![]() |
Güvercinim Uyur Mu? "Güvercinim Uyur mu, Çağırsam Uyanır mı?" Sömürgen cami güvercinleri sizin olsun O doyumsuz lapacı güvercinler Kurşun buğusu güvercinleri severim ben Kanat uçları çelik yeşili Kuş dediğin piyerlotisiz yaşamalı Adaksız avlusuz şadırvansız Buluttan süzmeli suyunu Kuşçular çarşısında tüy dökmemeli Benim güvercinim tunç gagalı Kimlerin bakışı kardeşçedir Kimlerin bakışı düşmanca Kendisi hangi kavganın güvercinidir bilir Tüneyip acımanın saçaklarına Miskin sevilerle bitlenmez Kanadından çok pençesine güvenir Barış taklaları süzülmeler Gagalarda zeytin dalı Perendeler maviliklerde Tüm gösteriler resimlerde kalmalı Güvercin dediğin uyanık olmalı Tüyler duman duman öfkeden Yanıp tutuşmalı gözbebekleri Sevgiden tıpır tıpır bir yürek Özgürlüğünce dövüşken |
İMKANSIZ Akşam olunca geliyor Göz yaşlarım dudaklarıma, Tadı damağımda kalmış Gitmiyor, ne yapsam boş. Özlem fidanları ekilmiş kanayan yarama Büyüyor artık, yeşermiş Dur demek imkansız. Ya kesip atacaksın kökünden Derin bir uğultuyla, Yada, yada boş ver gitsin Zaten imkansız. Boğuşacaksın kaderle, Feryat etmek yersiz, Yok ki yazgıyı değiştirecek Bir tılsım Uğraşman manasız. Ecel terleri gibi soğuk Son nefes gibi içten Tükenip gideceksin bir gün Sen de konduğun yerden. Ben kavuşamadım güllere Ömrü az olurmuş Soldu gitti Benden önce kara toprak sevdi Benden önce sevdi eller. Yarimi kopardılar dalından İstemeden bahardan Bana zaten ırak , bütün mevsimler hüzün Sen gittin ya ellere gülüm Bana zindandır ölüm |
DÜNYA YALAN SÖYLÜYOR http://img99.imageshack.us/img99/3671/mundo6cm.gif Hiçbişey söyleme duymam anlamam , Hayat bir mucize düşer zaman zaman Yardım et ruhum yardım et bana Sesini ben duydum çok var hiç duymayan Kimler yalansız ki onlar ağlasın Kimler günahsız ki onlar saklasın Yalandan kim ölmüş , zamandan kim korkmuş Dünya yalan söylüyor Özür bekler gibi kızgın sokaklar Texas tan gelen küstah tokatlar Zalimin durduğu yerdeyim şimdi Bu bir karnaval nerdeyim şimdi Kimler yalansız ki onlar ağlasın Kimler günahsız ki onlar saklasın Yalandan kim ölmüş zamandan kim korkmuş Elimde güller varmış üstüm başım kan olmuş Hiçbişey söyleme duymam anlamam Hayat bir bombadır düşer zaman zaman Talihin durduğu yerdeyiz şimdi Bu bir karnaval nerdeyiz şimdi Dünya yalan söylüyor Dünya yalaaaaan Dünya yalan söylüyor............. |
Ya Sen Olmasaydın Ya sen olmasaydın? Ne yapardım o zaman? Nasıl yaşardım? Yaşama amacım olur muydu? Aşk nedir tanıyabilir miydim? Gerçek sevginin anlamını bilir miydim? Tutabilir miydim pamuk ellerini? O zaman terler miydi ellerim? Bal dudaklarını öpebilir miydim? Kollarımla sarabilir miydim bedenini? Isınabilir miydim soğuk akşamlarda? Şiirler yazabilir miydim mısralarca? Özleyince hüzünlenebilir miydim? Yorganımın altından ağlayabilir miydim? Yastığımı öpebilir miydim sen diye? |
Yattığım Kaya Bu akşam o kadar durgun ki sular Gömül benim gibi kedere diyor. İçimde maziden kalma duygular Ağla geri gelmez günlere diyor. Ey gönül, gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale benziyor herkes, Sanki kulağıma gaipten bir ses Buluşmalar kaldı mahşere diyor. Enginden engine koşarken rüzgar, Bende bir yolculuk heyecanı var... Yattığım kayaya çarpan dalgalar Çıkıver bir sonsuz sefere diyor. Necip Fazıl Kısakürek |
Salkımsöğüt Akıyordu su gösterip aynasında söğüt ağaçlarını. Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından yaralı bir atlı yuvarlandı atından! Bağırmadı, gidenleri geri çağırmadı, baktı yalnız dolu gözlerle uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına! Ah ne yazık! Ne yazık ki ona dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak, beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak! Nal sesleri sönüyor perde perde, atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde! Atlılar atlılar kızıl atlılar, atları rüzgâr kanatlılar! Atları rüzgâr kanat... Atları rüzgâr... Atları... At... Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat! Akar suyun sesi dindi. Gölgeler gölgelendi renkler silindi. Siyah örtüler indi mavi gözlerine, sarktı salkımsöğütler sarı saçlarının üzerine! Ağlama salkımsöğüt, ağlama, Kara suyun aynasında el bağlama! el bağlama! ağlama! 1928 |
Hüzünlü Geceler İsmini andım hüzünlü gecelerde Senden uzak gözlerim ıslak hüzünlü Dudaklarımda binlerce seranat Sinemde yalvarış dillerimde yakarış Ayaklarımda pranga ellerimde kelepçe Kalemlerimde sana yazılmış dilekçe İsmini andım hüzünlü gecelerde Nağmeye bürünmüş hasretinden Bir mehtap gecesinin şevkinde dururken Küllenen acılar savruldu yeniden İsmini andım hüzünlü gecelerde Tatlı bir yorgunluk sarar yeniden Tatlı bir hüzün sarar yeniden Acı gülümsemeler dudaklarda yeniden Bir meltem bir esinti bir fısıltı derinden İsmini andım hüzünlü gecelerde İsmini andım hüzünlü gecelerde hüzzam bir ayrılık şarkısı mırıldanırken Yalnızlık acı elem keder geriye kalan Sadece sadece bir elveda kısacık İsmini andım hüzünlü gecelerde Çaresiz umutsuz gözyaşları Söyler misin gözbebeğim Söyler misin birtanem Ayrılık acısı ve hüzün Neden arkanda bırakılmış İsmini andım hüzünlü gecelerde Senden ayrı saatler gün günler yıl Yıllar mevsim mevsimler asır Hasretinden şiirler mısra mısra Dokusu gözyaşı ilmeği hüzün Kafiyesi ızdırap hecesi hüzün-efza İsmini andım hüzünlü gecelerde |
Bak Benim Halim Budur Gözlerim görmesin seni bir daha, Dilim söylemesin adı'nı defalarca; Adı'nı çıkarmak istiyorum aklımdan, Gözleri'ni silmek istiyorum gözlerimden, Sevda'mı söküp atmak istiyorum kalbi'mden, Sence yapabilir miyim? Bu dediklerimi; Sence unutabilir miyim? Seni, Hayır, unutamam ben seni, Adı'nı aklımdan, Gözleri'ni gözümden, Sevda'mı yüreğimden çıkarıp atamam asla… |
Lades Uzayacağa benzer, Tutuştuğumuz lades. İşi gücü bırakıp, Mezarlığa nazır, Bir eve taşındım. Ölüm; Sen beni aldatamazsın. Aklımda... Behçet Necatigil |
Baharı Sana Bırakıyorum ta uzaklardan tarihin öte yakasından geldim adıma güneşin çocuğu dediler aydınlıklar döşedim yoluna bulutlardan hüzünler yüklendim zulana bıraktım mutluluğu mevsimlerden hazanı yüklendim baharı sana bıraktım geçerken sevda denizinden patikalarında konakladım yaşamın yine de uslanmadım zulmün gözüne batarken sevdalar nakışladım gülüşüne ve yürürken uçurumlardan kanım düştü toprağa yine de uslanmadım cemreler düşerken mevsime bahçene güller ektim |
| Saat: 21:06 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık