MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

MaKaLeLe 14 Mart 2007 01:43

Nen Var Kardeşim (Kirmayanin)

bir salkim üzüm bir bardak şaraba
ne kadar benzerse
bir nefes tütün bir demet yapraga
ne kadar benzerse
nen var canim kardeşim?
her nefeste biraz daha bugulaniyor cam
hep bir buzlu camin arkasindan
bakiyormuşsun gibi geliyor yüzüme
çildiracam
iki nokta bir benek gözlerim
erimiş uzanmiş dökülmüş ellerim
nen var canim kardeşim?

hay camina camekanina büyüsüne bugusuna aldiranin
kirmak mi dedin
kirmayanin..

Bedri Rahmi Eyüboğlu |


Misafir 14 Mart 2007 02:23



Bu Ülke (Boyayalım Abi! ....)


Benim ülkemde
Beyaz saçlı ihtiyar çocuklar
Henüz ilkokul çağında başlar
İşçilikleri…

Biri karton toplar sokaktan
Siyaha boyalıdır diğerinin elleri
Umut dolu gözleriyle sorar

Boyayalım abi?

……………

Hani aristokrat durur bir yanınız
Ve diğer yanınız genlerinden utanır
Bardağınızda viski, sofranızda havyar …
Geçer gidersiniz çoğu zaman yanından
Duymaz bir türlü kulaklarınız

Boyayalım abi?

……………

Ayakkabınızın cinsi değildir düşündüğü
Kulak bile asmaz terslemenize, güler
Acımanın ve acımasızlığın rengini tanır
Kaçamak çalışır ders sonrası
Şimdi öğretmeni görse O’na ne der?
Kim bilir nasıl utanır…

Hani siz eylem hazırlığı yaparken
Lastik yakarken sokakta
Barikat kurarken…
Bir de çiçekleri sopalarla dövüp yolarken
Camını kırdığınız marketin önünden bakar
Bir omzunda okul çantası üstünde önlük…

“Akademik protesto” nun “ilk çağ seyircisi”
Kırıp dökerken duymaz sokak eylemcisi

Boyayalım abi?

……………

Benim ülkemde
Çocuk diyemezsiniz bazılarına
Yürek ister…

En azından yağmuru bilmelisiniz
Sonra sıtmaya tutulmayı
Bütün gece ateşler içinde yanmayı
İlaçsız kalmayı ve bazen
Yevmiyesiz döndü diye azarlanmayı…

Zordur çocuk olmak bu ülkede
Bu şehrinde yaşamak
Altı delik ayakkabılar
Ve soğuktan buz tutan parmaklar…
Çocuk işte
Yine de yeter içini ısıtmaya
Vitrinde
Düş’ünü kurduğu oyuncaklar…

……………

Hani siz Aşk’tan falan bahsedersiniz
Bir de Kadının ruhundan
Kimi zaman
Sosyal bir “ – izm” hikayesidir anlattığınız
Bar sohbetlerinde kapanırken gözleriniz
Nasıl da çok satar kitaplarınız…

Bir de siz
Diaspora bilgesi
Pamuk tarlasında terleyen
Kadının sesi…
Çözümcü medeni uysal

Toplumsal bir yaranın
Düşünsel tedavisi…

Boş “ –Bakan” gözler
Şen şakrak ekranlar
Bir bulvar gazetesi
Kahvede oturanlar, sessizlik…
Radyoda “Amerikanın sesi…”

“Sevgili Vatandaşlarım…vs..vs..vs..”

Dar gelirken vücuduma giydiğim
Söyle bakalım “Vekaleten seçtiğim ”
O giydiğin…Kimin elbisesi?

……………

Çabuk eskir Ankara’da ayakkabılar

Boyayalım abi? ..........................


Deniz ÜLKEGÜL



arwen 14 Mart 2007 02:34

Sen kanattığın yüreğimi anlayamazsın,
Dilimden dökülenlere yabancısın.
Yalnız ağlayanlarmı göz yaşı döker,
Yüreğim inlerkende gözlerim güler,
Kimseyi sevmediğin için göremezsin ki.
Ayağın çamura değmemiş,
Tenin yağmur görmemiş,
Dudakların teri göz yaşı bilmiş,
Çıran beni yakmaz ki.
Sevgi sıradan bir hikaye,
Sevda tek kişilik bir masal,
Aşk yarını olmayan bir roman senin dünyanda,
Sen gönül bahçeme adım atamazsın ki.
Bir anlık kedere,
Bir damla göz yaşına,
Bir içten gülümsemeye,
Bir tadımlık ekmeğe,
Bir adımlık emeğe ortak olmamışsın,
Sen sevgiyi bilemezsin ki.
Anla artık yalancı aşık,
Sen kendine aşıksın,
Sen hiç aşık olmamışsın ki.


tarık sasaoğlu


Misafir 14 Mart 2007 02:44

Dilek






beni çocuk gözlerinde yeşert
ölülere ninni sesiyle
ağlayan

kan revan intiharlarımda
ellerimden menekşeleri sağ
mora çalan

en çok da
ağustos yangınlarımda
iri taneli karlar yağdır
kirpiklerimin arasından

ve
gururuma
bir damla çiy bırak
dikeni emziren gül yaprağından
.
.
.


Belgin ERTÜRK


arwen 14 Mart 2007 02:47

yalancı sevgiler


sevgiyi aradım durdum yıllardır
her denememde yanıldım
son kez karşıma çıktı
bu kez olur dedim
buna da kader karşı çıktı
seviyorken birbirimizi
her kafadan ses çıktı
ne olur karışmasalardı
bizi bizle bıraksalardı
o o tarafa çekti bu tarafa,
seven kalbe yaş, din, ırk sorulur mu
kalp atışlarına karşı konulur mu
birbiri için atan yürekler vurulur mu
hiç mi tatmadınız sevgiyi
hiç mi akmadı damarlarınızdan delice kan
hiç mi aşık olmadınız
en sahisinden
yazık size!
seven kalbin nasıl attığını nerden bileceksiniz
hep çıkar, hep menfeat ilişkileri içinde
kendinizi avutup durmuşunuz
sevgiyi tatmamış yaşamamışınız
nerden bileceksiniz seven yürekler
ayrılmaz ki
bir tek şey ayırır derler o da ölüm
ama onlar öldükden sonrada beraberler
siz ise yalancı sevgilerle yaşayıp
göçeceksiniz
sevenleri ayırmaya gücünüz yetmeyecek
onlar burada olmasa öbür tarafda buluşacak
siz ise yaptıklarınızın hesabını tek tek vereceksiniz
ben aradığımı buldum
burada olmasa da buluşacam öbür tarafda
gücünüz yeterse eğer öbür dünyada da karışın!




gülce şeren


Misafir 14 Mart 2007 02:50

İhtilal


ben dağlara dağ mı derim yarılıp sen çıkmayınca
gökte bulut, altta ırmak, bir de çuha çiçeği dere kenarında
ve hep adınla başlıyorum bildiğim iki duaya

sende yayla gülü yayla gülüşlü bir ağız var
öpüyorsun beni buğdaylar sapsarı oluyor arpalar tam arpa
susarsak susuyor kuşlar, konuşsak kızılca kıyamet

yüzünü kalabalık bulvarlara dönüyorsun akşam üstleri
bütün kuytu sokaklarda aklıma dudakların düşüyor
alyuvarlar ihtilale kalkıyor her halukarda

konuşsan börtü böcek sesleri kesiliyor koca kuşluk vakti
bir sen bir ben kalıyoruz gökyüzünün altında
hemen yanıbaşımızda yüceee bir Allah

sen hilafsız bir kumral yağmursun patlayan ovalara


Fadıl OKTAY...


arwen 14 Mart 2007 02:51

DİPSİZ

Gecelere doğdun
Daha yaşın kum aklın safari
Kırlarda takılı ömrün
Kıllı keçelere takılmış ya yüreğin
Sen şimdi nerdesin
Sarı paçalı kekliğim

Gül çarıklı ayakların
Sıcağında emer duymaz karları
Kurutur var ömrün deryayı
Ekili harmanım tuzum ayranım
Hakiki saltanatım

Kertikli hasatlara kalamadım
Örselenmiş aşklara
Bilirim yasaklı bahtın
Nefesin gölgelenmiş yumru
Hörgücün sırtımda bellenmiş
Cırmıkların benlenmiş kaderin tımarında

Düşer alaz yanağından
Terlik giymiş apartmanlar
Balkonları aynalı
Üfürüyor ölüm koynunda

Kar nefesin yutkunmadan
Körle sıra boyunda gelmiş esaretin
Gül yüzünü okşuyorken yel
Gel der ver bir ömrü düne gel

Tanımak isterken mehiri
Soruyor güle ömrüne el veriyor
Ölüm diyor zamana sığmıyor
Tünemiş kadrim gülüme ömür
Dağ taş sana haykırıyor


feriha ceylan


MaKaLeLe 14 Mart 2007 02:54

Abdal

Yürür asfalt ovalarda abdal.
Vitrinlerin düşen kepenklerinde
Hep hüzün çeşmeleri: lambalar.

Yüzer gibi önce bir tulum yavaşça
Yanaşır kıyımıza eski diclelerden
Ve fırlar ilk bedevi, dalar çadırımıza.
Nerde bu leylâ, aslı nerde?
Çıkartmalar, yağma ve leylâ!
Vurur ferhat dağlarında abdal-
Bir fener olacak ilerde bir yerde.

Sığ sularda dönen yorgun gemiler
Yangın ve tütün içinde arar da
Görmez geçer sönmüş eski feneri
Bir ses çınlar karanlıkta: Kayalar!

Ateşin daha yeni bulunduğu çağlarda
Yine böyle yanardı lambalar,
Sonra asfalt ovalarda
Akan seller ve abdal

Behçet Necatigil |


arwen 14 Mart 2007 02:59

bitmeyen sensizlik


Telli turnalar uçar
Ufuklar daralır
Camın ardından baktığım yüz yirmi kilometre hızlı yollarda
Hızla çarpan sevdamın ufkunda
Dikenli tellerde dolaşır gözlerim
Acıtmaz beni
Canıma batan sözlerin kadar

Yitik kelimesinde buluyorum kendimi
Kürtçe küfürler savruluyor suratıma hiçten
Güneş niye doğsun ki sabahın köründe
Ben seni bu kadar özlüyorken
Seni sevdiğimi saniyelere işliyorken
Yitik kelimesi buluyor beni

Ben seni,
Ben seni bıraktım gittim içime
Sarhoş tekerler götürüyor suyun gözüne
Gözünde kayboluyor gölgem
Girdap içre girdap içre
İçer giderim zehir bakışları
Ölmek bir kere olsa bile
Gözlerinde bin kere ölmek var sevdiğim

Hadi sussun öyleyse
Bu satırları okuyan gözlerin
Acımasın diye yalvar yüreğine
İşte o zaman
Gönül sus
Sussun bütün heyecanlar
Sussun nefesim
Acılarla bestelenmiş yürekler kadar
Belki
Ağlayan kemanla sana, beni katar…

Sen git
Gölgem takip etsin seni
Takip etsin bir tarafım
Bir tarafım seni arasın
Eğer kaldıysa
Sensiz dünyada yaşamak
Ve kaldıysa geri kalanımın tek amacı
Senden gelen rüzgâra kapılmak
Söylesene ağlayan gözlerine
Neden bitmiyor senden ayrılmak


mahir demir


arwen 14 Mart 2007 04:09

dalgalarına geldim sevgilim
yanımda getirdiğim kuzey rüzgarıyla
geldim çünkü sesimi son kez duyurmaya
meğer aşkım zarar veriyormuş sana
yoksa meltemini hissederdim her yerimde
yaşardım seni,dönerdin bana
şimdi kadınım kapılarımı kapatıyorum
kapatıyorum çünkü artık ışığını göremiyorum
gözlerinden süzülen bir damla olmuşum
haberim olmamış.
dalgalı saçlım,kadınım senden son isteğim
haberim olmasın senden
gözünde bir yaş olursam
ve sana ulaşamazsam
işte o zaman ölürüm
dinlediğimiz şarkıdaki gibi
kal hoşçakal papatyam
bugünlerin yarınları var
sen hep mutlu ol yasemin kokulum
sakın unutma bu gardiyanı...
çünkü papatyası ilk aşkıydı
tek hastalığı oydu..


günhan aras



Saat: 11:12

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık