![]() |
Hayvan ne güzel. Kaldır başını bir bak,gökte süzülen doğan, Bize emanet canlar,biLsen hayvan ne güzel. Deryada yüzen balık,yerde zıplayan tavşan, İnsana dosttur onlar,buLsan hayvan ne güzel. Yılan zehri panzehir,hastaya şifa olur, Kimi dertler dermanı,anzer balında bulur. Kendini bilen insan,tüm hayvanları korur, Ruhuna huzur verir,aLsan hayvan ne güzel. Şairdir dilsize dil,düşene destek çıkan, Engin görüşündür bil,tüm tabuları yıkan. Gel gardaş hamisi ol,sana minnetle bakan, Kedin için bir yanlış Silsen hayvan ne güzel. Turnaların adına nice türkü yakılır, Çok sevdiklerimize isimleri takılır. Doğal oyunlarına içtenlikle bakılır, Bozlağından bir nağme, çaLsan hayvan ne guzel. Kuzu kesime gider,koyundur ağlayanı, Kuzu değil şişektir,bol verim sağlayanı. Yenmesin kuzu eti,dokunma yaylayanı, Kuzuları kırlara,Salsan hayvan ne güzel. Deli Mavi Sevdalar hayvana sahip çıktı, Hayvanları sevdirip yeni bir ışık yaktı. Ozan diller ses verdi,semeresi çok şıktı, Hayvanı can bilerek,gülsen hayvan ne güzel. İshak Özlü |
Sevda Kurşunlanıyor Hücrelerimde Hayat sömürünün acımasızlığını kusuyor üzerime Bir dalgaya kurban veriyoruz güveni, *****lik kuruluyor otağımıza Can dediğim... canım dediğim vuruyor sırtımdan İhanet değil sen yakıyorsun canımı Vuran dost olmasa yar olmasa can olmasa Canım yanar mıydı böyle Sevda kurşunlanıyor hücrelerimde Biliyorum... bu; sonun başlangıcı Vazgeçişimin, silişimin hatta nefrete düşüşümün başlangıcı Batar mıydı içime sözlerin Dost dilinden yar dilinden can dilinden dökülmeseydi Kan kusturamazdı izbelerde böyle Tırnaklarımda derimden izler Artık canım yanmıyor, hissetmiyor ki bedenim Elim uyuşmuş yüreğim uyuşmuş beynim uyuşmuş Gözbebeklerimden ateş fışkırıyor Kimseyi görmüyorum Sen dost sen yar sen can olsan da Sevdanı içimde öldürüyorum. Emine Yılmaz |
Adressiz bir mektup gibiyim Oradan oraya Yontula yontula Yılların izlerini taşıyor Göz çizgilerim Bulutlar Benden kaçıyor köşe bucak Şu halime bak Yaprağını döken ağaçlar gibiyim Kırık dökük bi haldeyim.. Mustafa kaya |
Acıyı Yoğuruyorum Yüreğimde Bugünlerde acıyı yoğuruyorum yüreğimde. Tutuyorum usulca bileklerinden, fısıldıyorum kulağına. Ben seni seviyorum. Bugünlerde ben sana susuyorum, acının sırdaşına. Ben tutuyorum acıyı, susarak dindiriyorum biraz. Sonra güneşe bakıyorum, iç çekiyorum rüzgara. Neden; Ben seni seviyorum. Yalana tutunmak var hep, unutuyorum bir an, bağlarını çözüyorum dizimin, titretiyorum ellerimi biraz. Neden; Ben seni seviyorum. Acıyı yoğuruyorum yüreğimde. Senden bana gelen, sonra gitmeyip kalan. Ben seni seviyorum. Ali Osman Seymen |
Eğer gitmeden önce dinleseydin beni Söyleyecek çok şeyim vardı sana Gitmeden önce süzseydin gözlerimi Beki o zaman duyardın içimdeki sesi Ne bileyim, seni seviyorum derdim Gitme, kal bu gece Atma beni sensizliğe Gönlümden geçen her şeyi, ama her şeyi söylerdim Yazıp da veremediğim mektupları tutuştururdum ellerine Ve verip de okumadığın şiirlerimi Kalman için lafa tutardım seni Salakça da olsa bir şeyler söylemeliydim Ve sen bu şekilde gitmemeliydin Bu gidişin geri dönüşü var mı bilmiyorum Giderken senin adınla başlayan plak çalıyordu Sen arkana bile bakmadan gittiğinde Plaktaki şarkıcı senin adını son kez söylüyordu Pili bitmiş bir saat gibiyim Ne kollarım çalışıyor Nede bedenim Söyle, ben sensiz neyleyim Elimi sıkıp hoşça kal demeliydin Terk etmenin de bir şerefi olmalıydı Ufacıkta olsa bir kelime söylemeliydin Ama sen bir elveda bile demedin Gözlerine son kez baktığımda Süzülen yaşları gördüm yanağından Ama sen görmedin gözlerimdeki seni Ve duymadın içimdeki sesi Kalan kalır, istemeyen gider Zorla güzellik olmaz gülüm Sevmek gibi, ayrılıkta kader Bilmek ki sensiz günler nasıl geçer Elimde tutuyorum fotoğrafını Ve son kez dinliyorum senin adınla başlayan plağı Haykırıyorum dağlara taşlara Bilmem ki sen duyar mısın feryadımı. selami çakır |
Bu Ülke / 1 Vurulmak bir şey değil de Hani diyorum Böyle yarım kalmasa insan Kolun yok… Bacağın yok… Yüreğin….Sağlam……… Benden başka herkes Bütün mahalleli sokakta yine Çocuk sesleri kulağımda Yine karşı balkonda komşu kızı Eski yavuklum…Emine……… Eskiden saçlarını okşardım Şimdi ise buradan Ona el sallayacak elim bile yok Bir de ayaklarım Nasıl da hızla çıkardı kapıdan Dünyanın en güzel gözlerine Rüzgar misali koşardım…. Kolsuz bacaksız yaşamak neyse de, Hani diyorum, Bir de yarınsız kalmasa insan……. Uykumda gece düşlerim yok, Bazen dalıp gidiyorum saatlerce Yüzümde gülüşlerim yok, Yüreğim…Yüreğim sağlam…. Köy çocuğuyum ben Başak tarlalarında büyüdüm ülkemin Yabancıydım mayın tarlasına, Yetmedi anamın döktüğü yaşlar Ciğerimi dağlayan bir kurşun yarasına… Sızım geçmedi Gönül bu, kolsuz da olsa Sevmekten vazgeçmedi…. ……………………………………….. Özledim kırmızı ışıkta beklemeyi, Hafta sonları maça gitmeyi, Sahil boyunda saatlerce yürümeyi, Buzdolabının kapağını açıp, Gece yarısı buz gibi soğuk su içmeyi Anamı uyandırmadan…. Özledim otobüse binmeyi Vapurla Üsküdar’ a geçmeyi İşe gitmeyi çalışmayı, Akşam vakti Çamlıca’da bir yorgunluk çayı İçmeyi… Bir de şekeri karıştırmayı Garsonu çağırmadan…. …………………………………. Bu gün Pazartesi Yarısı yok…….. Yiğidim, aslanım demek hoşta Oturmuyor üstüme, Giydiğim gömlek, Bakıyorum Sol kolu, hep boşta… Ayak izlerime küsmüş bu kaldırımlar Çoktan ölmüş içimde ki çocuk sesleri Pencerenin ötesinde yağıyor yağmur Artık saçlarımı ıslatmıyor bulutlar… Bu gün Pazartesi Yarısı yok…….. Oysa çoktan sona erdi Kulaklarımda hala çınlayan Bomba sesi, roket sesi, mermi sesi… Ulaşmış olmalı yurduna İzmirli Musa çavuşun cenazesi…. Annesi…Ah o annesi… Bugün Pazartesi Yarısı yok……. Yürüyemediğim sokağınızda Tam geçiyor oysa evimizin adresi… Vurulmak bir şey değil de Hani diyorum Unutulmak derdine düşmese insan….. ……………………………………… Ateş düştüğü yeri yakar Ellerinde çiçekler Beyaz güvercin uçuranlar… Benden daha mı iyi tanır Ağrı’lı Mustafa’yı……. Kürdoğlu Kürttür, Merdoğlu merttir yüreği… Dedesini anar, gözleri yaşarırdı Onun dilinden anlatırken Çanakkale’yi… Laz İsmail Horon teper başımızda Her oturuşta, bizimle bölüşürdü Memleketinden gelen nevaleyi….. Ben söylemek için kaldım Onlar almak için gittiler O ölümsüz mertebeyi…. Sahi Siz çok… Çok seviyordunuz değil mi Bu ülkeyi….. …………………………………….. Biraz da kendinizi sorgulayın Hani “tam” ya sizin kolunuz bacağınız, Hani siz yürüyorsunuz her gün yollarda… Hani aşklarınız var, Ballandıra ballandıra anlattığınız, Sevişmek sanattır dediğiniz kitaplarınız… Hani kurulmuş rakı sofralarınızda, Çözümcü tartışmalarınız, Akademik araştırmalarınız, Ermeni soy kırımlarınız, İşgalci Mehmetçikleriniz, Kahraman teröristleriniz…. Eğer siz… “Bu ülke” iseniz, Yarım kalmasın cümleniz Tamamlayın bizi… Anlamıyoruz söylediğinizi, Öyleyse Biz, kimiz? ........ Deniz ÜLKEGÜL |
SENSİZ TESELLİLER YAHUT DÜNKÜ SEVGİLİLERİMİZ Gözlerim etrafta seni arıyor Kâr etmiyor artık sensiz tesellilerim Bir an belirip, hep kayboluyor Selimiye’nin rengârenk çinilerinde Daha almadan son hevesimi Şu küçük dünyamı sardı yine gam Duyduk geçmişin ince sesini Ruhumuz yâd ile doldu bu akşam Her zaman görmeye alıştığım yüz Teselli(yi) aratır mey kadehlerinde Dil-i teşneye acı verir tuz Âşık bir serkeştir bu demlerinde Coşarak yükseliyor bütün özlemlerimiz Billur kubbelerle içlerimizde Dün yanımızda olan sevgililerimiz Hayâl edildikçe büyür gözlerimizde Gözlerim etrafta seni arıyor Kâr etmiyor artık sensiz tesellilerim Bir an belirip, hep kayboluyor Selimiye’nin rengârenk çinilerinde salih okumuş |
ANLAYABİLİRSEN GEL Bir kere görünce gülen cemalini Unutmak kolay mı hüsnü halini Eğer anlayabilirsen sen de beni Hiç çekinmeden uzat bana elini Hiç başlamadan sonu görünüyorsa yolun Yine hiç başlamadan bitsin bu oyun Eğer anlayabilirsen sen de beni Hiç çekinmeden git, bu senin sonun Bir kez daha görmek nasip olursa o yüzünü Gözlerimden silemem ki hicranın hüznünü Eğer anlayabilirsen sen de beni Hiç çekinmeden gel, bir bahar günü Gel bekliyorum hayatımın gülü Gülün beklediği gibi bülbülü Eğer anlayabilirsen sen de beni Gel de beraber bitirelim bu ömrü DİLEK ÇAKMAK |
Ben seni o gözlerindeki Büyük ıssızlıkta sevdim Şimdi içimde binlerce yüz Binlerce sen oldun Sevgim çekip alamıyor seni Derin ıssızlığından Büyük bir aşkla sevsem de Sana sonsuz saygım var Yaşıyorsam içimde umut varsa Seni özlediğim içindir Seni bu kadar özlemesem Bu kadar sevemezdimki gizem pares |
KÜL VE DÜŞ I Kanayan bir umudu işliyorsun yüreğime tutsak yağmurların izdüşümüyle II Yedine düştüm aşkın kendimden öte varoluşun fidesinden asi filize III Buhar olan terimiz gökkuşağıydı düşümde ve sevdanın kolları, kavrulan yeryüzüne IV Küllenen düşlerdeyim, gözesinde boğuluyor sularım Alev içer türküler suskunluğun sesinde V Önümde uçurum ardımda kanı tutuşan emek kim bilir belki de bu düş, bu külde yeşerecek Ali Rıza Kars |
| Saat: 05:39 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık