![]() |
O Aşklar Ki Deniz dedim, gök dedim Mavi heyecanlarda sürüklendim durmaksızın Sen hep uzak limanlardaydın, erişilmez Seni göre göre,seni seve seve,seni ölesiye özledim Şimdi o aşkları arıyorum,o aşkları tek başına yaşanan Bir sır gibi yüreğin içlerinde saklanan Gözgöze gelmelerde manalar aradığımız O aşklar ki Binlerce günbatımı geçse de üzerinden Anmaya doyamadığımız Unutmaya kıyamadığımız oğuzkan bölükbaşı |
Nerdesin? Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, Aşıkıyım beni çağran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgarlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben, Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana Gel desin. Ahmet Kutsi Tecer |
KIZLARIMIZ, KADINLARIMIZ, ANALARIMIZ Bir sarmaşık sığlığında sarılıp kucaklarız Ta ki, bir yuva kurup gidene dek kızlarımız Sonra bir özlemle sayıklar dudaklarımız Telefon çalmalarnda çınlar kulaklarımız Kimilerimizin için artık kadınlarımız Acı ve tatlı bir ömrü paylaştığımız Kimilerimiz için de analarımız Kokularından nefes aldığımız Önce kızlarımız, sonra kadınlarımız Kucaklayıp ta okşadıklarımız Son hesapta da analarımız Yok günlerinde aramadıklarımız Analarımızdı, oysa kucaklandığımız Analarımızdı, okşanırken saçlarımız Analarımızdı, babalarımıza kadınlarımız Büyükbabalarımızdan bir kuşak kızlarımız Kızlarımız, kadınlarımız ve de analarımız Her kuşak vazgeçemediğimiz sultanlarımız YÜCEL TERKANLIOĞLU |
Nicedir özlemişim nicedir özlemişim bu rüzgarı hani doğu'dan eser bahar akşamları nicedir özlemişim bir elma ağacının dibine oturmayı nicedir özlemişim şoseleri,dağları nicedir özlemişim bir dosta sarılıp ağlamayı Ataol Behramoğlu |
İKİ KİRPİK ARASINDAN gecenin soğuk duvarları sorguluyor beni ben ise iki kirpik arasında sevdim seni uçurumların kıyılarında,şiirlerimin sonsuz kelimlerinde artık kadife vitrinler bırakıyorum odamın pencerisine sana dair tasarımlar çiziyor buluyorum kendimi her bakışımda hangi görünüşünü çizdiğimi anlamadan artık sen benim için bir perspektifin iz düşümüydün çırıl çıplak bir beyaz sayfaya dönüşürken, iki kirpik arasından her gece yastağıma yumuruklar savuruyorken düşünüyorum nokta kadar hain olabilecekmiydim yoksa yine mi yinemi vilgül kadar güçsüz bir düşüncenin hayallerinde kalcaktım bir uçurumun üstünde umut ve senle birlikte sevdam yoksa muhbir bakışlarınla senetmi imzalıyordun bana benimmi olcaktın daraltıcı havasıyla bunaltan bu şehirde nasırlaşan kaderime bir neşterlemi son vercektin kırmızıya çalan eflatün bir sevdanın ardından sevdam GÜRKAN KARANFİL |
Geceye değen göz Kapanırken gecemin gözleri Kızıl bir sabahı saklar gibi Sakladım seni koynumda Gördükçe tanır oldum maskelenmiş yüzleri Ağlarken gecemin gözleri Uğultusu ninnidir söğüdün Yaşamaktan yarım adım kaçanlara Sizleri tanıdıkça sever oldum bizleri Buz keserken gecemin gözleri Güneşe duadan çatlar dudaklar Bir sen varsın gerçek olan Seni sevdikçe buldum kendimi Mehtap |
Gidene kal demek zavallılara Kalana git demek terbiyesizlere Dönmeyene dön demek acizlere yakışırmış Konuşmamasının sebebi Zavallı durumuna düşmekten korktuğu içinmiş Bir zamanlar bakmaya doyamadığı Deniz gözlerimde boğuluyormuş Bensiz geçen her saat, Her dakika,her saniye Hasretimden eriyip yok oluyormuş Yüreğini avuçlarının içinde bana uzatmış Kendim için çarptığını Göremeyecek kadar körmüşüm Yüreğinin tam ortasında Aşkımın hançerini bırakmışım Eğer bir gün beni bir başkasıyla görürse İşte o zaman o hançeri Ellerimle yüreğinin içinde hızlıca çevirip çekermişim Vay be…Ben ne kadar vicdansız,insafsız biriymişim…. *ALINTIDIR* |
Bir ayrılık gününde.... Yorgun ve küçük adımlarıyla Köşesine çekildi Bildim bileli konuşmaz Çentikler arasına sinmiş gözlerinden Şimdiden düşmeye başladı Birkaç damla Saatler ilerledikçe Göğsündeki kafese Küt küt çarpar Beyaz güvercinlerin kanatları -bilmez ama duyarım- Titremeye başladı elleri Yarına çıkınca Açılacak genç kızlığından Hercailer işlenmiş Çeyiz sandığı -yeni gelin heyecanında, anlarım- Sararmış mendilde Uğurlarken yarısını, Kestiği bir tutam saç Hala barut kokar Rengi akmış Nerdeyse silinmiş resimler Rutubetle yapışmış Yıllardır gire çıka Maziyi gömdüğü Karanlığa -özlemler canını yakar, sezerim- Derin bir nefes çekiyor işte Duvardaki resme baktıkça Hele ki radyoda Çalıyor ya böyle günlerde Kahramanlık türküleri Yanık-yanık -içinden de olsa mırıldanışı, duyarım- Dizlerine başımı koydum Yıldız yağmurlarında Ruhlara açtığın ellerini Dolaştır saçlarımda Hayallere sarılırken Tütsülediğin Al yazmanı çıkar göğsünden Ser AYYILDIZın gölgesine Kanı kurusun şehidinin Döksen de koca bir ömrü Takvim yapraklarıyla Her yıl bir kez daha ölürsün 18 MART’ta -SAKLAMAM... sen gibi ağlarım NİNEM... Arzu Altınçiçek |
Çiftetelli O tatlı gülümsemen İsmini unuttuğum bir çiçek Yüzünün bahçesinde Nakışlı gözlerinde yakamozlar Çözülürsün sıkıntının yumağından Sımsıkı sarılırken yüreğime Gövdenin ter titreyişinde Bir kere daha alevlenir aşkım Dişilik akar bakışlarından Büyük bir ırmak gibi Doldurup taşırır havuzumu Güzelliğin kabardıkça kabarır Bir sel, bir tûfan olur Alıp sürükler beni En büyük acıların ve sevinçlerin Cennetine Kirpiklerinin gölgesine sığınırım Biraz serinlemek için Dağlardan bir volkan benliğimi Anlamasan da duyarsın belki Ne demek istediğimi Seni oynarken seyretmek Biraz da sana kavuşmak değil mi?... II. Güneş giriverdi odama Aydınlandı içimin kuytuları O bunu farketmedi ama Tutuştu aşkımın suları Kuşattı beni dört bir yandan Aramadım bir kurtuluş Düşüncemdeki gür ormandan Havalandı yüzlerce kuş O gitti, kararıverdi dünyam Biri söndürdü içimi O benim bitimsiz rüyâm Kanatlandırır sevincimi Vereydi saçlarından bir tutam Saklardım onu ömrümce Suskun varlığım şarkılanır Ben onu yanımda görünce Onunla aydınlanır sabahım Odur beri sarıp sarmalayan Gökte yıldız gibi kayan Ne ışıklı gözleri var Allahım! Sedat Umran |
Dalgakıran... Usanıp korkularımdan Maviye dokunmak için Gölgemi vurdum… Sabaha çıkmazdım oysa Gecenin rengine karışmasaydın Ay bakışlı sorgularında sustum… Açtım Tenine Gözlerine Susuzdum Dudağına Islak nefesine Çamura bulanmış öfkemi Bir deniz kenarında Yokluğuna savurdum… Gömleğinden sızan Kadınsı telaştı sevişmek Acemi parmak uçlarımda Şehvetine yoruldum… Onlarca tesadüfün İki eli kanda suçların Müebbet sürgünlerinde Nereye baksam sen- sizlikten kovuldum… Dokundum saçlarına An geldi gözyaşın oldum Teninde yandım Bıçak sırtı sözlerin Kanattı yüreğimi Dayandım Girdim kavgana En hırçın dalgalarım Sahiline vurdu İçim taştı Gözlerim kamaştı Kudurdum… Yine de sevmekti seni Yakamoz düşlerinde Koynun bir liman Yüreğin dalgakıran Sende duruldum… Deniz ÜLKEGÜL... |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık