![]() |
Gözlerinin denizine atıp kendimi, Boğulana kadar yüzmek isterdim. Göz bebeğinin mavi gülüşünü Sevgimle ıslatmak isterdim. Seni mavi ıslaklığında Benimle beraber avutmak isterdim. Islak mavilerine sahip olmak isterdim, Usulca sokulup bedenine, Maviliğinin ıslaklığını alıp ellerime Yüreğinin soğukluğuyla birleştirmek isterdim gizlice. Seni ellerimle ısıtıp, Sevgimle titretmek isterdim. Bakışlarına sahip olmak Maviliğine aşık olmak isterdim. Keşke maviliğin gerçek olsaydı |
Ödünç Alınmış Zaman Bir kız Bir demet zaman koparmış bahçelerden Kimsenin yaşamadığı akşamlar Ve kimseyi ıslatmayan yağmurlar getirmiş Yaşanması lazımmış, kader çiçekleri açmalıymış Elinde kullanılmamış biletleri Otobüslerin Yolcular beklemekte Bizim gelmemizi Yollar uzun ve bitmez Elini tutacağım yere götürüyor beni Ellerim soğuk ve yaşlı İçimde bir korku İçim öylesine telaşlı Ya o yer yoksa Ya o yer hayallerin hayaliyse Bir demet zaman kucağımda kıpır kıpır Yüzüm güler Aklım sapıtır İşte yine özlüyorum Güneş doğuyor Bir bardak çay içiyorum özlemine Bir taze sıcak simit Tane tane konuşuyorum Deniz kıyısındaki kediyle Beni anlamıyor İnsanlar hızla geçiyorlar Sağımdan solumdan Bir kısmı korkarak bakıyor Kedi sonunda miyavlıyor İkinci şiiri okuyorum Sana uygun kelimeler var mı diye Ağaçlar bahar kokuyor Nisan akşamları sarhoş ediyor Bekliyorum Nerede bekliyorum bilmiyorum Ben oradayım Sen orada mısın Orası neresi Sesler gitmiyor Uzayda boşluktayım Bir esrarengiz hoşluktayım Bağırıyorum Duyulmuyorum Yine sen kazandın zaman... Oğuzkan Bölükbaşı |
En sevdiğin elbiseni giydim Bu gece kokunu sürdüm Solgun yüzünü okşadım Sessizce saçlarından öptüm Yazdığın mektupları okudum Kana kana su içer gibi Plaklarını çaldım ah! En çok o şarkıda özledim seni. Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum gece yarısı Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya katran karası Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana aldım koynuma Buseni hafızamdan koparıp iliştirdim dudaklarıma Üşüdüm karanlıkta Tenine dokundum hissetsin diye Aç gözlerini Erguvanlarına su verdim İçerken benimle konuştular Yastığını okşadım, kokladım Anılar uçuştular Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine bir meltem gibi Teninin kokusu karıştı kokuma Yakıştılar Boğuldum karanlıkta Yanı başımdasın benden çok uzaklarda Ellerimi tut dokun bana Aç gözlerini. Attım kendimi caddelere Yeşil ceketin sardı beni Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz Tuttum ellerini. |
SAVAŞ KENTLEDİR Dün kayan bir yıldızla başladı Şafağın kurumuş güle denk düşmesi Bu gündüzün bir akşamı olacak Ve O akşam bu kentin başına çok iş gelecek Sol yanımdaki ordular İhanete uğramış yürekler Sağ yanımdaki ordular Arkadan vurulmuş Başları öne eğilmiş Ezilmiş yüreklerdir. Yıldızlar kayacak Üstelik göğün yücesinde Bir dilek tutacak sevdalı Konuşmaya hali kalmamış Ağarmadan saçları İçi geçmiş yorgun çocuklar Sonra cehenneme dönecek Cenneti yaşadığını sanan dolandırıcılar Pişmanlık duymaya fırsatları olmadan Uzun bir gecenin Kurumuş güle denk düşen şafağında Sırtlarını dayayacak bir duvar bulamadan Evlerin en pis köşesinde Süpürge edilen saçların Birkaç kırık teliyle Kurulmuş yaylardan atılan Gülün dikenleriyle idam edilecekler. Ve işte o akşam bu kentin başına Geçmişten kalan Onarılmamış Hesabı sorulmamış Geriye dönülmeyen yolların Uzun ince Üstelik bir arpa boyunu aşmayan Solgun geçmişinin yorgun yüzü ; Hayaletleri andıran suratıyla Çok iş getirecek bu kentin başına Damlarında kumruların özgür saatlerinde Bir nihavend tutturan Sevdalı seslerinde Aşkı anlatan kentin Duvar diplerinde hala onarılmamış yürekler Tellerinde kuşlar konan telgrafın Mors alfabesinden bir ses gelsin de Yorgun ve inanmaya hazır yüreğine su serpsin isterler Bahçelerinde bülbüllerin ötüp İbibiklere umut bağlayan Geleceğini nasırlanmış iki elin Dokunmaya korkan tenine Kurban olmuş yürekleri Masal gibi dinlediğimiz Sokaklarında acılarını pervasızca haykıran Sokak arabalarında sergilen Hoparlörlerinde 9 voltluk pille çalışan 200 watt supersonic yalanlarının cızırtlarının evlerin en dip odasına kadar sindiği saten kokulu odaların duvar diplerinde kucağına yattığımız ninelerimizin sözlerinden anlarız |
Kalbimi Yerinden Sökmeyi Dene Sevdanın sırrına ermek istersen Coşkun bir ırmak ol akmayı dene Çektiğim acıyı görmek istersen Yüzüme bir kere bakmayı dene. Pişmanlık acını dindirmediyse Yürek ateşini söndürmediyse Hiçbir şey geriye döndürmediyse Eski resimleri yakmayı dene. Bütün suçu bana yükleme artık Istıraba çile ekleme artık Bir ömür içinde bekleme artık Gönül zindanımdan çıkmayı dene. Sevgime beş para etmez diyorsan Kinim kolay kolay gitmez diyorsan Yaşattıklarım az yetmez diyorsan Dünyayı başıma yıkmayı dene. Bir kurşun da sen sık sanki yaram az Sen ne cimcimesin sen ne yaramaz O sahte bakışlar işe yaramaz Karşım da gözyaşı dökmeyi dene. Kanlı gözyaşımı kurutmam için Verdiğim son sözü hep tutmam için Seni sonsuza dek unutmam için Kalbimi yerinden sökmeyi dene. |
Hadi Gel Tanışalım Gam keder düşmesin Bana bakan o güzel gözlerine Seninle tanışmak.. Seni tanımak isterdim güzelim Bir güzel cümlede Bir tek sen olan kelimede Sakın bana Öyle dalgın dalgın bakma güzelim Hadi gel tanışalım Uzat bana ne olur Pamuk prenses görünümlü ellerini Öpmek isterdim Seni tanımak isterdim Bana dalgın dalgın bakan gözlerinde. Güneş bugün Neden bu kadar güzel parlıyor Yoksa Bugün bana doğan güneş sen mi oldun Sana bakamıyorum Gözlerim kamaşıyor Gözlerim yanıyor Ama yine de Sana bakan gözlerimi senden alamıyorum. Gamze oturmuş Şekil almış yanaklarınla Bana güler misin Beni kendi güzelliğinde sever misin Konuş ne olur konuş güzelim Hadi gel tanışalım Seninle Gerçek dost, gerçek arkadaş olalım. Güzelim Bana bugün Sen güzellik satıyorsun.. Benden sıkılıp çekinmene gerek yok Sana baktıkça kendimden geçiyorum Sanki sende yandıkça aydınlanıyorum Sana Aşık olmamak için Sende kendimi zor tutuyorum. Yenifoça - 01.09.2004 Atılım Kesmen |
Kavuşursak Biteriz Biz https://www.msxlabs.org/forum/images/ileti.gifhttps://www.msxlabs.org/forum/metin.gif Kavuşursak biteriz biz Biz mutlu sonlar katiliyiz Kavuşursak biteriz biz Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz Herkesin bildiği bir aşk Herkesin attığı bir imza Herkes gibi değiliz biz Belki biraz serseri, belki biraz deliyiz. Ama kavuşursak biteriz biz Bir kor var içimizde yanan Onu küllendiremeyiz Görüşemeyiz, konuşamayız, şevişemeyiz Bir aşk var bizi biz yapan Kavuşarsak biteriz biz ... İki sınır ülkenin dikenli telleriyiz Dokunsak kanar ellerimiz Hiçkimseye söylemez Gizli gizli severiz Kavuşarsak biteriz biz ... Uğur Arslan |
Kurumuş yüreklerde ıslanıyorum Acı yaşamadan acı duyuyorum içimde Kabuslarım oluyorsunuz Gitmeyin durun Sizinle yaşadıklarımla varım Sizinle öğrendim Uyurken uykusuzluğu, Tokken açların halini Kurumuş yüreklerde ıslanıyorum Sonra Yağmur kar oluyor ansızın İşte o zaman üşüyorum Minicik oluyor ellerim Kızarıyor yüzüm Utancımdan değil Öfkemden hiç değil Üşüyorum. Güneş olmak istiyorum Isıtmak istiyorum ellerimi, Yemek olmak istiyorum doymak için Ve Su olmak, yaralarıma ilaç olmak istiyorum Ve İnanmak istiyorum Güzel bir dünyanın hepimize yeteceğine. |
Beyaz Gül Beyaz bir gül sundum sana, tüm temiz duygularımla Al onu benim için yüreğinde sakla Kalbinin her köşesinde, her yıl sonbaharda Beyaz güller açsın benim için Sarı yapraklar düşerken bu zamanda Beyaz güller açacak yüreğinin dörtbir yanında Anlayacağım o zaman hatırlandığımı Ve işte o zaman, nerede olursam olayım Sana ulaşacağım kalbimle, sonsuzluğun bir köşesinden Beyaz gülelr getirecek beni sana taa uzaklardan Hiç solmayacaklar!! Arayıp sormasamda, yüzüne hiç bakmasamda Sanma unutuldun !! Kalbimde beyaz güllerin arasında yaşıyorsun Ve kalbimde açan beyaz gülelrin sana ulaşmadığını biliyorum, ümit ediyorum Beyaz güllerim, senin beyaz gülelrinle karıştığı anda Sonsuz bir mutluluk içerisinde yaşamayı bekliyorum Ama şimdi gönlümdeki beyaz gülelri açtıramıyorum Bir gonca halinde bile kalsalar ve solmasalar, bana bu da yeter Asla solmasınlar !!!! Çünkü ben onların, beyaz güllerinin benim için açmasını bekliyorum. Birgün karşılaşırsak herhangi bir yerde Güllerim açacak yeniden Onları gözyaşlarımla büyüttüğümü göreceksin Belki de anlamadan gülüp geçeceksin Belkide birgün gelecek, beni yeniden seveceksin. O zaman beyaz güllerimizi mutluluk seli ile büyüteceğiz Ama birgün, beni hiç sevmeyeceğini anlarsam Bütün güllerim solacak, açmayacaklar Güllerimi, beyaz güllerimi kurutma birtanem Onları gözyaşlarımla büyütürken Bir anda solmalarına izin verme Onlar senin bir damla sevgine muhtaç Beyaz gülelr ikimize muhtaç Ben sana muhtaç !! |
evrenin içerisinde dünya dünyanın içerisinde bedenler bir bedenin küçük bir kısmında bir rahim rahim içerisinde tohumlar... "belki de ruhlar ileride varolacak beden tohumlarını kiralıyorlar" mumlar sönmekteyken ve gece zemherilere gömülmekteyken ruhların harekete geçip birer tohum kiralaması kendinden önce kiralanmış olana ait, iki bedenin paylaşımından yola çıkarak terkedilecek vakti geldiğinde ve terkedecek zaman doldu dendiğinde bir göçe tabi tüm ruhlar dördüncü boyut-üçüncü boyut arası gidip gelenler... geri dönmek üzere bir konak bulmuşlar kendilerine bir ceset gibi cansız,yerde dururken duyguları,hisleri hayalleri ve huyları bir başka kiralık beden var mıdır onlar için? yoksa bütün bunları o cansız halleriyle toprak altına mı saklarlar? düşler çemberi hepsinde aynı mı ilerler? işte bir kısır döngü şimdilik çıkmazların eşiğinde bir düş,yanına almış bir yürek yolun sonu diye birşey yok artık bir sis bulutunun gözlerdeki pusluluğu arasından neler gördüysen bana anlat işte o gördüklerin yada görebildiklerin bedelini bazen ağır ödediğin hayatın bedenlerin tutsaklığında, ruhlar işkence ederlerken içten içe kendilerine bir geri dönüş umuduyla ayakta kalırlar hepsi ama hepsi asıl varoluşu anımsar ölümün sessizliği sardığında etrafı ve en sonunda bir geri döniş daha başlar vakit tamam dendiğinde |
| Saat: 13:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık