![]() |
Güzel bir günde yedi renk Mevsimindeyiz aşkın Girdaba çekilse de gönül yollarım Aşkın varken sol yanımda Suya doymuş toprak rehavetindeyim Yıllar geçse de acımasız Bitmeyecek bitmez aşkım Sana adak sana sunak kalbim Sönmemiş aşk kırıntım Bahar yüzlüm güneş gözlüm Toz duman etti aşk bizi Her kırıntım dönse de küle Küllerim döner yangına Bedenimiz olsa da toprak Kalacak mevsimin tek rengi Anılarla kalacağız yaşamda Kuşların temposunda esecek Esecek ılık bir meltem Karışacağız şarkımızla rüzgara Dalınca bakışlar Kış mevsimi vurunca aşka Süzülüp düşeceğiz bakışlara Umuda göz kırpar gibi Olacağız kardelen Sıradağları aşıp açacağız gönüllerde nurten tarım |
Adsız Bir Çiçek Rengini dünyaya ilk defa sunan Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim Sevgilim Bana "sen bir şairsin" dediğin zaman. Yalnız sana yazıyorum bu şiiri İstersen bir şiir gibi okuma Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu Soğuklar başlayınca havalanıp Millerce yol katettikten sonra Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle. Ve yazmış olacağım bir de Her dönemde her çağda Sevdanın kendine özgü diliyle Kaynak: Sevda İle SevgiEdip Cansever |
Çaba Bir tek sen değilsin, sevmeyi bilen, Yıllarca severek, sevgisiz kalan. Sevda sana göre, en büyük yalan, Bendeki sevgiyi anlayamazsın Yüreğim ne kadar, vurgunum dese, Gönlün gömülmüştür, kuşkudan sise. Sana her yaklaşan, sahtekâr ise, Bendeki sevgiyi anlayamazsın. Yapyalnız gidersin, kendi yolunda. Aç kurt gözleri var, sağ ve solunda. Kâbuslar gördüğün, aşk masalında, Bendeki sevgiyi anlayamazsın. Sevda yarasıyla, kaldıktan sonra, Suçlayacak seven, bulduktan sonra, Sen hakim, ben suçlu, olduktan sonra, Bendeki sevgiyi anlayamazsın. Gönül denizinden, bu kadar çaba, Zemzem doldurmakmış, bir dipsiz kaba. Aşkım bende kalsın, katma hesaba, Bendeki sevgiyi anlayamazsın. Mehmet Nacar | |
E Mİ Kırık bir eylül güneşi gibi etkisiz Gözlerinden bana yayılan. Gözlerime değdiğinde bütün günahlarının bedelini ödüyormuşcasına Cehennemin narında yanan kalbim, Üşüyor şimdi gözlerinden. Üşüyor bedenim Birazdan yattığım yerin kapısı açılacak, Alıp yıkayacaklar beni Sonra,gözlerim ıslak ıslak gideceğim Asla olmayacağın bir yere Orada da olma E mi.... Necdet Bayraktar |
Bu ne güzel koku böyle, bu ne güzel koku. Gül bahçesinden yoksa gelen o mu? Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu? Bu ne güzel koku böyle, bu ne güzel koku. O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor, yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne? Bu nasıl yüz böyle, bu nasıl ışık? Bu nasıl ay böyle, bu nasıl güneş? Mağaradan mı çıktı, dağdan mı iniyor, o yalnızlığın adamı, o dost? Boş yere arama şarap testisini sen. Koklama onun ağzını sen boş yere. Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu; dostum, onu sen kendin gibi belleme. Yolda o yapayalnızsa ne olur? Başında sarık yoksa ne çıkar? Ne bundan güneşe bir leke olur, ne ayın gösterişine zarar. Bu gece uyuma dostum, uyuma. Bir kolayına getir onu bul. Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o. Bu gece uyuma dostum, uyuma. Biz duvara asılı duran resimleriz. Bizi yapan ressamın varlık şavkı duvarın üzerine bir vurdu mu, bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız Onun servi boyu bir göründü mü, bakarsın dünya güllük gülistanlık. Kalktı bir salındı, kendini bir gösterdi mi. bakarsın kıyamet koptu gitti. Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o. Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi. Sustum artık ben, sustum artık Bu şiir utanıyor ondan. Mevlana Celaleddin Rumi |
http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10149.jpg http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10149-isim.jpg Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile... Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsın. Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman başkalarında aradım seni, başka yüzlerde, başka ellerde aradım. Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim. Nasıl olsa gelecektin birgün. Ve işte geldin de! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin. Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana. Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim. Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık. Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma. Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin, mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri beraberinde sürükleyerek gideceksin. İşte o zaman yoklukların en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım. Ergeç gideceksin; beni anlayamadan, beni sevemeden gideceksin. Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden, tesellisiz bir hüzün kalacak. Yıllardır aradığım sendin ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım. Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden... Geldin ya! Şimdi herşey güzel seninle. Yürümenin, konuşmanın, nefes almanın bir başka anlamı var artık. Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde... Ümit Yaşar OĞUZCAN |
Sensizlik Ölüm Geliyor Biliyormusun canım seni öylesine ölesiye sevdim Her gece her gündüz bekledim Bekledikçe sevdim dedim Şimdi figanları yazıyorum İnan sevdan yüreğime adını kazıyor Ne yapsan sevgim bitmiyor Yalan riya değil yüreğimden adın silinmiyor Sensiz gündüzüm gecem geçmiyor Yoksun hayatım çekilmiyor Artık uzaksın çok uzak sesin gelmiyor Hergeçen gün yüreğim yanıyor Gittin gözlerim umutsuz arıyor Sensizlik bana ölüm geliyor Sevdam yalandı demek zormu geliyor Bunca vefasızlık vicdansızlık çekilmiyor Suna Ay |
ZAMAN YOK Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın. Söylemek istemediğin sözler dilinin ucunda. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini, hepsini yüzüme vuracaksın. Zor duruyorsun. Kibarlığından. Ya da doğru kelimeleri arıyorsun hâlâ... Yok... Boşuna arama. Sevginin arkasında bıraktığın her hece kaybolmuş sayılır... Derin bir kuyuda onlar şimdi; ulaşılmaz, karanlık, dipsiz... Bırak orda kalsınlar. Onlar çirkin. Dokunsan elini, dilini yakarlar. Canını acıtırlar. Benim de... Yüzünden, gözlerinden, dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir melodiyi ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte, kızgınsın... Senin olmayanları bırak, bana kendi kelimelerinle ulaş... Haydi söyle! Bağır, çağır, yüzüme haykır ama kızgınlığını yüreğinde saklama ne olur... Gözlerini kaçırma benden. Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle. Affedeceksen şimdi affet beni... Zaman yok. Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini uzaklara vurman... Ben de bekleyebilirim kır çiçeklerinin,Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya mesafeler koyman... Yollar, duraklar doğru değil... Bilesin. Boşuna bu kaçışın... Alıp kendini başka yerlere götürmen yeterli değil. Ben buradayım. Tam burada. Hiç değişmedi yerim. Bildiğin yerdeyim. Bildiğin gibi... Doğru değil bizi parçalaman. Kabul et bunu. İçin böyle istemiyor, farket, anla... Dokunacaksan şimdi dokun bana... Zaman yok. ıslak çimenler arasından boy atmasını... Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu bulanık denizin, küçük sandalları sahilde bir o yana, bir bu yana yatırmasını, ben de... Evet, ben de önce şiirler söyleyebilirim sana, sonra küçük çekingen notlar gönderebilirim. Doğru kelimelerin peşinde, ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de... Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde yanına gelip, ilk serin geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için... Ben de yüreğimi nadasa bırakıp bir süre, bir başıma labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de... Ama bunu yapmıyorum görüyorsun. Önce sevdiğimi bilmen gerekiyor diye düşünüyorum. Yaşam bunun ardından geliyor. Adımlarım böyle daha sağlam. Buna inanıyorum, bunu yaşıyorum... Hadi sen de yap bunu. Seveceksen şimdi sev beni... Zaman yok! Fügen Ünal Şen |
http://www.balcanet.net/resima/cubuk/siir10138-cbk.jpg http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10138.jpg SOR KENDİNE BENİ Sor sevdiğim, Sonra kağıttan gemiler yap, Yelkenleri olmayan, Direkleri mavi bildiğim, Sor beni gördüğün her buluta, Sevdalıların hatırına, Geceleri yıldızlarda parlayan, Denizlerin suskunluğuna bırak beni, Ve çek gökyüzümü üzerine, Dalıp git hayallerin sonsuzluğuna, Çocuklar çıkarsa karşına, Gülümse, uzat ellerini, Ceplerinden çıkarıp verirler sana, Tenimde gizlenen dudak izlerini, Şaşırma, Sabah olacak birazdan, Sor beni yağmurlarına, Sor sevdiğim Ve pencereden bak bakabildiğin kadar, Gördüğün son noktada, Seni seyretmekteyim... |
Yıllar Sonra seni aradım yıllarca ansızın gönlüme girdin işte ben der gibi aldın beni gerilerden bahar mısın sen yoksa bir liman mı ne olduğunu bilmiyorum ama bu ateşi tanıyorum keşke dedin mi hiç ben şimdi söylüyorum hele o bakışlarını görünce ah keşke diyorum bu bulutlar benim seninle paylaşmak istiyorum şu batan güneş te ellerini tutmak istiyorum yarını boşver düşünme benimle bu günü yaşayalım birlikte yarın belki olmayacak ömrümde ama öleceksem öldür beni o güzel gözlerinde saçların uçuşuyor tıpkı düşlerimdeki gibi bakışlarındaki sevgi alıp götürüyor beni nesin sen bahar mı, liman mı yoksa alnıma yazılan kaderim mi Murat Yılmaz |
| Saat: 05:39 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık