![]() |
Kurudu Göz Pınarlarım Kurudu göz pınarlarım, Kan çanagına döndü ağlamaktan. Her zaman gülerdi oysa ki gözlerim. Neden çıkardı ki karşıma seni kaderim? Bu halimi görüpte hiç mi sızlamaz yüreğin? Delik deşik artık uykularım. Sensiz her rüya kabus bana. Gecem de günüm de hep kapkara. Yazlarım,baharlarım döndü kışlara. Yaşadığım her an zulüm, Sensiz her gün ölüm bana, Aldığım her nefes haram, Seni unutturamayan zaman düşman bana. Ne güneş, ne de ateş Hiç birşey ısıtmıyor artık içimi Ne ayazlar, ne de geceler Hiç birşey üşütmüyor artık beni Bir tek senin hasretin yakıyor, Bir tek senin adın titretiyor içimi. |
SEVGİLİM Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle? Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle. Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline. Uzaklaşma şirin yarim. Yolculuklar ,aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir. Her tanrı kulu bunu bilir. Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde. Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala, Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah: Öyle ise gel öp beni,genç ve tatlı sevgilim, Ömrü pek azdır gençliğin. |
Acılara Tutsak Neden bu yaşam böyle Soğuk kuru buruk? Neden gecem, gündüzüm bir, Işıklar.. kopuk kopuk? İçimdeki bu hiçlik Uzar da gider, uzar da gider. Yaşamak istiyorum bir sevmelik Bu kadarı bana yeter. Mutsuzluğun karanlık yollarında kör, Zaman gerçeğine tutsak olmuşum. Yenik düştüm acılarıma durdu asansör - Dört duvar arasında - Kendime yasak olmuşum. Umutlarımı yiyorum Işıksız, neşe’siz, tedirgin. Ve ben yalnızlığımda tek. Acılar sonsuz, acılar geniş, acılar zengin. Zaman gerçeğine tutsak olmuşum, Kendime kendim yasak olmuşum. Ankara - 11.01.1976 Kaynak: Kara Sevdam Ak Özlemim Mehmet Bozkurt Esenyel |
Kurduğum Düşlerden Kaçak türküler var Kendimden saklayamadığım Hançer hançer yüreğimi delen İçimde bir karanlık Ve bu karanlıkta Genzimde bir yağmur yağıyor. Gözlerimde ırmak Dudakların ruhuma dokunuyor Peltek peltek vuruyorsun yüreğime Gün ayazında bir mum ışığı Ve bu ayazda Yaşamım Yarınlarında yok oluyor. İşte bu son durak Yalın ayak düşlerde salınan ölümümle Koşmak istiyorum Doğruları söyleyen bedenim İnsanların kamburu olmuş Cebimde boş kovan dedikleri Karanfil tohumları Sallanıyorum afişlerimde Kurduğum düşlerden Karanfil karanfil kan akıyor. |
Sevgiyle Kalın ************ Bir sabah ansızın telefon çalıyor Ne olduğunu anlatamıyorum Mahmurluk kaçıp giderekn uzaklara üzerimden Üzerimi açıyor Üşüyorum ve gene örtünüyorum Telefon konuşuyor bana bak diye Benim aklımda uykular uçuşuyor Bir sabah harita üzerinde İstanbul’dayım Ansızın telefon çalıyor Yatarken içtiğim sigaranın Ağzımda bıraktığı pasa tadı aklıma geliyor Şaşkınım Bir sabah belki kabuslardan uyandım Telefonumu biri yokluyor Giyeceklerim ve daha Traş olmam lazım Evraklarım çantamda ama Cüzdanımı göremiyorum Dışarısı küskün içine kapanmış Sabahın uçurumlarında memurlar yolları aşındırmış İşe gidenler gitmiş çoktan ben hala yataktayım Bir sabah ansızızn herşeye geç kalmışım Telefonum çalıyor Elime bir tüfek alıyorum ve Dolduruyorum içini Fişek fişek üstüne patlıyor Aklımdaki bütün kurtlar kaçışıyor Ben dikkatli bakışlarımla Sabah olmasına rağmen Hepsinin nerede olduğunu biliyorum Ve öldürüyorum Sonra elim Benim bana en yakın dostum Telefonu kaldırıyor Bir sabah ansızın İçimdeki herşey üşüyorken Sıcak bir günaydın Dehietler saçarak Hesapsızca bütün nedenlerden uzak Yani sadece öyle olduğu için Yani öyle olmasını bile düşünmeden Neden kaygısız Kendimi sesine bırakıyorum Cüzdanım yok Biryerlerdedir elbet Az vakit kalmış geç kalmam Yetişiriz Traş olmam lazım Kolay Giyeceklerim ütüsüz Zaten serseriliği severim O ses kimin sesi O günaydın kime ait Kimden geldi O ses benim aşkımın Mahmur sesi Sadece günaydın demek için Uzaklardan Benim onun yanında olmamı isteyip İmkansızlıklardan Yollardan geçip gelerek küskün Yatağımın başucuna Kıvrılarak hesapsız Ama hiçbirine kırılmayarak Hiçbirine gücenmeyerek Biraz bana eksik Biraz bana kaprisli O günaydın sesi benim aşkımın Bir sabah ansızın telefon çalıyor Ne olduğunu anlatamıyorum İçmişim sanki başım dönüyor Günaydın dünyanın en güzel kızı diyorum Ağlamaklıyım Sesim titriyor Bir sabah ansızın Boyacıya gidiyorum En dayanıklısından bir fırça Ve sonsuz mavi Geleceğin sokaklarda deniz var aşkım Gökyüzü var Mavi boya var elimde Yağmur var N’olur gel Şimdi yanimda ol dermiş gibi Günaydin diyorum Bir sabah ansizin işe gidiyorum Onun sesi var kulagimda Aşindirilmiş kaldirimlar kimin umrunda Bu kalabalik cadddelerden nereye akiyor insan selleri Bana ne Ben simsicacik bir günaydin gidiyorum yüregimde Kimin var Kaliyorum diyen kaç kişiye böyle masum Günaydin dedi sevdim diye bildikleri kadinlar Herbirine dendi elbet Hiç aksatilmadan Ama çok uzaklardan degil Ama ne zaman geliyorsunu saklayarak onun içine degil Ama seni seviyorum diye Kaç kişi benim gibi günaydin dedi benim gibi sevgilisine Bir sabah ansizin uyaniyorum Bir telefon sesi Nabizlar durgun bir uyku ertesi Bende şaşiriyorum O sicacik günaydin demesi Demek degiştiriyormuş bu koskoca şehri Baştan aşagiya Çünkü bu sokak böyle yagmurluyken Gözlerimde hiç güneşli görülmemiş gibi Küfrederek geçtigi kavşak böyle kalabalikken Servisi bekledigim yerde firtinalarin sesi Aklimi deli gibi almişken Içimden bu şiiri Ne zaman söyledim ki... Bir sabah ansizin birkaç misra düşüyor Sevdicegim beni düşünmüş Ben onu düşünmekten sarhoş olmuşum Ve Bakmişim Bir akşam olmuş Keşke hep böyle geçse ömrüm ah Sabahlardan sevdigimin yanina Kollarimin arasina alsam onu bir sabah Uyurken görsem üstünü örtüp Ve öpüp alnindan rüyalara kadar Ugurlasam başini kaşiyarak Ben her sabah uyaniyorum işte böyle seni düşünerek Istanbul .../.../..... Unutulmus Bir Zaman Diliminde |
KİMİN UMRUNDASIN.. Kimin umrundasın artık aşk kimin umrunda Yada artık birinin kalbinde bile ufacık yerin kaldı mı? Herkes boşwermiş hayatı, yaşamı Ne yaparsan yap aşk, kendini toparlayamassın Bir kere senin değerini unutmuşların etrafındasın Nasıl canlanabilirsin.. Aşk yalan hale getirilmiş kendini insan sananlarca Hakiki halin erimiş, yok olmuş.. İnsanlar arasada bulamaz olmuşlar hakiki sevgiyi Çünkü yok etmişler bir kere seni yok etmişler.. Kimin umrundasın aşk kimin umrunda Sana değer veren kaldı mı ki şu Dünya denen mekanda Artık senin değerin dalgaya nakledildi O kaptı senin yüce şerefini Herkes dalgaya almaya başladı hayatı, sevmeyi... sen yandın kül oldun aşk Sen yoksun, adın yok, anlamın yok.. Kimin umrundasın aşk kimin umrunda.. |
Acımak sevgi değildir, üstünlüğün kabulüdür. Hoşgörü sevgi değildir,istemediğine katlanmaktır. Bağımlılık sevgi değildir,gereksinimin karşılanmansıdır. Sevgi değer vermesini bilmektir. Sevgi yaşama hakkını kabul etmektir. Sevgi var olmaktan kıvanç duymaktır . Sevgi eşitliğin duyumsanmasıdır. |
AŞK YALAN OLDU.. Kimseye anlatamasamda Ben bir yalana vuruldum Yalanın en tatlı olanına En aldatıcı, en makyajlısına Ben aşk yalanına inandım... Aşk artık yalan oldu Bu Dünyalıların ellerinde Bildiğin oyuncak oldu İstediğinde alıp istediğinde atabileceğin... Aşkın gerçek amacı yok edildi Artık aşk die bişi yok yalan oldu... YALAN OLDU.. |
Küllenmemiş Aşk Sevgini gölgesinde kaldı aşkımız Hüzünlü gülüş kaldı dudaklarımda Anıları unutarak Aşkımıza ihanet etmiştik Kutuplara atmıştık Yalnızlaştırılmış yüreklerimizi Soğuk sinmiş deniz kokan saçlarına Atacağım elimi saçlarına Canlanacak deniz kokan aşkımız Şarkı söylemek isterse yüreğin Kuşlara eşlik etmelisin Aşk küllerini yakmak istersen Suya bakmalısın aşkı görebilesin |
Artık kalmadı uzun uzun tutulacak Bir çift el... Ne de derin derin dalınacak Bir çift göz... Nede bıkmadan usanmadan Beni sevdiğini söyleyecek Aşk dolu bir dil... Yani; artık sevdiğim elimden kayıp gitti BEni onsuzluğa hapsedip gitti... Onun acımasızlığı beni tüketti... Ben sadece sevgimi ve sevgisini Ortak olan şeylerimizi düşünürdüm... Ama unutmuşum ortak olmayan birşeyler vardı NEFRET VE İHANET... Hem nefret ettin benden Hemde tertemiz aşkıma ihanet... Biliyorum ki tüm suç Ona bu aşkı yaşama fırsatı verende Tüm suç herşeye rağmen Seni ölesiye sevende... |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık