![]() |
Kirpiklerinde Yaktım Şiirlerimi Hayatımda ilk kez Gözlerinde görmüştüm ıslak denizleri... Maviye adanmış bir sevdaydın sen. Hayata gülümseyen deniz kızıydın sen.. Seninle yaşamaya öyle alışmıştım ki, İçimde nâr ile közlenmiş yaralarımı Gönlünde susturmak için Her sabah sahillerine koşardım. Her gece acıya dokunmuş şiirlerimi, Kül rengi kirpiklerinde yakardım. Ve bir gün Gözlerindeki denizleri kurutup gittin. Yetim bıraktın beni mavilerin içinde. Elleri toprak kokan, Yüreği mavi denizlere yanan bir çocuk gibi Sığamadım sensiz çağlayan matemlere... İçimde kırgın düşleri avutmak için Sensiz denize girecek oldum, Girmeden kapılardan kovuldum. Gözyaşında nasırlanmış çığlıklarımı Gecelerin gözlerinde yakacak oldum, Karanlıgın içinde bir mum aleviyle avutuldum.. Gittin, mavilerde beni yetim bırakarak. Gittin, her dalgada yüzüme sensizlik vurur oldu. Her nefesimde birer birer baharlarım kurur oldu. Gözlerinde gördügüm mavi deniz, Sensizlikte beni yavaş yavaş dibe çekiyordu.. Dayanacak gücüm kalmadı yalnızlığında Ansızın anılarımı yüreğimde kanatıp Tüm şiirlerimi kirpiklerinde yakıp Hırçın denizlerin hüzünlü yüreği oldum. |
Sevgisiz Düş Yağmurları İlişmiş oturuyorum denizimin kenarına Yalnızlığımı düşlüyorum Ordayım diyorum kendime Sözlerindeyim şarkıların Arzularındayım aşkların Ter damlalarınının biriktiği mendildeyim, Özgür dumanında yelken açtığım Sigara dumanımın falındayım, Düşünüyorum işte uzaklarda Cezasız mükafatıma kızgınlıktan Telaşeyi seyrediyorum Düşünceli, kimliksiz, kılıklı sevinç maskeli yüzlerden, Uğultular Boşa konuşulduğu sanılan Geçit töreni yapıyor resitallerime Düşünüyorum işte Düşünüp seyrediyorum Uzaklaşırken motor homurtuları 'Sandviç' diyen seslerin ardından 'Boğaza, boğaza..! ' bağıran hıçkırıklardan Çay bahçemden Batı müziğine hançer vuran arabeskten Geçmiş aşkların faslından Sevebileceklerimden işte Umamadığım ümitlerimden Düşünüp seyrediyorum işte Bir kulaçlık mesafemin karşı sahilinde Gemi ışıklarının gölgesinde Hokkasız mürekkep seslerinin konuştuklarında Düşünde vapur düdüklerinin Sağanağı altında yıldızların Süzgecinde beyin tellalımın Düşünüyorum işte düşünemediklerimi Düşünüp de çözemediklerimi Göğe saplı minare ışıklarında Hiç susmayacak ezan seslerinde Denizimde Dalgaların buğusunda Yunus balığının sevgisinde Çiğnenmekten bıkmamış sahilimde Ayakların çiğnediğindeyim Çiğneyip de tükürmediklerinde Yok olanlarda düşünüyorum Özlemlerde Kedi patisinin konuşturduğu topraklarda düşlerin hırpalandığı çimenlerde Düşünemediklerimi düşünüyorum Sevgisiz çiçek tarlalarında Demli çayın demsiz tavında Okyanus kokulu uzun saçlarında sevgilimin Kırık kalplerin resitalinde Denizin ufka takılı ışıklarında Işıkların saklandığı yitik anılarda Huzur bulduğum yazdıklarımda Işıkların boğulduğu koridorlarda Sahillerde bağlanmış insan seslerinde Yıllanmış şarap kokularında Düşünüp kahrediyorum Üşüdüğüm çarşaf kıvrımlarında Sarınıp yattıklarımda yaz akşamlarına Duyamadıklarımda Özleyip de göremediklerimde Sözlenmiş sözlerimin derinliğinde İmgelenmiş ahlarımın tellaklarında Sevinemiyorum işte Düşünüp de bulamıyorum Arıyorum Aramaya başladığım bu kadarlığı.. |
Kış Aşkı Kendi halimde yaşıyorken kendi dünyamda, göze geldim, köze düştüm, dize geldim. Yanıyorum. Bir çift göz yaktı beni, dize getirdi. Düşen kar taneleri bile yetmiyor yangınımı söndürmeye. Aman ha, sakın ola dokunmayın, bırakın yanayım, bırakın yanalım. Dostlar başına böyle gözler, böyle köz, böyle yangın. Mevsim kış, ama bahar güneşi çarpmış gibiyim, sıcacık, sıcacığım… Kaçığım. |
YENÝ AÞK Yanýnda oturan ben deðilim Zamanla dirilen anýlar Sorular soran ben deðilim Piþman eden merak Geçmiþi kabartan ben deðilim Yeni biten maceralar Seninle yaþayan ben deðilim Yere düþen yaprak Duygularýný þaþýrtan ben deðilim Gelip geçen acýmalar Kolunda uyuyan ben deðilim Uzaktan gülen aþk Karþýnda aðlayan ben deðilim Yürekte esen rüzgâr |
Karla Karışık Aşk Yağsa Kapasam gözlerimi Ve uyansam uykumdan Hissetsem tenimde Güneşin serinliğini Yağmurun sıcaklığını Ay batsa üzerime Işıldasam, mat bir şekilde Ve sesini görebilsem hayallerimde Sessiz sessiz haykırsam ismini Sesim kısılsa fısıldamaktan Ve bir güneşli bahar akşamı Karla karışık aşk yağsa üzerime… |
Nasıl Bir Sevdaysa Ay çok mu gecikti nerdeyse çıkar Sen yalnızlığıma varır varmaz Az sonra yağmuru durduracaklar Rüzgarı değiştirdim Ustura ağzı poyraz Yok canım yıldızları unutmadık Mutlaka yerlerinde bulunacaklar Kenarı yaldızlı mavi bir karanlık Sütlü çıplaklığını örtecek kadar Senin için olduğu asla bilinmeyecek Yapraklarını birden dökecek dutlar Şafak sökerken sekiz on kadar şimsek Balkonda işlemeli müstesna bulutlar Ayak bastığın an şehir de değişebilir Yoksa Moskova'mı Belki Berlin belki Dakar Belki 30'lardan mehtap yorgunluğu İzmir Körfez'de şerefine donatılmış vapurlar Nerede ne zaman kaç kere yaşadık Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık Dudaklarımızda birbirimizden mısralar |
Bir Şehri Bırakmak Bu şehirde yağmur altında dolaşılır Limandaki mavnalara bakıp Şarkılar mırıldanılır geceleri. Bu şehrin sokakları çoktur, Binlerce insan gelir gider sokaklarında.. Her akşam çayımı getiren Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir. Bu şehirdedir Valsler, foksrotlar altında Suman'dan, Bramsdan Parçalar çaldığı zaman dönüp Bana bakan ihtiyar piyanist. Doğduğum köye müşteri taşıyan Şirket vapurları bu şehirdedir. Hatıralarım bu şehirdedir. Sevdiklerim, Ölmüşlerimin mezarları. Bu şehirdedir işim gücüm, Ekmek param. Fakat bütün bunlara mukabil Yine budur başka bir şehirdeki Bir kadın yüzünden Bıraktığım şehir. |
Vuslat Kapında Rüya da ne demek vuslat kapında İşte söylüyorum olsun haberin Gönlümde yerin de hazır tapun da Yeter ki sen iste döner kaderin İşte gönül bahçem işte gülleri. Dermedinse haydi şimdi der işte Bizim şarkımızı söyler dilleri Şen bülbüller bekler seni girişte |
Gül Şahım Ne azalır ne çoğalır benim sevabım Aşk sarhoşu bir gönüle kanar Gül şahım Sevabımı yine geçti suçsuz günahım Sev demeye dilim varmaz sensiz Gül şahım Aşk yolunda sensin benim sonsuz durağım Varmak için sevdim demek yetmez Gül şahım Karşılıksız aşkı veren güzel Allahım Almak için ölüme de değer Gül şahım Tek zararı bana verir belki de ahım Ne ağladım ne de güldüm bir gün Gül şahım Seni bekler durur gönlüm geçmez sabahım Zalim felek güler diye kanar Gül şahım Sevme dedi gitme dedi duymaz kulağım Aşk seveni dert çekeni yakar Gül şahım Bu soruyu cevaplarken susar dudağım Söylesene neden bahtım kara Gül şahım |
ARKADAŞIM BADEM AĞACI Sen ağaçların aptalı Ben insanların Seni kandırır havalar Beni sevdalar Bir ılıman hava esmeye görsün Düşünmeden gelecek karakış.. Açarsın çiçeklerini .. Bense hayra yorarım gördüğüm düşü... Bir güler yüz bir tatlı söz.. Açarım yüreğimi hemen Yemişe durmadan çarpar seni karayel Beni karasevda Hemde bilerek kandırıldığımızı Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza Koo desinler bize şaşkın Sonu gelmesede hiç bir aşkın Açalım yinede çiçeklerimizi Senden yanayım arkadaşım Havanı bulunca aç çiçeklerini Nasıl açıyorsam yüreğimi Belki bu kez kış olmaz Bakarsın sevdan düş olmaz Nasıl vermişsem kendimi son sevdama Vur kendini sen de bu güzel havaya |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık