MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

NiliM 15 Mart 2007 13:57

SANA DAİR

Yaşam kadar gerçek,
Yaşamak gibi sahte,
Öyle çok şey var ki Yaralayan insanı..
Bir yürek çarpıntısı
Onu her gördüğünde
Öyle çok şey var ki bak Sana dair..
Yanlış aşklar yaşadık,
Yanlış köprülerde
Yanlış gemiler yakıp,
Aldırmadan İki damla su çaldık
Zamanın pençesinden,
Aldırmadan, aldırmadan..
Mucize gerek bize,
Gidecek bir başka düş,
Bir düş ki korkmamış
Zamanın karşısında
Ve bir çağ gerek bize
Ve bir çağ bundan özgür.
Öyle çok şey var ki bak Sana dair..
Sonra kuşlar gitti,
Anladım dünya yorgun,
Sen yorgun, tortusu kalmış
Eski bir korkunun
Görmedik, duymadık,
Demedik bunlar kötü.
Biz var mıydık?
Aşk var mıydı?
Bu ne senden ilk kaçışım,
Ne de ilk düşüşün yüreğime.
Ne bu senden son geçişim,
Ne de son küsüşüm kaderime...

Tuna Kiremitçi


Mystic@L 15 Mart 2007 14:01

Akşam

Nereye gitsem, hangi boylama sığınsam
Bir kentin kenar mahalleleri gözlerin
Ne kadar bulvarlara yerleştirsem de anılarımı
Sensin, kendinden öte bir şeysin
Bence biraz daha uzatmalısın saçlarını
Bir yaprak fırtınasında usulca rakı içeyim
Anladım, Adı niye akşamsefası bu çiçeğin...

Ahmet Erhan


tikkymelike 15 Mart 2007 14:32

ANLAMIYORUM

ey gafil ceylan
neyine çöl ortasında aramak gölün mavisini
gözlerinin yeşilini vurmayı düşlemek suya
aç gözlerini şaşkın
aşkın adı imkansızlık
ne kadar yükseğe uçarsa düşlerin
o kadar çabuk çakılırsın yere
şeytan kışkırtır tüm rüzgarları
bu yüzdendir ani çıkan fırtınalar
gökyüzüne bir güvecin sevdası
bir cana tutkusu kör bıçağın
bir yare tutkunluğudur aşığı mahveden
kızgın bir çölün ortasında
ulumaz ceylanlar
kavurur güneş tenini
vedanın perdeleri inerken gözlerine
bileğini dikene kesen
keskin bir çığlık kopar boğazından
beş vakit haykırışlar
yaşama şansı bırakmaz ardında
gözlerinde iki damla yaş vardır daima
ölmeden önce
bakir aşkının bozulmuşluğuna
verir son nefesini
anlamıyorum
dünyadaki herkes
bu tanrının cezası aşkı dilerken
bunun için yollara düşerken
ve ben
aşk için bu kadar cesurken
nasıl göze aldın gitmeyi
anlamıyorum...
oysa ben
ömrümde geçireceğim tek bir gün için
üçyüz altmış dört günü
feda edecek kadar aşığım sana...
..............................................
Figen Yarar


Mystic@L 15 Mart 2007 14:34

Hassas Terazi

Ben nerde a dediysem
orda a
önümde ibresi sağa sola
kımıldayan terazi.

Az uzağınıza gittiysem
böyle daha iyi göresiz
bir hafif yankı denizler ötede
ses eder siz.

Hep kendim için mi bazı şeyleri
gizlediysem bilmeseniz
başka dünyalarda a vardı
görülür hesabı ben/de a dediysem.

Behçet Necatigil


Mystic@L 15 Mart 2007 14:56

Cesâret kalbim, cesâret!
Sustun bütün kış, ürktün kırılmaktan;
Çok gerilerde kaldı derken kar,
Sonra bahar
Ve Temmuz geçti.
Yasımız duruldu, coşkumuz geçti...
Ne ümit var artık ne korku;
Ağustos gecesinde ağulu
Sesleri yalnız böceklerin...
Cisim sarayı yıkılmadan,
Yeni bir sevinçle yıka haydi
Geçmiş günlerin kıştan kalan,
Balçığını sanmam ki arınsın.
Bir devletin inkırazı sanırsın,
Ağustos güze terk eder mülkünü
Ve Zaman’ın Mehter Bölüğü,
İcra-yı âhenk edip sürekli,
Örtüyor gidenlerin çığlığını...
Cesâret ey kalbim, cesâret!

II.
Seni eleme emanet etmeliyim
Çünkü elem,
Sevinçten çok sağlam
Ve kalıcı.
Çocuk! Bu acımasız,
Bu can alıcı
Zaman, üstün gelir hepimize...
Ben seni elemin ellerine,
Emanet edip gidiyorum.
Kıyılar, dağlar
Ve ormanlar,
Senin de ardında kalır Çocuk!
Gün gelir, fakat onlar da
Zaman’a yenilip giderler...
Sonunda yenilenmez yenilgiler;
Zaman, bir başına kalır...
Ve bizim çoktan geçtiğimiz,
Öte âleme geçince Zaman,
Orada hepimiz istisnâsız,
O’ndan daha kıdemli oluruz...
Hiç üzülme seni elemin,
Emin ellerine terk ederek,
Gidiyorum.

Hüsrev Hatemi


Misafir 15 Mart 2007 15:10

Çocuklar Ayakta Tutuyor Kalemi...




Eski günahlarına yanan cehennem gibisin
Gülümseme
Hissettirme ölümü
Özledim deme...
Şimdi firavun secdede
Büyülerini yutkunuyor âsâm
Diyetini ödüyor hayallerim
İmkansıza yakın ruhum
Kendimle bile konuşmuyorum
Bu aralar ceset torbası dikiyor dilim
Varmıyor attığım taşlar denize
Baksam da göremiyorum bir kez daha
Yarılmıyor ikiye
Bölünmüyor ömür...
Çocuklar ayakta tutuyor kalemi...
Dimdik yazsın diye...
Saygıdan
Ve yıkılmasın diye...
Kırılmasın diye...
Güneşin gölgesini özlemiyorlar...
Her şeyi onlar hissediyor
Ama söylemiyorlar...

Sebepsiz ayrılıkların ardındaki gerçek gibisin...
Bekliyorsun
Geçen rüyanın cezası bitmedi henüz
Sevda bahçesi imtihanı da
Yalnızlık yetmedi
Gönlüme...
Yalnız ölüm yetmedi...
Taşların üzerini okusam unutur muyum
İsimleri...
Yaşanmayan hayaller mezarlığında...
Mezarlar ayakta tutuyor kalemi...
Dimdik yazsın diye...
Saygıdan
Ve yıkılmasın diye...
Kırılmasın diye...
Güneşin gölgesini özlemiyorlar...
Her şeyi onlar hissediyor
Ama söylemiyorlar...


Bülent Özdemir


Mystic@L 15 Mart 2007 15:32

sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı, canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...

"bir insanı sevmekle başlıyordu her şey"
ve boşanmak için
en az iki şahit gerekiyordu!

Yılmaz Erdoğan


Misafir 15 Mart 2007 15:43


Karanlık, Kuytu ve Sessiz Bir Köşede
Oturuyorum Yapayalnız, Yine Tek Başıma Dertlerimle.
Seni Düşünüyorum ve Bugünde Uykusuz Olacak Sabahım.
Biliyorum Yine Karanlık, Güneşsiz, Sensiz Yarınım.

Özlüyorum, Ağlıyorum, Aşkından Yanıyorum.
Tüm Bunları Gülücüklerimin Ardına Saklıyorum.
Savuruyorum Başımdan Tüm Kötü Belaları
Ve Bekliyorum Tekrar Aşk Zamanını.

Olamaz Kimse Senin Gibi, Güldüremez Ki Beni.
Alamaz Kimse Yerini, Sevemem Ki Kimseyi Senin Gibi.
Sensizken Hiç Birşey Umrumda Değil Pek gülmüyor Zaten Yüzüm.
Her Kavuşmamızın ardından Yine Yalnız, Yine sensiz, Yine Çaresiz Kalıyor Gönlüm...




Resmin orjinali : http://img155.imageshack.us/img155/6...tsuzlukpb5.jpg
Şiirin Yazarı;***_CaDI_*** Fatoş (yani ben) resmi yapan : dostum VUR@L


Mystic@L 15 Mart 2007 15:46

Ayrılık hasreti vurdu bağrıma
Neden ayrı düştük, bilemiyorum!
Sen yoksun sevdiğim, gönlüm virane
Üzüntüm çoğalır, gülemiyorum! .

Gönlüm ateş sanki, kor gibi yanan
Hasret mızrak mızrak, vermiyor aman
Derdimle baş başa kaldığım zaman
Akar gözüm yaşı, silemiyorum..

Gittiğin gün dünya zındana döndü
Ümidin, hayalin ziyası söndü
İdrâk paramparça, duygu bölündü
Bir türlü kendime gelemiyorum! .

Hıçkırır yüreğim firkât yasında
Gönlüm kürek çeker, gam deryasında
Muhabbet düşünde, aşk rüyasında
Arıyorum seni, bulamıyorum..

Hünkar Dağlı


Misafir 15 Mart 2007 15:51

Gece Onu Beklerken
ben onu beklerken gece, gömüldü içime
şiir buğusuyla puslandı kalbim
aydınlığı getirde melekler pencereme
ben onu beklerken gece, kuş sesleriyle süslenince
sokaklar bir nehir gibi aktı kalbime
olup bitenleri farketmediler
ben onu beklerken gece, tinerci bir çocuk
sığında koynuna kalbinin
melekler şefkatle ayışığını örttüler üstlerine
ben onu beklerken gece, bir sinsi yağmur
zehir gibi karanlık
ve cinler kayarak geçti ötelere
ben onu beklerken gece, o uykunun
derinliğinde küçük bir çocuk
gülümsedi masal düşleriyle
İlhami Atmaca



Saat: 22:26

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık