![]() |
ADI GÜL'DÜ! Adı Gül'dü Gülleri severdi en çok Güldü mü güller açardı gül yüzünde Güllerle bölüşürdü yalnızlığını Hep gül beklerdi sevdiğinden Bir de 'gül mevsimini' takvimlerden Bir gül kokusuna Bir de 'gül reçeline' dayanamazdı Hep güller kurutmuştu Hayatının en hazin sayfalarında Hep gülerek büyütmüştü sevdasını Ve her sabah Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi Ahşap bir evin avlusunda Mis kokulu gülleri derlerdi Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi Ne zaman bir haksızlık görse Kanayan bir gül gibi Ahh bu dünyada Gülü gülle tartsalar derdi Ne okur ne yazardı Ağlasa gülleri sular Gülse gülleri okşardı Ama ne zaman içli bir şarkı duysa Güllere bakar uzun uzun dalardı İşte öyle bir çiçekti Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi İşte o kadın Benim annemdi. Bir bilseniz Ne güller yeşertti hayatın dikenlerinden Dökerek gözyaşını Ve şimdi O güller süslüyor onun mezar taşını... Ahmet Selçuk İlkan |
Deniz Kiyisindaki Deniz Çok tanidik bakiyorsun bana deniz tipki çocuklugumda baktigin gibi çok tanidik bakiyorsun sen o denizin kiyisi misin yüzün biraz degişmiş, kokun da yine de sensin tanidim şu sari, şu mavi, şu beyaz sandal o zaman da dururdu üzerinde yine duruyor, beyaz olaninda küçücük bir çocukken çekilmiş bir resmim var siyah beyaz kardeşlerim, arkadaşlarim ve ben hepimiz çocuk, kürekleri kim çekerdi resimde görünmüyor kiyidaki midye kabuklarini ayni dalgalar getirmiş duymak istemedigim kokular içinden tanidik kokunu ayiriyorum nefesimi içime çekerken kiyilarinda masalari, sandalyeleri tahta olan, çay bahçeleri vardi şimdi de var, lakin masalar da sandalyeler de plastik artik kiyidaki kumlarin ayni şu sandalin gölgesinde uyuyan küçük beyaz köpek de öyle ne güzel uyuyor yikik iskelenin demirlerine takilip kalan naylon poşetler gözümü rahatsiz ediyor çok çünkü onlar tanidik degil şu marti, şu karga, şu güvercin ayni gölgesinde oturup kaldigim salkim sögüt de degişmemiş bir çinarlar eksik, neredeler onlar hişirtilari kalmiş kulagimda tek eksigin onlar olsun üzülme deniz ben de ayni degilim nasilsa tipki senin gibi, uzaktan bakilinca beni andiriyorum biraz. |
Çizdim Ben ağacın resmini çizdim hiç kimse için… daha ne yapraklarını yapıştırdım nede adını koydum yemişlerinin… onu bir anlama yakıştırdım. Adınıza büyüyor belleğimde ağaç başka ağaçlar doğuruyor büyümeyi bölüşüyorlar gölgelerinde dal-dal, yaprak yaprak öpüşüyorlar çizmez olaydım, bizi soruyorlar dönüp bizlere bakıyorum dövüşüyorlar |
Karmaşık Duygular Seviyorum yine seni deliler gibi Özlüyorum seni daha aynı dünkü gibi Hissediyorum bana dokunan o elini Ne olur artık duy benim sesimi Sensizliğin acısı bitirdi beni Eritti adeta bütün bedenimi Şimdi anladım ben senin derdini Tek suçum seni sevmem di Suçum neyse çekerim ben cezamı Yeterki bundan sonra bırak yakamı İstemiyorum artık hiçbirşey anlatmanı İstiyorum ömrün boyunca yalnız kalmanı Ağlamak fayda etmez sızlanma boşuna Ne ektiysen onu biçersin bunu unutma Seviyorum deyip artık kendini kandırma Aldatma kendini boşluğa bırakma Aşkın varlığına inansaydın eğer Hiç düşünmeden dönerdin bana hemen Sana aşkı nasıl tarif etsem ki bilemem Sana sevmeyi ben öğretemem Unut artık beni unut diyorum Çıkar aklından seni sevmiyorum Çok acı çektiğini biliyorum Ama seni affedemiyorum. |
Göge Bakma Duragi Ikimiz birden sevinebiliriz göge bakalim Şu kaçamak işiklardan şu şeker kamişlarindan Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarindan Durmadan harcadigim şu gözlerimi al kurtar Şu aranip duran korkak ellerimi tut Bu evleri atla bu evleri de bunlari da Göge bakalim Falanca duraga şimdi geliriz göge bakalim Inecek var deriz otobüs durur ineriz Bu karanlik böyle iyi afferin Tanriya Herkes uyusun iyi oluyor hoşlaniyorum Hirsizlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalim Nasil olsa sarhoşuz nasil olsa öpüşürüz sokaklarda Beni birak göge bakalim Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göge bakalim Tuttukça güçleniyorum kalabalik oluyorum Bu senin eski zaman gözlerin yalniz gibi agaçlar gibi Sularim isinsin diye bakiyorum isiniyor Seni aldim bu sunturlu yere getirdim Sayisiz penceren vardi bir bir kapattim Bana dönesin diye bir bir kapattim Şimdi otobüs gelir biner gideriz Dönmiyecegimiz bir yer begen başka türlüsü güç Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin Seni aldim bana ayirdim durma kendini hatirlat Durma kendini hatirlat |
Karşılıksız Sevdanın Bedeli Biliyorum beni sevmiyorsun Kimbilir başkasıylasın şimdi Aklına bile gelmiyorumdur İsmim de birşey ifade etmiyordur sana Cismim de Hatta içimdeki kocaman sevgin de Oysa sen benim için çok özelsin İsmin de cismin de çok özel Ruhumdaki ursun sen Her geçen gün beni tüketen Hastalık kadar ilaçsın da Ama ben ilaç alamayan fakir bir çocok gibi ÖLMEKTEYİM! |
Sahilde Gece Iç deniz yine çarşaf gibi sele serpe yayilmiş.. Kiyisindaki sahil sarilmayi öpülmeyi beklemekte, sabir taşindan daha çok bir sabirla Yüksek binalarin işiklarini yansitiyor yüzüme, ayna gibi sular yine.. Yapraklari dökülmüş agaçlarin kuru dallarina tutunuyorum gökteki bir kaç yildiz ve ufuktaki kara bulut ile yalnizliga dem vuruyorum.. bagrima arka arkaya vurdugum yumruklarla yine. |
Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuşum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... |
Kasım Akşamları Sensizlik mi vurdu beni Bilmem ama bu rüzgarlar yordu Beni O soğuk kasım akşamlarında Unuttum gülüşünü Kimsesizliğin yanı sıra birde Sensizlik çöktü gözlerime Ve sen gittin gideli ellerim Ne kadar da soğuk Gözlerim bomboş bir ayna kadar Sessiz... |
Acının Tutanakçısıyım Acının tutanakçısıyım Anlatıp dururum aşkları Ayrılıkları ve o destan Yalnızlığını ömrümüzün Göçebe, gezgin ve aylak Bir miydim aklıma gelmedi Bir çingeneyle bir bilici Hep aynı şeydi bildiğim Ve serseriliğimdi aşklar Bir masalcıydım belki de Yaşadım o büyük serüvenleri Yolculuklar tarihimdi benim Acılar yaşanıyordu yurdumda Peşpeşe yakılıyordu kentler Bense hep oralardaydım Daha yangın başlamadan önce |
| Saat: 12:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık