![]() |
İçindeki Nefret Şekilde olduğu gibi, Elindedir. Gönlünün anahtarı. Rekabete girme, İçindeki nefretinle, Faili meçhule dönme sende, Elindeki mektubu verip de, Karanlık yola girme, Aydınlığı olmayan karanlığı seçip de, Rekabeti attın bir kenara şimdi, Aydınlığı olmayan karanlığı da, Yazdığın mektubu koydun bir kenara, şimdi Aydınlığı alıp koy kalbinin bir kenarını da Zahmetsiz olur bu kalış… (Ya bir de gidiş…) |
İşim gücüm budur benim, Gökyüzünü boyarım her sabah, Hepiniz uykudayken. Uyanır bakarsınız ki mavi. Deniz yırtılır kimi zaman, Bilmezsiniz kim diker; Ben dikerim. Dalga geçerim kimi zaman da, O da benim vazifem; Bir baş düşünürüm başımda, Bir mide düşünürüm midemde, Bir ayak düşünürüm ayağımda, Ne halt edeceğimi bilemem |
İğrenmek- Sevmek Farkı Bir serçe böcek yakaladığı zaman kendisini dünyanın en mutlusu sanır Çünkü zannederki bundan daha güzel yiyecek olamaz diye, Oysa bir güvercin iğrenir o yemden. Biz insanız, insanda bazen mutluluğu kendisi yaratır Hemde çok defa tam da Bir diğerinin cehennem ettiği, iğrendiği yerde. Bizde iç değerlerimizden bir şeyler kaybetmeyelim. Ne kadar geçmişe bağlı olsakda , iğrenmeden yaşamayı öğrenelim, İğrenmeden sevelim........ Dünya bir akımdır,sürükler veya batırır bizi Bizler bu akımda yüzüyoruz, yönetmiyoruz. Horoz ötünce güneş doğmaz,güneş doğunca horoz öter. Kör olan göremez tanrının kıvılcımlarını,sinyallerini.... Birbirimizi süzgeçten geçirip cüruf olarak görmeden Kendimizi beğenmişlik denizinde boğmadan Her insanda bir renk olduğunu anlayarak.............. Bunu ancak gözlemleyen anlar vede hiç şaşırmaz mesela, Karnı tok olan , aç beynin felsefesini çözemez Sen aç kalırsan yahut o doyarsa anlarsın felsefesini....... En iyisi şöyle düşünmeli bin yıllık çınar yaşadıda, bir günlük böcek yaşamadımı. Bizde kısa yaşamımızda kendimiz dışında bir canlıyı sevelim Bu kedide olsa, köpekde, çoçukda,kendi evimizdeki bir yapma bir çicek olsa bile....... Ama sevelim Kendimiz dışında birini iğrenmeden |
Elde Var Hüzün söyleşir evvelce biz bu tenhalarda ziyade gülüşürdük pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının ne meseller söylenirdi mercan koz nargileler zamanlar değişti ayrılık girdi araya hicrana düştük bugün ah nerde gençliğimiz sahilde savruluşları başıboş dalgaların yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller elde var hüzün o şehrayin fakat çıkar mi akıldan çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması sırılsıklam aşık incesaz kadehlerin mehtaba kaldırılması adeta düğün hayat zamanda iz bırakmaz bir boşluğa düşersin bir boşluktan birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün |
İhanetin Kalmasaydı Bari Bakışların vardı ; Beni alıp götüren, Baktıkça,derinliğinde yüzdüren. Bakışlarını severdim, Bakışların kalsaydı bari.. Sözlerin vardı ; Sessizliğimi bölen, Söyledikçe,sonsuzluğunda eriten. Sözlerini severdim, Sözlerin kalsaydı bari.. Gülüşün vardı ; Gönlüme giren, Gülümsedikçe,gölgesinde dinlendiren. Gülüşünü severdim, Gülüşün kalsaydı bari.. İhanetin vardı ; İnsanlıktan bezdiren, İhanet ettikçe,iliklerime işleyen, İhanetini hiç sevmedim ki, İhanetin kalmasaydı bari.. |
BİLİRMİSİN SEVMEYİ SEVİPTE YAŞARKEN ÖLMEYİ YAĞMURUN ALTINDA UMUTSUZCA YÜRÜMEYİ BİLİRMİSİN UZUN YOLLAR GİTMEYİ SONUNDA TERKEDİLMEYİ BİLİRMİSİN SÖYLEMEK İSTEYİPTE SÖYLEYEMEMEYİ... ŞU DÜNYADA GÜLMEMEYİ AĞLARKEN ,YILDIZLARA BAKARKEN, YAĞMURU İZLERKEN, DAİMA ONU DÜŞÜNMEYİ... BİLİRMİSİN KARŞINDAKİ NE İSTER SANA NE SÖYLER SÖYLEDİKLERİNİ ANLAYABİLMEK YETER SÖYLE BİLİRMİSİN SEVMEYİ UMUDUN OLMADANDA BEKLEMEYİ ÖLÜMÜN ARTIK VIZ GELDİĞİNİ KOLAY DEĞİL SEVMEK KOLAY DEĞİL UMUDUN OLMADAN BEKLEMEK SEVİLDİĞNİ HİSSETMEK, ANLADIN MI ŞİMDİ YAŞARKEN ÖLMEK NE DEMEK? BİLİRMİSİN SEN SEVMEYİ ÖLÜMÜN BAŞLADIĞI YERİ, GERİYE DÖNÜŞÜ OLMAYAN YERİ HER SEFERİNDE EBEDİ SEVGİYİ, BİLİRMİSİN SÖYLE BİLİRMİSİN SEVMEYİ?... |
Büyülü GülümseyişHer gülüşünde, İçimdeki çocuk topaç çeviriyor arka bahçelerde misket oynuyor, ağaçlara tırmanıyor.. Yani her gülüşünde yüzünün, bu adam haylazlığa uyanıyor... Bilemezsin nasıl bir başka gülüşün; Nasıl ki güpe-gündüz kaybolmak içinde, çocukça bir düş’ün... |
AŞK RESMİGEÇİDİ Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yine de görmeyi çok isterim, Kolay mı? İlk göz ağrısı. İkincisi Münevver Abla, benden büyük Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları Gülmekten katılırdı, okudukça. Bense bugünmüş gibi utanırım O mektupları hatırladıkça. .............. çıkar .............. dururduk mahallede ......................... halde ............ yan yana yazılırdı duvarlara ................... yangın yerlerinde. Dördüncüsü azgın bir kadın, Açık saçık şeyler anlatırdı bana. Bir gün de önümde ******verdi Yıllar geçti aradan, unutamadım, Kaç defa rüyama girdi. Beşinciyi geçip altıncıya geldim. Onun adı da Nurinnisa. Ah güzelim Ah esmerim Ah Canımın içi Nurinnisa. Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın. Ama ben pek varamadım tadına. Bütün kibar kadınlar gibi Küpe fiyatına, kürk fiyatına. Sekizinci de o ***un soyu. Elin karısında namus ara, Kendinde arandı mı küplere bin. Üstelik ....... Yalanın düzenin bini bir para. Ayten@di dokuzuncunun adı. İş başında şunun bunun esiri, Ama bardan çıktı mı, Kiminle isterse onunla yatar. Onuncusu akıllı çıktı ....... gitti ......... Ama haksız da değildi hani. Sevişmek zenginlerin harcıymış İşsizlerin harcıymış. İki gönül bir olunca Samanlık seyranmış ama, İki çıplak da, olsa olsa, Bir hamama yakışırmış. İşine bağlı bir kadındı on birinci, Hoş, olmasın da ne yapsın, Bir zalimin yanında gündelikçi. .........leksandra Geceleri odama gelir, Sabahlara kadar kalır. Konyak içer sarhoş olur, Sabahı da işbaşı yapardı şafakla. Gelelim sonuncuya. Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, Eşit olsak der. İnsanları sevmesini bilir Yaşamayı sevdiği kadar. Orhan Veli KANIK |
İki Kısa Bir Uzun Ansızın bastıran yağmur Bahçedeki lambaların önünden Hızlı hızlı geçmeye başladı. Işığın altında yağmur Tıpkı mors alfabesi gibiydi İki kısa bir uzun İki uzun bir kısa.. O iki uzun bir kısa İki kısa bir uzun mesaj Belki de sendendi Gecenin ilerleyen saatleri olmasa İnip ıslanmak isterdim yağmurlarda Toprak kokuyordu Beton şehrin yüreğinde Ve nedense maziye Götürüyordu beni Birden bir ışık belirdi İçimdeki yalnızlığıma Bir gün gelecek ve O Gelecek İki uzun bir kısa İki kısa bir uzun.. Akıp gidiyordu yalnızlığım Yağan yağmurlar birlikte.. |
BİR DÜŞÜN İÇİNDE BİR DÜŞ Alnına konsun bu öpüş! Ve, şimdi senden ayrılırken, İtiraf edeyim ki- Günlerimi bir düş Sayarken yanılmıyorsun; Ama, umut gitmişse uzaklara Bir gece ya da bir gün Bir görüntüde ya da bir şeyde olmaksızın Fark eder mi bu yüzden? Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz Yalnızca bir düş içinde bir düş. Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının Haykırışları içinde duruyorum: Ve altın kum taneleri Tutuyorum avucumda- Ne kadar az! Ama nasıl da Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine Ben ağlarken - ben ağlarken! Ah Tanrım! Daha sıkı Tutamaz mıyım onları? Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız dalgadan? Bir düşün içinde bir düş mü bütün gördüğümüz ve göründüğümüz? |
| Saat: 23:51 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık