![]() |
http://www.sevgidenizi.com/sizden_gelenler/images/cicek004.gif YOKSUN Yine yoksun burda. Eş tutupta kendini göçmen kuşlara, Dev bir kartal gibi havalanarak, Bilmem kaç bin fersah kanat çırpışı, Uzaklardasın. Sen orda, dünyanın öbür ucunda Bir denizde salınan yelkenli gibi, Ben burda; Bir yanım eksik gibi, bir yanım yarım. Yokluğundan ezilen yüreğim daralarak, Boynu bükük ardında, garip kalmışım. Ve ben şimdi; Dermanımdır diyerek, sığınıp anılara; Avutmaya çalışarak korkularımı, Tenimde kollarını, ellerini saçımda, Verdiğin eşyalarda, izlerinde ararım. Hadi gel desem; Gittiğin yollar, gelinen cinsten değil bir solukta. Korksam; çaresiz, korkularım avutur beni. Dertlerim sarar derman diye gecelerimi. Umsam; doğsa diye yine karanlık günlerime gözlerini, Tükenmedi takvimin yaprakları daha. Daha; yarısındasın dönülecek zamanı uzakların. Ve sen şimdi, Taa 100. boylamındasın dünyanın. Adım gibi biliyorum oysa; Bitecek sayılı günü, tarifsiz acıların. Yine dökecek bulutların tenime, teninin yağmurlarını. Yine sürecek hükmünü, gözlerin, kanımda en doyumsuz aşkları. Geri getirecek seni, gizlice anlaştığımız o demirden kuş, ama; Ne vakit kapasam gözlerimi, Kınından çekilmiş hançerdir tarifsiz korkularım, endişelerim... Ellerim yetmez; yorgan diye örterim üstüne yıldızları, Memleket kuşlarını yarenliğe yollarım. Yetmez; bir emanet türküsü salarım dağlara, Toprağa, havaya, okyanuslara; Ve yetmez daha, dualara kalkar ellerim, Sığınırım Allah'a, Kendinden kendinedir emanetim... 12.Şubat.2005 Öznur KARAYUMAK http://www.sevgidenizi.com/sizden_gelenler/images/cicek004.gif |
Kelebek Dokunuşu Dertsiz tasasız bir ömür geçirdim diyemem Kimi zaman korkarak yaşamaya cesaret edemediğim Duygularımdan gem almış nefessiz ab-ı hayatım Hep karıncalar dolaştı durdu beynimde Doğum günlerimi hiç sormayın zaten İki dilim kek üstünde üflenmek üzere duran Belki de geçmiş yıllarımı söndürüp atmak için Bile bile kendimi erittiğim mum parçası Yaşam dediğin hep gelgitlere mahkum, Sahte ve kördüğüm alıntılar değil midir ? İşte bu sahtelikte dahi Milyarların içindeki tek gerçeklik benim Sade ve yalın sırf senin için Artık geriye bakmadan umarsızca Doğum günümü değiştiriyorum Yas tutmalarım, matemsi ağıtlarım Çoktan geçmişime göç ettiler Kuşluk vakti gördüğüm rüyanın Bana sarıldığın anda Ne kadar gerçek ne kadar sen olduğunu anladım Bakışlarında gizleyerek izlediğim Bir dokunuştur en derinimde hissettiğim Adını söylemeye korksam da Bir gün bozulur mu büyüsü diye KELEBEK DOKUNUŞU dur Bakışlarından süzülen kalbime. |
Güller... Yürekler sessiz çarpinca, Ayna gönüller arasina girermiş. Birbirine küs iki gül, Ayni dalda bitermiş. Darginlik uzadikça, Filizler yeşerirmiş. Filizler yeşerdikçe, Dallar yaşlanir, Güller su ister, Toprak buluta küser, Yagmur isyan edermiş. Sonra gök gürler, Bulut aglar, Toprak yanar, Güller daldan koparmiş. Yagmur dinince, Bulut gider, Filizler biter, Dallar kurur, Yürekler dururmuş. Darginlik herşeyi vururmuş, Ama en kötüsü; Suskunlukmuş... |
Dokunmak İsterim, Dokunamam. saçlarına düşerim, kimliği belirsiz bir buluttan çıplak bir yağmur olarak, karanlık bir sokağın başından dönersin, hızla yürürsün ıslanmamak için, biraz daha kalmanı beklerim oysa, beklerim yüzünün bakmasını bana, kalbinin çarpışını kuşlar duyar, toprak olurlar hüzünden, ve yağmurun adıyla başlar, bastığın her yer... ve bastığım her yer seni hatırlatır bana, aynaya bakarım yüzüm seni sorar, fakir bir gözyaşı akar gözümden, yumruğunu vurur dudaklarıma, isyanına ortak arar, özlemini çalar kalbimden, ellerimle sildiğimde gözlerimi avucumda kalırsın, sımsıkı sıkarım sonra, erir herbir damlası, bulut olur, gökyüzüne karışır... dokunmak isterim dokunanam... hırçın bir şiirdir tüm hasretim, sözcüklere sığmaz, istifa eder tüm mısralarımdan, gözlerini arar sokak sokak, koşar karanlığına, umudu sorar korkularımdan, güneşi bekler tüm duraklarda... ellerini tutarım hayaliyle! * gülümser, çocuksu bir gülümsemeyi, dokunmak ister dokunamaz... çerçeveye hapis bir resimde başlar aşk, masalını nefesimde bulur, sonra büyür de yanıbaşımda, akılsız bir uyku düşümü bulur, ama yine de sorgusuzdur bedenin, alamadığım bir dokunuşumla yorulur, benzersiz bir masumlukla, yalnızlığıma, oyunlar kurmaya başlar çocukluğun... sarılmak isterim, sarılamam... pervasız bir hüzünde boğulurum, yalnız! yalnız doğar gecem, sabahıma, sesin şafaktan daha uzakta, söyler ismimi fakat haykıramaz, yinede bekler ulaşacağı günü kulaklarıma, sıcacıktır oysa yüreği, bebeğide tam karşısındadır belki, sarmak ister ama saramaz... ruhunu yazar kağıda elleri, altına gözyaşı imza atar, mektuba sığmaz belki kağıt, taşar ıslaklığı her tarafından, yinede bağlar güvercinin ayağına, penceresinden son bir umutla uğurlar, mevsimliktir oysa ilk bahar, uçmak ister ama uçamaz... |
Güllerin de ağladığı bir zaman vardır Güllerin de ağladığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun gözlerinde her zaman gözyaşı vardır. Geceler onun gözyaşlarını kendine saklar. Ama gündüzün aydınlığında nemlenen gözleri onun hüzünlerini fısıldar. Denizler onun gözyaşları gibi ıslak; güneşler hüzünleri kadar sıcaktır. Güllerin de kokmadığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun sevgi saçan kokusu her zaman vardır. Kokusu sevgiden, rengi hasretten bir güldür. O, kalbi hasretle yanmış ama sönmemiş, Kül olmamiş, kor olmuştur ve Allah adını kırmızı gül koymuştur Güllerin de seviştiği bir zaman vardır. Ama bir gül var ki sustugu an bile sevgiyi yaşayan bir kalbi vardır. Onun gülerken bile yaprağında gözyaşı vardır. Ama o gözyaşlarında bile sevgiden gelen bir sıcaklık vardır. Onun gözünde vazolara girmenin bir anlamı yoktur. Ama onun hüznünü ve sevincini paylaştığı kır çiçekleriyle arkadaşlığı vardır. Güllerin de uyuduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun geceleri bile kapanmayan gözleri vardır. Sevgisi gece gündüz yoldadır, duası, kokusu an be an sevdiğine varır Güllerin de solduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki kokusu sevgilinin yüreğine işlemiştir de, Bu yüzden ölümsüzlük sırrına kadem basmıştır. Ve onun mezar taşına şu yazılmıstır Sevmeyen İnsanlar Ölür Ama Seven Güller Solmaz Onların Kabri De Olmaz |
BİTİŞLER ZAMANSIZDIR BİTİŞLER TAM ALIŞMAYA BAŞLADIĞINIZDA YENİ BİR TENE ÇEKİLİVERİR KOKUSU ÜZERİNİZDEN. ACIMASIZDIR BİTİŞLER DOĞUM GÜNÜ, YILDÖNÜMÜ,TANIŞMA GÜNÜ TANIMAZLAR TAM ONİKİSİNDE ÇARKIN SON NOKTAYI KOYARLAR. İÇ YAKICIDIR BİTİŞLER CANINIZ ÇEKİLİR DAMARLARINIZDAN SERSEM OLURSUNUZ DA VİCDANA GELMEZLER. TÜKETMEYE YEMİNLİDİR BİTİŞLER NEFES ALIŞINIZ DURUR, HAYATINIZ PUSULASINI ŞAŞIRIR AMA ONLAR YÖN VERMEZLER ARDI SIRA. GECE GÜNDÜZ BİLMEZ BİTİŞLER UYKUSUZLUK TUTAR UYKU VAKİTLERİNDE GÜN ORTASINDA SARHOŞ DOLANDIRIR ELİNİZ KALBİNİZDE. SEVMEK NEDİR BİLMEZ BİTİŞLER OLDUĞU GİBİ TÜM ÇIPLAKLIĞIYLA DALARLAR HAYATINIZA NE HAYAL NE UMUT KALIR ÇEKİP GİTTİKLERİ ZAMAN ARKALARINDA. YARIM BIRAKIR BİTİŞLER BİR TARAFI FELÇLİ KALIRSINIZ GİDENİN ARDINDAN TAŞ GİBİ AĞIRDIR SOL YANINIZDAKİ BOŞLUK ÇARELER İÇİNDE ÇARESİZLİKTİR YANIBAŞINIZDAKİ. BIÇAK GİBİ KESKİNDİR BİTİŞLER İÇİNİZE BİR DEĞDİMİ UCU SEVDANIN İYİLEŞMEK BİLMEZ VE HER GEÇEN GÜN AYNI ÖZLEMLE YAŞARSINIZ.. Özlem Güngör |
Denize Karşi Adam oturmuş denize karşi Elinde oltasi yildiz tutar Çeker çikarir bir bir geceden Çeker çikarir tadina bakar Ardinda işik içinde çarşi Bir kiz geçer arkadaki yoldan Bir eda bir çalim akça pakça Agzi yüzü bir delice türkü Vurur kokusu uzaklaştikça Öyle bir dişi ki beter gerçekten Dalmiş gitmiş işine beriki Viz gelir çarşi türkü viz gelir Çocuksu bir bakiş gözlerinde Bir başina rihtimda oturur Ne geçer içinden bilinmez ki. |
KALBİNE KİLİTLENMİŞ DUYGULARIM Her yerde sen varsın şimdi, işte bak gülümsüyorsun Hasret küpüne mi battın, bu kadar çok özlüyorsun? Ruhum ruhunla, kalbim kalbinle, bunu biliyorsun; Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? Ruhum benim, canım benim, gülüm benim, her şeyimsin Rengini gözlerinden almış biricik çiçeğimsin. Sen benim canımdan da çok sevdiğim gözbebeğimsin… Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? Ayart Şehzade’ni canım kollarında soluklansın, Yüreklendir beni başım kollarında soluklansın. Alem yorgun, dolunayım kollarında soluklansın; Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? Sevgiye susamış bakışın her yerde bayrak bayrak Anlat bana, yaz postala; satır satır, yaprak yaprak… Kabaran duygularından ilkini zamana bırak; Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? Her tanem ama ille de papatyam, bak benimlesin Melek gibi sessizce yüreğime ak benimlesin Okyanus mudur ne, istersen onu yak benimlesin Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? Yüreğimde tarifsiz sevinçlerimin baskını var, Kalbine kilitlenmiş duygularımın baskını var. Gözlerine vurgun olan gözlerimin baskını var; Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? İşte bak gülümsüyorsun, her yerde sen varsın şimdi Başım kollarında soluklansın yüreklendir beni. Biliyorsun değil mi seni ne kadar sevdiğimi? Bahçendeki kırmızı kuş sana bir şey demedi mi? |
Geceyi Ağlatan Kadın Kehribar renkli saçları omuzuna dökülmüş Gözlerini günlerce kanlı yaşlar bürümüş Dünya ona değil o dünyaya tam küsmüş Bir narin çiçekti o hep kırılıp dökülmüş... Sanki dünyanın tüm derdi çöktü sırtına Umudu hiç kalmadı mutlu yaşamdan yana Kederler geldi hep, ayrılık peşinsıra Sevgiler, mutluluk, yaşamında kapkara... Işıklar tükendi kadının aydınlık dünyasında Gündüzler gece oldu karanlık her yanında Uzansa bir ışık yok kahretti dostlarına Anladı ki tüm dostluklar zeval yollarında... Gece onun tek dostu tek sırdaşı olmuştu Sabahlara dek başbaşa mutsuzlukla dolmuştu Karanlıklar gözyaşlarına kara bir kucak olmuştu Dertleşti gecelerce artık gün açmaz olmuştu... Göklerde yıldızlar vardı hepsi bir bir söndü Mehtabın kızıl rengi hep siyaha büründü Ümit yok beyazlara sanki birbirine küstü Kehribar saçlı kadının saçları aklara döndü... Bir gece sabaha dek kanlı bir yağmur yağdı Hıçkırıkla boğulan güçlü şimşekler çaktı Her tarafı kara sis kara duman kapladı Anladı ki o kadın, sonunda gece de ağladı... |
Bazen.. Bazen yaşadığını farkeder insan Bazen sorumluluklarını hisseder.. Benliğini kabullenir.. Yaşamak bazen bir dala tutunabilmek demektir.. Bazense boyunuzu aşan dalgalarla boğuşmaktır.. Kimisi için amaçsızcadır, Kimisinin idelleri vardır.. Bazen yanınızdakileri hissedersiniz.. Bazen yanlızlığınızı keşfedersiniz.. Aslında bir buğday gibidir insan.. Koskoca kar tabakalarının altında yaşamaya çalışır.. Kar sularını emerek beslenir hep.. Acıları ile büyür ve yetişir.. Mutlulukları ona birşeyler katmaz.. Hayata asıl asılmasını sağlayan acılardır.. Acı çekmek kimisi için acı hissetmektir.. Kimisi içinse bir fırsattır ve hayatı öğrenmektir.. Bazen güvenir insan.. Yorulduğunda yaslar kendini birine.. Hayatı bazen güvendikleriyle birlikte yaşar.. Bazen güvendiklerinin aslında bir hayal olduğunu görür.. Dost bildiklerinin sadece istekleri olduğunu hisseder.. Acı çeker çekmesinede, Onu en çok ihanet üzer.. Kimisi kabullenir ve yaşar yine.. Kimisi geçmişi ile bir bütün gibidir belkide.. İnsan insan olduğunu her zaman bilemez.. Her zaman saygınlığını hissedemez.. Bazen düşünmeyi başaramaz.. Sadece konuşur amaçsızca, Ama kaybettikleri olduğunu anlamaz.. Hayal kurmak şurup gibidir bazen.. Aslında güzeldir ve hayata bağlar.. Ama gerçekleşemeyeceği endişesi Onu yas tutmaya zorlar.. Müziği dost gibi görür.. Yazmayı arkadaş gibi.. Okumayı ise anne baba gibi.. Ama herşeyin içinde yanlız değildir insan.. Asırlar boyuncada yanlız kalmayacaktır.. İnsanı üzende insandır , mutlu edende.. Mutlu olmak için çaba harcayanlar kazanacaktır bu savaşı.. Zaferi umutlu olanlar tadacaktır.. Zaferi tadmak isteyenler Yapabildiklerini va yapabileceklerini bilenlerdir.. Yapabilecekleri ile hayal kuranlar.. Zaferle yaşayacaklardır.. |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık