![]() |
Serzenişimdin sitemimdin, Tükenmez denilen kalem bitene, Sönmez denilen ateş sönene dek. Seni yazdım sevgili, Tükenen onlar değil bendim. Yazmakla bitseydi sevdalar, Ağıtlarla tükenseydi aşklar, Kim neyi kime yazacaktı. Kırgın gönülleri, Kırılan kalemlermi anlatacaktı. Kalemi yenilersin, Ateş yeniden alevlenir, Onanmaz yaralar açtığın kalbimi. Nasıl, Kandıracaksın. Dile kolay, Sığsaydı eğer sayfalar, Asırlar boyu sürermiydi aşklar, Ayrılıklar kavuşmalar, Destanlara ilham oldular. Tarihsin yolsun ışıksın, Kim alabildi önünü sevmelerin, Kim set koyabildi sevene sevilene, Sevgi var oldukça, Aşksın insansın. tarık sasaoğlu |
çığlık kendime düşüyorum bastığım her çukurda güneş perdesini örtüyor bir ıslık üşüyor kaldırımda yüreğinden yüreğime yağıyor kar ben...sokağın kuytusunda saklı durak bir nefes mola / sonrası giden yolcular -sür sesime yosunlu köpüğü düşümü gelişinle sar- ayrılığa kesiyor biletimi her istasyon yalnızlık...buğuda terli nefes kendine dönüyor bahçede volta her şarkıda yara alıyor bahar şafağın aynasında yaslı yüz ve gece... gölgesi yasak esmer duvar -tutun kirpiğimden gözüme ölüme daha bir yaşamak var- Ferhat Gülsün |
Bir şarkı tutturmuşum dilime. Geziyorum avare. Hava güzel mi güzel. Değmeyin keyfime. Yemyeşil çimenler bulsam. Sere serpe sırtüstü yatsam. Kafamda binbir düşünce, Gözlerimin önünde akan Beyaz bulutlara baksam. Bir karınca gezer kolumda. Ağzında bir ekmek kırıntısı. Bir serçe gezer daldan dala, Nedir bu kısacık hayatda, Herkesin bu bitmeyen hırsı? Gündüzden geceye döner gökyüzü. Bazen kızılımsı bazen sarımsı. Yaş elliye varınca bilmem, Genç miyim yoksa yaşlı mı? Bir rüzgar yeşillikleri okşar Ve giderek gün ufukta solar. Nereye gitti bu karıncalar? Sarmalayınca karanlıklar beni, Göz kırpar sanki yıldızlar. Hayatı ciddiye alma der gibi. haldun uras |
İzi kalır gecenin gözleri örter sensizliği iner korkular yalnız şehrin limanlarına... şimdi; zaman sendir ve seni aramaktır tenhalarda bulurum ümidiyle savruluştur savruk rüzgarlara belki de kurtuluştur, ölüm sıcaklığında güneş yanmaktır... durulmuştur hayatın kesitleri çıkmaza uğrar düş ve şiir yolunu yitirir öksüzlüğün arifesinde söner söner söner Aytekin Orhan |
DAHA ADINI BİLE KOYAMADIM Dönelim artık eski günlere Gidelim yine parklara bahçelere Kabahatimi biliyorsun Neden artık sevmiyorsun Şansım yok mu hiç Yalnızlık bana göre değil Benim yerim senin yanın Yeniden sev beni Hiç bitmesin bu sefer Sabahlar uzak olsun Yaşanan geceler hatırlansın Seni sevdiğim her gün için şiir yazdım Sonuncusu dündü Bugün ise yeniden yazdım Sanki hiç yazmamış gibi Her satıra adını yazdım Hiç duymamışım gibi Seni seviyorum bile diyemedim Sevmekten öte ama Daha adını bile koyamadım. Semih Çağdaş |
Yapraklar Susuzluktan kurumuş, buruşmuş sanmayın "Yazık oldu" deyip evhamlanmayın Bir âlemden başka bir âleme İbadet şuurunda, iner yapraklar *** Semazen gibi döne döne inince onlar Vazife bitti, yok olacak sanmayın Hüzünlenmeyin hemencecik Bir candan başka bir cana, can katar yapraklar *** Yaprak toprağa, toprak yaprağa hasrettir Tüy hafifliğinde, hazan serinliğinde iner Vuslatın ta kendisidir, tasalanmayın hemen Baba ocağından ana kucağına iner yapraklar. *** Keder elem yok! Ayrılık acısı yok onlarda Bir vazifedir yapar durur, ücret yok onlarda, Gafil insandan tek farkı; Allah’ı zikreder durur yapraklar Salih Ağrak / 3/4/2007 |
su taşı tenim ağır bastığım yerde dar zaman gam buğusu yiten gün kilide uymayan kar içinde yürümenin mora kesik acısı döşümde aksine seyir bir deli volkan umutların kaygan sırtında sık soluğum rengine aralık buse kapısı marazından serkeş söverin ehlî yetisizin rotasına istifi manasız bedlik esamesine bu isyan cebimde yalnız bir bilet düşevim ömr'e gökkuşağı mendil dört ucu derin yanık eşelendikçe sonsuz çıngılar serpilir göğe dilin kalpe köprüsünde an sesim çığlık türküler söyledim şiirler yazıp tığ teber bulut penceresinden bakın gelişime ey! kesik damarlarıma sürdüm mevsimsiz içimin cam ormanından füsun nağmeler yazdım omzumda uyurken yaprak yıldız tüy düşüren dolunayda zayi etmeden sevdalı yüzümün kucağında kum sağnağı aczinizin yanılgı küpünde farketmediniz S.Sevinç YILDIZ |
Anladım diyemem ki ! Suçluyum. Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi. Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim. En kötüsü beni koyup gitmendi O, öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz. Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi? Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Belirsiz-İz / Karmaşa Bekledim günlerce 'yalan' sözünü Bitti mi hevesin aşkı yormadan? Özledim kavgalı, asık yüzünü Yiter mi öfkeler bana sormadan? . Yalnızlık büyüttü sana hasreti Suskunluk başlattı her müebbeti İnadın yok etti bütün serveti Atar mı yüreğin sevgi sarmadan? . Yokluğuma çare bulduysan eğer Sırlanmış anılar düşleri boğar Pişmanlık utançsız kar olur yağar Yeter mi baharlar yaza varmadan? . Bensiz de geçecek ömrün kalanı İnanmazsın ama bilmem yalanı Dönersen kalbime sevgi alanı Batar mı karanlık güne vurmadan? . 05 Mart 2007 Nesrin Göçmen |
O Her şey onun suçu Hasretinde yalnızlığında sebebi o Seni özleme nedenlerimin de Geceleri isyana yeltenen yüreğimi Sıkıştıran da o Sadece o Seni benden alıp giden de Beni beklemeye mecbur eden de O Ve sen Kurtul da gel artık Bırak birazda o sensiz kalsın Bırak her şeyi onun olsun Adına yazılmış şiirleride Her köşe başında çalınan şarkılarınıda Bırak Bir kere de sen onu terk et de gel, Beklemeyi benden devralasın Yıkıp da gel artık onu Adı uzak şehir İstanbul kalsın Sen gel de hasretinle İstanbul yansın. Aysun Çarkacı MUTLULUK OYUNU Gözler herzaman gördüğünde değil, Görmek istediğine inandı. Düşler ısrarla mutluluğu kovaladı, Ama hep en yakın olduğu anlarda kaçırdı, Belki de mutluluk aldatmacasıydı bu gönlün Var olması gerektiğine inanılan ama hiç var olmayan. İşte yarısı polyannacılıkla geçti bu sefil ömrün. Dünyada bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük; Kendi kendini kandırmak,inandırmakmış budalaca... Sonra elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi, Hiç olmayan mutluluğunu aramak. Cevabı alınamayacak sorular sormak kendine. Mutluluk oyunu bu geç de olsa sonunda anlaşılan, Ama asıl kabusu uyandıktan sonra görülebilen... Bu oyunu kazanabilenler için sonsuz bir umut Kaybedenlere ise hayatta yüzleşebilecek kadar gerçek ve somut... Özcan Öğüt |
| Saat: 01:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık