![]() |
Dağa çizilmiş resimdir Bir çocuğun babası olmak Yakından balınca anlaşılmaz Uzaktan belli eder kendini. Taşrada yalnız yaşamaktır Bir çocuğun babası olmak Atlarla çarşıya girince köylüler Upuzun bir turna katarı Sonbaharın altını çizer. Radyoda uygun bir istasyon aramak Aynanın önünde yılların tortusunu taramak Hep aynı dalda açmaktan yorulmak Başka nedir, bir çocugun babası olmak? Gülün ilkesidir vaktinde solmak. |
İşte Benim Hikayem Ayrılığı besteledim hep şimdiye kadar, Yani hep kaybettim, malumunuz olsun Hazan mevsiminden kurtulamamıştım hiç Yaprakları üşümüştü ruhumun Sararıp solmuş Karşılık göremeyen kalbime düşmüştü acısı aşkın, Ayrılığın envaini yaşadım Bilirim nasıl da oturur adamın yüreğine Uyku haram olur Geceler yoldaş ve sırdaş olur Bir de çay olunca o gece vakti Efkar demlenir Yıldızlara takılır gözleriniz Hepsi bir şehri ayin gibi düşer üstünüze Aman sabah olmasın Bitmesin gece bu yolculuğumuz Efkar bitmesin Çay soğumasın Annem, babam, kardeşlerim uyanmasınlar Ben gece yürüyüşüme devam edeyim.. Hepsi eskidendi Hepsi eski bir hikaye Bütününü toplasan bir ceviz kabuğu belki Hepsi bir hayal, hepsi bir ütopya bunlar Koparılmamış bir takvimin ütopya hayali işte , Şimdi sabah Güneş yükselmiş doğudan Karanlıklar saklanacak yer arıyor Ruhumda sessiz bir bekleyiş Ve gecenin efkarı da sanki kalmamış gibi, Takvime baktım hala hazan mevsimi Dışarı baktım bahar gelmiş Bir şeycikler anlamadım önce Günlük bir gazeteden fark ettim baharın geldiğini Ya takvimdeki hazan yalan mıydı? Ya gece bekleyişlerim, efkarım, çayım… Sonra anladım ki koparmayı unutmuşum takvimin yapraklarını Bu yüzden ruhum üşümüş Bu yüzden geceyi sevmiş, gündüzden korkmuşum.. Şimdi ne hazan Ne efkar ne de artık ruhumda karanlık var Saatler vuslatı gösteriyor Bir heyecan, bir coşku var inadına mazime Bahara merhaba, merhaba yaz mevsimine Eskiden ruhuma zindan kent Şimdi de tutunduğum şehir olan. |
Hayatta bu kadar mutlu olmayı gerektiren şeyler varken Üzülmek niye, kendimize eziyet çektirmek niye Bir düşünün sizi mutlu edebilecek ne kadar çok şey var Bir bebeğin gülüşü, sevdiğiniz insanın sizi sımsıkı sarması Annenizin şefkatli kucağı Daha yüzlerce küçük olay sizi mutlu edebiliyor Hayatı sevin, her dakikanızı, her saniyenizi doya Doya yaşayın Çünkü hayat ulaşılmak istenen bir yoldur ve Bu yolun uzunluğu hiç bilinmez , siz bu yolda ilerlersiniz Karşınıza bir engel çıkar , siz bu engeli aşıp Yolkunuza devam edersiniz, Yada, bu engeli aşamazsınız Ve bu sizin yolunuzun sonu olur yani ÖLÜM Hayatınızın anlamını, ölümden dönen bir insana sorun Yada ölmeyi bekleyen Yaşamdan hiçbir umudu olmayan bir insana sorun O zaman düşünün !! ,Değer mi üzülmeye Bu güzelim hayatı doya doya yaşamak varken Artık üzülmeyi bırakın ve GÜLÜN !!!! |
|
İyi… Seni Unutmuşum Artık ağaçlar yeşil değil, Gökyüzü mavi değil, Yıldızlar hiç parlak değil, Güneş solmuş… Gözlerimi kapatıyorum Artık seni görmüyorum. Hemen uyuyorum Fotoğraflara bakıyorum Ağlamıyorum artık, Gülüyorum… Şarkılar sadece boş geliyor Hoş değil… Sıkılıyorum bazen Dışarı çıkıyorum Bir parkta oturuyorum Ama düşünmüyorum kimseyi… Ne seni ne beni… Mutlu muyum? Bilmiyorum… Ama kafama takılıyor Ne oldu? Ağaçlara, gökyüzüne, yıldızlara, güneşe… Yoksa sen… Gittin değil mi? Beni bırakabildin… Ama biliyor musun? Ben de seni unutabildim… |
... İSTERDİM...Bir martı olmak isterdim. Mavilikler arasında süzülen, Gözlerinden ellerinden bir parça umut kapmaya çalışan, Sonra bir bakışınla vurulan, derinliklerinde boğulan, ama hiç unutulmayan. Birkaç damla yaş olmak isterdim. En güzel gözlerden bir martı için dökülen, Kapkara topraklardaki Kıpkırmızı gülleri sulayan. Ama hiç kurumayan, Asla kurutmayan. Bir avuç toprak olmak isterdim. Sensizliğin kuraklığında, Belki günlerce belki yıllarca seni bekleyecek, Sonunda saracak ama ellerini Bir daha hiç bırakmayacak olan. Bir ağıt olmak isterdim. Mezarının başında belki annence, belki aşığınca yazılan İçinde senden benden bir şeyler olan İkimizi anlatan hiç UNUTTURMAYAN. |
İşte Böyle Bir Şey Güneş çarpar Kapı açılırken girenin gözleri kamaşır… İşte aşk öle bir şey. Dışarıda arabalar geçerken apartman kenarından Yürüyen insanlara korna çalarlar ya Zıplatır ya onları İşte aşk öle bir şey Denizde dalgalar var ya, Kıyıya vurur da oturan insanları damlaları ile bir çiğ kadar ıslatır ya, İşte aşk öle bir şey, En beklemediğin anda, Doğruyu yaptığını sandığında Güneş doğumunda, Batımında. Vurur ya seni tam ortadan, İşte aşk öle bir şey. |
SEVGİNİN İNATÇI DELİSİ BEN İster deli, ister divane, ister rüzgarlarla savaşan Don Kişot misali, ister suyun yüzüne yazı yazıp konuşan, ister rüyalarla, düşlerle avunan desinler bana! Benim için evrensel koşulsuz sevgi önemli.. Ne derlerse desin negatifler, yüreğimin kulakları duymuyor ki! Ben hissettiklerimi özgürce doğanın özgür enerji katmanlarının bağlarına salıyorum! Hayatımı, sevgilerimi, aşklarımı mavi düşlerimi asla tehir edemem. Söylerim, sevgiye dair sorumluluğum var, kendime ve içimdeki afacan sevgi delileri çocuklarıma.. Sevgisel sorumluluğum adına söylüyorum, sevgi nasipsizleri ne derlerse desinler! İnadına sevgi, inadına dostluk, inadına barış, inadına kardeşlik! İnadına neşe, inadına çoşku, sevinç, inadına mavi düşler! İnadına umut yüklü gökkuşağı makamında şarkılar, mavi, pembe, lila, yeşil, karanfil kokulu şarkılar, türküler! İnadına yeşil şiirler, inadına gök kuşağı kundağında hayat! İnadına Güneş'e doğru umutlu yolculuklar, inadına! İnadına çiçeğe duran rengarenk tomurlar gibi doğacağım her şafakla her gün yeniden, inadına! Ümit, ümit, tomur açacağım, sevgimi kundak diye sarıp sarmalayıp kucaklıyacağım Hayat'ı, inadına! Aşk artı sevgi, oksijen koklayacağım, yüreğim ciğerlerim ile birlikte, umut bayramları ilan edeceğim, umutlu yüreklerin ellerinden öpeceğim umut bayramlarında, tüm güzel günler adına! İnadına!!! İNCİ TUN alıntı |
Ay buluta girinceAy buluta girince, Çakal uluması işaret verince, Susar ağustosböcekleri, Sırtlanlar menzile erince, Oy geceler oy Üzerine güneş doğmasın, Ateşböceklerine hasret kalasın. Ay buluta girince, Karanlığa atılan fişekler, Göz olur mehmedime, Görünür gizlenmiş köpekler. Oy dağlar oy Zap suyun kurusun akmasın, Yedi yıl çiçeklerin açmasın. Ay buluta girince, Roketler bir bir düşünce, Dağlar dile gelir, Aslanmımın omzu toprağa değince, Oy toprağım oy Kan dedin kan verdik, Can dedin can verdik, Ay yıldızlı bayrağım uğruna, Her karışına bedel ödedik. Ay buluta girince, *****nin kurşunu yol alır sinsice. Ana yüreğine koralev düşer, Koç yiğidim şehadete erince. Oy mehmedim oy Yüreğinin nuru yolun, Bedrin aslanları yoldaşın olsun. |
Kabahat Kimde Çaresizlik adına yaşanmış tüm gerçeksizliklerden Yoluma çıkmış her türlü berbat çirkinliklerden Adını bile söylemeye cesaret edemediğim düşlerimden Hatırı sayılır üzüntülerimden geriye ne kaldı Yalnızlığımın kanatları altında ebedi yolculuğuma Bir yol arkadaşı bile edinemedim neyleyim Üstü kapalı yalan sevdaların derdinden Yalıçapkını bakışlarından kaçmaya meyilliyim Ağlamaklı geçen her gecenin mahsun nefesinde Gizlenmeye çalışır ama saklanamam her seferinde Artık yıldızları saymayı bırakmak istiyorum Bir martı özgürlüğüyle kendimi bu hayattan Sevgisizliğin tüketilmişliğinden ruhumu silmek istiyorum Sanmayın sakın bunu da kaderdendir Canına yandığımın ilâcı yok üzüntüm kederdendir Hapsolur giderim ben de yokluğunun sonbaharında Anlatamam kimseye çünkü bütün kabahat bendedir |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık