![]() |
Hatirla Askim Unutulmaz anları vardır hayatın Islak kirpiklere takıp kalan Zamana meydan okuyan Biz de öylesine yaşadık seninle Öylesine sevdik Hatırla aşkım... Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda Beni sensizliğe nikahladılar Yenildim duygularıma Yenildim gururuma ağlayamadım Şimdi sanadır bu ağlayışım Hatırla aşkım.. Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin Gelip gelip özlemin doluyor içime Yokluğunda şair kesildi gönlüm Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım Sen de nasıl sever nasıl söylerdin Hatırla aşkım.. Oysa nelere katlandı bu gönül Ne acılara halay çekti bu yürek Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler Bir yokluğuna alışamadım Bir de sensiz bu akşamlara Unutamam demiştin giderken bana Ben de unutamadım Bu bizim son yeminimizdi Hatırla aşkım.. Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor Gözlerine başka gözler gülüyor Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın Bitmedi bitmeyecek bu şarkım Nerede olursan ol Kiminle olursan ol Hatırla aşkım.. Hatırla Yanındayken bile özlerdim seni Şimdi içimde bir başka yangın Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın Ölmek kaderde var biliyorum Her şeyin sonu yakın Ama sen de bil ki Yağmurlarca sevdim seni Yağmurlarca sana yandım Hatırla derya gözlüm Hatırla Aşkım.. Ahmet Selcuk İlkan |
Babalar Güzeline Mersiye Gittin; dünya bir kafes, devâ mahpus, söz ketum Gittin; çekildi suyu can nehrinin; kaldı kum Doruklarda bahardın, derinde servi boylu Muhabbet savaşçısı, yiğit, cihangir soylu Göklere yönelirdin gece gündüz, susardın Zamanı ilmek ilmek çözüp hicranı sardın Bu gün hüznün hayale kuyu kazdığı gündür Bu gün kederden sabrın bile bezdiği gündür Yetim kalmış çiçekler sana meftun bakardı Yuvanda gülkurusu bakışların kokardı Tenhada çoğaltırdın gözlerini kimsesiz Gözlerin başkaları için ağlardı sessiz Bereket dağıtırdın çocukların kalbine Sonbaharına erip döndürüldün Rabbine Bu gün ötenin bir dost eli sezdiği gündür Bu gün samanyolunda aşkın gezdiği gündür Kör bakmayı bilmezdin; özde ruhun yanardı Rüzgâr, yağmur ve güneş seni meczup sanardı Şimdi yansın kapılar, pencereler kırılsın Vadiyi sel götürsün, dağ ikiye yarılsın Öncü bir kıyametten geçtiğin ândı ölüm Sen rüyadan uyandın; senden uyandı ölüm Bu gün kalemin “eyvah” diye yazdığı gündür Bu gün kardelenlere kanın sızdığı gündür Ân gelir, seni nâçâr kılan dert nîran olur Alıcı kuşlar gibi vurulup vîran olur Yedi iklimden sorar düşlerini yârenler Buhurdanlıkta taşır hâtıranı erenler Kırlangıç yuva yapsın şimdi lâlezarına Erguvan tohumları ekildi mezarına Bu gün kovulmuşların katran süzdüğü gündür Bu gün toprağın alevleri üzdüğü gündür Nurullah Genç |
insandır suda akan yaprakta yeşil gülde kırmızı zorlu bir dal gibi eğleniriz de fırtınalarla ince bir sızı birdenbire kırar kollarımızı ve bir akşam kuşlar gibi elimizden uçup giden mutluluk bir sabah ebemkuşaklarının altından dörtnala gelir yaşayalım çocuklar her şey bizimdir bir giysi örtüsünde buldum ben bu yedi satırı bozkırda yüzükoyun bir hitit kasabası yedi satır yedi bülbül yavrusu vurmuşlar ******* da kalmış yavrusu bir sürgün şair yazmış vaktin birinde bir genç kız işlemiş onu örtüye yedi renk ipek iplik, yedi bülbül yavrusu ak örtüde yedi satır, gökkuşağı iğrisi bu yalnızlık bu sürgün, insan olmak acısı aldım yedi yavrucuğu koydum buraya yaşıyor mu bilmiyorum o sürgün şair yaşıyorsa bilsin diye o sürgün şair bir gün çıkıp gelsin diye o sürgün şair ‘uçun kuşlar’ ‘uçun kuşlar’ koydum adını bir giysi örtüsünde yedi bülbül yavrusu yedi satır, yedi renk, gökkuşağı iğrisi Hasan Hüseyin Korkmazgil |
Habersiz Gel Bir akşamüstü gel, habersiz gel Gün dağlardan giderken Kendin bile duyma ayaklarının sesini Ne umudum kaldı ne sevincim hiç direnmem. O gece gökyüzü Bir yıldız çayırına dönsün Uzak kırlarda güz çiçekleri Son güller açsın bahçelerde. Her ne zahmetse bir kadın da Geç bir saatinde gecenin Balkonunda bir sigara içimi O yıldızları izlesin. Dostum filan yoktu, kimim vardı ki Darbelerin bunalttığı İnsanların telle, iple Boğulup da ormanlara Çukurlara atıldığı Bir ülkede yaşadım Ve krallığında çalınmış paranın. Mehmet Karabulut |
Sevgi Katili Ne günler var dönüp arkama baktığımda... Bir sen varsın dünümde yarınımda, gittiğin günden beri yaşamasamda... Katili sensin yaşama sevincimin... Gözlerim her uzağa daldığında... Gördüğüm noktalar hep sen olduğunda, Acımın adını sensizlik koyduğumda, Katili sensin gülüşlerimin.... Bir ben var ki içimde o herşeyi biliyor, Artık beni sevgin değil nefretin yaşatıyor, Adını andığımda, gözlerim artık ağlamıyor, Katili sensin hayallerimin... Bak gözlerime son kez kendini gör orada, Neler yapmışsın bana eserin ortada, bir daha dönme, Bir ben yok burda, KAtili oldun seni seven benim... KAtili oldun gözbebeğim senin.... Ayşe Melek Alkaya |
SUSTUM… OYSA SÖYLENECEK NE ÇOK ŞEY VARDI… Dipsiz kuyularda bırakıp gittin… Haykırmak vardı ardından, terk edilmişliğe isyan etmek, etekteki taşları bir bir dökmek ve sonra ağzıma geleni söylemek gidişine… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Hani düğümlenir ya insanın boğazına kelimeler, hani anlatmak istersin de sözler tükenir öyle çaresiz, öyle suskun… Biliyorum şimdi ne söylesem anlamsız gidişine… Yolun sonunda bir ben; Sana aşık, sana tutkun… Canımı acıtırken yokluğun… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Ürkek ve çekingen bir çocuk gibi bez bebeğimle saklanıp bir köşeye hiç ses çıkarmadan öylece bekledim seni Oysa gezdiğin her sokağın kaldırımında dolanmalıydım ayaklarına bir taş misali Sonra çıkıp da karşına gözlerinin taa içine bakıp 'sadece sana sevdalı bu yürek' demek vardı… SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… Biliyorum dönmeyeceksin… Sana uzanan ellerim hep boşluğa, hep yalnızlığa dolanacak… Ve biliyor musun böyle hayalini kurmak da güzel yokluğuna sarılıp Oysa çarem, umudum, yarınımdın… Bundan sonra ne zaman konuşmak istesem dudaklarıma bir mühür gibi konacaksın… Sevdamı en çok anlatmak istediğim suskunluğumsun artık… BEN DE SUSTUM… Oysa söylenecek ne çok şey vardı… elif eylem |
BEN SENİ SEVDİM Mİ SEVDİM Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne Tuttum, ta içime oturttum seni Aldım, okşadım saçlarını, öptüm İçtim yudum yudum güzelliğini Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette Bendeydi özlemlerin en korkuncu Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan, Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim Biri vardı ağlayan gecelerce Biri vardı sana tutkun; o bendim Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük En solmayan güller açtı içimde Ömrümü değerli kılan bir şeydin Sen benim boz bulanık gençliğimde Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya Bir çizgiye vardım seninle beraber Ve bir gün orada yitirdim seni Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni? ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
Akşam olur,karanlık çöker kapımıza Sen ağlarsın,ben susarım Yitik şarkılarımız mırıldanılır kulaklarımıza Sen ağlarsın,ben susarım Günbatımı kuşları gelip çöker arkamıza Sen ağlarsın,ben susarım Kızgın gül değmiştir beyaz avuçlarına Sen ağlarsın,ben susarım Gün gelir,kırar kapılarını gireriz kentimize Sen ağlarsın,ben susarım Akşam olur,mürfeze sarar her yanımızı Sen kaçarsın,ben yakalanırım Ethem Vayvaylı |
Yanyana Bu gürül gürül otların yanı başında. Ağacın gölgesine değdi değecek Tam şeftalinin kokusu başlarken Öpüşmeye kıl kadar bitişik Akarsuyun burnunun dibinde Bu zulüm, bu haksızlık, bu işkence Melih Cevdet Anday |
Yaşamak Haydi gülümse Ve tutun "şimdi"ye Gözbebeklerindeki ışık Yüreğindeki yekiniş Umuttur Yemişi çağla, Goncası mercan pembesi Sokuluver koynuna akşamleyin Tekmili birden düşlerinin Dündeki düne kalsın, yarınki sana Umurunda olmasa da kimseciklerin. Bir elmayı dişle, Ekşimtırak... Bir sümbülü kokla, Mavi... Nakışlarken somaki mermerleri Bir de ıslık çalabiliyorsan hani Körpe bir gelin kınasıdır Siner günlerine Vazgeçilmez aşklar gibidir yaşamak. Hamdi Topçu |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık