![]() |
Eski Bir Sonbahar Sonbahardı... Seninle geçiyorduk o yoldan; Topraklardan, havadan bir hüzün taşıyord Bize yaklaşıyordu Gönlümüzde yepyeni bir duygu yaşıyordu. Rüzgarların değildi bu musiki, bu hüzün; Hatırladın değil mi? Kuşlar ağlaşıyordu... Havada bir serinlik... Tatlı bir hayal gibi... Torak nasıl meçhuldü tıpkı istikbal gibi? O gün tabiat başka bir türlü yaşıyordu. Kalbin acı, gözlerin yaşla dolmuştu senin; Yapraklar gibi yere dökülüyordu enin; O nağme mesafeyi, zamanı aşıyordu. O bir beste değildi: Kuşlar ağlaşıyordu. En hazin şey muhakkak öksüz kalan ocaktır. Bu ocak hüzünlerle dolup boşalacaktır. Eski bir sonbaharı, küçük kuşları anmak Belki veda etmektir sana birkaç satırla... Yine bir sonbaharda ordan yalnız geçersen Beraber geçtiğimiz serin günü hatırla!.. Hüseyin Nihal Atsız |
Seni Sevmek seni sevmek bana yetti bu ayrılıkla aşk bitti fakat senin yaman aşkın geceleri zindan etti seni sevmek suç mu bana? ağlıyorum yana yana! ayrılık denilen yara uğrayıp beni mahvetti geceler gündüz olurken sevdam dağları aşarken "aşk zamanı geldi" derken sevdan beni benden etti. Hüseyin Nihal Atsız |
Geçtiğimiz dolunay akşamında, Güllerin en kırmızısına uyandık; Caddelerin bittiği sokaklarda... Ağaçların kırağılı dal uçlarında Bütün bir gece boyunca Dolunay aradık başucumuzda Saçlarımız karışıktı ayıramadık Aklımızdan yıldızlar kaybolunca. Üşüyorduk üşüyor olmasına Kuşlar da uçmuştu, kör olduk; Gözlerimiz bir buluttaydı en son, Gece boyu bir yağmurla soyunduk... Aşkların en akışkanıydı üstümüzdeki Büyük sahra çölünün ortasında Sevişmelerin en canalıcı noktasında Yağmur yağdı, seller aktı, aldırmadık..... ramazan adil uysal |
Yaren Geceler aydınlık çırılçıplak karşımda kadınlar çarpık bacaklı güzeller bile güzel değil tozlu bir tablo gibi şehir gündüzler bana ait değil verin bana geceleri geceler dilimde geceler geceler içimde geceler geceler gönlümde geceler geceler geceler yaren geceler geceler yarim geceler geceler tek dost geceler geceler ışıkta ne aşkın tadı var ne zamanın görünür binbir çehresi o maskeli kahramanın insanlık doğupta yaşamak değil bu bir gerçek değilde söyle nedir gündüzler bana ait değil verin bana geceleri geceler dilimde geceler geceler içimde geceler geceler gönlümde geceler geceler geceler yaren geceler geceler yarim geceler geceler tek dost geceler geceler müzik:fatih çınar Fatih Çınar |
Adamlar Bilirim Adamlar Bilirim Sönük, Adamlar Bilirim Çürük Adamlar Bilirim Rozetleri Yüreklerinden Büyük. Adamlar Bilirim Coşkun Adamlar Bilirim Durgun Adamlar Bilirim Adları Boylarından Uzun Adamlar Bilirim İri Adamlar Bilirim Ufak Adamlar Bilirim ki Sözleri Eserlerinden Parlak… Adamlar Bilirim Anlamamış. Anlamayacak Ne Olduğunu Adamlar Bilirim Dolduramamış, Dolduramayacak Koltuğunu… Adamlar Bilirim Yamuk Eğri… Adamlar Bilirim Maskara Adamlar Bilirim Elleri Eldivenlerinden Kara… Sabahlar Bilirim, Öğlenler, İkindiler, Akşamlar Bilirim Ve Günlerin Gecelerin Dışında Yaşayan Adamlar Bilirim… ARİF NİHAT ASYA |
NOKTA NOKTAM Dün bir dosttan, uzun bir mektup aldım Beni anlatmış sana ve sen ona "Unuttum artık onu" demişsin. Hem bu sözü gülerek, Medar-ı iftihar ile söylemişsin. Unutamazsın Nokta Noktam Unutamazsın! Çünkü; unutmak için önce unutulmak gerek Oyasa ki sen, Hala bende esen, Eski kavak yelisin. Unutamazsın... Kan değil, tüküremezsin, Ruj değil, silemezsin Dişi dudaklarına, dişimle yazdığım İki heceli erkek adımı Unutamazsın Nokta Noktam Unutamazsın! Seninle biz, halâ bir kabukta İki badem içi gibiyiz. Baharsın; kokacaksın Güneşsin; yakacaksın. Sabah yatağım kadar rüyâ dolu Sabah yatağım kadar sıcaksın Unutamam Unutamazsın! Şimdilik bu kadar. Öbür mektubuma daha diyeceklerim var Darılma bana, gücenme sakın Ankara günlerinin bembeyaz ufkundan Binlerce selam sana. Bahar başladı nokta noktam Ankara'da bahar, veriminde toprak ana Aylar var ki sana tek satır yazamadım Oysa ki şimdi mevsim bahar Ötüşlerde adın, kokuşlarda tadın var Artık yazmalıyım. Takvime baktım bu sabah, ayrılalı beş ay olmuş. Düşün ki Nokta Noktam Beş ay denilen nesne tam yüz elli gün eder. Bunca uzun ayrılıksa; İnan bana Nokta Noktam İnsanı, herşeye küskün eder. İnan bana... Dargınlığım herkese Ve tek hasretim sana Düşünüyorum... Aşıklar pazarına çıkan yolu düşünüyorum. Bu yolun sağında yükselen Her geçişinde penceresinden tebessümler gelen Bahçesinde iri yedi veren, kayısı gülleri açan evi düşünüyorum. Bir türlü gelmiyor düşüncelerimin ardı Ablan yanımda çorapsız gezerdi, Baş örtüsüz annen. Düşünüyorum... Bu mevsimde baban, Her akşam bir yerine iki içerdi. Miyoplaşınca gözleri "Şair, iç be oğlum bahar dişidir doğurur" derdi. Bahar başladı Nokta Noktam. Ankara'da bahar, Gönül ufkunda yağmur bulutları Cennet olsa artik sevmiyorum Sevmiyorum sensiz baharı... Sen; ey yirmidört baharın en güzel süsü! Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü! Sen; ey ilk yaz akşamları kadar güzel çocuk! Sen; ey altın gözlerinin hisli dünyası! Ölümsüz bir yolculuk yaratan Sen; ey çıplak bir hançer gibi! Boylu boyunca gönlümde yatan Sen; ey herşeyim olan herşey! Son mektubunda söz verdin Tut diyorsun, unuttum Unut diyorsun, unutmak mı??? Güneş tekrar doğmayı unutabilir mi hiç? Gönül ferman dinlemez sözü unutulabilir mi hiç? Sen; ey mutlu günlerimin mutlu türküsü! Sen; ey herşeyim olan herşey! Bu gece Yılbaşı... Başkent'de kar yağıyor Nokta Noktam Başkentte kar ve tütüyor gözlerimde Küllenmiş bir mangal gibi hatıralar Başkent'de kar yağıyor, başkent'de kar... Bu gece yılbaşı. Bilirsin ki Nokta Noktam Yılbaşında hesaplanır Çoğu zaman insanların yaşı. Bu gece yılbaşı... Tokmaklarında yirmi dört hece Eğilip üstüme sessizce Şehrin kule saati Bilir misin Nokta Noktam? Bilir misin, bilir misin ne dedi? "Şair, kutlu olsun, yaş otuz yedi." Ve bir el saçlarımdan tutarak Kalbimi sana kadar sürükledi. Bu gece yılbaşı, başkent ayakta Çalınan Tuna dalgaları komşu plâkta. Ne de kıvrak bu vals havası Başladı yine gönlümün On yıl evvel ki kanaması Ne günlerdi o günler cancağızım Ne günlerdi... Sen, on yedisinde sevgilerin sisinde Başı duman duman bir kız. Ben, yirmi üstünde Gönlü gördüğü her güzelliğe nişanlı Öylesiye bir şair, öylesiye bir delikanlı. Ne çabuk geçti zaman. Hey gidi Dünya hey... Bu gece yılbaşı Dışarıda kar yağıyor ve tütüyor gözlerimde Küllenmiş bir mangal gibi eski hatıralar Köşede bir kırlent, kırlentde bir resim. Bartın'da bahar. Elimle yapmışım "asma köprüsünden" Kocanaz deresi Sağda, orta okul Okulda, çocukların sesi. "Çakır beylerin" elma bahcesi. Derede kayık, dümende ben. Küreklerde sen. Hava berrak, hava ılık Hava temiz Ve sularda sarmaşan gölgemiz Bu gece yılbaşı, başkent ayakta Çalınan Tuna dalgaları değil artık komşu plâkta. Gönlüm bu diyardan çok çok uzakta. Dışarıda kar yağıyor. Dışarıda kar ve tütüyor gözlerimde Küllenmiş bir mangal gibi Eski hatıralar... Rıza Polat AKKOYUNLU |
Bir damla gözyaşının ahdı kaldı bende Akmayan damlaları biriktirdim içimde Yağmurlara dolandı ayaklarım gidemedim Ben hep kaldım sende... Şimdi her mevsim yağmur yağıyor buralara Kalbime gözüme göz yaşlarıma karşı Yağmur hüznümün uslu kızı Usulca dokunuyor damarlarıma Zamana karşı koyamayan, direnç Akmayan yaşların ise Bedelini ödüyor gözlerim Sessizlik,hıçkırıklarım oldu Her daim sessizim artık.... arzu öztürk |
ARTI SONSUZ yağmurun yerden göğe yağdığı bu gece yasak bölgedeyim büyük çingenelerin çaldığı kaçak silahların içindeyim sevişmek kapısının kapandığı bir nabız yoklar ki daima hızlı bir nabız yoklar elim öpüştüklerim hırsızlama çirkin bir ağızda dişlerim bir bıçak değer dudağıma gök yarıldıkça şimşeklerden soğuk aynalarda kilitliyim tırnaklarımdaki elektrikten su gibi erir iliştiklerim kıvılcımlar uçar kirpiklerimden doğumdan öncesini yaşıyorum henüz belli olmadı kimliğim vücudunu arıyor ruhum bir yerde atomun çekirdeğiyim bir yerde artı sonsuzum Attila İlhan |
Öyle bir anda gel ki Tüm korkularım bitsin Tüm karanlığın hüznü,seninle gitsin Her şeyi sevdir bana Seninle tüm kederi öldür Başlamak ruhumda çocuk gibi Gel gülüşünle beni güldür Öyle bir günde gel ki Anlamayayım geldiğini Gece rüyama bir düş gibi gel Hayatıma bir hırsız gibi Kalbinin kurşuni hızıyla Al beni götür Yeni bir dünyanın ayaklarında Tüm yangınları söndür Üzerimde mavinin en koyusu Lacivert sevdalarla Gel başımı döndür Öyle bir saatte gel ki Geceyi gündüz,gündüzü seninle Cennet sayayım Sıyrılayım alt üst olmuş ruhlardan Seninle yeniden başlayayım... arzu öztürk |
hüzünlü gül Çözemedim güldeki esrarı,, Yüzünüzdeki hüznün sırrı gibi, Yılların acısı çöreklenmiş yüreğinize, Aradığınız vefaydı belki de... Herkezden gizli bir tükenişi yaşamak, Depremlerle yerle bir olurken gönül haneniz, Yüzünüzde sahte gülücüklerle Sahte bir mutluluğun tablosunu çizmek, Belki de en usta ressamlık burada, Gül yüzünüzdeki hüznün esrarında... Bir ömür boyu bağlanmak birine, Kendini feda etmek, Yok olurken sevginde Sevdiğinde tükendiğini görmek İhanet olmasa da, Dayanamaz hiç bir yürek bu vefasızlığa, Gül yüzüne düşen hüzün bundandı bekli de.... seyyid burhaneddin kekeç |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık