![]() |
Ben için sonnet benim yüzümdür işte, mağrur, kalın, şizofren; unutmak ve aynayla, aşklarla azalmada; ben gideli beridir hilmi yavuz ile ben bazen burdayız işte, bazen de ürkünç oda içimize kapanan kapısıyla bugün de bir ben'e açılıyor, âh, yaldızlı ve çorak bir çökelti gibiyim ben kendi belleğimde... nereden açılırsa orasından akacak ur mu, ben mi, çıban mı? kötücül, irinli, pis... bıçak, bisturi, makas! beni deşin ve yarın çıkarın ne vardıysa: teslis, teslis ve Teslis!... ben bana çivilidir, isa'yla çarmıh neyse; aşksa bir iç kanama... gül, gülden içeri'yse. |
Hançer Efendim can havliyle sana Feryâd u figânım var Istırabım çok derdim yaman Aklım zâil özüm harap Kâfi değil varlığın Kalbim tedirgin gönlüm aç İçimde yanmayınca kandilin Serap oldu efkârım Söz bitti fasıl tamam Gelsin artık muhabbet demi Gönlümün arzusudur Seni gördüğüm kehkeşân Ey benliğin esrârı Bütün bedenlerde tek cân Muhabbet mülkünde Seven gönüle mübtelâ Çok lütfûn var merhametin Madem ki gökyüzü devranda Âlem seyrandadır Âzât eyle hâb-ı gafletten Doğdum yaşadım işte Yaman haller gördüm Gözüm kapalı başım eğik Katlime bir ferman ver |
Şimdi şafak vakti, Sabah hayli erken Kuzey rüzgarı esiyor delice Kumsaldayım, yalın ayak yürüyorum Havada yosun kokusu Rüzgarımda sen Derinden, içime çekiyorum Ve seni düşünüyorum Seni düşünmek hoşuma gidiyor İliklerimde hissedebiliyorum Sevgin öyle derin ki; Sensizde seni yaşıyorum musun? Kimseler senin varlığına inanmıyor Hayal kurduğumu düşünüyorlar Ama ben biliyorum Ve ben seni yalnız seni düşünüyorum Sen bende; Denizler kadar derin ve sonsuz, Ve her nefes alışımda içime çektiğim; Yosun kokan hava gibisin düşünüyorum Vakit yine hayli erken Seni düşünmek hoşuma gidiyor Ve seni sensiz yaşıyorum |
Dişi kuş Kuru bir ot gibi yaşıyorum gözlerden uzak patika bir yolun kıyısında Tek suçum sap olmamak baltanın kanlı oyunlarına Ama yine de umut dolu kalbim belki bir dişi kuş taşır beni diye daldaki yuvasına |
Yeşil Gözlerin Sonsuz denizlerde bir taş gibi yalnızım, Yeşil gözlerin yosun misali örtünmüş üzerime, Bir hatıralar kaldı, Bir de yeşil gözlerin senden geriye.... Gece dalgalar vurdukça kıyıya, Acılar da vurur yüreğimin dört bir yanına, Kara bulutlar eksik olmasa da buralarda, Son nefesime kadar hayalin koynumda... Şimdi yıldızlara baktığım zaman, Seni görürüm umutsuzca, Her gece yatmadan önce, Yeşil gözlerin sorgular beni acımasızca.... Artık bizi kavuşturmuyor, Acılara ilaç olmuyor zaman, Ne yapsam unutamıyorum , YEŞİL GÖZLERİN AKLIMDA KALAN...... |
DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM Gökyüzü zifiri karanlıkken,pembe bir dünyada elele bu sevdanın içindeydik senle… Ve birlikte sonsuz olmaktı temennimiz. Çocuksu düşlerimiz vardı,sadece ikimizin olduğu… Zamanda uzun,yaşamda kısa olan bu aşkta; En güzel sevinçleri,en güzel anıları paylaştık,sevdaya dair çok şey öğrendik. Sevmeyi,gülmeyi ve terk etmeyi öğrettin bana,yaşamın sevince anlam taşıdığını gösterdin… Sevdim seni ! Can verip yollara düşecek kadar, Kimsenin gücü yetmeyeceği kadar sevdim. Uykularımızı paylaştık seninle,bir gece değil gecelerce uykusuz kaldık. Aşkımız için zamansız sevdik birbirimizi,umarsız,çıkarsız,yalansız… Dünyalara sığmayacak aşkımızı küçük yüreklerimize sığdırdık, Ayrılıklarımızı yaşanmamış saydık, Öyle ki hep birlikte olmalıydık. Sözler verdik birbirimize tutamayacağımızı bile bile… Sonra ayırdılar bizi; Kimseler düşünmedi ! seni,beni,sevgimizi. Sensiz hayat yoktu. Söz vermiştim sana,sevdama söz… Yaşayamazdım…bu sevdayı içime gömüp,seni bırakamazdım. Aldırış etmedim kimseye ayrılmadım senden. Sonra sen istemedin beni,sevdamın taşıyamayacağı sözler söyledin,bu aşkı hançerledin…sevdiğim ne yapar bile demedin,ama ben bıkmadım… Şimdi ise ayrılığımızın en karasında kara sevda oldu sevdam. Sen belki unuttun,ama ben unutmadım,unutamadım. Yeniden başlamak için çok çabaladım,olmadı,nafile… Sadece DÜŞLERİMDE KALDI SEVDAM… Şimdi sen yaşıyorsun,beni öldürdün,yüreğinde bana ait bir iz bile yok. Hatırla söz vermiştik sevdamıza,yaşadıkça bu aşkla beraber olacağımıza… Yalanmış oysa…gittin hayatımdan ama sevdan hep benimle. Bir gün üstümde çimenler bittiğinde bile sevdan yaşıyor olacak. Beni umut kurşunuyla vurdun ! ama onu öldüremezsin… Çünkü;sevdaya kurşun işlemez gülüm… TANER DOĞAN |
SENSİN Herşey yalan,herşey rüya, Bir sen gerçeksin, Bir tek sen... Aldırmamana rağmen teksin, İçimdesin. Anlatamadığımsın. Yaşayamadığım ve dokunamadığım Tek kadınsın... Yüreğimdeki en kötü cadısın, Aklımı kemiren yaratık sensin, Şimdi bomboş odamda, Hayalinle avunduğum tek resimsin. Aşkımsın,canımsın... Herşeyim sensin, Bunu bilmek istemesen bile, Bilemediğim sensin... |
Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
Lâl oldum... Gece oldugunda seni aydinlatan hilal oldum. Uykuya daldiginda rüyanda gördügün hayal oldum. Sana yakin olayim diye, damarlarinda dolasan kan oldum; bir hâl oldum sana kavusayim diye, hamal oldum seni tasiyayim diye, ve saçlarina dokunayim diye, tenini oksayan rüzgar oldum. Lâl oldum... Mum gibi eriyip aktiginda seni saran alev oldum. Kisin soguk ayazlarinda seni koruyan duvar oldum. Yazin sicak günlerinde, hastalanmayasin diye, gölgen olan bulut oldum. Hayat oldum yasayasin diye, nefes oldum soluklanasin diye, ve beni unutmayasin diye, benligine kazinan isim oldum. Lâl oldum... Gök yüzüne bakip bir dilek tuttugunda kayan yildiz oldum. Siginacak gölge aradiginda, iri cüsseli bir mese oldum. Susuzlugunu gideresin diye, sokak basinda çesme oldum. Soru oldum cevabini arayasin diye, tasa oldum düsünesin diye, ve hislerini yazasin diye, kalem oldum kagit oldum. Lâl oldum... Hüzünlenip agladiginda akan gözyasin oldum. Gülümsediginde etrafinda uçusan pervane oldum. Mest olasin diye, kulaklarinda yankilanan nagme oldum. Kitap oldum okuyasin diye, çiçek oldum koklayasin diye, ve sevdigimi söylemeden bilesin diye, agzi kilitli, lâl oldum... |
Kim Olduğunu Bilmediğim Birine... Karşılıksız aşkının zehrini taşıyordu bana Kokusu sinmişti inatçı ruhuma, kitalarıma, ellerime... Öyle çok öpüşürdük ki, Ağzının tadıyla yerdim yemeklerimi... Öylesine inanıyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdiğine, Bir gün ansızın korkunç bir özlem duymaya başlamıştım Kim olduğunu bilmediğim birine... Şimdi ağzımda karşılıksız aşkın o aç tadı... Karşımda o... Yine hüzünlü, yine yenik... Ama eşitiz artık, Damarlarımızda karşılıkız aşkın o zehirli kanı... |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık