MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

BARIŞ 26 Mart 2007 21:47

SEVGiLiM YOKSA SEN

Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden,
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır, öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz, bir ses bekliyorsan bu adamdan
içinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
işte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen,
Sevgilim olmayabilir misin?..


Yılmaz erdoğan


Nephthys 26 Mart 2007 22:07

AĞLAMA!..SUS!..


Ağlama!..Sus!...
Başını omuzuma yasla dostum..
Bırak akıtsın feryadını..
Suskunluğun gözlerime..
Bilirim insafı yok duyguların..
Bir düşmeye gör ellerine..

Ağlama!..Sus!..
Fırtınalar kopartma gönlünde dostum..
Yelken aç suları durulumuş yüreğime..
Taptaze, bahar kokulu bir sevdam var..
Nefes nefes doyasıya çek içine..

Ağlama!..Sus!..
Gülmeyi özledik durduk biz dostum..
Hani artık kuruyacak tı gözlerimiz..
Unuttun mu?Mendillerimizi yakmıştık..
Bir gece,bu sahilde ikimiz...Ağlama!..ne olursun sus!..



Samet ÖZLEM


Mystic@L 26 Mart 2007 22:40

Al götür beni
Adını bile
Bilmediğim yerlere
Hayata yeniden başlayalım
Yalnızlığımda
Acı tatlı günlere
Yeniden başlayalım
al götür beni
Yüce dağlara
enginlere ses verip
Buradayım diye çağırayım
Mutluyum, özgürüm diye
Al çek beni
Yeni sevdalara başlayalım
orda seninle mutluluktan çıldırayyım
Al sev beni
Dizlerinde uyut
Ellerin saçlarımı okşasın
Seninle tat bulayım
Türkü çağırıp
Sevdalın olayım...
Arslan Bayır


Nephthys 26 Mart 2007 22:56

ateş küreği

meziyet
dönmemek
eziyet
etmemek
hak
bilir
ekmek
verir
istemeden
sev
sevgiden
dev
cennet
istemek
ateşten
gömlek
marifet
tevazu
şehadet
son arzu
aşk
ermemek
zevk
vermemek
korku
kendisi
sorgu
efendisi
diğeri
onlar
içeri
dalanlar
gölgeden
korkanlar
yalandan
adamlar
akıl
denge
kıl
simge
fikir
idrak
düşün
bırak
umutları
tutun
haydutları
unutun
görgüsüz
gözler
ışıksız
fener
takırtıları
lakırtıları
bıraktıkları
gürültüler
yaptıkları
süprüntüler
ilke
boş
teneke
sarhoş
kahraman
ünü
dumandan
ölümü
vurmadan
gömülü
korkudan
başı
kumlardan
aşı
zakkumdan
ekmek
zehir
yemek
bilir
işleri
kapan
gülüşleri
yalan
alışverişleri
duman
zebani
cehennem
meleği
bilmem
son
dileği
ateş
küreği

mustafa semerci




Mystic@L 26 Mart 2007 23:09

Artık

şiir yazmayı sevmiyorum artık
artık
gerçek aşklara
gerçek,sımsıcak kalpler
sunmayı
yerle bir olmuş özleyişlerden
tertemiz aşklar yaratmayı
seviyorum
sevda çiçekleri göndermeli her yana
her yöne
şiir yazmak aşkın zahmeti
en güzel aşkları yaratır da
kendi sevdası gamdan dağları aşamaz
mutlu sonla bitmez nedense..

artık duyduğumda
boğazıma çökecek
yutkunmalar doğuran
türküler sevmiyorum
manasız serzenişleri
zamansız ağlayan silah namlularını
sevmiyorum

sevdiğim tek şeyi
yanlız seni sevmeyi
herşeyden yüce kılan
ve gamdan dağları ardına alan
sevgiye
bu sevgiye mecburum ben
artık..

Ömer Seydi Ekinci


Nephthys 26 Mart 2007 23:48

http://img410.imageshack.us/img410/6602/116475832217905ed5.jpg
dost musun?

Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...
Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf değil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...
Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...
Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen,
Ölüme de fazla yaklaşmasın!
Dostsan, ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...
Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni,
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...
Kandırmanı aslâ kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,
Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,
Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,
Derdine ortak ararsan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,
Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
Senin işin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...
Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden,
Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma...
Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım,
ama...
Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...
Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...
Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,
Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,
Sen, aslında aptal olmadığımı,
Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!
Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,
Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan...
Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!
Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama,
Ben olduğum için bırakırsan beni,
Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola!
İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...
Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!
Dostsan, mevsimince yağ...
Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...
Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
Sana fazla geldiğim ilk anda,
Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden...
Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama,
Gitmeye davranırsam bir gün,
Sen de karşımda set olma!
Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!


mehmet şentürk


-----------------------------------------------------





Mystic@L 26 Mart 2007 23:58

Sultân-i Dil-ârâm, Ar$'a uzandi fîrâk
Gamm-gîn Yevm'de galeyân, kalbi eyler in$irâk
Çün ümîdim vuslattir, ola mi zuhur, merâk?
Temennimdir ittisâl, Mevlâm eylesin nasib...
Mesrûriyyet Kervani, alsin bizi müntesib...

Isfirâr-i benz ile, rengim uçmus, ne çâre?
Od'a gir-yân cigerim, hem dehlizde üsâre
Füsûnkâr Rüveyde'siz, kapanir mi kim yâre?
ITRINI, râyihâni, isterim Rabb'den niyâz...
Kabahat mi ola ki, O'na ilticâ, IYÂZ?

iftirâk-i ahvâle, bu tebligât mütercim
Gönül-Dîmag cenginde, hissiyâtimdir hercim
isit kim nidâlari, feryâdimdir habercim
Zül-Celâl'e mâlumdur, O Mu'în etsin nusret...
i$'ar ile, söz ile, nihâyet bulsun hasret...

11.09.2000 Landsberg 04:10

M. Engin Karatay


Mystic@L 27 Mart 2007 00:29

Tutkulu

Tutsak olacağını bilerek
yine bu sabah
demirparmaklıktan içeri
usulca sızdı
güneş

Yasaklanınca görüş gününde
çiçek getirilmesi
arka duvarın dibinde
sarmaşık tohumu
dikmiş annem

Oysa el bile
sallayamamıştım ona
kuyrukta saatlerce bekleyip
doldurduğu içme suyunu
dökerken ardıma

Sunay Akın


arwen 27 Mart 2007 00:39

Dalgın bir kuş bakışı özveriler,
Özünde özü tüketmiş, dönmeyecek yitenler
Yiten, kalbinden akıp giden bir sözse eğer
Zamanın bir anında olgunlaşıp evreler;
Menkıbeye dil olacak evrelerde kalmış bedeller.
Ta ki söylenen son türkünün son telinde nağmeler,
Yorgun argın artık, bahşedilsede özlenilen cümleler.
Kimi sele, kimi depreme, kimi geç kalınmış vereme,
Yitip gitti, yitirenler yitenler, ecel aman vermedi.
Aslanın postu, yılanın derisi kaldı geriye.
Büyük ninem anlatırdı eskilerden beriye,
Ay güneşe sevdalıymış, güneş aya delice
Asırlarca kovalamış ay güneşi, güneş ayı seslice
Yıldızlar güneşi, bulutlar ayı kıskanırmış gizlice
Arada bir dert yanarmış ayla güneş şimşeğe.
Hiddetinden gürleyince şimşekde;
Oluk oluk akarmış ayla güneşin gözyaşları zemine.
Sonra gökkuşağı açıp yedi rengiyle,
Teskin edermiş ayla güneşi kendince.
Dünya bile haset etmiş yılda en az iki, bilemedin beşkere
Güneşi itmiş ayı tutmuş aralarına girmiş zevk ile.
En sonunda bu sevdayı zuhur eden Rab bile
Acıyarak Celâlini ispatlamış göklere
İhsan etmiş; ay tutulmuş ay ile güneş elele
Aradan epeyce zaman sonra ninem göçtü gitti ahirete.
Bu bir masal mıydı, gerçek miydi kim bile.
Hatırımdan hiç çıkmamış, bu çözümsüz bilmece.
İşi gücü boşlayıp, aylak aylak dolaştığım günlerde,
İrkilerek tanık oldum, bülbülün dertlendiği her kere
Gülün yaprağında ötüp, sonra da kaybolduğunu göklerde.
Göklerde gül kahrıyla susayıp indiğinde bahçeye,
Artık kime yar olur, su kaynağı kurumuş, gül solmuştu birkere
Bu resmin karesini ezberleyip, ibret yaptım kendime.
Yitip giden yitirildiğini bilsede, sessiz kalır kalbine..
Ya yitirip gidenler, sizden ne kalacak geriye...




Her masalın sonunda yarım elma düşüyor herkese,


emsal türkü


maipoem 27 Mart 2007 00:45


Aşk

bunca gün, ah, bunca gün
görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın,
nasıl öderim, neyle öderim?

uyandı kana susamış
ilkbaharı koruların,
çıkıyor tilkiler inlerinden
çiylerini içiyor yılanlar,
ve ben gidiyorum seninle yapraklarda
çamlar ve sessizlik arasında,
sorarak kendime nasıl, ne zaman
ödeyeceğim diye şu bahtımı

bütün gördüklerim içinde
yalnız sensin hep görmek istediğim
dokunduğum her şey içinde
senin tenindir hep dokunmak istediğim:
seviyorum senin portakal kahkahanı
hoşlanıyorum uykudaki görüntünden

ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim
bilmiyorum nasıl sever başkaları
eskiden nasıl severlerdi,
yaşıyorum, bakarak, severek seni,
aşk tabiatımdır benim

her ikindi daha da hoşuma gidiyorsun.

nerde o? hep bunu soruyorum
kaybolduğunda gözlerin
ne kadar geç kaldı! düşünüp inciniyorum,
yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
geliyorsun sen, bir esintisin
şeftali ağaçlarından uçan.

bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil
o kadar neden var ki, o kadar az,
böyle olmalı aşk
kuşatan, genel
üzgün, müthiş,
bayraklarda donanmış, yaslı,
yıldızlar gibi çiçek açan,
bir öpüş kadar ölçüsüz.

Pablo Neruda




Saat: 02:38

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık