MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 12 Şubat 2007 00:10

Sen ölümün eşiğinde olsan
Seni iyileştirip ölüme ben giderim
Sorarsalar son arzun ne diye
Son bir defa seni görmek isterim!

Sen cehennem ateşinde olsan
Seni oradan alır ateşe ben girerim
Eğer seni oradan kurtaramazsam
Seninle beraber yanmak isterim!

Sen cennet bahcesinde olsan
Senin yanına gelmeyi isterim
Eğer yanına varamazsam canım
Aşkını ver aşkınla olmak isterim
BEN SENİ BİR ÖMÜR DEĞİL!
BİN ÖMÜR GECSE YİNE SEVERİM! ......


onur şevik


tikkymelike 12 Şubat 2007 00:23

Senin İçin Burdayım
İçimde bir ümit var onun için burdayım,
Belki gelirsin diye senin için burdayım
Vakit çok geç olsa da gönlüm mahzun kalsa da,
Yine aynı masada senin için burdayım

Burada izlerin var
Islanmış gözlerin var
Verdiğin sözlerin var
Onun için buradayım

İnan ki sensiz canım mutluluğa düşmanım,
Affet beni pişmanım demek için buradayım
Elini elime alıp öylece bir an kalıp,
Sana son kez sarılıp öpmek için buradayım

Burada izlerin var...

Ahmet Selçuk İlkan


arwen 12 Şubat 2007 00:28

Git be zalim, sende git
Götür, hatıralarınıda götür
Bir resim bile bırakma bana
Sen olmadanda bu hayat yürür.

Git, git ama geri gelme
Başkalarını sev ama beni sevme,
Ne olur beni daha fazla üzme
Git artık güzelim git geri gelme.

Eğer istersen canımıda vereyim,al senin olsun
Kırdığın kalbimide al bir hatıra olsun
Sana gülmek yakışır be güzelim
Al mutluluklarımın hepsi senin olsun.

Bir daha karşıma sakın cıkma
Adımı unut gitsin bir daha anma
Yaptığın bu ihaneti sakın unutma
Git artık güzelim git geri gelme.

Bak, ben seni unuttum bile
Senin boşuğunu başkasıyla doldurdum bile
Sen benim hic aklıma gelmiyorsun artık
Senin mektuplarını sobada yaktım bile.

Artık sana son sözümü söylüyorum
Bu yolun dönüşü yok bunu biliyorum
Sana ben ömür boyu mutluluklar diliyorum
Gir artık güzelim git geri gelme
Geri gelipte hayatımı perişan etme!



onur şevik


tikkymelike 12 Şubat 2007 01:04

Herşeyi Bitirdik
Herşeyi bitirdik bir yalan gibi
Bu aşkı yarına götüremedik
Ne günler yaşadık bir roman gibi
Ne yazıkki sonunu getiremedik
Önce evet dedik bu hayır neden
Biz aşkla başladık bu gurur neden
Ümitler sendedir arzular benden
Ne yazık sonunu getiremedik
Şimdi sen yolcusun meçhul yollara
Şimdi ben yolcuyum başka kollara
Ne desek boş artık geçen yollara
Ne yazık bu aşkın sonunu getiremedik
Bu aşkı yarına götüremedik...

Ahmet Selçuk İlkan


arwen 12 Şubat 2007 01:13

Seviyorum seni canımdan öte
Seviyorum seni ben gibi
Özlemin yüreğimde diken gibi
Canımın çekirdeğinde aşkın
Ruhumda yokluğunun acısı saklı


Aşka ilk ihanetin değil bu senin
Şımarık sevgi bilmez yüreğin
Dilinden yüreğine inmedi sevgin
Hani nerde sevgin
Nerde yüreğin
Hani neredesin
Yalancı yarim
Sevmeyi bir türlü öğrenemedin


serap yeşil


tikkymelike 12 Şubat 2007 01:45

HİÇ KİMSE

Hiç kimse bir aşkı
Onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında
Bitirilmişse eğer

Ahmet Telli


arwen 12 Şubat 2007 01:55

Yıllar yılı
Hep delice aradım
Acı çektim
Kaderime kahrettim
Bulamıyorum diye

Bir gün
Sordum kendime
Dedim say ki buldun
Ya onun aradığı
Sen değilsen diye

Korktum
Vazgeçtim aramaktan
Kaderimi zorlamaktan
Artık
Varsa beni de bir arayan
Bulsun diye
Bekliyorum

Aramanın ne çile olduğunu
İyi biliyorum
Seni arıyordum buldum
Diyen olursa bir gün bana
Seveceğim ölesiye
Benimde aradığım
Sendin diyeceğim ona


necdet yağan


tikkymelike 12 Şubat 2007 02:05

AŞKLAR MI?
Aşklar mı diyordun
Anladım
Senin incindiğin,
Benimse
Yollara düştüğümdür yeniden

(Çocuksun Sen)

Ahmet Telli


Misafir 12 Şubat 2007 04:27


Pusarık İkilemi....

Darmadağın bir düş kıvranırken yatağında
Geceye düşüyor kırışıklığı…



Siyah bir esneme boğarken geceyi
Soluğuma sıkışmış inlemeyle yırtılıyor
Çığlığım dayanmıyor azalanlara
Özlem buluta gebe yağıyor arsızca
Susmuyor damlalar, bir daha bir daha
Uzun uzun düşüyor göğüs çadırıma.

Usulca sabaha bağdaş kuruyor
Yüzümde ne kalmışsa geceden
Islak saçının kırılgan yanıyla
Güneşe kurumaya bırakıyorum
Ağır bir nem genzime yapışık
Bize karışıp tutsaklığımın şarkısı dilleniyor
Susmadan durmadan yorulmadan senleşen
Dizeler nakarat
Acı soğuk bir ustura
Her şey sensizlikle bileniyor artarak.

Kaçınılmaz kalıyor arsız düşler
Sanrı bir büyü hızlanıyor usuma
Hurda bir rüzgâr sandalımı sallıyor
Denizlerim bakiyesiz bir hesap dalgası
Takatsiz kalıyor dizlerimde zaman
Sana koşmalarım bu yüzden hesapsız
Çıkma bir uzantı sevmişliğim
Kendini eskiden yeniye donatan
Duygun bir sır gibi yeniliyorum kendime
Ne çok sevmişlik var yaşam kemendinde
Ortak ne varsa geçmiş masalından
Yenilmeden yenileşiyor gözümde
Duru bir göl çağrısı menevişli halim
Durdukça hareleşen yanımsa nilüfer
Beyaza dönük umutlarım kurbağa sesi
Durmadan bağırır esrik ve deli…

Sere serpe düşüyor sözler
Seni ben zannedip uyuyorum her gece
Ellerin yastığıma bağlı kurdele
Demir alıyor uykularım
Çalakalem bir şiir düşüyor aklıma
Seni düşününce.

Sayısız bir özlem yığını ekleniyor
Eteklerime topluyorum düşürmeden hepsini
Ayak seslerin geliyor hayal gibi
Hemen saçımı tarayıp geliyorum
Her yanım deli divane
Hasret yanılsama
Bu kaçıncı uyku…



Silip gözlerimi uyanıyorum
Rüya bu hayra yormalı…




Sunu: Tersine çıkarmış rüyalar, susup dilimde anlatmıyorum kimselere…
Özlem damarlarımı zorlayan kırmızı bir leke durmadan akıyor şiirlere...

Pusarık:
Puslu, puslanmış, sisli.
IIgım, yalgın, °serap,

Nesli YAZICILAR...


Misafir 12 Şubat 2007 09:54

İYİ GECELER GÜLÜM !

Haziran bulutları olsun yatağın,
Aşka düşsün yolun düşünde.
Bir dere kenarında,
söğüt gölgesine sığınsın başın
Ayakların suda
-Aslında su senin ayaklarında gülüm-
Elinde Bursa işi bir çakı
sabaha kadar umutlarını yont!

Bir de beni düşün düşünde.
Yokluğunda nasıl da haziran bulutuyum,
Söğüt dalıyım,
Akan, akmayan suyum,
Ama illâ ki;
yonttuğun umudum...

İyi geceler gülüm,
İyi bir gün olsun yarın...


Nevzat TEKİN



tikkymelike 12 Şubat 2007 15:21

Beni Sevmeni İstiyorumk
Seninle buluşmamız ne kadar zor olsa da,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.
Beş dakika başbaşa kalmamız suç olsa da
Senden sadece beni sevmeni istiyorum

Çağırsam bile gelme,yorulma ne olursun,
Sen üzülme,incinme,kırılma ne olursun.
Beni yanlış anlama darılma ne olursun,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Birgün bensiz kalsan da benimle yaşamanı,
Aşkımı değerini sır gibi taşımanı,
Nemli bakışlarınla resmimi okşamanı
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.


Senden tek dileğim var,özel imtiyaz değil,
Kulun başka bir kula ibadeti farz değil,
Haşa!Yaratan gibi beş vakit namaz değil,
Senden sadece beni sevmeni istiyorum.

Cemal Safi


Misafir 12 Şubat 2007 16:00

Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş.
Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş.
Her yüzün altına başka bir yüz...
Böyle gidiyormuş bunun sonu yokmuş.
Geç de olsa şimdi anlıyorum.
Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler...
Ben içimdeki acıya bakarım.
İçimdeki enayiliğe bakarım.
Evet kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü biliyorum ama, ben seni içimde hissederken,
sana inanmışken şehrin her tarafında yanan bir ışık vardı.
Yollarda, bahçelerde, hiç durmadan yanan bir ışık...
Sen bu hayatta her şeyi benden iyi bilirsin.
Öyleyse açıkla seni içimde hissettiğim her an hayatı aydınlatan bu ışığı...
Yollarda, bahçelerde, evlerde gece ve gündüz durmadan yanan bu ışığı...
Hadi böyle bir ışığın hiç olmadığına inandır beni.
Enayisin de bana...
Çocuklardan, sarhoşlardan, budalalardan bile daha enayi...
Dünyayı, insanları, hayatları göründüğü gibi sandığım için...
Herşeyin göründüğü gibi olduğuna inandığın ve öyle sevdiğim için enayisin de...

Ama açıkla bana bu ışığı...
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifCezmi ERSÖZ


Misafir 12 Şubat 2007 16:04

Dokunmak/sızın

Şiire küstüm
Ve sana söylediğim
(Hatta kulağına fısıldadığım)
Bütün sancıları kustum....

Her şey geçiyor
Eziliyor, azalıyor, üzülüyor
İnsan...

Ve hiç dokunmadıysan
Can kesiyor bedenin...

Öylesi yazılmış
Satır arasına sıkıştırılmış
-Arsız bir sevişmenin
Ter damlası- bu hasret...

Parmaklarım kelepçe bileğine
Dudaklarım ağzındaki tadın suçlusu
Konuşuyorsam böylesi arsız
Çoğul bakışlarında, harf harf azalıyorsam
Ve yazamıyorsam ağzıma geleni pervasız
Gözlerimde...Gözlerinin buğusu...



Durmak/sızın...

Kim bilir
Hangi şehir
Keser yolumu
Nasıl bir eşkıya namlusudur
Kem gözlü, kalın kaşlı gaddar
Ayazda dondurur soluğumu...

Sırtımda vurulur bakışların
Kanar tenimde dokunuşların
Düşerim sensizliğe
Yüz üstü...

Bir yel dokunur geçer
Kavgam... Yaprak düşümü...
Durmaktır güz vakti zaman
İçimin sorgusu gitmeyi seçer...



Anlamak/sızın....

Bu kuralsızın
Mavisi çıplak
Soyunmak beyaza
Zor iştir

Kirlenmelisin...

Beni günahınla bitiştir
Yetiştir koynunda, büyüt
Talan et erkekliğimi! !
Kadınlığında sar, öğüt...

Soluksuz kalmalı
Yormalı, yorulmalı

Dinle(n) melisin...

Ya da sür şehre hiç'liğimi
Yokluğunun ***'liğine bırak
Gözlerime bakarak
Ağlamadan, konuşmadan

Gitmelisin....


DeNiZ üLKeGüL...




Mystic@L 12 Şubat 2007 21:35

Çagrin Olsun Yeter Ki

Bil ki durmam gelirim
Çagrin olsun yeter ki
Seni yine severim
Yerim olsun yeter ki

Birakirim herşeyi
Kalsin oldugu gibi
Gelirim koşar gibi
Çagrin olsun yeter ki

Etmem bir şey bahane
Hayat senle şahane
Dönerim tez gün ile
Çagrin olsun yeter ki

Her zamanki o yerde
Beklerim seni yine
Bir iki cümle ile
Çagrin olsun yeter ki

Bir an tereddüt etmem
Istegini reddetmem
Namerdim gelmez isem
Çagrin olsun yeter ki

Hala sicak bak sinem
Eksilmedin hiç benden
Çok severim eskiden
Çagrin olsun yeter ki

Sedat Hünkar Kravzer


tikkymelike 12 Şubat 2007 21:48

KÖŞE BAŞI AYRILIKLARI

Bu akşam parça parça bölük pörçük
Taşlara döküldü yalnızlığım.
Bu akşam geçmişten uzakta
Tüm anılara sırtım dönük
Büyüdü karanlıklar içinde sensizliğim.

Bir uzun yolculuğa çıkardım kendimi
Dönüp kollarına atılmak için
Gökte yıldızlar çizdi kaderimi biçim biçim
Umuttu,gölgeler ardında aradığım,
Bu akşam kaldırım taşlarında düşünce
Arkamdan geliyordun adım adım...

Kişiler bana bıraktılar caddeleri
Sokaklar sessizliğince benim
Karanlığı büyüyen çevremde gözlerinin
Yüreğim en çocuksu duygularda ürkek
Ellerim dileklerince senin...

Seviler aktıkça dolu dizgin yasalara
Ne yasak ayıp bilinmesin akşamlara
Söylensin kutsal kitaptaki masal
Bir daha,bir daha ve bir daha
Çizilsin,kurallara nasılsa
Kayboldu gecenin içinde ayak sesin,
Bu akşam sevimce,usumca,yaşantımca sevdiğim
Tüm yasaklar ötesinde benimlesin...

Mübeccel İzmirli


tikkymelike 12 Şubat 2007 22:20

AFFETİM DİYEMESEMDE

Geri ver bana yok ettiğn değerlerimi
Geri ver gülebildiğim günlerimi
Geri ver sensiz boş yüreğimi
Geri ver çaldığın ümitlerimi..
Geri ver sensiz özgür günlerimi

Sen unutmak isteyip unutamadığım
Sen uğruna sadece ağladığım.

Her yürekte bir isyan vardır benim isyanım sen
Her gözde yaş vardır benim göz yaşımda sen
Her gönülde bir hüsran vardır benim hüsranımda sen
Her gecenin sabahı vardır benim sabahım sen
Her sabahında yine bir gecesi
Her hüsranın sonu vardır bu hayat bilmecesi
Her gözyaşı bir gün diner bu hayatın sillesi
Her isyan bir son bulur kahroluş neticesi

Varsın şimdi hayatıma güneş doğmasın
Varsın gözyaşım hiç son bulamasın
Varsın hüsranım sonum olsun
Varsın hayatım kahroluşlarda son bulsun
Varsın yansın yüreğim orda sen varsın...
Sen de benimle yan tek bana ağla
Kahrettin hayatımı devam ettt!! dağla

Hiç son bulmasada kahroluşlarım
Yeni can bulmasa da varoluşlarım.
Ömrümün sonuna dek yalvarışlarım

Affet Tanrım!! O beni hiç sevmedi
Çok sevdim dedi ümitler verdi
Tüm dert ve kederi ruhuma serpti
Bir kadın yok etti hiç üzülmedi

Affet Tanrım!!Ben affettim diyemesem de

Gülay Atilay


Mystic@L 12 Şubat 2007 22:49

Sadece Seviyorum

Yıldızlar bana uzak
Ama görebiliyorum,
Ölüm bana uzak
Ama ölümü her gün yaşıyorum,
Bir tek sen bana yakınsın
...Kalbimde
Ama sadece seviyorum

M. Öztürk


Mystic@L 12 Şubat 2007 23:28

N'olur

Tüm dualarım seninle
İyileşmen için sadece
Her şeyi harcıyorum kendimden
Senin gülen yüzüne ihtiyacım var
Mevsimlerim güneşlerine muhtaç
Çiçeklerim
Sevinç gözyaşlarına
Umutlarım çocukluğunla büyüdü
Gözlerim şimdiye kadar yolu
Işığınla aldı
Çıkış kapılarını sen buldun açmazlarımdan
Umudumu sen taşırdın içimde
Her şeye yetti

Ölmek istediğim zamanlarda
Benim için benimle savaştın
Azarladın beni bir çocuk gibi
Boşluklarımı öğrettin bana
Doldurdun beni
Sevginle yaşadım

N’olur iyileş
N’olur tekrar gül yüzüme
Umudumu kaldır yattığı yerden
Sana hesap soran yok saatlerden
Senin geçtiğin yollardan geçemiyorum
N’olur tut elimi
Beni bırakma

Tüm dualarım seninle
İyileşmen için sadece
Hekimler bekliyor gülen yüzünü
Öğlen paydoslarında ben evime
Adını bağırıyorum
Yokluğuna alıştırmadığım odama
Seni bağırıyorum
Beni karanlıkta bırakma
Umutlarım çocukluğunla büyüdü
Gözlerim şimdiye kadar yolu
Işığınla aldı

Arda Ös


tikkymelike 12 Şubat 2007 23:55

BİR SONRAKİ GÜNE
Yıllarca erteledim duygularımı...

Okunmamış kağıtlarda duygularım
Gecikilmiş bir aşk yazılı kağıtlarda
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki,şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...
Her gün bir sonrasına ertelediğimn itiraflar...
Sorular döner dolaşır beynimin içinde.
Beynimin içinde satır,satır duygularım...

Sustururum kaleme almadan...
Bir gün,bir sonraya ertelerim hergün.
Kendimin,kendimle savaşı bu
Bir sevebilsem gerçek ve hesapsızca,
Aşık olsam ertelemeden bir sonraki güne.
Bir umut ışığı yanar yüreğimde
Umudu ertelerim bu sefer..
Umudu ertelerim bir sonraki güne.

Aslolanları yaşamadan umarsızca..

Bir sonraki güne...

Gülay Atilay


arwen 13 Şubat 2007 00:03

kirli bir üzüntüydü bulutlar
yağmursa nedensizim gizli
hüznüm mevsimleri ağırlar
saçlarımda nedense içli içli

şen susar patırtılı kanardık
acılarımızda hep böyle sisli
sorularımızı sorduk karardık
ölümle senli benli yaşamla sizli

asla vazcaymam sevmekten
gerçek karanfil ezilmişliğini
solmuşluğunu engellenmişliğini
gece gündüz seni düşünmekten

zamana sırıtarak üç dilek tuttum
ölüm dedim sobelendim hemencecik
yalnızlık dedim kendi sözümü yuttum
aşk dedim üşüyüverdim ipincecik

serapsın dedim kaldım gerçekte
gerçekti yalnız karanfil güzelliğin
bakışlarındı bulutta böcekte çiçekte
sevilmişliğin uzak bir çölde yeşermişliğin

susamışlığıma serpilsin dudakların
serpilsin sonra isterse sessizliği ölümün
evren kaysın ellerimden kimseler kalmasın
savunmasız dünün yarının ve bugünün

baktığım ilk gün ışığı arkasızlığı ayrılığın
tecridimi hayat sundu senden sürgünlü
karşılaşma anı gibiydik hep o zamansızlığın
kaçıp gitmedik anladık bize ölüm bile ölümlü


kağan işçen


arwen 13 Şubat 2007 01:06

Gözlerinden yüreğime, zorunlu göç benimkisi…


Bütün sevdaları kurban olsun sana
Yaşadığım bu kentin…
Bütün mutlu biten aşkları…
Ve ne kadar varsa geleceğe dair umudu çocukların
Al senin olsun hepsi..

Ben göçebe sevdaların uslanmaz mültecisi
İltica talebindeyim gözlerine…
Ya kabul et boynumdaki prangayla
Ya da ordan sür o tertemiz yüreğine..

Bakışların…anılar biriktirir acı acı
Bilirim, bilmezsin daha kalleşlik ne
Sürgünmüyüm, vurgunmuyum gözlerine
Günışığı gülüşünle bak müebbetime..


Ben maziden geliyorum çok eskilerden
Atim sen..yok gözlerinden ötesi…ve yüreğinden
Beni mahrum etme beş vakit
Allah için söylediğin türkülerinden…

Bütün sevdaları kurban olsun sana
Yaşadığım bu kentin..
Bütün umutları….güzellikleri..
Sen sadece bak bana dolunay gibi.
Musallada olsa bile yüreğim…


okan recep aydın


MaKaLeLe 13 Şubat 2007 01:16

Efkar Dağıtacaktım

Bir soğuk bira için uğradım
Çiçek pasajına
Efkar dağıtacaktım
Akordiyon çalan şişman kadın gülümsedi
Kalabalıkta yanaştım bir masaya
Kızarmış patates, üç çöp midye tava
Biraz da kokoreç
Ne güzel bir tablo
Gülümsedim
Ateşiniz var mı?
İrkildim
Bir ses karşımda
O ana kadar fark etmemiştim
Çaktığı kibritte
Aydınlanan yüzünde hüzün vardı
Markalı gömlek, markalı kravat
Her akşam aynı masadayım
Diye başladı
Beni kimse anlamıyor
Ne patronum, ne arkadaşlarım
Yıllarımı verdim
Ben olmazsam olmaz
"Benler" bitmiyordu
Nasılsa bir ara sordu
Adınız?
Sonra rakısından bir yudum aldı
Ortak olmuştuk mezelere
Karım, çocuklarım
Çok uzaklar bana
Tek ortak paydamız para
Ben, ben bu hallere düşecek
Adam mıydım abi...
Abisi olmuştum
Birbir sıralıyordu yaşamındaki
Olumsuzlukları
Yetmezlikleri
Kargaşaları
Başarıları
"Ben" diyordu "ben"
Bir yudum aldığımda biradan
Göz göze geldik
Seni sıkmadım değil mi
Diye sordu
Yok canım dedim
Ben efkar dağıtmaya gelmiştim zaten

Tevfik Ceritoğlu |


Misafir 13 Şubat 2007 01:53

Vazgeçilmezime

Ellerini tutamasam da,
Gözlerine bakamasam da,
Yalnızlığın kuytusunda geçen geceler hayatı zindan etsede bana.

Yine de kahretmiyorum kendimi,
Kim bilir, belki bir gün sen de anlarsın beni.

Bir kurşun sık kalbime,
Yeter ki sevme deme.

Eğer biri anlatmış olsaydı sana şu halimi,
Sen de sever miydin benim seni sevdiğim gibi,
Taşıyabilir miydin bu sevgimi,

Yoksa unut mu derdin,
Sensiz yaşayamayacağımı bile bile,
Hiç acımadan atar mıydın beni ölüme,

Ne olursa olsun sen benim vazgeçilmezimsin,
Öyle ki, ecelim senin elinden olsa bile...

Sercan Akay


arwen 13 Şubat 2007 01:58

İçime düştün yine
Dinmez uslanmayı bilmez

Nereye gideceğim böyle
Sesine hasret kesildiğim yar
Yok oldun yine

Yüreğindeki sesine
Bir ses versen
Belki de canı çıkmamış
Yarım yamalık bir can göreceksin
Susuzluğunla dudakları çatlamış
Sevdana baş koymuş duru
Tatlı bir derya bulacaksın

Canın sağ olsun be sevgili
Yeter ki sen üzülme
Merak etme ben böylede yaşarım
Belki için için sızlar
Bazen kendimden geçerim
Bazen duvarları yumruklar
Kendimi unutur sitem de ederim
Yinede için rahat olsun
Ben ne yapar ne eder
Uslanmaz gönlümü bir gün yenerim


abdullah yıldırım


Misafir 13 Şubat 2007 02:21

MARTI ISLIĞI

Gidersen
Yağmur bulutu iner gözlerimden
Gök sallanır,
Yer sallanır…
Avare bir martı,
Bakışlarında kanatlanır.


Şaşırır Adresini bulutlar.
Seni beklediğim duraklar
Boyanır kara kışa.
Martılar bile ağlar
Beni mahzun bırakıp,
Çekip giden bir bakışa.


Sen parmaklıklar arkasında
Sakla gözlerini.
Varsın martılar etsin
Didik, didik tenimi
Teslimiyettir çığlığı...

Belki gelirsin
Ben, gene çalarım
Martı getiren ıslığı


Nur Su A…


arwen 13 Şubat 2007 02:30

Sevdim seni
Anam gibi sevdim
Bacım gardaşım gibi sevdim
Ekmegim aşım gibi sevdim
Of of seni ne sevdim ya


bahadır özen


Misafir 13 Şubat 2007 02:50

Sevda Budalası

Bir çiçek adası
Kalbimim tam ortası
Bir renk curcunası
Düşlerimin fırtınası
Kahrolmayası
Ömrü uzun olası
Ben, sevda budalası
Daha, daha başkası
Elinde fırçası
Kurumamış boyası
İki kaş arası
Bana yakın sevdası
Sevgimin tüter bacası
Dumanın en karası
Kara sevdamın en alası
Üstelik harikası
Bundan daha sonrası
Kalbimin tam ortası
Bir çiçek adası
Ben bir sevda budalası


Necmi Ünsal



arwen 13 Şubat 2007 02:55

Umudu sabırla yuğurdum adını sevgi koydum
Sensizliğe savaş açtım yüreğimde
Günler geceleri kovaladı geceler sensizliği getirdi
Ama yılmadım sabırla bekledim umut ettim

Bir gün gelicektin buna yürekten inandım
İnanmak başarmaktı bana kalan sabretmek’ti
Sensizliğe alıştım uzaklaştıkca yakınlaştım
Artık okadar büyüdün’ki içimde ben bile inanmadım

Seni öyle bir yere koydumki ona ulaşamadım
Artık ulaşamadığım’dın inandığım ama kavuşamadığım
Sen bile seni tanımazdın anlatsam inanmazdın
Ulaşılmazım sevdiğim sabırla beklediğim


Senle ben bir olmuştuk bir vücutta tek ruhtuk
Sabırla umudu harmanlayıp sevgiyi bulmuştuk


mehtap karakaşlı


Misafir 13 Şubat 2007 03:09

Cennet'te Yağmur

Ürkekti,
Başı öne eğik...
Örgülü saçlarında kaderi,
Gözlerinde asılıydı kederi.
Hurma ağacındaysa yasak meyvesi...

Gülümsemesinde birkaç ben
Dalgınlığında birkaç kendisi vardı
Oturuşunda ise yeni gelin edası...

Yağmur damlalarıyla öpüştük yol boyu
Yanaklarından aktı yavru damlalar yüzüme
Cennet kokusu bebek teninde
Dokunamadım, tutunamadım...

Sicim kıvamında yağmur bağladı bileklerimi
Elimi uzatamadım.
Islak saçlarımla tokalaştı utangaçlığım.
Havada kaldı hoşça kalım...


SeVCaN...


arwen 13 Şubat 2007 03:11

On parmağında on kusur bir adam
Geceye hazırlıyordu yüzünü
İkindi kırılmalarında
Yalnızlığın kerrat cetvelini ezberliyordu

Bir kere bir ben
İki kere bir biz
Üç kere bir.. cevapsız kalıyordu..

Çevreyi kirletiyordu durmaksızın
Atık duyguları eski aşkların
Giyinmek için geceyi ütülüyordu adam
Gün aldanmalarında..

Bir kere bir ben..

Dokununca yalnızlığıma
Şiire gebe kalem yazıyordu:

Yıldız bahçelerinin hasadında
Uçuşan yürek tozları ve düşen her yaprak
Bir nefesimi alır

Ben senin yalnızlığınım
Döner giderim yüzümü / gözlerim arkada kalır
Başlar hiçliğim / biter şairliğim
Neresinden kaşısam geceyi
Kanayan benim..

İki kere bir biz..

Batarken neden dönüp de arkaya bakar güneş
Sinirlerinde bir apse gibi anılar taşıyan
Kendi akşamlarında
Kendi öykülerini yaşayan insanlara
İlkel bir işkencenin acımasızlığında..

Yok sayıyor beni kalabalıklığı bu şehrin
Tek tanıdık yüz kalmamış
Bu kadar mı yokum ben / bu kadar mı hiç
Belli giyinmiş urbasını zamanın
İhanet denen yeni yetme züppe ***..

Oysa
Büyük bir ağlamayla yitip gider aşk
Geriye yunmuş bir boşluk kalır
Ve her kavşakta gece kokuları
Gün bitimlerinin..

Yan etkileri olmalı gecenin...

Sürer bu canlı ölüm hali
İntihara benzeyen bu aldırmazlık
Ve yıllara uzayan sıkıntısı sensiz saniyelerin..

Bir kere bir ben
İki kere bir biz...


orhun basat


Misafir 13 Şubat 2007 03:24

AYRILIK...''ÖLÜME YOLCULUK''


Sus pus olmussa gözlerın.
Bana sadece onlara bakıp
Uzaklara gitmek düser
Belkı bır kelıme suzulur dudaklarından
ELVEDA diye
Sadece ıkı damla goz yası anlatır sana herseyi
Ve avuclarında cırpınan bir kalp
Göz yaslarımı cebime koyup
Öylece arkamı döner ve giderim
Aklımdan cıkarıp anılarımızı , ASKIMIZI
Kalbimle bırlıkte bogazın serin sularına bırakırım
Her adımda bıraz daha unuturum seni
Biliyorum senden aglıyorsun
Yuregın kanıyor ve öylece gidisimi seyredıyorsun
Artık yokum hayatında
Kımse bakmayacak o sım sıyah gözlerıne
Üsüyen ellerini kimse ısıtmayacak
Göz yası dokmeyecek ugrunda
Sıcacık senı seviyorum demıycek
Ahhhhh
Nefes alısım zorlasyor artık
Kalbim sanki carpmıyor
Ölüyorum ey sevdigim
Artık yokum o cok sevdigimiz sehirde
Gözlerin beni arayacak sokaklarda
Lakin. Bir daha beni göremeyecekesin
Söz veriyorum
Bulustugumuz cafe nın önunden gecerken
İcin ürperecek…
Asla gidemeyeceksin ‘’İLK ÖPÜSTÜGÜMÜZ SİNAMAYA’’
Arkadaslarımıza beni soracaksın
Israr edeceksın onlara
Bakalım ÖLDUGUMU ÖGRENINCE NE YAPACAKSIN
Zaman duracak…
Sanki koca binalar askımız gibi üzerine devrilcek
Kacacaksın uzaklara biliyorum
Ama her sokakta , her kösede bir anı yakalayacak seni
Haykıracaklar sana seni ne kadar cok sevdigimi
Her gece yanında olan ben yokum artık
Yapayalnızsın bu koca dunyada
Umutların tükenecek önce
Evlenme hayalimiz gelecek aklına
Ve İKİMİZE ALDIGIM İKİ GÜMÜS HALKA…
Sözümüz beynini kemircek
‘’ölünceye kadar beaberiz’’ dedigimiz sözumuz
Uzaktan bir sarkı duyacaksın
‘’kara gözlerinden ir damla yas akınca’’ diyen sarkıyı
Hani gözlerimin içine bakarak söyledigin sarkı
Yani bizim sarkımız
İşte o an aglayacaksın..hemde hıckıra hckıra aglayacaksın
Ve ölüm senide cagırcak
Karsı koymayacaksın, direnmeyeceksin…
Aklında sadece ben olacagım
Bana kavusmak olacak
Kulaklarında tek bir ses
‘’BANA GEL ASKIM’’
ölümsüz askımız bitmeyecek
ASLA ASLA ASLA

V.ENDER ÖZCAN



arwen 13 Şubat 2007 03:32

Sana siyah güller gönderdim
Duydum ki ayrılık zannetmişsin
Ayrılık eceldir deniz gözlüm
Üstüne sevdalar işlemiştim

O sevda ki evvel aşkı siyahta
O sevda ki ezel aşkı siyahta
O sevda ki hasretimi siyahta
Siyah güller sensizliği anlatır

Sana siyah güller gönderdim
Gurbette unuttum zannetmişsin
Yokluğun dert olur deniz gözlüm
Üstüne gözyaşı işlemiştim


önder eren


Misafir 13 Şubat 2007 03:40

Duman da Güldü Çocuklar da...

Sessizce kesti bıcak ruhu...
Çaresizliğin gururu öldürdü
Rüyaları bile rahat bırakmayan acılar
Ve alçaltan çığlıkların ardından
Sadeleşen beden
Başkalaşan ruh
Sıradan
Kasap ve et...
Korkulu bekleyişler dışarıda
Utanılan temenniler
Pişmanlık ve anneler...
Kınalar yakıldı diğer yanda
Alaycı kantarlar
Darasını aldı dostluğun
İmkansız yardımlar
Yara sarma telaşında
Gizli sevdalar ağıt yaktı
Habersiz
Sessiz...
Dualar mırıldandı
Vakitlerinde kıyamın...
Endişelerini sattı bir kadın çocuğuna
Umut topladı şakalardan
Bir çocuklar inanamadı
Nasıl olur?
Dağlar yatmış acılarda ağlıyor
Güneş ateş içinde bakmış
Dumansız ocaklar da...
Bıçak ben değildim
Suç sizde değil
Olan oldu ama sonun da
Şükür ki
Ocak yandı yeniden
Duman da güldü
Çocuklar da...

Bülent Özdemir


kambis 13 Şubat 2007 08:17


HASRETİN SÜKUNETİ...


dün gece

yine,

yeniden okudum yazdıklarını

hecelerin tamamladığı kelimelerini

yüreğinin kelimeleri sürüklediği dizeleri...


kaleminin nerde durup,

nerde alıp başını gittiğini...

yüreğinin nerde durup,

nerede deli taylar gibi

rüzgar olup estiğini...


bir daha

bir daha

bir daha okudum

ezberledim bir tanem...

ezberledim...

anladım ki ben ,

hep sendeymişim ezelden beri...


mısra mısra yaşamışız biz bu sevdayı

mısra mısra düşmüşüz bu yangınlara

leylanın mecnunu

mecnunun leylası olmuşuz da

yanıp kavrulmuşuz

serapsız, vahasız çöllerde

ellerimizde kuru hurma yaprakları

saçlarımızda solgun nar çiçekleri...


ondanmış

hasreti vuslat bildiğimiz,

ondanmış

bin tövbe edip,

bin tövbe bozarak sevda kapısından geçtiğimiz,

tutuşturduğumuz ondanmış mesafeleri...


hasret denilen şey nedir ki?

bir daha yüzünü görmeyecek

sesini duymayacak olmanın eziyeti mi?

ben çoktan geçtim o işkenceleri....


eğer düşümde görmüyor

adını anmıyorsam

aramıyor sormuyorsam

sildiysem yolundan izlerimi

ne unuttuğumdan,

ne unuttuğundan değil sevgili...

öylesine kaplamışız ki dört yönü

dört mevsimi,

günleri, geceleri...

farketmiyor artık gözgöze olmanın şenliği...

biz,

çoktan aşmışız bu zahiri hali...


şimdi,

bir fanus gibi örttüm üstüme

zamanın sislerini...


yalnıca yüreğimde

o çok sevdiğimin

ve sevildiğimi bilmenin sükuneti...


kıyameti bekleyen bir ölü gibi

sevdana yattım

ölmeye yatmak gibi...



CEYDA GÖRK
22 Aralık 2006 sa: 4.58


Misafir 13 Şubat 2007 11:59

EYLÜL AKŞAMLARI
Gönüller bir garip hasta olur eylül akşamlarında
Gözlere hep yaş dolar böyle ayrılıklarda
Sonra kaybolur insan kendini arar anılarda
Boğulur da bulamaz ismini, o bembeyaz sayfalarda
Kul köle olur insan yanıp durur bütün kapılarda
Sorar: “Sevdiğim nerede, hangi yollarda?”
Diyemezler ki: “Sevdiğin bataklıklarda,
Sevdiğin boğulmuş, kaybolmuş o yıllarda
Sevdiğin eskimiş, yaşlanmış o anılarda…”
Gözlerini açtığında bulamazsın ya kendini dünyada
Kendini de aramaya çıkar insan, bu ıssız patikalarda
Sonra bir mezar arasın kendine mezarlıklarda
Hani bir demet çiçek arayıp da bulamazsın ya
Hani bir tutam anı arasında kaybolursun ya
Hani bir yudum sevgi istersin de vermezler ya
Hani bir damla gözyaşı dökmek istersin de ağlayamazsın ya
İşte böyle bir gelecek bekler insanı sonbaharlarda
İşte böyle bir ayrılık bekler insanı EYLÜL AKŞAMLARI’nda…
DİLEK ÇAKMAK...


kambis 13 Şubat 2007 12:51

BİR ŞEY VAR BU KENT İLE ARAMDA ÇÖZEMEDİĞİM



Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim

Gecenin buz gibi keskin soğuğu değerken tenime

dikenli çığlıklar bölüyor uykularımı önce

Gözlerime doluyor duvarda cansız ışıkların titreyen gölgeleri

perdeleri aralıyorum sonra, sabaha daha çok var



Kendi yalnızlığında gece gibi sessiz gölgeler üşürken duvarda

mavi gözlerinde bir hüzünlü bakış

ve dudaklarının kenarına asılı yarım tebessümle

bir fotoğrafa takılır gözlerim



Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim

Her gece aynı karanlık ve aynı zindan yalnızlığı

içimde eksik sevdaların cam kırıklıkları

dudak uçlarımda yeşermeden sararan sözcükler

ellerimde yazılmamış şiirlerin mürekkepleri kururken

Son zamanlarda daha çok batar oldu bıçak ucuna benzer ağrıların

olur olmaz zamanlarda saplanması yüreğime



Bir şey var bu kent ile aramda çözemediğim

Köpük köpük dalgalar içinde uyanıyorken yalnızlığım

önce uzak iklim rüzgarlarıyla mevsimsiz sonbahar yağıyor odaya

rüzgarın içine sıkışan yürek dağlayıcı bir ses gidip de dönmeyenlere

sonra yitirdiğim düşlerim geliyor aklıma sevdaya dair



Pamuk ipliğine bağlı yaşam ile ölüm arasında bir yerlerde

bunca bekleyişin ardından sıkı sıkıya tutunmak sevdaya

‘Ölüm, aşkın kapısına uymayan anahtar’

Uzakta oluşunun dayanılmazlığında, ellerimdeki gökkuşağının

renklerini soldurmaktan korkar gibi, perdeleri aralıyorum

sisler içinde kent aydınlanıyor, şimdi sabah



Atila IŞIK


Misafir 13 Şubat 2007 13:33

Gecemin isyanı


Karanlık gecemin isyanı,
Dün gece o kadar karanlıktı ki gök yüzü, maviliğini yitirmiş,
Karanlık örtüsünü çekerek yıldızları gizlemiş,
Yüreğimin kanatları kırıldı, yırtıldı, paramparça oldu,
Ters esen rüzgarda, yere çakılan bir uçurtma gibi.
Göz yaşlarım pınar oldu, çağladı,
Herkes telaş içinde yağmur yok diye,
Kaygılanmayın, bu gece bütün ovaları sulayacak kadar gözyaşım aktı,
Yüreğimin ateşini söndüremedi...
Öyle çaresizim, öyle yorgunum ki,
Artık kendimi tanıyamıyorum bile.
Kimim, neyim yada neydim?
Ne işe yaradım anlatmak mümkün mü ki,
Bu gece gök yüzündeki bütün yıldızlar döküldü, isyan ettiler yalnızlığıma,
Ay dona kaldı, kıpırdamadan dinledi çığlığımı,
Denizler, alev aldı yanıyordu yüreğimde,
Bulutlar, çarpışıyor isyankar.
Sabah olur mu ki?
Güneş gelir mi?
Alabora olmuş yüreğim, güler mi artık.

HaFiZe(Gurbet Meleği)


tikkymelike 13 Şubat 2007 13:54

BIRAK YALANLARINI

Dök içini kus yalanlarını
Anlat yalan sevgilerini
Çevrendeki yalan insanları
Yalnız,sevgisiz kaldığın
O ***** yılları anlat.
Konuş,durma...
Bırak boğulsunlar göz yaşlarıyla
Bırak tatsınlar tattığın acıları
Göster kendi yüzünü
Aşağıla onları...
Düşür kendini yalan olanların gözünden
Kurtar kendini yalanların elinden
Yalanlara değil
Doğrularını savunanlarla yücel...
Ama dikkat et...
Yalanlar her zaman peşinde
Çünki bu dünya yalan
Sen ben herkes yalan
Candan gelen bir ses
Savurur en gerçek olanı
Haykırır dünyaya en gerçekleri
Yalanların sona erdiği
Sonsuzluğun geldiği zaman...

Emre Yavuz


Misafir 13 Şubat 2007 17:24

En derini dünyanın kendi uçurumum
Başım dönüyor içimin derinliğinden
Bigün kaldırıp kendimi fırlatacağım
Kendimi kendi içime atacağım

Kartal kanatlarının da bir sınırı var gökte
Uçakların da füzelerin de
Bütün o sınırları aşacağım
Kendimi içimdeki sınırsız boşluğa bırakacağım

Durmadan çekiyor beni bu dipsiz doruksuz uçurum
Gözlerim kararıyor içime bakınca
Atıp kendimi kendime
Derinlik korkusundan büsbütün kurtulacağım

http://www.siirperisi.net/images/sair.gif AZİZ NESİN


Misafir 13 Şubat 2007 17:40

Babamin Yarim Kalmis Sevdasinin Yerine

Sineme yüzlerce ok saplanirdi
Kirpigin kasina degidigi zaman.
Bir sizi içimde keleplenirdi,
Kulagim adini duydugu zaman

Kâh zülfünün karasinda yatardim,
Kâh gözünün deryasinda yiterdim.
Seni hayal eder dilek tutardim,
Gögümde bir yildiz kaydigi zaman.

Bahar baslayinca elvan toyuna,
Sevdam çiçek açar idi boyuna...
Koyakdaki gür derenin suyuna,
Sögüt dallarini egdigi zaman.

Meltem vursa yüzündeki güllere,
Dokunurdu gönlümdeki tellere.
Bakarak aglardim cilga yollara,
Bir türkü bagrimi oydugu zaman.

Bu ask can evimde kaldi da yarim,
Halâ o iklimden sesler duyarim.
Kim bilir belki de sana doyarim,
Topraklar yagmura doydugu zaman

Dilaver Cebeci


Misafir 13 Şubat 2007 17:57

ÜSKÜDAR SEVGİSİ

Gözlerimin bebeğisin Üsküdar! ...
Kavuşamadığımız sevgili gibi;
Asla! hâsretine dayanamam.
Öyle güzelsin ki; sana kıyamam.

Sevdâların bir başkadır Üsküdar!
Doyumsuz güzellikler gibi;
Sana dokunamam temiz aşklar gibi;
Sen anlatılmaz, yaşanırsın Üsküdar! ...

Sokakların târih kokar, câmii'lerin nurludur;
Sultânları, paşâları, bağrında yaşatansın!
Âziz'ler ahmed'ler, daha niceler....
Sana duacıdır; sana minnettar Üsküdar! ...

Sarâyların köşklerin var, nâzlısın Üsküdar! ...
Sana gıpta ile bakar herkes, gururlan,
Lâl olmuş diller, suskun, konuşmaz;
Sana gönül çiceklerimi açtım, kokla Üsküdar! ...

Batan güneşin bir başkadır Üsküdar!
Seyreyle doya doya Salacak'tan.
Sevdâmız, anılarımız, kız kulesi...
Yakamozları sana bıraktım, okşa Üsküdar! ...

Sen sebepsin; seni çok sevdim Üsküdar;
Yollarına bakıyorum; gözlerim donuk, yaşlı...
Ah! ümit dolu gençliğim, mevsimlerim öldü de;
Ne sevdâm bitti, ne sana özlemim Üsküdar!

Hayâtımı seninle yaşadım Üsküdar!
Çocukluğum, arkadaşlığım, gençliğim,
Sevmenin tadını... ayrılığın acısını....
Sana bakıpta ağladım, ağladım Üsküdar! ...
Safure Kalafat


Nephthys 13 Şubat 2007 18:58

BURAK; senin için bu şiir gül yüreklim benim....



Hayat Nedir Anne?

benim hiç sapanım olmadı anne,
ne kuşları vurdum,
ne de kimsenin camını kırdım...
çok uslu bir çocuk değildim ama,
seni hiç kırmadim, hep boynumu kırdım.
ben hayatım boyunca
bir tek kendimi vurdum! ..


suskun görünsem de,
fırtınalı ve mağrurdum anne.
bir mızrak gibi,
aynada hep dik durdum anne! ..
ben sana hiç bir gün laf getirmedim,
leke sürmedim.
ama göğsümü çok hırpaladım,
kalbimi çok yordum...
ben hayatım boyunca, en çok kendimi sordum! ...

benim hiç sevgilim olmadı anne,
ne bir yuva kurdum,
ne bir gün şansım güldü...
öpemeden bir bebeğin gidişini,
tükendi gitti çağım...
kimi yürekten sevdiysem,
yüreğini başkasına böldü...
bir muhabbet kuşum vardı,
o da yalnızlıktan öldü...

sen beni göğsünde
hep acılarla mı soğurdun anne?
yoksa evlat diye,
koca bir taş mı doğurdun anne?
eziyet degilim, zahmet değilim,
musibet hiç değilim;
bir senin mi balına sinek kondu, söylesene!
doğurdun da beni,
ne ile yoğurdun anne?

benim hiç hayalim olmadı anne...
ne seni rahat ettirdim,
ne kendim ettim rahat...
BİR MUTLULUK FOTOĞRAFI BİLE ÇEKTİRMEDİ BU HAYAT!
kaybolmuş bir anahtar kadar
sahipsizim anne...
ne omuzumda bir dost eli,
ne saçımda bir şefkat...

say ki yollardan akan,
şu faydasız çamurdum anne...
say ki ıslanmaktım, üşümektim,
say ki yağmurdum anne!
bunca yıldır gözyaşlarını,
hangi denizlere sakladın?
oy ben öleyim,
SEN BENİ NE DİYE DOĞURDUN ANNE? ? ?


Yusuf HAYALOĞLU



tikkymelike 13 Şubat 2007 19:08

YÜREĞİMİ EZDİN AŞK

Aşk ezdin yüreğimi nereye sığınacağımı bilemedim şimdi
Aşk yaraladın kalbimi nerede tamir görecek söylemedin
Bir ömrü paylaşmayı dilerken yanında göz yaşlarımı buldum yanaklarımda
Bir fırtına gibi estin geldin kondun baharıma
Son bir ayrılık çaldırdın mevsimin ne olduğunu anlamadım
Öyle temiz hayellerim vardı ki soldurdun hiç düşünmeden
Ne canımı aldın,ne kucakladın
Her güne yeniden başlayabilmekti tüm istemim
Yüreğinde yer bulsaydı minik yüreğim
Ellerine konabilseydi üşüyen ellerim
Saçlarına dokunabilseydi sadece gözlerim
Sessizce gitmeseydin, aşk,yüreğimi ezmeseydin.

Gülay Şahin


alehandro 13 Şubat 2007 19:15

GÖZLERİN
GÖZLERİNE BAKMAK İSTEDİM
SANA TAPMAK İSTEDİM;
AMA BAŞARAMADIM...
YAPAMADIM SENSİZ YAPAMADIM
AMA İNANMIŞTIM SENLE OLABİLECEĞİME

ALEHANDRO DIEGO KOZANANADOLU


Nephthys 13 Şubat 2007 20:02

:kiss2: gül yüreklim..... bu da sana.....



Seslenişim Sanadır Dost


Sesin kulaklarımda bir sızılı nehir
kıyına vuran sevdalın,
koca bir ömrü koynunda taşıdığın
son nefesinde tükenir.
Kara gecede düşer pencerenize ay,
şavkı yüreklerinizde bitişir.

Dahası yok dost
dahası evvel ahir umutta yeşerir.
Tüketme inci tanelerini as boynuma
taşırım sedefsi acılarını satırlarıma bir bir.

Hiçbir şey bitmiş değil
geçirdiğin günler içinde
soluduğun aşksa bir soluk bile yetişir.

Yedi rengin tohumlarını salarken
kuşaktan kuşağa seslerimiz ünlenir.

Duydum!
sesinin en acıtan tonunu
Hayatın tonlarca ağırlığı yüreğinde birikir,
Sal!
mavi göklerin derman sarayına
Sal!
kanatlarını çırptıkça fermanı geç verilir.

Rabbim duy!
bir ince yüreğin iniltilerini
kuvvetini ve sevincini geri getir


Ayşe Keskin




tikkymelike 13 Şubat 2007 21:48

TARİFSİZ

Ay güler bana geceleri
Hava açık,yıldızlar parlarken...
Bulutlar dans eder misali
Gülümseyen yüzlerde çakmak çakmak...
Buruşturulup atılmış resimler..
Duvarlarda eskimiş hayaller gizli...
Sinmiş eşyalara o bildik küf kokusu..

Burası bir tavan arası gibi anı yüklü
Burası kalbimin kilitlerinde düğümlü...

Ay güler bana geceleri,
Anlatır,en olmaz öyküleri...
Anılar,orda burda dağılmış saçlarımda
Gezinirken elleri....;

Gelmez hiç gelemez...
Gülmez asla gülemez...
Hatırlarken hiç yoktan...
Durup dururken

Oya Öztürk

POYRAZ

Bu poyraz hep mi böyle sert eserdi
Yoksa sen miydin poyrazı meltem yapan
Bu kış mı bu kadr sert geçti
Yoksa sen miydin bana kış güneşi

Ben artık anlayamaz oldum
Sensizlikte tüm güzel sözleri unuttum
Elimde şarap yudumlarken hayatı
Sen miydin şarabımın tadı

Bu geceler mi çok hızlı geçiyor
Yoksa sen miydin geceleri uzatan,güneşi durduran
Ben artık anlayamaz oldum

Yalın Kuleyin



arwen 13 Şubat 2007 22:17

Varlığını terkeder
Yokluğuna alışırım
Hayata küser
Sensiz ölmeye calışırım
Senin gözlerin
Toprak görmesin
Ben senin icin
Bir kez daha yaşarım!


onur şevik


Mystic@L 13 Şubat 2007 22:42

Unutmadık

Yaralı bayramlar geçti
Mevsimler, bütün anlamlarıyla
Yüreğin koyu yerinde birikenler
Kendi takvimleriyle gelip geçtiler
Gelip geçti şehirler ve ölüler
Unutmadık
Topraktan çobanyıldızına değin
Hey yer
Her şey
Mümkündü
Nazım kadar coşkulu
Aragon kadar aşık
Lorca kadar yaralıydık
Unutmadık
Orada bir coğrafya yağmalanıyor
Orada gazetelerin ofset baskısı
Orada yeniden yazıyorlar 835 satır
Ve umudunu kaybetmeyen şehirler
Gökyüzünün karanlık kefeniyle örtük
Yıldızların delik deşik ettiği ölüleriz
Adsız ölüleriz
Adları bir coğrafya ile yan yana yazılan
Gövdelerinizi unutmadık, unutmadık hiçbirinizi
Savaşlar ve pazarlar çağıydı
Aynı silahlardı kullandığımız
Aynı çarşılar aynı kandı
Sevgiye ve kurşuna açılmayan yüreklerden geçtik
Pusu yataklarından, dağılmış bahçelerden
Viran tarihten
Uykuları çevik, namlularını oğulları gibi seven
Çocuklar gibi kusup
Kırda gelincikler gibi gülümseyen
Müsademe çocuklarını gördük
Geçip gidiyorlardı
Tarihin en uzun gecesinden
Pazarlarda aynı kan
Aynı paranın değiş tokuşunda
Karanlık çarşılar
Aynı kanlı tarih her defasında
Bir biz kaldık bu kadar içindeyken hayatın
Ölüme yakın duran
Bir de on binlerin korosunda haykıran
İntifada intifada intifada
İki güzelliğimiz vardı bizim
Ufkumuzdan inen
Ve bir daha geri dönmeyen iki güzelliğimiz
Birini kurşunlar, ötekini ofset baskılı resimler aldı
Otuz üç kurşun sıkıldı her birimize
Kutuplar kadar uzak, baba ocağı kadar yakın
Doğunun gündüz ve gecelerinde
Otuz üç yıldız
Hala ışığını gönderiyor bize
Birkaç çakmaktaşı cebimde gezdirdiğim
Birkaç karanfil
Yol için ipek, uyku için maya
Kalbiniz için
Kara bir yemin gibi çırılçıplak
Kelimeler getirdim
Kaybolmuş yüzyılların vatanında
Ölümün erken takibe aldığı çocuklar
Dağlarda değilim sizinle birlik
Yalnızca mataranıza su vermeye geldim
Nazım kadar coşkulu
Aragon kadar aşık
Lorca kadar yaralı
Serap ile hakikat arası
Çağın aşamadığı uçurumlarda
Gider gelirim gider gelirim
Efsanelerin çeşitlendigi yol ağızlarindaki büyük kamaşma
Anda gizlenen zaman
Ateşin avesta dili
Bitkiler, otlar, kökler
Dağlanmış dil, narın rengi
On binlerin dönüştüğü uğuldarken
Doğunun yeni defteri
Topraktan çobanyıldızına değin
Her yer her şey karanlık bir pusuda
Yazının, tekerleğin, tarihin
İlk çocuklarından
Ey büyük mezopotamya
İki bin yıllık gece
Dön geri bak
Kardeşlerim ölüyor kalbimin doğuşunda

Murathan Mungan


arwen 13 Şubat 2007 22:54

Aylak bir bahar gözlerimden asabice
Dudaklarıma dokunur düşledikleriyle
Bir başka kokar kokusu teninde sade
Savurur gülleri boynundan saçlarına

Başaklar süsler yüzünü duyguları titrek
Heyacan arar cıkarlardan öte aşkına
Zaman sürer izlerini gecede olsa karanlık
Şehrinde küçük kalabalıklar yaşatır aşkına

Bir başaka dokunur aşkına karşılaşınca
Acıdan kırılır elleri pamuktan parça parça
Derindir gözleri ellerden bakışlarına saklı
Umud saçar topraga güneşten yagmurlara

Düşündürür sevinçlerini hüzünden bir an
Yaşlıdır deli çınar dalında iki güverçinle
Sarılmış dalları mavi gökyüzüne dal dal
Uzanır ellerden gizli saklı gönlüllere duayla

Sevdigi aşka diler dileklerin en güzelini
O mevsime saklamış düşlerini yaşamından
Günler anlamlar sürer izlere yürüyüşünde
Gül kokar şehrinde mavi bir dünya düşü

Saklanmış içinde eski bir gülümsemesiyle
Mutlu olsun kutlu olsun der durur sevgililer gününde...



ali baksı


tikkymelike 13 Şubat 2007 23:02

ŞARKI MİSALİ SEN

Günlerden bir gün karşıma çıkıp
Yalanla dolanla sarılmadan boynuma
Sevip okşaman gereken bir günde
Sarmala hep beni sen
Zamanın ötesinde
Sebebi dünya sesi
Benim olsan ne çıkar.
Şarkılaeda sen varsın
Gözümdeki yaş bile sana
Ellerin kokuyor
Yüreğimin ta içinde
Sevdiğim teleşlanma sakın
Günlerim hep sana yakın
Doğan güneşte yanan
Kalbim sana tutkun
Sevdiğim benim canımsın dersem
Sarılmazsan gözlerinle ellerinle tutamazsan
İncinirim aklımda kalbimde gülemem ben
Sana seni sıkıca tutup içime saklarım ben
Güzel günler seninle AŞK kokulu kalbimde
Sevda denizi çabuksa tükenen sevgiler uçarsa
Aklım yüreğim solarsa ellerim seni aramazsa
Sormaz mı kalbine neden yaptın beni böyle
Sevdiğim bırakma ellerimi
Gözlerime bak derin rengine
Ellerimi al ellerine
Sıkıca sar bedenimi...
Sen kısaca bırakma
Benim senli yüreğimi

Gülay Şahin



Saat: 22:05

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık