MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

tikkymelike 14 Mart 2007 22:45

BANA GEÇ KALIŞIN

Düşünüyorum....Yüznü görmek isteyişim her an
Ya da sesinde bitevi vuslat kovalayan bu can
Ve kavuşma özlemimin kamçılaması kafesi
Bir çıkmaza düştüğümün kaçınılmaz göstergesi
Halbuki,zatıma yasak olduğun gün gibi gerçek
Gönlümle tütüştüğüm bu savaş bir ömür sürecek
Yoluma duvarların kat kat dikildiği bu zaman
Sır kalacak;her sayfamda gözyaşım,bir kaç damla kan
Bunu bil ki;özlemlerim sensiz her ne kadar kudursada
Gün görmemiş kamçıları ardı ardına vursada
İçime gömüyorum her birini idamlar edip
Ve ne sen farkediyorsun,ne de divane bir garip
...........................................................................
Ömer Karakaş


Misafir 14 Mart 2007 22:55

ORADA BAŞLIYOR AYRILIK

Akıp gitti günler
paylaşılan simit tadını
içilen çay buharını
anılara katıp gitti

Bir şey kalmadı koyacak
merhabayla hoşça kal arasına

Eleştiri yazıları okuyorum
günlerdir
şiire, yaşama, aşka dair

Ve son kez;
yıkımı başlayan gecekondunun
duvarında, yıllardır direnen
yazımı okuyorum

Bir gezginim şimdi
gemisi beklerken
açılmak için yeni sulara
yıllar sonra
anılarıyla yüzleşen bir gezgin

Soluğuma çekiyorum anıları
yavaş yavaş
terk ederken limanı

İki kişilik çoğunluğum.
Sevince heyamola.
Göremeyince bazen
bir kederin sisinden
uzağı oluyorum kendimin.
Sevinç bana alarga

Düşünüyorum da
her gemi
ayrılmak üzere giriyor limana
ve orada başlıyor ayrılık

Bir şeyler kalmamışsa
merhabayla hoşça kal arasında

Ali Rıza KARS



Misafir 14 Mart 2007 23:00

Korkma ilerle -
Kaç
hayat yaşanır
bir ömre, kaç yaşam sığar

Aldanıp yaşama

kaç kere doğar yeniden
kaç kere
ölebilir insan

Çevir gözlerini içlerine

At bir adım daha

İlerle
korkma uçurumlarından

Alıştırıldığımız yaşam
kendi yaşamımız değil

İç savaşlarımızda yenen de
yenilen de biziz

Öldürmek için peşine düştüğümüz
kendi yaşamımız

yoluna tuzaklar kurduğumuz avımız
kendimiziz.

Korkma

yürü yollarına
Salına salına
sarsıla sarsıla

Henüz ıslak ve nemliyken
şekillendir

Bittiğinde öğrenilen yaşam
neye yarar

Kaç hayat yaşanır ki
bir ömre
kaç yaşam sığar..


Dionisos...

En muhteşem eser
dolu dolu yaşamdır.
Öner Kaçıran


Misafir 14 Mart 2007 23:14

Yılanların Arasında Durma

Bin yaşasın dedik,
Bana dokunmayan yılan!
Dokundu yine de,
Biz olduk yılandan yılan.

Sokmak yılanların mizacı,
Bu da çok açık!
Yılanların arasında durma,
Oradan çık!

Bu konuda
Hiçbir merhale aşılamadı.
Yılan zehir kusar,
Hâlâ anlaşılamadı!

Canlara şifa vardır
Elbette panzehirde.
Aranan şifa
Unutma, o kutlu şehirde!



Necmi Ünsal


tikkymelike 14 Mart 2007 23:49

ANLAYAMAZSIN

Anlayamazsın
Yağmur damlalarındaki anlamı
Farklı dünyalarda farklı lisanlar konuşulur
Senin dünyanda yağmur bir başka konuşur
Burada bir başka
http://img156.imageshack.us/img156/9028/cid25aah0cb4.gif
Seni anlattığımda ona ağlamalarımla
Siler gözyaşlarımı dokunurcasına
Gecenin sessizliğinde en güzel şarkılarını söyler bana
Karşımda resmin;
Kadehimdeki seni çekerim içime
Sensiz yağan bu yağmurlarda...
http://img156.imageshack.us/img156/9028/cid25aah0cb4.gif
Kalbimi sızlatır;
Dermansızlığım kazanır hep aklıma,
Kah isyan eder,kah yalvarırım,
Sensiz yağan bu yağmurlarda
http://img156.imageshack.us/img156/9028/cid25aah0cb4.gif
Anlayamazsın...
Senin dünyanda yağmur bir başka konuşur,
Burada bir başka...
........................................
Özlem Gökdem



Nephthys 15 Mart 2007 00:04

Kapına el atmadan yalnızlık

üşürsem
bu şehir için üşürüm sadece
gücenmem ağaçların çıplaklığına
çünkü hiçbir sonbahar
seni bana getirmeyecek

sen bu şehrin ilk akşama hazırlıksız ürpertisi
eski bir şarkıyla dallanıp budaklanıp
parçalayan kuraklığını gözlerimin
yalnızlık giyinip ayrılıkla tarayınca saçlarımı
erinmem salkım saçak ölmeye
sevişmeye tek kar tanesiyle bile

daima aklımın bi kenarında
şiiri yazılmamış yağmurlu bir ağaçsın
üşümüş serçeli dokunaklılığı alnımda gençlik özlemi
sensin ölümü farklı kılan stratüslü
kehkeşan ağlayışlı
bir kekliğin kalkışı gibi yüreğimden

sensiz tam üç mevsim yaşadım
bir eksik olmanın anlamıydın
kısa çöpü ben çektim zamanla yarışımızda
zamana sen sığmadın
yılları ben eskittim
yumuşak gri

ömrüme sığmayan anlamsızlığını
yastık yaptım düşlerimin atlasına
dumanlı sığıntısız tembel ölmeye bile
habersiz bıraktım kalbimi kendimden
unuttuğunu unutarak unutmayacağımı
şimşekli ala bir lahzada yığılacağımı yokluğuna
kapına el atmadan yalnızlık beni alamayacağını
mevsimsiz bir yağmurun şehvetli hüznünden

Kağan İşçen


Misafir 15 Mart 2007 00:12

İstanbulu Sevmek Gibi Sevdim Seni
İstanbulu sevmek gibi sevdim seni ben..


İstanbulu sevmek gibi sevdim seni ben..
İstanbula hasret gibi sensiz yaşadım…

Neydin,
benim kaderimde nerdeydi adın,
hangi merhalesindeydin alın yazımın ?

geç mi buldum,
ya henüz erken miydi aşkın ?
anlamadım...

bir dolu hüzün,
bir sürü dilemma,
bir zehir bıraktın
ki panzehiri yoktu bu sevdanın…

ah can,
ah canım,
sevdalım,
imtihanım,
ben mi seni,
sen mi beni sınıfta bıraktın ?

geçeri yok muydu bu sevdanın,
kaçarı yok muydu bu alışmaların ?

niye İstanbulu sevmek gibi sevdim seni ben ?
niye İstanbula hasret gibi sensiz yaşadım?

ben neylerim şimdi,
ne yaparım...

bırak gitsin dediğim , hırsızım,
çağır gelsin dediğim, fermanım,
katlim elinde sultanım...

öl desen ölürdüm,
yan desen yanardım,
sev dedin sevdim,
anlamadın…

kopup gitmek miydi muradın
zifiri karanlığım?
hani hüznünde yıkardın yüzünü
her şafak söktüğünde
sabah ezanlarının ?
o ezanlarda hala senin dualarım…

ah can,
ah canım,
sevdalım,
bu şehr-i istanbul gibi karışığım,
ne vazgeçebildiğim,
ne yaşadığım…

mümkünü yok ki
unutmamın…

İstanbulu sevmek gibi sevdimseni ben
İstanbula hasret gibi sensiz yaşadım


Ceyda Görk....


Nephthys 15 Mart 2007 00:15

Seni Sana Terk Ediyorum

geceler telaşla koşuyordu gölgeme
bir gece kuşu daha uçuyordu avuçlarından
yırtıyordu gecenin karanlığını baykuş sesleri
arz inliyordu yıldızların aksine
en sade suretini koyup çıkınıma /sırtıma atıp
seni sana terk ediyorum...

bozkırın koynunda deli dolu at süren ben
dökülen eylüllere soktum gökyüzünün maviliğini
ayın dolmuş haliydi son durağım
içimdeki trenler çoktan devrildi, vagonlar darmadağın
çatlamış dudağımı şiirlerle ıslatıp
seni sana terk ediyorum...

kanıyor ayak uçlarım dilime inat
kaçırıyorum bakışlarımı alev küresinden
bıçaklar kaygan zeminlerde bilenirken
geceye sızan birkaç damla kan
gözlerimden yüreğime sessizce akan
en şiddetli zehri acılarıma katıp
seni sana terk ediyorum...

kaldırım taşlarında uyuttuğum düşleri
bir atımlık barut kokan sabrımı
gün görmemiş hayâllerime vuruyorum
tütsüye mahkûm petekten oğul almak
zırdeli şafaklara ağlamak
bana mı düştü yar
sabahla gidiyorum, balımı peteklere satıp
seni sana terk ediyorum...

kaç kalibreydi boynumdan vurduğun söz
sahi ceylanlar neden hep boynundan vurulur
gölgem kan kaybından ölmekte
kırılan bir kalemin hesabı mı yapılır
sevdam yüreğimde musallaya yatıp
seni sana terk ediyorum...

Turhan Toy


arwen 15 Mart 2007 00:20

küstüm dağların nadir kır çiçeğine
yaprağın yeşiline gülün pembesine..
gülemedim ömrün bahtiyar sevmelerine
çiğler yağdı yüreğimin ölmelerine
ağladım.. kara boncuklarım döküldü gecelere..
Elif’ce haykırdım..seni hatırlatan denizin en güzel rengine..

can sevince özünden cananı
incitir mi sevda yüklü gül baharı
nidası çağlayınca alabora olur düğümün rüzgarı
vakit dolacak..
belki de vakit dolmadan göç olacak soğuk iklimlere
küstüm..yaşadığım en güzel mevsimlere..

gönül anlar incisinde değerini
bilir yüreğin yüreğe değdiğini
hayat geçici..anılar yolcu hasrete
ölüm! ....ah ölüm ebedi aşk bahçesi..
kul bilmezse Allah bilir sevdiğini
küstüm… yarin mehtaplı hercai gözlerine..



selma izcimen


Misafir 15 Mart 2007 00:22

FARZET Kİ.....

Unut,
Unut gitsin bu hikayeyi...
Farzet ki,
Sen hiç tanımadın beni,
Farzet ki,
Ben hiç yarin olmadım,
Çılgınca yaşamadık
Sevmeleri, sevişmeleri...

Unut,
Unut gitsin her şeyi...
Farzet ki,
Hiç kırmadık birbirimizi,
Farzet ki,
Hiç yaşamadık o deli öfkeleri,
Köprüleri yıkmadık hiç,
Eskitmedik,
Tüketmedik erdemleri...

Unut,
Unut gitsin ikimizi...
Farzet ki,
Bir arada tatmadık balla zehiri,
Farzet ki,
Aynı anda görmedik,cennetle cehennemi,
Ölürcesine kıskanmadık hiç,
Hiç yakmadık o ateşleri...

Unut,
Unut gitsin takvimleri,
Ben susturdum, sen de sustur sitemlerini.
Kuruttum gözyaşımla büyüttüğüm menekşeleri.
Nasıl olsa,
Sen, vazgeçtin benden ,
Nasıl olsa,
Ben, sonsuza dek yüreğimden sildim ismini....
........

Ceyda GÖRK



Saat: 19:41

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık