![]() |
Kacmak istiyorum.. Solgun çığlıklarım bağıramıyorum, Söyleyemiyorum sevinçlerimi, Anlatamıyorum umutlarımı, Haykıramıyorum bu kahrolası yalnızlığımı!.. Bu dizelerde sallanmak istemiyorum artık, Başıboş yaşamak Buralardan uzaklara, Bir daha dönmemek üzere Kaçmak istiyorum!.. Boynu bükük kalmasını istemiyorum Ardımdan hiçbir şeyin Kırılmasını istemiyorum coşkularımın Basit! Göz kapaklarım düştü düşecek Bu aldanışlar beni Belli ki daha çok süründürecek! Küçük bir temennimi fısıldıyorum Buralarda kalmak istemiyorum. |
Acep Nerdedir Yalan dolan ile geçen ömrümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Bir tatlı kelâmdır tüten gözümde Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Bilirim, garibin kimsesi olmaz Evvel dost diyenler, arayıp sormaz Hatırın sormaya kapıyı çalmaz Arıyor gözlerim, acep nerdedir? Yürekte kanayan derttir, hasrettir Gönlü bir virane, Engin gariptir Bir gelse, bir gülse, ol ki cennettir Arıyor gözlerim, acep nerdedir? |
İncinen Gurur Pencereden baktığımda görüyorum Senin yüzün incir yaprağında Senin ürkekliğin duvar üstünde yürüyen Bir kedinin kıvraklığında Aynada dururken görüyorum Kırmızı öpüşün sol yanağımda Dişimi fırçalarken senin ağzın Serin suların berraklığında Rakı devrilmiş masalarda yokluğun Veya benden önce kalkıp gitmişliğin Gece boyu dolandığım barlarda Sarhoşlara tekrarladığım adın Balıkçı kahvesinde,çorbacıda,kenarlarda Dökülmek istemiyorum hayır!.. Çingene çiçekçiler habire yaltaklandığında Bilmediğim soruların açtığı çukuru Yalanlarla doldurmak istemiyorum Seni kaybettim galiba İki taşın arasında kaldım Bu, benim hatam değildi Seni ben çook geç tanıdım Derin acılar bahçıvanı Yüreğime ne ektin böyle... Aşk korkağını bağışlar mı? Söyle... Aramak ne kötü herkeste seni Her gözde bulup yanılmak seni Ah turuncu rüyalar güzeli Hem kendini yok ettin Hem beni Başka ne acıtabilir içimi Yaşım kırkı devirmişken Seni böyle patavatsızca sevmişken Ve, tam aynayı güneşe çevirmişken Başka ne... Seni vefasız aşklara bırakıyorum Yüzümü kırılan bardaklarda ara Düşünme ben ne olurum Sanırım bi daha onarılmaz İncinen gururum.... |
Damla Damla Sen Yağmurları bekleme yeter dön artık Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime Öyle çok özlemişim, seviyorken delice Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime; Bırakda rüyalarda kendim sarayım. Yağmurları bekleme dinsin bu hasret Damla damla gelişin bana huzur vermiyor. Ellerini tutmak için çabalıyorken Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor. Bırakda sana tamamen sahip olayım. Yağmurun kokusuna sardım Tutamadığım kendimi. Damla damla sen Çisil çisil sen Aklıma düşen sen her yağmurda Aklımda bir başka sen oluşuyor Çıktığım yağmur dualarında. Bırakda dualarım günahlarım için olsun. |
Yalan Hadi gidiyorsun Yürekten kan gidiyor,sen gidiyorsun Herşey gidiyor Gökte bulut, dağda kar, düzde kervan gidiyor Solgun bir gül oluyor insan Bir demet kar çiçeği ölüyor, sen gidiyorsun Ne ucuz yaşıyorsun, ne kolay Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun Bakma öyle Ben kanıyorum sen üşüyorsun Kolay değil bir yalan bu Yaralayan koca bir yalan Yalan işte Sevdiğim yalan Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi Yumuşacık sıcak bir yalan Islak gözlerimle geçiyorum Yaralı bir ceylanın kalbinden Ceplerimde kül var Bir yangından arta kalan Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman Herşey bir yalan gibi yandığı zaman Yalnız olduğunu anlıyor insan Anladım ve geçtim Yaralı bir ceylanın kalbinden Aynamı kırdım, fotoğraflarımı yaktım Nasıl da acımasızdım hatıralarıma karşı Nasıl da umarsız Su gördüm düşümde Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu Sonra sabah oluyor Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu Hayır,diyordu bir dağ köylüsü Hiç bir şey için geç değil Ve geç değil Birşey için hiçbirşey Birşey vardı öyleyse,birşey Beni çeken Güneşin dağdasından uzağa Kocaman çayırlara çeken birşey Gümrah ırmaklara Sonra sıcağa sonra acıya Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan birşey Tutsana beni bırakmasana Olsun, yaralasana Olsun, ağrısada Yalan da olsa kalsana Dağ köylüsü aşkın olduğu yerde ben varım SEN OLMASAN DA ben varım Yağmur yağar, saçlarım filizlenir Bir yıldız düşer omuzlarıma Islık çalar, ıslanır, şarkılarımı söyler geçerim kapımdan Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan Tanırlar beni En iyi YALANLARINI alırım onların Adresler sorarım kimseler oturmaz orada Ve kimseler olmaz ben sordukça Dağköylüsü Şimdi gidersen Şimdi git Kalırsan şimdi.. |
Farkında Değilsin Bir mum gibi gözlerinin Önünden eriyip gidiyorum Farkında değilsin Değil Sana erirken dünyanın güzelliklerini sundum Ama sen farkında olmadın Sana hep bir şeyler söylemek istedim Ama sen her seferinde dönüp arkanı gittin Sana dünyanın en yüce şeyini, Sevgiyi tattırdım Sen, ama sen Bana acıdan başka bir şey vermedin Senin bana verdiğin tek şey ise Özlemdi buruk bir kalpte Ben sen giderken yollarını Göz yaşlarımla suladım Ama sen farkında olmadın Sense o göz yaşlarımı bir kurşuna çevirip Yüreğime sıktın Ben seni seviyordum Ama sen farkında değildin Yada öyle davrandın hep Seni seviyorum diyecektim Sen araya hep bir şeyler soktun, Dinlemekten kaçtın Yada bana sırtını döndün hep İşte o zaman, bu zamandır Bu dizeler senin için Bu dizelerde sana söyleyemediklerimi sunuyorum Ve diyorum ki; Hala seni çocuklar gibi seviyorum. |
Rüzgârım Ne ses ver ne soluk sadece dinle Bir ömür saklıdır onun sesinde Ruhuna aşina sırrını anla Yüreğe dolacak uçma hissinde Ayağını yerden kestiği zaman Dimağın durmuştur dilinde amân Çevreni kaplayan bu sonsuz duman Sana da sunulur Kevser tasında Dar bir koridor da kudret nefesi İmanla yırtılır göğüs kafesi Kulağa huşuyla dokunan sesi Bir anda duyulur umut yasında Güneşin yüzünü bulutla silen Mazideki kökü toprağa çalan Yakup’un içinden kopup da gelen Hasretin makamı canın göğsünde Varlığı yaprağı dile getirir Bin yıllık çınarı yere yatırır Dilerse ruhunu tenden ayırır Çürüyen beşerin hayat yasında Rüzgârım meyletmez zahirden yana Hulus’ta endişe ahirden yana Ağuyla birleşen zehirden yana Virane kılacak seni nefsinde |
Farkında Bile Değil Bakmak, görmek değildir... Duymak, bilmek değil... O yüzden farkında bile değil. Gitmek, gelmek değildir... Konuşmak, söylemek değil... Dokunmak, sevmek değildir... Sarılmak sahip olmak değil... O yüzden farkında bile değil. Almak, kabul etmek değildir... Uzanan el hep sende kalmayacak bunu bil... O yüzden farkında bile değil. |
askısının ucundan tutturmuş/ korkunun düştü düşecek beden/ yükseklere ..................................sorgusuz düşse ah, dün bugüne içi gitti işte görünce boş sayfayı ne amaçtı, ne emek tadı buruktu, bitimi bir hoş/ yağmurunun .............................pabucu tek renkti ah, rengârenk gururun görünen hevesti hesapta ödenen ömür dolduğunda sayfa gamzelerin hatırı sayılır ........................................yanakta yoktur çukur ah, içerde yaşanır ne kadar kolay olursa tutunmak o kadar kısa olurmuş ömrü amacın ayak ucundan başlasak öpülesi gönle varır mı dudak? ..................................... ne mümkün ah, o çarpıntıyı unutmak bıkmış ucuza biçilmekten pahalı bir dörtlük olsun en azından, ardından dört dörtlük olsun artmasın zerre anlam .................................. kadınım; .......................................................sen yazsan ah, hedefte ben olsam |
Farzet Ne sen beni gördün ne de ben seni O büyük tesadüf olmadı farzet Tanışmamış olalım artık seninle O sevgin gönlüme dolmadı farzet Farzet ki bir rüyaydı uyandım bitti Farzet ki bir hayaldi kayboldu gitti Farzet ki gözlerim bir oyun etti İki gözüm seni görmedim farzet Artık seni anmam seni düşünmem Sevgilimsin diye koşmam peşinden Uçan küş misali geçtin başımdan Ellerim ellerini tutmadı farzet Farzet ki seninle hiç yaşamadık Farzet ki seninle barışamadık O güzel aşkımız bitti sonunda Mutluluklar dilerim yeni aşkınla |
| Saat: 13:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık