![]() |
Açların Gözbebekleri Değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! Onlar bizim! Biz onların! Dalgalar denizin! Deniz dalgaların! Değil birkaç değil beş on 30.000.000 30.000.000! Açlar dizilmiş açlar! Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız sıska cılız eğri büğrü dallarıyla eğri büğrü ağaçlar! Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız açlar dizilmiş açlar! Bunlar! Yürüyen parçaları o kurak toprakların! Kimi kemik dizlerine vurarak yuvarlak bir karın taşıyor! Kimi deri... deri! Yalnız yaşıyor gözleri! Uzaktan simsiyah sivriliği nokta nokta uzayıp damara batan kocaman balı bir nalın çivisi gibi deli gözbebekleri, gözbebekleri! Hele bunlar hele bunlarda öyle bir ağrı var ki, bunlar öyle bakarlar ki!... Ağrımız büyük! büyük! büyük! Fakat artık imanımıza inemez tokat! Demirleşti bağrımız, çünkü ağrımız 30.000.000 deli gözbebekleri! Gözbebekleri! Ey beni ağzı açık dinleyen adam! Belki arkamdan bana bu kalbini haykırana "kaçık" diyen adam! Sen de eğer ötekiler gibi kazsan, bir mana koyamazsan sözlerime bak bari gözlerime; bunlar: Deli gözbebekleri! Gözbebekleri! |
İstanbul
|
Acı Bahar şurada burada sıkılmış limon kesikleri paslanmaya bırakılmış demir çubuklar tertemiz kaynaklara atıksu tarifesi taze sürgünlerin ince boyunlarında ağır kementler henüz sıcaklığı soğumamış körpe cesetler karanlıklar ortasında bir ışık adası gibi talancıların gözünden nasılsa kaçmış çimenler birkaç tomurcuk üç-beş yeşil yaprak ıslak bir kağıt gibi yırtıp atmış kentin dokusunu acımasız kasırgalar arıtmıyor sabun çıkartmıyor sular giysilerden yalnızlığın kokusunu aşk mevsimi değil miydi bahar elele tutuşmaktan korkan ürkek ceylanlar hani nerede eşlerine kur yapan kumrular kuş cıvıltılarına hasret kulaklar denizler denli derin içezikliği geleceksen sekizinci günde gel sevgilim burada haftanın yedi gününde de aşka geçit vermiyor yağmurlar yalnızca bir ad yaraşabilir bu mevsime: “acı bahar” |
Şimdi Ayrılığına Yalvarıyorum belki acımasız ve zor |
Acılar Acılardan zevk almayı öğrendim Yürüyüşünü, gülüşünü, Başka biriyle konuşmanı Ve seni görmek bana acı veriyor. Oysa bir başka duyguydu Seni özlemek, seni gözlemek Senin için ölebilmeyi düşünmek. Tükendi artık duygular. Acı duyarak karşılaşıyoruz. Yine de Anılaşacak günler yaşıyoruz. Zaman da acımasız geçiyor. Seni düşünüyorum Geçmiş zaman aralığında. Gün gelecek Birbirimiz için biz, "Bir zamanlar " olacağız. Bugün gibi İçim acı dolacak. Tutku muydu duyulanlar Anlamayacağız... |
Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
Aşkın Tarifi
|
Acele Eden Ecele Gider Gunes acti, uzun surmedi gozle gorulmuyor Cocuk okula basladi, uzun surmedi bir yerde calisiyor Ruzgar esti, uzun surmedi yaprak kimildamiyor Delikanli oldu ev gecindiriyor Kar basladi, uzun surmedi sular akiyor Karisi iyilesti, uzun surmedi timarhanede yatiyor Agac buyudu, uzun surmedi sobalarda yaniyor Emekli oldu, uzun surmedi kadavrada bekliyor |
bu gece aşkımızı pişirdim açlığımıza senden gülün aromasını aldım benden buz kesmiş pastırma yazını maşası kavgalarımız olmasın masamızda maya katmadım aşk yemeğimize talaş alevinde pişirdim körüklemeden bu gece lime lime etmeyelim güne bakan çiçek arzularımızı bu gece aşkımızı pişirdim gasp edilmiş pulsuz dilekçeyle müracaat edilmemiş kurda kuşa yem olmuş aşkımızı pişirdim baldıran zehirli sosları attım zehir zemberek sözler etmemek için duvara sevdiğim portreyi koydum bir çingenenin altın dişleriyle gülüşünü masamıza gülümsemesi için yüksek gerilim hatlı fasıl çalmayalım bu gece bu gece aşkımızı pişirdim aldıklarımı bakkal defterine yazdırmadan masamıza bir kambur mum koydum duvarda bir idare lambası camı katran karası is içinde beklentim gibi bu gece aşkımızı pişirdim sen yokken aç kalmış yalnızlığımla............ http://www.myehost.de/resim/images/LJV55683.gif http://www.myehost.de/resim/images/yEG55270.gifhttp://www.myehost.de/resim/images/LJV55683.gif SERDAR SAN |
Kırık Sevgi İlk değil ki bu kavgamız seninle Ayrıldık dün akşam mutlu evimizden Acaba doğrusu bu mu sence Sen de bil doğruyu kendince Anlamak lazım, anlatmak lazım Ölümü değil kalbini getir bana Sevenin olurum, sevgilin olurum Ölüm gibi değil devamın olurum Kaldır bulut rengi başınını Göğre ersin Aç deniz mavisi gözlerini Beni yanlış görmesin Düşlerinde sakladığın prensin değilim belki Rüyalarında gördüğün beyaz atlı da olamam ama Yanında ben varım, hep ben olacağım unutma |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık