![]() |
ÜŞÜRÜM Sen dostumsun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar İnsanlar değişmiş diyorsun, varsın değişsin Anlamını yitiren bir şeyler var şimdilerde Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım Taşı delemiyorum senin için!!!! bir çığlık ve apansız su oluyorum ipince, kendime sızıyorum Dünya yetmiyor bazen, bırakıp gidebilir miyim? Kuşları ürkütülmüş bir dal gibisin öylesine mahzun! Efkar da yakışır sana, bir kadeh kekik kokar efkarın Unutalım mı şimdi bu dostluğu, kardeşliği Sabahlara kadar uyutmayan sancılı bekleyişleri Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları Sen dostumsun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten gelmesin sesin hiç ÜŞÜRSÜN... ÜŞÜRÜM Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim! Yazan: Nagehan |
AŞKA ZAMAN BIRAKMALI Bir bardak su al Bir bardak suda Kocaman bir okyanus gör Beni gören gözlerle Bir kuşa kanat ol, Beni düşündüğün zaman Özgürlüğün tadını çıkar,düşünürken Tüm masalları mutlu bitir mutlaka Tüm şiirlerini sevda için yaz Benim için yaz,bir de Bir şiir yaz sevda kokan Sen kokan Bizim olan Ne kadar seviyorsan O kadar kısa olsun Seviyorsan zor değildir anlatmak Aşka zaman bırak,unutmadan. Gülabi Deniz |
YALANCISIN SEN bile bile yalana kanabilmek aşka kanamamaktan olsa gerek yumuşatır mı? acıyı baştan yalan olduğunu bilmek kaç mavi serebilirsin yoluma? sendeki maviler sabır aşılar mı? canıma tutsam ve savursam dualarımı semaya kim bilir kaçı teğet geçer sarf ettiğin yalanlara şeffaftı benim dünyam özgür-adım koşabilirim sandım kaypak bir zeminmiş meğer gecelerce kavrulup yandığım güdümlü şimdi tüm sözler rehavet yasak duygulara yağmur mevsimlerine dönmeliyim asit yağmalı topraklarıma dişlemeliyim şimdi sana inanmışlığımı ve kanmışlığımı kusmalıyım avuçlarına tarihime yasak düşmeliydin sen tarihim alışmışken talihsizliklere hoyratlığına teslimiyetmiş yaşadığım gül derdiğimi sandığım bozkır gölgeli bahçende bir yudum yokluğun bin yudum zehirdi bana bilemezdim pazarlıklar içten yapılırmış benim içim sen doluydu pazarlığa yer kalmamış toparla artık yaydığın tüm sevda kokan yalanlarını gecelerime taşıma “illaki sen” diyen çığlıklarını susmayı dene duymak ağır geliyor bedenime sözüme sözün değse irkilirdim adın kulaklarımda bir arya şimdi kaça kaçmış sevdan karışlarımla ölçtüm bil ki yordum seni özür dilerim sevgili geldiğim gibi giderim şimdi ***y a k ı ş t ı n s a n m ı ş t ı m s e v d a m a ***a m a s e v d a m y a l a n b a r ı n d ı r m ı y o r ****a n l a Mehtap |
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10168-solust.gif http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10168-sagust.gifhttp://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10168.jpg Gecedir; Çalarsın kapıları açan olmaz. Gecedir; Hem de yıldızsız göz gözü görmez, Bir ses duyar irkilirsin, Sarar korkusu yalnızlığın. Rüzgâr eser savrulursun, Düşersin kucağına karanlığın. Gecedir; Ararsın yolların bulunmaz, Gecedir; Kalbinin gürültüsünden durulmaz, Üşürsün... Sevdiğini düşünür, ısınırsın. Gözleri gelir aklına... Bir çift yıldız gibi Asılır kalır karanlık göğe. Gecedir; An olur yenersin korkuyu, An olur canın çeker Oturursun bir köşeye Dinlersin geceyi, hissedersin... Gözlerini yumup susarsın, An olur, gece olursun. Ahmet Ünal Çam http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10168-solalt.gif http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10168-sagalt.gif |
CEMRE SUSKUSU Şehirler büyüdü hüzünlerde Pırıltılar sakladı mum eriği gözler Tüneline gizlenen arsız acılarla. Sustum.Bir gelinciği öpüp rüyalara daldı kırmızılar içien yürekle.... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Geçti düşler yamalı eteğiyle Göz kırpıp çile yumağı içreme Sevda taşımayan göçler düştü,cemre cemre... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Benzi sarıya yenik şiirler soldu Sarhoş dilinde silindi mavisi göğün Pembe dudaklarına giz bırakıp kaçtı Sustum.Bir papatyayı öpüp rüyalara daldı fallar biçen yürekle http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Düştü özlemler kanatları yaralı Göz kırpıp hüzün heybesi içreme Aşk kokmayan üzgüler düştü,cemre cemre... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Dehlizler çoğaldı derin akışlarda birikti en onunmaz yerlere umarsız sancı hiçlikler sorgusuna yazıldı hayat. Sustum.Bir kardeleni öpüp rüyalara daldı ayazlar eken yürekle... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Atıldı öfke kurşunları kovanları ayrıldı Göz kırpıp dert bakracı içreme Yazgı tanımayan göçler düştü cemre cemre... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Göllere alışık suya yazılan izlerdi silinen Sahipsiz bakışlar dizili göz imleri sazlıklara takıldı rüzgar geçmişi bırakarak. Sustum.Bir nilüferi öpüp rüyalara daldı suskunluk kesen yürekle... http://img186.imageshack.us/img186/7766/anmatedstarpx2.gif Susmayı öğrendi sözler çiçek dilerinde Göz kırpıp kırık testi içreme Havaya,suya,torağa. Yalnızlık açan bahara gebe Unutuşlar düştü cemre cemre... Neslhan Yazıcılar |
Fakülte Fakülte hastanesinde Olmuş idi ameliyat. Genel cerrah servisinde, Bekledi, bekledi imdat.. Yeşil kartla hastaneye Yatırdılar garibimi... Derdin demedi kimseye, Sustu artırdı derdimi... Kardeşim halin anlattı, "Bağırsağını kestiler" Gene ciğerim kanattı, Sanki benden mi kestiler.. Hacıemmi duydu bunu, Kulağını sağır etti.. Unuttu insanlığını, Koşarak camiye gitti... "Komşusu açken tok yatan Bizden değil" demedi mi? Secdeye varmaya utan, Fitre, zekat denmedi mi? Nefse hoş gelirse sünnet, İlk farz değil mi merhamet? Senin tapunda mı cennet, Böyle mi yüce adalet??? Yoksa fakire kader mi, Yoksulluk, hastalık, çile? İNCE bu böyle gider mi, Lades olmaz bile bile... Sabit İnce | |
|
Yüreğim sizladığı zaman Yüreğim sızladığı zaman Gece yarılarından sonra,şafaktan önce Bilmediğim bir istasyondan,bilmediğim bir müzik geliyor kulağıma: Uzak vahşi Karanlık... Gece denizleri gibi bir müzik, Batık gemilerli gece denizleri gibi bir müzik, Çağırıyor,çağırıyor beni durmadan Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim. Yüreğim sızladığı zaman Duvarları banka afişli çok eski bir şehrin Cumhuriyet Caddesi'nde iki tüfek bir kelepçe, Tüfekler garip garip Kelepçe garip... Öyle beter Öyle çamur Bir yaprak döne yuvarlana, Bir akarsu bata çıka... Koşuyor koşuyor bir kadın kelepçenin ardından Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim. Yüreğim sızladığı zaman Bir kara tank çıkıyor bir ağıttan,bir filmden,bir savaş romanından çıkıp yürüyor sevgilerin,özlemlerin üzerinden. Aşkların,umutların,oyuncakların,küçük emeklerin,büyük kaygıların üzerinden geçip gidiyor. Su gibi ilerliyor yangın İşliyor kıtlık karanlığı Ölüler birden bire şarkılaşıp Virüsler bakteriler Bütün dilleri birden konuşuyor herşey. Çırpınıyor yerde bir damla kan Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim. Yüreğim sızladığı zaman Kör bir çeşme başında kör bir kadın geliyor gözlerimin önüne Bütün iplikleri bütün iğnelere takıyor da Ne iplikler bitiyor,ne de iğneler. Götürülmüş oğluna mı kaçırılmış kızına mı Geçen günlerine mi Unutmuş neye ağladığını Ağlıyor,aranıyor Aranıyor, Bıkmadan Bilmeden usanmadan. Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim. Yüreğim sızladığı zaman Ciğerlerime çekerken kötülüğü, Ellerimle dokunurken kötülüğe, Ayaklarıma dolaşırken kötülük, Şu taşı şurdan alıp şuraya koymamanın pis bunaltısı geçiriyor tırnaklarını gırtlağıma. Kokuyor işyerleri Kokuyor günaydınlar. Ne varsa verilmemiş, Alınmamış ne varsa; Edilmemiş söz, Patlamamış öfke, Uyutulmuş ne varsa Ne varsa kokuyor birden bire Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan, Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim. Yani ben dört mevsime bölerek bu yürek sızısını, Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını, Sokağım,kentim,vatanım sanarak bu yürek sızısını, Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca. Günlere,saatlere bölerek bu yürek sızısını http://img159.imageshack.us/img159/966/featherrn6.gifHasan Hüseyin KORKMAZGİL |
http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10157-yaprak.gif http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10157-yaprak.gif http://www.balcanet.net/resima/jpg/siir10157.jpg Öyle bir ilk yaz ol ki korkut yaprakları, Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları, Sararıp dökülürken güz rüzgârlarında Ardında savrulsunlar, unut yaprakları. Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar Seninle yeşerdiler, seninle soldular.. Olsunlar senden sonra da umut yaprakları. Özdemir Asaf http://www.balcanet.net/resima/ivirzivir/siir10157-yaprak.gif |
http://img404.imageshack.us/img404/1250/huzunmisralarimsimdiburfn8.jpg Şimdi burda değilsin ama beni duyuyorsunn...biliyorum.... kapat gözlerini benim için ve dinle n'olur... bak yoksun.... bunun anlamını biliyor musunn.. yokluğun yüreğimdeki bu yıldızsız, bu dipsiz,karanlık gece, yokluğun odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken, unuttuğum dalgın gözlerim yokluğun yastığımda bıraktığın bu kimsesiz saç telleri... sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar... her an gözümün önünde sakladığım mektupların, peçetelere yazdığın şiirlerin, hediyelerini sardığın paket kağıtların... sen gidince, hala sen kokuyordur,diye üzerime giydiğim ve derinn derinnn soluduğumm giysilerin... bu yarı deli bu hayattan kopuk ruhum... kapat gözlerini ve bana bak.. ben ne diye varsa gördüğün,işte o senin yokluğun... söyle.! sana neyi anlatayım sabaha karşı çalan telefonumun ucunda, n'olur bana hayattan kötü davranma diyen...sayıklayan... o kırgın,o kendine çarpan sesini mi...! Cezmi Ersöz |
| Saat: 05:39 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık