![]() |
Yağmur Güzeli Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince Rüzgarlar esmiyor mu serince Bir sigara yakıyorum efkarlanarak Çıkıp karşıma sen geliyorsun Saçların ıslanmış oluyor "Gel" diyorum duymuyorsun beni bir türlü Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden Ellerim boşlukta kalıyor Bir gün çıkıp gideceksin Sonra arkandan yine bir ince yağmur yağacak Cadde cadde sokak sokak Sayıklar gibi dolaşıp seni arayacağım Beni bir köşe başında ağlıyor bulacaklar Saklamak zor olacak çaresiz kalacağım Seni sevdiğimi anlayacaklar Üstüme yağmurlar yağacak İnce bir dal gibi birden kopup kırılacağım Kaldırım taşlarında sıcaklığım kalacak Kahrolacağım Bu şiiri yağmur yağarken yazdım Ezanlar okunuyordu minarelerden Seni düşünmeseydim yağmurlu havalarda Sokaklara çıkmayı göze almazdım Melül mahzun dolaşmazdım akşam karanlığında Duraklarda yapayalnız kalmazdım Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince Rüzgarlar esmiyor mu serince Çıkıp karşıma sen geliyorsun Saçların ıslanmış oluyor Gel diyorum duymuyorsun beni bir türlü Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor Uzanıp tutsam diyorum inceceik ellerinden Elerim boşlukta kalıyor. Yavuz Bülent Bakiler |
Bakıp resmine, avundun durdum Öyle bakışın var ki, inan vuruldum Böyle güzel misin hâlâ diye sordum Gözlerin gülüyordu, inan mest oldum. Bakıp koklasam da geçmiyor özlemler Varmak istemez miyim, bırakmıyor eller Uzadıkça uzadı şu zalim yollar Günler yıl oldu, geçmiyor aylar.. 'Hakkı' söylerken yaşla doldu gözleri Her an zikrediyor çok özledi sizleri Hayâl kurar, koklayıverir gülleri Gül var resimde, gerçek güle benzemez. Ne kadar da, tatlı tebessümün vardı Bil ki, hasretin suzan gibi yaktı kavurdu O emsalsiz sevgin burcu burcu kokardı Kavuşmamıza az kaldı bekle sevgilim. hakkı yurtlu |
GECE ve SIR http://s.azbuz.com/uploads/images/15/8/5000000001508509.gif Gecenin sırrını bilmesem doğarken tapınırdım dolunayaİnsan düşünü gerçek kanatır sorgusuz baksam Afrika’ya büyülü renklerle süslenir ülkem Sokağa bırakılan rüzgâr ve kül aramızda büyüyen yangını anlatır Kanayan yarada açan gül silinmez utançtır dünyaya insan başlattı insanla biter çilem En yalın halimle karşındayım oldukça benimsedim mevsimi Kırık resimleri silmesem sevinçle karşılayamazdım her iklimi Gökyüzü telaşıyla bakışındayım çocuklar paylaşıyor sevgimi Yalnızlığın tanımını bilmesem ölümden beklerdim dostluğu Pervane yanışındayım zenginliğim bir avuç su BABÜR PINAR |
http://s.azbuz.com/uploads/images/14/9/5000000001409365.gif HÜZÜN KANATSIZ KALMAKTIR Hani nerde bize bırakılan düş ateşi soğutan bir öpüş yalnızlık kadar üşütmez dudağı Herkesin yaşanabilir sandığı kardeşçe üleşmek nerede nerede kendi halinde akan nehir Neden serin bir öpüşe susamış bedbin insana zor gelir misafir Omuz omuza yürümek yolculuklarda ağrılı bir istemdir beleğimde halâ hayatla soluk soluğa sevişmek nerede Senin istediğin acı çekmekse eğer kara bir adresten gelen çuvala koy gençlik anılarını sakla Yeni bir yolculuğa başlarken ansızın neleri götürdüğünü hatırlatınca kaygın dönüp söver umuda kanlı kültür maviye giden yol rotasını terkeder Gözyaşı ne kadar ıslatırsa ıslatsın renkleri çağırmaz siyah beyaz keder bencilliğin gölgesi düşünce yoksunluğun soğuk yüzü görünür İnsan yalnız kaldığında önce kanatlarının yokluğunu farkeder Babür PINAR |
her yanım bir sen oldun seninle yaşayıp durdum bu kalpte sadık kayboldun bulamıyorum seni arayan beni sen olmalıydın özledim bakmaya kıyamadığım gözlerini hele o tutmaya çekindiğim ellerini görmek için adaklar adadığım düşünü ve hayalini her bir yanımda seni yaşatıyorum... beni yaşatan sen olmalıydın... necmeddin özcan |
http://s.azbuz.com/uploads/images/14/34/5000000001434550.gif KIRIK AŞK AĞRISI SOLDA Dipnot düşülmeyen günler sık sık azınlık günler daldıkça uzaklara soluğuma oturuyor eski bir şarkı Belleğimde yeşeren ulaşılmazlık iki yanı ağaçlı yolda göz kırpıyor yaralı Gitmenin zamanı geldi artık Bir çift güvercin kanadının iki yanı ağaçlı yolda çocuk hevesime bıraktığı gölge belleğimi sorguladıkça canım acıyor Kendi zıddına dönüşen her şeyin adının ansızın konulmadığı bir ülke var Kırık aşk ağrısı solda Belki bütün talihsiz hatıralar aynı ağacın dallarında mevsimi karşılıyor resimlerde eskimeyen gökyüzü aynı Ağaçlı yolun iki yanında endişe güvercin konuşunu ağırlıyor nihavent şarkıların sözü aynı yaz bitimi tüm hevesler sonbahar Bir çift güvercin kanadının gölgesine sığınan ölümsüz çıvgın ardımsıra gelip ağlasın neyleyim bir başka baharın sunduğu karanfil umurumda değil kırık aşk ağrısı solda Sen eylül darbesi sönümüyle kaybol da ben ardınsıra sabah aklanıp geleyim İki yanı ağaçlı yolda son kez yürürken asiler deminde ömrümle barışık öleyim BABÜR PINAR |
Erkekler Hep Yalnız Ağlar "Gecelerce su taşıdım değirmenlerine gözyaşlarımla Gel gör ki mendilim bile olamadın" Günlerdir sınırında yaşıyoruz aşkın Günlerdir uçurumunda Bu kaçıncı atışım kendimi Kollarından yalnızlığa Bu kaçıncı dargınlık Bu kaçıncı barışma Belli ki Sensizliğe sürgün bu gözler Sensizliğe sürgün bu dudaklar bu eller Şimdi yorgun bir çınar gibi kalbim Artık sana değil Sensizliğe yaslanacağım Hoşçakal güzçiçeğim hoşçakal Seni artık Gözyaşlarımla ıslanmış Yastıklara bırakacağım Oysa yıllarca Yemyeşil bir orman köyünde sakladım gözlerini Dağ başlarında çoban ateşi yaktım üşümeyesin diye Ellerine kör karanlığın gecelerinde sarıldım Ve haykırdım En dipsiz kuyulara adını Ezberlettim seni Kurtlara-Kuşlara Sense beni sokaklara vurdun Ve en zehir şarkılara Bilirsin Rüzgara bıçak Yağmura ateş Buluta kurşun işlemez Sende öylesine vurdunki beni Artık bana hiç bir acı karetmez Neylersin Önce melekler terketti bizi Sonra masmavi düşler Öpüşler, gülüşler, çiçekler Büyüsü kalmadı artık kavuşmaların Bundan böyle Bizi her köşede Bambaşka bir cehennem bekler Sende bundan böyle İçi boş şarkılarla avut kendini En ucuz aşklarda yıka kirli ruhunu Açılırsın Taşlar yosuna sarılır bilirsin Sarmaşıklar duvara Geceler karanlığa Sen de yalnızlığa sarılırsın Ve kadınsın Ağlayabilirsin gönlünce Gözyaşların pınarlar misali çağlar AMA UNUTMAKİ, ERKEĞİM BEN VE ERKEKLER...... HEP YALNIZ AĞLAR. Ahmet Selçuk İLKAN |
Benim Adım Kadın Dolunayin isigi duser usuldan odama Karamis dunyamin ufak bir isiltisi olur, Hasretin sarar yanliz odami Hasretin bir an isyan ettirir kadere Bitmeyen geceler bir an kabuslari agirlar Uykusuz gozunden iner yavastan yaslar Sevipte sevilmeyen kalbim isyana baslar Beni terk ettigin gun duser gonlume Gozlerinden almistim yasama sevincini ben Hayatimi sondurdu boyle elveda demeden gitmen Seni nasil sevdigime hic aldiris etmeden Ettigin yalan yeminler duser aklima.. Bitirdin hayatla butun baglarimi Yasamaktan sevmekten artik korkar oldum Bukulmez,yikilmaz dedikleri SELMAN'in hayatini Sen yiktin dunyada tek mutlu ol gulum.... Selman Sener |
SAKIN SEVDANI Sağnak yağmurlardan geleli Bir nergiz açımlık zaman olmuş Aynı soluğu taşıyorsun Verme gizini girdap bakışlım Sakın benden sevdayı... ......................... Ece Arabul Günel |
Dönmemecesine Yanılmış insan Son bir umutla Tanrısına doğru Güvenle yürüdü Biliyordu ki, Tanrısı onu Dünya hayatı Ömür defteri Kapanmadan Ne olursa olsun Yanına çağırıyordu Yürüdü Yanılmış insan Son bir umutla Biliyordu ki, Tanrının affı yok İşte o an yıkılırdı Kaybolur giderdi Zaten dünya Hayatı bitmek üzere Ve bütün hayatı Günahlarıyla doluydu Ölüp yok mu olacaktı? Yeryüzündeki toprağa Yokluğa mı bırakılacaktı? Veya yakılıp kül mü olacaktı? Yoksa Tanrıya, Güvenle inanarak Tüm pişmanlıklarıyla ve Günahlarıyla mı varacaktı? İkilemler içinde Gözleri geçmiş Ve gelecekteydi Biliyordu Yanılmış insan Tanrının affına İnancının kırıldığı an İmanının kaybolduğu andı O an hiçliğin kurbanıydı Karanlıkların karanlığıydı Dünya, hayat, yaşam anlamsızdı Biliyordu Yanılmış insan Yanılmış olsa da, Hatalar içinde olsa da Kalbinde tanrıya inancı vardı. Ve yürüdü hiç yılmadan Son bir umutla Sevgi ve saygıyla Tanrısına olan İnançla, bir daha Hiç dönmemecesine Günahlarına Hatalarına rağmen Tanrıya olan sevgisiyle Bilgi, bilinç ve kalbinden Tanrısına yakın af dileğiyle Hidayetin, Parlak aydınlığına Yaratılışındaki doğallığına Mehmet Çoban |
| Saat: 02:38 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık