![]() |
Belki Birgün Anladın geç olsada sevginin anlamını Gözlerine dolarsa yaşa anılarını Sakın yine ağlama kader oyun oynadı Asla kavuşamazsın ihanetler ayırdı İnan böyle değildi yaşanan sevda Gidiyor olsanda bana deme elveda Belki bir gün yine buralarda Elbet dertleşiriz sevgilim olmasanda Sen böyle değildin nasıl birden değiştin Yoksa ben mi değiştim inan anlayamadım Ellerin ellerimde ne yeminler etmiştin Bende seni çok sevdim belki saklayamazdım Unutmuşsun halimi sevgi dolu kalbimi İşte yine bu yerde tanımıştım ben seni Dalgalar ıslattıkça bizim sahilleri Bil ki ben ağlarım dönmeyeceğim geri Bil ki ben yanarım anarsın bu günleri Hoşça kal sevgilim al mutlulukları ger |
Bu nasıl şehir Bu ne biçim su, bu nasıl şehir Şişede İstanbul, masada İstanbul Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım Nereye gidersen git, orada İstanbul. Ümit Yaşar OĞUZCAN |
Islanıyorum Yağmur ol, derinden ve sessiz yağ üstüme Serinliğin, bırak işlesin iliklerime Şarkılar biriksin ayaklarımın gölgesine Damla damla aksın coşkun denize Yüreğim yorgun umutlar biriktiriyor Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Bulutlar ihanet safları kurmuş Ağıyor yeryüzüne, ıslanıyorum Aralıksız damlalar vuruyor yüzüme Kan revan gözlerim suda boğuluyor Sözler diziliyor boğazıma Susuyorum derinden ve sessiz Islıklar karşılıyor dönüşümü Rüzgarın savurduğu bulutlar gibi Savruluyorum şehirden şehire Şehirler, ıslak bir akşamda Yavru ceylanı bekleyen avcılar gibi Eller tetikte izleniyorum Yağmur yağıyor, ıslanıyorum dolu dolu Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Ağlıyorum, ellerim başımda Ah deniz, bütün suç senin Unuttun beni bir sahilde Bir gölge izliyor derinden ve sessiz Islak bir yağmur zamanı Islanıyorum, damlalar vuruyor yüzüme Kan revan gözlerim suda boğuluyor. |
Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
ÖZLEDİM SENİ.. özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... |
Issız Gece Issız gecelerle kapadım üzerimi sen yokken Ve ıssız gecelere yazdım yalnızlığımı Ağladım sabahlara kadar hıçkıra hıçkıra hiç durmadan Gözyaşlarımı deniz yaptım senin için Kimi zaman hayllerimi yüzdürdüm Kimi zaman hayallerimle birlikte ben de Boğuldum kendi denizimde Ama seni sensiz yaşamayı öğrendim artık Ya sen Zifiri karanlık gecelerimde ışığım olmayı düşündün mü hiç Ya da Teselli bulduğum sigaramda nefes nefes içime çektiğim Duman olmayı Nerde Sen ölümden öte sevmeyi nereden bileceksin ki Nereden bileceksin ki Bu adam seni sensiz yaşarken her gün ölecek Söyle Nereden bileceksin... |
Kurban Oldugum Gel bizim bahçeye gez seher vakti Ahu bakışına kurban olduğum Tercan seli gibi taşmış bendinden Coşkun akışına kurban olduğum Yarim bahçesinde esiyor yeller Değmesin hoyratlar esiyor yeller O kalem parmaklar kınalı eller İnci takışına kurban olduğum Sineleri aktır bir oğul balı Dile getiriyor ahrazı lalı Kuşanmış yeşili bağlamış alı Tavus nakışına kurban olduğum Bir ay gibi şavkı vurmuş obaya Seni gören aşık düşer sevdaya Çekmiş barhanayı gider yaylaya Keklik sekişine kurban olduğum Daimi’yim deniz misin ağ mısın Çiçek açmış bahçe misin bağ mısın Sen bir volkan mısın yanardağ mısın Beni yakışına kurban olduğum |
Issızlığa Sığınırken Gecenin ağırlığında uyumaz yüreğim Sevdaya doğru açılır yelkenler Kıpırdar benliğim arar kendini Bordrosunda çığlık çığlığa sular... Bir bahara kaçar gönlüm Issızlığına sığınırken gurbetin Düşerken yaralı bedenime sevdası Yanar dalgası çığlık çığlığa... |
GÜLERKEN YÜZÜN Gülerken yüzün Dem çeken bir güvercinin sesini İçin için büyüyen çimenleri Baharda lunaparkı, bayramyerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyi Gülerken yüzün Aşıyor geçmişin acılarını Kendini yarına değiştiriyor Gülerken yüzün Sanki çarmıhını kırmışsın Senin ve ardından geleceklerin Aylası alnına düşmüş gecenin Oturmuş ağlıyor kendisi Bunu öyle candan öyle yürekten Öyle bir tutkuyla istiyorum ki Aklımda hep öyle kalmalısın |
İçim Titreyerek Dün yine yürüdüm Bomboş kaldırımları ve sokakları İçim titreyerek Bir sigaramın dumanı birde denize vuran hayalin vardı sanki koca şehirde, Yıldızlar ve ay ışığının altında Seni düşünüyordum bu gece yine Havanın soğuk olmasına aldırmıyordum, İçim titriyordu ama seni özlediğimden, hasretin vuruyordu ama derinden, göz yaşlarım akıyordu ama kalbimden Senin resmine bakarken bu mısralar dökülüyordu kendiliğinden belki özlemi,belki hasreti, belki yalnızlığımı anlatıyordu bu bitmeyen mısralar.. |
| Saat: 13:01 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık