![]() |
NEDEN Hiçbirşey nedensiz çıkmıyor dudaklardan Her sözcüğün ayrı ayrı nedenleri var İsteksizce konuştuğunu hissettiğin anda bile Her söylediğin kelimenin bir sebebi var Düşünceler beyinde nedensiz yüzmez... Yzündeki tebessüm nedensiz beliremez.... O bakışların mutlaka bir anlamı olmalı; Nedensiz bana böyle huzur veremez... Hayat nedenlerle yaşanıyor belki de... Nedenleri kovalarken sona eriyor...! Nedenleri ararken mutlu,hüzünlü olabiliyor. Nedenlerin olmadan yaşayabilir misin? Yaşamıma anlam katan nedenlerden birisin....! Beni nedensiz kabul eder misin? Seni nedensiz sevebilir miyim? Mutluyken mutsuz rolü yapabilir misin? Sen varken yokmuşsun gibi davranabilir miyim? Yaşamımın en güzel rengini inkar edebilir miyim? Neden olduğunu biliyorum... Sadece sen söyle; Neden hep benimlesin? Melandri |
TEŞEKKÜRLER ÇOK GÜZEL BİR KÖŞE VEFASIZ Ne senden bir öncesi var Ne senden bir sonrası Senin adınla çarpar kalbim oldum olası Yalnızlıktanmı bilmem,hasretindenmi yoksa Gözüm birşey görmüyor yalnız seni özledim Unutmaya çalıştıkça daha çok özlüyorum Yalnızım !!!! Yalnız !!!!! Gel beni dertlere salan yakan vefasız. Bu kadar sevdimse şaşırma sakın Tarifi imkansız inan bu aşkın Kalbimde yalnız seni yaşatacağım Yalnızım !!!!! Yalnız !!!!!! Gel beni dertlere salan yakan VEFASIZ !!!! BANA AİT BU GECE BEKLERİM HEP KAPALI GİŞE OYNADIM ACILARIMI BU HAYAT SAHNESİNDE ARTIK SAHTE ALKIŞLARA HİLELİ BAKIŞLARA VE O ARTİST GÖZYAŞLARINA KARNIM TOK ŞİMDİ YALNIZLIKTAN DEVREN SATILIK BİR YÜREK KALDI BENDE BİRDE HARAÇ-MEZAY ÜMİTLERİM HA BİRDE İSTEYENE KELEPİR Mİ KELEPİR ÜMİTLERİM TAKSİT YOK PAZARLIK YOK FAİZ YOK SADECE YALANSIZ BİR AŞK İSTEDİM VARSA MERAKLISI BU GECE BEKLERİM AHMET SELÇUK İLKAN |
ALIŞAMADIM Seni seviyorum... Kardelen yapraklarına gizledim sevgimi Yüreğinin en soğuk anında, Sıcacık bir tebessüm olsun diye. Yıldızlara nakış nakış işledim bütün harfleri, Sen baktığında yıldızlara, Orada buluşup,orada bitirelim hasretliği diye. Her yağan yağmurda sırıksıklam ıslandım. Bulutları kucakladım sımsıkı. Her damlaya bir isim taktım, Kimi sevinç,kimi mutluluk, Kimi bir sevda türküsü oldu Ben seni seçtim. Bir seni gördüm ıslak kirpiklerimi açtığımda, Bir sana dokundum ellerimi uzattığımda. En umarsız hallere alıştı yüreğim. Defalarca vurgun yedim derinlerde, Acımasız ihanetlerle sarsıldı bedenim. Hırçın dalgalar vurdu kıyılarıma. Izdırap gemileri yanaştı bir biri ardına, Ne tayfalar anladı yalnızlığımı, Ne kaptan fark etti yıkılmış halimi, En acı dertlere alıştım ağlamaklı, Izdıraba sarıldım çocuksu bir umutla, Alıştım herşeye... Terk edip gidenlere,beni ağlatanlara... Hani;alışdım dedim ya herşeye! Sana yalan söyledim.. Dertlerime alıştım, Yıkılmış halime alıştım Kaderin beni unutmuş olmasına bile alıştım. Ama sen bozdun işte alışkanlığımı. Karanlık gecelerde hayaline, İçime çöken hasretine, Sensizliğin nöbetine, Ne yaptımsa alışamadım... Şiirler yazıp ismine, Ağıtlar yakıp resmine, Her gece yatıp dizine, Ağlamaya alışamadım... Çılgınca sevişmeye rüyalarda, Seni aramaya tenhalarda, Ufkuma düştüğün zamanlarda, Sensizliğe alışamadım. Hani;alıştım dedim ya herşeye! Sana yalan söyledim. Aramızda uzayan yollara, Seni bensiz saran kollara, Senin dilinle konuşmayan duvarlara, Ne yaptımsa alışamadım... Erkan Başok |
BEYAZ GÜVERCİN http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım Bembeyazdı tüyleri, öyle parlaktı Açsam ellerimi birden uçacaktı Eğildim kulağına; dur, gitme dedim Hâreli gözlerinden öpmek istedim Duydum; avuçlarımda sıcaklığını Duydum; benden yıllarca uzaklığını Çırpınan kalbini dinledim bir süre Ve uçmak istedim onunla göklere Ak güvercinin iri gözleri vardı Güzelliğinden fışkıran bir pınardı Soğuk sularından içtim, serinledim Çağlayan bir nehrin sesini dinledim Belki buydu sevmek hayat belki buydu Işıl ışıldım, gözlerim dopdoluydu Bir nağme yükseldi sevinçten ve hazdan Bir nağme yükseldi, güzelden beyazdan Uzattı sevgiyle pembe gagasını Birden öğrendim hayatın mânâsını Kaderde sevgiyi sende bulmak varmış Seninle bir çift güvercin olmak varmış ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
YALNIZ BİR OPERA Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda Yorgun,kirli ve umutsuz geçmişim Oysa bilemediğin bir şey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim İmrendiğin,öfkelendiğin Kızdığın,ya da kıskandığın diyelim Yani şayaşamışlık sandığın Geçmişim Dile dökülmeyenin tenhalığında Kaçırılan bakışlarda Gündeliğin başıboş ayrıntılarında Zaman zaman geri tepip duruyordu Ve elbet üzerinde durulmuyordu Sense kendini hala hayatımdaki herhngi biri sanıyordun, Biraz daha fazla sevdiğim,biraz daha fazla önem verdiğim. Başlangıça doğruydu belki. Sıradan bir serüven,,rastgele bir ilişki gibi başlayıp, Günden güne hayatıma yayılan,varlığımı ele geçiren Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin Ve hala bilmiyordun sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana Bütün kazananlar gibi Terk ettin. Şimdi biz neyiz biliyor musun? Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. Umut ve korkunun hiç bir anlam taşımadığı dünyada Bir şey bulduğunda neyi,ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi Ve elbet biz de bu aşk da büyüyecek Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz Kış başlıyor sevgilim Hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor Bir yaz daha geçti hiç bir şey anlamadan Oysa yapacak ne çok şey vardı Ve ne kadar az zaman Kış başlıyor sevgilim İyi bak kendne Gözlerindeki usul şefkati Teslim etme kimseye,hiç bir şeye Upuzun bir kış başlıyor sevgilim Ayrılığımızın kışı başlıyor Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime. Murathan Mungan |
Bez Ciltli Bir Kitapta Bez ciltli bir kitapta kederli bir düş vardı Solgundu düş, yorulmuş, eskimiş, eprimişti Esmerdi, inceydi, tartımlı tümceleri Hiçbir ileti yoktu, sözcüklerdendi evren Her sözcük dilediği anlamını edinirdi Gül kul olabilirdi, ses sus, sazlar susardı ay turuncu doğardı düş kentin üzerine Işıklar yol boyunca ay olmayı isterdi Gürüldeyen taşıtlar usul olalım derd Gelir kara bulutlar, ışıkları budardı Çıkar yükseklere ay, aklaşır, paklaşırdı Bir uçak yaklaşırdı, kanatları iki renk Sözcükler yanaşırdı, bumlu kamyon arkada Seyrederdi ocuklar baştan sona merakla Acıların kalıba dükülmesini parkta Yoksavar şairlerin varsıl şiirlerini hey Çiçek, sofra, oyuncak, donanma fişekleri Düştü bu düş! Düğünde sepet havası çaldı Değil mi ki yok saymak düşsüzlüğün umarı değil mi ki yaşamak düşlemek ve istemek Bez ciltli kitaplarda düler yinelenecek Coşkun Yerli |
Ağır Bir Havanın Yüreğime Estirdikleri... Bak... Ne güzel bir hava var dışarıda... Senin sevdiğin gibi... Salt sen seviyorsun diye, benim de sevmeye başladığım havalar gibi... Şimdi pencerenden bakıp gökyüzüne gülümsüyorsan... Hele de yeşermeye yüz tutmuş ağaçların dalları sarmalıyorsa etrafını ve en derinlerine çekebilecek kadar sağlıklıysan bu pekmez tadındaki havayı... Ve arzuluyorsan zaman zaman beni parmalarının ucunda... Mutlusundur... İçini titretirken içinde sakladığın güvercin kanatlı çocuk; soğuksu havaya gülüp geçiyorsan... Yürüyorsan; paçalarına tutunmaya çalışan çamur taneciklerine aldırmadan sokakta... Ve her gördüğün simada aynı kişiyi görüyorsan... Umutlusundur... Yalnız kaldığın gecelerde... Bir karyolanın başına kıvrılıp böyle havaları anımsıyorsan... Esiyorsan... Titremeye başlıyorsa içindeki güvercin kanatlı çocuk, yeniden... Yağıyorsa gözlerin... Ağırlaşıyorsa yüreğin... Yine de güneşi bekliyorsan zaman zaman... Ve o pekmez kokulu havanın tadı boğazında düğümleniyorsa... Seviyorsundur... Sen her zaman sev böyle havaları... Ben de... Böyle havalarda buluşalım yalnız kaldığımızda... Böyle havalarda buluşalım kıvrıldığımız karyolaların başuçlarında... Yemyeşil ağaçların yağmur damlalarıyla sevişen dallarının altında... Pıt diye alnımıza düşerken en bakir damla, sarılıp öperken dudaklarının en bakir kıvrımından... Es bana bir meltem gibi... Bu gün gibi... Eğer hakkımsa; bu günü sana hediye ediyorum... Bahçemdeki çiçeğe gebe ağaçlara dokunan yağmur tanelerini kendime ilham kaynağı seçerek... Ve yüreğimdeki yerini tabi, unutmadan... Mutlu kal... Benimle kal... Kemal Süme |
Aşkta yarın yoktur sevgili Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifCezmi ERSÖZ |
Düşlerim Titriyor…..Ayazında…… hoşça kal, yağmur gözlüm…… kara bulutları dağıttı rüzgar bir gün doğumunda…… çaktı gökkuşağını, karasına gözlerinin……… geç kalmış bir baharın kavak yelleri, savururken saçlarını………… hani, eğiliyordu gökyüzü, son yıldızın gidişine…… ve ben, ayazında dolaşıyordum düşlerimin…… titreyen ellerimle; “ dur ne olur “ diyemeden……… soluk soluğa, küfrediyorum cigaraya ve ciğerlerimdeki katrana arsızca… çay bardağından kadehimin, buz gibi bedenindeyken yüreğim……. aşkın, heykelini yontuyorum…… nasıl istiyorsam,öyle…… kalın acımasız ve anlamsız dokunuşlarla…… 22/02/2007 ege altun |
BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRİ YAZABİLİRİM Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı. Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara. Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim. Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi. Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa. Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri. Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi. O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla Artık sevmiyorum ya severim belki yine Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca Belki bana verdiği son acıdır bu acı Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona PABLO NERUDA |
| Saat: 19:40 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık