2 bin İran askeri Kuzey Irak'ta"

Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin lideri olduğu Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin resmi internet sitesi, İran'ın Kuzey Irak sınırına yaklaşık 2 bin asker konuşlandırdığını ve PKK'lı teröristlerin daha çok kullandığı bölgelere yönelik top atışlarına başladığını yazdı.

İnternet sitesi İran ordusunun son 2 gün içerisinde İran'ın Kuzey Irak sınarına yaklaşık 2 bin asker yerleştirdiğini yazdı. Site, İran askerlerin İran- Irak sınırında bulunan daha çok terör örgütü mensuplarının kullandığı alanların top ateşine tuttuğunu yazdı.

İran Ordusu, uzun süreden bu yana İran toprakları içerisinde eylemlerde bulunan ve PKK'nın İran'daki kolu olan PJAK örgütü mensuplarına karşı operasyonlarını sürdürüyordu.
kaynak:milliyet haber.


nünü 7 Nisan 2008 12:35

Emekliler için sağlık karnesi kaldırıldı

Emekliler ile Bağ-Kur’luların sağlık kurumlarındaki muayene ve tedavilerinde sağlık karnesi uygulaması kaldırıldı.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, “Emekli Ve Malullük Aylığı Bağlanmış Alanlarla, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul Ve Yetim Aylığı Alanların Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmelik” ve Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği’nde bu yönde yaptığı değişiklikler, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, emekli, malullük ve vazife malullüğü aylığı alanlarla bunların yasal olarak bakmakla yükümlü bulundukları aile bireyleri ve dul ve yetim aylığı alanların muayene ve tedavi başvurusunda, sağlık karnesi yerine T.C. Kimlik Numarası bulunan nüfus cüzdanlarının sunumu yeterli sayılacak. Bağ-Kur da sigortalılar ve malullük veya yaşlılık aylığı almakta olanlarla bunların bakmakla yükümlü oldukları eş, çocuk, ana ve babaları, hak sahibi olarak aylık alan eş, çocuk, ana ve babaları için, muayene ve tedavi başvurusunda sağlık karnesi yerine T.C. Kimlik Numarası bulunan nüfus cüzdanlarının ibraz edilmesini yeterli kabul edecek. (ANKA)


nünü 8 Nisan 2008 09:05

TOKİ konutlarındaki HAÇ'ların sırrı
http://www.jurnalturk.com/foto/toki-ffffffdfd.jpg Balıkesir Belediyesi tarafından TOKİ’ye yaptırılarak vatandaşa satılan evlerin çatılarındaki HAÇ işaretleri görenleri hayrete düşürürken işaretlerin ilginç detayları var.


Habervatan'ın haberine göre TOKİ konutlarında HAÇ işaretlerinin
konduğu

binalar
, Caminin sağ ve sol tarafına inşa edilmiş.
Ayrıca 2.Etapta bulunan iki tip konuttan dört katlı olanlar
değil de oniki katlı olanlar seçilmiş. HAÇ’lar cami minaresinde
bulunan HİLAL’den daha yüksekte bulunuyor.



Balıkesir’de infial yaratan bu olay,

konutlar
üzerinden geçmekte olan bir pilot
tarafından tesadüfen fark edildi. Olay MHP Balıkesir Mrk.İlçe
Bşk. yardımcısı Fahrettin Sayıt tarafından yerel basın
aracılığıyla tüm Balıkesir'lilere duyuruldu.

http://image.haber7.com/haber/111810.jpg





http://image.haber7.com/haber/111809.jpg

Haberle ilgili okuyuculardan yeni görüntüler geldi. TOKİ
konutlarının projesinde çatılarda T görüntüsü ortaya çıkarken
inşa edilen konutlar ise T HAÇ şekline dönüşüyor.


http://image.haber7.com/haber/111813.jpg


nünü 8 Nisan 2008 09:25

Cep telefonunuzdan 'Duruşmanız var, yarın adliyeye gelin' diye hatırlatmayla karşılaşırsanız şaşırmayın.
Adalet Bakanlığı yargıya hız kazandırmak için GSM operatörüyle anlaşmaya vardı. Türkiye genelinde yürürlüğe girecek uygulamayla vatandaşlar duruşmaya postadan gelen tebligatla değil, cep mesajıyla çağrılacak.

Rize, İstanbul, Diyarbakır adliyelerin sonra Bursa Adliyesi de bir haftadan bu yana tarafları ilgili merciye SMS ile çağırmaya başladı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri, uygulamanın maddi yönden de yarar sağlayacağını belirtiyor.

Postayla yapılan tebligat ücreti 4,5 YTL`ye mal olurken, SMS ücretinin ise sadece 45 kuruş olduğunun altı belirtildi.

Projenin başlangıcında, ilk olarak Avea tarafından sağlanacak teknoloji sayesinde Avea abonelerinin UYAP Adalet, Avukat, Vatandaş ve diğer portallar üzerinden yapılan ve bakanlık tarafından belirlenen işlemlerle ilgili uyarı, veri ve duyuruları ve bakanlık tarafından belirlenecek diğer tüm bilgileri, dava bilgileri de dahil olmak üzere SMS, sesli yanıt sistemi, WAP ve Infomobil aracılığıyla ceplerine alabilecekleri öğrenildi.



nünü 8 Nisan 2008 09:26

Google hakkında dava açıldı ve Youtube gibi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya.

Dünyanın en çok kullanılan sitesi yoksa sansüre mi uğrayacak?Youtube sitesinin sürekli kapanmasıyla birlikte artık sansürün nereye gideceği konuşulurken gelen haberler gelinen durumu daha iyi açıklıyor.

Google aramlarında çıkan porno görüntüler sebebiyle hakkında dava açılmış durumda ve şayet mahkeme Google alehinde karar verirse dünyanın en çok ziyaret edilen sitesine erişim engellenecek.

Kullanıcıların internette gezinmek için Google'da arama yaptığı düşünülürse Google'ın engellenmesi aslında tüm internete erişimin ciddi şekilde kısıtlanması anlamına geliyor ve bundan da yine en çok internet kullanıcıları etkilenecek.

Dava devam etmekte ve önümüzde ki günlerde sonuçlanması bekleniyor.


Demir YumruK 15 Nisan 2008 13:54

Kadıköy'de çöpten bebek cesedi çıktı:shy2:

AA

Kadıköy’de, bir çöp konteynerinde bebek cesedi bulundu.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Merdivenköy Şair Arşi Caddesi Sahra
Aralığı Sokak’taki çöp konteynerindeki kağıtları toplayan bir vatandaş,
poşete konulmuş bir bebek cesedi buldu.
Olay yerine gelen polis ekipleri, yeni doğduğu ve kız olduğu anlaşılan
bebeğin kim tarafından çöpe atıldığını bulmak için çevrede araştırma
başlattı.
Göbek bağının dahi kesilmediği bildirilen bebeğin cesedi, Göztepe Eğitim
ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.


nünü 21 Nisan 2008 09:21

İstanbulluya özel benzin zammı geliyor
Bütçe Komisyonu'nda kabul edilen bir yasa tasarısı ile İstanbul'da benzinin litre fiyatına 1.5 yeni kuruş zam geliyor.


TBMM Plan Bütçe Komisyonunda kabul edilen bir yasa tasarısı ile İstanbul'da benzin ve motorinin litre fiyatına 1.5 yeni kuruş zam geliyor. İstanbul'lu, 3 yıl süreyle zamlı benzin ve motorin kullanmak zorunda kalacak.

Tasarı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında yapılacak harcamalara kaynak sağlamak amacıyla Fon oluşturuluyor. Fonun gelirleri, benzine litre başına 1.5 Ykr, motorin türlerine de litre başına 1 Ykr zam yapılacak. 3 yıl boyunca sürecek uygulamadan, Fona 750 milyon YTL kaynak sağlanması öngörülüyor.


nünü 21 Nisan 2008 09:22

Gıdaya 1 Yılda Gelen Zamlar



ATO Başkanı Sinan Aygün, Türkiye'de IMF ve Dünya Bankası güdümlü tarım politikalarının iflas ettiğini belirtti. Gıda ürünlerine 1 yılda gelen zamlar.




Ankara Ticaret Odası (ATO), pirinç fiyatlarındaki hızlı artışla gündeme gelen gıda krizinin, en çok dar gelirli yurttaşları vurduğunu bildirdi.
ATO'nun yaptığı piyasa araştırmasına göre, pirinç fiyatları son bir yılda yüzde 141 artarken Tarım Bakanı Mehdi Eker'in pirince alternatif olarak gösterdiği "pilavlık bulgur"un fiyatı da geçen yılın Nisan ayından bu yana yüzde 100 zamlandı. Geçen yıl Nisan ayında kilosu 0.75 YTL olan bulgur, şimdi 1.5 YTL'den satılıyor.

ETİN İKAMESİ YEŞİL MERCİMEK YÜZDE 100 ZAMLANDI -

Dar gelirli ailelerin protein ihtiyacını karşılamak için et yerine ikame ettiği "yeşil mercimek" de fiyatı bir yılda ikiye katlanan temel gıda maddeleri arasında yer alıyor. Şu anda fiyatı 2.2 YTL olan yeşil mercimek, geçen yıl Nisan ayında 1.1 YTL'ye satılıyordu.
Genellikle pirinç pilavı ile birlikte yenen milli yemeğimiz "kuru fasulye"nin fiyatı ise geçen yılın Nisan ayına göre yüzde 97 artış gösterdi. Kuru fasulyenin bir yıl önce 1.65 YTL olan fiyatı şimdi 3.25 YTL. "Aşurelik buğday"ın fiyatı yüzde 84, "barbunya"nın fiyatı yüzde 70, "şehriye"nin fiyatı yüzde 52, kuru fasulye gibi milli yemeklerimiz arasında bulunan "nohut"un fiyatı yüzde 50 zamlandı.
Dar gelirlilerin ucuz olduğu için tercih ettiği "makarna" yüzde 114, "kırmızı mercimek" yüzde 133 zamlandı. Dökme makarnanın fiyatı bir yılda 0.70 YTL'den 1.5 YTL'ye, kırmızı mercimeğin fiyatı 0.90 YTL'den 2.1 YTL'ye çıktı.

12 AYIN ZAM ŞAMPİYONU KEREVİZ -

Sebze ve meyve fiyatlarındaki artış da resmi enflasyon rakamların kat kat üzerinde gerçekleşti. Son 12 ayın "zam şampiyonu" yüzde 257 ile "kereviz" oldu. Geçen yıl Nisan ayında 0.70 YTL'den satılan kerevizin fiyatı bir yılda 2.5 YTL'ye yükseldi.
Zam şampiyonluğunda kerevizi yüzde 250 ile "can eriği" ve yüzde 180 ile "limon" izledi. Geçen yıl filesi 1 YTL olan limon, şimdi 2.8 YTL'den satılıyor. Fiyatı bir yılda 1.2 YTL'den 3 YTL'ye çıkan "ayva"daki enflasyon ise yüzde 150... Geçtiğimiz yıl Nisan ayında kilosu 1.5 YTL'den satılan "dolmalık biber"in fiyatı 2008 Nisan ayında 3.7 YTL oldu. Artış oranı yüzde 147.
"Domates" son bir yılda yüzde 115, ıspanak, pırasa ve turp yüzde 100, kabak yüzde 88, beyaz lahana yüzde 71, taze fasulye ve elma yüzde 67, pazı, patates ve çilek yüzde 50, soğan yüzde 44, semizotu yüzde 43, kivi yüzde 34 oranında zamlandı.

KAHVALTILIKLARDAKİ ARTIŞ YÜZDE 50-70 ARASINDA -

Kahvaltılıklardaki bir yılık fiyat artışı da yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişiyor. "Tulum peyniri" ve "kaşar peyniri" bir yılda yüzde 50 zamlanırken, "beyaz peynir"in fiyatı yüzde 70, "siyah zeytin"in fiyatı yüzde 55 arttı.
Kahvaltının alternatifi olan "simit" de bir yılda yüzde 25 oranında zamlandı. Simit fiyatlarının daha da artması bekleniyor.
Türk ailesinin temel gıda maddelerinin başında gelen ekmeğe de kısa bir süre sonra zam gelmesi bekleniyor.
Yağ fiyatlarındaki artışlar da resmi enfasyon rakamlarını geride bıraktı. Nisan 2007-Nisan 2008 döneminde, ayçiçek yağı yüzde 115, mısırözü yağı yüzde 110, margarin yüzde 72, tereyağı yüzde 46 zam gördü. Aynı dönemde "tuz"un fiyatı yüzde 95, "salça"nın fiyatı yüzde 35 arttı. "Un" fiyatları yüzde 53 artarken, "yoğurt" fiyatındaki artış oranı ise yüzde 25 oldu.

GÜBRE YÜZDE 76, MAZOT YÜZDE 30 ZAMLANDI -

Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, gıda fiyatlarını yükselten nedenler arasında yer alıyor. Çiftçinin en önemli girdilerinden birini oluşturan "gübre"ye bir yılda yüzde 76, "mazot"a yüzde 30 oranında zam geldi.
Bir yılda elektriğin birim fiyatı yüzde 27, suyun birim fiyatı yüzde 12, kömür yüzde 18 oranında zamlandı. Elektriğin birim fiyatı Nisan 2007'de 2.16 YTL iken Nisan 2008'de 2.75 YTL'ye, aynı dönemde suyun birim fiyatı 4.79 YTL'den 5.35 YTL'ye çıktı.

ATO BAŞKANI AYGÜN -

Türkiye'de IMF ve Dünya Bankası güdümlü tarım politikalarının iflas ettiğini söyleyen ATO Başkanı Sinan Aygün, "Bir zamanlar tarımda kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye'de IMF ve Dünya Bankası güdümlü tarım politikaları iflas etmiştir. Türkiye'yi kuraklıktan önce IMF ve Dünya Bankası'nın tarım politikaları yaktı" dedi.
Tarımda üretimin gerilediğini, tarım arazilerinin boş kaldığını belirten Aygün, şöyle dedi:
"IMF'nin ve Dünya Bankası'nın isteğiyle tarımda destekleme kaldırıldı. Desteklenen ürün sayısı miktarı azaltıldı. Arazisini eksin ekmesin çiftçiye doğrudan gelir desteği ödemesi yapıldı. Ucuz kredi desteği kaldırıldı. Gübre ve diğer girdilerde destek azaltıldı. Bu politikalar yüzünden Türkiye gıda krizi yaşıyor. Anadolu artık kendini besleyemez hale geldi."
Gıda krizi nedeniyle fiyatların arttığını, bundan da en çok dar gelirlilerin etkilendiğini belirten Aygün, "Enflasyon canavarı, fakirin sofrasından kalkmıyor" dedi.
(ANKA)


MaRCeLLCaT 28 Nisan 2008 00:02

KİMLİK NUMARASI ARTIK MECBURİ

2 yıl önce yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarası uygulamasının salı gününden itibaren zorunlu hale geliyor. 29 Nisan 2008 tarihinden itibaren hiçbir kamu kurumu kimlik numarası olmadan işlem yapmayacak.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden ilgili tüm kurum ve valiliklere gönderilen genelgede, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) projesi kapsamında, kurum kayıtları arasındaki bilgi alışverişini sağlamak ve kamu hizmetlerinin sunulmasında kişiyi tek bir numaradan tanımlamak üzere TC Kimlik Numarası uygulamasına başlandığı ve her bireye bu numara verildiği hatırlatılarak şöyle denilmişti:

"21 Ekim 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Başbakanlığın 2006/33 nolu genelgesinde de (kişilerin adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasına yer verilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin her türlü işlem ve kayıtlarında esas alınır) hükmü bulunmaktadır"

2 yıl boyunca verilen uyum sürecinin tamamlanması ile beraber salı gününden itibaren artık TC Kimlik Numarası artık her türlü belge ve işlemlerde TC Kimlik Numarası'nın kullanılması bir zorunluluk olacak.



MaRCeLLCaT 28 Nisan 2008 15:21

TüRK TELEKOM HALKA ARZEDİLİYOR...

Türk Telekomünikasyon A.Ş'deki (Türk Telekom) yüzde 15'lik Hazine hissesinin halka arzıyla ilgili süreç başladı.

Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcıları Erem Demircan ve Celalettin Dinçer'in katılımıyla halka arza ilişkin basın toplantısı düzenlendi.

Türk Telekom'daki yüzde 15'lik Hazine hissesinin halka arzıyla ilgili ön talepler, 28-29-30 Nisan 2008 tarihlerinde toplanacak. Halka arzdaki kesin talep toplama dönemi ise SPK'nın onayının ardından 7-8-9 Mayıs 2008 olarak planlanırken, halka arz yoluyla satışa sunulan hisselerin İMKB Yönetim Kurulunun onayının ardından 15 Mayıs 2008 tarihinden itibaren İMKB'de işlem görmeye başlaması hedefleniyor.

Halka arzda mevcut sermayesi 3,5 milyar YTL olan Türk Telekom'un yüzde 15 oranında hissesine karşılık gelen Hazine Müsteşarlığına ait 525 milyon YTL'lik hissesi satışa sunulacak. Halka arzda ayrıca, 78 milyon 750 bin YTL'lik hisseye karşılık gelen yüzde 2,25'lik 'ek satış' hakkı kullanım imkanı bulunuyor.

Türk Telekom hisselerinin halka arzında satışa sunulacak hisselerin yüzde 30'u Türk Telekom ve PTT çalışanları ile küçük tasarruf sahipleri, yüzde 3'ü alım gücü yüksek bireysel yatırımcılar ve yüzde 2'si de yurt içi kurumsal yatırımcılar olmak üzere, toplam yüzde 35'lik bölümü yurt içindeki yatırımcılara tahsis edilirken, yurt dışı yatırımcılara tahsis edilen oran ise yüzde 65 olarak belirlendi.

HALKA ARZ FİYATI 3,90-4,70 YTL OLARAK BELİRLENDİ

Halka arz fiyat aralığı 1 YTL nominal değerli pay için 3,90-4,70 YTL olarak belirlendi.

Halka arzda Türk Telekom ve PTT çalışanlarıyla küçük tasarruf sahipleri ön talepte bulunmaları durumunda peşin ödeme yüzde 7, kredi kartı ya da vade farksız 5 taksitte ödemede de hisse değeri üzerinden yüzde 4 iskontoya hak kazanacaklar. Bunların, halka arzdan kesin talep döneminde hisse talebinde bulunmaları halinde ise peşin ödemede yüzde 4 oranında iskonto kazanacaklar.

Alım gücü yüksek yurt içi bireysel yatırımcı grubu da ön talepte peşin ödemede yüzde 5, vade farksız 5 taksitte ödeme ve kredi kartıyla ödeme yüzde 2 iskonto kazanacaklar. Bu grupta yer alan yatırımcılara, ön talebe katılmadan kesin talep başvurusu yapmaları durumunda peşin ödemede yüzde 2'lik iskonto sağlanacak.

Halka arzda Türk Telekom ve PTT çalışanları en fazla 20 bin pay, küçük tasarruf sahipleri en fazla 2 bin paya kadar talepte bulunabilecekler. Alım gücü yüksek bireysel yatırımcılar için de en az 2 bin paylık talepte bulunma zorunluluğu söz konusu.

(AA)
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif


Demir YumruK 29 Nisan 2008 20:56

Muhtarı kaçıranlara ceza yağdı

Bahadır ÖKTEM/TRABZON, (DHA)TRABZON'un Çağlayan Beldesi Yanlıca Mahallesi Muhtarı Muzaffer Çağlar'ı kaçırarak 5 bin YTL para istedikleri iddiasıyla yargılanan 3 sanık, toplam 37 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
Olay 5 Nisan 2006'da Trabzon'un merkeze bağlı Çağlayan Beldesi Yanlıca Mahallesi’nde meydana geldi. Mahalle muhtarı olan ve aynı zamanda market işleten Muzaffer Çağlar, işyerinin önünden zorla bir otomobile bindirilerek kaçırıldı. Bir süre sonra serbest bırakılan Muhtar Muzaffer Çağlar, Mehmet Özer, Faruk Arslan ve Miraç Koç'un kendisini kaçırarak 5 bin YTL haraç istedikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Şikayet üzerine 3 kişi gözaltına alındı.
Trabzon 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde, bugün görülen son duruşmasında, ‘yağmaya teşebbüs’, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve ruhsatsız silah taşıma’ suçlarından yargılanan tutuklu sanıklar Mehmet Özer ve Faruk Arslan ile tutuksuz yargılanan Miraç Koç hazır bulundu. Sanıklardan Mehmet Özer, “Benim ve arkadaşlarımın hiçbir suçu yoktur. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.
Mahkeme Heyeti 25 yaşındaki sanık Mehmet Özer'i, ‘Birden fazla kişi ile silahlı yağmaya teşebbüs’, ‘cebir ve şiddet ile özgürlüğü kısıtlamak ve ruhsatsız silah taşımak’ suçlarından toplam 13 yıl ağır hapisle cezalandırdı. 22 yaşındaki Faruk Arslan ise, ‘gaspa teşebbüs’, ‘cebir ve şiddetle özgürlüğü kısıtlamak’ suçlarından toplam 12 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
Tutuksuz yargılanan 27 yaşındaki zanlı Miraç Koç da 12 yıl ağır hapis cezasına çarptırılırken, mahkeme, sanığın çağrıldığında duruşmaya geldiği, savunmasını yaptığı, bu nedenle sanık hakkında kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle ‘hükümle birlikte tutuklama talebinin reddine’ karar verdi.
Miraç Koç, davanın temyize gidip Yargıtay tarafından onaylanması halinde tutuklanacak.


Demir YumruK 1 Mayıs 2008 22:20

"Sahte çürük raporu" davasında 13 tahliye

1 Mayıs 2008 A.A. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi, “askerlikten kurtulmak için hile yapmak ve buna iştirak etmek” suçlarından yargılanan sanıklardan 13'ünün tahliyesine karar verdi.

DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu 97 kişinin, “Askerlikten kurtulmak için hile yapmak” ve “Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek” suçlarından yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.
Hava Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı'nda kurulan mahkemede görülen davanın 8. duruşmasına tutuklu sanıklar ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar ile avukatları katılırken sanık yakınlarından bazıları izleyici olarak duruşmada hazır bulundu.
Sanık Gürbüz Altınel, emekli kurmay Albay olduğunu ve 41 yıllık askerlik geçmişinde, birçok önemli görevde bulunduğunu belirterek, hiçbir kimseye sahte askerliğe elverişsiz raporu alması konusunda yardım etmediğini öne sürdü.
Yükümlü sanık Nihat Yılmaz'a sahte rapor alınması için yardımda bulunmadığını iddia eden Altınel, “Yılmaz'ın yalanı yüzünden 16 aydır hapisteyim. Cezaevinde bir sürü katilin, hırsızın ve psikopatın yanında cefa çekiyorum” dedi.
Sanık Nihat Yılmaz ise Gürbüz Altınel'e, bizzat para verdiğini savunarak, kimseye iftira atmadığını söyledi.

Sanık Beşgül Alçın (Dobada), Ankara'nın en köklü demir tüccarlarından birinin kızı olduğunu ve uzun yıllar bu işi başarıyla yürüttüğünü belirterek, aile dostu olan Rahmi Solmaz'ın rapor almasına yardım ettiğini, ancak bu işten herhangi bir maddi menfaat sağlamadığını ileri sürdü.
Duruşmada ifade veren diğer sanıklar Sema Çavuşoğlu (Demiralan), Salih Doğan İşlek, Muharrem Özsarı ve Yüksel Şanlı üzerlerine atılı “askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek” suçunu kabul etmedi.
Tutuklu sanıklar ile avukatları tahliye talebinde bulundu.

9 TANIK DİNLENİLDİ

Mahkemede, aralarında Etimesgut Asker Hastanesi Baştabibi Hava Tabip Albay Macit Uzun ve eski Baştabip emekli Tabip Albay Mustafa Özdemir'in de bulunduğu 9 kişi, tanık olarak ifade verdi.

Etimesgut Asker Hastanesi Baştabibi Hava Tabip Albay Uzun, ortopedi doktoru olarak, gerçekten rahatsızlığı bulunan yükümlü kişilere geçmişte askerliğe elverişsiz raporu verdiğini belirterek, bu raporun hangi şartlarda ve prosedürde verilebileceği konusunda bilgi verdi.
Eski Baştabip emekli Tabip Albay Özdemir ise ön rapor ve ön rapor teyit belgelerinin verilmesine ilişkin bilgi sunarken, “Evrakları kontrol ettiğim sırada herhangi bir eksikliğe rastlasaydım, yasal işlem başlatırdım” diye konuştu.
Özdemir, görev süresi içerisinde, hastanede herhangi bir mührün de kaybolmadığını söyledi.

Emekli Tabip Albay Ömer Özgül de Etimesgut Asker Hastanesi'ndeki görevi sırasında, ne sanık Levent Özcan'dan ne de başka bir çalışandan şüphelendiğini kaydetti.
Özgül, çürük raporu almak için Sağlık Kurulu heyetinin karşısına çıkan yükümlülerin ve hastaların durumunun çok titiz incelendiğini belirterek, “Çünkü burada herhangi bir yolsuzluğun olma ihtimali daha çoktu” dedi.
Sıhhi Teknisyen Başçavuş Erkan Şimşek, Cerrahi Teknisyeni Hava Sıhhiye Başçavuş Cengiz Kaplan, sivil memurlar Türkan Öztürk, Orhan Karaca, Harun Doruk ve Ahmet Avcı da ön rapor ve ön rapor teyit belgesi ile kati askerliğe elverişsiz raporunun verilmesine ilişkin süreç hakkında mahkemeye bilgi verdi.

13 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Tanıkların ifadelerinin alınmasının ardından duruşmaya bir süre ara verildi.

Aranın ardından Mahkeme Başkanı Hakim Albay Ahmet Erdem, “Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek” suçundan yargılanan sanıklar İbrahim Ethem Eke, Yalçın Dursun, Gürbüz Altınel, Salih Doğan İşlek, Muharrem Özsarı, Mehmet Ali Özdemir, Veli Çırk ve Muzaffer Yıldız; “Askerlikten kurtulmak için hile yapmak” suçundan yargılanan sanıklar Nazmi Avcı, Tahir Demir, Ramazan Batbay ve Nizamettin Onar ile her iki suçtan yargılanan sanık Tekin Demircan'ın tahliyelerine karar verildiğini açıkladı.
Mahkeme Başkanı Erdem, duruşmanın yarın saat 10.00'a ertelendiğini kaydetti.


fadedliver 7 Mayıs 2008 23:22

Kara enerji için ilk kanıt bulunduHubble Uzay Teleskobu, ilk kez Albert Einstein tarafından ortaya atılan evreni genişlettiği düşünülen kara enerjiye ait bulgulara rastladı. http://image.haber7.com/haber/45857.jpg
Kara enerji adıyla tanınmlanan gizemli bir güç evrenin 9 milyar yıldır genişlemesine önayak oluyor. Kara enerjinin varlığı bilim insanları tarafından matematiksel olarak kabul ediliyordu, ancak direkt kanıt elde edilememişti.

Hubble Uzay Teleskobu’nun tespit ettiği bulguler ise, Johns Hopkins Üniversitesi profesörü ve NASA’nin Uzay Teleskopları Estitüsü uzmanı Adam Riess’a göre “Kara enerjinin varlığına işaret eden ilk kanıtlar”.

Riess ve ekibi, Hubble üzerinden 23 eski süpernovayı gözlemledi. Bu süpernovaların ışığının Hubble’ın gözlem eksenine ulaşmasının en az 7 milyar yıl sürdüğü tahmin ediliyor. Bu hesaplama, söz konusu süpernovaların evrenin erken çağlarında oluştuğu gösteriyor.
Adam Riess.

Evrenin yaşı 13.7 milyar yıl olarak varsayılıyor. Riess’in gözlemlerinin detaylı hali Astrophysical Journal dergisinin 10 Şubat sayısında yayımlanacak. Kara enerji evrenin yüzde 70’ini oluşturuyor; uzayın yüzde 25’i kara madde, yüzde 5’i ise bilinen olağan maddeden müteşşekkil. Riess, kara enerjinin evreni 9 milyar yıldır genişlettiğini düşünüyor.

GENİŞLEMENİN ANAHTARI KARA ENERJİDE
Astronomlar süpernova patlamalarından, referans alınan süpernovanın uzaklığını ve hatta patlama esnasında evrenin ne hızla genişlemekte olduğunu kestirebiliyor. Riess, süpernova patlamaları için bu nedenle ‘evrenin anahtarı’ olarak niteliyor. Mevcut kütleçekim gücüne karşın evrenin neden genişlediği sorusunun yanıtı olarak kara enerji fikri Einstein tarafından ortaya atılmıştı. Edwin Hubble, 1929’da evrenin sabit bir hacmi olmadığını gerçekten de genişlediğini gösterdi. Daha gelen astronomlar bu düşün ekseninde Big Bang teorisine ulaştı.

UZAY-ZAMAN YAKINLAŞIRKEN ‘KAÇIYOR’
Astronomlar, 1998’de bir gözlemde eski süpernovaların ışınlarının Dünya’ya gelirken ‘kaçtığını’ farketti. Şöyle ki, evrenin genişlemesiyle Dünya belli bir hızla uzaklaşırken, süpernova patlamasının ışığı bu genişleme hızından dapa düşük bir hızya Dünya’ya yakınlaşıyordu. Diğer bir deyişle, evrenin genişlemesi Big Bang’in tahmin ettiğinden daha hızlı olduğu için süpernova patlamasını ışığı Dünya’ya yaklaşırken görece uzaklaşıyordu. Bu bulgunun bir tek anlamı vardı; evrenin genişlemesi sürekle artarak hızlanan bir süreç. Bunu da sağlayan kara enerji olabilir miydi?

KARA ENERJİ: ‘UZAYIN MİZACI’
Kozmologlar, evrenin genişlemesini hızlandırdığı düşünülen, etkisi üzerinden dolaylı olarak varsaydıkları bu gizemli güce kara enerji diyor. Kara enerjiyi basit tabiriyle ‘gidip yerinde incelemek’ olanaksız, araştırmalar daha çok akıl yürütme ve matematiksel hesaplama şeklinde yapılıyor.

Einstein’a göre kara enerji uzayın doğasından gelen bir özellik, kimilerine göre ise elektromanyetik alanlarını birbirine ittirimi. Belki de kütleçekim alanlarını henüz bilinmeyen bir şekilde bükülmesinden meydana gelen bir anormallik de olabilir.

NASA, 2008’de Hubble Uzay Teleskobu’nu güncellediğinde bu konuyu araştıracak özel bir gözlem cihazı takılacak. Ayrıca ABD Enerji Bakanlığı 2011’de yörüngeye kara enerji konusunda uzmanlaşan bir gözlem cihazı yerleştirecek.


MaRCeLLCaT 19 Mayıs 2008 10:32

Kuran'a nişan alan asker için özür diledi

Amerikalı keskin bir nişancının Kuran'a ateş ederek talim yapması Irak'ta infiale yol açtı. Aşiret liderleri ile buluşan ABD'li komutan, "Lütfen beni ve askerlerimi bağışlayın" dedi..
http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
ABD,Kuran'ı hedef tahtası olarak kullanan askerinden dolayı Irak'tan özür diledi. Başkent Bağdat'ın kenar semtlerinden Razvaniya'da Şii ve Sünni aşiret yetkilileriyle bir araya gelen ABD'nin Bağdat'taki güçlerinin komutanı General Jeffrey Hammond, ismi açıklanmayan bir keskin nişancının 9 Mayıs'ta yaptığı bu davranışın kabul edilemez olduğunu belirtti. "Buraya, affınızı istemeye geldim. Lütfen beni ve askerlerimi bağışlayın" dedi. Bir başka komutan ise, öpüp alnına götürdüğü bir Kuran'ı aşiret liderlerine hediye olarak verdi.

IRAK POLİSİ FARKETTİ
Toplantıda konuşan Sünni Arap liderlerden Şeyh Hamadi el Qırtani ise, Kuran'a kurşun sıkmanın sadece Iraklılara değil bütün İslam dünyasına yönelik bir saldırı olduğunu söyledi. Irak'taki Müslüman Alimler Birliği de olayı kınayan bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Irak anayasasının kaynağı Kuran'a yapılan davranış için, "Allah'ın kutsal kitabına yönelik bu saldırıyı ve bu saldırı karşısında sessiz kalan bütün kesimleri nefretle kınıyoruz" denildi. Bağdat'ta meydana gelen skandal olay, Iraklı bir polisin kurşunlanmış Kuran'ı bulması ile ortaya çıktı.


MaRCeLLCaT 19 Mayıs 2008 10:41

SİGARASIZ HAYAT

Türkiye'de kapalı mekânların tamamına yakınında bugün başlayan ve tiryakileri kara kara düşündüren sigarasız hayat beraberinde ağır cezaları da getiriyor. Yasağa uymayanlara ceza yağacak. Yasaklar başlarken, 19 Mayıs kutlamalarının ana teması da "Sigarasız bir dünya" ve "Doğanın korunması" olacak. "Havamızı koruyoruz", "Sigaraya değil yaşama sarıl" fonu önünde öğrenciler, "Elveda sigara merhaba hayat", "Bırakmak için istemek yeter" ve "Hayatı değil, sigarayı söndür" dövizleri ile geçit töreni yapacak.

CEZASI 62 YTL
Bugünden itibaren yasak yerde sigara içen milletvekili de olsa cezadan kurtulamayacak. Yasak yerde sigara içmenin cezası 62 YTL. Yere sigara izmariti ve paketi atanlar da 23 YTL ödeyecek. Bar, disko gibi eğlence yerleriyle lokanta ve kahvehanelerde ise yasak 19 Temmuz 2009'da yani 14 ay sonra başlayacak. Sigara içme yasağı kapalı mekânların yanı sıra, açık havada dahi olsa tüm spor karşılaşmalarında, okulların içlerinin yanı sıra bahçelerinde, açık hava tiyatrosu gibi yerlerde geçerli olacak. Tiryakiler neredeyse konutları dışında hiçbir kapalı alanda sigara içemeyecek. Çadır ve güneşlik gibi yerler de, yasağının uygulanacağı "kapalı alanlar" tanımı içinde olacak. Yaşlı bakım evleri, ruh ve sinir hastalarının yatarak tedavi gördüğü birimler ve cezaevlerinde sigara içme alanı oluşturulabilecek. Otellerde ise sigara içenlere tahsis edilen odalar bulunacak.

İZİN VERENE 500 YTL
Kapalı alanlarda sigara içilmesine müsaade edenlerin cezaları ise, içenlerden çok daha ağır olacak. Okul, hastane bahçeleri, spor salonları, stadyumlar, Aspendos gibi açık hava tiyatroları, toplu taşım araçları başta olmak üzere özel sektöre ait yerlerde sigara içilmesine izin verenler önce uyarılacak. Bu uyarılara karşın sigara içilmesine izin veriyorsa 500 ila 5 bin YTL arasında para cezasına çarptırılacak.


mechul_adam 20 Mayıs 2008 12:47

Mono Sodyum Glutamat‏

DİKKAT:
MSG diye bi katki maddesi var. Mono Sodyum Glutamat. Yiyeceklere konunca tadinin beyin tarafindan güzel algilanmasini sagliyor. Tatli, tuzlu farketmiyor, neye konsa tadi güzelmisş gibi geliyor. O yüzden üreticiler en berbat ürünlere dolduruyolar bunu.

Bu zararlarin hepsi çok sayida çalismayla kanitlanmis ve bununla ilgili bir rapor Dünya Saglik Örgütüne sunulmus durumda. Internette arastirilabilir:

ZARARLAR:
- Bu madde nörotoksin. Sinir hücrelerine zarar veriyor. Yol açtigi hastaliklar merkezi sinir sistemi tahribati ve buna bagli olarak Alzheimer, Parkinson, Huntington hastaliklari, Sara (epilepsi).
- Retinal dejenerasyon (göz retina tabakasi hasari)
- Yag birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite
- Büyüme hormonu baskilanmasi
- Pankreas hasari, insülinde artis ve buna bagli olarak diyabet
- Böbrek ve karacigerde hasar
- Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor yani bebek de ayni etkilere maruz.

SU AN PIYASADAKI NEREDEYSE TÜM CIPSLERDE, HAZIR ÇORBALARDA, KÖFTE HARÇLARINDA VS.'DE BU MADDE VAR. BİRÇOK FİRMA KENDİ MAMULLERİNDE KATKI MADDESİ OLMADIĞINI MALLARININ DOĞAL VE GÜVENLI OLDUGUNU IDDIA EDİYOR. MAMULÜN TADINI GÜZELLESTIRMEK IÇIN HEPSI KULLANIYOR.

IÇINDE BULUNDUGU DIGER ÜRÜNLER KONUSUNDA BILGIM YOK, SATIN ALINAN ÜRÜNLERİN ETIKETLERI KONTROL ETMEKTE FAYDA VAR.

BU ZARARLAR ORTAYA ÇIKINCA MADDENIN ISMINI DEGISTIRMEYE BASLADILAR. IÇINDE MSG, MONO SODYUM GLUTAMAT, GLUTAMIC ASIT KISACA GLUTAMIN VEYA GLUTAMAT BULUNAN SEYLERDEN UZAK DURULMALI.



drzombie 30 Haziran 2008 22:19

İşte Dağlıca Tedbirleri

PKK’nın 21 Ekim 2007 gecesi üç koldan başlattığı saldırı üç saat sürdü. Baskında 13 er yaşamını yitirirken, sekiz er ise PKK tarafından esir alınarak Kuzey Irak’a götürüldü. Serbest kaldıklarında önce tutuklanan erler, halen Van Jandarma Asayiş Komutanlığı Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanıyor.
Taraf, 21 Ekim 2007’de 13 erin şehit düşmesi, sekiz erin de PKK tarafından kaçırılmasıyla sonuçlanan Dağlıca baskınındaki ihmaller zincirine ilişkin bugüne dek birçok haber yaptı. Son olarak 25 Haziran 2008 günkü sayımızda, Dağlıca baskınından dokuz gün önce başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere tüm ilgili askeri birimlere gönderilen bir iç yazışmayı belgesiyle yayımladık.

Bu yazışmada, baskının nereden, nasıl, kim tarafından yapılacağına ilişkin ayrıntılı bilgiler vardı. Genelkurmay Başkanlığı önceki gece internet sitesinde yayımladığı açıklamada, Taraf’taki belgeye ilişkin olarak, “Yayımlanan mesaj gerçek bir belge olup, tehdide maruz tüm birimleri uyarma amacı taşımaktadır. Alınan duyumların değerlendirilerek istihbarat haline getirilmesi ve eylem ikazı olarak yayımlanması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanılan standart bir uygulamadır” dedi.

Aynı açıklamada Genelkurmay, Dağlıca baskınına ilişkin mevcut uyarının nasıl değerlendirildiğini de şöyle tarif etti: “Söz konusu ikazla birlikte, bölgedeki birliklerde emniyet tedbirleri artırılmış ve Dağlıca’da konuşlu unsurlarımız gerekli tepkiyi göstererek, hain saldırının amacına ulaşmasını engellemişlerdir.”

Ancak bu baskın öncesinde ve sırasında yaşananlar, 13 erin şehit, sekizinin de esir düştüğü saldırıyı etkisiz kılmak için gerekli önlemlerin eksiksiz biçimde alındığı konusunda kuşku uyandırıyor. Taraf, Dağlıca tedbirsizliklerini okurların dikkatine sunuyor.

Bölükteki asker sayısı 250’den 80’e indi


Dağlıca baskınından önce taburun emniyetini sağlayan bölükteki asker sayısı 250’den 80’e düşürüldü. Bu bölükteki askerlerin bir kısmı taburun emniyetini sağlamak için Keri Tepesi’ni tutuyordu.

Başta Genelkurmay Başkanlığı olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma, 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na Van’dan gönderilen ve önceki gün yayımlanan Genelkurmay Başkanlığı açıklamasıyla belgesi doğrulanan istihbarat raporunda, PKK’lıların Keri Tepesi’nden saldırı yapacağı baskından dokuz gün önce bildirilmişti.
Nöbetçi erlerin sayısı azaltıldı

Baskının yapıldığı ve taburu korumakla görevli tepedeki nöbetçi erlerin sayısı 100’den 26’ya indirildi. Dağlıca baskınında yaralı olarak kurtulan Piyade Ufuk Çelik baskın sonrasında bölükteki asker sayısının azaltılmasıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi; “Taburun emniyetini sağlamak için Keri Tepesi’ni bizim bölük tutuyordu.

Bölüğün mevcudu yaklaşık 250 kişi idi. Ancak 20 Ekim 2007 tarihine kadar 1986/3 tertip erler terhis olup gidince, tabur komutanının emriyle her bölükten yaklaşık otuzar kişi seçilip alınarak Buğra Bölük Timi oluşturuldu. Bu tim tabur karargahının olduğu bölgede operasyon için hazır tutuluyordu. Bölük mevcudumuz 80 kişiye düştü. 26 kişi de Keri mevzilerinde 10 gün görevde kalmak durumunda oldu.”

Mevziler boş bırakıldı

Yeterli sayıda asker olmaması nedeniyle, hakim tepeler boş bırakıldı. Her mevzide üç asker bulunması gerektiği halde, bu sayı 1’e düşürüldü. Her iki uçtaki mevzilerin orta noktasındaki bir mevzi de, yine asker sayısının yetersizliği nedeniyle boş bırakıldı. Hakim tepeler olan Geper, Gerçek Keri ve 2522 rakımlı Oramar Tepesi, asker yetersizliğinden boş kalan mevzilerdendi.

Bu mevziler PKK’lıların geliş yolu üzerindeydi ve korunmasız oldukları için PKK’lılar bu bölgeleri herhangi bir direnişle karşılaşmadan ele geçirdi, daha sonra da baskın düzenlendi. Hava soğuk olduğu için çadırda ısınan erlerin bir kısmı baskın anında panikten tabura doğru kaçtı.
Tim bir mermi bile atmadı
Bir görevi de nöbet tutan erleri korumak olan yeni oluşturulmuş Buğra Bölük Timi, baskın anında taburda bekletilmesine rağmen çatışmaya girmedi, taciz ateşi bile açmadı. Asker sayısının yetersizliği nedeniyle iki ağır makineli silah mevzisinin boş olduğu da ortaya çıktı. MK19 bombaatar mevzi de boş bırakılmıştı.

Top atışları kısa düştü
Bunun üzerine PKK’lıların görüldüğü bölgeye ateş açıldı. Ancak tüm mermiler ve toplar kısa düştü. Dağlıca’da görevli Piyade Çavuş Ufuk Çelik, bu olayı ifadesinde şöyle anlattı: “Telsizle durumu tabura ilettik. Bu bölgeye taburdan havan ve topçu ateşi açıldı, ama mermiler hep kısa düştü. Havan ve topçu menzili dışında kaldılar.”

Komutan düğündeydi
Dağlıca baskınından altı saat önce, PKK’lılar bölgede yine görüldü. Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik’in düğünde olduğu ortaya çıktı. Çelik ifadesinde “Tabur komutanı o sırada köydeki düğünde olduğundan üsteğmenimize telsizden herhangi bir emir verilmedi. Bu yüzden bölük komutanımız gece uyumamamız ve dikkatli olmamız gerektiğini söyledi” diyerek yaşananları ve komutanın düğünde olduğunu açıkladı.

Tabur Komutanı Onur Dirik baskından sonra Hakkari Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan ifadesinde “Baskın günü bölgenin gözetlendiği ve teröristlerin görüntüsü bana telsizle bildirildi” diyerek görüntü alındığını kabul etti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı da önceki hafta tamamladığı iddianamesinde, PKK’lıların baskına gelirken “Düğün” kodunu kullandıkları ortaya çıktı.

Projektörlerle aydınlatma yapıldı
Dağlıca baskını sırasında, yüksek noktalardaki bölgeler projektörlerle aydınlatıldığı için nöbet tutan erler çok rahat görülüyordu. Çelik, ifadesinde bu olaya da yer verdi: “Herkes önemli bir olayın olabileceğinden endişe duyarak gerilmişti. Hepimiz diken üstündeydik. O gün sis vardı ve ortalık projektörlerle aydınlatılıyordu. Bu nedenle bulunduğumuz tepede personel, yakın mesafeden rahatça görülüyordu.”
Erler nöbete el bombasız gönderildi
Dağlıca baskını sonrası ifadeleri alınan tüm erler bölgeye el bombasız gönderildiklerini açıkladı. Erlerin tümü “Son 10 günde, göreve gelirken her askerin üzerinde bulunan taarruz el bombaları savunma bombalarıyla değiştirilmek üzere tabur komutanının emriyle toplatıldı.

Biz yeni el bombalarını almadan, yani el bombasız Keri Tepesi’ne gelmiştik. Sadece mevzilerde 30 kadar el bombası vardı. Üç saat çatıştıktan sonra bu bombalar da bitti” şeklinde ifade verdi.
El bombasız nöbet itirafı ve gerekçesi
Tabur Komutanı Onur Dirik, Van Askeri Mahkemesi’ne verdiği ifadede erlerin nöbete el bombasız gönderildiklerini kabul etti ve şöyle dedi; “Olaydan önce bir el bombasının pimi çekilirken kaza yaşandı. El bombalarının sakıncalı olacağı düşünüldü. Bu nedenle olaydan önce, arızalı olabileceği gerekçesiyle el bombaları toplatıldı.”
Üç saatlik çatışmaya yardım gelmedi
Ramazan Yüce’nin baskın anında erleri teslim olmaya ikna ettiği iddia edilmesine rağmen, çatışmanın başladığı saat 00:20’den, teslim olunan 03:20’ye kadar çatışmanın sürdüğü, bombaların ve mermilerin bitmesi üzerine teslim oldukları ortaya çıktı. Yüce’nin başına saplanmış olan şarapnel parçaları ve PKK’lılarla çatıştığı da erlerin ifadelerine yansıdı.
Erlerin kaçırıldığı kamuoyundan gizlendi
Baskın sonrası esir alınan sekiz er, bayrak direği yanında toplu halde bir saat bekletildi. Ardından yaya olarak iki gün süren K. Irak’a intikalleri yapıldı. Bu süre boyunca baskını yapanlar helikopterlerle takip edilmedi. Erler’in kaçırıldığı gerçeği, iki gün boyunca kamuoyundan gizlendi.

Silahlar tutukluk yaptı
Başta Keri Tepesi olmak üzere baskının yapıldığı tepelerde askerlerin kullandıkları silah ve uzun menzilli bombaatarların tutukluk yaptığı ortaya çıktı. Tabur Komutanı Dirik mahkemeye gönderdiği tutanakta silahların tutukluk yapmasının mümkün olmadığını belirtirken, tutukluk yapmayan silahların listesini rapor olarak sundu. Ancak daha sonra yapılan incelemelerde silahların tutukluk yaptığı ortaya çıktı.

DOĞRULANAN BELGE

Genelkurmay Başkanlığı tarafından kabul edilen “İvedi” damgalı, 12 Ekim 2007 tarihli, Van Bölge Komutanlığı’ndan gönderilen “3590-2292-07/İDAM (63939) mesaj no’lu istihbarat raporunda, Dağlıca Taburu’na yapılacak saldırı istihbaratı, Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere tüm birimlere baskından dokuz gün önce şu ifadelerle bildirildi:

“Hakkari-Yüksekova İkiyaka Bölgesi’nde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki TÖ. (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracılığıyla, Dağlıca 3. Motorize Tabur Komutanlığı’nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca bölgesinde bulunan Keri Tepe üs bölgesi ile Geper olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları...”

Baskın günü üç komutan izinliydi
Baskın günü taburda bulunan üç komutanın da izinde olduğu ortaya çıktı. Tabur, baskın anında komutansız kalmıştı. Dirik bu durumu şu sözlerle açıkladı: “Bölgede bölük komutanı bulunmamasının sebebi, birinin izinde olması, diğerinin ertesi gün icra edilecek izin konvoyunun yol emniyet görevini sevk ve idare edecek olması ve birinin de birkaç gün sonra yapılacak operasyonun komutanı olarak görevlendirildiği için dinlendiriliyor olmasıdır. Bölgedeki iki bölük komutanı izinli olduğu için lider personelin tecrübe ve yetenek durumu dikkate alınarak gerekli düzenleme yapılmaktadır.”

Helikopter isteği karşılanmadı

Dağlıca baskınından iki gün önce PKK’lıların bölgede dokuz katırla görüldükleri tabura üç kez rapor edildi. PKK’lıların bölgede görülmesi üzerine taburdan helikopter talebi yapıldı. Ancak taburun helikopter isteği uygun görülmedi. Piyade Er Recep Can, helikopter isteğinin reddedilmesini ifadesinde şöyle belirtti; “Olay gecesinden iki gün önce öğlen saatlerinde dokuz on katırla üç kişilik görüntü tespit ettik. Bu görüntü Çağdaş Üsteğmen tarafından tabur komutanına bildirildi. Akabinde kobra helikopter talebinde bulunuldu, ancak talep uygun görülmedi.”





( Taraf/MEHMET BARANSU ) - 29.06.2008


Mikropçuk_11 8 Temmuz 2008 18:48

Ergenekon soruşturmasında yeni gelişme... Mahkemenin serbest bıraktığı 8 kişi için savcılıktan itiraz geldi. ''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılık, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ile emekli Tuğamiral İlker Güven'in de aralarında bulunduğu 8 kişinin mahkemece serbest bırakılmasına itiraz etti.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcıları, Mustafa Balbay ve emekli Tuğamiral İlker Güven'in yanı sıra Prof. Dr. Ercüment Ovalı, İP Öncü Gençlik Başkan Yardımcısı Tunç Akkoç, Hamza Demir, Neriman Aydın, Murat Avar ve Siyami Yalçın'ın, savcılık sorguları sonrası sevk edildikleri nöbetçi mahkemece serbest bırakılmasına itirazda bulundu.

Şüpheliler hakkında ''yakalama emri'' çıkartılmasını isteyen savcılığın talebi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilecek.

Ayrıca, aynı soruşturma kapsamında tutuklanan Barbaros Hayrettin Altıntaş ile emekli albay Hasan Atilla Uğur'un avukatları, tutuklama kararına itiraz ederek, müvekkillerinin serbest bırakılmasını istedi. Avukatların bu talebi de aynı mahkemece incelenecek.


Kral_Aslan 17 Temmuz 2008 11:10

Değişiklik onaylandı

Fransa senatosu genel kurulu, Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiren anayasa değişikliği paketini bu sabaha karşı yapılan oylamayla kabul etti.
Fransa’da Senato Genel Kurulu’nda dün öğleden sonra başlayan görüşmelerin ardından sabaha karşı yapılan oylamada, 162 “evet”, 125 “hayır” oyu çıktı. İktidar partisi senatörlerinin desteklediği anayasa değişikliği paketine sosyalist, komünist ve yeşil parti üyesi senatörler karşı çıktı. Değişiklik paketinin 33. maddesinde, AB’ye yeni üye olacak ülkeler için doğrudan referanduma gidilmesi şartı korundu.
Onaylanan değişiklikte, meclis ve senato üyelerinin beşte üçünün talep etmesi halinde cumhurbaşkanı, söz konusu ülkenin üyeliğinin onaylanmasını parlamentoya bırakabilecek.
Cumhurbaşkanının parlamentoyla ilişkilerini belirleyecek “kurumların reformuna” ilişkin anayasa değişikliği paketindeki Türkiye’yi ilgilendiren madde, uzun zamandır meclis ile senato arasında tartışmalara yol açmıştı.
Mecliste daha önce kabul edilen maddede, “AB nüfusunun yüzde 5’inden fazla nüfusu olan ülkeler için doğrudan referandum şartının” korunması istenmiş, ancak Senato bu maddeyi “Türkiye gibi müttefik bir ülkeyle ilişkileri yaralayacağı” gerekçesiyle reddetmişti.
DEĞİŞİKLİĞE ARTIK SENATO DA SICAK BAKIYOR
Mecliste geçen hafta kabul edilen bu son değişikliğe artık Senato’nun da sıcak baktığı ifade ediliyor.
Eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, AB’nin Türkiye ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasına onay vermesinin ardından, üzerindeki yoğun siyasi baskıyı giderebilmek amacıyla 2005 yılında AB’ye yeni üyeler için doğrudan referandum yapılmasına olanak sağlayan bir anayasa değişikliğine gitmişti.
Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, özellikle küçük Balkan ülkelerinin AB üyeliklerinin referandumla engellenmemesi için, referanduma ya da parlamentonun onayına gitme kararının cumhurbaşkanına verilmesini istemişti
Fransa’da kabul edilen “Kurumların reformuna” ilişkin anayasa değişikliği paketi, cumhurbaşkanın, parlamento ile ilişkilerine yeni düzenlemeler getiriyor.
Geçen hafta mecliste, bu sabah ise senatoda kabul edilen anayasa değişikliği paketi, 21 Temmuz tarihinde meclis ve senatoyu bir araya getiren parlamentonun onayına sunulacak.
NTV


gökkuşağı 23 Temmuz 2008 12:05

Kapatma davası pazartesi günü başlıyor

http://img.turkmedya.tv/image/c4403f1f686fa9d2c2d17e4f97713ff6/280/200/
Anayasa Mahkemesi AKP hakkındaki kapatma davasını 28 Temmuz’da görüşmeye başlayacak. Kılıç, davanın ne zaman biteceğini açıklamadı

ANKARA- Anayasa Mahkemesi heyeti, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davayı 28 Temmuz Pazartesi gününden itibaren görüşmeye başlayacak. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, bu tarihten sonra “her gün aralıksız görüşmeye başlayacaklarını ve mümkün olan süratle sonuca ulaşmak için çalışacaklarını” söyledi.

Yüksek Mahkeme heyeti, dün saat 13.30’da toplanarak, bazı kanunların iptali ve yürürlüklerinin durdurulması istemiyle açılan 10 davada ilk ve esas incelemesini yaptı. Mahkeme heyeti, bu toplantının ardından AKP hakkında açılan kapatma davasının görüşülmeye başlanacağı günü belirledi.

Altan açıkladı

Yüksek Mahkeme’nin kararını aynı zamanda Genel Sekreter Vekili olan Anayasa Mahkemesi raportörü Alparslan Altan gazetecilere açıkladı. Altan, “Mahkeme heyetimiz yapmış olduğu görüşme sonunda Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılmış olan kapatma davasını 28 Temmuz 2008 Pazartesi günü görüşmeye başlayacağına karar vermiştir” dedi. Altan, davanın ne kadar sürede sonuçlanacağına

Yazı boyutu http://img.turkmedya.tv/img2/font-size-12px.gif http://img.turkmedya.tv/img2/font-size-14px.gif http://img.turkmedya.tv/img2/font-size-16px.gif http://img.turkmedya.tv/img2/font-size-18px.gif ilişkin sorular üzerine, “Belli değil. Görüşmelerin gidişatına bağlı” diye konuştu.

Aralıksız görüşülecek

Davanın aralıksız süreceğini belirten Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “Müzakerelere pazartesi günü başlarız. Artık 3 gün mü sürer, 5 gün mü sürer, 10 gün mü sürer onu bilemeyiz. Sonuç alındığında da her zaman olduğu gibi size kısa açıklama yapılacak” dedi.

GENEL SEKRETER VEKİLİ AÇIKLADI

Anayasa Mahkemesi’nin kararı için alışılanın dışında bir isim kameraların karşısına geçti. Kararı Genel Sekreter Vekili Alparslan Altan açıkladı. Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkanvekili Paksüt ise davanın biran önce sonuçlanacağını söyledi.

VATAN






karayel 27 Temmuz 2008 23:27

Güngören'de patlama: 8 ölü, çok sayıda yaralı var

İstanbul Güngören'de iki ayrı noktada patlama meydana geldi. İlk bilgilere göre patlamalarda 8 ölü, çok sayıda ağır yaralı var.


İstanbul Güngören'de Güven Mahallesi Kınalı Caddesi Menderes Çıkmazı'nda belediye binasına yakın iki ayrı noktada iki ayrı patlama meydana geldi.

İlk patlama bir telefon kulibesinde, ikinci patlama cadde üzerinde birinci patlamadan 20 dakika sonra meydana geldi. 8 ölü, çok sayıda yaralananların olduğu patlamadan sonra olay yerine gelen özel ambulansların yaralıları bölgedeki Kolün Hastanesi'ne taşıdığı bildirildi. İlk belirlemelere göre hastaneye 20'ye yakın yaralı getirildi.

Görgü tanıkları kopmuş kollar kopmuş bacaklar ve kafalarına cam parçası saplanmış insanlar gördüklerini belirtiyor.

ÜÇÜNCÜ BOMBA İHBARI VAR

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve İstanbul Valisi Muammer Gülen olay yerine gelirken polisin olay yerindekileri üçüncü bir patlama için uyardığı bildiriliyor.

Bölge polis tarafından emniyet şeridine alınırken, patlamayla ilgili açıklama yapılması bekleniyor.


Misafir 2 Ağustos 2008 14:04

Osman Yağmurdereli'yi kaybettik

ANKARA (A.A)

AK Parti İstanbul Milletvekili ve yapımcı Osman Yağmurdereli Kadıköy'deki Acıbadem Hastanesi'nde vefat etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli, bir süredir tedavi gördüğü Kadıköy Acıbadem Hastanesinde vefat etti.
İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Keramettin Şar ve Yoğun Bakım uzmanı Erkan Kaya, hastane önünde bekleyen gazetecilere yaptıkları açıklamada, metastatik bağırsak kanseri olan ve 11 Temmuzdan beri safra yollarında enfeksiyon nedeniyle hastanede tedavi gören Yağmurdereli’nin, dün sabah 05.30 sıralarında solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma alındığını belirtti.
"Çoklu organ yetmezliğine giren ve yapay solunum desteği gören hastamızda 02.00 sıralarında kalp durması gelişti" diyen Dr. Şar, yapılan tüm müdahalelere rağmen 02.25’te Yağmurdereli’yi kaybettiklerini kaydetti.
Şar, genel durumunda bir iyileşme gördükleri için kendilerinin izni ve Yağmurdereli’nin kendi isteğiyle çarşamba günü evine gittiğini, ancak durumu kötüleşince tekrar hastaneye döndüğünü anlattı.
Osman Yağmurdereli’nin vefatının duyulması üzerine, ailesi, yakınları ve sanatçı dostları hastaneye geldi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı da hastaneye gelerek, Yağmurdereli’nin yakınlarına baş sağlığı diledi.
Bakan Yazıcı, kısa bir süre hastanede kaldıktan sonra çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hayat dolu bir arkadaşımızdı, sanat dünyası ve yeni atıldığı siyaset dünyasının acı bir kaybıdır. Allah gani gani rahmet eylesin. Yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Hepimizin başı sağolsun, Türkiye’nin başı sağolsun" diye konuştu.


YAĞMURDERELİ KİMDİR

Osman Yağmurdereli, 6 Şubat 1953’te Trabzon’da doğdu. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik bölümü mezunu olan Yağmurdereli, bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra yorumcu sanatçı olarak sanat çalışmalarına başladı. Televizyon yapımcılığı da yapan sanatçı bir çok diziye de imza attı.


CENAZE YARIN KALDIRILACAK

İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede vefat eden yapımcı, sanatçı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Yağmurdereli’nin cenazesi yarın toprağa verilecek. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Yağmurdereli için ilk tören, yarın saat 14.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Yağmurdereli’nin cenazesi, Fatih Camisi’nde ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Aşiyan Mezarlığı’na defnedilecek.


peaceful 21 Ağustos 2008 23:19

Sezer öyle bir rekora imza atmış ki...
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ı 'sürekli hastalık' sebebiyle affetmesi bazı kesimlerce eleştiri konusu oldu.

Tartışma, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in af uygulamalarını gündeme getirirken Erbakan'ın kurmayları, Gül'ü eleştiren çevrelerin o dönem sessiz kaldığına dikkat çekiyor. Başbakanlık yapmış, 82 yaşındaki bir ismin affedilmesine tepki gösterenlerin Sezer döneminde cezaevinden çıktıktan sonra terör eylemlerine katılan DHKP-C militanlarını görmezden geldiği hatırlatılıyor. Edinilen bilgilere göre, Sezer 2001'de 15 mahkûmu affetti. Bunlardan ikisi küçük yaştaki çocuklara tecavüzden, biri ise PKK üyeliğinden ceza almıştı. 2002'de affedilen 100'e yakın mahkûmun büyük bölümü yasadışı örgüt mensubuydu. Sezer, 2003'te sağlık gerekçesiyle 123 mahkûmun cezasını kaldırdı. Bunlardan 38'i DHKP-C ve Dev-Sol örgütü mensubu, 18'i TKP-ML TİKKO, 3'ü de PKK üyesi olmaktan cezaevindeydi. Daha sonraki yıllarda da benzer bir tablo ortaya çıkarken, bu durum devlet kurumlarının raporlarına da yansıdı.

82 yaşındaki Erbakan'ın affedilmesi, ilginç bir tartışmayı beraberinde getirdi. CHP'nin başını çektiği çevreler, Gül'ün anayasal yetkisini kullanmasını kıyasıya eleştiriyor. Ancak aynı kesimler Sezer'in yasadışı örgüt mensuplarına yönelik tasarrufuna sessiz kalmıştı. Erbakan'ın hukukçu kurmaylarından Şeref Malkoç, bu durumu çifte standart olarak değerlendirdi. "Toplumun vicdanı bunları değerlendirir." diyen Malkoç, Cumhurbaşkanı'nın af yetkisinin eleştirilmesini doğru bulmuyor: "Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa'nın verdiği takdir yetkisini kullanabilir. Bu konular üzerinde yorum yapılamaması gerekir. Bir defa millet olarak devletimizin başında olan kim olursa olsun itibar etmişizdir. Bizim devlet millet geleneğimizde bu var. Şu anki cumhurbaşkanına da af yetkisi verilmiş. Bu yetkisi kullanırken hangi prosedürlere uyacağı da belli. Bunun dışında bu tartışmalar doğru değil. Türkiye'de her şey tartışma konusu oluyor. Bunu doğru bulmuyorum."

10. Cumhurbaşkanı Sezer'in af yetkisini kullanma yönündeki kararları incelendiğinde çarpıcı bilgiler göze çarpıyor. Sezer, 16 Mayıs 2000'den 23 Mart 2007 tarihine kadar 260 mahkûmu affetti. Bunların çoğunluğunu cezaevlerindeki açlık grevleri sonrasında 'Wernicke Korsakoff' hastalığına yakalananlar oluşturuyor. Sezer, ilk af yetkisini ise böbrek yetmezliği bulunan eroin kaçakçısı Mehmet Demir için kullandı. Eski cumhurbaşkanı, aynı yıl iki uyuşturucu kaçakçısının cezasını kaldırdı. 2000 yılında affedilen mahkumlardan üçü cinayetten, ikisi silah bulundurmaktan biri de kaza ile ölüme sebebiyet vermekten cezaevindeydi. Affedilen teröristlerin bir kısmı dağa çıkarak faaliyetlerine devam etti. Bu durum devlet kurumlarının raporlarına da yansıdı.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 2001'de 15 mahkumu affetti. Bunlardan ikisi küçük yaştaki çocuklara tecavüzden ceza almıştı, biri ise PKK üyesiydi. Cezaevlerinde yaşanan açlık grevlerinin ardından affedilenlerin sayısında büyük artış oldu. Cumhurbaşkanı Sezer, 2002'de 100'e yakın mahkumun serbest bırakılmasını sağladı. Bunların büyük bölümü ise yasadışı örgüt mensuplarıydı. 2003'te 123 hükümlü sağlık gerekçesiyle salıverildi. Bunlardan 38'i DHKP-C ve Dev-Sol örgütü mensubu, 18´i ise TKP-ML TİKKO örgütü üyesi olmaktan cezaevindeydi. Mahkumların diğer örgüt üyelerine dağılımı şöyle: TİKB (14), THKP (4) TKİH (1) DHP (1) PKK (3) TKEP (2) TDKP (2) BELİRSİZ (10)

2004'te TKP-ML üyesi Semiral Yılmaz ve Hüseyin Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 9 mahkum yine aynı gerekçeyle affedildi. Sezer'in 2005'te cezasını kaldırdığı İbrahim Ayhan Özgül, yasadışı Dev-Sol örgütü üyesiydi. Sezer´in 2006'da affettiği Mustafa Ablaş ise eşini öldürmekten mahkumdu.

İşte Sezer'in serbest bıraktığı mahkumlar ve örgütleri

İlhan Demirel (Yasadışı örgüt), Yaşar Demircan (Dev-Sol), Ramazan Çiçek (Anayasal düzeni yıkmak), Metin Günay (TİKB/GK), Atilla Selçuk (Anayasal düzeni yıkmak), Barış Kaya, Suat Karabulut (Dev-Sol), Ümit Kanlı, Gülseven Öztürk (DHKP-C), Fatma Güzel, Ergün Bütüner (TKP-ML), Barış Yıldırım (DHKP-C), Hakkı Şeker (DHKP-C), Nuray Gezici (Dev-Sol), Tamer Çadırcı, Ulaş Göktaş (DHKP-C), Mesut Avcı, Madımak Özen (DHKP-C), Ayten Eren (DHKP-C), Özgül Dede (DHKP-C), Yüksel Doğan (PKK), Murat Candar (TİKB/GK), Mustafa Genç, Ayla Özcan, İbrahim Tekin, Semra Askeri, Mehmet Şahin (DHKP-C),Gülperi Özen (DHKP-C), Haydar Baran (TKİP-Ekim) M.Erkan Çetin (Dev-Sol), Hatun An, Hakan Baran, Yılmaz Babatümgöz (MLKP), Resul Ayaz (MLKP/K), Zeynel Yıldız, Nazan Yılmaz (DHKP-C), Hasan Çebe (TİKB) Ertuğral Kaya (DHKP-C), Mete Yalçın (TİKB), Barış Gönülşen (TİKB), Esmehan Ekinci (TİKB), Mehmet Acettin (MLKP), Mehmet Leylek (MLKP), Erol Altıokka (TİKB) Ercan Uçuk (TKP/ML-TİKKO), Ali Şahmo (TKP/ML-TİKKO), Gürban Hızmay (DHKP-C), Sadık Yılmaz (MLKP/K), Aydan Odabaş (DHKP-C), Petek Türkmen (TİKB), Haydar Özbilgin (MLKP), Muharrem Kurşun (MLKP), Leyla Alp (DHKP-C), Sedat Felek (TKP/ML-TİKKO), Şudaman Kamancı (Ekim), Ali Haydar Geckin (TKP/ML-TİKKO), Gamze Bayram (DHKP-C), Sibel Horasan (Dev-Sol), Hüseyin Ali Günay (TKP/ML), Erdal Arıkan, Suzan Baran (TKP/ML-TİKKO), Namık Kemal Bektaş (MLKP), Nuray Özçelik (TİKB), Hülya Türüç (TİKB), Mahmut Yücel (TKP/ML-TİKKO), Ömer Ünal (TİKB), İsmet Sınağ (DHKP-C), Makbule Akdeniz (TİKB), Cem Şahin (DHKP-C), İnayet Günenç (TİKB)

KİM KAÇ KİŞİYİ AFFETTİ?

Kenan Evren: 27

Süleyman Demirel: 100

Turgut Özal: 21

Ahmet Necdet Sezer: 260

ZAMAN


Misafir 22 Ağustos 2008 16:10

İETT iş yavaşlattı, vatandaş çıldırdı

Hizmet-İş Sendikasına bağlı İETT çalışanları iş yavaşlatma eylemi yaptı.
AA muhabirine bilgi veren Hizmet-İş İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Orhan İlhan, "çalışanların maaşlarının zamanında yatırılmaması" sebebiyle bugün İstanbul’daki tüm otobüs hatlarında 07.00-09.00 saatleri arasında iş yavaşlatmaya gittiklerini bildirdi.
İlhan, 12 Ağustosta yaptıkları eylemde de maaşların zamanında yatırılmasını talep ettiklerini, ancak "yetkililerin buna duyarsız kaldığını" öne sürdü. Maaşların 21
Ağustosta hesaplara yatırılması gerektiğini ifade eden İlhan, maaşlarını zamanında almayan İETT çalışanlarının mağdur olduğunu ve genel müdürlüğün bu konuda duyarlı olana kadar eylemlerine devam edeceklerini kaydetti.


İlhan, yaşanan aksaklıktan dolayı İstanbul halkından da özür diledi. Bu arada, iş yavaşlatma eylemi, İETT otobüslerinin yanı sıra Cevizlibağ-Avcılar arasındaki metrobüs hattında da gerçekleştirildi. 22 dakikada alınan mesafenin, iş yavaşlatma eylemi sebebiyle uzaması yolcular ile sürücüler arasında tartışmalar yaşanmasına sebep oldu.


peaceful 22 Ağustos 2008 16:19

İNTERNET YASAKÇILIĞINDA BAKIN KAÇINCI SIRADAYIZ
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/3/7/5/113757.jpgBöylesi ancak Türkiye'de olur !
Youtube, Türkiye'de 109 gündür kapalı. Yasağı protesto etmek için yapılan uygulama ise hayli ilginç...

Youtube, Türkiye'de 109 gündür kapalı. Türkiye'de erişimi engellenen site sayısı 853'e ulaştı. Forum ve bloglarda yasağa tepkiler büyüyor. Tepki için kendi sitelerini kapatanlar bile var.

Milliyet'in derlediği habere göre Türkiye'de 'zararlı içerik' dolayısıyla kapatılan internet sitesi sayısı 853'ü buldu. Telekomünikasyon Kurumu'na (TK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 18 Ağustos 2008 tarihi itibariyle 612'si resen, 241'i de yargı kararıyla olmak üzere toplam 853 internet sitesinin erişimini engellemiş durumda. Sitelerin yasaklanma gerekçelerine bakıldığında "çocukların cinsel istismarı", "müstehcenlik" ve "Atatürk aleyhine içerik" konuları başı çekiyor.

Video sitelerine kilit

853 yasaklı site arasında "Youtube", "worldpress.com" ve "dailymotion.com" gibi popüler yabancı adresler de bulunuyor. Öte yandan dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri listesinde ön sıralarda yer alan video sitesi Youtube, Türkiye'de 3.5 aydan bu yana erişim engelli.

TK bünyesinde kurulan İnternet Dairesi gerek kendi çalışmaları gerekse ihbar ve şikayet yoluyla, kanunla zararlı görülen içeriği taşıyan siteleri art arda kapatmaya devam ediyor. Buna karşın internet dünyasında yasağa karşı farklı tepkiler oluşmaya başladı. Forum ve bloglarda (online günlük) yasağa karşı yazılı tepkiler büyüyor. Yasağa dikkat çekmek için farklı yöntemleri kullananlar da var.

Biz de yasaklarız!

'Anafikir.org' sitesi "Bu siteye erişim kendi kararıyla engellenmiştir" sloganıyla, Türkiye'de uygulanan yasaklara dikkat çekmek için internette kampanya başlattı. 'Sansuresansur.org' adresinde de aynı çalışma yürütülüyor. Bu sitenin hazırladığı kodu, kendi internet sitesi ve bloglarına ekleyenlerin yasağa verdiği tepki internette 441 siteyi kapsamış durumda.

Geçen ay sonu başlayan ve geçtiğimiz günlerde sona eren bu kampanyada, 'sinema.com', 'zargan.com', 'forzabesiktas.com'un da aralarında bulunduğu web siteleri, geçici süreyle de olsa kendilerini ziyaret eden kullanıcılara yasağa karşı duyarlı olunması gerektiği mesajlarını verdi.

Türkiye'nin önde gelen internet siteleri böylesine bir kampanyaya destek vermezken, çoğunluğu blog olan 441 adres yasakları gündeme taşımak için çaba harcadı.

Türkiye'de Youtube yasağı 3.5 ayı geçti!

YouTube.com, içeriğinde Atatürk'e hakaret bulunan videolardan dolayı ilk kez geçen yılın mart ayında yasaklanmıştı. Sitede zararlı içeriğin temizlenmesinin ardından yasak ortadan kalkmıştı. Ardından yine Atatürk'e hakaret ettiği belirtilen videoların bulunmasıyla, site yeniden kapatıldı. Bu kez Youtube'a üç farklı yasak kararı çıktı. 24 Nisan 2008, 30 Nisan 2008 ve son olarak da 5 Mayıs 2008 tarihli mahkeme kararları kapatmaya hükmetti.

Bu üç kapama kararının ikisi zararlı içeriğin kaldırılmasının ardından ortadan kalktı. 5 Mayıs'ta Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin aldığı yasak kararı ise halen uygulanmaya devam ediyor.

Kapatılan 40 site erişime açıldı

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, erişime kapatılan sitelerin 40'ı için engellemeyi kaldırma kararı uygulandığını açıkladı. Öte yandan 25 adet internet sitesi de uyarıldı ve uygun olmayan içeriğin siteden kaldırılması sağlandı.

Başkanlığa ulaşan ihbar sayısı ise 21.738'e ulaştı. Bunların 11.494'ü gerekli ihbar olarak değerlendirilerek işleme alındı.

Başkanlığa ulaşan ihbarların 10 bin 728'i internet formu aracılığıyla, 467'si e-posta ile, 299'u da telefon aracılığıyla geldi.

Video devi mercek altında!

İçeriğinde milyonlarca videoyu bulunduran Youtube'a uygulanan yasak, dünyanın farklı bölgelerinde de uygulanıyor. Fakat bu ülkelerin bizden farkı, zararlı görülen videolar temizledikten sonra yayınlarına devam edebilmesi... Türkiye'de ise YouTube'dan 3 aydır haber alınamıyor. Üstelik Türkiye zararlı içerikten dolayı internete yasak koyan ülkeler listesinde Çin'den sonra 2. sırada...

Youtube cephesinden neden ses çıkmıyor?

ABD'li yeni ekonomi devi Google'ın satın aldığı video sitesi Youtube, Türkiye'de uygulanan engellemeyle ilgili olarak henüz etkili bir adım atmadı. Önce Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ardından da Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer'in Youtube'un Türkiye'de yetki belgesi alıp, ofis kurararak çalışması gerektiğini açıklamasının ardından konuyla ilgili bir beklenti oluşmuştu.

Hatta Youtube'un bazı ülkelerde olduğu gibi, yerelleştirme çalışması yaparak 'youtube.com.tr' adresinden, zararlı içeriği başlangıçta engelleyerek yayın yapacağı belirtiliyordu. Google Türkiye ofisinden konuyla ilgili detaylı bilgi verilmiyor. Telekomünikasyon Kurumu'nun üst düzey yetkililerinden alınan bilgiler ise, Youtube'un kurum tarafına bu konuda henüz bir yanıt vermediğini ortaya koyuyor. Yetkililer bu yüzden de şu anda uygulanan yasağın yakın dönemde kalkmasını beklemiyorlar.

Erişim yasağını kaldırmak kolay!

Youtube'a uygulanan erişim yasağı, bu engelin kolaylıkla aşılmasını sağlayan internet sitelerinin popülerliğini artırdı. Erişim engeli konulan sitelere giriş izni veren bu adresler, web trafiğini yansıtan Alexa.com'a göre Türkiye'de çıkışa geçti. "Ktunnel.com" Türkiye'de en çok ziyaret edilen ilk 100 listesinde 37. sıraya yerleşirken, onun rakibi "Vtunnel.com" da 41. sırada yer aldı.

Öte yandan Türkiye'de yasaklı listesinde yer alan Youtube, Alexa sıralamasında 17. sırada bulunuyor. Listedeki bu rakam Türkiye'de halen birçok kullanıcının, farklı yöntemler kullanarak Youtube'a erişim sağladığına işaret ediyor.

Kapatmanın 2 yolu

Sitelere uygulanan erişim engelemesi kararında iki farklı yol kullanılıyor. Bunlardan birisi "alan adı üzerinden erişim engelleme", ikincisi ise 'IP adresinden erişim engelleme".

Türkiye'de uygulanan yasaklarda başlangıçta birinci yöntem kullanılıyordu. Buna karşın kullanıcılar bilgisayar ayarlarında yaptıkları basit bir değişiklikle, vekil sunucu üzerinden yasaklı sitelere ulaşıyorlardı.

Son dönemde uygulanan yasaklar ise IP tabanlı olarak uygulanıyor. IP adresleri ve giden trafiğin önü internet servis sağlayıcı tarafından kesiliyor. Bu yöntemi aşmak için ise internette bazı adresler bulunuyor.

UZMANLAR UYARDI: DOSYAYI AÇMADAN DERHAL SİLİN
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/3/7/4/113740.jpgBunu bile virüs yaptılar !
İnternet ortamında dolaşan yeni bir virüs kullanıcılar için risk oluşturuyor.


Alınan bilgilere göre, Rusya ve Gürcistan arasında yaşanan savaşta yaralanan Türk gazetecileri virüs konusu haline getiren siber korsanlar, hazırladıkları dosyayı anti-virüs yazılımları ile spam engelleyici yazılımlar tespit edemesin diye şifreleyerek sıkıştırılmış dosya (ZIP) formatında dağıtıyor.

Tamamı İngilizce olan ve ''Gürcistan'da Gazeteciler Vuruldu'' başlığı ile dağıtılan elektronik postanın gövde metninde ise şu bilgiler yer alıyor:

''Türk televizyonları, Gürcistan'da saldırıya uğrayan dört gazetecinin saldırı anındaki videolarını yayımladı. NTV ekibi, Gürcistan kasabası Gori ve Güney Osetya'daydı. Gerçek fotoğraflar ekte. Dosyanın şifresi: 123''

Fotoğrafları görmek için şifreyi girerek dosyayı açan kullanıcının bilgisayarına bulaşan virüs, hem kullanıcının bilgisayarında bulunan şifrelerini ve kredi kartı bilgilerini çalmak için klavye hareketlerini takip ediyor hem de kendisini bilgisayarın adres defterinde bulunan diğer adreslere otomatik olarak gönderiyor.

İnternet analistleri söz konusu elektronik postayı alan kullanıcıların, dosyayı açmadan derhal silmelerini öneriyor.

AA


peaceful 5 Eylül 2008 12:03


DUYURU
(22.07.2008)
2008 Kamu Personel Seçme Sınavına (Ortaöğretim/ Önlisans) Başvuran Adaylar

21 Eylül 2008 Pazar günü yapılacak olan Kamu Personel Seçme Sınavı Ortaöğretim/Önlisans için başvuru yapan aday sayısının fazla oluşu ve bunun sonucunda bazı sınav merkezlerinde sınava girecek aday sayısının sınav merkezinin kapasitesinin çok üzerinde olması nedeniyle sınavın ortaöğretim ve önlisans düzeyinde iki ayrı oturumda yapılması zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Buna göre söz konusu sınava ortaöğretim düzeyinde girecek adaylar için sınav 21 Eylül 2008 Pazar günü saat 9:30’da, önlisans düzeyinde girecek adaylar için ise 21 Eylül 2008 Pazar günü saat 14:30’da gerçekleştirilecektir.
Bilgilerinize sunulur.
ÖSYM Başkanlığı


peaceful 19 Eylül 2008 16:44

- 1,2490
TERÖRİZM REKLAMI YAPAN GÖRÜNTÜLER SİTEDEN KALDIRILDI

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/6/5/8/116585.jpgYouTube, terör videolarını yasakladı
İnternet arama motoru Google'ın video paylaşım sitesi Youtube, terörist eğitim videolarının gösterimini tamamen yasakladı.

ABD'nin Connecticut eyaletinin Senatörü Joseph Lieberman'ın başvurusunu değerlendiren Google yetkilileri, terörizm ve teröristlerin reklamını yapan video görüntülerinin Youtube video paylaşım sitesinden kaldırıldığını bildirdi.

Google'ın kararını destekleyenler, yasaklamanın El Kaide terör örgütünün internet ortamındaki propaganda ve eğitim faaliyetlerini azaltacağına dikkat çekiyor.

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI'ın sözcüsü Richard Koko, terörist eğitim videolarının internet ortamında daha az yer almasının iyi bir haber olduğunu, ancak dünyadaki farklı internet sitelerinde gösterilen bazı cihat videolarının soruşturma ve istihbarat değeri taşıdığını, bu tip videoları yakından takip ettiklerini söyledi.

Youtube'da terörist eğitimi videolarının yanı sıra insanları şiddet eylemleri için kışkırtan, nasıl bomba yapılacağını ve keskin nişancılığı öğreten video görüntüleri de yasaklandı.

Amerikan Georgetown Üniversitesi'nden terörizmle mücadele konusunda uzman olan Profesör Bruce Hoffman, terörist eğitim videolarında kurbanların boğazının nasıl kesileceği, intihar kemeri ve ev yapımı patlayıcıların nasıl yapılacağı, insanlara sezdirmeden nasıl baskın düzenleneceğinin de aralarında bulunduğu çok sayıda yöntemin öğretildiğini ifade etti.

AA

NUMARA TAŞIMA İŞLEMİ 6 GÜN İÇİNDE TAMAMLANACAK
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/7/6/4/117642.jpgNumaranızı nasıl taşıyacaksınız?
Numara taşıma işlemi 9 Kasım'da başlıyor. Peki numaralar nasıl taşınacak? İşte merak edilenler...

Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, 9 Kasımda uygulamaya konulacak GSM operatörleri arasında numara taşıma işleminin 6 gün süreceğini, abonelerin bu süre içinde cep telefonu hatlarını kullanmaya devam edebileceklerini söyledi.

Acarer, ''numara taşınabilirliği'' uygulamasının 9 Kasımda başlayacağını hatırlattı. Uygulama ile abonelerin telefon numaralarında hiçbir değişiklik olmadan bir operatörden diğerine geçebileceğini anlatan Acarer, cep telefonu numarasını taşımak isteyen abonelerin geçmek istedikleri yani ''alıcı'' operatöre müracaat etmeleri gerektiğini dile getirdi.

Acarer, şöyle konuştu:

''GSM operatörleri kimlik doğrulama işlemlerini yüzde 99 oranında tamamladı. Numara taşımak isteyen abonelerin kimlik bilgilerinin doğrulanması gerekiyor. Numaranın sahibi konusunda bir doğrulama olmazsa kötü niyetli kişiler başkasının numarasını taşıyabilir. Numara taşıma işlemini bizzat numara sahibi yapabilecek. Başkasının adına kayıtlı olan bir numarayı bir başkası kullanıyor olsa bile taşıma işlemi yaptıramayacak.''

Abonelerin başvuru yapmasının ardından alıcı operatörün başvuruyu 2 gün içinde inceleyeceğini ve ardından merkezi sistemde 2 gün sürecek bir inceleme yapılacağını belirten Acarer, verici operatörün incelemesinin de iki gün süreceğini söyledi.

Acarer, numara taşıma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:

''Numara taşıma işlemi 6 gün içinde tamamlanacak. Bu 6 gün boyunca abonelerin telefonu kapalı olmayacak. Müracaat yapılırken doldurulacak formda numaranın günün hangi saatinde aktarılmasının istendiği sorulacak. Burada 3 seçenek olacak: 00.00-08.00, 08.00-16.00 ya da 16.00-24.00 saatleri arasında numaranız taşınabilecek. Çalışanların genellikle 00.00-08.00 saat dilimini tercih edeceklerini düşünüyorum. Aboneler aktarım olayı gerçekleşene kadar telefonlarını kullanmaya devam edebilecekler. Aktarma işlemi gerçekleşirken, bir operatör keserken diğeri alacak. Bunun için iki operatöre de en fazla 15'er dakika süre veriliyor. Bana göre işlem 15 dakikada biter.''

''OPERATÖR DEĞİŞTİ UYARISI''

Cep telefonu numaralarının alan kodları değişmeden başka operatöre aktarılmasının tüketicileri mağdur edebileceğini dile getiren Acarer, ''Daha önce sizinle aynı operatörü kullanan ancak başka bir operatöre geçen arkadaşınızı aradığınızda bundan haberinizin olması gerek. Aksi halde aynı operatörden bir numara ile konuştuğunuzu sanabilirsiniz. Bu nedenle, bir abone A operatöründen B operatörüne geçtiğinde, arayanlar bir uyarı tonu ile bilgilendirilecek. Bu ton numaranın başka bir operatöre geçtiğinin bir ifadesi olacak'' dedi.

Numara taşınabilirliği uygulamasının dünyada örnekleri olduğunu anlatan Acarer, sesli ikazın cazip göründüğünü ancak bunun aboneleri bir süre sonra rahatsız edebileceğini belirtti.

Acarer, ''Kurul kararına göre genel uygulama ikaz tonu şeklinde olacak, ancak 'sıkıntı çıkarsa, sesli ikaz yapılabilir' diyerek operatörlerin hazırlık yapmasını istedik. Aradan bir süre geçsin. sıkıntılar olursa sesli ikazı devreye sokarız'' şeklinde konuştu.

''MUHTEMELEN ÜCRET ALMAYACAKLAR''

Numara taşınabilirliği konusunda, yönetmelikte ''caydırıcı olmayacak ve bu geçiş işlemini engellemeyecek şekilde bir miktar para alınabilir'' ifadesi bulunduğunu dile getiren Acarer, şunları kaydetti:

''Numara taşımadan ücret almak operatörlere kalmış. Operatörlerden bazılarının ücret almayacağı şeklinde beyanları var ama yazılı değil. Muhtemelen geçişi cazip kılmak için almayacaklardır. 'Ben alacağım' diyen operatör de çıkabilir. Oradaki rakamın hiçbir zaman 50-100 YTL olmaması, çok daha düşük olması gerekecektir.

Acarer, operatörlerin numara taşınabilirliğine ilişkin test çalışmalarının da sürdüğünü belirterek, ''Bunların birçoğu başarılı şekilde tamamlandı. Önümüzde 2 aya yakın bir süre var ve testler devam ediyor. Bir takım düzeltmeler tabi çıkıyor ama firmalar sürekli çalışıyor. Ama bana göre süre yeterli, bir sorun çıkacağını zannetmiyorum'' dedi.

''ALICI OPERATÖR KABUL ETMEYEBİLİR''

Numara taşıma konusunda bir sınırlama olmadığını anlatan Acarer, operatöre geriye dönüş olanağı olduğunu söyledi. Acarer, ''Alıcı operatör sizi kabul etmeyebilir. A operatöründen B'ye geçmek isteyebilirsiniz. B sizi istemeyebilir. Siz sıkıntılı birisiniz, sürekli birilerine borç takıyorsunuz. A'dayken borcunuzu ödemeden B'ye geçtiniz ona da ödemeden C'ye geçtiniz. Borç takarak operatörler arasında dolaşıyorsunuz. Sonra tekrar A'ya dönmek istediniz. Bu, benim şahsi görüşüm, operatörleri bağlamaz ama ben kabul etmem. Operatör de kabul etmeyebilir, almak zorunda değil'' diye konuştu.

GSM operatörlerinin abonelerin borçları konusunda ortak çalışma yaptıklarını belirten Acarer, ''Muhtemelen bir süre sonra operatörler arasında centilmenlik anlaşması yapılacak. Kötü niyetliler için ortak bir bilgi sistemi kurulabilir'' dedi.

Acarer, numara taşınabilirliğinin abone dağılımına yapacağı etki konusunda da ''Numara taşınabilirliğinde yüzde 10 civarında hareket olur. Yüzde 10, eşit şekilde mi dağılır onu bilemem ama kesin bir şey var, ciddi bir rekabet olacak. Bu da vatandaşa yansıyacak. Operatörler müşteri çekebilmek için çok önemli imkanlar sunacak'' değerlendirmesinde bulundu.


peaceful 19 Eylül 2008 16:50

İŞTE DİYANET'İN 2010'DA YÜRÜRLÜĞE GİRECEK OLAN EYLEM PLANI
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/1/7/6/3/117636.jpgCuma namazı kılma vakti değişiyor
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2010 yılında 200 camide kütüphane, çay ocağı, derslik ve çok amaçlı salon açacak.

AA muhabirinin Diyanet İşleri Başkanlığı internet sitesindeki ''2009-2013 Stratejik Plan Taslağı''ndan derlediği bilgiye göre, Başkanlık performans hedeflerine ulaşabilmek için gerçekleştirilecek eylemleri 2010 yılında uygulamaya koyacak.

Buna göre, Diyanet İşleri Başkanlığı, uygun olan camilerde bilgisayar gibi teknolojilerden yararlanılmasını sağlayacak. Tarihi ve turistik camilerde ibadet ve ziyaretler yoğunlaştırılırken, ziyaretçilere yönelik hediyeler hazırlanacak.

Camilerde cemaatin namaz dışında da vakit geçirebileceği ortamlar oluşturulacak. Sosyal aktivitelerin artması amacıyla sosyal ve kültürel içerikli programların düzenleneceği camilerde, ayrıca personele halkla ilişkiler ve hitabet konularında hizmet içi eğitimler verilecek.

Kadın ve engellilerin de camilere gidebilmeleri için gerekli fiziksel şartlar oluşturulacak, vaaz ve hutbeler engel gruplarına uygun yöntemlerle yapılacak.

-CAMİLER SOSYAL VE KÜLTÜREL MEKANLAR OLACAK-
Din hizmetlerinin toplumun her kesimine ulaştırılması amacıyla camiler sosyal ve kültürel mekanlar haline getirilecek. Buna göre, pilot uygulamayla 200 camide kütüphane, çay ocağı, derslik ve çok amaçlı salon açılacak. Her ilde ve metropol ilçelerde 10, nüfusu 20 binden fazla ilçelerde 5, diğer ilçelerde ise 2'şer camide kütüphane veya kitaplık yapılacak.

Yeni uygulama kapsamında, camilerin yapımı için de proje yarışmaları düzenlenmesi, seçilen projeler yeni yapılacak camilerde uygulanması planlanıyor.

Kadın din görevlileri için yurt dışı görevinin cazip hale getirilmesini sağlayacak tedbirler almayı planlayan Diyanet İşleri, yurt dışında görevlendirilecek personel için de hazırlık kursları verecek.

-PERSONELİN EĞİTİMİ ARTACAK-
Planda, 2011 yılında işe alınacak personelin yüzde 50'sinin dini yüksek öğrenimli olması, yüzde 2,4'ünün de lisansüstü eğitim alması hedefleniyor. İlahiyat Lisans Tamamlama programına katılan personelin kontenjanının da artırılmasını öngören Diyanet İşleri, lisansüstü eğitimleri için Türkiye Diyanet Vakfından burs ve kredi imkanı sunulmasını planlıyor.

Din İşleri Yüksek Kurulu bünyesinde bir araştırma merkezi kurulması öngörülen plan taslağında yer alan diğer hedefler şöyle:

''-Cemaatin memnuniyeti anketlerle ölçülecek.

-Personelin niteliklerine göre atanacağı camileri belirlemek için çalışmalar yapılacak.

-Güncel dini meselelerle ilgili istişare toplantısı kitabı hazırlanacak.

-Beyin ölümü, ötanazi ve sakat ceninin alınması konusunda araştırma yapılacak.

-Diyanet personeline yabancı dil kursları düzenlenecek.

-Arapça öğrenimi için de 100 personel 1 yıl süreyle Arap ülkelerine gönderilecek.

-Gurbetçilerin çocuklarına 'Kültür Turizmi' ile Türkiye'deki İslami kültür ve medeniyet eserleri tanıtılacak.

-Gurbetçi vatandaşların ve hacıların ihtiyaçlarını tespit için anket ve araştırma yapılacak.

-Cuma namazı kılma vakti mesailere göre düzenlenecek.''

Diyanet'ten bir açıklama daha geldi: Cuma Namazı açıklaması
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, cuma namazı kılma vaktinin mesailere göre düzenlenmesiyle, ''14 asırdır uygulanan namaz vakitlerinde bir değişikliğin değil, sadece geniş katılımla kılınan cuma namazına, çalışan vatandaşlardan arzu edenlerin katılımına imkan sağlanmasının'' amaçlandığı belirtildi.

Açıklamada, kurumun web sayfasındaki bilgiler esas alınarak hazırlanan bir haberdeki ''Cuma namazı kılma vakti mesailere göre düzenlenecek'' ifadesinin,

''Diyanet'ten Müthiş Reform'', ''Diyanet'ten Devrim Atağı'', ''Diyanet'ten Büyük Atılım: Cuma Namazı Saati Değişiyor'' gibi başlıklarla kamuoyuna sunulduğu kaydedildi. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Modern yönetim anlayışı gereği kurumun mevcut durumunu objektif bir şekilde tespit ederek, yönünü ve mesaisini istikbale çevirmek ve uzun vadeli bir bakış açısı geliştirmek için Diyanet İşleri Başkanlığı Stratejik Planı hazırlanmıştır.

Başkanlığımızca 2010-2013 yılları için hazırlanan bu planda, arzu eden vatandaşlarımıza din hizmetlerini ulaştırmak da stratejik bir amaç olarak belirlenmiştir. Bu hedefi gerçekleştirmek amacıyla yapılması düşünülen faaliyetlerden birisi de uzun yıllardan beri kış aylarında yurdumuzun büyük bölümünde, il müftülerinin inisiyatifi ile ihtiyaca binaen cuma ve teravih namazlarının, belli dönemlerde yine vakti içinde fakat belli bir süre geciktirilerek kılınması uygulamasının devam ettirilmesidir.

Bu, dinin ana kaynaklarında açıkça belirlenen ve 14 asırdır uygulanan namaz vakitlerinden bir değişiklik değil, sadece geniş katılımla kılınan Cuma namazının çalışan vatandaşlarımızdan arzu edenlerin katılımına imkan sağlanmasıdır.''


Misafir 19 Eylül 2008 18:29

Sahur'da kayan toprak odaya doldu:2 ölü

Muhammet KAÇAR/PAZAR (Rize), (DHA)RİZE'nin Pazar İlçesi'nde aşırı yağmurda yamaçtan kopan toprak kütlesi, salih yolundaki bir apartmanın zemin katındaki evin duvarını yıkıp içeri aktı. Sahur vakti bir anda toprakla dolan yatak odasında uyuyan oğlu 1.5 yaşındaki Özcan'ı kurtarmaya çalışan babası 25 yaşındaki Hızır Çelik, gelen ikinci toprak dalgasının altında kaldı.
İki cana mal olan olay, bu sabah 04.30 sıralarında Pazar ilçesi girişinde Karadeniz Sahil Yolu'nun kenarında meydana geldi. Aşırı yağış nedeniye yamaçtan kopan büyük bir toprak kütlesi, yol kenarındaki 9 katlı Alpay Apartmanı’nın zemin katının duvarını yıkıp hızla evin içine aktı. Bu sırada eşi mutfakta sahur için yemek hazırlığı yapan, oğlu Özcan da yatak odalarında uyuyan Hızır Çelik, oturma odasındayken kopan gürültüyle yerinden fırladı. Çelik, hızla toprakla dolan yatak odalarına dalıp oğlunu kurtarmak istedi, tam bu anda gelen ikinici toprak kütlesinin altında kaldı. Neye uğradığını şaşıran 24 yaşındaki Yeliz Çelik şoke olurken, yardıma koşan komşuları, talihsiz baba oğulun cesetlerini çıkarabildi. Cesetler Pazar Devlet Hastanesi morguna kaldırılırken, eşini ve oğlunu yitirmenin acısıyla yıkılan Yeliz Çelik hastane önüne çöküp gözyaşı döktü, ağıt yaktı.

YOL ULAŞIMA KAPANDI

Aşırı yağmur Karadeniz Sahil Yolu’nun doğuya giden şeridinin, Rize’nin Pazar ve Çayeli İlçeleri tünel mevkii ile Balıkçılar Köyü mevkinde meydana gelen toprak kaymaları nedeniyle kapanmasına neden oldu. Bazı büyük araçlar çamura saplandı. Ulaşım, yolun batıya giden şeridinden kontrollü olarak veriliyor.


Misafir 20 Eylül 2008 10:24

Şemsiyesiz çıkmayın!
Meteoroloji uyardı: Bu akşam başlayacak sağanak yağış hafta ortasına kadar etkisini sürdürecek

Yurdun batı kesimlerinin bu akşam yeni bir yağışlı havanın etkisine gireceği bildirildi.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, bu akşam saatlerinde Kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de başlayacak gök gürültülü sağanak yağışların yarın, Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun Batısı ile Batı Karadeniz'de devam etmesi bekleniyor.

Bu gece, Kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de, yarın, Marmara'nın Doğusu, Batı Karadeniz, Güney ve Kıyı Ege ile Batı Akdeniz'de görülecek yağışlar kuvvetli olacak.

Rüzgar; yarın, Marmara ve Batı Karadeniz'de kuzeydoğu yönlerden (Poyraz), Güney Ege ve Batı Akdeniz'de Güneybatı yönlerden (Lodos) kuvvetli esecek.

Yağışlı havanın hafta ortasına kadar yurdun büyük bölümünde etkisini sürdürmesi, hava sıcaklığının yarın yurdun iç ve batı kesimlerinde 2-4 derece azalması bekleniyor.

Açıklamada, bu gece; İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Isparta ve Burdur illeri başta olmak üzere Kıyı Ege ve Batı Akdeniz'de, yarın; İstanbul, Kocaeli, Bolu, Düzce, Kastamonu ve Zonguldak illeri başta olmak üzere Marmara'nın Doğusu, Batı Karadeniz, Güney ve Kıyı Ege ile Batı Akdeniz'de görülecek kuvvetli sağanak yağışların oluşturacağı olumsuz şartlara karşı vatandaşların ve ilgililerin tedbirli olmaları istendi.



Saat: 06:13

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık