![]() |
günlük Kadının Günlüğü Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum. Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek, cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var. Bugün Cumartesi, bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor. Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız... Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana saldırmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında bir şeyler geveledi.Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın, hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş. Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor. Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın? Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım "neyin var?" diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. "Yok birşeyim" diye geçiştirdi. O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile. Belki de kilo alıyorum. Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı, ama eller hissiz, parmak uçları soğuk... Stepe başlasam? Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar. Bitti...Bittti...Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım. Erkeğin Günlüğü: Öf be, Beşiktaş yine yenildi.. Ama, kurufasülye güzeldi |
YAŞAMAK, SEVMEK ve ÖĞRENMEK Öğretmenin adı bayan Thompson'du ve 5.sınıf öğrencilerinin önünde ayakta durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, onlara baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Bu mümkün değildi, çünkü orada en önde, sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı. Adı Teddy Stoddard. Bir önceki yıl, bayan Thompson, Teddy'i gözlemiş, onun diğer çocuklarla oynayamadığını; giysilerinin kirli ve kendinin de hep banyo yapması gereken bir halde olduğunu görmüştü ve Teddy mutsuz da olabilirdi. Çalıştığı okulda bayan Thompson, her öğrencinin geçmişteki kayıtlarını incelemekle de görevlendirilmişti ve Teddy'nin bilgilerini en sona bırakmıştı. Onun dosyasını incelediğinde şaşırdı. Çünkü; birinci sınıf öğretmeni: "Teddy zeki bir çocuk ve her an gülmeye hazır. Ödevlerini düzenli olarak yapıyor ve çok iyi huylu... Ve arkadaşları onunla olmaktan mutlu..." diye yazmıştı. İkinci sınıf öğretmeni: "Mükemmel bir öğrenci, arkadaşları tarafından sevilen, fakat evde annesinin amansız hastalığı onu üzüyor ve sanırım evdeki yaşamı çok zor.." diyordu. Üçüncü sınıf öğretmeni: "Annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babası ona yeterince ilgi gösteremiyor ve eğer bir şeyler yapılmazsa evdeki olumsuz yaşam onu etkileyecek.“ diye yazmıştı. Dördüncü sınıf öğretmenine gelince: "Teddy içine kapanık ve okula hiç ilgi göstermiyor, hiç arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor." demişti. Şimdi bayan Thompson sorunu çözmüştü ve kendinden utanıyordu. Öğrenciler ona güzel kağıtlara sarılmış süslü kurdelelerle paketlenmiş yeni yıl hediyeleri getirdiğinde kendini daha da kötü hissetti. Çünkü Teddy'nin armağanı kaba kahverengi bir kese kağıdına beceriksizce sarılmıştı. Bunu diğer öğrencilerin önünde açmak ona çok acı verdi. Bazıları, paketten çıkan sahte taşlardan yapılmış, birkaç taşı düşmüş bileziği ve üçte biri dolu parfüm şişesini görünce gülmeye başladılar, fakat öğretmen, bileziğin ne kadar zarif olduğunu söyleyerek ve parfümden de birkaç damlayı bileğine damlatarak onların bu gülmelerini bastırdı. O gün okuldan sonra Teddy öğretmenin yanına gelerek; "Bayan Thompson, bugün hep annem gibi koktunuz" dedi. Çocuklar gittikten sonra öğretmen yaklaşık bir saat kadar ağladı. O günden sonra da çocuklara okuma, yazma, matematik öğretmekten vaz geçerek onları eğitmeye başladı. Teddy'ye özel bir ilgi gösterdi. Onunla çalışırken zekasının tekrar canlandığını hissetti. Ona cesaret verdikçe çocuk gelişiyordu. Yılın sonuna dek, Teddy sınıfın en çalışkan öğrencilerinden biri olmuştu. Öğretmenin, hepinizi aynı derecede seviyorum yalanına karşın Teddy, onun en sevdiği öğrenci olmuştu. Bir yıl sonra, kapısının altında bir not buldu. Teddy'dendi. Tüm yaşantısındaki en iyi öğretmenin kendisi olduğunu yazıyordu. Ondan yeni bir not alana kadar 6 yıl geçti. Notunda liseyi bitirdiğini ve sınıfındaki üçüncü en iyi öğrenci olduğunu ve bayan Thompson'un halâ hayatında gördüğü en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu. Dört yıl sonra, bir mektup daha aldı Teddy'den. O arada zamanın onun için zor olduğunu çünkü üniversitede okuduğunu ve çok iyi dereceyle mezun olmak için çok çaba sarfetmesi gerektiğini yazıyordu. Ve bayan Thompson halâ onun hayatında tanıdığı en iyi öğretmendi. Daha sonra dört yıl daha geçti ve bir mektup daha geldi. Çok iyi bir dereceyle üniversiteden mezun olduğunu ama daha ileriye gitmek istediğini yazıyordu. Ve halâ bayan Thompson onun tanıdığı ve en çok sevdiği öğretmendi. Bu kez mektubun altındaki imza biraz daha uzundu. Theodore F.Stoddard Tıp Doktoru. İlkbaharda bir mektup daha aldı bayan Thompson. Teddy hayatının kızıyla tanıştığını ve evleneceğini yazmıştı. Babasının birkaç yıl önce öldüğünü, bayan Thompson'un düğünde damadın anne ve babası için ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Tabii ki oturabilirdi. Bayan Thompson törene giderken özenle sakladığı birkaç taşı düşmüş olan o bileziği taktı, Teddy'nin ona verdiği ve annesi gibi koktuğunu söylediği parfümden sürmeyi de ihmal etmedi. Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Teddy, onun kulağına "Bana inandığınız için çok teşekkürler bayan Thompson, kendimi önemli hissetmemi sağladığınız için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de..." diye fısıldadı. Bayan Thompson gözünde yaşlarla ona karşılık verdi: "Yanılıyorsun Teddy... Ben değil, sen bana öğrettin. Seninle karşılaşıncaya kadar ben öğretmenliği bilmiyormuşum..!! |
"Her insanın duygu ve düşünce dünyasının temel taşlarını, yaşadığı olaylara verdiği anlamlar, çıkardığı sonuçlar oluşturur. Anlam veremediği olayların oluşturduğu bir dünyaya ise tamamen yabancıdır. Bu anlamsızlığın gideriliş biçimlerine göre insan tipleri ortaya çıkar: Şüpheci, vurdumduymaz, tutucu, akılcı vb. İşte insanlar hayatla böylece bütünleşip ruhlarında duydukları anlamsızlık kaygısını yenerler. Fakat bu kaygı bazen gitgide büyür, içinden çıkılamayacak bir duruma gelir. O zaman yapılacak tek şey, yabancı olduğunuz bu dünyayı kendi kurallarınıza göre yönetmektir." (Uyanın ve Hayal Kurun) |
Asla Bitmeyen Konu... Görmeyi bilen 1 göz için, lütuf da kahır da aynıdır..; İnsan zulmeder, kader adalet eyler.. |
we yine elinde hiç birşey kalmadı yaşanan tüm tecrübe sana bir ders olmadı gittin onun için elinde patladı kaybettin hırs yaptın dudakların çatladı we yine dilinde yok etme lafları doymadınmı zalim insan bırak artık safları çok ilginç çok sahte we geçersiz kozları baymadınmı hain insan bırak artık pozları :msn_party {dejawu} |
ANNE DUASI.. Musa Aleyhisselam bir gün: Ya Rabbi, Cennet'te benim komsum kim olacak,bana bildir de gidip onunla görüseyim, dedi. Musa Aleyhisselama söyle vahiy geldi. Falan beldeye git! Orada·çarsinin basinda bir kasap dükkani var. O dükkanin sahibi olan kasabi gör! O veli bir kulumdur. Yalniz bilesin ki, onun çok önemli bir isi vardir. Çagirirsan gelmez. Iste o senin cennetteki komsundur. Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti. Kasabi buldu ve ona : Ben sana misafir geldim, dedi. Kasap Musa Aleyhisselami tanimiyordu. Ona Hos geldin deyip bir kenara oturttu. Dükkanda ki isi bitince de alip evine tötürdü. Evinin bas kösesine oturtup çok ikramda bulundu. Musa Aleyhisselam, ev sahibini dikkatle takip ediyordu. Ev sahibi kasabin ocakta çömlek içinde, et pisirdigini gördü. Et pisince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayirdi. Bunlari bir tabaga koyup, bir kenara birakti. Sonra bir et parçasi daha çikartip, onu da misafiri Musa Aleyhisselam'a ikram ederek dedi ki: "Benim önemli bir isim var. Sen beni bekleme yemegini ye"! Sonra da yanindan ayrildi. Önemli bir isim var deyince, Musa Aleyhisselam, önemli isi nedir diye merak etti ve gizlice kasabi takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam'in yanindan ayrildiktan sonra, yandaki odaya geçti. Duvarda asili duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsiz bir kadin vardi. Kadina küçük küçük parçaladigi etleri yedirdi. Karnini güzelce doyurduktan sonra, altindaki kirlenmis bezleri aldi yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yikayip astiktan sonra ellerini yikayip Musa Aleyhisselam'in yanina geldi, Daha yemege baslamadigini gören kasap sordu. "Niçin yemege baslamadiniz"? "Musa Aleyhisselam Sen bana zembildeki sirri söylemedikçe bir lokma bile yemem". Dedi. "Mademki merak ettin anlatayim": Ey misafir, bu zembildeki benim yasli annemdir. Çok yasli oldugu için takatten düstü. Evde bakacak baska kimsem de yok. Evlenecegim, fakat hanimim annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum. Ise gittigimde herhangi bir hayvanin kendisine zarar vermemesi için onu gördügün gibi bir zembile koydum. Her gün gelip iki ögün yemek yediriyorum. Diger hizmetlerini de görüp gönül rahatligiyla isime gidiyorum. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki: "Ancak anlamadigim bir sey daha var". Sen annene yemek yedirip su içirdikten sonra, dudaklarini kipirdatip birseyler söyledi, sen de AMIN dedin. Annen ne söyledi ki amin dedin ? Annem, her hizmet edisimde Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam'a komsu eylesin diye dua eder. Ben , hiç ihtimal vermedigim halde, bu güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük Peygamberle komsuluk edebileyim. Onunla komsuluk edebilecek ne amelim var ki. O zamana kadar kim oldugunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki : "Ey Allahin sevgili kulu, ben Musa'yim. Beni sana Allah-u Tealâ gönderdi. Annenin rizasini kazandigin için Cennet-i Â'lâyi ve orada bana komsu olmayi kazandin". Kasap hemen kalkip Musa Aleyhisselamin elini öptü ve sevinç içinde yemegini yedi... Allah-u Tealâ bizleri anne sefkatinden mahrum etmesin ve anne bedduasindan uzak kilsin.... AMİN.... |
Bu Konu Bitmez.. Bitkisel Hayata Girdim ama Hiç Önemli Değil. Maksat Yeşillik Olsun :msn_party |
ÇATLAK KOVA ÇATLAK KOVA Hindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. “Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.” “Neden?.” Diye sormuş sucu. “Niye utanç duyuyorsun?” Kova cevap vermiş. “Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.” Sucu şöyle demiş: “Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum.” Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş: “Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.” Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Tanrı’nın büyük planında hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz. |
Çikolatayı Erkeklere Tercih Etmek İçin Sebepler 1. Ne zaman istersen mutlaka bir cikolata bulursun. 2. Cikolata yumusamisken bile seni tatmin eder. 3.Araba kullanirken ayni anda cikolatani yiyebilirsin. 4.Cikolatayi aylarca ayni halinde muhafaza edebilirsin. 5.Annenle babanin gozlerinin icine baka baka cikolata yiyebilirsin. 6.Cikolatayi biraz sert isirirsan sana NAPIYOSUN BEE diye bagirmaz";)" 7. Ayni cikolatayi paylasan iki insana, ister biri kadin biri erkek olsun, kimse "ayy sapik" demez. 8. Cikolata ona bagimli olmandan korkmaz. 9.Cikolatani masanin ustune koyup yersen is arkadaslarin sana"aramizda bi manyak var"der gibi bakmaz. 10. Tanimadigin birine cikolata ikram edersen PAAAT diye tokadi yemezsin. 11. Cikolata yemek daima zevklidir, dolayisiyla yerken zevk aliyormus gibi yapmana gerek kalmaz. 12. Cikolata seni hamile birakmaz. 13. Cikolatayi ayin her gunu yiyebilirsin. 14. Iyi cikolata bulmak kolaydir. 15. Ardarda diledigin ce$itte cikolata yiyebilirsin. 16. Kimse cikolata yemek icin fazla genc/fazla yasli degildir. 17. Gecenin korunde kom$ularini uyandirmaktan korkmadan rahatca cikolata yiyebilirsin. 18. Cikolatanın buyuklugu ve uzunlugu onemli degildir.. |
Bayanlar ustunluklerini yazmislar... Erkeklerde parantez icinde cevaplarini eklemisle Alıntı:
1- Sigaradan sararmis biyiklarimiz yok... (Valla ben de biyiksizim. Cevremdeki erkeklerin cogu biyiksiz. Biyikli olanlarinda cogu sigara icmiyor...) 2- Arabamizin yolda patlayan lastigini degistirmeyi bilmesek de olur. (Arabalar hakkinda bilmediginiz yegane sey lastik degistirmek mi ???) 3 - Pantolon giymek bizim icin fizyolojik olarak en az etek kadar rahattir. (Bizim zorlandigimizi kim soyledi ki?..) 4 - Kisiligimiz kullandigimiz arabanin beygir gucu ile dogru orantili olarak degismiyor. (Haklisiniz...Sizin kisiliginiz beraber oldugunuz erkegin cuzdan gucu ile degisiyor...) 5 - "Damsiz Girilmez" sozcugu bize bir sey ifade etmiyor... (Sizin giremediginiz yerlerin yaninda bizim damsiz giremedigimiz yerler devede kulak kalir, yavrummmm). 6 - Kirmizi isikta yanimizdaki arabanin bizden once cikmasi yada bir aracin bizi sollamasi hicbir sey demek degildir. (Bizim icin de cevremizdeki diger hemcinsimizin sahip oldugu mucevherat veya uzerindeki pahali giysi hicbir sey demek degildir...) 7 - Bedensel hareketlerimiz vucudumuzdaki olasi kaslari belirginlestirecek diye bir zorunlulugumuz yok... Kas olacak diye de bir zorunlulugumuz yok hatta. (Selulitler olmayacak gibi bir zorunlulugunuz var ama. Yaaaa...) 8- Kozmetik urunleri ve estetik cerrahinin olanaklarindan sonuna kadar yararlanabiliriz... (Buna hic bir itirazimiz yok. Lutfen aynen boyle devam edin...) 9 - Asik oluyoruz... Korkmadan. (Biz robot muyuz len? Bizde oluyoz. Azicik odumuz patliyor ama neden olanlar utansin...) 10 - Duygusal sacmaliklar adina kredi sahibiyiz...cicek ve cikolata istiyoruz.... (Istediginizin hepsi buysa sorun degil. Aliriz...Madlen mi olsun bitter mi?..) 11 - Evde, banyoda, kil- tuy dokmeyiz... (Hayiiiirrrrr...Yalaaaannnnnn.....Kuvetteki, lavabodaki, yataktaki ve yemekteki saclarin cogu size ait...) 12 - Her sabah tras olmak zorunda degiliz. (Valla ben tras olmayi agda yaptirmaya tercih ederim sahsen...) 13 - Bebeklik albumlerimiz sirtustu ve cirilciplak resimlerimizle dolu degil... (Yigidin mali meydandadir...) 14 - Ucan tekmelerle birbirimizin agzini yuzunu kirdigimiz sporlar yapmiyoruz... (Vahsi bakislarla birbirinizin gozunu oydugunuz kiskanclik, haset, cekememe sporlariyla yeterince ugrasiyorsunuz...) 15 - Para cuzdanimiz bir sure sonra kavisli ve yuvarlak bir sekil almiyor. (Bizim de cantamiz zamanla bavula donusmuyor..) 16 - Horlamiyoruz.... (Halt etmissiniz. Hatta hickirmiyor, gegirmiyor, sayiklamiyor ve hapsurmuyorsunuz da. Yoksa siz insan degil misiniz?..Size Afrodit diyebilir miyim? ) 17 - Az bildigimiz bir sey uzerinde cok fazla konusabiliriz. ( Yani cok konusup, hicbir sey soylemezsiniz... Marifetmis gibi ovunmezler mi birde...) 18 - Birbirimize, beklenmedik yikici sonuclar dogurabilecek essek sakalari yapma adetimiz yoktur. ( Cevrenizdeki diger hatunlar hakkinda senaryo dedikodular uretmek gibi bir adetiniz var ama...) 19 - Sanat eserlerinin %90'i kadinlardan esinlenmistir. (Sanat eserlerinin %90'i erkekler tarafindan gerceklestirilmistir.) 20 - Ciglik atabiliyoruz... Sevinince, uzulunce, korkunca... (Nara atabiliyoruz... Her zaman...) 21 - Askere gitmiyoruz.. (Hamile kalmiyoruz...) 22 - Kol saatimizin ayni zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olmasi gerekmiyor. (Cantamizda ruj, allik, pudra, yedek corap, ped, islak mendil, vs. tasimamiz gerekmiyor..) 23 - Dogumgunu, evlilik yildonumu gibi ozel gunleri parmagimiza kirmizi iplik baglamadan da hatyrlayabiliyoruz... (Utuyu fiste, yemegi ocakta, arabanin anahtarini kontakta unutmuyoruz. Bunlar daha faydali...) 24 - Bulasik makinesini calistirmak icin muhendislik egitimi almamiz gerekmiyor. (Diger elektronik cihazlari kullanabilmeniz icin gerekiyor ama...) |
Kelebeğin ömrü ne kadardır?.. |
kelebegin omru 1 gundur .ama kelebek dunyanın en guzel hayvanı |
kelebeğin ömrü bir gün değil, üç aydır. Ömrü bir gün olan "ephemeropter", yani "birgün" sineğidir. ;) |
Çıkartacaksın Elden Sözler Den Den Silahınız Benden Şiparisiniz Benden Zem Zem Suyu İçin Nerde Sana Taktığım Künyen? :msn_party Bitmeyen Konu Bitmeyen Sözlerim :D |
Sevgili Sevgilim ; nerden Baslıyacagımı Bilmiyorum daha dogru baslamaya sunacak kanıtım yok... Bu mektubu okudugunda Ben cok uzaklardada olmıcam ama utancımdan bir süre görünmemeyi düşünüyorum. .. özür dilerim Ben edebiyat dersini sekerleme saati olarak gören biri oldugumdan mektubuda beceremem... ama Napim senin karsına cıkmadan yapabilcegim tek cıkar yol buydu... arastırmadım sanma günlerce yalvardım o senin sarısın arkadasın varya bi e - mail icin az tostumu gazoz umu icmedi haniii... Ama sonuc kullanılmayan bir e mail... neyse konu dagıldı.. Ben seni ilk gördügüm günden beri hep seni düşünüyorum herseyinle seni yanlıs anlama Kişiligini... Zamansız yerlerde aklıma takılıosun... Kalbim yerinden fırlıcak gibi .... kalp ti işte hassdiya Sayfa eksik.... anlıcan seni Cok seviyorum sabahları o yüzdendir saatte 60 km le giden servisinle yarısmam o yüzdendir dakka bası yanındakine bişiler sormam o yüzdendir hic sevmedigim almanca sınıfına yazılmam ve o yüzdendir sana günaydın demek icin Okul kapısının biblosu olmam... Nedendir bilmiyorum beni ne cekti bilmiyorum Gözlerin yüzün gülüsün... Gecen pazartesi giydigin dekolte aman .... konusman yürümen hersey olabilir ama Sunu sölim cok ama cok Hoşafıma gidiyosun..Sana cıkma teklif edicim ama nasıl yapılır bilmiyorum... ehiii benle cıkarmısın desem komik diye cıkarmısın yada O cok sevdigin Justin gibi sacımı 5 numara yaptırsam aa güzel olmus dermisin ?http://www.hepbiri.com/html/emoticons/wub.gif Kafayı yedi diyosun biliyorum ama yemedim matematik dersinden beri benden cok soguksun ama gercekden ben o Yavrumu mehmete sölemistim... Seni köpek gibi seviyorum eger bu yazdıgımı okuduysan gayet ciddi oldugumu anlamıssındır.. Gerci yazdıklarımı Buraya kadar mektubu ucak yapmip okumussan bu bile bana yeter... Benimle cık ne olur... Sensiz olmaz bak sınıfta kalırım benle cıkmassan... bak eger cıkmassan Cantanı tenefuste karıstırıp bulduklarımı anlatırım ya shey yani yere düşmüş... Kopya cekiyo diye adını cıkartırım bak en sevdigin kazagını askıdayken vişne suyu dökerim bak.... Benle cıkkk ben seni cok ama cok seviyorum.. Sen yoksan ben Ölürüm ölürüm ölürüm.... walla bunu mehmet yazdı .... Senden Cok ama Cok hoşlaşıyorum Cevabını bekliyorum Güzel kız Ama ne olur cevabın Olumlu Olsun Cool'un kölen olimmm |
Artık hiç şüphem kalmadı... Bir şeyler karşısında mahvolmak... ...ve bir şeyleri, özellikle de iyi olanları mahvetmek yaradılışımdan geliyor... hadi bakalım... |
MUTLULUK NEREDEDİR? Mutluluk; Cana can katanımla bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesinderir. Tedirgin edilmeden uyunan bir toprak parcasındadır. Bir bahar sabahında cıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir. Sıcak bir günün bitimine doğru birdenbire esiveren serin bir yeldedir. Güvenli bir düşüncenin aydınlıgında, sıcasık bir omuzun, dizlerin yumuşaklığında sevi'sinde, uygun bir sesin titreşimindedir. İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir. Bakkaldan alınan bir paketi taşırken dergilerden yapılmış kesekâğıdında gözucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. Günün ilk aydınlığında, gecenin son karanlığındadır. Özlenen can tadının meyva çiçeği tadına dönüşümündedir, renk renk duyguların oluşumunda bilinmeyen renklerin şekillenmesindedir, yüreğin dudaklarındadır. Bir annenin oksayışında, bir babanin bakışında, bir can'ınn dokunuşunda, çocuğun gülüşündedir. Bir ayrılışta dudaklara can ateşiyle konan öpücüktedir. O Can Sesini Duymaktadır. Yarınları istemektedir. Mutluluğun Sırları
Ailesi ve kendisini seven hiç kimsesi olmayan bir yetim kızla ilgili çok güzel bir masal vardır. Kendini çok ama çok üzgün ve yalnız hissettiği bir gün, çayırda yürürken, bir çalıya küçük bir kelebeğin takıldığını görür. Kendini kurtarmak için çabaladıkça, dikenler onun narin bedenini daha çok hırpalar. Küçük yetim kız dikkatle kelebeği kurtarır. Uçup gitmek yerine, kelebek güzel bir periye dönüşür. Kız gözlerine inanamaz. Peri, kıza, "Senin eşsiz iyi kalpli davranışın için, sana bir dilek dileme hakkı veriyorum."der. Kız bir an düşünür, sonra "Mutlu olmak istiyorum." der. Peri "Peki" der, ona doğru eğilir ve kulağına fısıldar. Sonra da ortadan kaybolur. Kız büyüdüğü sürece, ondan daha mutlu kimse yoktur. Herkes ona mutluluğunun sırrını sorar. O ise gülümser ve "Sırrım, küçük bir kızken iyi kalpli bir periyi dinlemiş olmamdır."der. Yaşlanıp, ölüm döşeğine düştüğünde, komşuları etrafına toplanırlar. Sırrının da onunla birlikte yitip gitmesinden korkmaktadırlar. "Lütfen bize söyle" diye yalvarırlar. "İyi peri sana ne dedi?" Sevimli yaşlı kadın gülümser ve "Bana şöyle söyledi" der:"ne kadar güvende, ne kadar yaşlı ya da genç, zengin ya da fakir olursa olsun herkesin sana ihtiyacı var" Ruh Sağlığı İçin... Öylesine güçlü olun ki, hiçbirşey huzurunuzu bozmasın Dostlarınıza değerli oldukları duygusunu verin Her şeyin en iyisini düşünün.. Geçmişin hatalarını unutun ve onlardan yararlanın Neşeli davranın ve herkese gülümseyin.. Kuşkular karşısında çok düzeyli, Öfke karşısında çok olgun, korkular karşısında çok güçlü ve sorunlar karşısında çok mutlu olun ki, bu saydıklarımızla başedebilin... |
Asla Bitmeyen Konu... :D EspRileR:D - Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır...- İlahi Azrail sen adamı öldürürsün - Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı. - İki tür insan vardır: "İki tür insan vardır." diyenler ve demeyenler. - İnsanlar üçe ayrılır: Saymasını bilenler, Saymasını bilmeyenler - 1960 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur, duyurulur! - Bilmemek ayıp değil, Yeter ki çaktırma... - Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar. - Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın. Çok zevkli oluyor... - Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım! - Abi beni niye anlamıyorsun. Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var? - Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın - Ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz?... O zaman aya gidin. - Beş bin kere söyledim abartmayı bırak - Son gülen sen olacaksın, çünkü geç anlıyorsun. - Bir şeyleri hatırlayamama ihtimaliniz şeye bağlıdır, şeye, hmmmm, kahretsin! - Bu tüp bebek hatalı; Hep gaz kaçırıyor... - Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki!.. - Çocuğun biri bir gün kafasını ıslatmadan şampuanlamaya başlamış. Annesi de: -Olum hiç saç ıslatılmadan şampuanlanır mı? deyince çocuk: Ama anne bu şampuanda "kuru saçlar için" yazıyor!!! - Temel, Fransa'ya gitmis. Tabelada Fransa yazıyomus!! Oda "AAA! Burayı da mı Sabancı aldı?" demiş! - Adamın biri bir gün eczaneye sinek ilacı almaya gitmiş ve eczacı ona "Sineğinizin nesi var acaba?" demiş. ------------------------------------------------------------------------------------------------------- ....eSen.... |
cehennemde söylenecek şarkılar: mazhar alanson - yandım kayahan - allah'ım neydi günahım orhan gencebay - batsın bu dunya muslum gurses - son pısmanlık celik-dongi dongi... cehennemde çalmasına gerek yok.nerede çalınırsa orayı cehenneme çeviriyor zaten nalan - afffettt yanıyorum affettt.. banu alkan - neremi neremi... kayahan - cehennemde yansın bu dilim bir yemin ettimki dönemem.. duman - beni yak, kendini yak... şaka değil yanıyorum tutmayın beni megadeath - welcome to hell sertab erener'den : yanarım yanarrrııııımmm, ne yapsam yanarııııımm yanarııım yanarııım, gun gecer yanarım tsm den : sensiz cennet bile surgun sayilir... almora'nın cehennem geceleri isimli şarkısı kendim ettim kendim buldum... feridun düzağaç - alev alev |
Bu 2 sözü seviyorum..
|
İslama Uygun Flört (*)abdul: hatice, benimle cikar misin? cikar misin? cikar misin? hatice: evet evet evet (*) hayrunnisa, bu aksam benim evimde cagri filmini izlemeye ne dersin? cola turka ve saray krakerlerim de var... (*) abdullah: fatma bu geceki ilahi konserine iki biletim var gidelim mi? fatma: hayirlisi olsun abdullah... (*) humeyni: tüm gece seni düsünüyorum fatima, sabahlari abdestim kacik uyaniyorum... fatima: ayyy igraaancsin!... destur de... (*) - bir huri kadar güzel gözlerin var gülbenaz... - deme öyle abdülrezzak, bi fena oluyorum... - derim valla, 3. karimdan bile güzelsin... - ay cok utandim... (*) - hayrunisagül, ben ciddi bir iliski düsünüyorum, evlenmelik, söyle sen ne dersin? - allah derim abdülmuttalip! - elhamdülillah (*) - seni begendim, kendime müstakbel zevce olarak sectim, yarin aksam hazirlan da gülhane'de gezelim, birbirimizi taniyalim... - ay bilmem ki... kikir kikir... bi gören olur ikimizi basbasa... - yok. basbasa degil, benim iki hatun da gelecek. hava almis olurlar. - ... (*) - her sabah ezaninda uyandigimda aklima siz geliyorsunuz. keske 5 vakit birlikte olsak... (*) - allah seni inandirsin, son kirdigim cevizin bir yarisinda allah, diger yarisinda deniz yaziyordu... - öyle mi nazim? - evet askim, billahi ya... - valla bu iste sanki bi ugursuzluk var ama peki nazim. - askim! denizim! ha?!? evet, sanki... (*) - birer hurma yeseydik beraber? (*) - allahin izni peygamberin kavli ile benle cikar misin kevsersu? - tabii mücahitcan neden olmasin? - hadi gel öyleyse, yeni cami'de güvercinlere yem vermeye gidelim. - tamam, sonra da eyüp sultan'a romansimiz daim olsun diye dua etmeye gidelim mücahitcan. |
Masallar Hep Mavidir... Bir gün sen geçmiş zamandın Bense yanımda anlamlarım Gezinirken uzaklarda, akşamlarım her şey geçer demiştin geçmeyen şeyler var şarkılarımda günlerce bekledim üzerimde bıraktığın etki geçsin diye... olmazdı, olmadı da zaten... ben aşktan korkardım... korkulan başa gelirmiş, korktum ve geldi başıma... seni o ilk gördüğüm anda hissettiğim şeyle başa çıkamadım... geçsin diye bekledim. geçmezdi bilirdim, geçmedi de zaten... aklımda kalan bir anlık bir bakıştı sadece... ve ben, bir sonraki bakışın için hayaller kurarken yakaladım kendimi günlerce... günlerce gözlerimi kapadığımda o bakış geldi gözlerimin önüne... yok saymak istedim olmadı, yapamadım... geçmeyen şeyler vardı... sen vardın... artık masmavi bir masal vardı... bir durak var yüreğimde beklerken hep geciktiğim sürüklerken beni sana mevsimlerim her kaçış kendini yakalar kaçamadığım şeyler var şarkılarımda; kaçtıkça senden, sana yakalandım. aşktın sen. kaçtıkça aşktan, mavisi yüreğime bulaştı... olmazdı artık, yapamazdım... olmadı, yapamadım, kaçamadım… bu masalı yazmalıydım... mutlu aşklar da yazılmalıydı. başladım yazmaya... “Her aşk bir mavi masal, anlatılmayan” Demiş şarkıda.. Şimdi mavi bir masalı yaşıyorken seninle... tek bir cümle dökülüyor dudaklarımdan... “İyi ki sen mavisin.'' İyi ki bu bir masal” ne olur izin verme, bitmesin bu mavi masal… |
Kırmızı Başlıklı Kız'ın Hazin Sonu: Anneannesini yiyen kurtla, bu vahim olaydan 5 yıl sonra sade bir törenle evlendi. Dünyaevine nikahtan giren Kırmızı Başlıklı Kızın bu mutlu evlilikten Bobi, Tobi ve Hüsrev adlarında 3 eniği oldu. Eşinin anneannesini yediği için vicdan azabından ölen Kurt, sonunda tiner ve bali batağına düşerek intihar etti. |
seni en güzel hallerinle hatırlıyorum parlayan ela gözlerinle çocuksu masum gülüşünle Hayat dolu sesinle En güzel hallerinle hatırlıyorum VE bana geri döneceğin günü bekliyorum Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti.Canım acıyor ve seni çok özlüyorum..... |
* Abartılı Şatafatlı Körlük * Asılsız Şehvet Kandırmacası * Alışılmadık Şablonlar Kaosu * Ah Şu Kadınlar * Abuk Şempanzeler Kulübü * Aman da Şahlanıyor Kıratım (Cesur aşk) * Anında Şebek Kontenjanındasın (Aptal aşk) * Asla Şaka Kaldırmaz (Ciddi aşk) * Açılmayan Şemsiye Kanatması (Terk edilmiş aşk) * Amorti Şansına Kalmış (Umutsuz aşk) * Azıcık Şampanya Koyayım mı? (Art niyetli aşk) * Anında Şakkadanak Kapılmışım (İlk görüşte aşk) * Aman Şablonu Kırmayalım (Sıradan aşk) * Ağrısız Şahsiyet Kanatılır (Karşılıksız aşk) * Arada Şizofrenlik Kaçınılmaz (Platonik aşk) * Aman Şahan Kaçmasın (TV programı aşkı) * Abi Şampiyonluk Kesin (Takım aşkı) * Abramovich Şevçenko'yu Kapacak (Transfer aşkı) * Avrupa Şirazeyi Kaçırdı (Dış politika aşkı) * Abe Şugar Kapçıkağızlı (Roman aşkı) * Alex Şahlandırıyor Kadıköy'ü (Fenerbahçe aşkı) * Asın Şuh Kadını (Bağnaz aşk) * Avşar Şutladı Kaya'yı (Magazin aşkı) * Arboretum Şebboyu Kıskanır (Botanik aşkı) * Amirim Şüpheliyi Kaçırdık (Görev aşkı) * Aman Şahane Kitap (Okuma aşkı) * Ahlat Şerbeti Kesmez (Tatlı aşkı) * Arsız Şov Krallığı (Reyting aşkı) * Az Şnitzel de Koysana (Gırtlak aşkı) * Acur Şalgam Kabak (Kabzımal aşkı) * Acımam Şamdan'ı Kapatırım (Bonkör aşk) * Aslında Şurup da Kesmez (Bir grip aşk) * Ayran Şarap Kokteyli (Midesiz aşk) * Abicim Şerefsizim ki Kaçırmadım (Yalan aşkı) * Amanııın Şamdan'a Kapağım (Şöhret aşkı) |
çok güsel şeyler yazmışsnız arkadaşlar. Hepinizi tebrik ederim... :D |
Neden?... Niçin? ... >-> Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar nerede yanlış yapıyorlar? >-> Süper yapıştırıcı herşeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün iç cıdarlarını yapıştırmamaktadır? >-> Niçin yanlış çevrilen telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz? >-> Niçin falcıya gitmeden evvel randevu almak gereklidir? Geleceğimizi bilemez mi? >-> Eğer bugün hava sıcaklığı 0 derece ise ve yarın iki kat daha soğuk olacaksa, yarın hava kaç derece olacaktır? >-> Niçin "tek heceli" kelimesini diyebilmek için dört hece kullanmaktayız? >-> Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yıldız var denildiğinde inandıkları halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar? >-> Niçin limonlu gazozların içerisinde bir sürü suni tatlandırıcı varken bulaşık deterjanında gerçek limon suyu kullanılmaktadır? >-> Işık 300.000 km/sn hızla yayıldıgına göre karanlık hangi hızla çökmektedir? >-> Işık hızında giden bir arabada oturduğumuzu varsayarsak, farları yakınca ne olur? >-> Niçin fare kokulu kedi maması yok? >-> Teflona hiçbir sey yapışmadığı halde teflon, tavaya nasıl yapışmıştır? >-> Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır? Eğer uçağın kara kutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır? >-> Bunların tamamını akılcı bir şekilde cevaplayabilen kaç deli vardır :)) |
bir tek senin görebilecegin bir yerden, sana gulumsuyorum... onların duydukları kahkahalarım degil... askı tarif gerekirse sana anlatayım... ask ne biliyor musun? benim sana yasadıgım, senin durmadan ustune bastıgın... |
Kumsala vurup zamanla plajları oluşturan kumların büyük bir bölümü ölü deniz canlılarının çürümesi sonucu oluşmuş artıklardır. Birkaç milyon yıl gibi uzun bir zaman diliminde, ölmüş deniz canlıları çürüyerek minnacık parçacıklara bölünmüşler ve denizdeki akıntı ve dalgalarla kıyılara taşınmışlardır. Dışarıdan kamyonla getirilip dökülmemişse eğer, doğal plajlardaki kuma yakından baktığınızda, parçalanmış deniz kabukları, mercanlar vs olduğunu görürsünüz. Kumun bir başka kaynağı da toprak erozyonudur. Akarsular kum ve alüvyonları karaların içlerinden denize taşırlar. Zamanla bu taşınan kum ve mil, kıyılarda birike birike kumsalları oluşturmuştur. |
Öğrendiklerimiz Öğrenme çocukken başlar... İYİ YAPILMIŞ BİR İŞİ TAKDİR ETMEYİ "Bana bakın, gidin birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim...!!!" DUALARIN GÜCÜNÜ: "Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi..." ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI: "O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın.." MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ "Ben öyle diyosam öyledir...!!!" İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI: "Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy.. yolda Allah korusun başına birşey gelir kirli çamaşırla etrafa rezil olursun." HAYATIN TRAJİKOMİK YANLARINI: "Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem..." HAYATIN ÇELİŞKİLERLE DOLU OLDUĞUNU: "Kapa çeneni ve çorbanı iç ..!!" DAYANIKLI OLMAYI: " O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!" HAVA RAPORU TAHMİNİ YAPMAYI: " Şu dağınıklığa bak... yabancı biri görse odanın ortasından kasırga geçmiş sanır..." ABARTMAYI: "Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye..!!" DAVRANIŞ PSİKOLOJİSİNİ: "Babana çekeceğine biraz bana çekseydin noolurdu ..." OLAĞANÜSTÜ DURUMLARA HAZIRLIKLI OLMAYI: "Dinleme bakalim anne sözü dinlemee...!!! 'Kafana meteor düşecek kenara çekil" diye bağırsam onu bile dinlemezsin di mi......!!!!" KISKANMAYI: " Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip olmayan, kaç milyon çocuk var biliyor musun..." SABIRLI OLMAYI; "Baban eve gelsin, sen görürsün'' HAKKIMIZI ALACAĞIMIZI; "Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı" DIYALOG KURMAYI; "Sana bir şey sorduğumda cevap ver...!!" "Ne söyleyeyim anne?" "Sus!! Bana cevap verme!!!" TIP BILGİLERİNİ: "Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin" OLGUN OLMAYI; "Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin." GENETİK BİLGİLERİ; "Sen de o lanet olası babana çektin." BİLGELİĞİ "Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman." V E ...ADALETİ; "Bir gün senin de çocukların olacak.. İnşallah onlar da sana senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar..." |
Askerliği Daha Yapmadım..! Üstatlarımdan Öğrendim Foruma Hakimim, Ekmeğe Rakı Sürmedik Piştide Hile Yapmadık Selvi Boylu Yokuşu 8 Çizerek Çıktık Haklıda Çıktık:D Tavşan Geldi Dikine Kulakları ......... :$ http://smilies.sofrayt.com/%5E/u/biggrinears.gif http://smilies.sofrayt.com/^/aiw/crazy.gif Neyledik Biz Neyledik Şimdi Değil Yarında Bir Post Çizerim!(A) |
Kime: Sana Tarih: Bugün Kimden: Tanrı Konu: Sen Ref: HAYAT Bugün bütün problemlerini ben çözeceğim. Ancak unutma bunu yapmak için senin yardımına ihtiyacım yok. Eğer çözemeyeceğin bir sorunla karşılaşırsan çözmek için kendini helak etme. Lütfen bu sorunu AHEİ (Allah‘a havale edilen işler) kutusuna koy. Ben bütün sorunları çözeceğim, ancak kendi zamanımla, senin zamanınla değil. Sorunu bu kutuya bıraktıktan sonra onu unut ve üzülmeyi kes. Bunun yerine hayattaki bütün güzelliklerle ilgilen,onlardan zevk almaya çalış. * Eğer trafikte sıkışırsan; sinirlenme. Dünyada araba kullanmanın ne olduğunu bilmeyen çok kişi, araba kullanmanın ayrıcalık sayıldığı çok ülke var. * Eğer işte kötü bir gün geçirirsen; yıllardır iş bulamadan oturan perişan insanları düşün. * İlişkin kötü giderse; hiç sevememiş ve bu sebepten de hiç sevilmemiş insanları düşün. * Bir hafta sonu daha geçti diye tasalanırsan; çocuklarının rızkını çıkartmak için 3 kuruş paraya günde 12 saat, haftada 7 gün çalışan insanları düşün. * Dağ başında araban bozulur ve yürümek mecburiyetinde kalırsan; hemen öfkelenme. Bir adım atabilmek için her şeylerini vermeye hazır kötürümleri düşün, * Sabah aynada saçında bir ak tel daha görürsen, tasalanma; saçsızlıklarını dert etmeyi akıllarına bile getiremeyen, yaşam mücadelesi veren kanser hastalarını düşün. * Hayatta gayesiz kaldığını düşünüp karamsarlığa dalarsan; müteşekkir ol. Senin yaşadıklarını göremeyen, genç yaşta öldükleri için senin kullandığın hiç bir fırsata sahip olamayanlar o kadar çok fazla ki... * Eğer insanların cahilliklerinin, bağnazlıklarının,kötülüklerinin, aşağılıklarının, hırslarının kurbanı olursan; daha kötüsü olup seninde onlardan biri olabileceğini hatırla, gene de şükret. HERŞEYE RAĞMEN HAYAT ÇOK GÜZEL VE UĞRUNDA MÜCADELE ETMEYE DEĞER. BUNU AKLINDAN ÇIKARTMA! |
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha ölümü düşünmüyorum. Ben daha bir çocuk doğuracağım. Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde? İçimden bir şey : belki diyor. NAZIM HİKMET RAN |
SEVGIYI VERMENIN 50 YOLU Önce kendinizi sevin. Güne, sevdiginizi kucaklayarak baslayin. Kahvaltiyi sevdiginizin yatagina götürün. Birbirinize her ayrilisinizda "Seni Seviyorum" deyin. Sik sik iltifat edin. Aranizdaki farklililari kabullenin ve takdir edin. Her günü son gününüzmüs gibi yasayin. Beklenmedik ask mektuplari yazin. Birlikte bir fidan dikin ve onu sevgiyle büyütün. Haftada bir disari çikin. Birbirinize bir nedeni olmadan çiçek gönderin. Birbirinizin arkadaslarini ve ailelerini kabullenin ve sevin. "Seni Seviyorum" yazili kagitlar hazirlayin ve evin her yerine asin. Durun ve çiçekleri koklayin. Beklemedigi anda ona bir öpücük kondurun. Birlikte günesin dogusunu seyredin. Gerektiginde özür dileyin. Asik oldugunuz günü unutmayin ve sik sik anin. Elele tutusun. Gözlerinizle " Seni Seviyorum" deyin. Kollarinizda aglamasina izin verin. Ona, onu anladiginizi söyleyin. Askiniza ve bagliliginiza kadeh kaldirin. Birbirinizi tahrik edin. Ihtiyaciniz oldugunda size yardim etmesine izin verin. Yaptigi sakalara gülün. Iç güzelligini övün. Bir günlügüne de olsa onun sorumluluklarini paylasin. Hayal kurmasi için yüreklendirin. Ona herkesin önünde sevginizi gösterin. Üzerinizde hiçbir sey yokken birbirinize masaj yapin. Ask günlügü tutun ve özel anlarinizi yazin. Sinirlendiginizde birbirinizi yatistirin. Çiplak ayakla kumsalda yürüyüs yapin. Ona yeniden evlenme teklif edin. Evet deyin. Birbirinize daima saygili olun. Onun en büyük hayrani olun. Ona ihtiyaç duydugu sevgiyi gösterin. Ona almayi hayal ettiginiz kadar sevgi gösterin. Yaptigi islere ilgi gösterin. Bir proje üzerinde birlikte çalisin. Firsat buldukça birlikte oyun oynayin. Salincaga binip ay isiginda mümkün oldugu kadar yüksege sallanin. Yagmurlu bir günde piknik yapin. Birlikte günesin batisini seyredin. Yataga asla sinirli girmeyin. Dualarinizda ilk sirayi o alsin. Birbirinize iyi geceler öpücügü verin. Sarilarak uyuyun. |
sensizim..üşüyorum... seni özlüyorum yanlızlıgın kahrını bu gece daha çok çekiyorum.. sesine hasretimmm yüreğine sevdalı.. bana uzak oldugun kadar, yakınım sana.. sende biliyosun aslında yüreğim de beynım de tenım de hala senin oldugunu.. şimdi karşılaşsak ansızın gözlerimiz buluşur.. yüreğimiz kavuşur.. ama ellerimiz kavuşmaz.. araya öylesine zaman girdiki bizi birbirimizden yabancılaştıran... |
Sil adımı baştan yaz kalbine, baş harfi büyük olsun... |
Umudun bittigi yerdeyim........ |
Aklını kullan. İyice tanımadan hiçbir insana bağlanma. Bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma, acı çeken sen olursun. İyice soruşturup diğer insanların da haklı olabileceğini düşün. Seni takmayanı sen hiç takma, konuşmayanla asla konuşma. Güvenmediğin biriyle asla flört etme. Yalanını yakaladığın kişinin düzelebileceğini düşünme. İnsanlara doğru değer ver, haketmeyenleri sil. Kimseye yalvarma. Asla dönüp de arkana bakma. Sır tutmasını bil. Dostlarının sevgilinden daha önemli olduğunu unutma. Onları asla sevgilin için satma. Hakettiğin sevgiyi alamadın mı? Kendini üzme, sorun sen değilsin. Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut. Kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama. Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et. Seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla tartışma. Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme. Eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme. Dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle. Kendini öven insanlardan kaç. Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma. Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma. Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorlarsa onların öğütlerini gözardı etme. Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üstüne sıçrar. Kendinin herkesten daha önemli olduğunu unutma. Sen istemediğin sürece tanrı dışında kimsenin seni üzemeyeceğini aklından çıkarma. Gözyaşlarının değerini bil. Onları haketmeyenler için harcama. Sana bahşedilen zekayı kullanmayarak, tanrıya hakaret etme. Senin zekana inanan insanlari hayalkırıklığına uğratma. Kendini sev. Alkol alınca kontrolünü yitirenlerle asla tartışma. Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma. Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma. İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil. Aşkta bile mantığına küsme. Kalbin doğru yolu bulacak içgüdüye sahip değil. Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme. Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanılabilecek hiçbir koz verme. İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma. Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme |
Seni Seviyorum !!! |
NEDIR ASK DENILEN SEY Ask cesaret ister, kocaman bir yurek ister. Ask hayata karsi islenilen en dogru suc ortalikligidir. Ask hayatin tekduzeligine, butun siradanligina en soylubaskaldiridir. Ondan korkup kacmak hic kimseye yakismaz. Ve elbette Aski suclamak, yargilamak, karalamak inkar etmek de asla yakisik olmaz. Nicin Ask? Nedir bu ask denilen sey, elle tutulmaz gozle gorulmez bir seyse nedir bu yasanan somut acilar, guzellikler? Tek basina aski tanimlamak herseyden soyutlamak mumkun mu? Hayir! Ask bugunlerde bazilarina gore plastikten bile yeniden yapildi. Dunyada yasanan sunilige dogru gidis askin etrafini sardi. Nedir su Ask...? Ask hayatin bize hazirladigi en guzel surprizdir, bu yuzden de kalpleri ne zaman ele gecirecegi hic belli degildir. Daha ne oldugunu bile anlayamadan onun hukumdarligina girirverirsiniz. Ask; en yalin bicimde anlatilan tek kavramdir ; adi kendisidir zaten. Onun anlatmak icin sonu gelmez cumleler kurmaniza gerek yoktur, ASIK OLDUM dediginiz an akan sular durur, kucucuk cocuk bile sizi rahatlikla anlayabilir, cunku askin dili tektir. Askin zamanini biz ayarlayabilseydik eger ve kime neden asik oldugumuzu anlayabilseydik , askin sirrini da cozerdik herhalde. Ama o zamanda askin insani alip goturen buyusu tamamen kaybolurdu. Ask hayata karsi islenen en guzel ve dogru suc ortaligidir, ask hayatin butun tekduzzeligine, butun siradanligina en soylu baskaldiridir. Ondan korkup kacmak hic kimseye yakismaz. Ve elbette yasanilan aski suclamak, yargilamak, karalamak, inkar etmek de aska yakisik kalmaz. Bu once haksizlik, kendinize saygisizlik olur. Insan sonuna kadar savunmali askini, karsilik gostermese, aci cekecegini hissetsede, yarin terkedilecegini bilsede, ailesini karsisina alacagini bilsede taviz vermemeli askindan, SENI SEVIYORUM diyebilmeli gogsunu gere gere. Ask iste ozaman asktir. Ve bunun dogrusu yanlisi yoktur, zaten askin kendisi dogrudur, kime karsi duyuluyorsa bu ask, dogru insanda iste o dur. Askin zamani yoktur, hep hazirliksiz yakalar insani. Evli olmaniz, sevgilinizin olmasi, bir ayriligin taze yaralarini kurutmaya calismaniz, bagliliktan korkmaniz, ailenizden cekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hic mi hic umrunda degildir. Iste ask butun bunlara tek basiniza karsi gelebilme yurekliligidir, belkide yeni hayata gecebilme yolu... Askin ne zaman gelebilecegi belli olmadigi gibi, ne zaman gidecegide hic belli degildir. Fazla vakit yoktur onun, uzun sure beklemeye ve bekletilmeye tahammulu de yoktur. Bir baska goze bakmaya, bir baska tene dokunmaya baslamasi o kadar da zor degildir....Asktan degil, onun kacmasindan korkun ve dogruluguna yanlisligina bakmadan sonuna kadar savun askini. Biliyor musunuz, hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin icinde gercek ve dogru olan tek guzellik ASK !!..Lutfen ona haksizlik etmeyin.. Askina sana asik olana sahip cik ve onu kaybetme SENI SEVIYORUM demek icin gec kalma; Sevgiyle kal... |
Delikanlılıgın kitabı A dan Z ye 1. Delikanlı adam Scooter tipi motorlara binmez. 2. Delikanlı adam sözünden dönmez. Özü sözü birdir. 3. Delikanlı adam Light Cola içmez. 4. Delikanlı adam More ve benzeri sigaraları içmez.En delikanlı olanı Camel içer. 5. Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz iş yapmaz. 6. Delikanlı adam laga-luga yapmaz. 7. Delikanlı adam kaypaklık yapmaz. 8. Delikanlı adam dedikodu yapmaz. 9. Delikanlı adam ayağını yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar. 10. Delikanlı adam görevden kaçmaz. 11. Delikanlı adam rejim yapmaz. Yapana da iyi gözle bakmaz. Diyet yoğurt, peynir vs yemez. 12. Delikanlı adam büyüklerine hürmet eder, küçüklerini korur. 13. Delikanlı adam ana babasına extradan hürmet eder. 14. Delikanlı adam hayvanlara iyi davranır. 15. Delikanlı adam fino vb köpekleri gezdirmez. 16. Delikanlı adam köpekten korkmaz. 17. Delikanlı adam kısa pantolon giymez. Zorunlu hallerde Şort giyer. 18. Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez. 19. Delikanlı adam az konuşur öz konuşur. 20. Delikanlı adam kodu mu oturtur. 21. Delikanlı adam fanatik olmaz. 22. Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez. 23. Delikanlı adam Labunyalardan haz etmez. 24. Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk Efes içer. Labunya birası içmez. 25. Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez. 26. Delikanlı adam gaza gelmez. Gerektiğinde 20. maddeyi uygular. 27. Delikanlı adam tavuk gibi erkenden yatmaz. Gerektiğinde hemen uyanır. 28. Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek: Top sakal. 29. Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer delikanlılardan borç alabilir. Labunyalardan borç alamaz. 30. Delikanlı adam mezesiz de içer. Yumruk mezesi her halikarda serbesttir. 31. Delikanlı adam avucunu yalamaz. 32. Delikanlı adam rüşvet verir ama alandan nefret eder. Rüşvetle iş yapmaz. 33. Delikanlı adam açgözlülük yapmaz. 34. Delikanlı adam haraç vermez. 35. Delikanlı adam sallama çay içmez. 36. Delikanlı adam sadece delikanlıların müziğini dinler, Labunya müziği dinlemez (Tekno, Acid vb). 37. Delikanlı adam eroin ve kokain kullanmaz, satmaz satanlardan nefret eder. 38. Delikanlı adam delikanlı gibi giyinir. 39. Delikanlı adam ırk, dil, din ayrımı yapmaz. 40. Delikanlı adam diğer insanları sömürmez, Labunyaları bile. Sömürenden nefret eder. 41. Delikanlı adam cömerttir, yardımseverdir, şefkatlidir. 42. Delikanlı adam modayı takip etmez. 43. Erkek delikanlı adam küpe takmaz, labunya gibi saç uzatmaz. 44. Delikanlı adam kamyoncu kültürüne saygı gösterir. 45. Delikanlı adam taksici ve minibüscü kültürünü sevmez. 46. Delikanlı adam korkabilir ama korktuğunu belli etmez. 47. Delikanlı adam Labunyalar gibi kasıntılık ve kibirlilik yapmaz. 48. Delikanlı adam delikanlı adamı kollar. 49. Delikanlı adam delikanlı gibi dans eder, Labunya gibi dans etmez. 50. Delikanlı adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi şahsiyetlerle muhatap olmaz. 51. Delikanlı adam kağıt helva, elma şekeri ve pamuk helva yemez. 52. Delikanlı adam ağzı açık cak-cuk sakız çiğnemez. 53. Delikanlı adam röntgencilik ve teşhircilik yapmaz. 54. Delikanlı adam delikanlı arkadaşlarına servis yapabilir. Labunyalara kesinlikle servis yapmaz. 55. Delikanlı adam yağcılık ve yalakalık yapmaz. 56. Delikanlı adam Labunya takısı takmaz. 57. Delikanlı adam papyon takmaz, zorunlu hallerde kravat takabilir. 58. Delikanlı adam bilerek hata yapmaz, yaptığı hataları kabul eder ve düzeltir. 59. Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, fitness, step gibi Labunya işleri ile uğraşmaz. 60. Delikanlı adam Malibu, Archies gibi Labunya isimli içkileri içmez. Öncelikle Rakı, Viski, Votka, Cin, Rom, Tekila gibi içkileri içer. 61. Delikanlı adam sarhoş olduğunu belli etmez. 62. Delikanlı adam ser verir sır vermez. 63. Delikanlı adam pantolon askısı takmaz. 64. Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez. 65. Delikanlı adam altın diş takmaz. 66. Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez, Labunyaları bile. 67. Delikanlı adam ispiyoncuları sevmez. 68. Delikanlı adam başkasının işine burnunu sokmaz. 69. Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz. 70. Delikanlı adam Labunyalar gibi mal beyanında bulunur gibi giyinmez. 71. Delikanlı adam el şakası yapmaz. Yapandan da hoşlanmaz. 72. Delikanlı adam konuşurken el kol hareketi yapmaz. 73. Delikanlı adam canım, cicim, hayatım gibi lafları gereksiz yere kullanmaz. 74. Delikanlı adam emanete hıyanet etmez. 75. Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz. 76. Delikanlı adam hasta numarası yapmaz. 77. Delikanlı adam artislik yapmaz. 78. Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz. 79. Delikanlı adam iftira atmaz. 80. Delikanlı adam Light sigara içmez. 81. Delikanlı adam alçak gönüllüdür. 82. Delikanlı adam övülmekten hoşlanmaz. 83. Delikanlı adam Labunyalarla tartışmaz. Labunyalara verilecek en iyi cevap kovmaktır. |
Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir. Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur. Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz. Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz. Ve böyle de olması gerekir. Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli ve çağıldayarak denize dogru koşmalı; Ve o zaman, sonsuz derinliğinizin hazineleri gözlerinizin önüne serilecektir. Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın. Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir. Tek doğruyu buldum değil, Bir doğruyu buldum deyin. Ruha giden yolu buldum değil, Kendi yolumda yürürken ruhu buldum deyin. Çünkü ruh, her yolda yürür. Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür, ne de bir kamış gibi dümdüz büyür. Ruh, sayısız taç yaprakları olan bir lotus çiçeği gibi açılır. Abi, 31 Mart'tan sonra ne gelir ? - 32 Mart - Harbiden bravo yani... Senin gibi lama'dan baska cevap beklenemezdi zaten.. Kelime: Kabarmak - Abi, simdi maddeler ısınınca nolur - Genlesir - Ha tamam, simdi pasta yapmak icin... |
Gezdim dünya alemi koymadım başıma bir taç,benim gönlüm çakala değil delikanlıya muhtaç.......... |
99 Öğüt 1. Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın. 2. Aşk şiiri yazın. 3. Yağmurda el ele yürüyün. 4. Radyodan onun için şarkı isteyin. 5. Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın. 6. Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notları saklayın. 7. Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. 8. Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. 9. Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. 10. Sürpriz haftasonu tatili hazırlayın. 11. Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın. 12. Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın. 13. En sevdiği restorana rezervasyon yaptırın. 14. Gidilecek filmi seçmesine izin verin. 15. Ona ayak masajı yapın. 16. Kalp şeklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabın arasına koyun. 17. Romantik müzik CD'si koyun ve dans edin. 18. Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin. 19. Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın. 20. Birbirinizin falını okuyun. 21. Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın. 22. Bu listeyi göze görünecek bir yere koyun. 23. Onun adını vücudunuza dövme ile yazdırın. 24. İkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın. 25. Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın. 26. Bir şişede, balonda ya da sandwichte aşk notu gönderin. 27. Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin. 28. Birlikte duş alın. 29. Işıkları loşlaştırıp kanepede tv izleyin. 30. "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun. 31. Birbirinize masaj yapın. 32. Gün boyunca her saat başı öpüşün. 33. Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin. 34. Banyo aynasındaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın. 35. Kocaman bir kurdele ile yatağınızı paketleyin. 36. Onun benzin deposunu doldurun. 37. 18 yaşında gibi davranın hatta piercing yapın. 38. Sebepsiz yere bir buket çiçekle çıkın karşısına. 39. Birlikte scrabble oynayın, kullanabildiğiniz kadar aşk kelimesi kullanın. 40. Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın. 41. Parkta piknik yapın. 42. El ele tutuşun. 43. Evde mum ışığında romantik bir yemeğe giden yolu gül yaprakları ile donatın. 44. Bir hayır kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın. 45. Onun kıyafetlerini yerden kaldırın ve ona bu konuda hiç birşey söylemeyin. 46. Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin. 47. İlk randevunuzu yeniden yaşayın. 48. Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın. 49. Beklenmedik bir anda onu kucaklayın. 50. Üzerinde hiç düşünmeden, ani bir hediye alın. 51. Sadece "Seni düşünüyorum" demek için mail gönderin. 52. Eve kocaman bir balon buketi getirin. 53. Kahvaltısını yatağa götürün. 54. Yılbaşı ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın. 55. Elim sende oynayın. 56. Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın. 57. Birlikte bir çiçek dikin. 58. Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın. 59. Bir geceliğine otelde kalın. 60. Karın üzerine melek resimleri çizin. 61. Her "merhaba" ve "hoşçakal" ı kucaklayarak ya da öperek mühürleyin. 62. Şehir dışına doğru kısa bir araba gezintisine çıkın. 63. Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun. 64. Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın. 65. Birlikte komik hayvan isimleri düşünün. 66. Birbirinize şiir okuyun. 67. Doğumgünlerinizi birlikte kutlayın. 68. İkinizin güzel bir resmini cüzdanınıza koyun. 69. En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin. 70. İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin. 71. Bir gece dışarı çıktığınızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin. 72. Kırda yürüyüşe çıkıp birbirinizin baş harflerini ağaca kazıyın. 73. Sizin için yaptığı ve sizin sıradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın. 74. Şömineyi yakın ve şeker pişirin. 75. En sevdiğiniz TV şovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin. 76. Bulaşıkları birlikte yıkayın, sonra birbirinizin ellerine krem sürün. 77. Ona bir aşk mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçaları gibi kesin. 78. Gizli işaretler belirleyin ve kalabalık içindeyken bunları kullanın. 79. Takviminize sadece ikiniz için hafta ortasırandevusunu düzenli olarak işleyin. 80. Çamaşırları birlikte yıkayın. 81. Romantik Tiyatro: Haftasonu birbirinizin en sevdiği romantik sahneleri canlandırın. Cumartesi sizin, Pazar onun günü olsun. 82. Onu işyerinden arayın ve randevu isteyin. 83. Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormuş gibi davranın. 84. Özel birşeyler yapmak için yazılı davetiye gönderin. 85. Birbirinize kitap okuyun. 86. Penceresinin önünde durun ve romantik bir şarkı söyleyin. 87. En sevdiği şekeri montunun cebine saklayın. 88. Sesinizi kaydettiğiniz bir kaseti arabasındaki teybe yerleştirip açık bırakın ki arabayı çalıştırdığı anda çalmaya başlasın. 89. Açık hava sinemasına gidin. 90. İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün. 91. Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın. 92. Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın. 93. Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın. 94. Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın. 95. Beklenmedik iltifatlar yapın. 96. Bir külah dondurmayı paylaşın. 97. Salonun ortasında piknik yapın. 98. İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin. 99. Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın! |
gulelim :D :D :D :D :D Akşamdan kalma adam, büyük bir basagrisi ile sabah uyanmis. Zorlukla gözlerini açip, yerinden dogrularak, söyle bir etrafina bakinmis. Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor. Yatagin ayak ucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmis. Aspirinleri içerken, komodindeki not dikkatini çekmis; "Sevgilim, günaydin. Kahvaltin mutfakta. Ben alisverise çikiyorum, erken dönerim. Seni seviyorum". Kalkip, giyinmis ve kahvalti için mutfaga gitmis. Bakmis oglu oturmus, kahvalti ediyor. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmus, kahvaltisina baslamis ve ogluna sormus; - Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun? - Evet, dün gece saat 3'ü geçiyordu, sarhos olarak eve geldiginde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin, ardindan kustun, daha sonra da odanin kapisina kafani çarptin, bir gözün morardi. Adam, sasirmis vaziyette: - Anlayamadim. O zaman niye hersey temiz, kahvalti hazir ve gazetem alinmis? - Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasina götürüp, pantalonunu çikarmaya çalistiginda, "Bayan, beni yalniz birakin, ben evli bir adamim" dedin. |
Giderayak Handan,hamamdan geçtik Gün ışığındaki hissemize razıydık Saadetinden geçtik Ümidine razıydık Hiçbirini bulamadık Kendimize hüzünler icadettik Avunamadık Yoksa biz... Biz bu dünyadan değil miydik? |
"...ve geçen bunca zamandan sonra anladım ki hayat o kadar da karmaşık değilmiş... oysa mükemmel olmayı ne kadar da arzulardım... şimdilerde sadece genel hatlarıyla doğruyu ve yanlışı bilmek, bana tatminkar bir huzur veriyor..." |
Can Dündar'dan Kedilerle ilgili bu durumu yeni ögrenmistim: Normalde sokak kedisi kendini saldirgan köpeklere karsi koruyabilirmis. Bu direnci kiran tek sey neymis biliyor musunuz: Sevgi... Insanoglu, eger bir sokak kedisinin basini oksar ve ona sefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altinda oldugunu zanneder ve sivri tirnaklarini içeri çekermis. Ve vahsi köpeklerin azgin dislerini girtlaklarinda veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmus. Küçücük bir dokunusta gardi düsen ve ölümcül yaralara açik hale gelen sarmanlarin kaderinde kendi ask hayatimizin hülasasini buldum.Biz de Eros'un sefkatine siginip, sevdalaninca en mahrem zaaflarimizi elevermiyor muyuz? Yillar yili ardina sigindigimiz barikatlarin anahtarini gönüllü teslim edip, tirnaklarimizi içeri çekmiyormuyuz? Sevginin bizi kollayacagina, sarip sarmalayacagina dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarimizi gönüllü kaldirip, yaralarimizi açik hale getirmiyor muyuz? Sonra neoluyor? Sevdamiz en büyük zaafimiza dönüsüyor. Saçimizi oksayan elin bizi ilelebet kollayacagina inaniyor, tatli sözlere kaniyoruz. Taklalar atip, cilveler yapiyoruz. Ve en ummadigimiz anda, en korunaksiz halimizle Kalaniyoruz askin hoyrat yüzüne... Sefkatimiz katilimiz oluyor. Ders almak mi? Ne münasebet!..Daha son ihanetin yarasi kabuk baglamadan, yeni yaralar için araliyoruz kalbimizin kapilarini... Zavalli bir kedi yavrusundan farkimiz yok askin karsisinda... Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sicak dokunusta çocukça uysallasip, her hayalkirikliginda "köpek gibi" pisman olarak, her terkediste aci çekip her dönüste biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasinda yalpalayarak yara bere içinde yasiyoruz. O yüzden "Melek"ler, içe kivrik patilerle gömülüyor. Ve hayata "Seytan"lar hükmediyor. Belki de en iyisi kuyrugu her daim dik tutmaktir... Sefkate kanmis mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardini almis hayatta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir. |
Zeki insanların hataları da muazzam olur; mükemmel olmayı arzulamak gibi.. |
ZİLAN Bu kara yazgıdır Zilan; Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban... Bilisen Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam İçimden atamamışam Köçelerde yolunu gözlemişem El etmişem, işmar etmişem Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Ne zaman büyümüşsen farketmemişem Ne zaman ellerin büyümüş Ne zaman gözlerin büyümüş Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam. Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Daracık köçelere sığmamış sevdam Seni Halilrahman'da sormuşam Anzılha'da Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam Sen gülmüş geçmişsen Zilan... Şimdi gelin olisen telli duvaklı Yine gülü misen biye? Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen? Sevdanı içime gömdüm bilesen Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım. Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan... Bilirem dahlin yoktur bu işde. Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş. Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen. Atalar boynumuz kıldan incedir demiş... Her şafak seninle sökerdi Zilan. Sıcak yaz geceleri seninle eserdi. Ben siye şiirler okurdum. Sen biye Urfa türkülerini... Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin. Önceleri inanmamıştım sevdiğine. Fakat anladım zamanla. Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi; Acımı anla... Kar ender yağardı Urfa'ya Sevdamız yağan kar kimin aktı. Hatırlı misen bir de tutkumuz Yağmurda "çömçe gelin" oynamaktı... Şimdi sen mi gelin olisen Zilan? Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda Duydum ki "KUMA" olmişsen Akar suda saman çöpü gibi çaresiz Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen Oldu mu ya?... Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak? Bu kenti terkediyem Zilan. Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki, Bu kenti terkediyem... Yasak mayın tarlalarını, Kaçakda kol verenleri, Can verenleri terkediyem... Efsunlu akrepleri, çıyanları Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem. Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için Bu kenti terkediyem... Bu sana son satırlarım Zilan... Biliyem unutacaksan beni. "Unutmam" deme biye Davullar uranda unutmalısan. Yoksa nasıl yaşayabilir insan... Hani ağaçları çiçek açardı ya Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde. İşte ben Her çiçek açanda nar ağaçları Ve söylenende Urfatürküleri Seni ve gülüşünü hatırlayacağam... Bundan böyle cigaramda dumansın Kaçak tütünden sarılmış... Her içime çekişde ağun yakacak beni. Kendini düşünmedin, beni düşünmedin Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün. Seni tutsak, beni esrik eden töreler; Çocuklarını da yakacak bir gün... Bu kara yazgı değildir ZİLAN... Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban... Bu çağlar boyu insanları kul eden Bağnazlıktır ki, yıkılacak. Bilisen ZİLAN. Sen görmesen de Ben görmesem de Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN... |
| Saat: 20:28 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık