![]() |
Fakirliğin Sevdası sen var ya hani şu sabah ezanında halk ekmek sıralarında beklediğim hani şu apti bakkalın kireç gibi peynirini yediğim gecenin bir vakti aylardan da temmuz ya teybe bir ferdi baba koyup da sonra bir sigara efkar dağıttığım zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın zengin olunca terk ettiğim ama ben zengin olunca duygularımı kaybettim sen var ya hani şu sabahın kör karanlığında işe gitmek için ayaklandığım beklerken gençliğimi eskittiğim yirmidört numaranın ve yine işe geç kalıp da patrondan tekdir aldığım zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın zengin olunca terk ettiğim ama ben zengin olunca duygularımı kaybettim sen var ya hani şu pazar günleri hasan abilerle top oynadığım sonra kahvede pişpiriğe daldığım ve hep ağladığım zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın sen var ya hani şu senin için mahallenin demir başlarıyla kavga ettiğim lisenin önünde gelişini beklediğim hani şu kadir abiden alıp da ümit yaşarın şiirlerini ezberlediğim ve her gece sana söylediğim zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın zengin olunca terk ettiğim ama ben zengin olunca duygularımı kaybettim sen var ya hani şu bir pantolon bir gömlek yabanlığımın olduğu hani şu giyerken yamalı yamalı gözlerime yaş dolduğu ve sonra utancımdan o yaşların hep kuruduğu zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın sen var ya hani şu stada girdiğimiz son onbeş dakika ve sonra elimizde bayrak gezdiğimiz sokaklarda ve bağırdığımız rerere rarara sen, sen benim o takımı tuttuğum zamanların aşkısın sen benim fakirliğimin sevdasısın zengin olunca terk ettiğim ama ben zengin olunca duygularımı kaybettim. Fatih Çınar |
Susma Sevgili.. Beni uçurumlarda ağlıyor bulmuşken Susma!.. Alevle yakılmış kelimelerinin biri bitmeden, Diğeri saplasın ciğerlerime.. Her kelimen ayrı bir hançer acısı versin yüreğime.. Yüreğinde yara bağlamasın çıplak öfkelerin, İçinde kalmasın en gariz küfürlerin.. İşte bedenim burda, Dilinin ucunda ne varsa say sayabildiğin kadar.... Boynumu yalnızlığın ayak ucuna bükmüşken, Beni " bende " bu kadar zayıf yakalamışken, Ez, ezebildiğin kadar.. Öfkelerini kus avuçlarıma.. Ölüm fermanlarını sun yaralı canıma.. Kendim düşmüşken uçurumlara, Kendi yarınlarımı kendim hançerlemişken, Bir de sen vur, vurabildiğin kadar... Tek bir kelime etmeden vur boynumu.. Hayatında biriktirdiğin öfkelerin hesabını.. Fütursuzca benden kes sevgili!.. Mahşere kalmasın hesabın.. Hançeri al, gözlerime sun.. Giderken son hediyen olsun kanlı hançerin.. Vur vurabildiğin kadar Sevgili!.. Hakkın varsa eğer hesabın mahşere kalsın sevgili!.. Yok kalmasın diyorsan; Bana gelen yolu, Ve yüreğimin adresini biliyorsun.. Öfkelerini beline kuşanıp çık karşıma!. Doğrulttuğun namluya, Yüreğimi usulca sürmezsem namerdim.. Susma Sevgili!.. İsmail Sarıgene |
Köy başında çelgisiyle geçtiğinde baktım, gözlerinde yaban yaseminleri ben bir adını soracaktım sadece nasıl çağrıldığını vişneçürüğü entarisini soracaktım manastırdan yaşlı kızlar ilahiler okuyordu ben orada, çok dingin ve çok çekkin tirşe renkli bir dağın altındaydım bir anda kurbağalar korkuyla kaçıştı baktım, gökte çığlık çığlığa şeytankuşları zeytin ağacının gölgesine sığındım öyle melankolik öyle yalnız kızarmış kiklalarla dolu bir masada gradosu yüksek erik şarabıyla oynaştım kesmedi, üstüne bir de Üçbudak tütünü sardım sonra odama çekildim bir başıma dışarıda ürkünç kara köpüklü dalgalar yatağımın yanında giden bir pavurya baktım, pencerede yalgın bir suret umarsız bakan bir yalvaç mı ne gümüllerden buğday kokuları ötelerden bir oynak gırnata belli ki köyde akşam çengüçegane oysa ben, “gitme” diyecektim bir adını soracaktım… Fadıl OKTAY |
BAZEN SENİ İZLEMEK İSTERİM Bazen seni izlemek ister seni canım Senli beni/bizi İşte o zaman çekilirim köşeme Ve aralarım anıların kapısını Kırpma nöbeti başıboşluğa düşer kirpiklerimin Yakarım sigaramı Yaslanırım sensizliğin duvarına İç geçişrişlerimdir tek şahidi yaşadığımın Damarlarımda yol alan gemi çıkar Marmara burnundan O an ki gibi merhaba uçuşları yapar Kanadı kırık yüreğim Ah beklemelerim Hasrete demirleyen yalnızlığım Dile kolay Her biri üç yüz altmışbeş günden Tam beş yıl Kekemoz tutmuş bacaklarıyla yaşlı iskele Pikede ki martı avcılar Ve aklı bir karış havada gençliğim şahittir Özlem prangalı voltalarıma Hatırlıyorum da Yaşadığımız son gecelerden biriydi Penceremin altında sabahlayışın Sigaranın ışığıyla Seni seviyorum yazışın Cesaretimiz aydınlatıyordu sokağı Sahile vuran dalgaların sesiydi şarkımız Taki Erketen rüzgarın Islıklayarak zamanı hatırlatmasına dek Yakamoz ışıltılı gözlerimize Ve işte yine Mecburluğumuzdu başımızı eğen Yaklaşan ayrılık saatlerine. ..................................... Figen Yarar |
Sana Büyük Bir Sır Söyleyeceğim Sana büyük bir sır söyleyeceğim Zaman sensin Zaman kadındır ister ki hep okşansın Diz çökülsün hep Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına. Bir taranmış Bir upuzun saç gibi zaman Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi. Zaman sensin, uyuyan sen Şafakta ben uykusuz seni beklerken Sensin gırtlağıma dalan, bir bıçak gibi... Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın Bu mavi çanaklarda kan gibi Durdurulmuş zamanın işkencesi Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini Daha beter seni kaçak Seni yabancı bilmekten Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan Tanrım ne ağırdır sözcükler Asıl demek istediğim bu. Hazzın ötesinde sevgim Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün Sevgim Sen ki benim saat-şakağımda vurursun Boğulurum soluk alıp vermesen Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın. ...... Sana büyük bir sır söyleyeceğim Korkuyorum senden Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan Korkuyorum senden. Sana büyük bir sır söyleyeceğim Kapat kapıları Ölmek daha kolaydır sevmekten Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam Sevgilim. Aragon |
Ne olur bu gece uykumu bölme Var git düşlerimden, var git bu akşam Tam unuttum derken aklıma düşme Var git hayalimden, var git bu akşam Yağmur istiyorsan gözyaşıma bak Yangın istiyorsan yüreğime bak Ne olursun beni benimle bırak Var git gözlerimden, var git bu akşam Nasıl unutulur böyle sevgiler Neler yaşamıştık bir düşün neler Her köşede durur senden gölgeler Var git gözlerimden, var git bu akşam Aldığım her nefes seni fısıldar Gelir ta kalbimden vurur şarkılar Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar Var git anılardan, var git bu akşam AHMET SELÇUK İLKAN |
Sana Geliyorum Sana geliyorum Başı hep dumanlı yüce bir dağın Zirve yakınındaki kaya dibinde Hoyrat rüzgarların yaladığı Kavurucu ateşlerin alazladığı Bir yapışkanlıktan sıyrılıp, usulca Olmuş, pişmiş, yanmış gönlümü Ve ham bedenimi Sana doğru sürüklüyorum Ulaşacağım, biliyorum Sana geliyorum Sana geliyorum Farkındayım, mesafe çok uzun Geri koyacağım evvela Kavruk çamları, ulu köknarları Ensesi kalın kurtların uluması Ürkek tavşanların sıçramasıyla Zarif bir ceylan toynağı gözümü çizecek belki Yağmurun yuvarladığı dallara tutunacağım Bendleri yıkan, bayırları yırtan sel gibi Ordan oraya savrulacağım Ulaşamazsam, zaten ölüyorum Sana geliyorum Sana geliyorum Kar erimiş suyun buz soğuğu olacak sırtımda Mayıs ılığının çiçek tozu Ekin tarlalarının bereketi dolu yüreğim Mübarek olan ne varsa taşıyacağım Alabildiğimce alıyorum Sana geliyorum Sana geliyorum Uçsuz bucaksız bir serilmişlikte Tek dal kımıldamaz sahra tenbelliğinden Çarşaf çarşaf yaygın kokmuş sularda Karabatak gagalarından kurtuluyorum Pırıl pırıl bir berraklıkta Işıklar oynaşır, inip söğüt dalları arasından Cıvıl cıvıl kuş kanatlarına ritim tutarak Ümit yüklü sevinçlerle gülüyorum Sana geliyorum Sana geliyorum Medeniyetin diktiği duvar çıkar önüme Bir yol bulur ve aşarım mutlaka, Öte yana Hani demişler ya; Belanın gah altından gah üstünden Dünya kurulalı beri sular varmış denize Koşarak, yürüyerek, sürünerek Varıp, kavuşacağım Seviyorum, istiyorum, diliyorum Sana geliyorum Hünkar Dağlı |
SANA GELİYORUM I. Benim sabah keyfim Yeni açmis bir gülü İnsanlarin gülücüklerine yerlestirmektir. II. Sana karli bir günde geleyim Saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla Üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula Uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan Sobanın çıtırtılarına dalalım Sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim İçki içelim güneşle başbaşa Saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim Gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar Bir gece şelalesi gibi Damarlarıma akıp yankılan yüreğimde. III. Sana yağmurlu bir günde geleyim Parkta ıslanalım birlikte Gürültüler toprağın kokusunda erisin Kentin görüntüsü değişirken bulutlarla Duraksamadan parlayan gözlerin Ve ıslaklığınla sar beni En koyu kızıllığında dudaklarının Kıralım demir parmaklı pencereleri Önlerine ortanca saksıları yerleştirelim Ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza. IV. Sana günesli bir günde geleyim Işıklı yollara halılar serelim Birlikte aşkınlığa yükselelim, Okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla Mücevher gibi parlayan adada, Ben hep iskeleye demir atmış Beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm Tuzlu dudaklarını yakmak için Sana kendi yaptığım güneşleri getireyim... A.Kadir Bilgin |
Ayrılan Aşkı doğuran şey nedir; O yakınlığı, iki can arasında? Ve kopuş ne zaman baslar? Ne zaman biter bir sevda? Bir kurt gibi içten içe Gelişip büyür çürüme Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır Ayrı duygusal zamanlarda Ataol Behramoğlu |
Sana Ölmelerimin Üstü Kalsın Sevgili İsmail Sarıgene http://grafik.izedebiyat.com/ikon/35.gifGözlerinde unutulmuş hatıra iken , Kelimelerini yutkunup susma ne olur. Gülüşlerinde tozlanmış, Siyah- beyaz fotoğraf iken, Yaşanmışlıkları susturup Dudaklarında adımı bir kez bile anma ne olur. Beni zamana gömüp Unut hadi her şeyi. Bana dair tek bir hatıra kalmasın senden.. Sen beni yaşarken öldürmüşken, Ben seni sensizlikte yaşatacak kadar sevdim… Sen üzülme diye İsyanlarımı dizlerime büküp Ömür boyu sana susacak kadar sevdim.. Hadi git ne olur. Bir mevsim bile yaşanmayan Hatıralarımızı gözyaşlarında boğup Tek kelime unut hadi. Beni sevdiğine pişman ise sevgili, Yollarına feda olsun sevgim. Olur da susmalarım acıtırsa seni, Sana ölmelerimin üstü kalsın sevgili. Bol keseden harcasan da hatıralarımı Unutsan da sana yüreğimi adadığımı, Unutsan da adımı, Sensizlikte bile Adın dudaklarımda, Sevdan ise yüreğimde yaşayacak sevgili. |
| Saat: 09:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık