![]() |
Özlemedim Seni Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni Sıcaklığını bulmalıyım dokunuşlarını, kenetlenişi Terimizle sulanmalı yeryüzü güneş terimizle ışıldamalı sabah olunca Apansız fırtınalar çıkmalı sarsılmalıyım Özlemek yanında olmak isteğidir gülüşünü görmek biraz da Hiç özlemedim seni Saçlarına gül takmam bir ırmak gibi akıtırım ovaya soluğunla yanar dudaklarımın bozkırı Akkor halindeki ufuk bakır bir tel gibi eriyip gider kraterler ortasında kalırım Toprak yarılır birden su kirlenir Ürpertir bu coğrafya bu serüven ikimizi bir anda yaşadığımı duyarım Hiç özlemedim seni Özlemek dostluktandır dostluğundan öte bulmalıyım seni |
Karanlık hep kendine gider Aydınlık , karanlığa gider, seslenir: Gel karanlık der, Seni aydınlatayım; Görsünler,sende ışık parıltısını. Karanlık, açmaz kapısını, Bu çağrıdan ürker, ses vermez.. Bırakıp pılısını pırtısını, çeker gider. Nereye gittiğini karanlıktan kimse görmez. |
Y a r ı m K a l a n İntikam çanları çalıyor beynimde Şimşekler çakıyor yıldırımlar düşüyor Zehrini akıtan bir yılan oluyor yüreğim Vefasızlığının ilk gecesinde Umutlarımız vardı henüz çiçek açmayan Dağlar kadar yüce bir de sevdamız Yaprak dökümünü yaşatmaz mı yokluğun Paslı düşünceler kemirmez mi yüreğimi Nasıl çiçeklenir umutlarım sensiz Aşkın olmasa nasıl çekilir bu ruhsuz dünya Üstüme gelmez mi bu koca şehir Bu sokaklar nasıl gezilir sensiz Hayata küskün ağlamaklı bu gece İçimde yaşama savaşının yenilgisi Ruhumun son direnişi umuda Gülüşlerim yarım kaldı Hasretinin ilk gecesinde |
Karanlıkta Buldum Seni Akşamı zor bekledim sokaklarda gezindim yüzünü hiç görmedim karanlıkta buldum seni. Ağlardım zaman zaman keder gitti kaldı gam yıllar yılı gezindim de karanlıkta buldum seni. Sebebin ne sormadılar deli deyip yolladılar mecnun olup baktımda karanlıkta buldum seni. |
Seni Seviyorum Sadece Bana gel, sadece bana... Yıllardır içinde sakladığın ve haykırmak için biriktirdiğin sevda sözlerinle gel. Ya da konuşma,tek bir söz bile söyleme,suskunluğunla gel. Utangaçliğin,güçsüzlügün üzerini yalanlarla örttüğün hatalarınla gel. Uyuyamadigin bütün uykuları,üşüdüğün kış sabahlarını, bunalarak geçirdigin bütün akşamlari, seni yatağından sıçratan kabuslarını topla öyle gel. Gel ve sarıl bana. Bu sahte hayatların ortasında inandığım tek gerçek sen ol.. Bekleyişle tüketme beni. Gel ve sarıl, son bulsun kalabalığın ortasında asırlardır süren korkunç yanlızlığım. Vazgeçilmezim olmak için gel. Seni kaybetmekten öyle korkayım ki,düşüncesi bile titretsin yüreğimi. Sen olmadan yasayamayacagimi bileyim, sen olmadan gececek bir gün bile yaralasın, acıtsın kalbimi........... Bekleme artık gel. Başkalarının asla göremedigi, bir tek benimle konuşan içindeki o deli çocuğu ortaya çıkartmak için gel. Korunmaya muhtac bir cocuk o,biliyorum. Korkma,kimsenin onu incitmesine izin vermem. Güven bana. Birine güvenmenin insanda yaratacağı o müthiş huzuru duyarak gel. Gel ve ağla. Bunca yıl çektiğin acılardan bir çırpıda sıyrılmak için sarıl boynuma ve ağla. Gözyaşlarınla birlikte akıp gitsin hepsi. Seninle ağlarım ben de. Ben de sıyrılırım,yüreğimi sömüren kimliksiz sevdalardan. Bir tek sana kalırım kendim olarak. Bir tek sana hiçbir şey beklemeden sunabilirim benliğimi. Sadece bana gel... karanlik odalarımı aydınlatmak için sadece bana gel. Ben sevmeye hazırım seni... Sonsuza dek sevmeye.. |
Affet Affet beni sevgili, Bilemedim. Bilemedim kırgınlığını, kırılganlığını, Eylül çiçekleri gibi nazendeliğini, Sözlerim keskin kılıç, kesip atacağını bilemedim. Affet sevgili, Bilemedim tutulacağımı sana, seni özleyeceğimi bu kadar. Sesini duymak, iki satır beklemek, hissetmek seni, Bilmezdim isteyeceğimi bu kadar, bilemedim. Affet sevgili, Bir eylül daha geçmesin böyle, 'Beni affet' dersem, affeder misin, Alır mısın beni kalbinin en özel yerine |
GİT Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak, saksılarımız artık sulanmayacak Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine Her şey tamam diyorsun, git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın, dikkat et .. Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış .. Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış .. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı, uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış . Gitmek istiyorsun, git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz Durma git Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz Şunu cbine koy, ne olur ne olmaz.. Eylül mağdurlarıydık, kimsemiz yoktu, Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa, masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih Yırtılan bir pankart gibi Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım- En az bir karıncanın yüreği kadar Namuslu ve çalışkandı ellerimiz Artık bitti diyorsun, git.. Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam.. Sorma git Dışarısı panik..dışarısı izdiham Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üstüste.. Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta.. Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse... -Oy benim yaralım- Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun, git.. Aptal bir hayat kur, içinde beni barındırmayan Kalma git.. Dışarısı barut..dışarısı gardiyan Yine bir tek ben olurum sana parçalanan.. Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor bu ****** zelzele Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi; ömrüme devrile devrile.. Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında -Oy benim yaralım-maralım Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek secenek kalıyor: güle güle Beni öldürüyorsun, git.. Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim Bakma git Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim... |
KARDELENİM Üşüyorum, üstüme kar yağıyor Sensizliğin beni hep sardığı gibi Gözlerimden hep özlemin akıyor Gündüzlerim artık zindanlar misali Hep sana kavuşmak istiyorum, kardelenim. Çırpınıyorum, aşkımı yaşamak için Hayalini düşlemekten yorgun düştüm Bekliyorum sevda ışığını görmek için Sensiz hep karanlık benim gönlüm Hep sana sarılmak istiyorum, kardelenim. Bekliyorum, karakışın bitmesini Bahar gelsin ışığını göreyim diye Sıcaklığın saracak kırların örtüsünü Üstümden kalkacak beyazlığın diye Hep seni görmek istiyorum, kardelenim. Özlüyorum, ışığını görmeye az kaldı Karanlık, beyaz kabuğumdan çıkacağım Güneş ışıklarını beyaz örtüme saldı Kavuştum artık sıcaklığına sarılacağım Hep seni sevmek istiyorum, kardelenim. Kardelenim, güneşin sevdasıyla yanarım Bu sevdadır işte, beni her bahar yeşerten Bakışların eritecek, gizemli sıcaklığına kanarım Kar beyazdır bu macera aşkıma zarafet katan Hep seni bulmak istiyorum! Kardelenim. 12.03.2002 Ankara. Cafer Tayyar ÖZKAN Kardelen çiçeği kış boyunca, Üzerinde kar beyaz örtüsünden çıkmak, Güneşine kavuşmak için özlemle bekler... Tıpkı yüreği sevda ateşiyle yanan bir yürek misali Bu çiçek özlemle beklediği güneşine kavuşur ama Kavuştuğu güneşin sıcaklığı, Kar beyaz yuvasını eritir ve ölür! |
SORARLARSA SANA... sorarlarsa sana hıc can yaktın mı dıye bır zamanlar bır gencı yaktım de cokmu sevmıstı derlerse hıc kımsenın sevmedıgı kadar de uc gunde degıstım ben onu kalbıne sevgı tohumları ektım de bekledım bana ıyıce baglanmasını sonra bır anda terk ettım de hasrettı sevmeye sevılmeye askını anlatırdı bana kalemle camlarda bekler dı benı ozlemle zaten vurulmustu bırde ben vurdum de uyuyamazdı benı her gece dusunmekten kalbı durudu sankı benımle gezerken yuruyemezdı benım yanımda tıtrerdı elımı tutmak ıstedı tuttumadım de dekı soranlara benı hala sevıyor acıktır kapısı bılıyorum benı beklıyor benden sadece bıraz sevgı ıstıyor baskasına verecek bırsey bırakamdım de uc gunluk mazıyı hatırladım dun gıbı alay etme askınla sende goster sevgını bır gulumseyı ver neden guldun derse bır zavallı vardı onu hatırladım de vuruldu kalbınden benım sevgımle ask öldu ama acı cektı gonlunce hazırladı kendını kendı elıyle bır mezar kazdı onu ben gomdum de |
Ya Sensizlik Ölmekse Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle yok değildim Düşünürdüm neyi mi? Hep seni odalarda Kimdi bana benziyen baktığım aynalarda Senden başkası mıydı o sessiz beklediğim Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle değildim Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Sensizliği bu türlü benim kadar kim bilir Akşam karanlığında herkes gider o gelir En sevdiğim çiçekler çürümüş ellerinde Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü Ya bir şey olmamaksa sen olmak o yerlerde Yaşamak nerde hani yaşamak gücü nerde Bilinmez sensiz kalan yaşıyor mu ölü mü Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü. |
| Saat: 15:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık