![]() |
Sonsuluğun Anahtarı Sonsuluğun anahtarı Bir bulutun üstündeymiş dediler O kadar çok bulut var ki! Sonsuzluğun anahtarı Gül bahçesinde Ama hangi yaprağın gölgesinde Sonsuzluğun anhtarı Bir derin kuyuya düştü ki Bulup çıkarmaya yaşlı bir ipim yok Sonsuzluğun anhtarı Bin kutulu bir bimecede saklıymış dediler Bin fikrimolsa onu bulup çıkartmaya Sonuncusunda çıkmayacağına bahse girerim Sonsuzluğun anahtarı Saklıymış şurda burda Ararken küçücük bir yürektim Bulamazken Çenesi beyazlamış bir ULEMA Melon Şapka |
Çoban Akşam oluyor yine Gün kızıla koşuyor Sarı başaklar aheste Rüzgarla dans etmekte Yaşlı söğüt Günahlarını dallarına yüklemiş Ağırdan ağır başını dövmekte Önce kokusu erişir menzile Ardından toz dumanı Peşi sıra neşesi çıngırakların Hoplaya zıplaya Önde yürür anaları oğlakların Çeşmeye ilk su içmeye koşan çomarların Geliyor işte aydınlık yüzü tarlaların Dilinde yanık türküsü Elinde azık ve örtüsü Kızıl Çobanın kendisi sonra iner çeşmeye Önden gelir sürüsü Akşam olmakta yine Ezan yankılanmakta Köyün eteklerinde Çoban yürür Dert yürür Söğüt ağırdan içlenir Her adımda gece, büyür Kızıl Çoban yürür Gece bütün dertler ölür Nadir Atalay... |
Sen ey aşktan hüküm giyen haşarı delikanlı Bir 6 Mayıs sabahı yüreğindeki sevdayı ölümün suratına haykırıp Arkada bir tarih bırakarak çekip giderken sevdalı ölümünü gören bir güvercin çırpındı telaşla çığlık çığlığa çırpınarak ve havalandı Güller kanadı ( 1 ) gökyüzüne kan bulaştı, büsbütün kuşlar ağladı "Bir gülün çevresi dikendir, hardır Bülbül gülün elinden ahuzardır Ne de olsa kışın sonu bahardır Bu da gelir, bu da geçer ağlama." ( 2 ) Sen ey aşktan ölüme bir tarih yazarak bir sabah vakti Deniz'e lirik bir şiir gibi asılan haşarı delikanlı sen çırpınırken darağacında gökyüzüne telaşla çırpınan güvercin senin türkünü yaydı kanayarak ne de olsa kışın sonu bahardır o baharın da sahibi vardır o baharda aşkın tarinini yeniden yazacağız biz kuşlara söz verdik haşarı delikanlı. -------------------------------------------------------------------------------- (1) -Deniz asılırken yaşanan gerçek bir olaydır. Hapishane bahçesi kasuetli bir sessizlik içerisindedir. Deniz'in ayaklarının altındaki tabure tekmelendiğinde, Deniz'in o iri bedeni boşluğa küt diye düşer. İşte bu esnada, o ağır sessizlikte, bu sesten ürken bir güvercin telaşla kanat çırparak havalanır. Deniz'in avukatları bu olayı böyle naklederler. (2) Deniz Gezmiş'in çok sevdiği ve sık sık söylediği türkü. Mahmut Ayaz |
İNTİHAR.. İntiharla dolu bir akşamdayım Kan ter içindeyim, yansın bu gece Tükendi mecalim yine gamdayım Varsın ölüm beni ansın bu gece Güneşin titreyen hallerindeyim Bir damla yaşının sellerindeyim Vefasız bir yarin ellerindeyim Kollarına hasret sansın bu gece Yüreğim terliyor aşk ayazında Heder oldu ömrüm her niyazında Kışları yaşattın bu son yazında Mevsimleri çalan sensin bu gece Yürek namlusunda kurşundur sözler Feryadı alevdir ağlayan gözler Diz çökse, yalvarsa silinmez izler Dertler benim ile yansın bu gece… Sinan ITIR |
YOSUNLU GÖZÜM Sevda çeşmesinden hüzün dökülür Yosunlu gözlerim hiç gülmez benim Yamalı bedenden terler sökülür Tenimden buzlarım hiç bitmez benim Yılların özünden mutluluk sordum İhanet topladım, yalanlar gördüm Çilekeş geçmişe göz yaşı ördüm Bestekar sözlerim hiç bitmez benim Fıtratımda güven, doğruluk yatar Yüreğim sevgiyle, coşkuyla atar Sadakat her şeyim, bana ben katar Gönülden özlerim hiç bitmez benim Hırçın dere gibi çağladım durdum Umutsuz yarına hayaller kurdum Aşkıma aldanıp kalbimi yordum Yürekte közlerim hiç bitmez benim Yarından umut yok rüyalar haram Dizeler perişan cümleler dram İstersen kapında yıllarca duram Aşk dolu hazlarım hiç bitmez benim Ahmet EROĞLU |
Kimliğini Satıyor Hikayeler... Hikayeler yürüyor yollarda... Kaçırdıkları gözlerinde yalan zaman... Mekan bulur ayakları her bastığı yerde... Bir içimlik cigaralık ve altılı hayallerde... Büyük büyük hikaye ağbi diyor bana Öyle deme ne olur romansın sen Ben el kadar küçük küçük çocuğum... Hikayeler türkü yakıyor yağmurda... Bazen ah çekiyor ‘ah ulan rıza’da... Biliyorum çok oldu ilk kez ağlamayalı... Baktığın gözleri kuru odtan sarı... Ayakkabı pençeli çorap yamalı Umut bu yola uğramayalı... Kimliğini satıyor sonunda hikayeler... İnkar edemediğin kadar gerçek hikayeler... Ruhunun salıverdiği kadar özgür hikayeler... Toprağın kabul edeceği kadar çamur hikayeler... Sancaksız bulut gibi rüzgarın önünde... Damlalardan belli yükün hikayeler... Bülent Özdemir |
♥ ♥ ♥ YAMALI SEVDA Saçaklarım damlıyor Uykusuz sabahların yüzüne Yorgun akşamların koynuna Sesimde soğuktan kalma titrek nağmeler Çığlıklar üşüyor lâl dilimde Hasret satırları damlıyor kalemden Yırtık anılar geziniyor beynimde Dikmek için Yamalar topluyorum iyi yanlarımdan Çoğu zaman gölgeme sarılıyorum Yanımda olmayan sevgili Terk edip giden dostlar niyetine Uçuruma düşen umutlarımı arıyorum Yalancı bakışlarda Sahte gülüşlerde Şiirler yaslı bu günlerde Şarkılar keskin bıçak Yokluğun ölüm… Gelsen diyorum Yarım kalan yanlarıma Sevda bahçelerime Papatyalar toplasak hayatın içinden Yıldızlar sokulsa umutsuz yanlarıma Ufuklarıma güneşler doğsa Yakalasak yaşamı En mutlu yerinden Son kudretimle sesleniyorum Son arzum Son yakarış... Söyle gelecek misin? Ahmet EROĞLU |
Sevi`ye Özlem… seni benim kadar hiç seven oldu mu hangi kül tablasına yazıldı ismin sonuna kadar içilmiş hasret acı bir tat bırakırken dudağa hangi gök yazdı ismini bulutlara tek tek /satır satır / dolu dolu hangi sevda döküldü sırılsıklam saçaklardan bir yaşam /damlayan su hangi eller sardı seni benden yasak işledi matemini kaç dudak mühürledi kendini susmak için ismini kaç basamak çıktı kendinden izler bırakarak söyle ey sevgili kac gönül yanginlarda kül oldu benim gibi seve seve öpüp koklayarak uğurlarken seni gitme ne olursun çıkar yüzünden maskeyi sen sen gibi sev beni rüzgarın nefesi yağmurun sesi gönlümün efendisi toprağım ol gülümse... Fulya Çelikbilek |
BEN DELİMİYİM Kara sevda benimki kaderim gibi Sen delisin diyorlar ben delimiyim Yokmuş bu aşkın ne sonu ne dibi Sen delisin diyorlar ben delimiyim Bir yar sevdim yaralandım Dertler içinde sıralandım Ben bu aşkın narında yandım Sen delisin diyorlar ben delimiyim Kimseler bana hak vermiyor Aç gözünü hayır yok diyor Gönlüm illede onu istiyor Sen delisin diyorlar ben delimiyim Gözümde hayali aman vermiyor Geceleri bir türlü uyku girmiyor Nasıl sevdiğimi kimse bilmiyor Sen delisin diyorlar ben delimiyim Ne edersen sen kendine edersin Bu kafayla nereye kadar gidersin AVSARSOYLU inan çok çile çekersin Sen delisin diyorlar ben delimiyim? KADİR ÖNDER |
BİR GÜN GELİR SENİ SEVENİ SEVMEYİ ÖĞRENİRSİN Bir gün gelir.. Seni sevmeyi öğrenirsin. Yıllara boğulmuş olsan da Bir gün esmer,bir gün sarışın Sabah Avşa’da da olsa, kızıl bir geceden sonra Dudaklarında üzüm tadında şarapla. Gönülden gönüle bir sıcak rüzgar olup Esip dursan da Kalamış ta. Bilirsin, Tek kucak vardır seni seven. Sessiz,eski bir bizans kalesi, mağrur. Sabırlı, yavrusunu bekleyen ana, şefkatli. Sevecen, erkeğini bekleyen kadın,sıcak. Telaşsız.. hesapsız..öfkesiz.. Hayatının bir yerinde durmuştur. Bilirsin. Ne denli yok saysan da. Hissedersin değer vermesen de. En ücrasına gitmiş olsan da Marmara’nın Ve hangi cehennem ateşine vursanda dudaklarını. İlle de özleminden cayır cayır yansan da İçindeki devleşen cüceler var ya Hiç durmadan fısıldasa da kulağına ‘’sen sana yetersin’’ dese. Bittiğin yerde tükenirken. Her tükenişinde biterken. Bilirsin. Ne denli yok saysan da Hissedersin değer vermesen de Seni bir seven vardır Hayatın bir yerinde yaşanmıştır Bir vakitte. Sen çekip giderken Seni hep seven kalmıştır. Sema Çevik(YILDIRIM) |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık