![]() |
Sen... Şu an yine seni düşünüyorum Her zaman olduğu gibi Önümde kitaplar hepsinde sen, sen yazıyorsun Seni okuyorum Seni çalışıyorum Günlerce, haftalarca, aylarca Damarlarımdaki kana seni işlemek istiyorum Beni sen yaşatasın istiyorum Sen benim için tek yaşam kaynağısın Öyle olmanı istiyorum Seni istiyorum Sensiz duramıyorum Sen... Azrailim olmanı istiyorum Zamanı gelince canımı alacak Doktorum olmanı istiyorum Hastalandığımda tek ilacımın Sadece bir tebessüm olmasını istiyorum Seni istiyorum Bilirsin ki: sensiz duramıyorum Sen... Eşim olmanı istiyorum Bir ömür boyu dostum olacak Dost kalacak Eş istiyorum Seni istiyorum Bilirsin ki: sensiz duramıyorum Sen... ...Şu an yine seni düşünüyorum Her zaman olduğu gibi Önümde masa Bugün yine menüde sen varsın Seni yiyiyorum Seni içiyorum Seninle doyuyorum Seninle yaşıyorum Seni istiyorum Bilirsin ki: sensiz duramıyorum Sen... Kolumdaki saatim olmanı istiyorum Zamanın sensiz olmayacağı gibi Sen "Dur" deyince dursun istiyorum Bütün kâinatın Seni istiyorum Bilirsin ki: sensiz duramıyorum Sen... Beynim olmanı istiyorum İçimdeki bütün bilgileri sana endekslemek İstiyorum ki; Gözlerim olmanı istiyorum Kimse bakmasın diye Aynaya bakmak istiyorum Gözlerime Seni göreyim diye Seni istiyorum Bilirsin ki: sensiz duramıyorum Sen... ...Evet Sevgilin olmak istiyorum Ben... Emrah Uruç | |
HÜZÜN RENGİ Ne zamanki bu iskeleye geleceksin yaprakları dökülmüş bir papatya bulacaksın aynı masada rengi hüzün beyazı Oysa martı seslerine karışırdı vapur düdükleri, denizin iyot kokusunu çekerken içine sisleri aralanırdı gözlerinin Saçlarına gökkuşağı konardı, ılık bir bahar esintisiyle sevda yağmurlarından sonra Karanlık odanda yokluk sararken dört bir yanını kör bir yalnızlığın kemendi takılacak boynuna Tek başına içilen kahvenin her yudumunda, telve telve tortulanacak cinnet geçirilen geceler ve hüzünlü zamanlar gözlerinde Oysa bir çocuk tebessümü yüzünde hiç eksilmeyen, acı ve kederden uzak saatler hep güneşli öğleden sonlarında olurdu Şimdi güneşli günler o kadar gerilerde ve kaynağı belirsiz sancılara gebe saatler içinde bir rüzgar değecek saçlarına, üşüyeceksin Sevda sözlerini dalgalar süpürmüş olacak ve yalancı bir rüyadan hiç yaşamamış gibi uyanacaksın sabahın rengi hüzün karası Oysa sabahın ilk ışıkları vururdu her daim pencerenden bir yusufçuk öter saçlarında ellerim gezerdi Atila IŞIK |
Sonsuz zannetmiştim her geçen ân-i Ufukta güneşler sönmeden evvel. Düşünmek iyi şey, yaşamak güzel Nafile aradim her kaybolani. Yaşanan yillarin annesi kimdir, Kimler eritiyor yillari böyle? Varlik ile yokluk vermiş el-ele Nereye çekiyor günleri bir bir? Görülen her rüya olmasin yarim Günleri bogmasin içinde gece. Niçin seviyoruz bilmem delice Bu aşkin manasi nedir ey Tanrim? Hürriyet kapanmiş benim içime Bense hürriyetin elinde esir. Istirap neşeden daha cihangir Girmez mi bu dünya başka biçime? Sonsuzluk agliyor tükendim diye, Her yolun sonunda bir kalin duvar. Ardinda bilinmez, bilinmez ne var Huzuru aramak öyleyse niye? Edirne - 01.09.1945 Kaynak: Kara Sevdam Ak ÖzlemimMehmet Bozkurt Esenyel |
Demek ki Sabah uyandığımda yüzüm gülüyor ise; Ve Güneş her zamankinden parlaksa Kış bile olsa, Yağmur bile yağsa, Yine de mutluysam, Demek ki; Ben birini seviyorum..... Her şeyde onu buluyorsam, Her damla gözyaşımda, Aşk çiçeğimi suluyorsam, Eğer ben; Ağlarkende gülüyorsam, Ben birini çok seviyorum... Her yol sana çıkıyorsa, Gözlerim hep seni arıyorsa, Sesin hep kulağımda, Yüzün hep karşımdaysa, Demek ki; Ben seni seviyorum... Sensizken hayat, Bana zor geliyorsa, Ecel ensemde, Yaşamak vız geliyorsa, Sen gelince dünya Daha hızlı dönüyorsa, Demek ki; Ben seni çok seviyorum... Ve seni senden bile, Hatta canımdan bile, Ben seni ölesiye seviyorum... Begüm Ateş |
Adını Yüreğime Şiir Ettim Kıvılcım bir kıvılcımdı gönlümün fitilini yakan Aşkındı sürekli beynimde şimşekler çakan Ruhuyla bedeniyle sana sımsıkı bağlanan Ah! Şu garip neylesin kara sevdandan Ay yüzlüm ne kadar çok bağlanmışım sana Söyle niye acı damlar kömür gözlerinden bana Lisanlar yetmez sevdayı anlatmana Ancak gözlerimden akan şu mana "Ne olur beni anla" diyor sana. Murat Gencer |
AŞK DEĞİLSE NE Sensizliğe alıştım diye mi? Çattın kaşın yar. Ben her şeye alıştım da Bir sensizliğe alışamadım. Bakma esmer bakışlı gülüşüme Söyle içime dökülen bu kızıl sıvı ne Ya bu sürgün sevda ya bu hasret Söyle nedir bu bedenimi saran bu yangın Aşk değil de ne Sensiz Göklerin bulutları sığınır gözlerime Usulca dökülür sensizliğe yanaklarımdan zaman Sağanağın nehirleştiği sel yatakları Özlemlerimi taşır sana Çarpa çarpa kıyılarına yüreğin Abdullah Oral |
YİTİRİLMİŞ BİR SEVDA İLANI Geceye ay düşerdi ve sularda yakamoz Önce bulutlar üşürdü, sonra yapraklar bir de ben Nefesinden öper, titrerdim geceden başka kimse görmezdi seni öptüğümü Sevdaya fesleğen kokularını gizleyip içimde senliliğe dair düşleri çoğaltırken önce bulutlar, sonra yapraklar çiçeğe dönerdi zamansız Mavi yıldızların aydınlattığı gecede önce ebruli karanfiller sonra katmerli yediveren gülleri açar ben üşürdüm Sevda cemreleri düşmeden yüreklere kumdan yaratılan cama titreyen parmakların ince bir sızı ile çizdiği kırık bir sevdadır artık adın geç kalınmış bu sevdadan geriye kalan Öfkeli bir yalnızlık senfonisinin ilk gamı terk edilmişlik sesleriyle notaya dökülüp ve mevsimler magmanın tam ortasında kışa dönerken Havadaki ilkyaz çiçeklerinin kokusuna inat bütün ışıkları sönerdi umutların Sevda zifiri karanlıkta kaybolurken unutulmuş bir heykel katılığında ben üşürdüm Sonra silindiri geçerdi üzerinden zamanın ne bir caddede ne de aynı iskelede kesişmeyince yollar ayrılığın donmuş karesi canlanmaz ben yine üşürdüm Şimdi uzak kıyılarda kalıp da rengini yitirirken düşler Sekiz sütuna manşet bir ilandır hüzün üzerine hüzün sözcükleriyle yazılan gazetelerin ön sayfalarında yitirilmiş sevdam ‘Bir rüya’ olsun artık ayrılık, uyanayım Atila IŞIK |
Göz kırparken yıldızlar karanlık gecelerde Sen dağlarca uzakta ismin hecelerde O diyardan bu diyara esen rüzgarlar Seni getiri bana karanlık gecelerde süleyman sönmez |
ARA SIRA Yalnızlığa dayanırım da,birbaşınılığa asla... Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.. Bir dost göz arayışıyla. Saat tıkırtısıyla... Korkmam Geçinip gideriz biz mutluluğumla, Ama "Günün aydın,akşamın iyi olsun"diyen biri olmalı.. Bir telefon sesi çalmalı ara sıra kulağımda... Yoksa Zor değil,hiç zor değil, Demli çayı bardakta Karıştırıp bir başına Yudumlamak doyasıya... Ama "Çaya kaç şeker alırsın?" Diye soran bir ses Olmalı ya ara sıra... Elif Şebnem Akal |
Anlatamaz Elde mızrap, dilde türkü değilsin Nasıl çalsın, söylesene saz beni? Bende ben ol, herkes seni ben bilsin Bak aynaya, senden gizli süz beni Serdar Tuncer |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık