![]() |
BETER biliyorum artık bana gülmeyecek o gül yüzün. ve sürecek hükmünü yüreğimdeki hüzün sen geceleri uğramayan yarı hayal uykumdun okyanus kıyılarından derdiğim renk,renk pırıl pırıl kumdun öyle hoştun avucumda bir kaybediş,bir gidiş bir yiştirme korkumdun avuçlarımı yumdum daha sıkı tutarsam kalırsın diye umdum; kayıp gittin,kalmadın... bir buket yaoıp sana bir,bir; hayallerimi,iyi niyetlerimi, yüreğimi sundum alırsın diye umdum; sayıp gittin,almadın... artık gözlerin yerine asılı gözlerimde kaşların;çatık bu sürgün yollarında bana umudum ekmeğim,yaşalrım katık sana vuracak tek gemi... o da yüzyıllar evvelinden batık bu yol ki;tek yönlüdür, hasrete gider... hasret,senin hasretin; ölmekten beter.... ..................................... A.Hakan Yenice |
http://img89.imageshack.us/img89/45/askadntz3.jpg Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan Sürekli bir aldanış bir daha bir daha Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan Konuşmak Konuşmak gözlerle fısıltılarla Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin Her geçen dakika var olduğunu anlamak için Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla Unutmak ne varsa kötülükten yana İnmek sevilen gözlerin derinliğine Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine Bin yıl içmek o sulardan kana kana Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden Her yerde, her zaman onsuz edememek O en tatlı hayal, en büyük gerçek Anlarsın taşan o günlerden gecelerden Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere Her yerinden bir buğu halinde o yükselir Sen yoksun Artık anla yeryüzünde bir o var Onun elleri var, gözleri, dudakları Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları Ve hala seversin zaman bitinceye kadar Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu. Ümit Yaşar Oğuzcan |
Sevgi Yüreklim Karanlık dünyama aydınlık veren, Hüzünlü gözlerimde, mutluluğu gören ve yaşatan, Sessiz çığlıklarıma ses olan, Yalan olmuş dünyadan doğruları yansıtan, Sevgi yüreklim hoş geldin. Karanlık dünyamda, Yalnızlığı dört duvarla paylaşırken, Dalgaların kıyılarımda sessiz vuruşlarını yaşarken, Karanlık dünyama aydınlık veren, Sevgi yüreklim hoş geldin. Gözlerimde ki bakışlarda, Derinliklerde ki kırılmaların sarsıntısını yaşarken, Çöküntülerin altına sızan ışıktan umutsuzca bakarken, Hüzünlü gözlerimde, mutluluğu gören ve yaşatan, Sevgi yüreklim hoş geldin. Sessiz çığlıklarımda, Fırtına sonrası acılara sessiz kalırken, Yüreğimde ki volkan patlamalarının yakıcılığına, Kanayan duygularımın, Sessiz çığlıklarına ses olan, Sevgi yüreklim hoş geldin. Yalan olmuş dünyada, Doğru çizgiden sapmayan, Sevginin ve saygının değerini bilen, Yüreğinde ki deryayı veren, Yalan olmuş dünyadan doğruları yansıtan, Sevgi yüreklim hoş geldin. Dilek İclal |
Deniz Gözlüm Vurgunum mavi gözlerine Aldatır balıkçıyı, ayışığını bile Yakamoz sanırlar pırıltısını Gözlerin denize karışır Çok üzülmüş besbelli, kıyamam Okşayamam, Islanmış lüle saçlarına uzanamam Bir damla yaşına can kurban Gözyaşları yağmura karışır Bir güzel ki mezarım başında Bir güzel ki acımaz genç yaşına Yapamaz, dayanamaz acıma Bilirim az kaldı Karışır toprağı toprağıma. DENİZ EROL |
Aşk Şairi * içimde bir çocuk var ki söküp atamıyorum köpüklü denizim hislerimi tutamıyorum uyanmalardan korkup aynaya bakamıyorum kanda vahşi ırmak akıyor durduramıyorum * yaklaştı o gün unutun beni her yalan gibi biri sıçradı gitti deyin sahte sözler gibi tren durdu istasyonu şimdilik raysız gibi içimden gölgeler geçiyor başkası yok gibi * her şeyi kapışın ben aşığım martı sesine ne derseniz de alıştım feleğin sillesine tutuklanmış sevdalarda çırpındım ki nesine buğu halindeyim yırtılan sesin gülüşüne * insan olmak zormuş çatladı benim sabır taşım kime inansam tuş oldum ders almıyor bu başım yılların suçu yok ya akma yada sus gözyaşım bir bıraksam yüz yıl daha vefa arar bakışım * sevenler severken ölmeyi bilenler içindir düş bitti mutlu ol oyun seyirciler içindir ben kaçın kurasıyım şiir mutsuzlar içindir bu zamanda aşk bol parası olanlar içindir * Serdar San - İzmir , 10.06.2006 |
Eflatun esintiler içinde titredi incecik Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan Birisi bir küçük evin içedönük bahçesinde Süsledi sevgisini iki pembe avucun Öbürü bir mezar başında öksüz döktü rengini sessizce... Şükrü Erbaş |
Aşktı O Askti o! Degistiren tum gecelerimi Askti o! Beni durup durup yenileyen Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi Oydu, doludizgin gidisime dur diyen Bir bicakin keskin yuzunde kan lekesiydim Askti yine beni yikayan, aritan su Boyle ak pak olacagimi bilir miydim? Icimde acmasaydi o sevmek duygusu Ben bir tutsagim simdi sevgiye, gonullu Cozmeyin ellerimi, zincirlerim kalsin Gorsun prangalarim o dogacak gunu Ve bu dunyaya ask dolu siirlerim kalsin Seninle her yerde guzel, her zaman yeni Istemem, sensiz hatirlamasinlar beni. Ümit Yaşar Oğuzcan |
OPAL KALELER “Kuşbakışı bakıyorduk hayatımıza ve şiirlerimiz altyazı geçiyordu tenimize urganlarla bağladığımız inançlarımıza......” Yarım bırakılmış bulmacalarda hiç bulunmamacasına saklandığımız, gizli özneli şiirlerin mecburi uyaklarında arandığımız Ve kır çiçeklerinin adını ezberimize aldığımız günlerdi akreple yelkovan; hiç yakalanmayacağımızı sandığımız kör ebelerdi... Acemiydi sevdalarımız; yanlış adreslere ulaşan mektuplar kadar sakardı düşlerimiz; gördüğümüz yerde düşecek kadar bilmiyorduk ki; masumiyet sadece biyografilerde ağlar...... artık derin uçurumlar sakladığımız bakışlarımız kaldı bize yakamoz kırığı aynalarda yüzleştiğimiz gövdemizi yakarcasına çakan bir şimşektir şimdi gençliğimiz kendimize çözülme zamanıdır; artık soldan sağa hiçbir şeyiz...... Yetiştirme yurduna terk ettiğimiz o en steril hayaller çürüğe çıkartılmıştır; en büyük hüsranların toplama kamplarında beyaz bir bayrak sallanmaktadır hayallerimizden kurduğumuz muhteşem kalelerin surlarında..... Çünkü pusuya düşürüldük!! Ve düşürdük cebimizden elyazması ilk şiirimizi Bir ablukada yitirdik; O bahar kokan nefesimizi..... Şimdi bir ihanet içindedir Kartopu oynadığımız o kardan adam Tüm karlarını saçlarımıza serpiştirmektedir Ve bir iç kanamadır geçirdiğimiz Kanımızdan; Yaktığımız gemiler geçmektedir Zaman; Protokol hayallerimizi; boş tribünlere terk etmektedir.... Bakışlarımızdan kayan dilek taşlarımız var artık Artık nikotin sarısı parmak uçlarımız Ve dökülürcesine sararan dişlerimiz Yaşadıkça kalınlaşıyor; Yaşama meydan okuyan biyografimiz Sevdiğimiz kadınlara son bir şiir yazmalı Son bir söz söylemeli, son bir kez dokunmalı... Giderayak; bir isyan çıkarmalı!!! Ve demeli ki; ey hayaller!.... yıkmak zorunda bırakıldığımız surları yüksek o muhteşem kaleler; emanet kavgalarımız var opal taşlarınızda, ve yitik ömürler var dehlizlerinizin o hain karanlığında! Şimdi biz; birşeyler yazmalıyız... iadeli taahhütlü bir vasiyet bırakmalıyız ardımızdan bakakalan gözlerin ıslaklığına şimdi biz; o heybetli yıkıntıların gölgesinde o yıkılmışlığın tarifsiz sükunetinin acıtan kederinde incinmiş mağrurluğumuzla silahlarını teslim etmiş bir ordu kadar yalnızız zamanıdır; son hayalimizi bir kurşun gibi beynimize sıkmalıyız.... Zeki KUMOVA |
Sen bakmaya gör Gül kokulu şiirler okudum Gözlerinin değdiği yerlere Şiir kokulu güller koydum özlerinin değdiği yerlere. Koştum bir oraya bir buraya Gölgene arkadaş olmak istedim Her şeye, her yere bir daha baktım Belki gözlerin değmiştir diye 16-6-98 Taşkışla / İST Samet Gül |
YALANCISIN SEN kime benziyorsun sen herkesten sakladığım yalnızlığıma mı? şimdi kapalı gözlerim. kulağımda, koşar adım ayak seslerin. bana mı? geliyorsun benden mi? kaçıyorsun çözemedim. ulaşılamamışlıklarla boğuşuyorum gece yarıları uykuyu haram ediyorum gözlerime kendime söz geçiriyorum da, söz geçmiyor kalemime. yazma diyorum, salma kuşkuları sevdama. “sus” diyor kalemim, “sus”. o değil miydi? şans arayan bir başkasında. duruyor usum, bakamıyorum uzaklara. gözlerimde yaş, kalbim yapış yapış yosun. “ne yani” diyorum, sahte mi? bunca coşku bile bile kandırılıyor muyum? gülme kalem, gülme şaşkınlığıma. varsa bir bildiğin, eğil de fısılda kulağıma. tuttum nefesimi, göz yaşlarımı tutamıyorum. içim geri sayımlarda can özüm. sevdamın yüzü suyu hürmetine ****** bir gecede yüzüyorum. çık gel şimdi renk kat odama. bozyel çarptı rendelenmiş yanıma. hazırım, inanmak istiyorum günışığı görmemiş yalanlarına… Mehtap |
| Saat: 18:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık