![]() |
HAYALİ GÜZEL ey hayali güzel şavkını indir gözlerim kamaştı bircümle hepsi senindir bu ışık benide aştı ey güzel aşkını indir ..................izlerim dolaştı yetişemiyorum hayallerimmi sen sen mi hayalsin bakamıyorum sen mi ğüzel sevdiğim mi korkuyorum sen mi giden hayalmi biten ışıklarda saklı ..............gizem ....................sen sen hayali güzel güzelliğin hayaldir sen hayali güzel hayalinde güzeldir kanımla karaladım dudaklarını kan kokuyor resmin adını hazan koydum can yakıyor ismin baharda çiğdeme sordum güzelliğin nedendir (aşk kokulu bahçelerden geldim güzelliğim ğözlerden gelir .............rüzgarda gezen gazeldendir .........................hayalin kurduğun güzeldendir .................................doğumdan öte .................................................ezeldendir) ey hayali güzel gözlerini kapat gözlerindeki özlem ...............göklerde yüklenir teninde berraklık ..................gölgeler izlenir denizde derinlik ...................sende gizlenir saçlarında bahar ..................rüzgarla beslenir içimde duygular ...................seninle seslenir sen hayali güzel .................hayalinde güzeldir sen hayali güzel .................hayalimde sendedir mustafa semerci |
hala çocuğum durun ben daha çocuğum umut düşünce avuçlarımdan donuyorum siz gibi bağlı değilim hayata sevmeyince biri beni yatağın altına saklanıyorum bağışıklığım yok yalana felsefe de kuramıyorum terk etmenin mantığını bulamadım daha aşk gidince benden, yarım kalıyorum oturup televizyon koltuğuna hiç haberlere bakamıyorum taş kesiliyorum kanayınca bir çocuk sayılara asılmış ölümlere dokunamıyorum durun ben daha çocuğum bütün öfkeleri üstüme alıyorum pencereme doğan aya bakıp deli hayallere dalıyorum anlatmayın bana gerçekleri anlayamıyorum bir elma şekerine, bir küçük gülüşe aldanıyor... ben hala çok yanılıyorum Elif KARSLIOĞLU |
BENİM KÖYÜM! bir köyüm var dağların eteğinde bazen burnumdan tüter köyüme giderim pınarlarını soğuk sularını özlerim yemyeşil dağlarını bahçelerini damlarını eski ayvanlı panjurlu evlerini daracık sokaklarını çitlerini delisini sevdalısını özlerini çift kanatlı tahta kapıdan girersin tahta merdivenden üstkata çıkarsın kocaman geniş salon oda kapıları salona açılır salonun başında davulbazlı ocak ocağın ateşi asla sönmez yemekler ocağın başında pişirilir etrafında yer minderleri serili şöyle minderde oturdun mu sırtını duvara yasladın mı değme keyfime dersin sıcak çorba leziz yemek sonunda çay bir başkadır ocağın kenarında yemek yemek bazen akşama doğru dağın yamacına çıkarım şirin köyümü seyre dalarım etrafı sessizce dinlerim bir yandan çocuklar oynar tepreşir koyunlar kuzular meleşir inekler eşşekler bağrışır tarlada ırgatlar çağrışır horoz tavuk kuşlar ötüşür cırcır böcekleri hep cırcır karabaş hiç boş durur mu çeşmeye giden kızların bakraç cıngırtıları ya gülmeler şen kahkahalar büyülü esrarengiz bir orkestra izahsız bir ahengin sarhoşu olmak sihirli bir dünyanın içinde maceralı yolculuğa var mısın kapanan umutlar yüreğinde filizleniyor garip bir sevinç; için kıpır kıpır kendinden geçercesine bir umut meşalesi yanar yüreğinde umutsuz hayat karanlıktırçok iyi biliyorum ki umutsuz hayat olamaz umut sevgi; aşk demektir umutsuzluk zillete boyun eğmektir umutsuzluk cesaretsizliktir umutsuzlar aradığını asla bulamazlar umutsuzluk peşin yenilgidir insan hali bazen yese kapılırım ama umut ateşim küllenmemiştir sende öylesin umutsuz değilsin yüreğinde aşkı sevgiyi özündeki cevheri görüyorum aşk olan kalpte; umut vardır aşk olamazsa umut da olmaz aşk senin kılıcındır artık çek kılıcını kınından çal kılıcını zillete namerde açısın önün ufkun yıldrmasın seni hiçbirşey özündeki cevher çıksın meydana kulak ver yüreğinin sesine sen bir cansın umut kaynağısın ve bir hayatsın..... TANER VAHAP KARATAŞ / ANKARA |
AŞK İÇİN Varsın beni hasret ateşin yaksın Rüyama girdiğin geceler yeter Renkleri sen olan bir çiçek açsın, Gel batsın dikenin, acılar yeter Günaha yürüyen gözlerim olsan, Perişan gönlümün sultanısın sen Bir değil, bin dertle, sitemle dolsan Gözlerinde yazan heceler yeter. Sözden kuvvetlidir baktığım gözler, Meramı anlatmaz ettiğim sözler Izdıraptan yana kalsa da izler, Aşk için çektiğim sancılar yeter. Sinan Itır |
'Ruhumu teslim edesim geliyor' diyorsun... Korkuyormusun? Sevda yoluna baş koymaktan, çek yüregini bu sevdadan! Dokunma, dokunma bana bin pişman olacaksan... İstemem...sevme beni.. Sevdam korkutuyorsa seni...... mustafa nihat |
Güller ağlardı içimden Nezaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir de hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliği anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: belki yarın Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmışçasına, büyük İçimizdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım İçimde güller ağlar, ben ağlarım Can Berak |
GARİP BİR SEVGİ İŞTE BİZİMKİSİ Baktığım gözlerden farklı mı? gözlerin sanki. Gözbebeklerin de dikensiz güllerin alımlı edası. Sevgilim, boynunda buğday başağı zerafeti. Başkası görse, belki beğenmeyecek seni. Taşlı tarla sanıp kınayacak beni. Gövdemle gövden arasına giremez. Kem bakışlı cüceler,. Kartal kanatlarımı siper eder. Saklarım, onlardan seni. Derin derin çukurlar kazarım. Tırnaklarım kürek misali. İlişmesinler rahat bıraksınlar. Garip bir sevgi işte bizimkisi... ..................... Betül Yerli |
YAKAMOZDA KIRILMA Varlığım kurumuş bahar sözlerinde Kimsesizim Katmerlenmiş sensizlikte kimsesizliğim Yollarım burdurulmuş Hep sen kırıyorsun rüyalarımın bağbozumlarını Su sızdırmaz kayalıklar üstünde Gözyaşlarına boğuluyorum Ölmüyorum Izdırap, kemiklerimde yuvalı kan tozu Tarihin tüm zalimleri dirilmiş Kumar kuruyorlar kaderime kuma Susuyorum Kalbimde kalan tek yeşil odamda Saf beynimi kusuyorum M. Aşır KARABACAK |
BALIĞIN DÜŞÜ bir nehir var içimde benden doğar, yine bana dökülür. orda doğan balıklar, yine, orada ölür. ama hepsi düşünde, denizi görür Mustafa KARAOSMAN |
TÜKENMEDEN Öyle bir aşk kiş nedensiz tafra, Zamansız görünen aşklarda, Kimsesiz sönen yollarda, Bedelsiz aşk aramızda. Öyledir aşk yakar beni, Öyledir sevda yıkar sevgiyi, Yollarım bedelsiz aşkta, Kimse ayırmaz beni. Ben sensiz sevgisiz, Ben yaban elde sensiz, Çareler tükenmeden, Gel bana sevgilim. ............................... Adnan Eren |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık