![]() |
..Seni Düsündüm Yavas yavas düsündüm seni Tohum meyveye durasiya Her ayrintinin girdabina aletsiz daldim Kucagimda midyeler ölü bulundum düslerin kiyisinda Kisa kisa düsündüm seni Göz açip kapayasiya Bazi anlarda takilip anlam aradim Bazi anlari hiç yasamadim aklim kaldi Uzun uzun düsündüm seni Saç sakal karisasiya Kaç kereler uzattim hatirlamam Çelik bileklerim jilet bakislarina emanet Kara kara düsündüm seni Karadeniz bulanip daralasiya Baliklara yuva kurdum Kilavuz kaptansiz bogazimdan geçemeyen silepler dolusu Sakin sakin düsündüm seni Paradokslara anlam sigdirasiya Pasif korucuydum canimin çektigine Bir faydam da dokunmadi insanliga ama Deli deli düsündüm seni Kafami duvarlara vurasiya Deri kemerlerle bagladim bakislarimi tavana Beyaz önlük bendeyse doktor kim? Dolu dolu düsündüm seni Damla bardagi tasirasiya Ekinleri yatirdim müebbete isyandan Ne güzel sariyi ve oragi bilmeyecekler hiç Avaz avaz düsündüm seni Karlar altinda kalasiya Ses tellerimi kopardim sessiz sakin Firlatip attim bilmem hangi dag basinda Sessiz sessiz düsündüm seni. Kanli pusulari yarasiya Safak vakti vuruldu sol yanim Yine de suya inen ceylani kaçirmadim Dura dura düsündüm seni Paraladim kendimi kiyasiya Ayni sabaha uyanamadim Dur durak bilmez sana filiz sürgünüm Sora sora düsündüm seni Bagdat toz duman savrulasiya Ne sorulacak birileri kaldi etrafta Ne de bulunacak bir yer bu köhne zindanda Sira sira düsündüm seni Devrilip raydan çikasiya Her vagona bir duble sigdirdim Yük trenleri ve yalniz makinistleri serefine Ince ince düsündüm seni Kokun odaya dolasiya Yagmurun ilik sesinde sabahladim Vurdum duymaz siyatigimle bacak bacak üstüne Kalin kalin düsündüm seni Agiz dolusu savurasiya Ayrintidaki seytani bulup bogdum Eski yazi tozlu ciltler arasinda bir sabah ezaninda Santim santim düsündüm seni Kilometrelere varasiya Yürüdüm datçadan hopaya yalinayak Hangi sinirsiz gezgin düstü ki benimle yola Nefes nefes düsündüm seni Cigerlerimi dumana bogasiya Soluk soluga kaldim çikmaz yokuslarinda Kaç kibrit çakimi yakinsin son sigarama Doya doya düsündüm seni Sofradan aç kalkasiya, Bölüstüm ekmegimi de her seyim gibi Bir yürek kaldi geride yangin yeri Bilsem ki bana ait... (15.12.2006 – 22:35 IZMIR) .Arsen Altan . |
Gözlerimde dolaşan hayal bulutlarında, Kederli günlerimde dolaştım yollarında. Vefasızca gönlüde düşen her damlada. Islandıkça,ardından ağladım gidenlerin. Gül goncalarında öttü,zavallı bülbül gibi. Göz yaşları susuz yazın özlemidir sanki. Acılarla tüttü gönül,duman karası misali. Hasreti olup çöktü gönülden sevenlerin. kadir karakulakküçük |
istanbul ah ki ciğerin kaç paredir istanbul bu rezil ismin değil mi bizi böyle rüsvay eden ah istanbul ah ah ki ciğerin kaç paredir işte gün doğuyor, yine sabahın altısı uykusuz bir gecenin sonu, yine uykusuz yine gönül kerbela ahalisi kadar susuz işte sabahın altısı, gözler yine iki kan pıhtısı gönül en kırık mızrabıyla hasrettedir bu hasret küllenmez bir haredir ah istanbul ciğerin kaç paredir istanbul ciğerin kaç paredir işte bütün evrende en yalnız adamdır serseriler evladı bu serserin cennet-i alaya gitse dolmayacak yerin yolunun tozu alazının közü denizinin tuzu vuslatın hülyası hasrete tek çaredir ah istanbul ciğerin kaç paredir işte sabahın altısı yine sana çağıran ve acılı bir siren gibi bütün sesleri boğan deli uğultusu yine vahşi, yine zıkkımın dibi, yine derin yine sımsıcak, zemherinin kökü, yine senin tanyerinin çıldırtan kederi. gelmez mi şimdi sana bu serseri marmara aynasında suret-i kız kulesi yanıyor, ıtri bu ihtimal, kesif bir ney taksim ağlıyor. galata’da güvercin kanatlarının sesi, gün şavkında ağlayan bir b****** nefesi, haliç’te demirli vapura aynı anda vuruyor. ah istanbul ciğerin kaç paredir feleğin çarkını iğne deliğinden geçirdim istanbul seni gördüm, gün gördüm, gün geçirdim istanbul aklımda hep rezil ismin, rüsvay ettin beni istanbul serden geçtim istanbul candan geçtim senden geçemiyorum. bir yaprak düşecek bir gün sonbaharından bir avaz geçecek yırtarak göklerini kimseler ağlamasın bu fakirin ardından omuzlarda arşınlayacak bedenim yollarını yok, naçar yok, bu derdimize çare senin ismin bu dilde hep yaredir yanmaz mı ki ciğerinden bir pare ah istanbul ah, ah ki ciğerin kaç paredir Doğu BARAN |
GİT Bir gün terkedeceksen beni Gözlerime bakmadan git Bırakıp gideceksen beni Gönlümü bir daha yakmadan git Bir gün yolda görürsem seni Bakarsam gözlerinin içine Acıma sakın garip halime Yüzüme tükürde öyle git Bir gün seversen benden başkasını Benim seni sevdiğim kadar Yaktıysan kalbini bir başkasının Gelinlik tuvağınla evlende git mehmet kumcu |
MeVSiMSiZ KaR Mevsimsiz kardın benim için, Yağdın sessizliğin mesai saatlerinde Ürkek ürkek düştün aklımın tepelerine Gönlümde çığ oldun, Kaydın hayatımdan Kaydırarak nice hayatları... Eridin karıştın başka mevsimlere... Oysa Ufacık bir ilgiydi beklediğin, Kristal kalitesinde Sulara karıştın, Kırmızı bir sıvı Sızdı içinde. Bir can sızdı. Günler günleri kovaladı, Kalpler saklambaç oynadı Üşüdü eller, Kelepçelenmek istedi Minicik ellerin, Pamuk ellerime... Nice günler unutuldu, Takvim yaprakları soldu Kaydı hayallerim Mevsimsiz bir karın erimesinde_ __Sensizliğin mesai saatlerinde... Ali KUMAK |
AĞIR SAAT Kim ağlarsa şimdi dünyada bir yerde, nedensiz ağlarsa dünyada, bana ağlar. Kim gülerse şimdi bir yerde geceleyin, nedensiz gülerse geceleyin, bana güler. Kim giderse şimdi dünyada bir yere, nedensiz giderse dünyada, bana gider. Kim ölürse şimdi dünyada bir yerde, nedensiz ölürse dünyada, bana bakar. R.M.Rilke |
Düşler Denizinde Karşılama Melodisi Ay şavkımış Düşmüş saçlarına Buğusu gözlerinin Mavi derinliğinde Tane tane yaşlar Süzülür omuzlarıma Uzaklardan selamlar Ilık ılık samyeli Gögkuşağı renklerinde efsane Yediveren gül Kan kırmızı, ellerinde Ellerin Minik ürkek avuçlarımda Doyumsuz bakışlarım Düşmüş üzerine Ve öylece Sürse ebediyete Senden kalan menekşe Bekcisi penceremde Buz kesmiş yatağımda İki büklüm Hasretin, mavi gözlerin Nefes alamıyorum... baran... |
Fırtınamın Meltemi Ol Gittin, arkandan bakakaldım. Bir yıldız gibi kaydın sessiz. Baharlara bir haber saldım. Hiç yapabilir miyim sensiz? Gel, fırtınamın meltemi ol! Varlığın seda sessizliğe. Bir ışık gibi dünyama dol. Alışamadım sensizliğe. Düşüncem sabit, daldı sana. Düşümde bekçi her bir anı. Yanıyorum ben anlasana! Gönlüm sevginin öz vatanı. Necmi Ünsal |
GÖZLERİN Gözler konuşurken,sözler susar. Gözler gelince dile; Ağızda söz nafile... Bir değil bin ömüre Değer senin gözlerin Mehtap gibi gönlüme Doğar senin gözlerin… Kalbime kana kana Akar senin gözlerin Bendeki beni sana Çeker senin gözlerin… Sevdasıyla har gibi Yakar senin gözlerin Bir sevgili yar gibi Bakar senin gözlerin... Bakışı ruhum delip İçime nurun dolup Çölüme yağmur olup Yağar senin gözlerin… Bakışları derince Gülüşü ince ince Kalbim sonsuz sevince Boğar senin gözlerin… Bebeği sevda izli Gâh işveli gâh nazlı Bazen de gizli gizli Ağlar senin gözlerin… Abdullah Atay |
Sana bakmak Güle bakmaktır İçim acır Ellerim kanar Sana bakmak güle bakmaktır Alır götürür bir yerlere Adını koyamam İçiimde bir yanardağ ağlar Bir yerlerde solar rengi aşkın Bir yerlerdde şiirler okunur Aşka deair Sana bakmak güle bakmaktır Zaman durur an olur Söyleyemem derdimi An olur Türküler dile gelir Ölürüm sevdiğm sebebim sensin Sana bakmak Güle bakmaktır Feryadım geceye sığmaz Karanlıkta bir mum erir Tükenirken benliğim Sana bakmak Güle bakmaktır Gül Hadi fatih şahin ışık |
| Saat: 07:31 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık