![]() |
Gönlümden yüreğime kayan Cemre Karıştı gül diken Karıştı yer gök birbirine Artık ne gündüzüm kaldı Ne gecem Zaman düğümüdür Kördüğümün Allah’ım koru beni Kolla beni ne olur Cemren düştü Gönlüme celal aksu |
Birimiz tepeyiz birimiz düz Kavuşamayız.... Baharlarım olur güz.....sevgilim Birimiz aşk birimiz yürek Gidersen.. Aşksız yürek neme gerek.........sevgilim Birimiz toprak birimiz tohum Serpilmezsen.. Barım olmaz,açmaz gülüm.......sevgilim Birimiz hayat birimiz su Tanrım.. Sende beni canlı kıldı..............sevgilim Barım olmaz açmaz gülüm.....sensizim Birimiz hayat birimiz su Tanrım.. Sende beni canlı kıldı..... sevgilim Sen..son nokta oldun gönüle koyduğum MertlerinEfendisi / Arap kurt |
Can dedim canımdan ettin beni Yar dedim yaktın beni Gülüm dedim dikeniyle yüreğimden vurdu Söylesene sevemedin demi beni ömür boyu Gel dedim bana bu yolları dar ettin Sarıl kollarıma dedim koş dedim Sen yine gelmedin Bana beklediğim yerleri mezar ettin Uzat ellerini bana dedim İstedim hissedeyim sıcaklığını delicesine Sen tutmadın ellerimi Cehennem ateşlerine attın beni Bir Sıçak söz duymak istedim dudaklarından senin Bana neden o iki kelimeyi söyleyemedin Kırdın kanadımı yıktın bütün hayatımı Yaşanmaz ettin bana bu dünyamı Geldin tutmaya geldin ellerimi Koştun sımsıkı sarılmaya geldin Ve şimdi ömür boyu seninim dedin Sen gelmeyince ben gittim Çek ayaklarını üzerimden Arama boşuna topraktayım ben Sen bu hayatı tek başına yaşamı seçtin mehmet akif akay |
Saki…………. sevmeler yoruyor adamı…. nasıl anlatacağını bilemiyor insan; bir çırpıda doğuyor aydınlık hemen ardından karanlık ….. hain telaşlarda dönüyor gün…..….. ay yüzler. karanfil çiğnetiyor….. akşam olduğunda….. erken masaların, saki’leri sessiz….. sessiz ve cimri……. haydi saki…… sözcükler bitti….. gitarın tınılarından doldur kadehime……. masanın kıyısında bir mum olsun…. ışığına gözlerini koyayım, esrik yarimin……… EGE ALTUN |
Sensizdim yine canım dün gece Kimsesizdim bu koca şehirde Bir doğum günüydü dün amma Sensizlikte bana ölüm günüydü Sabaha kadar yine oturdum dün gece sigaramı yaktım çayımı aldım bekar odamın camında öyle dikildim kaldım gözlerim dolmam dedi kahrol bu dertle sana rahat yok derdine derman olmam dedi çaylara kanamadım canım yine dün gece senin elinden bir başka yanında olsaydım esirgemez yapardın bir de pasta Bir doğum günüydü dün amma Sensizlikte bana ölüm günüydü Doğum günü senede bir kez Sanma ki her gün keyifteyim Benim ölüm günüm her gün bin kez Sen bilirsin zaten beni Nasıl özlerim bilirsin Nasıl sevdiğimi iyi bilirsin Diyorsun ki sen işini bilirsin Eminim bu gün yarın gelirsin Sana gelemem demek Sen artık öl demek Nasıl özlersin bilirim Nasıl sevdiğini iyi bilirim Gelirim elbet bir gün gelirim Ama bir başıma keyifle Belki de Dört kişiyle mustafa acıoğlu |
ACIRIM SANA Dargın değil kırgınız konuşuruz ordan burdan söz gelince aşka kaçarız oralardan ha bugün ha yarın derken geçip gidiyor zaman ağaracak saçlarımz dargın kırgın yaşlanacağız anılara atamam senide yok sayamam dilim mühürlü ama kalbim konuşuyor herzaman yazarım mısralara sorarım seni sana haberin gelir bana kuşlar fısıldar kulağıma bu kez sözüm sana bu devran böyle dönecek sanma bir gün gelir bulursun yalnızlığı kapında ne ana ne baba derman olmaz yarana yoksa yüreğinde bir sevda acırım o zaman sana .................................. Fulya Aydın |
Günün Sonunda Arzû Bir Yorgun gözümün halkalarındaGüller gibi fecr oldu nümâyân, Güller gibi... sonsuz, iri güller Güller ki kamıştan daha nâlân; Gün doğdu yazık arkalarında! Altın kulelerden yine kuşlar Tekrârını ömrün eder i'lân. Kuşlar mıdır onlar ki her akşam Âlemlerimizden sefer eyler? Akşam, yine akşam, yine akşam Bir sırma kemerdir suya baksam; Üstümde semâ kavs-i mutalsam! Akşam, yine akşam, yine akşam Göllerde bu dem bir kamış olsam! Ahmet Haşim |
çizgi Koyu kahve kıvamında acılar , uyku katliamında . Acılar gece gezer , dostum : bir kurşun gibi silik bir çizgi çizip geceye , gecenin Vietnam'ında .. Sen hiç vurulmadın mı ? Orhun BASAT |
İkindi Kahvemsin... Sen benim ikindi kahvemsin, telvesi bol, sıcak, köpüklü... orta şekerli… Küçücük bir fincandan yudumladığımsın... Sessizce içişlerim, her tadında boğazımı yakan, acısı saatlerce geçmeyensin. Sen benim ikindi kahvemsin... Kendi ellerimle pişirdiğim, bir kaşık kahve, biraz şeker, bir cezve suya verdiğimsin... 'Benimsin...' Yavaş yavaş karıştırıp kısık ateşte, her defasında köpüğünü seçtiğim, taşmaya yeltendiğinde üfleyişim, kokusunu içime sindirdiğimsin… Sen benim ikindi kahvemsin, Sıcacık.. ince kulplu, nazik bir fincandan yudumladığım, hiçbir tadına kanamadığımsın.. Telvesine doyamasamda, sabredişlerimde fallarına baktığım, üç vakte kadar gelen sevgili, aydınlığa çıkan yollarımsın.. 'Sen benim ikindi kahvemsin…' Kemal Süme |
Üç Dünya İnsan, Yaşar, üç türlü şu üç dünyada: Evvela: "Şunu sevdim, bunu sevdim!" diyerek Ömrü sevmekle geçer. Sözde olgunlaşır ondan sonra: "Şunu yaptım, bunu yaptım!"diyerek Ömrü saymakla geçer. İhtiyarlıkta tanır dünyayı: "Kahbe dünya!" diyerek "Hey gidi dünya!" diyerek Ömrü sövmekle geçer Orhan Seyfi Orhon |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık