![]() |
BANA BİR ŞARKI SÖYLE Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle Ümit Yaşar Oğuzcan |
Ne kadar zormuş Unutmak denen kelime Halbuki neleri unutmuştum Kendi varlığımı bile Bir seni unutamadım Bir seni silemedim Şu gönlümde kenan arpacıoğlu |
Efendiyiz Umudumuz sarı öküzün boynunda bir yara. Ekmeğimiz kıraç toprakların koynunda. Bir sarı başak. Aşımız bir kuru soğan. Bir pişim patates Bir sahan bulgur. Sevdamız bir kara somundur Tüter sımsıcak. Öksüzüz,kimsesiziz,yetimiz ve biz bu milletin efendisiyiz. Hasretimiz,küçücük camlarında evlerin Bir çift kara göz. Dostumuz sokaklarda bir köpek, bir kedi...bir kaç tavuk. Ve hayvan pislikleri Orta yerlerinde köyümüzün Bir sıfat gibi adımıza. Gurbete yolumuz çok, Yolcumuz da. Kasabamıza bile hep hasretiz oysa. Hasretiz okula,öğretmene Hasretiz yola,suya,elektriğe ve tümden yaşamaya hasretiz. İşte biz milletin efendisiyiz. Ekmeğimizdeki diş izleri, Çorbamızdaki kaşık izleri, Toprağımızdaki tırnak izleri, Onlar bey-efendilerin. Biz milletin efendisiyiz. Ama nasıl oluyorsa yıllardır.. Geçtik efendilikten. Karın tokluğuna Köleliğe bile fitiz. Dursun Yüksek |
Sessiz çığlıklarım vardı, Bir gece yarısı Uçurum sonlarında Senin bilmediğin ......................................... Depremlerim vardı yüreğimin orta yerinde Sarsıntılarını senin görmediğin………. ......................................... Ve göz yaşlarım vardı yüzünü seyrederken Uykuda senin silemediğin………. ....................................... Ve bir onur kırıntısıydı bendeki Sevdiğimi bile söyleyemedim, Ve sen aşk hissetmedin………… Dokunamadım dudaklarına Ellerimi el hissettim. Öpemedim istanbulun gözlerinden Yüzünde giz hissettim. Açamadım ki hislerimi,yüreğimi Korkumda acı, Acımda seni hissettim. ..................................... Ama sen aşk hissetmedin………. pınar koç |
Düşlerde ölmek ne kadar acıdır Ne kadar amansız, ne kadar haince Ama ben seni hiç öldürmedim ki… Düşümde bile olsa… Hep var oluşunu, Hep varlığını hayal ettim… Hep sevdim seni senin haberin olmadan Yüreğimin taaa içinde yaşattım seni Asla üzülmeni, Asla incinmeni istemedim ki… Sen düşlerimde öldün diyorsun Ben ise; sen susuz kalmayasın Sevgisiz ölmeğesin diye Hep sevdalar taşımaya çalıştım... Sen ise dallarımı soldurmaya, Düşlerinde dahi beni öldürmeğe Hayatından silmeğe Beni yok etmeğe çalışıyorsun... Ne yaparsan yap Ne dersen de ama… Ben seni hep yaşatacağım Ve hep seveceğim… Asla benim olmayan ve olamayan sevgili… orhan çapan |
SEN KAYBETTİN Seni aşkla şımarttım Seni sevmedim taptım İncittim gururumu Yanlışı orda yaptım Bu yalan macerada Sen takdire değersin Beni hiç merak etme Asıl kaybeden sensin Bak sensizde yaşanıyor Sevdan artık yaşamıyor Bundan böyle arama beni Şu an aradığın aşka ARTIK ULAŞILAMIYOR..... Hakkı YALÇIN |
. . Akbabalar Kelebekler . Yüregi agzinda bir çocuk Gibi alirken kalemi elime Beceriksiz, acemi ve olasiya Yapayalnizim her defasinda Bu sonuncu olsun diyorum Ömrümün eksiksiz tek siiri Yazilsin artik kirk yasimin Ve bir askin bittigi bu gece Akbabalar bin yil kelebekler Bir mevsim yasarlarmis ki ask Da kisa ömürlüdür, baslar Gibi biter yasanmissa eger Yasanan ne varsa hosgörünün Bir parçasidir artik ama ben Yine de yakabilirim bu gece Bütün anilarimi bir siir için Sonra irkiliyorum, anilarim yoksa Dostlarim da terkedilmistir yangin Sürüp dururken yurdumda ki o zaman Kiymeti harbiyesi nedir bu siirin Sabaha karsi dilim pasli Beynim keçelesmistir ve yangin Yalnizligima siçrarken üsüyor Bütün sözcükler. Umut yoktur Yüregim diyorum, kekeme Alingan, serseri yüregim Sen nerden bilebilirsin Bir siirin nasil yazildigini Ahmet Telli |
AĞLAMADAN DOĞDUM SESSİZCE Defalarca öldürmeye teşebbüstü çıkarttığın yangınlar kaç kayını talan ettin ormanımda yağmurlarla kabaran toprağımın bereketine güvenerek ektim defalarca fidanları ben doğduğumda da sessizdim en gür çığlığı atarken bebekler en derin soluğu çektim içime ölüme teşebbüslere ağlamadan doğdum sessizce.... ............................. Figen Yarar |
EĞER Eger . O kadar da önemli degildir birakip gitmeler, arkalarinda doldurulmasi mümkün olmayan bosluklar birakilmasaydi eger. Dayanilmasi o kadar da zor degildir, büyük ayriliklar bile, en güzel yerde baslatilsaydi eger. Utanilacak bir sey degildir aglamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyasi eger Yüz kizartici bir suç degildir hirsizlik, çalinan birinin kalbiyse eger. Korkulacak bir yani yoktur asklarin, insan bütün derilerden soyunabilseydi eger. O kadar da yürek burkmazdi alisilmis bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydi eger. Daha çabuk unuturdu belki su sizdirmayan sarilmalar, kara sevdayla sarip sarmalanmasalardi eger. Belirsizlige yelken açardi iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardi eger. Çabuk unutulurdu islak bir öpücügün yakici tadi belki de kalp, gögüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eger. Yerini baska seyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylasilmasaydi eger. Düslere bile kar yagmazdi hiçbir zaman, meydan savaslarinda korkular, aski agir yaralamasaydi eger. Su gibi akip geçerdi hiç geçmeyecekmis gibi duran zaman, beklemeye degecek olan gelecekse sonunda eger. Rengi bile solardi düslerdeki saçlarin zamanla, tanimsiz kokulari yastiklara yapisip kalmasaydi eger. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamini yitirirdi, yasanilasi her sey yasanmis olsaydi eger. O kadar da çekilmez olmazdi yalnizliklar, son umut isigi da sönmemis olsaydi eger. Bu kadar da isitmazdi belki de bahar günesleri, her kaybedisin ardindan hayat yeniden baslamasaydi eger. Kahvaltidan da önce sigaraya sarilmak sart olmazdi belki de, dev bir özlem dalgasi meydan okumasaydi eger. Anilarda kalirdi belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eger. Uykusuzluklar yikip geçmezdi, kisacik kestirmelerin ardindan, dokunulasi ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydi eger. Issiz bir yuva bile cennete dönüsebilirdi belki de, sicak bir gülüsle isitilsaydi eger. Yoksul düsmezdi yillanmis sarap tadindaki siirler böylesine, kulagina okunacak biri olsaydi eger. Inanmak mümkün olmazdi her askin bagrinda bir ayrilik gizlendigine belki de, kartvizitinde 'onca ayriligin birinci dereceden failidir' denmeseydi eger. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payini almasaydi eger. Issizliga teslim olmazdi sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsiz gezintilerle avunmaya kalkmamis olsaydin eger. Sen gittikten sonra yalniz kalacagim. Yalniz kalmaktan korkmuyorum da, ya canim ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarina, mazilerinde görkemli bir yasanmisliga taniklik etmis olmasalardi eger! ! . Can Yücel |
Sana Ne Demeliyim bilmem ki Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Bir sürec yaşadık birlikte, dost diyerek Mevsimler birbiri ardına akarak gitti Sözler sevileşti suskun gönülde Yürekte zamanlar zay olup gitti Gömdük düşleri, duyguları Kül bastırdık üzerine Ne gönlün ocağı kabullendi Ne iç yangını yüreğimizin Umuda el salladık, ufuk yanarken Diyemedik birbirimize Dememiz gerekeni Sana ne demeliyim, bilmem ki Soğuklar apansız bastırdı Kar kapıda, ben yangınlardayım Bulutlar çöktü üzerime, bulutlar geçti... Düşmedi bir damlacık olsun, yağmur tenime Ve ben, senli düşlerin buğusundayım Sana ne demeliyim, bilmem ki Dost desem olmuyor Yaren desem uymuyor Yar mı desem, ne dersin Sana ne demeliyim, bilmem ki Sana ne demeliyim bilmem ki KÖMEN Haydar Okur |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık