![]() |
Keşke Hiç Tanımasaydım Seni Hayatımın bir dönüm noktasıydı Nerden bilebilirdim orda olacağını Bilseydim böyle yanacağımı Seninle tanışır mıydım hiç. Fark etseydim yalnız olmadığını Anlasaydım beni sevmediğini Düşünseydim bunun sonunu Sana aşık olurmuydum hiç. Kaçmakla kurtulabilseydim Başkalarına tercih edebilseydim İşlerimin arasında unutabilseydim Hala seni bekliyor olurmuydum hiç. |
Ayrılık Günü Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar Derinden ses verir içimde bir tel Sonra, birdenbire kırılır, kopar Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü Durmadan çalınır kulaklarımda Şarkıların en hüzünlüsü Seni alıp uzaklara giden otobüs Benim üzerimden geçer hışımla Devrilir, bakakalırım ardından Bir sel gibi akan gözyaşımda... Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız Karanlık gitgide en derinlere çeker beni Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin Böyle perişan beklerim dönmeni Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım Ellerimi koyacak bir yer bulamam Nereye gitsem, en koyusu acıların Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem Böyle durup durup senden ayrılmak varsa Orada bir mezar kazılır benim için Ayrılığın nerede başlarsa. |
Haberi Yok Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden; Soruversem: Haberin var mı öleceğinden? 1939 Necip Fazıl Kısakürek |
Keşke Seni Unutmasaydım keşke sen hep bebeğim olsaydında seni kalbimde sallasaydım. yüreğimden ninniler dinleyip uykuya dalsaydın. gözlerini açtığında sek sek oynasaydık yıldızlarda, dalgalarda kartopu. duvaksız olmayacaktı gelinliğin, bir sana bir bana benzeyen çocuklarımız olsaydı adını senin koyacağın. sabahlara kadar başlarında bekleseydik ateşi düşsün diye sana benzeyeninin. ilk sen tanışsaydın bebeğimin ilk sevgilisiyle annen (m) gibi yüzünde ilk çizgisini ben görseydim yaşlılığın. ben ölseydimde; keşke.. keşke seni unutmasaydım. |
Ya Sev Ya Vazgeç Ya tam sev ya da vazgeç Ya tut ellerimi eskisi gibi Ya da ayrılığı seç Ya söndür yüreğimin ateşini Ya da çek silahını vur beni Arada bırakma sevdamızı Unut gitsin yaşadıklarımızı Alışık değilim bağışıklarımı yitirmeye Gönül közüm, iki gözüm, can özüm Hele ki seni kaybetmeye Hissetmek istiyorum içindeki ateşi Kavrulmak, erimek sıcaklığında Gece yıldızın, gündüz güneşin Suyun, ekmeğin, alnındaki terin Ben olayım aldığın ılık nefesin Şimdi ne vakit geçmişi ansam İçimin en kuytu köşesinde Bir sızı, bir ıstırap en derin yaram Bil ki her şeyin ötesinde Senin hasretin oldu müptelam Ankara - 01.09.2003 Selçuk Ayvacı |
Analar ACILARA Gebe Analar acılara gebe Sancılar Bıçak bıçak işler kemiğe Analar Büyüyemeyen - bebelere gebe Sorgular gözleri bebelerin Düşerken - kor alevler başlara Uzanan eller çaresiz özgürlük Kelepçeli Görünmez - düğmelere basan - kirli parmaklar Aymazlık içinde Anlamsız Ve arsız - hırslara gebe Resimlere yazılırken Sessiz çığlıklar Zûlme kapanır gözler Eğilir başlar Ne ki Başa geçen çuvallar Utanç Yürekte başlar Adı garip, kendi garip Ve çırılçıplak Sırıtırken şeytanın en beteri Yığılmış etlerin Altında kalmış ahlâk Sıyrılıp örtüsü Hoyratça - kirletilirken beden Ebu Garip bekçilerinin Salyası akar Ahh… Bunu ancak Çeken anlar Analar Filistin’de Felluce’de Kabil’de ……….hep acılara gebe… isimsiz sahipsiz büyüyemeyen çocuklara kırılacak fidanlara utançlara utançlara utançlara analar hep acılara gebe |
Keşke.. Keşke tanımasaydım seni Ne bende ben bıraktın, Ne sende sen kaldı. Ne kadar ayrı düşsek de, Vazgeçmedin. Hep giden sen oldun Bense hep kaldım Hep bekledim Öyle kuvvetliydi ki Varlığın, hayalinle yaşıyordum.. Yanımdan ayrılmanı istemiyordum. Ama yakınıma gelmeni de istemiyordum.. Çok yalnızdım Onca yaşanandan sonra Sensiz olamıyordum Sensiz yatamıyor, uyuyamıyor Yaşayamıyordum Böyle yalnız zamanlarda tek tesellim Senin mesajlarındı Ben seni tanıyalı Böyle yaşamak görmemiştim KEŞKE tanımasaydım seni KEŞKE bilmeseydin beni KEŞKE sevmeseydim seni KEŞKE GÜZEL KIZ KEŞKE... |
Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, seni ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum. |
Keşkeleri Çıkardım Hayatımdan Keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık bana göre değil pişmanlıklar keşkeleri çıkardım hayatımdan. ben seni unuturum sevdiğim ela gözlerini bir bardak rakıya gömerim anıları içime yıllar önce bir temmuz gecesinde zamansız bir yağmur altında başlayan o zamansız aşkımızı unuturum ben seni unuturum sevdiğim zaten hayat bir yalan. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu yüreğimin kara kaplı defterinde sararmış sayfaların arasında bir adamın yıllar arkasında kalmış suskunluğu var ve küskünlüğü hayata o ki kapanmış bir kapı umutlarıma çaresizliğe bir geçit durma hadi gözlerimden de çekip git çek git gecelerimden bir daha girme düşlerime kanıma girme artık yeter git. kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım sokaklar dolusu insan içinde bir ben bir ben yalnızım. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha ne fırtınalar kopar yine içimde bu sevda yakar yüreğimi yıkar derinden susar içimdeki ağıtlar geceler inadına susar ben susarım. an gelir zamanlar dolusu ağlarım ağlarım çocuk gibi ihanet karası gecelerde kıvrandırır bir sancı ***** bir kurşun gibi arkadan vurur yalnızlık sabahlara kadar ağlarım ağlarım ölesiye. neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin neden geceler umut taşımaz sabaha ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar yeter artık yeter buraya kadar keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil bana göre değil yerli yersiz ağlamak madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat kılıcımı çektim kınından kuşandım cesareti ve bitirdim esareti gömdüm denizlere. keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık anladım ki insan her an sevebilir mevsimsiz açan bir çiçek gibi dirilir yeniden keşkeleri çıkardım hayatımdan. geleceksen bugün gel yarın çok geç olabilir. |
Kartanem İlk dansımızda kar yağıyordu. Sen ve ben, Küçük, beyaz kar tanelerinde gizliydik. Güneş, gri bulutlara rağmen ortaya çıktı. İkimizin sevgisi, Milyonlarca, saniyelik, göz alıcı pırıltılarda... İlk dansımızı yapmıştık. Sevgilisinin yalnız bıraktığı kardelenin Bir yaprağına sen, diğerine ben kondum. Kardelen bekledi, bizde... Kardelen ağladı, bizde... Kardelen gitti, bizde... Ayrılık vakti geliyordu. Söz verdin kartanem, Bir daha ki karda dans edeceğimize... Hercai gibi olmamanı diledim. Ama oldu... Bir bahar çiçeğine tutulup, Nisan yağmurlarıyla gittin. O çiçeğe...Kartanem... İlk dansımızdaki pırıltılar yok, Güneş blie üzüntüsünden görünmez oldu. İçimin yangını beni eritmeye yetmedi, Kartanem. Senin yokluğunun soğukluğu yeterince dondurdu beni kartanem... |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık