![]() |
|
*Sözler... Sözler... Kurşun gibi sert ve yakıcı bir ateşten... Sözler, mânidar... Ve yanlız bırakır... gece gibi derinden... Sözler, dökülür... Öyle masum ki dudaklar, durmaz; birer birer atılır, durduramadığın gibidir, bir kurşunu aniden... Sözler, bir avuç saçma, iner tenine inceden... Siper alınan; naif bir yürektir, çıkmaya gelmez duygular, sözler... deler geçer, uzansan hiç ürkmeden... Hedef basit, ıskası pek... yakın mevzideyse sevdan, kolaydır öldürmek erinmeden... Sevdam yürekte, yürek; yakın mevzide, sözler kurşuna dönünce, vur beni de derinden... Korkma! ! Sevdam; öyle yakın mevzide ki... Kemal Süme |
KORKUM Korkum sevmek değil Sevipte ayrılmak Korkum kurşun yemek değil birtanem Kalleşçe arkamdan vurulmak Korkum ölüm değil Korkum senin yarafından UNUTLMAK birtanem ......................................... Handan Sağır |
SAKLI KENT MASKARASI Lisanımı sürçmezdim sen olmasaydın, Hani elim, dilim dolanmazdı birbirine. Sen ayrılığın bedelini elime saydın, Bir kuruşunu geçiremedim birine. // Bir yağmurdum gözlerinde taşan, Aktıkça sevda kokardı toprak. Birikip aktığım yerde sendin, Ayrılıp koptuğum yerde... Yağmurlar ebruli damlardı içime.. Artık, Saklı kent çamur deryası, Dert furyası... // Ben senin sevdana yanarken, Sen hangi anası kılıklı, Parlak oğlan için üşürsün. Hangi zemheri çocuğuna tapusun... // Marijuana sessiz şimdi, Islık sesleri gayet hayvani. Geceleri ölüm damlar üstümüze. Yağmurda yağarsa kapanır gözlerin. Gerilla düşlere gark olursun. // Final... // Öğreneceksin ******: Kimsesizliğin saatini yalnızlığa kurmayı, Ve birde... Kondom çocuğuna aşkı sormay Emrah ÖZTÜRK |
AVUNMAYA ÇALIŞIYORUM Kızıl akşamlarda Mavi'nin koynunda. Serseri aşıklar gibiydik geçen sene baharda Şimdi sol yanım sızlıyor yaşadıklarımızı hatırladığımda. Avunmaya çalışıyorum "farzett ki"diyorum, yine ynında. ...................... Hülya Arısan |
AKDENİZ YARAŞIYOR SANA Akdeniz yaraşıyor sana Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında Hiç dinmiyor motorların gürültüsü Köpekler havlıyor uzaktan Demin bir çocuk havladı Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir Denizi tokmaklıyor balıkçılar Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği Hayatta yattık dün gece Üstümüzde meltem Kekik kokuyor ellerim hala Senle yatmadım sanki Dağları dolaştım Ben senden öğrendim deniz yazmayı Elimden düşmüyor mavi kalem Bir tirandil çıkar gibi sefere Okula gidiyor öğretmenim Ben de ardından açılıyorum Bir poyraz çizip deftere Bir ada var sırf ebabil Dönüyor dönüyor başımda Senle yaşadığım günler Gümüş bir çevre oldu ömrüm Değince güneşine Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını Gözlerim kamaşınca senden Ölüm belki sularından kaçırdığım O loş suda yıkanmaktır Durdukça yosundan yeşil Kulaç attıkça mavi Ben düzde sanırdım yıkıntım Örenim alkolik asarım Mutun doruğundaymışım meğer Senle çıkınca anladım Eski Yunan atları var hani Yeleleri bükümlü Gün inerken de öyle Ağaçtan izdüşümleriyle Yürüyor Balan tepeleri Yürüyor bölük bölük can Toplu bir güzelliğe doğru Kadınım Yaraşıyorsun sen Akdenize CAN YÜCEL |
Nevruz Gök Üstümüze gererdi kollarını Boylu boyunca ovada Atlar kişnerdi Kısa bacaklı tatar atları Tepelerdi nevruzda otları Üç hilalle aydınlanır Ovanın mirası Yelelerinde Türk’ün duaları Gürbüz kızlar oklanır Toy toylanır Atmacalar salınır Aşlar avlanır Allı güllü otağlarda Bahar ağırlanır Çekik gözlerde umut Yanık tende inat Kalpaklarda ağıt Ata yadigarı öğüt Kul olma ey Türk Düşmanı sür,dağıt… Yer Yeşile boyandı Kurtla dost olalı Bir koca budun dokuz odalı Rüzgara sevdalı Tanrı Dağları’ nın ak kartalı Ötüken’ den aşmalı Namı dünyayı sarmalı Binlerce yılın hükümranı Soy soylandı Türk! Adın namlandı Kuzular oğlaklar tebreşte Yağız gençler at üstünde Dört nal hırs ciritte Yalan bilmez dilde Sen Türk oğlusun Korku olmaz yürekte. Su Dağların serinliği Göklerin nimeti Nevruzun sebebi Canlandı yeniden Türkeli Kardan ayazdan aldı Gözlerindeki kahverengi şefkati Atmacadan keskin görüşü Berrak sevdalı Türk Damla damla Dağları erittin En sıcak buharında Demiri buzla devşirdin Al yanaklı hoyrat dudaklı Gökçe kızların atası Su uykusuzu Türk Gök, su ,yer Bu milleti kim esir eder? Dedem Korkut hedef göster Töre kalır il gider Bilge Kağan’ ım bekler Uçmaya varmak şerefse On bin yıllık geçmişe değer Nadir Atalay |
YÜZÜN AVUÇLARIMDA Yine hiç bitmeyen tükenmeyen hayallerle boğuldum dün gece. Bir macera başladı. Film şeridi gibi düşlerimde Gözlerin gözlerimdeydi yüzün avuçlarımda. Sıcacık bedenin tenimi ısıttığında. İçinde sen olan her hayali seviyorum canım sakın unutma .................... Hülya Arısan |
DİNMEYEN AŞK Bakmadan kara, yağmura, göğüs vererek rüzgâra, kayalar içinde ıslak, sisleri aşıp koşarak, sevmek, bıkmamak sevgiden! dinlenmeden, ara vermeden! ömrün tadını, neşesini taşımadansa boş yere ben ızdırabı, acıyı üstün tuttum sevinçlere, o yakınlık duygusunu, gönülden gönüle akışı; ah bir şeye benzemez insanı yaratır acı! nereye kaçayım, nereye? ormanlara mı ırağa mı? boşuna her şey, boşuna! tek sevinci var bu ömrün huzura varmayan neşe ey aşk! her şeyin başı! Johann Wolfgang Von Goethe |
BANA KALAN Caddelerinde yine yokluğun karşıma çıkan bu şehirde Denizin üstünde bir martı çığlığı seni arayışlarım Bir bankın üzerinde kaçamak uykularım Soğuk ayaza kesip içimde Hep seni unutamadığımdan... Görmediğim bilmediğim şehirlerin koynundasın şuan Yitirilmiş zamanların yitik insanları olduk ister isremez Geriye bir umut kaldı. Önce sen gittin sonra hayaller Bana senden sevdan kaldı.... Örtünüp sevdana senden umutlarımı istiyorum Bilirim doğacak yeni bir gün daha Bilirim ümitler bitmez bu aşk sürdükçe ..................................... Hülya Baskın |
| Saat: 22:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık