![]() |
UZAKLARDA Bir gece vakti soluklanan ayazda Sağır kulaklarda yankılanan Genç bir kızın çığlıklarıydı Duyulmayan uzaklardan…. Yükselen çamur karası gökyüzüne Feryatlarla karışık ağıtlarda Töreye bulanmış insan elleriydi Bir divanenin boğazını sıkan. Bir gece vakti hissedilen Yüreğe düşen ince sızıydı Ölümün kucağında genç kızın Bir damla sıcak gözyaşı. Eğreti bedende çalıntı bir hayat Atmayan yürekte dolaşır kan Tozda kaybolmuş düşünceler Kaskatı kesilmiş diller suskun. Neredesin ademoğlu nerede Çarmıha gerilmiş vicdanın Kör gözlerin hani nerede Vahşetin izlerinde saklı ellerin. Keskin bıçak deler geçer Sızlayan yürekte alın yazısını Sanma durulabilir karşısında Anaların gözyaşıyla oluşan selin. Yakana yapışan uzaklardan Uzanan masum kızın elleri İliklere kadar hissedilen Ucuz ölümün soğuk nefesi. Neden ey insanoğlu! ... Ruhuna dar duvar örülmüş Nasıl ödenir bu günahın Düşündün mü hiç bedeli. Kırılmış fidanın suya düştü elleri Ağıtları yakan sadece yıldızlar Yanık bir türküde saklı yalnızca Pamuk ipliği eğiren hayatlar. İbrahim SOYALAR |
A Bülbülüm Garip Garip A bülbülüm garip garip Ötme beni ağlatırsın Varıp yâdlar arasında Yatma beni ağlatırsın Bülbül gibi zardır işim Akıttım çeşmimin yaşın Hışımlanıp hilâl kaşın Çatma beni ağlatırsın Aşık olan neyler malı Ağlamaktır anın kârı Sevdiğim karşımdan bari Gitme beni ağlatırsın Der ki Aşık sana kuldur Ezelden bildiğin haldir Ya azat eyle ya öldür Satma beni ağlatırsın AŞIK PAŞA |
1 yani; Deniz'in yüreğinden geçer semâ'ya giden yol unutun beni Yusuf'un gözlerinde dönerim aşkla darağacında ölmek için önce insan ol 2 diyorum ki; tutup âlemi elinden Şems’e döndüm alın yazım şiir hangi rengi öpsem gözyaşından insanı gördüm bağışla anne sütün gaybana beyaz doğup esmer öldüm 3 çünkü; döndüm göğe menzil-i âlâ için Şems akıyor dilimdeki yara gelme kapıma ey mühür nasıl kıyar ferhad, şîrîn için Munzur'a Ferhat Gülsün |
Cadde bir caddenin adı ölüm olsun uyandırır mı bu sizi yolculuğunuzu beklerken şantajcıları birikmiş kahve köşelerinde kıpırdatmaz güvensizliğini bir tanesi kurşun eziktir, örümcek işini bitirmiştir dolgusu toplam bir düzinedir belki fazla gizini çözmek için yalnızlığını verir biri haykırışı sıradan, çaresiz bir caddenin adı korku olsun satılmış pompacıları, kuytularında uyumayan karanlığı hortlak, aydınlığı cesaret torbası her an bitebilir de, uçurumun kenarındadır belki bu bir kampanyadır, tükenişin varlığı tertemiz, sonuncusu gedik desenli parçalanmış bir tasarımıdır yerde duran alacalı siren sesidir aslında caddeyi korkutan Volkan Altay |
Dağ Yükselerek gidilmiş yolun yaşanmakta olan platonik rüyasında ben yok oldum; soyadım üzerime düştü, adım söylenmesin! Özgür Kaya Beddua Attığım her adım günahın, Döktüğüm her damla gözyaşı yüreğini yakan ateş olsun.. Hüzün, aldığın nefes kadar yakın; Dilediğin her güzellik dün kadar uzak olsun.. Dost bildiğin düşman, Canan dediğin toprak olsun.. Ne tek bir sevenin olsun şu dünyada, Ne de bekleyenin... Yapayalnız kal kalabalıkların ortasında Aciz yüreğin sevilmeye muhtaç olsun.. Üzüntülerin okyanus, Korkuların gölgen olsun.. Ne gecen dolsun... Ne sabahın olsun.. Zor gelsin gözlerini açmak doğan güneşe, Her geçen günün kör karanlıklara mahkûm olsun.. Esen rüzgarlar diken gibi değsin tenine.. Kurşun olsun saplansın yağan yağmurlar sözde güzel gözlerine.. Öyle yorulsun ki ruhun yaşamaktan Geçen mevsimler çaresizliğinin diğer adı olsun... Duyulsun feryadın iki cihandan, Dünyan cehenneme eş olsun.. Huzur hayal, Mutluluk haram olsun.. Yüreğinin acısı öyle sarsın ki bedenini Son nefesini vermek tek çaren olsun.. Gamze Aydın M u t lu l u k Masmavi denizlere bir gemi açılır Kabarır dalgalar baş döndürür Sonra demir atarsın bir limana Bekleyen bir çift göz anlatır (M) Hani o güneşli yolda yürürken Ağaç gölgeleri bizi korurken Ağacı kesip güneşe kavuşmak için Gittiğimiz yerin adını cevaplarken (M) Görürsün içten bir gülüş ardında Görürsün gülen gözlerin ortasında Görürsün sevda için yüreğin atışında Yokluğunda hayat durur görürsün (M) Bir çocuğa sevgidir gözlerinden öpmek Bir büyüğe saygıdır elinden öpmek Bazen bir dost elini tutmak Karşılıksız saygı ve sevgi alışverişidir (M) Yalnız gecelerin soğuk karanlığında Sabahı bekleyen suskunluğun ardında Ve kayan bir yıldıza baktığında Tutmak istersin hemen o anda (M) Uyumaktır güven veren bir omuzda Dokunmaktır şefkat dolu bir kola Ya da bir busedir yanakta Tatlı şirin bir dudaktan olan (M) Paylaşımdır değerini artıran Sevgidir temelini sağlamlaştıran Aşktır bitmeyen sonsuzlukta Bitmesin dileğini eksik etmediğimiz (M) Bazen arıyorum bir yağmur damlasında Bazen sevinçlerden kopan bir damlada Bazen sel olup akıyor o bir damla Sonra da yüzdürüyor o bir damla (M) (M) : Mutluluk Balgat/Ankara - 15.09.2005 Mustafa Yılık |
M. Akif Ersoy ŞiirDefteri'ndeki şiirleri okurken milli şairi düşündüm İşgal edilen toprakları Yakılıp yıkılan vatanı Tarumar edilen bağları, bostanları Ekin gibi biçilen delikanlıları Boğazlanan körpe çocukları Tecavüze uğrayan kadınları, kızları Feryadı figan eden anaları, babaları Kim bilir sadece duyuyordu, daha nice ıstırabı Vahşeti, katliamı duyması dahi dolup taşırmıştı üstadı Bugün bizler Demlenmiş Lipton çayını, Buz gibi Coca Cola’yı Marlboro markali cigarayı Sütlü Nescafe’yi içerken Veya KFC tavuk kanatlarını yerken İşgal edilen müslüman topraklarını Yerle bir edilmiş koca koca binaları Topluca öldürülen savunmasız insanları Kırık cam parçaları gibi yerlere saçılmış organları Feryat eden, saçını başını yolan garip ana, bacılarımızı Film gibi seyrediyoruz, akşamları... Abdullah Konuksever |
Tanım Sen tek başına nesin biliyor musun? Bendeki senin tekil karşılığısın! Hep böyle kalırsın bendeki seni sana getirmesem; Kendi yalnızlığında boğulursun. Sen tek başına nesin biliyor musun? Bendeki benin asıl karşılığısın! Sonuç Sana geliyorsam benden çıkıp; Sanma ben olurum benden çıkıp! Asıl beni sana katmadıktan sonra, Sana gelmiş olmam benden çıkıp! Sevgi Beni seni çoğaltmak mıdır sevgi? Beni sende yoğaltmak mıdır sevgi? Yoksa beni sende,seni bende; Beni seni sağaltmak mıdır sevgi? Hatırlatma Sen benden geçsen de beni geçemezsin, Ben miyim sen misin geçtiğin,seçemezsin! O kadar dolaşık ki bu yumak; senli benli, Sen benden kaçsan da benden kaçamazsın! abdurrahman günay |
Macera Omurgasız bir acı Bedenimde uluyor Tenha otobüslerin kız kokan yalnızlığında Elim elimle buluşuyor Kulağımın arkasında takıyorum ömrümü Gecenin en olmadık Saatlerine taşınıyorum Bir şairin kendi halinde Bıyığını ve şiirini fazlalık sayan... Gitgide kendime Yakışıyorum Ortayaş göbeğimi aynalardan sakınaraktan... Gitgide kendime yakışıyorum Ortayaş göbeğimi aynalardan sakınaraktan Bir alçak sakladı Ve unuttu beni zulasında Sanki Bir ölüm başka bir ölüme Miras bıraktı Bitti Sandığım o mecara Hep yeniden başladı... Ahmet Erhan |
Bırakıp gidiyorum Ada'yı ilkteşrinde, Sen yeşil bir kıyısın, ben dalgayım enginde; Gözyaşlarım dolaşır yorulmuş eteğinde, Ben ağlarım.. Uzaktan iniltimi dinlensin. Mevsim yaprak dökümü, hep ağaçlar üşüyor, Yaprak sanma, her daldan soluk bir ah düşüyor, Düşünceli dağlara karaltılar üşüyor. Yol üstünde geç vakit böyle kimi beklersin? Baş ucundaki yıldız sönük gece kandili; Su geçen beyaz bulut yaşlı hicran mendili, Rüzgar atmış havaya, onu al da sevgili, derdinle ağlayanın gözyaşını silersin. Sanırsın dertli ishak garib garib öttükçe, Bir kırık dal altından ney üfler hazan gece, Beyaz atkı omzunda meh-tab dinler sessizce.. Ayrılık akşamıdır hazan gibi inlersin.. Hüseyin Siret Özsever |
Acı Kuru soğanı kırdı Acı Gözleri yaşardı Kırdı dizini oturdu Kuru kuru ağladı Celal Vardar |
| Saat: 23:59 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık