![]() |
Açık Atlas Hayattan ders veriyor diye öğretmenleri kızdıran Tuzu bir bulmuş çocukları saklamadan güldüren dünyaya Su kaçırmaz bir eşeğin sesine açıktır penceresi Bir sınıfın, batı son dersinde, kuşluk vakti Meşeler yapraklanınca bir tuhaf olurlar işte Koparılmış kürt çiçekleri, hatırlayarak amcalarını Azınlıkta oldukları bir okulda bile, sorarlar soru Neden feriklerin ve eşeklerin memeleri vardır? En arka sırada çift dikişliler, sınavda en öne İntihara ve denizde nasıl boğulmaya çalışırlar Yalnız Orta Doğu'da el altında satılan bir atlas Kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz Bakıldı ki kum saati, ters çevrilmiş, çıt, usul isa asi olmuş İkinci karnede babası yarısını silahıyla dışarda bırakıp Öyle öğretildiği için saygılı, sınıfa giren parmak çocuğun Boş yerine, girilmeyen bir dersin denizi, gelip oturmuş Açık kalmış atlası, deniz taşmıştır, darılmasın Fırat ama Hayatın orta öğretmeni sustu, dondu gülmeleri çocukların Bir cenaze töreninde daha ölümlü karşılamaya götürüleceğiz Efendiler! Eşekler susabilirler Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi? |
Kördüğüm Gözlerin ufkumda bir nur inan ki En umutsuz karanlık gecelerde Seninle kördüğüm gibiyim sanki Çözülmek bilmeyen bilmecelerde Seni sevipte unutmak mümkün mü? Kalbime vurulan mühür gibisin Ben deli divane hayat küskünü Sen daha taptaze ömür gibisin Sen bir Leyla isen ben de Mecnunum Bir sana yangınım bir sana vurgunum Sensiz yaşayamam anlıyor musun Hava gibi su gibi sana mecburum Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim Bu can bu bedende var oldukça Seni ölümüm gibi bekleyeceğim |
Bir Düş Bahçesidir Gece soğuk bir gece ve aya yaslanmış aydınlık sokaklarda yağmurdan kaçan düşlerin ayak izleri ve bir batan aya inat puslu sokak ışıkları kimine göre zaman kimine göre kalan ömrün parıltıları ıssız kaldırımlar, kaygan ve lanet bir soğukla öpüşen sarı saçlı sokak kadınları. kocaman, uykusuz gözleri, berbat bir renkle bezenmiş tırnakları ince uzun topuklarıyla çarpık bacaklı gecenin mumya suratlı zavallıları. Her köşe başı bir hayat her hayatta bir köşe başı hikayesi çekilen sigaraların, sokak lambalarını karartan dumanıyla, doğacak günü bekleyen tiner çocukları. aslında tükenmişliğe, ve çaresizliğe uzanan ellerin takatsiz kirli parmakların, titreyen ayakları ve solgun tenleriyle, ürkek yüreklerin son çırpınışları. kahreden yalnızlıklara değil de, doğacak her yeni güne isyanın kulak çınlatan çığlıkları. bir depreşme sonrası yara alanlar gibi yarı büklüm mutluluk hırdavatçıları. bütün haykırışları örten karanlık, ay ışığına inat açıyor yüreğini ve basıyor bağrına aldatılmışları, gece sığ, gece korku ve nefret dolu. biten bir şeylerin ardından gelmeyen bahar sabahları. yazı unutmuş mevsimler gibi, hep kış yaşayan bedenlerin, ısınmayan yürekleri. gece *****, gece nankör, inatçı bir keçi gibi kapatıyor yarınları. |
Açık dilekçe Görmediğim bir bambaşka durum var Sizin şehrin kızlarında savcı bey Yaklaşanı ta yürekten vururlar Kan kokuyor gözlerinde savcı bey Gayeleri gönül kırmak dal gibi Bakışları çifte favül bal gibi Ülkeler fethetmiş bir kral gibi Gurur dolu pozlarında savcı bey Kaş yaparken, göz çıkarır elleri; Çok silahtan tesirlidir dilleri Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri Poyraz eser yüzlerinde savcı bey Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz İlk görüşte avladılar habersiz Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz Kebap oldum közlerinde savcı bey Bölüştüler gönlüm ile aklımı Davacıyım, ara benim hakkımı... Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı? Yorulmayın izlerinde savcı bey. |
Acı Bir Sevda Delikanlı bir sevdaydı benimki, Ak düşmeden önce saçlarına. Harbidendi benim sevdam, Haybeye vurulan tokatları yemeden önce. Niyetim ikramdı kırk yıllık kahveyi. Acı, acı ama kana kana içmekti, Hayatı meze yapmaktı, Aşkı satın almak değil, çalmaktı. Suçum buysa varın vurun kelepçeyi gönlüme, Hasta düşlerimi darağacına gönderin, Kırın kanatlarımı koyun kafese. M. Bahadır Pamir |
Çelişki Düsünürken sirrini kalbden kalbe giden yolun. Kaybettim tilsimini manali manasiz her çogulun. Sonunu gördügümde bitmez sandigim uzun yolun. Kapildim heyecanina çolugun ve de çocugun. Önce hiç yoktum, sonra bir tomurcuk oldum. Zaman denen ögüteçte bende yogruldum. Gün geldi yaprak açtim ve yine gün geldi soldum. Sonra kül oldum da yeni tomurcuklara kondum. Bir aydinliga baktim bir de karanliga. Hangi tarafi seçecegim bilinmeyen muammâ. Karanliga gitsem olacagim hebâ. Aydinliga gidecek kadar da yok bir zeka. Ben kül tanesiyim, degilim ki insan. Uçarim savurdugu yana rüzgarin, yorulmadan. Bir karanlikta, bir aydinlikta, manasini anlamadan. Dedim ya, yok aklim, ne bileyim, degilim ki insan. |
Sen Kalbimdesin Yürekten gelir hani Duygular Satırlara dökmek istersin Zaman gelir canın önemi kalmaz Ama Yardan vazgeçemezsin En büyük Düşmanın Sana Yüreğin olur Fırtınalar koparır engelleyemezsin İlk kez tatmışındır bu Duyguyu Zaman zaman isyan edenlerdensin Gözyaşın birikip içine akar Belkide en fazla ağlayanlardansın Güldügün anlarda olacak elbette Sonuçta sende bir İnsansın İstemezsin Yare açtığın Gözlerin Yari görmeden kapansın Sakin Kadere sitem edeyim deme Bırakta Felek utansın Hani farkında olmadan bazen Düşünceye dalarsın Dertlerin Denizinde boğulacan sanırsın Kıvrandıkça daha çok batar Bir türlü kurtulamazsın Çareyi Hayallerde Umutlarda ararsın Yanlızların yanlızı Sen Bende hep var olansın Sen her şeyden vazgeçtiğim anda Tek geriye kalansın Esin Rüzgar |
Korkum Senin İçin Aklıma geliyorsun, unuturum diye korkuyorum. Aslında aklımdan hiç çıkmıyorsun, Her an, her zaman seni düşünüyorum. Düşünce suçundan içeri atarlar diye korkuyorum. Sen şimdi seni düşünmüyorum sandın dimi. Yok yok ben buna rağmen yinede seni düşünüyorum. Aklımdan hiç çıkmıyorsun ki, Zaten nasıl unuturum, nasıl çıkarırım aklımdan seni O güzel saçların sarı mı sarı, O güzel gözlerin şirin mi şirin, Unutamam ki seni ve bu güzelliği. Aklımdan çıkmıyorsun işte, Ama bir gün kaybederim diye korkuyorum. Ayrılırız, beni unutursun diye korkuyorum. Korkum sadece senin için, sende korkmalısın benim için... |
Çıt Yok gece kocaman gece, çıt yok, sarılmıştı herşey, birbirine değen herşey, beze. Bir düğme iliği bol gelse, bir ses çıkarsa içlerinden haykırıyorlardı: sus be geveze. Gece kocaman gece, çıt yok, duyuluyordu ağaçların, otların içindeki öz. 6 memetler sade kulak 6 memetler sade göz gece kocaman gece, çıt yok, en uzak yıldız ışıkları bile ses sanki, ölmüştü sessizlikle herkes sanki. |
Korkuyorum Diyorsun ki neden bu kadar karamsarsın? Her an bıkacaksın diye korkuyorum. Olurya benden nefret eder,bıkarsın, Ellere yar olursun diye korkuyorum. Korkuyorum seni kaybetmekten, Bıktım veda ederken geriye dönmekten, Teselli ver diye hergün inlemekten, Hoşçakal sözüyle uyanmaktan korkuyorum. Ölümle ilgili şiir yazıyorum diye, Soruyorsun sevdiğim bilmiyorum niye? Ayrılık ölümün diğer ismidir diye, Söylediğimi unuttun diye korkuyorum. Unutma sevdiğim bana verdiğin sözleri, Şu an seni kaybetme düşüncemi, Ayrılığı düşünmemek hiç eldemi, İçime sinmiş bir kere korkuyorum. Bazen aynaya bakıp delice ağlarım, Nereme aşık olduğunu kendime sorarım, Hem çilekeşim,hem karamsarım, Bıktırırım diye çok korkuyorum. Bir gün olurda benden nefret edersen, "Seninle evlendiğime pişmanım" dersen, Geleceğimi karanlığa çevirirsen, O günlerin geleceğinden korkuyorum. Sen bana bakma bugün ağlarım, Yarın yaralarıma merhem sararım, Meyhanelerde içerekde yaşarım, Ya sen ne olursun,korkuyorum. Sen herşeyin iyisine layıksın diyerek, Gece-Gündüz Tanrıya dua ederek, Amacım sana güzel günler göstermek, Gösteremem diyerek korkuyorum. Gözlerindeki sönmüş o bakışı gördükçe, İdeallerim o bakışla birlikte söndükçe, Senden bir teselli bekledikçe, Bulamamaktan çok korkuyorum. Korkularımdan bazısı bu aklıma gelen, Bu kadar değilya Allah'dır halimi bilen, İşte bu halde ..................... Beni tanıyamadığından korkuyorum. |
| Saat: 20:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık